Orijinalini görmek için tıklayınız : semah
aleviboy 24.07.2005, 19:43 SEMAH " SÖZCÜGÜ VE SEMAH'DA GIYSI:
Arapca " Sema " köküne dayanan semah sözcügü Türkceye "sema " yada "semah " bicimlerinde iki ana söylenise ayrilir. Her söylenis birbirinden ayri iki farkli özellikte uygulanir. Sema, Mevlevi ya da bazi Sünni tarikatlarinda, semah ise Aleviler'in dinsel törenlerinin bir parcasidir. Mevlevi Semai ile Alevi Semah'in ayirt edici özelligi dönenlerin Mevleviler'de sadece erkekler olmasina karsin, Alevilerde kadin ve erkek canlarin birlikte dönmeleridir. Mevleviler'in sema'inin müzigini esas olarak Türk Sanat Müzigi besteleri olustururken, Alevi semahlarindaki müzigi halk müzigi ritimleri olusturur. Baglama belirleyici olmasina karsin Cepni Aleviler'de cemde 12 calgi bulunur. Semahin belli sayida kisilerce dönülmesine özen gösterilir. 2,4,6,8,10,12 oldugu gibi 3,5,7,12 gibi sayi kümelerine denk düsürülmeye calisilir. Bu sayilarin kutsalligina inanilir. " Ücler ", " Besler ", "Yediler ", Onikiler " den yardim ve sefaat beklenir. Semah dönülürken canlarin üstündeki giysiler son yillardaki folklor giysileri gibi özenle hazirlanmaz. Halkin özel günlerde giydigi temiz ve bakimli elbiseler giyilir. Giysilerde yerel ayricalikar görülür. Bazi yörelerde semah dönülürken erkekler sapkayi cikartirken, bazi yörelerde baslari acik dönerler.Ayaklar genelde ciplaktir. Bacilarin baslari örtülü olur. Kurallarda bicime degil öze önem verilir.
CEM'DE SEMAH , SEMAH'DA FiGÜRLER:
Canlar cem ayininin belli bir yerinde semaha kalkinca DEDE'ye niyaz ederler. Semah dönüldügü sirada herhangi bir kösede bulunan dede makamina (post`a) asla sirt dönülmez. Hic bir semah türünde el ele tutulmaz. Semahta esas figürler el ve ayak figürleridir. Eller ve kollar turnanin ucusunu simgelerler. En cok görülen figür ise sag elin ayasi yukarida, sol el de yere dönüktür. Bu figür; " Hak'tan alinanin halka verilmesini " simgeler. Semah dönülürken semahi bozucu davranislar hos karsilanmaz; cünkü semah seyir icin degil ,hak icin dönülür. Semah dönenlerin ritmini izleyenler de " Allah, Allah ", " Ya Sah ", " Semahimiz saf ola, günahlar af ola " gibi ifadelerle katilirlar.
TheGodfather 24.07.2005, 21:30 Hmm arkadaşım forumumuzun yeni üyesini anlaşılan ama eski konuları bir tatarsan semah hakkında daha detaylı bilgi vermiş bulunuyorum şahsen :)
Hmm arkadaşım forumumuzun yeni üyesini anlaşılan ama eski konuları bir tatarsan semah hakkında daha detaylı bilgi vermiş bulunuyorum şahsen :)
hehe bende senden bekliyordum bende hatirlamistim senin semah konusunda yorum yaptigini....
Konu açmadan önce bir inceleyiniz açtiginiz konular daha önce acilmis olabilir oraya yorumlarinizi ekleye bilirsiniz
saygilar
EDA
aleviboy 24.07.2005, 22:28 olablidiğince eski konuları okumaya çalışıyorum görmemişim taktir sizin.
dem_dost 25.07.2005, 01:41 semah nedir?
Semah Erenlerindir
Carha girenlerindir
Sıpa_Mansur 25.07.2005, 19:38 Semah ilahi bir aşktır.
tanrıya olan aşkı simgeler ve tanrıya olan aşkın büyümesini sağlar
tanrıya olan aşkı simgeler ve tanrıya olan aşkın büyümesini sağlar
İbadetin verdiği coşkuyla semaya kalkma, Tanrıya ulaşma biçimidir.
Sıpa_Mansur 26.07.2005, 10:51 İbadetin verdiği coşkuyla semaya kalkma, Tanrıya ulaşma biçimidir.
