Orijinalini görmek için tıklayınız : Alevilerde Kadın


Ezo
09.03.2005, 19:09
Alevilerde kadin erkek ayrimciligi yapilmaz. Alevi meclisinde kadin erkek yoktur, insan vardir, can vardir. “Can , Canlar” Erenler” ifadesi sadece kandin veya erke icin kullanilmaz. Her iki cins icin ortak olarak kullanilan bir deyimdir. Ailede, toplumda, dinsel hayatta kandin erkek ayrimi yapilmaz. Kadin ve erkek toplumun her anlaninda esittir. Örnegin, evde anne be babalar cocuklari arasinda kez erkek ayrimi yapmazlar. Mirasta kadin ve erkek esit paya sahiptir. Evlilikte kadin ve erkek haklari esittir. Erkek, toplumu ikna etmeden esinden bosanirsa, o haksizlik sayilir ve erkek “Yol Düskünü”kabul edillir. Erkek hakli nedenler olmadikca esini bosayamaz. “Bos ol” gibi bir anlayis yoktur. Alevilerde bosanma konusunda kadina, erkege kiyasla daha toleransli bakilir. Erkek hakli bir neden olmadan esini bosayamaz ama kadin ayrilmak isterse neden göstermeden esini bosayabilir. Bu konuda kadin zorlanamaz. Bu hareket kadin haklarini koruyan bir gelenektir. Dinsel olarak bakildiginda da: dede toplumda saygin bir yere sahiptir. Ayni sayginlik dedenin esi icinde gösterilir. Ona da “Ana” denir. Bektasilikte dedebaba esine saygi ifadesi olarak, “Anabaci Sultan” diye hitap eder. Muhiplerde, dedebanin esine “Anabaci” derler.

Duncan
10.03.2005, 02:36
Alevilerde bosanma konusunda kadina, erkege kiyasla daha toleransli bakilir. Erkek hakli bir neden olmadan esini bosayamaz ama kadin ayrilmak isterse neden göstermeden esini bosayabilir. Bu konuda kadin zorlanamaz. Bu hareket kadin haklarini koruyan bir gelenektir.
Dede olayına zaten karşıyım gelenekler insanları sömürü noktasına gelmişse bu yalnıştır :bitmisbu:
Yukarıda ki yazdıklarını alıntı yaptıgım yere dek yaşadım gördüm gerçekten ne mükemmel bir kültürümüz olduğunun ispatıdır yalnız alıntıda yazılan şey günümüz öznel şartlarında kadınlar açısından eşitliği olumsuz yönde pozitif ivmelendirdiğini düşündüğüm için yanlıştır erkekte kadında şartlar uyuşmuyorsa aynı şartlarda ayrılabilmeli doğru olanda bu zaten :garibbak:

hiyam
10.03.2005, 12:46
Alevilikte yol erkan diye bir olay vardır. Ayrıca eline beline ve diline sahiplik anlayışı öz sözü birliğini ve dirliğini imgeler. sonuç olarak burda kadına ve erkeğe düşen görevler vardır. Mesela boşanma ve ek eşe alma durumları tarihi gerçekler yansıtılınca eşlerden biri ölene kadar ek evlilik veya boşanma olayı olmaz. Aleviler bu hususta hiristiyanlığın katolik mezhepinde olduğu gibi eşlerin boşanmasına kıstlamadan çok yasak getirmiştir. Boşanma alevilik kavramı içerisinde yoktur özelliklede kadın sebep göstermeksizin erkeği boşaması sadece bir polemikten öte ileri gitmez. Burda gösterilen kadının üstün olması ve radikal bir feminist anlayışı ortaya çıkar.
Ama olayı irdelersek kadının boşanma husunda şu vardır. Erkek kişi aleviliğin en ilk şartları eline beline diline sahiplik kavramına ters düşmesi ve ocağını (ailesini) küçük düşürecek ve zedeleyecek durumda olması kadının gizli yani sebepleri göstermeksizin boşanma nedeni olur. Yani burda ailesinin ve eşine karşı küçük düşürülücü bir vakayı önlenmesi için yapılan bir gizlilik yaptırımıdır. Yani adı namusdur. Ama burda kadının sebep göstermeksizin değil olan olayların dilenmemesi toplumda özelliklede aleviliğinde kapsanması yani can olayının yitirilmemsidir sayın eda.....

Alevimen
10.03.2005, 13:38
..bu hususta hiristiyanlığın katolik mezhepinde olduğu gibi eşlerin boşanmasına kıstlamadan çok yasak getirmiştir..
Kabul etmiyorum. Mezhep sözcüğünü dünya dinlerinden biri olan katoliklerle birleştirdiğiniz için Size katılmıyorum. Aksine çok yanlış söz.

Mezhep inglizce sect almanca Sekte demektir.

Resmi (Türkiye Dil Kurumu) açıklamasına göre Mezhep Bir dinin görüş, yorum ve anlayış ayrılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri:
"Anasının hatırasına bu derin hürmet, ömrünün sonlarına doğru, babamda âdeta bir mezhep hâlini almıştı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Almanca ve ?nglizce açıklamaları:
Bir dini gruplaşmayı (örgüt) Mezhep olarak görülür ve çoğu zaman belirsiz nedenleriyle problematik ve tehlikeli olarak belirlenir. Mezhep kelimesini almanca'da ve inglizce'de kullanmak çok problemler yaratır çünkü çoğu zaman bu gruplara karşı objektif bi yaklaşma olmuyor.

Türkçe Mezhep kelimesine yaklaşım başka gibi.. Çünkü yazılarda Katolikler Aleviler mezhep olarak belirleniyor ve ben bunu hiç anlam veremiyorum.

Ek: Kiliseler 20. yüzyıldan itibaren hiç bir dünyada tanılmış dinlere 'mezhep' eklentisi yapmıyor!

Mezhep kelimesi zamana göre anlamı değişmişken çoğu alevilerde halen alevilik bir mezhepdir diyorlar.

Ezo
10.03.2005, 18:37
Dede olayına zaten karşıyım gelenekler insanları sömürü noktasına gelmişse bu yalnıştır

Bende sana bu konuda katiliyorum nedeni Bir dede Hollanda bir aydan boyunca cemyapti dedeye 25 bin euro burdaki canlar hakkullak verdi ben gonlum isterdiki dedemiz bu paranin bir biktarini cemevlerine bagislamasini ama ne yazzikki boyle bir sey hic aklina gelmedigibi dede kendisi Hollanda ya gelmeden once ocaka gitipde niyazetmesi ve ordaki dederlerden izin almasi gerekiyormustu onubile yapmamis. images/smilies/3D_NG%20%2815%29.png

hiyam
11.03.2005, 10:56
Dostum alevimen haklısın ama bunu herkesin anlaması gerekne bir dilde kullanmak istedim ama nasıl sünni mezhebinde 4 mezhep varsa hiristiyanlıkta daha farklıd olsa bunun benzerliği vardır mesela yaşayış biçimleri gibi bu bizim için bir mezhepdir. Zaten bir dini öngeren bir felsefe değil felsefesi tanrıyı sınırlamalar içine koyuyorsa içinde klanlar ve mezhepler küçücük grupların olması söz konusu olur ingilizce, rusça ve fransızcamda var dinler araştırmasıda yapar senin dediklerine katılıyorum onlar için öyle ama burda asıl olan bizleriz tartışma konusu ....

Alevimen
11.03.2005, 19:14
onlar için öyle ama burda asıl olan bizleriz tartışma konusu ....

Ama asıl 'dışardakiler' aleviliği tanımıyorlar... Fransıza, ?nglize, Almana, ?sviçrelilere.. alevi nedir, hiç duydunuz mu gibi sorusunu iletin..
cevaplarından biri: ''Duydum bir mezhepdi'', diye olur.

şahsen bir kaç kere kendim şahit oldum, Öğretmenlerimden biri bile bunu demiştir. Ve gerçekten hiç hoş olmayan bir olaydır, yanlış anlaşmalar.
Mesela sınıfta tek alevi hakkında bilgi sahibi olan bendim, eğer açıklama yapmasaydım 20 Kişi yanlış yönlendirilip yanlış bilgi alıp ve bu bilgileri devam paylaşmaya çıkacaklardı...
Böyle bi olay acaba dünyanın heryerinde günde kaç kez oluyordur, hesapladınız mı?
Bi konu/insan hakkında ilg izlenimler en önemlisidir. Bu nedenle Türkiye dışınadada aleviliği tanıtmak benim için daha önemlidir.

Alevi_cocuk
30.03.2005, 11:28
Kadın erkek ayrımı yapmak cahil liğin bir göstergesidir ayıp bir davranıştır hele birde alevilikte bu kadınmış bu erkek miş hiç önemli değil önemli olan insan dır .

Ezo
10.10.2005, 19:40
Sizlerle okudugum bir yaziyi paylasiyorum burda çok guzel alevi kadinlarini anlatiyor....

Alevi kadını hemcinslerine oranla daha özgürdür. Bu özgürlük, Aleviliğin ilkelerinden kaynaklanmaktadır. Alevi Ulu'su, Hacı Bektaş Veli'nin bir özdeyişi bunu açıkça ortaya koyuyor. Şöyle diyor Ulu Hünkar: "Kadınlarınızı Okutunuz". Bu ilke bundan 700 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu ilke güncelliğini korumakla beraber, aynı zamanda günümüzün temel şiarı da olmalıdır. Bu ilke de kast edilen salt okuma-yazma değildir. Burada hedeflenen, kadının eşitliğidir.