KATILIYORUM
yukarda vermiş olduğunuz bilgide mevlevi semaı ile alevi semahı arasındaki farkın mevlevilerde sadece erkeklerin alevilerde ise hem erkek hem bayanların beraber semah etmelerini göstermişsiniz. bu bilgi yanlıştır. sema hem erkek hem bayanların iştiraki ile yapılır. bu gelenek mevlevi dergahlarının sünni-araplar tarafından ele geçirilmediği rumelide hiç kaybolmadan devam etmiştir. ancak anadolu mevleviliği bunu başaramamıştır. Bunun dışında sema ve semah hem düşünce zemininde hemde ritüel olarak birbirlerine benzemektedir. ritüellerin orta asya şamanizminin yansıması olması ve her iki düşünceninde horasan merkezli olması nedeni ile sema ve semah arasındaki farklar gelenkler ile ilgilidir.
kızılırmak77 06.11.2005, 13:06 mevlevilerde dede dairenin içinde semahlarda ise dairenin dışındadır bunun sebebide simgesel olarak selmanı farisidir.Mevlavilerde ilahi müzik ney ile çalınır Alevilerde bağlama eşliğinde belli müzik kalıpları ile dönülür.Ayrıca eski insanlarımızın söylediği gibi SAMAH demek daha uygun olur.Semah ekibi yerinede Samah ERKANI daha uygun olur.
--------------------------------------------------------------------------------
Bizim Semahımız ilahi bir aşktır...” Semah; Aleviler’in ibadeti olan Cem’in ayrılmaz bir parçasıdır. Semah; Cem’in belli bir aşamasında dedenin işareti ile bağlama eşliğinde kadın ve erkek canların çalınan nefesler eşliğinde birlikte yaptıkları dinsel törendir.....
Semah dönmek, Aleviler’in ibadeti olan Cem içinde yapılan 12 hizmetten birisidir. Semah dönen canlar; duygunun, sevginin, aşkın dorukta olduğu adeta ayrı bir dünyaya yolculuk edildiği bir trans halini yaşarlar. Aleviler Cem gibi Semahında kaynağının Kırklar Meclisi’nden geldiğine inanırlar. ?nanışa göre Hz. Muhammet, Miraç dönüşü Kırklar Meclisi’ne uğrar. Selmani Farisi bir üzüm tanesi ile içeri girer ve Hz. Muhammet’e; “Ey yoksulların hizmetçisi! Bu üzüm tanesini bize paylaştır.” Der. Cebrail bir tabak getirir ve Hz. Muhammet onun içinde üzüm tanesini ezip şerbet yapar. Bu şerbet, Kırklar’dan birinin dudağına değince tümü kendinden geçer; kalkıp; “ya Allah”diyerek semah döner. Semah o gün bugündür erenler meclisinde dönülür. Horasan’dan Anadolu’ya süren yolculukta semahın pirliğini yapan Hünkar Hacı Bektaş Veli el Horasani; “Semah, Ariflerin aleti, Muhiplerin ibadeti, Taliplerin maksududur. Hakka ki, bizim Semahımız oyun değildir, ilahi bir sırdır, mecazi değildir.” der. Anadolu, hangi ulustan, hangi ırktan, hangi inançtan olursa olsun bütün insanlara, bütün dervişlere, bütün ermişlere, bütün uluslara kapılarını ardına kadar açmış derin sevgi ve saygı göstermiş insanların yurdudur. Anadolu insanı ile Anadolu tarihi bir bütündür. Anadolu insanı, başkalarından aldığına kendi özelliklerini de katmış, yoğurmuş yeni bir sentez oluşturmuştur. Çok tanrılı, tek tanrılı bütün dinler Anadolu’da buluşmuş, karışmış kaynaşmış yeni bir inanç, yeni bir düşünce tarih sahnesine çıkmıştır. Alevi Semahı bu tarihsel birlikteliği en yalın bir tarzda bize ifade etmektedir. Bakın bir Avrupalı sanat bilimci bu oluşumu nasıl değerlendiriyor: “Bir Avrupalı olarak Bektaşi semahlarına baktığım zaman neler gördüğümü ve neler hissettiğimi size gönlümce tek tek anlatmak istedim. Dünyanın hiçbir yerindeki halk danslarında rastlanmayan ana unsurları söylemek istiyorum. ?lkin bir önyargı içindeydim. Ama daha ilk semahı seyrederken bir şok geçirdim. Çünkü dünyanın neresinde olursanız olun, hangi halk danslarını seyrederseniz seyredin, mutlaka beğenirsiniz, seversiniz, ancak bu dansları rahat koltuğunuzdan “sadece seyredersiniz”. Ama semahta öyle değil, daha ilk anda müzik sizi kendi iç ritmi ile büyülüyor ve giderek oturduğunuz yerden semaha katılıyorsunuz. Aslında yerinizdesiniz, ama değilsiniz. Semahın düşüncesindesiniz, ayağınız, kollarınız semahçılarla eş, yüreğiniz onlarla aynı çoşkuda ve semaha katılıp gitmişsiniz. Bütün bunlar farkında olmadan, yani sizin elinizde olmadan oluşuyor. Semahlarda solo yok, yani oyunu idare eden (yöneten) ne bir kadın var, ne de erkek. Alçak gönüllülüğün böylesi, sıradanmış gibi gözükmesi, doğallığı, bütün dünya danslarını imrendirecek bir biçimde, hele hele kadın ve erkeğin farklılaştırılmaması, eşitliği kadına, erkeğe değil insana saygı, somut bir hayranlıkla izliyorsunuz, ayırımsız. Semahlardaki her düşünce, her ana fikir bu dünyanın efendisi olan insanla çözüme ulaştırılması açısından birden bire dünya halk danslarından farklılaşmasını sağlamaktadır. Böylece günümüz insanının varamadığı bu hümanizmaya, ta karanlık XIII. yy. dan bugüne pırıl pırıl parlayarak devamlılığını sürdüren Alevi semahları iç dinamizmini mutlaka Hacı Bektaş Veli’nin felsefesiyle beslemiştir. Bu semahlar ne bir danstır ne ritüeldir. Bu semahlar insanın bu dünyadaki varlığını anlatan dans destanlarıdır. ?çi insan sevgisiyle dolup taşan destanlar dizisi. Bu anlatım biçimindeki saf ve temiz paklık insanı yüreğinden vurmaktadır. Birlikte barış, birlikte dostluk ve kardeşlik, birlikte sevgi bugün dünyamız insanının söyleyip söyleyip de bir türlü varamadığı duraktır. Bu sözcükler Batı’da yalnızca kitaplarda kaldı, bir de insanların özlemlerinde. Doğa ile farklılaşmadan, ona, yaşama yabancılaşmadan, yaşamın tüm gerçeklerine, karmaşıklığa meydan vermeden, sanki onun kadar sade ve arınmış doğadan damıtılmış el- kol- beden ve ayak hareketleri tekrar doğaya yönelen bir anlatım sadeliğinde kendi hümanizminin felsefesini bize alçak gönüllüce sunmasıdır ki biz seyirciyken bile kendimizi semahın ta içinde bulur ve eylemine farkında olmadan katılırız. “Destan” dedim ama benim destan tarifimde bir başka. Hangi topluluğun destanına bakarsanız bakın, mutlaka bir ok, yay,kavga, bir savaş ve ardından barış gelir. Ama bu destanda kavgadan, savaştan eser yoktur. Sevgi vardır, aşk vardır, kardeşlik vardır, hayatı her yönü ile insan kardeşlerle paylaşmak vardır. Mutlaka hayatta acılarda vardır. Ama semahlardaki acılar insan yüreğinin bir yaşam çoşkusudur. Öldürücü, yok edici değildir. Hele bencillik, övünme hiç yoktur. Bencillik bireyseldir. Semahlarda bireysel fikri ya da ona benzerini bulmak mümkün değildir. Topluluk kutsaldır. O toplulukta herkes saygındır. Herkes herkese bir birey olarak sevgi ve saygı doludur. Herkes birbirinin koruyucusudur. ?şte semahları seyrederken bu özlemleri yüreğinizde duyuyorsunuz. Tarihçiyseniz, tarih okursunuz adeta. Sosyologsanız, semahlarda o toplumun yaşama biçimini öğrenirsiniz, felsefesini öğrenirsiniz. Bir kültür adamı iseniz insanın ne olduğunun nasıl olması gerektiğinin bilincine varırsınız. Hatta yalnızca sıradan bir insan olduğunuzda galiba semahlarda Tanrı’nın insana bağışladığı koca ve güzel bir dünya bulursunuz, kendinizce, gönlünüzce.