Eşitlikçi ve özgürlükçü bir felsefeye sahip olan Aleviler, uzunca bir dönem kadını erkekle eşit kıldı. Aleviler de, kadınla erkek beraber ibadet ederler, beraber üretip beraberce eşit bir şekilde tüketirler. Alevilikte kadın, "Ana"dır "Bacı"dır. Aleviler bütün tahriklere rağmen kadını baş tacı yaptı. Ne zamanki Aleviler asimle edilmeye, kendi kökeninden uzaklaştırılmaya başlandı, Alevi kadının özgürlüğü de, aynı dönemin ürünü olarak kısılmaya başlandı. Son 50 senelik dönemde ise, Alevi kadını kalan haklarını da yitirmeye başladı. Şüphesiz bunda gelişen kapitalizmin etkisi olmuştur. Çünkü bilindiği gibi Alevi toplumu öz itibarıyla bir köy-kır toplumudur. Alevilerin sosyal yaşamı, siyasal kimlikleri, insan doğa ilişkileri, hatta bazı inançsal değerleri bu formasyon çerçevesinde şekillenmiştir. Artan baskılar, dedelik

kurumunun zayıflaması, çağdaş örgütlülüğün gelişememesi en çok Alevi kadınını etkilemiştir. Burada bir "Anamızın" sözünü aktarmadan geçemeyeceğiz. Şöyle diyordu "Anamız" erkeklere hitaben: "siz Alevi erkekleri, bizleri çarşafa koymadınız ama özgürlüğümüzü, özgüvenimizi de elimizden aldınız". Bu hitabet sadece Alevi erkeklerine değil, bütün dünya erkeklerinedir. Kadına kısmi haklar, veya yasal bir takım güvenceler yetmiyor. Kadın özgürlüğünü, özgüvenini, kişiliğini, kabulünü kısacası; insan olmasından kaynaklanan doğal haklarını istiyor. Eğer kadını insan olarak görüyorsanız, onun haklarının önünde bir engel değil, bir mücadele arkadaşı olmalısınız.

Bizler Yapı olarak kadın haklarının alınması için mücadeleye kararlıyız. Bu yazının yazarı bir erkektir. Bu bağlamda ne kadar zor da olsa, bin yılların getirdiği alışkanlıkta olsa, kadın özgürlüğünü biçimsellikten çıkartıp içselleştirmeliyiz. Burada en büyük görev yine kadına düşüyor. Haklarınızın takipçisi olun. İster yasal hakları almada olsun, ister bireysel bazda gelişen bazı olaylar karşısında olsun özgür inisiyatifinizi kullanmaktan çekinmeyin. Artık kendinizi ezdirmeyin!

polata
11.10.2005, 09:56
Alevilerde kadin erkek ayrimciligi yapilmaz. Alevi meclisinde kadin erkek yoktur, insan vardir, can vardir. “Can , Canlar” Erenler” ifadesi sadece kandin veya erke icin kullanilmaz. Her iki cins icin ortak olarak kullanilan bir deyimdir. Ailede, toplumda, dinsel hayatta kandin erkek ayrimi yapilmaz. Kadin ve erkek toplumun her anlaninda esittir. Örnegin, evde anne be babalar cocuklari arasinda kez erkek ayrimi yapmazlar. Mirasta kadin ve erkek esit paya sahiptir. Evlilikte kadin ve erkek haklari esittir. Erkek, toplumu ikna etmeden esinden bosanirsa, o haksizlik sayilir ve erkek “Yol Düskünü”kabul edillir. Erkek hakli nedenler olmadikca esini bosayamaz. “Bos ol” gibi bir anlayis yoktur. Alevilerde bosanma konusunda kadina, erkege kiyasla daha toleransli bakilir. Erkek hakli bir neden olmadan esini bosayamaz ama kadin ayrilmak isterse neden göstermeden esini bosayabilir. Bu konuda kadin zorlanamaz. Bu hareket kadin haklarini koruyan bir gelenektir. Dinsel olarak bakildiginda da: dede toplumda saygin bir yere sahiptir. Ayni sayginlik dedenin esi icinde gösterilir. Ona da “Ana” denir. Bektasilikte dedebaba esine saygi ifadesi olarak, “Anabaci Sultan” diye hitap eder. Muhiplerde, dedebanin esine “Anabaci” derler.

Ne yazık ki bütününe katılamayacağım. Uygulama açısından pek de öyle olmadığını yaşadığım süre boyunca, yaşayanlardan duyduklarımla gözlemledim. Evet boşanma konusunda Alevilerde bahsedilen katı tutum olmasına, ibadet de kadın-erkek bir arada yapılmasına rağmen kadın-erkek eşitliğinin bundan öteye geçmediği veya ptatiğe dökülemediği gözlemlemekteyim.
Basit bir örnek verirsek ki ocakzade dedelerde ne yazık ki dedelik babadan oğula geçmekte, kız çocuğa dedelik payesi verilmemekte. Benzer durum çelebi dedelerde de olmaktadır, bugün bile Hacı Bektaş postuna hükmetmekte olan aile de bile bu post erkek çocuğa aktarılmakta.
Miras konusunda gerçekçi olmakta yarar var.Yakın tarihe kadar kız evlat mirastan hak almaz, miras erkek kardeşlerde bölünür veya karşılıklı miras retdi yapılır.
Okuma konusunda da benzer durumla karşılaşılmıştır. Bazı şeyleri netleştirmek ve gerçekçi olmak açısından yakın geçmişteki uygulamalar yerine eski uygulamaları incelemekte yarar var.

özgüreren
04.11.2005, 17:53
güzel bir konu katılıyorum konuyu açan can'a saygılarımla

Lamekan
20.11.2005, 16:40
alevilikde kadına önem ve değer verilmiiştir doruuu ... bu hal-k edilen bir değerdir ve verilmitir.. bir de şu varki bunun ne kadarı uygulanabilmektedir...

ya da alevilikde neden boşanma daha az oluyor... toplum daha baskıcı olabilirmi...


dostca kalın

Hikayeci_M
16.12.2005, 18:15
Bende sana bu konuda katiliyorum nedeni Bir dede Hollanda bir aydan boyunca cemyapti dedeye 25 bin euro burdaki canlar hakkullak verdi ben gonlum isterdiki dedemiz bu paranin bir biktarini cemevlerine
. images/smilies/3D_NG%20%2815%29.png
Bir dede Hollanda bir aydan boyunca cemyapti dedeye 25 bin euro burdaki canlar hakkullak verdi

Hollandada bir ay boyunca CEM yapmasi icin bir dedeye 25 bin euro verilmis. Ne derece dogru kanitin var mi?
Kim vermis bu parayi hangi dede?
Bir aylik CEM icin 25 bin euro dede mi istemis, yoksa canlar mi verdi?
Bence ya böyle seyleri yazmayin yada yeterince kanit sunun...

Camur at tutmasa izi kalir öyle mi yani?

Saygilar

Ezo
16.12.2005, 19:07
ne kaniti vaturamu tucaktik ben burda yasanan bir seyi paylastim size bir kanit sunmak zorundamiyim ikincisi yazis sekliniz hosdegil.....sence dedelere cem yaparken parayi kim veriyor.....Bu nasil bir tavur anliyamadim dam dan düsergibi olaya girmisinn bu yazim benim bir üyenin mesajina cevapti....

Kizilbas 66
16.12.2005, 20:12
Erkek Disi sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakkin yarattigi her sey yerli yerinde
Bizim Nazarimizda Kadin-Erkek farki yok
Noksanlik ,eksiklik senin görüslerinde

Saygilarimla..........

Hikayeci_M
16.12.2005, 20:38
Önce sakinklesin, kirici olmamaya calisin. Yazili da olsa sohbetlerde kavga eder gibi deyimler ve uslup kullanmaktan kacininiz. Benim yazi tarzimi begenmezken siz (Size kanit sunmak zorunda miyim? Yazi sekliniz hos degil! Damdan düser gibi!) böylesi cümleler yaziyorsunuz...
Siz herkese acik olan (Herkesin yazdiklarinizi okuyabilecegi) bir Forum da, sizce dogru olan bir olayi yazarsaniz inandirici ve kanitlayici olmalisiniz. Siz bireysel düsüncelerinizi aktarirken kimse sizde kanit istemez ama baskalari hakkinda yazarsaniz bunu kanitlamak da sizin göreviniz. Dedelik kurumu Alevilikte cok kutsal bir kurumdur.Onlar hakkinda ki deyimleriniz kanitli olmak zorundadir. Kanitsiz söylemler ciddiye alinmaz, bir nevi karalama olarak algilanir...

Saygilar

Ezo
16.12.2005, 21:46
Önce sakinklesin, kirici olmamaya calisin. Yazili da olsa sohbetlerde kavga eder gibi deyimler ve uslup kullanmaktan kacininiz. Benim yazi tarzimi begenmezken siz (Size kanit sunmak zorunda miyim? Yazi sekliniz hos degil! Damdan düser gibi!) böylesi cümleler yaziyorsunuz...
Siz herkese acik olan (Herkesin yazdiklarinizi okuyabilecegi) bir Forum da, sizce dogru olan bir olayi yazarsaniz inandirici ve kanitlayici olmalisiniz. Siz bireysel düsüncelerinizi aktarirken kimse sizde kanit istemez ama baskalari hakkinda yazarsaniz bunu kanitlamak da sizin göreviniz. Dedelik kurumu Alevilikte cok kutsal bir kurumdur.Onlar hakkinda ki deyimleriniz kanitli olmak zorundadir. Kanitsiz söylemler ciddiye alinmaz, bir nevi karalama olarak algilanir...

Saygilar

Alevilikte edap erkan vardir bir yere destur vermeden girilmez degilmiii.... ben dedeleri kalamiyorum dedelik kurmunu hemde hiç burda çogulcu konusmuyalim.... orda bana göre elestiriyorum.......

Hikayeci_M
16.12.2005, 22:25
Edep ve Erkan kisiden kisiye degisir. Simdiye kadar yazdiklarimdan Edebimi fevkalede koruma hassasiyetini gösterdim.
Destur alma konusuna gelince, bana yanit veren arkadasin cagimizi yakalayamamis biri oldugu kesin.
Bu forma iki gün evvel müracat edip destur istedigimi, ve form yöneticilerinin bana bu desturu verdiklerini de algilayamamis.
Burasi özgür bir Form oldugu icin arkadaslar tarafinda sunulan her konuya, her katilimci saygi cercevesini asmamak kosuluyla fikir beyaninda bulunabilir. Bu yüzden birisinin yazdigi yaziya bir yanit vermek icin o kiside destur almaya gerek yoktur.
Algilama kapasitesi dar olan kisilerle diyaloga girmenin sakincali olacagini biliyordum fakat sizi o dar anlayisli kisilerin sinifina koymadigim icin yanit verme ihtiyaci hissettim.
Yanilmisim!
Siz zekanizi kullanarak yanit verme yerine hircin ve saldirgan bir tavur sergilemeyi sürdürdükce bu da sizin kendinizi gelistirmemis olmanizin verdigi bir isyandir.
Burada sizinle olan bu tartismaya son veriyorum cünkü hic bir katilimci arkadas bu tartismadan yararlanmiyacak kanisindayim.

Kimseyi incitmek gibi bir niyet tasimiyorum

Saygilar

Kizilbas 66
16.12.2005, 22:38
Arkadaslar ne yapiyorsunuz ?
Burada konu nerelere geldi Alevilerde Kadinin yeri topigi burasi hatirlatayim.Bos ,gereksiz ve birbirimizi inciten yazilara lütfen son verelim..Yazilarimizda saygi ve sevgi öne cikaran Inancimiza yakisir sekilde hosgörü ögretisini baz alalim. LÜTFEN !!!!!!!!!....

Ezo
16.12.2005, 22:48
Edep ve Erkan kisiden kisiye degisir. Simdiye kadar yazdiklarimdan Edebimi fevkalede koruma hassasiyetini gösterdim.
Destur alma konusuna gelince, bana yanit veren arkadasin cagimizi yakalayamamis biri oldugu kesin.
Bu forma iki gün evvel müracat edip destur istedigimi, ve form yöneticilerinin bana bu desturu verdiklerini de algilayamamis.
Burasi özgür bir Form oldugu icin arkadaslar tarafinda sunulan her konuya, her katilimci saygi cercevesini asmamak kosuluyla fikir beyaninda bulunabilir. Bu yüzden birisinin yazdigi yaziya bir yanit vermek icin o kiside destur almaya gerek yoktur.
Algilama kapasitesi dar olan kisilerle diyaloga girmenin sakincali olacagini biliyordum fakat sizi o dar anlayisli kisilerin sinifina koymadigim icin yanit verme ihtiyaci hissettim.
Yanilmisim!
Siz zekanizi kullanarak yanit verme yerine hircin ve saldirgan bir tavur sergilemeyi sürdürdükce bu da sizin kendinizi gelistirmemis olmanizin verdigi bir isyandir.
Burada sizinle olan bu tartismaya son veriyorum cünkü hic bir katilimci arkadas bu tartismadan yararlanmiyacak kanisindayim.

Kimseyi incitmek gibi bir niyet tasimiyorum

Saygilar

Bir anlayis vardir bazi insanlarda yazalar çizerler dogru durust elestirmesini bile bilmezler ondan sonra derlerki ya ben seni inçimek istemedim... Siz nezaman uye oldunuz bizim bir tanisma bölumumuz var onu bile fark etmemisiniz, burasi özgur bir forum ama insanlara kisel saldiri hakkini vermez benim nasil bir düsunce saip oldugumu ordaki dörtlüktenmi anladiniz sizin anlayis kapiteniz bu kadarmi.... Bir elestirinin bile ne oldugunu bile bilmyorsun konuyu tam olarak okumadan direkt saldiri yapiyorsun birde zekadan mahsediyorsun.... ben hirçinlik yapmiyorum ama sizin bana bu sekil yazmanizin sokun dayim.

sphinx
18.12.2005, 20:41
konuya devam edecek olursak, farklarimizi ve anlasmazliklarimizi bir yana birakip, bence ustunde fikirlerin soylenmesi gereken cok onemli bir konu.
alevilikte kadinin yeri bence cok ayir, herseyden once cem birlikte yapilan bir ibadet. ayrica dedelik konusuna gelince, bu sirf alevilikte degil tum diger inanislarda ve dinlerde de boyle olmus. bacilarim ustlerine alinmasinlar ben bu konuyu kurani ve daha bir cok tarihi ve dini kitab okumus ablama sordugumda, kadinlarin zamanin inanclarina gore, dini ogretiyi devam ettirecek yapiya sahip olmadigi dusunuldugunden oldugu gibi bir cevap vermisti. bir cok kadin evliya varmis halbuki.

orasi biraz onun da tam anlayamadigi bir yer kisacasi. yasadigimiz cagda, Seytanin ve icatlarinin insani cogu konuda esir aldigini dusunursek , bence alevi kadinlar, ve alevilikte kadinlar cok iyi konumdalar.

atayselvi
20.12.2005, 16:55
[quote=Duncan]Dede olayına zaten karşıyım gelenekler insanları sömürü noktasına gelmişse bu yalnıştır :bitmisbu:


arkadaş dede olayına karşı olduğunu söylüyor. Bütün dinlerde bir baş vardır bu imam,papaz yada haham olabilir bunlar bütün dinlerde öğretici olarak bilge olarak görev yapar bizim de bir dedemiz var. öğretici, yol gösterici olarak onu bilmiş onun nezdinde cem törenlerimizde niyazımız ve dualarımızı ederiz. buna karşı olmayalım.

Azrail
26.12.2005, 14:38
polata,,,, kardesım bende sana tam olarak katılamayacagım,, alevı toplumu dıger mezheplere nazaran bayanlara daha cok hak vermıstır, evet haklısın tam olarak erkek bayan esıt durumda degıl ama en azından bır adım öndeyiz, yanlız su dedelık konusunda kadın_erkek esıtlıgı aranması dogru degıl, çünkü tarıh boyunca dini acıdan temsıl yukumlulugu hep erkeklere verılmıstır,, nedenı sosyolojık yapıdan dolayı olsa gerek dıye dusunuyorum, peygamberleri Allah secmıstır, ama nedense kadın peygamber yoktur, bu konuların kadın erkek ayrımcılıgı yonunden degerlendırme yapılmasının dogru olmadıgı kanısındayım..

sevgı ve saygılarımla,,,,

atayselvi
26.12.2005, 16:42
Bizim kadınlarımız başımızın tacıdır. Ama her toplumda iyiler olduğu kadar Kötülerin de olduğu bilinmelidir. Biz de erkek ve kadının boşanması ayıp karşılanır. sebebler araştırılır .haklı haksız belli olur toplum ona göre kimin yanında yer alacağını kimi eleştireceğini bilir.

GSA
25.01.2006, 02:27
Gerçekten biz aleviler genelde çağdaş uygar insanlarız... Diğer yobazlar gibi kadınımızı bir eşya mal gibi görüp çarşafa türbana bürüyüp ikinci sınıf insan muamelesi yapmıyoruz. Biz alevilerde kadın erkek eşitliği var bunu günlük yaşamımızda ibadetlerimizde görebiliyoruz. Ancak bazı örümcek kafalar bunu bir türlü anlamak istemiyor bu insani yaklaşımı saptırıyor çarpıtıyor (ayrıntısına girmek istemem çünkü onların seviyesine inmek olur bu ). Çünkü onların içi kötü , fesat , çürümüş kendilerinden kendi gibi insanlardan kadınlarını saklıyorla... Ben şahsen biz alevilerin kadına yaklaşımını gayet evrensel ve medeni buluyorum. Bugünkü islam aleminin ve Türkiyenin şartlarında tabi....

kaanbilkay
25.01.2006, 10:44
merhaba arkadaşlar,gsa nickli vatandaşın yazısını okudum da,üilginç geldi kendini 2.sınıf vatandaş gibi görüyor v e 1.sınıf olmak için çırpınıyor gibi,yobaz dediğinm tiplerin eşlerini çarşafa türbana sokmak gibi bir dertleri yoktur.adam ortadadır,hatun ister kapanır ister açık kalır.asla zorlama yoktur islamiyette.sen b ir bayan olsan ve evleneceğin kişi seni zorla kapatmak isteseki böyle bişi asla olamaz.evlenir misin???ben hatunm olsaydım evlenmezdim.sen ona anlatırsın işnançlarını inanır sa inanır kapanır,inanmazsa açık kalır.işte bunun için ırkçılık yapmayın!!yani insan ayırmayın.yıllarca alevi sünni çatışması çıkartmışlar memlekette.bunlar siyonizmin ülkeyi bölmek için yaptığı bir oyundur.lütfen alet olma arkadaşım.otur düşün.kimsenin yobazlık yaptığı yok.b u ülke ne kadar çağdaşsa halkı da o kadar çağdaştır bence.eğer ülke yönetiminde hakettiğimiz gibi yönetilemiyorsak bence burada suçu baştakilerde yada yobaz larda değilde kendimiz de arayalım.BİZ ÜSTÜMÜZE DÜŞEN SORULULUKLARI YETERİNCE YERİNE GETİREBİLİYOR MUYUZ
?saygılarımla

kaanbilkay
25.01.2006, 10:47
bu arada gsa ya bir soru daha..imam hatipleri nasıl bilirsin desem?yobaz dersin değil mi?ancak deniz gezmişinm resmin i koymuşsun ya.eyvallah severim kendisini,ancak,deniz gezmiş(allah rahmet eylesin)imam hatip mezunudur.üniversite de siyonizmin maalesef ki oyuncağı olmuştur.yazık oldu...neyse...

GSA
25.01.2006, 11:24
Birincisi ben sınıf ayrımı yapmam bu bir kimseyi birinci sınıf ikinci sınıf da görmem . Kastettiğim tüm sünni kesim değil bu iki alevilerden daha aydın görüşlü olan sünniler de vardır bunu yadsımıyorum. İsteyen türban takar isteyen takmaz bu beni ilgilendirmez hatta serbest bile bırakılsın ama bu konuyu sürekli ısıtıp ısıtıp önümüze sürüp bundan siyasi rant güdenlere kızıyorum memlekette o kadar sorun varken biz bir bez parçasıyla uğraşıyoruz kadının saçı gözükse ne gözükmese ne kimden neyi saklıyoruz namusumuzu başkalarından mı namus bi bez parçasına bağlı olacak kadar basit mi.. Ayrıca Deniz Gezmiş sünni biliyorum imam hatipli de olabilir. Ben ayrımcılık yapmıyorum. Deniz Gezmiş bu ülkenin bağımsızlığı için savaşmış şerefiyle ölmüş bir kahramandır onu asanlar ise şerefsizliğiyle hala yaşamakta. ASIL SİYONİST DENİZ GEZMİŞ DEĞİL ONU ASAN MEMLEKETİ ONA BUNA PEŞKEŞ ÇEKEN SİYASİLER VE ZAMANIN CUNTASIDIR