SEMAH ÇEŞİTLERİ HAKKINDA KISA BİLGİLER Alevi semahlarında bağlama belirleyici olmasına karşın Çepni Aleviler’de 12 çalgı bulundurulur. Bu 12 saz aynı türden olabileceği gibi değişik türlerden de olabilir. Semahın belli sayıda kişilerle dönülmesine özen gösterilir. 2-4-8-10 veya 3-5-7-12 gibi sayı kümelerine denk düşürmeye çalışılır. Semaha genellikle ilk önce 4 can semaha kalkarak başlanır. Semah sırasında ayaklar çıplaktır. Kadınların başı eşarplıdır. Erkeklerde baş açık, ayak çıplaktır. Dede makamı kutsal makamdır. O makama semah dönülürken sırt dönülmez. Üstelik secde edilir. Alevi semahlarındaki renklilik, Anadolu’daki renkli kültürel zenginliğin bir yansımasıdır. Bu renklilikte; Kerbela’da haksızlığa karşı boyun eğmeyen Hz. Hüseyin’i, Türkmen kocası Dede Korkut’u, Pir Sultan Abdal’ı ve son Ata’yı bulmak olasıdır.
1) KIRKLAR SEMAHI Kökenini, Kırklar Cemi’nden alan Semahtır. Aleviler arasında en yaygın semahtır. Hz. Muhammet’in, Hz. Ali’nin ve kadın- erkek canların yer aldığı 40 kişinin bulunduğu Kırklar Meclisi’ni sembolize eder. Üç zamanlıdır. Dua, ağırlama ve yeldirme (hızlı) bölümlerden oluşur. Genellikle cemlerde yaşlı canlar bu semahı dönerler. Aleviler arasında en yaygın dönülen semahtır.
2) TURNALAR SEMAHI Turna kuşunun, Alevi edebiyatında özel bir yeri vardır. Turna ile Hz. Ali arasında bir ilişkinin olduğu varsayılır. Turna semahı, turna kuşunun figürlerine dayanır. Hareketler; turnanın hareketlerine benzer. Yavaş ve olgundur. “Yemen ellerinden beri gelirken Turnalar Ali’mi görmediniz mi? Havanın yüzünde semah dönerken Turnalar Ali’mi görmediniz mi?”
3) KIRAT SEMAHI Semahların geneli kadın ve erkek canların birlikte dönmesine karşın Kırat Semahını bacılar dönerler. Bu semahta; güneş çevresindeki gezegenlerin dönüşü sembolize edilir. Eski Türk inançları Kırat Semahının düşün eksenini oluşturur. Bu aynı zamanda Türk tarihinde atın önemine vurgu yapar. “Kırat bu dağları aşmalı bugün Dostun ellerine düşmeli bugün...”
4) TAHTACI SEMAHI Antalya- Toros yöresindeki Tahtacı Türkmenler’in döndüğü semaha bu ad verilir. Bir bacı ile bir erkek can birlikte semah dönerler. Daha fazla kişi ile dönülen ve adına Tahtacı Semahı denenlerde vardır. Semahlarda, ellerin yukarıdan alıp aşağıya verme şeklindeki figürü Hak’tan alıp halka vermek anlamına gelmektedir. Bu sosyal bölüşümdeki adaleti sembolize eder.
5) TRAKYA SEMAHI Semahlar; bulundukları yörenin halk dansları ile etkileşim içinde bulunurlar. Bu nedenle yöresel farklılıklar görülür. Trakya semahları da yöredeki halk sanatının zaman , zaman etkisini ifade etmektedirler.
6) URFA SEMAHI Bu semahta Urfa’daki Türkmen Aleviler’in adeta damıtılarak korunan semahlarıdır. Bunlar içinde en özgünü ise; Urfa- Kısas Semahıdır. Urfa Semahı da genel özellikleri ile birlikte biraz Urfa etkisini de taşımaktadır.
7) AFYON SEMAHI Afyon denilince akla Emirdağ’ın Karacalar Köyü Alevilerinin döndüğü semahlar gelir. Figürsel olarak belkide Türkistan ?aman törenlerine en yakın semahlardır. Muhammet- Ali Semahı, Sikke Semahı ve ?llallah Semahı en bilinen Afyon yöresi semahlarındandır. Kadın ve erkek canlar birlikte semah dönerler. Genellikle 6 bacı 6 erkek birlikte semaha kalkarlar.