GSA
25.01.2006, 11:33
Evet haklısın sadece alevileri kasteder gibi olmuş ama genel bir yargıda bulundum sünni kesimde de çağdaş birsürü insan var ama biliyorsun ki aşırı derecede yobaz olan kesimlerde var ben türbanlıları ikinci sınıf görmüyorum hatta okula girerken türbanını çıkarmak zorunda bırakılmaları hiç hoş gelmiyo bana. Ama zorla kapattırılan birçok türbanlı olduğuna da eminim

halitseyfi
08.02.2006, 00:32
merhaba arkadaşlar,gsa nickli vatandaşın yazısını okudum da,üilginç geldi kendini 2.sınıf vatandaş gibi görüyor v e 1.sınıf olmak için çırpınıyor gibi,yobaz dediğinm tiplerin eşlerini çarşafa türbana sokmak gibi bir dertleri yoktur.adam ortadadır,hatun ister kapanır ister açık kalır.asla zorlama yoktur islamiyette.sen b ir bayan olsan ve evleneceğin kişi seni zorla kapatmak isteseki böyle bişi asla olamaz.evlenir misin???ben hatunm olsaydım evlenmezdim.sen ona anlatırsın işnançlarını inanır sa inanır kapanır,inanmazsa açık kalır.işte bunun için ırkçılık yapmayın!!yani insan ayırmayın.yıllarca alevi sünni çatışması çıkartmışlar memlekette.bunlar siyonizmin ülkeyi bölmek için yaptığı bir oyundur.lütfen alet olma arkadaşım.otur düşün.kimsenin yobazlık yaptığı yok.b u ülke ne kadar çağdaşsa halkı da o kadar çağdaştır bence.eğer ülke yönetiminde hakettiğimiz gibi yönetilemiyorsak bence burada suçu baştakilerde yada yobaz larda değilde kendimiz de arayalım.BİZ ÜSTÜMÜZE DÜŞEN SORULULUKLARI YETERİNCE YERİNE GETİREBİLİYOR MUYUZ
?saygılarımla

Sevgili can
"Biz üstümüze düşen sorumlulukları yerine getire biliyor muyuz?"
şeklindeki sorunuza canı gönülden katılıyoru. Busoruyu sorarken yanlız bir hususu gözardı ediyorsunuz. "Sen ona anlatırsın" diyorsun ,anlatmak sizin için geçerli olmasa bile. Tanıdığım bazı kimseler için sosyal baskı, dışlam, hor görme gibi unsurlar taşıyor. Malesef ki tanıdığım başı örtülü birçok bayan için çeşitli sosyal baskılarla ve zorlamalarla baş örtüsü takmaya başlıyor. (Çocuk yaşta türban takan bazılarını sizde çevrenizde görmüşsünüzdür) Bir alışkanlık haline gelen bu davranışlar sonradan benimsenip devam ettiriliyor.
"Bunlar katiyen olmuyor" diyebilir misiniz ? sanmıyorum
Şu sorumluluk konusuna geri dönelim. Ben bu anlattığımı yapan kişiler için bir sıfat kullanmıyorum.Bunu siz yapın. PEKİ SİZ ÇEVRENİZDE BULUNAN BU KİŞİLER KARŞI DOĞRULARI ANLATMA SORUMLULUĞUNUZU YERİNE GETİRE BİLİYOR MUSUNUZ ? Haaa bunun yanında gerçekten kendi insiyatifleriyle türban takanlarıda çok gördüm.
Saygılar

Ceyhun
08.02.2006, 02:04
bu arada gsa ya bir soru daha..imam hatipleri nasıl bilirsin desem?yobaz dersin değil mi?ancak deniz gezmişinm resmin i koymuşsun ya.eyvallah severim kendisini,ancak,deniz gezmiş(allah rahmet eylesin)imam hatip mezunudur.üniversite de siyonizmin maalesef ki oyuncağı olmuştur.yazık oldu...neyse...

Uçmayalım uçmayalım :D Coşmuşuz iyice. Deniz İmam Hatip mezunu değildir bir. Siyonistlerle bir ilgisi yoktur iki. Tam aksine İsrail ve siyonizme karşı savaşan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi kamplarında eğitim görmüş ve savaşmışlardır. Yani bunları nereden duymuş olacağıma ama "ATMASYON LAROUSSE"den başka kaynak gelmiyor aklıma :D

GSA
08.02.2006, 02:15
Uçmayalım uçmayalım :D Coşmuşuz iyice. Deniz İmam Hatip mezunu değildir bir. Siyonistlerle bir ilgisi yoktur iki. Tam aksine İsrail ve siyonizme karşı savaşan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi kamplarında eğitim görmüş ve savaşmışlardır. Yani bunları nereden duymuş olacağıma ama "ATMASYON LAROUSSE"den başka kaynak gelmiyor aklıma :D

Yürekten katılıyorum sana.....


Arkadaş bu memlekette sömürüye zulme başkaldıran herkesi siyonistlerin oyununa gelenler sanıyo sanırım. Asıl oyuna gelenler kendileri farkında değiller.

Turandk
08.02.2006, 03:18
Sevgili DUNCAN ve EZO...
Sizlerin Alevi olup olmadiginizi bilmiyorum benim icin fazla önemide yok.DEDE ler konusundaki düsüncelerinize katilmiyorum hemde bu tavrinizi yadirgiyorum.
Dedelik mevki bu kadar yipratici bir sekilde elestirilmemeli hic kimse dede icin zorla hakkullah toplamiyor ve de zorla kimseden parada alinmiyor,bu bir gönül isidir isteyen vede gönlünden kopan verir,bu da kimseyi ilgilendirmez.
Sizlerinde bildiginiz gibi DEDEler bizim inanc önderlerimizdir.Kimse ben Aleviyim diyemeziken bile,Dedeler bu yolu at üzerinde atesten gömlek giyerek kellelerini verme ugrunada olsa dünde bu güne günahi ve sevabiyla getirmislerdir onlara tesekkür etmek vede saygi duymak zorundayiz.
Iclerinde yanlis yapanlarda olmustur onlarida ayirtetmeliyiz,hepsini ayni kefeye koymak birligimize ve dirligimize zarar verir.
Sizlerinde bildigi gibi günümüde YOL dedesi ve BEL dedesi diye Dede ler ikiye ayrilir cemlerimizde egitimli yol dedelerini vede kurumlarimizin dedelerini secmeliyiz,bu gün bu olanaklarimiz var.
Sevgilerimle.
Turandk.

Turandk
08.02.2006, 03:23
Sevgili DUNCAN ve EZO...
Sizlerin Alevi olup olmadiginizi bilmiyorum benim icin fazla önemide yok.DEDE ler konusundaki düsüncelerinize katilmiyorum hemde bu tavrinizi yadirgiyorum.
Dedelik mevki bu kadar yipratici bir sekilde elestirilmemeli hic kimse dede icin zorla hakkullah toplamiyor ve de zorla kimseden parada alinmiyor,bu bir gönül isidir isteyen vede gönlünden kopan verir,bu da kimseyi ilgilendirmez.
Sizlerinde bildiginiz gibi DEDEler bizim inanc önderlerimizdir.Kimse ben Aleviyim diyemeziken bile,Dedeler bu yolu at üzerinde atesten gömlek giyerek kellelerini verme ugrunada olsa dünde bu güne günahi ve sevabiyla getirmislerdir onlara tesekkür etmek vede saygi duymak zorundayiz.
Iclerinde yanlis yapanlarda olmustur onlarida ayirtetmeliyiz,hepsini ayni kefeye koymak birligimize ve dirligimize zarar verir.
Sizlerinde bildigi gibi günümüde YOL dedesi ve BEL dedesi diye Dede ler ikiye ayrilir cemlerimizde egitimli yol dedelerini vede kurumlarimizin dedelerini secmeliyiz,bu gün bu olanaklarimiz var.
Sevgilerimle.
Turandk.

cemalettin
08.02.2006, 09:58
selam,
"Alevi'likte boşanma neden daha az oluyor?"
sanırım aile yapısının daha düzgün kuruluşu,kadın ve erkeğin birbirine daha eşitlikçi yaklaşımı,zina olayının pek olmayışı,çocukluktan itibaren kadın ve erkeğin beraber yetişerek birbirlerinin "öcü"olmadığının bilinci,ikinci hanımın pek uygun olmaması,
çıkabilecek anlaşmazlıklarda toplumun yıkıcı değil de yapıcı olarak yaklaşımı,
bazı konuların mahkemelere ve insanların ağzına düşerek rezaletler yaratılması yerine bünye içerisinde çözülebilmesi,
herhalde birkaç yeterli sebeptir...
baskı nedir?
konuya,hayat şekline,kişilerin anlayışlarına,toplumun yapısına göre "baskı uygulanıyor" anlayışı değişir sanırım.
kanarya kafeste mutludur,bülbül ölür.kafes hangisi için "baskı"dır?

"kişiyi devleti bahtiyar,ailesi mesut,kendisi mutlu kılar"der fakir.
kendi hayat tarzı içerisinde mutluluğu yaşayabilen kişi de başkalarını kendisine benzetir.
ailede,toplumda huzur olur.

saygılar

cemalettin
08.02.2006, 10:14
"kadın ve erkeğin eşitliği"konusunu abartmamakta her halde yarar vardır.
hiç bir şeyde ifrata kaçmamak gereğinde olduğu gibi...

bazı kadın kuruluşları veya hanımlar bu konuda fazla aşırıya kaçıyorlar ve eşitlik
anlayışı bozuluyor.
kadınların "ana "olarak erkeklerden daha üstün bir sosyal hakka sahip oluşunu
erkekler lehine dengeleyebilirmiyiz?
hane içerisinde aş kim tarafından getirilir sofraya.lakin dünyanın en ünlü aşçıbaşılar neden erkeklerdir?
"peygamberler"örneği çok yakışmıştır.her halde bir sebebe dayanmaktadır.
eşitlik her konuda değil,hayatın idamesindeki sosyal haklarda olsa gerektir.
miras eşit/oy hakkı eşit/söz hakkı eşit/eğitim hakkı eşit/evlad üzerindeki hak eşit/çalışma hakkı eşit...
lakin çalışma hakkının eşitiği,kol gücü gerektirecek bazı işlerde nasıl uygulanır?
hemen her konuda aşırıya kaçmadan zamanın gereklerine uymakta her halde yarar vardır

sevgiler

Ezo
08.02.2006, 18:41
Sevgili DUNCAN ve EZO...
Sizlerin Alevi olup olmadiginizi bilmiyorum benim icin fazla önemide yok.DEDE ler konusundaki düsüncelerinize katilmiyorum hemde bu tavrinizi yadirgiyorum.
Dedelik mevki bu kadar yipratici bir sekilde elestirilmemeli hic kimse dede icin zorla hakkullah toplamiyor ve de zorla kimseden parada alinmiyor,bu bir gönül isidir isteyen vede gönlünden kopan verir,bu da kimseyi ilgilendirmez.
Sizlerinde bildiginiz gibi DEDEler bizim inanc önderlerimizdir.Kimse ben Aleviyim diyemeziken bile,Dedeler bu yolu at üzerinde atesten gömlek giyerek kellelerini verme ugrunada olsa dünde bu güne günahi ve sevabiyla getirmislerdir onlara tesekkür etmek vede saygi duymak zorundayiz.
Iclerinde yanlis yapanlarda olmustur onlarida ayirtetmeliyiz,hepsini ayni kefeye koymak birligimize ve dirligimize zarar verir.
Sizlerinde bildigi gibi günümüde YOL dedesi ve BEL dedesi diye Dede ler ikiye ayrilir cemlerimizde egitimli yol dedelerini vede kurumlarimizin dedelerini secmeliyiz,bu gün bu olanaklarimiz var.
Sevgilerimle.
Turandk.

Ben kendi adima yazayim sizde kendinize göre guzel yazmisiniz belkide elestirinizde hakliniz ama ben oraya yazdigim yazida butun dedeleri elestirmedim yada bir hakaretetmedim... o yazida gönlumden geçeni yazdim ve o dönem cem yapiliyordu o yaziyi yazdim ama buraya yazamak istemedigim nedenler dedemizin cem esnasinda pekte katilmadigim düsunceleri vardi ondan dolayi bir elestiri yaptim....hem neden dedeler elestirilmiyor anliyamadim....

saygilar

ibrahimcan
10.02.2006, 00:52
kadın erkek ayrımı ne demek bi düşünelim. erkeğin kadından üstün görülmesi niye sadece fizik gücünden dolayı bu saçma sonuçta düşünülürse kadın olmasaydı sen nerden gelecektin anan olmasa sen de olmazdın. ve bu ayrımın görüldüğü yerler genelde cahil kesimdir.
alevi kardeşlerde ayrım görülmez. bu da alevilerin saydı sevgi düzeyinin bi örneği sizce

Turandk
14.02.2006, 17:20
__________________
Hayatta insani mahveden üç sey:

Cesaretsizlik, Gurur ve Öfkedir

Sevgili EZO,
Bak ne güzel yazmissin yukaridaki cümleleri,mademki Dedenin tasvib etmedigin yönleri vardi nicin cesaretini toplayipta Dedeye sormadin? o esnada sorsaydin cok iyi ederdin.
Sevgilerimle.
Turandk.

Ezo
16.02.2006, 20:46
__________________
Hayatta insani mahveden üç sey:

Cesaretsizlik, Gurur ve Öfkedir

Sevgili EZO,
Bak ne güzel yazmissin yukaridaki cümleleri,mademki Dedenin tasvib etmedigin yönleri vardi nicin cesaretini toplayipta Dedeye sormadin? o esnada sorsaydin cok iyi ederdin.
Sevgilerimle.
Turandk.

Sevgili Turandk bey,

Sordum ama fazla uzerine gitmekte istemedim, kendisi bize misafir oldu sohbette ettim diyorum ya fazla bu konu hakkinda konusmak istiyorum ben dedelerimize bir saygisizlik yaptigimi düsunmuyorum öyle bir seyinde imkansizdir....

saygilar

sedatsert
21.02.2006, 16:07
Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda, kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtem-ül Enbiya'dan sonra şeriat-ı kübrası, her asırda, her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır. Fakat teferruatta, bir derece ayrı ayrı mezheblere ihtiyaç kalmıştır. Evet nasılki mevsimlerin değişmesiyle elbiseler değişir, mizaçlara göre ilâçlar tebeddül eder. Öyle de, asırlara göre şeriatlar değişir, milletlerin istidadına göre ahkâm tahavvül eder. Çünki ahkâm-ı şer'iyenin teferruat kısmı, ahval-i beşeriyeye bakar. Ona göre gelir, ilâç olur. Enbiya-yı salife zamanında, tabakat-ı beşeriye birbirinden çok uzak ve seciyeleri hem bir derece kaba, hem şiddetli ve efkârca ibtidaî ve bedeviyete yakın olduğundan, o zamandaki şeriatlar, onların haline muvafık bir tarzda ayrı ayrı gelmiştir. Hattâ bir kıt'ada bir asırda, ayrı ayrı peygamberler ve şeriatlar bulunurmuş. Sonra âhirzaman Peygamberinin gelmesiyle, insanlar güya ibtidaî derecesinden, idadiye derecesine terakki ettiğinden, çok inkılabat ve ihtilatat ile akvam-ı beşeriye birtek ders alacak, birtek muallimi dinleyecek, birtek şeriatla amel edecek vaziyete geldiğinden, ayrı ayrı şeriata ihtiyaç kalmamıştır, ayrı ayrı muallime de lüzum görülmemiştir. Fakat tamamen bir seviyeye gelmediğinden ve bir tarz-ı hayat-ı içtimaiye de giymediğinden, mezhebler taaddüd etmiştir. Eğer beşerin ekseriyet-i mutlakası bir mekteb-i âlînin talebesi gibi, bir tarz-ı hayat-ı içtimaiyeyi giyse, bir seviyeye girse; o vakit mezhebler tevhid edilebilir. Fakat bu hal-i âlem, o hale müsaade etmediği gibi, mezahib de bir olmaz.
Eğer desen: Hak bir olur; nasıl böyle dört ve oniki mezhebin muhtelif ahkâmları hak olabilir?
Elcevab: Bir su, beş muhtelif mizaçlı hastalara göre nasıl beş hüküm alır; şöyle ki: Birisine, hastalığının mizacına göre su ilâçtır, tıbben vâcibdir. Diğer birisine, hastalığı için zehir gibi muzırdır; tıbben ona haramdır. Diğer birisine, az zarar verir; tıbben ona mekruhtur. Diğer birisine,
zararsız menfaat verir; tıbben ona sünnettir. Diğer birisine ne zarardır, ne menfaattir; âfiyetle içsin, tıbben ona mubahtır. İşte hak burada taaddüd etti. Beşi de haktır. Sen diyebilir misin ki: "Su yalnız ilâçtır, yalnız vâcibdir, başka hükmü yoktur."
İşte bunun gibi, ahkâm-ı İlahiye mezheblere hikmet-i İlahiyenin sevkiyle ittiba edenlere göre değişir, hem hak olarak değişir ve herbirisi de hak olur, maslahat olur. Meselâ, hikmet-i İlahiyenin tensibiyle İmam-ı Şafiî'ye ittiba eden, ekseriyet itibariyle Hanefîlere nisbeten köylülüğe
ve bedeviliğe daha yakın olup cemaatı birtek vücud hükmüne getiren hayat-ı içtimaiye de nâkıs olduğundan, herbiri bizzât dergâh-ı Kadıyy-ül Hacat'ta kendi derdini söylemek ve hususî matlubunu istemek için, imam arkasında Fatiha'yı birer birer okuyorlar. Hem ayn-ı hak ve mahz-ı hikmettir. İmam-ı A'zam'a ittiba edenler, ekseriyet-i mutlaka itibariyle, İslâmî hükûmetlerin ekserisi, o mezhebi iltizam etmesiyle medeniyete, şehirliliğe daha yakın ve hayat-ı içtimaiyeye müstaid olduğundan; bir cemaat, bir şahıs hükmüne girip, birtek adam umum namına söyler; umum kalben onu tasdik ve rabt-ı kalb edip, onun sözü umumun sözü hükmüne geçtiğinden, Hanefî Mezhebi'ne göre imam arkasında Fatiha okunmaz. Okunmaması ayn-ı hak ve mahz-ı hikmettir.
Hem meselâ, madem şeriat, tabiatın tecavüzatına sed çekmekle onu ta'dil edip nefs-i emmareyi terbiye eder. Elbette ekser etbaı, köylü ve nim-bedevi ve amelelikle meşgul olan Şafiî Mezhebi'ne göre "Kadına temas ile abdest bozulur, az bir necaset zarar verir." Ekseriyet itibariyle hayat-ı içtimaiyeye giren, nim-medenî şeklini alan insanlar, ittiba ettikleri mezheb-i Hanefîye göre "Mess-i nisvan abdesti bozmaz, bir dirhem kadar necasete fetva var."
İşte bir amele ile bir efendiyi nazara alacağız. Amele, tarz-ı maişet itibariyle ecnebi kadınlarla ihtilata, temasa ve bir ocak yanında oturmaya ve mülevves şeylerin içine karışmaya mübtela olduğundan; san'at ve maişet itibariyle, tabiat ve nefs-i emmaresi meydanı boş bulup tecavüz edebilir. Onun için, şeriat onların hakkında, o tecavüzata sed çekmek için, "Abdest bozulur, temas etme; namazını ibtal eder, bulaşma" manevî kulağında bir sadâ-yı semavî çınlattırır. Amma o efendi, namuslu olmak şartıyla âdât-ı içtimaiyesi itibariyle, ahlâk-ı umumiye namına, ecnebi kadınlara temasa mübtela değil, mülevves şeylerle nezafet-i medeniye namına kendini o kadar bulaştırmaz. Onun için şeriat, mezheb-i Hanefî namıyla ona şiddet ve azimet göstermemiş; ruhsat tarafını gösterip, hafifleştirmiştir. "Elin dokunmuş ise, abdestin bozulmaz;
hicab edip, kalabalık içinde su ile istinca etmemenin zararı yoktur. Bir dirhem kadar fetva vardır." der, onu vesveseden kurtarır. İşte denizden iki katre sana misal.. onlara kıyas et. Mizan-ı Şa'ranî mizanıyla, şeriat mizanlarını bu suretle müvazene edebilirsen et.