8) RODOS SEMAHI Osmanlı döneminde Anadolu’dan Rodos’a yerleştirilen Alevi Türkmenler’in döndüğü semahlardır. Semah’ın yerel kültürden etkilenmediğini söylemek olası değil. Bu nedenle Rodos Semahı; Anadolu- Rodos karışımı bir birleşim sayılır.
9) LADİK SEMAHI Adını Samsun- Ladik’ten alan Ladik Semahını 8 bacı, 8 erkek can döner. Semaha şu deyişle başlanır: “Salını salını geldim köyüne Güzeller başıma toplansın diye Herkes sevdiğini almış yanına Güzeller pazarı kurulsun diye”
10) HACIBEKTAŞ SEMAHI Hacı Bektaş Veli’ye saygı semahıdır. 8-12 can ile dönülür. Sağ el göğüste mühürlenmiş olarak semaha başlanır. Söylenen nefeslerden birisi: “Değişmek istemem bin peygambere Yarab dertlilere pir eyle beni”dir.
11) HUBYAR SEMAHI 5 Bacı 4 erkek can ile dönülür. Kollar sarkık, öne doğru eğilmiş olarak semaha başlanır. Semah sırasında; hem kendi, hem daire ekseni etrafında dönerler. Semahlar içinde ritmik olarak en hareketli dönülen semah sayılır. “Beylerimiz elvan gönül üstüne Ağlar gelir pirim Abdal Musa’ya Urum abdalları postun eğnine Bağlar gelir Pirim Abdal Musa’ya
Aglar da gezerim daglar basinda
Beni bos yerlere aglatma Ali
Degirmenler doner gozum yasindan
Kurumus caylarda caglatma Ali
Cevrin bana miydi yoksa yare mi
Hancer vurup sizilatma yaremi
Sah Huseyin icin sar bu yaremi
Yarami ellere baglatma Ali
Bunca dert verdin de bin dahi yeter
Bahcede bulbuller sakiyip öter
Bunca aglattigin veliyi yeter
Yaram acip kanim caglatma Ali...
----------
Kırtıl Semahı
Aşağıdan Gelen Telli Turnam
İçinizde Telli Turnam Yok Benim
Yarandan Yoldaştan Soran Olursa
Yine Sol Yanımda Derdim Çok Benim
Gidiyorum Gayrı Gül Benzim Soluk
Od Düştü Sineme Yanıktır Yanık
Ölüm Allah Emride Zalim Ayrılık
Hangine Yanayımda Derdim Çok Benim
Pir Sultan Abdal’ım Da Dost Kırklar Yediler
Bu Yolu Erkani Da Acanım ....
Herkes Sevdiğini De Bile Dediler
Hangine Yanayım Derdim Çok Benim
GÜZEL AŞIK SEMAHI.
Güzel aşık cevrimizi.
Çekemezsin demedim mi.
Bu bir rıza lokmasıdır.
Yiyemezsin demedim mi.
Hele nenni, nenni de nenni,
Canım nenni, nenni de nenni.
Gülüm nenni, nenni de nenni.
Yemeyenler kalır naçar.
Gözlerinden kanlar saçar.
Bu bir demdir gelir geçer.
Uyamazsın dememedim mi.
Hele nenni, nenni de nenni.
Canım nenni, nenni de nenni.
Gülüm neneni, nenni de nenni.
Pir Sultan Abdal Şahımız.
Hakka ulaşır ahımız.
Dost elinden katarımız.
Uyamazsın demedim mi.
Hele nenni, nenni de nenni.
Canım nenni, nenni de nenni.
Gülüm nenni, nenni de nenni...
Bir semahtan ziyade, semaha giriş sözleri.
Bu sözler ve müzik ile, arkadaşlarımız posttan ve diğer semah dönecek canlardan niyaz alır. Söz bitimi ile asıl semaha geçilir.
Sılaya Doğru
Böyle ikrar ilen böyle yolunan,
Mihnetli yar bana lazım değilsen,
Deli gönül sevmiş vaz gelmek olmaz,
Cefalı yar bana lazım değilsen,
Deli gönül sevmiş vaz gelmek ister.
Gönül kalk gidelim sılaya doğru
Bülbülün davası hep güllerinen,
Senin şirin dilin yad ellerinen,
Çık salın sevdiğim engellerinen,
Görünme gözüme lazım değilsen.
Gönül kalk gidelim sılaya doğru.