şavolanlı
22.02.2006, 15:13
bakın canlar alevilerde gercekten kadına büyük hürmet ve saygı vardır mesala bazı yerlerde kadınlara mal mış gibi sadece bir hizmet aracıymış gibi bakılırken bizim inançlarımız geregi kadının yeri alevilikte başkadır.ilk önce kadının anaç olma özelligi zaten başlı başına güzel bir olaydır.artı cemlerimizde bile beraber cem ibadeterimizi yaparız valla miras konusuna gelince bence alevi toplumu bu konudada esnektir tabi istisnalar kaideyi bozmaz canlar her yerde tek tük yanlışlar olabilir.zaten cennetin anaların ayagı altında oldugu sözü her şeyi özetliyor canlar

Erol_Celebi
22.02.2006, 19:05
tebrikler super nedıyım

new_gree
23.02.2006, 01:01
canlar şu an atv deki programı izleyen var mı? ben chhat'e giremiyorum buradan duyurayım dedim

sava
23.02.2006, 01:27
evet cenet analarımızın ayağının altındadır ve kadınlarımız değerlidir

çeşm-i naz
23.02.2006, 20:10
bu ayrım kesinlikle yanlış eğer alevilikte ayrım olsaydı kadınlar ayrı cem yürütür erkekler ayrı yürütürdü ki bu birlik geçmişimizden özümüzden geliyor
bu yüzden bu ayrım bizler için yoktur diğer mezheplerde olduğu gibi bazı insanlar ayrımı kendileri yapıyo ve düğünlerini bile harem seramlık yapıyolar işte bizim farkımız bu bizim için önce insan sevgisi geliyo ayrım yapmadan kardeşce yaşamak bir olmak geliyor...

kızılmavican
04.03.2006, 14:35
.........

Serkan_Devrim
04.03.2006, 14:39
[quote=kızılmavican]......
alevilikte kadının yerinin konuşulduğu konuda bu ne alaka dicem kızmazsanız. :yamukgul:

izem
04.03.2006, 15:49
Bizim güzel mezhebimiz de bırakın kadın-erkek ayrımını çoluk-çocuk, büyük-küçük ayrımı bile yoktur.
Biz de aslolan "insan"dır..
Turnalar kanatlanıp şaha uçtuğu vakit...
Böylesine güzel bir oluşumu başka hiç bir yerde göremezsiniz..

Oli
09.03.2006, 23:03
(...)
Alevilikte, dinadamlığı görevini fiili olarak yerine getirmek, kadınlara yasak değil. gerektiğinde onlarda tıpkı erkekler gibi bu görevleri üstlenirler. Örneğin 1938 katliamı sırasında, Mazgêrt (Mazgirt) yöresindeki Sey Sabun ve Bamasuranlılardan olup da dini görevleri yerine getirebilecek kişiler katledilip sürülünce, yerlerini kadınlar aldı. Diyelim ki Sey Sabunlardan Elife Ana yıllarca posta oturup bu görevi yerine getirenlerden biridir. Yine cem yapan kadınlara da rastlanmaktadır. Örneğin, Dersim'li Rayver (Rehber) Sey Bertal'ın karısı Ana Gulsıme oldukça etkileyici bir cem bağlayıcıydı. Onun Sey Rıza'nın (Seyit Rıza) konağına da gittiği, orada cem bağladığı ve büyük beğeni topladığı biliniyor.
Şunuda belirtelim ki kadınların bu görevi yerine getirmeleri sadece pratikte karşılaşılan zorunluluğun bir sonucu değil, Aleviliğin felsefesine uygun bit fonksiyondur. Alevilikte bu anlayış, "Belimden düşen değil, yolumu süren evladımdır" ya da "Kim daha iyi becerirse yolu o izler, postu o temsil eder" sözlerinde ifadesini bulur...
(...)

"Dersimde Alevilik" adlı kitaptan alıntıdır

Oli
13.03.2006, 01:08
edit...

yusufçukgecegez
14.03.2006, 21:06
ben sünniyim,sünnilerde gelenekle karışık şöyle bi adet vardır.çocuklara sevgi belli edilmez.ne kız çocuğuna ne erkek çocuğuna ,bu yenei yeni değişmekde.fakat alevi olan kız arkadaşımın anlattığı şey kafamı karıştırdı.o annesinden veya babasından hiç seniseviyorum kelimesini duymamış.sevgi belirtecek şeylerde görmemiş.hatta onların kendisini sevmediğini bile düşündüğü olurdu.merak ettiğim bu arkadaşımın ailesimi böyle,yoksa alevilikdede ağır basan adetler çocuklara sevgiyi göstermemeyimi emrediyor,özellikle kız çocuklarını.ki ben böyle olduğunu pek ihtimal vermiyorum,aydınlatırsanız sevinirim.şimdiden teşekkür ederim.

hena
28.03.2006, 21:30
Alevilere göre kadın herşeyden önce insandır. Kadınsız erkek, erkeksiz kadın düşünülemez. Kadin Ana dır, kadın Bacı’dır.



Hepimizinde bildiği gibi bizim inancımız ve felsefemizde kadın baş tacıdır.Alevi kadını diğer kadınlara nazaran daha özgürdür daha eşit haklara sahiptir. Bunların kanıtı olarak inancımızın temel kaynağı olan Kırklar Cemi’ni söyleyebiliriz.Tarihi araştırmalara ve felsefemizin bu güne kadar gelmesinde büyük rol oynayan ulularımızın deyişlerinden çıkan sonuçlara göre Kırklar Cemi’nde bulunanların 23’ü erkek 17’si kadından oluşuyordu. Kırklar Cemi herşeyden önce bizlere Hakk’a ulaşmanın bir gönül bütünlüğüyle ,senlik benlik davasının olmadığı, kimsenin kimseden üstünlüğü olmadan herkesin eşit olduğunu, herkesin gönül zengini olması halinde mümkün olacağını anlatır.Görüyoruzki taa temelden beri kadınlarımız her işte olduğu gibi ibadette de erkeğinin yanındadır. Taa ezelden bu eşitlikçi haklar kadınlarımıza verilmiş ve bu güne kadar gelmiştir. Bütün bunlara rağmen günümüz koşullarıyla bütün bunların ne kadar uygulanıp uygulanmadığı ise tartışma konusudur. Ama bildiğimiz gibi demokraside de o kadar çok kurallar vardır ki ne kadarı uygulanıyor ne kadarı uygulanmıyor.Bunlardan yola çıkarsak konunun değerlendirilmesi daha iyi yapabiliriz. Şunu iyi bilmeliyizki kadınlarımıza, inancımız da olupta yapamadığımız , veremediğimiz haklarını bütün kötü şevklerimizi bir kenara atıp vermemiz gerekiyor. Tabii ki şunu da unutmamak gerekir ki bizim kadınlarımız diğerlerinden farklıdır. İşinde erkeğiyle beraberdir , ibadetinde erkeğiyle beraberdir , cemlerimizde, semahlarımızda erkeğiyle beraberdir , evinde erkeğiyle beraberdir , toplumsal olaylarda faaliyetlerde erkeğiyle beraberdir. Kadının olmadığı yerde erkek bir yarımdır. Hayatta bocalar , Hakk’tan mahrum kalır. Hakk’tan mahrum kalır diyorum , çünkü Hakk’ka ulaşmak Hakk’la bir olmak bizim inancımıza göre tüm benliklerden arınıp Dört Kapı Kırk Makam’dan geçmekle mümkündür. Bu aşamalardan birisi de yola girmek, müsahip tutmaktır. Müsahip olmanın şartı ise evli olmaktır. Karı kocanın biribirinden razı olması ve çiftlerinde biribirlerinden razı olması gerekmektedir. Gördüğümüz gibi buda kadınsız olmuyor.Kadın bizim toplumumuzda herzaman baş tacıdır. Kısaca Alevilikte kadın erkek eşittir, kadının toplumda büyük rolleri vardır. İslam anlayışını şeriat , yobaz bir anlayış ile yorumlayan kesimlere bir baktığımızda bizim kadınımızın ne kadar hür ve eşit olduğunu daha iyi anlayabiliriz. O yobaz anlayışta kadın sürekli en arka planda tutulurken Alevilikte kadın baş rol oynamıştır. Bir Fatıma Ana , bir Kadıncık Ana , bir Hüsniye verebileceğim örneklerden birkaçı. Biraz da Anadolu tarihine bakarsak ilkçağ Anadolusunda Ana-Erkil aile düzeni vardı. Buradaki kadın erkek ilişkilerinin de Anadolu Aleviliğinde büyük etkileri olmuştur.Ana-erkil aile düzeninde kadın erkekten üstündü ve aile reisiydi.Yüksek dini mevkilere kadınlar getirilirdi.Dini işler kadınlar tarafından yönetilirdi.Kadın kutsaldı. Ana Tanrıça ‘’Kübele’’ bir kadındı. Alevilerde de kadının saygın bir yeri vardır.Kadın erkek ilişkileri her alanda olduğu gibi dini alanda da eşittir.Dedeye gösterilen saygı eşi Ana’ya da gösterilir.Sözlerimi Hünkar Hacı Bektaşi Veli’nin kısa , öz bir sözü ve bir dörtlüğüyle bitirmek istiyorum. ‘’Kadınlarınızı okutunuz’’.



Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde

Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde

Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok

Noksanlıkla eksiklik senin gözünde

srdr_ist
29.03.2006, 11:30
Kırklar Cemi’nde bulunanların 23’ü erkek 17’si kadından
Bu nerden çıktı kırkların 17 kadın olduğunu bu forumda 2. görüşüm öyle bişey yok kafanızdan uydurmayın diyene de uymayın.

4 kutsal kadın vardır.
Hz Asiye -hz meryem-hz hatice-hz fatıma

kadınlarımız bildiğiniz gibi toplumda yeri belli cemlerde kadın erkek değil can vardır sadece vede genel toplum kurallarında yaşlı kadınların erkekle oturup konuştuğunu genc ise konuşamadığını aslında buda kültürden geldiğini biliyorsunuz çoğunuz köylerde yaşadınız neyi abartıyorsunuz.

murat_aydemir_
29.03.2006, 15:42
selam millet ben bursadan murat böyle sitenin kurulmasına katkıda bulunan herkese teş . bir borç bilirim inanış insanın içinden gelen olaylardır bunu belli kırıtelerlere yda beli davranuş biçimlerine koymamak lazım ama ahlak kuraları cercevisinde

Serkan_Devrim
29.03.2006, 17:49
selam millet ben bursadan murat böyle sitenin kurulmasına katkıda bulunan herkese teş . bir borç bilirim inanış insanın içinden gelen olaylardır bunu belli kırıtelerlere yda beli davranuş biçimlerine koymamak lazım ama ahlak kuraları cercevisindetopik başlığı alevilikte kadın. peki sizin yazdığınız yazının bu konuyla ne ilgisi var? konulara uygun yazılar yazalım.

erencan60
02.04.2006, 15:49
ben bizim toplumumuzun genclerinde bayanlara kadınlara karşı bir saygısızlık gormedim su ana dek bunu yapanı da kınamalıyız zaten.......