Bülbül ah eyleyip kanlar ağladı,
Çeşmim yaşı sel sel oldu çağladı,
Ölüm geldi çevre yanım bağladı,
Kılma cenazemi lazım değilsen.
Gönül kalk gidelim sılaya doğru
BÜTÜN EVREN SEMAH DÖNER.
Bütün evren semah döner;
Aşkından güneşler yanar.
Aslına yermektir hüner;
Beş vakitle avunmayız.
Canan bizim canımızdır;
Teni bizim tenimizdir.
Sevgi bizim dinimizdir;
Başka dine inanmayız.
Hudayi'yem hudamız var;
Dost elinden bademiz var.
Muhabbetten gıdamız var;
Ölüm olur biz ölmeyiz.
Yukarıda yazmış olduğum sözlerde yine bir selamname'ye ait. Canlar meydana bu sözlerin eşliğinde çıkar.
URFA SEMAHI
Bu semahta Urfa’daki Türkmen Aleviler’in adeta damıtılarak korunan semahlarıdır. Bunlar içinde en özgünü ise; Urfa- Kısas Semahıdır. Urfa Semahı da genel özellikleri ile birlikte biraz Urfa etkisini de taşımaktadır.
Semmahın sözleri.
Başım açık yalın ayak yürüttün.
Sen merhamet eyle lebbi balım yar.
Yüreğimi ceviz gibi çürüttün.
Senin aşkın büktü kaddi dalım yar.
Çektirme cefalar yandırma nara.
Yitirdim aklımı oldum divane.
Köşeyi vahdette koyma avare.
Darul aman Cemalettin Velim yar.
Sıtkı yakma ömrüm kalu kıl ile.
Hazine bulunmaz kuru fal ile.
Yırtık gömleğ ile eski şal ile.
Daha böyle nasıl olur halım yar.
Hızlanma, yeldirme bölümünün sözleri.
Kerbela çölünden saki mi geldin.
Ne yaman firgatli ötersin turnam.
İmam ali katarına uyuban.
Kırkların semahın tutasın turnam.
Kırklar senin ile biledir bile.
Yediler hizmetin ol mayil ola.
Ol hızır nebiden yardımcın ola.
Güruhu naciye eresin turnam.
Alini avazı sende bulundu.
Ne yaman ötersin bağrım delindi.
O pirden bir haber alda gel şimdi.
Gönlümün gamını atasın turnam.
Ezel bahar yaz ayları doğanda.
Semah tutup gökyüzüne ağanda.
Yavru şahin tellerine değende.
Alim dost dost diye ötesin turnam.
Dedemoğlu durmuş katli niyaza.
Oturmuş Alperin mendilin çözer.
Mecnun Leyla için çölleri gezer.
Can ver ki canana yetesin turnam.
Can ver ki canana yetesin turnam. --------------------------------------------------------------------------------
TOKAT TURHAL SEMAHI.
Hubyar Sultan ocaklarının semahıdır.
Anadolu Aleviliğinde, hızın en yüksek olduğu semahlardan biridir. Genellikle 3 bay, 3 bayan, 6 kişi tarafından dönülür. Fakat bu sayı değişebilir.
Semah dönülürken, bacının kendi etrafında, erkeklerin bacıların etrafında dönerek oluşturdukları, estetik bir görüntü vardır.
Bay ve bayan semahçılar tarafından oluşturulan bu dönüş, semahın çark yani en yüksek olduğu kısımda daha da ortaya çıkar.
Tokat Turhal semahı.
Her sabah her sabah seher yelidir.
Seher yelleriyle esen Ali dir.
Muhammed kılavuzudur mahşer yerine.
İslamın bayrağın çeken Ali dir.
Kim dokudu bin çiçekli haliyı.
kim diriltti bin yıl yatan ölüyü.
Cenneti aladan gelen doluyu.
Dolduran Muhammed içen Ali dir.
Hızlanma.
Yürü güzel yürü.
Yolundan kalma, yolundan kalma.
Her yüze güleni dost olur sanma.
Ölümden korkupta sel geri kalma.
Yiğidin alnına yazılan gelir.
Kul Hüseynim derki gül benzim soluk.
Aknımıza yazılmıştır ayrılık.
Vallahi sevdiğim gönüller birlik.
Ne sen beni unut ne de ben seni...
Yetesin turnam, yetesin turnam.
http://www.youtube.com/watch?v=MEx-ce2aKRw
Geçen hafta Keçiören'de döndüğümüz Semahlardan bir bölüm
|
|