deli_boran
02.04.2006, 16:08
insanı insan yapan yüzündeki nur ve icindeki inançtır

erencan60
02.04.2006, 18:21
konuyla pek alakasını kuramadım biraz acarsan...

zine
05.04.2006, 03:02
her toplumda kadının değerlidir diye söylenir. ama sadece söylenir.
alevilerdede durum aynı. sözde kadın baştacıdır.
şöyle bir yakınçevrenize bakarsanız kendini harap edenin kadınlar ve buna dur demeyenlerinde erkekler olduğunu görürsünüz. örneğin annelerimiz. her toplumda erkekler kadınların acizliğinden faydalanmıştır. bu konuma kadınlar isteyerek gelmişlerdir.
kadın erkek eşdeğerlere sahip doğar. bu değerlere herkes sahip çıkabildiği ölçüde sahip olur. kadının yerini erkek değil kadın kendisi belirler.

lion12
06.04.2006, 11:55
Alevilerde kadin erkek ayrimciligi yapilmaz. Alevi meclisinde kadin erkek yoktur, insan vardir, can vardir. “Can , Canlar” Erenler” ifadesi sadece kandin veya erke icin kullanilmaz. Her iki cins icin ortak olarak kullanilan bir deyimdir. Ailede, toplumda, dinsel hayatta kandin erkek ayrimi yapilmaz. Kadin ve erkek toplumun her anlaninda esittir. Örnegin, evde anne be babalar cocuklari arasinda kez erkek ayrimi yapmazlar. Mirasta kadin ve erkek esit paya sahiptir. Evlilikte kadin ve erkek haklari esittir. Erkek, toplumu ikna etmeden esinden bosanirsa, o haksizlik sayilir ve erkek “Yol Düskünü”kabul edillir. Erkek hakli nedenler olmadikca esini bosayamaz. “Bos ol” gibi bir anlayis yoktur. Alevilerde bosanma konusunda kadina, erkege kiyasla daha toleransli bakilir. Erkek hakli bir neden olmadan esini bosayamaz ama kadin ayrilmak isterse neden göstermeden esini bosayabilir. Bu konuda kadin zorlanamaz. Bu hareket kadin haklarini koruyan bir gelenektir. Dinsel olarak bakildiginda da: dede toplumda saygin bir yere sahiptir. Ayni sayginlik dedenin esi icinde gösterilir. Ona da “Ana” denir. Bektasilikte dedebaba esine saygi ifadesi olarak, “Anabaci Sultan” diye hitap eder. Muhiplerde, dedebanin esine “Anabaci” derler.

Çok güzel bir konu açmoşsınız.Gerçekten de kadına dünya kurulduğundan bu yana,bizim toplumumuz kadar değer veren başka da bir inanç ya da felsefe yoktur herhalde.Çünkü bizler bunları hem Kuran'dan hem de pirimizin Altın sözlerinden öğreniyoruz.Kadın bence toplumun aynasıdır dostlar.Çünkü kadın demek anne demektir,umut demektir,sevgi demektir,şevkat demektir.Eğer ki toplumda kadınlarımız iyi eğitilmiş,söz sahibi olmuş ve de bilgili aydın kişiler olursa,gelecek nesilin de sapma oranı o oranda azalır ve akıllı ve bilgili bireylerin yetişme oranı artar.Çünkü çocuğun eğitiminden sorumlu olan annedir.Ona gereken eğitimi anne verir.Kadına değerin az verildiği toplumlarda,kalkınmanın yavaş olacağı kanısındayım.Ayrıca hele ki onlara uygulanan şiddet,o zaten apayrı bir durum.Bİr kadına kendi sıkıntılarından dolayı,bir erkeğin el kaldırması,iş veya özael hayatındaki yaşadığı olumsuzlukların hırsını kendi eşinden şiddet kullanarak alması,bence bunlar hiç hoş şeyler değil.Bunları ne kadar düzlüğe çıkarırsak.Toplumsal yapımız,kültürel ve etik değerlerimiz o derecede korunmuş olur.Bütün dostlara saygılar ve sevgiler!

nazmiye
14.04.2006, 16:37
Kadın erkek eşitliği inancımızdada iyi değerlendirilmiş ve gereken önem verilmiştir.Müslümanlıktan öncede toplumumuzda verilen değer aynıymış.Benim merak ettiğim ne olduda kadına verilen değer yitirildi yada insanların istekleri doğrultusunda kullanıldı.Örneğin bizim bölgede alevi sünni farketmez kadının söz hakkı yoktur.Kadın eskiden ibadetin daha yoğun yaşanıldığı zamanlarda dedelerin yoğun olduğu dönemde evde köleden farklı değildi.Yeni nesil eğitimin verdiği nedenlerden dolayı daha bilinçli ve daha saygılı neden çünkü kadın hak istemeyi ögrendi.Annenize ve anneannenize,babaannenize sorun hangisi eşinden yada eşinin ailesinden şiddet,aşağılanma görmemiş?

zeynel_can
16.04.2006, 22:50
[quote=Ezo]



Alevilerde kadin erkek ayrimciligi yapilmaz. Alevi meclisinde kadin erkek yoktur, insan vardir, can vardir. “Can , Canlar” Erenler” ifadesi sadece kandin veya erke icin kullanilmaz. Her iki cins icin ortak olarak kullanilan bir deyimdir. Ailede, toplumda, dinsel hayatta kandin erkek ayrimi yapilmaz. Kadin ve erkek toplumun her anlaninda esittir. Örnegin, evde anne be babalar cocuklari arasinda kez erkek ayrimi yapmazlar. Mirasta kadin ve erkek esit paya sahiptir. Evlilikte kadin ve erkek haklari esittir. Erkek, toplumu ikna etmeden esinden bosanirsa, o haksizlik sayilir ve erkek “Yol Düskünü”kabul edillir. Erkek hakli nedenler olmadikca esini bosayamaz. “Bos ol” gibi bir anlayis yoktur. Alevilerde bosanma konusunda kadina, erkege kiyasla daha toleransli bakilir. Erkek hakli bir neden olmadan esini bosayamaz ama kadin ayrilmak isterse neden göstermeden esini bosayabilir. Bu konuda kadin zorlanamaz. Bu hareket kadin haklarini koruyan bir gelenektir. Dinsel olarak bakildiginda da: dede toplumda saygin bir yere sahiptir. Ayni sayginlik dedenin esi icinde gösterilir. Ona da “Ana” denir. Bektasilikte dedebaba esine saygi ifadesi olarak, “Anabaci Sultan” diye hitap eder. Muhiplerde, dedebanin esine “Anabaci” derler







Alevi kadını hemcinslerine oranla daha özgürdür. Bu özgürlük, Aleviliğin ilkelerinden kaynaklanmaktadır. Alevi Ulu'su, Hacı Bektaş Veli'nin bir özdeyişi bunu açıkça ortaya koyuyor. Şöyle diyor Ulu Hünkar: "Kadınlarınızı Okutunuz". Bu ilke bundan 700 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu ilke güncelliğini korumakla beraber, aynı zamanda günümüzün temel şiarı da olmalıdır. Bu ilke de kast edilen salt okuma-yazma değildir. Burada hedeflenen, kadının eşitliğidir.
Eşitlikçi ve özgürlükçü bir felsefeye sahip olan Aleviler, uzunca bir dönem kadını erkekle eşit kıldı. Aleviler de, kadınla erkek beraber ibadet ederler, beraber üretip beraberce eşit bir şekilde tüketirler. Alevilikte kadın, "Ana"dır "Bacı"dır. Aleviler bütün tahriklere rağmen kadını baş tacı yaptı. Ne zamanki Aleviler asimle edilmeye, kendi kökeninden uzaklaştırılmaya başlandı, Alevi kadının özgürlüğü de, aynı dönemin ürünü olarak kısılmaya başlandı. Son 50 senelik dönemde ise, Alevi kadını kalan haklarını da yitirmeye başladı. Şüphesiz bunda gelişen kapitalizmin etkisi olmuştur. Çünkü bilindiği gibi Alevi toplumu öz itibarıyla bir köy-kır toplumudur. Alevilerin sosyal yaşamı, siyasal kimlikleri, insan doğa ilişkileri, hatta bazı inançsal değerleri bu formasyon çerçevesinde şekillenmiştir. Artan baskılar, dedelik
kurumunun zayıflaması, çağdaş örgütlülüğün gelişememesi en çok Alevi kadınını etkilemiştir. Burada bir "Anamızın" sözünü aktarmadan geçemeyeceğiz. Şöyle diyordu "Anamız" erkeklere hitaben: "siz Alevi erkekleri, bizleri çarşafa koymadınız ama özgürlüğümüzü, özgüvenimizi de elimizden aldınız". Bu hitabet sadece Alevi erkeklerine değil, bütün dünya erkeklerinedir. Kadına kısmi haklar, veya yasal bir takım güvenceler yetmiyor. Kadın özgürlüğünü, özgüvenini, kişiliğini, kabulünü kısacası; insan olmasından kaynaklanan doğal haklarını istiyor. Eğer kadını insan olarak görüyorsanız, onun haklarının önünde bir engel değil, bir mücadele arkadaşı olmalısınız.
Bizler Yapı olarak kadın haklarının alınması için mücadeleye kararlıyız. Bu yazının yazarı bir erkektir. Bu bağlamda ne kadar zor da olsa, bin yılların getirdiği alışkanlıkta olsa, kadın özgürlüğünü biçimsellikten çıkartıp içselleştirmeliyiz. Burada en büyük görev yine kadına düşüyor. Haklarınızın takipçisi olun. İster yasal hakları almada olsun, ister bireysel bazda gelişen bazı olaylar karşısında olsun özgür inisiyatifinizi kullanmaktan çekinmeyin. Artık kendinizi ezdirmeyin!
Bu tarzda gelişecek olan bir mücadele şekli erkeği de özgürleştirir ve aynı zamanda yılda sadece bir gün değil, diğer günlerde de kadın saygı görür. Bu özgür günlerde buluşmak dileğiyle.

canikocan
18.04.2006, 16:00
alevilerde kadın erkek dahil olmak üzere ayrımcılığın hepsine kesinlikle karşı çıkılır.
insan sevgisi önden gelir. kadınlar da gözümüzün bebeğidir. hiçbir nedenle ayrım yapmayız.

Hejar
24.04.2006, 16:18
Alevilerde kadin erkek ayrimciligi yapilmaz. Alevi meclisinde kadin erkek yoktur, insan vardir, can vardir. “Can , Canlar” Erenler” ifadesi sadece kandin veya erke icin kullanilmaz. Her iki cins icin ortak olarak kullanilan bir deyimdir. Ailede, toplumda, dinsel hayatta kandin erkek ayrimi yapilmaz. Kadin ve erkek toplumun her anlaninda esittir. Örnegin, evde anne be babalar cocuklari arasinda kez erkek ayrimi yapmazlar. Mirasta kadin ve erkek esit paya sahiptir. Evlilikte kadin ve erkek haklari esittir. Erkek, toplumu ikna etmeden esinden bosanirsa, o haksizlik sayilir ve erkek “Yol Düskünü”kabul edillir. Erkek hakli nedenler olmadikca esini bosayamaz. “Bos ol” gibi bir anlayis yoktur. Alevilerde bosanma konusunda kadina, erkege kiyasla daha toleransli bakilir. Erkek hakli bir neden olmadan esini bosayamaz ama kadin ayrilmak isterse neden göstermeden esini bosayabilir. Bu konuda kadin zorlanamaz. Bu hareket kadin haklarini koruyan bir gelenektir. Dinsel olarak bakildiginda da: dede toplumda saygin bir yere sahiptir. Ayni sayginlik dedenin esi icinde gösterilir. Ona da “Ana” denir. Bektasilikte dedebaba esine saygi ifadesi olarak, “Anabaci Sultan” diye hitap eder. Muhiplerde, dedebanin esine “Anabaci” derler.

Aslen karadenizliyim alevilerde kadın, sunnilerde kadın tarzı ile değilde, izlemlediğim kadarı ile doğu kültüründe kadının yeri daha değerli görünüyor diye düşünüyorum.. Karadenizde tarlada,sapanda, evde, ahırda, bostanda vs vs .. her işi ağırlıklı olarak kadın yaparken bununla birlikte kadına verilen değer, önem hiç denecek kadar az ve erkek istediği an boşayacakken, bu sanki erkeğe tanınmış bir hakmış gibi görülüyor..Kadın yaşadığı her ne olursa olsun boşanmayı çaresiz kalacağı düşüncesiyle reddediyor. Eğer yanılmıyorsam benim gözlemlediğim ; Doğuda aileler kız çocuklarına ihtimal boşanma sonrasıda destek çıktıklarından tevekkeli erkeklerin bu anlamdaki cesaretlerini kıran bir vaziyet çıkıyor ortaya diye düşünüyorum.

lion12
25.04.2006, 02:55
Vallahi kadına verdiğimiz değeri herhalde belki de hiçbir inanç vermedi bu zamana kadar.

Balta
03.05.2006, 06:50
Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde
Hakkın yarattığı her şey, yerli yerinde
Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok.
Noksanlık da eksiklik de, senin görüşlerinde

HACI BEKTAŞİ VELİ

Alevi öğretisinde kadın dünyadır ve Aleviler, çağdaş, gelişmiş bir toplumun kadınlara uygulanan her türlü eşitsizliğin ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşeceğine inanmaktadır.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Yönetim Kurulu yapılan yazılı basın açıklamasında " Eşitlikçi ve özgürlükçü bir felsefeye sahip olan Aleviler, kadının erkekle eşit haklara sahip olması yolundaki mücadelesinden vazgeçmeyecektir. Çünkü Alevi öğretisinde kadın dünyadır ve Aleviler, çağdaş, gelişmiş bir toplumun kadınlara uygulanan her türlü eşitsizliğin ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşeceğine inanmaktadır " denildi.

•Kadınlar iş yaşamından dışlanmakta, erkeklere oranla daha düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. Özellikle tarım ve sanayi kesiminde kadına, sömürü düzeninin ucuz işgücü gözüyle bakılmaktadır. Mesleki ve siyasi alandaki kariyer yapma ve yükselmelerinin önündeki engeller ve baskılarda değişim olmamıştır.
•Kadınların ücretsiz ve sosyal güvencesiz olarak yaptığı ev işleri, siyasi iktidarların gündeminde yer almamıştır. Kapitalist dünyada, emeği, ucuz işgücü olarak değerlendirilen kadın, aynı zamanda cinsel bir meta olarak sunulmakta, bilinçsiz ve kör tüketim çılgınlığının da hedefi haline getirilmektedir.

•Kadın örgütlerinin kamuoyuna sunduğu veriler, siyasetin paslanmış kulaklarını, kemikleşmiş önyargılarını değiştirmedi.

•Yılda beşyüzbin kadın, gebelik ya da doğum sırasında yaşamını yitiriyor.

•Cinayet kurbanı kadınların yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.

•Dünyada her 3 kadından 1'i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.

•Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde tecavüz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.

•ABD'de her 90 saniyede 1 kadın tecavüze uğrarken, Irak'ta Nisan 2003'ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında, en az 400 kadının tecavüze uğradığı İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporlarında yer alıyor.

•Dünyada, ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet ediliyor.

•Dünya genelinde mültecilerin yüzde 80'i kadın.

•Gelişmekte olan ülkelerde okur-yazar olmayan her 3 kişiden 2'si kadın.

•280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından 1'i okuma yazma bilmiyor.

•Suudi Arabistan'da kadının oy hakkı yok, araba kullanması yasak.

•Dünyada 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunurken, 'namus savunması' Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guatemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Venezuella'nın ceza yasalarında yer alıyor.

•İran'da çok istisnai durumlar haricinde kadının boşanma hakkı yok.

•Şeriat'la idare edilen ülkelerde zina yapan kadının cezası Recm; yani taşlanarak ölüm.

•Tüm dünyada sağlık çalışanlarının yüzde 75'i kadın.

•Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.

21. yüzyılda, kadınların dünyasındaki bu sorunların, çözümü için, eşitlikten ve özgürlükten yana tercihi olanların, kadınların sorunlarına karşı duyarlı ve kadınların taleplerini her platformda dillendirmesi gerekir. AKP döneminde, kadınlar üzerinde giderek artan sosyal baskılara, şiddete ve ayrımcılığa karşı, kadın hakları ve taleplerine, toplumun diğer sorunları gibi önem verilmesi gerekir. Ama mevcut siyaset kadının bu sorunlarından öte başka sorunlarla uğraşmasından dolayıdır ki kadın sorunu denilince dar bir kapsama sokulmak istenmiş ve dillendirilmiştir
Bu mücadele gündelik hayatımızın tüm alanlarında kadına yönelik, baskıcı, ayrımcı, dışlayıcı politikalara ve şiddete DUR demekle başlar.

Eşitlikçi ve özgürlükçü bir felsefeye sahip olan Aleviler, kadının erkekle eşit haklara sahip olması yolundaki mücadelesinden vazgeçmeyecektir. Çünkü Alevi öğretisinde kadın dünyadır ve Aleviler, çağdaş, gelişmiş bir toplumun kadınlara uygulanan her türlü eşitsizliğin ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşeceğine inanmaktadır.

Sevgi Erkan
19.05.2006, 20:59
sayın balta,
çok haklısınız.tamamen katılıyorum size.
tüm kadınlarımız okumalı.bu sayı günden güne artmalı.kadınlarımız bilinçlenmeli.
herkes bu konuda üzerine düşen görevi yapmalı.bazı alevi kadınlarımız bunun değerini bilmiyor.bir eğitimci olarak özellikle kız çocuklarının okuması yönünde
daha fazla çaba sarf ediyorum.okuma yazma kusrlarında da kadınlara okuma öğretiyoruz.
sana teşekkür ediyorum.''kadın dünyadır''sözün için.ilerlemenin yolu kadına verilen değerle olur.saygılar.

Şoreş
19.05.2006, 21:02
Alevilik ANAERKİL olduğu için Kadınlarımız değerli ve kutsaldır ayrıca Aile içi kararların alınmasında herzaman başı çekerler.Çevremdeki Alevi Aileler hep böyle.En güzel örnek bizim ev:yamukgul:

halitseyfi
28.05.2006, 14:27
Alevilik ANAERKİL olduğu için Kadınlarımız değerli ve kutsaldır ayrıca Aile içi kararların alınmasında herzaman başı çekerler.Çevremdeki Alevi Aileler hep böyle.En güzel örnek bizim ev:yamukgul:
Sevgili can
Alevilik Anaerkil veya babaerkil demenin doğru olduğunu sanmıyorum. Çünkü alevilikte kadın ve erkek eşitliği vardır. Kadın erkek eşitliğinde de Ana veya babanın erki yokturdur.Söz birdir .
sevgiler

hubyar_dost
28.05.2006, 22:08
Alevi inancının en temel düsturlarından biri,72 millete aynı nazar ile bakmaktır.Bu felsefe,kardeşleşme kültürünün ve ''Halkların Kardeşliği'' idealinin,Anadolu Aleviliği'ndeki karşılığıdır.
Eşitliği baz alan ve inancının ortasına koyan Alevilik,Kadın'a da o gözle bakar.
Alevilik'te,Kadın CANAN'dır.Cem'e girdiğinizde,artık Erkek ve Kadın yoktur.Can ve Canan vardır.Posta eşit bir şekilde,beraber diz çökme vardır.
Sosyal yaşamda Kadın-Erkek eşitliğini savunan;inançsal ibadet'te,kadına eşit koşullarda ikrar verdiren;''Kadın bilene nefs,bilmeyene nefestir..'' diyen bu yüce inançtır,Aleviliktir.
Kadının durduğu yer,Aleviliğin can damarıdır.O damara nefes veren CANAN'larımızdır.
www.***********

Balta
29.05.2006, 20:11
Verilere tekrar bakarsak, ortada kadına ait büyük bir sorun dururken ülkemizde sadece ve sadece kadın sorunu olarak başörtü dayatması vardır. Buda kadınlar olarak değil yine erkek bireylerin siyaset icazetinden kaynaklı sorundur. Oysa verilerde daha ciddi sosyal ve ekonomik sorunlar bütün aile fertlerini ve toplumun ortak sorunudur. Bu konulara duyarlı davranmak gerekir.
Verilere tekrar bakalım diye aktarıyorum;

•Kadınlar iş yaşamından dışlanmakta, erkeklere oranla daha düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. Özellikle tarım ve sanayi kesiminde kadına, sömürü düzeninin ucuz işgücü gözüyle bakılmaktadır. Mesleki ve siyasi alandaki kariyer yapma ve yükselmelerinin önündeki engeller ve baskılarda değişim olmamıştır.
•Kadınların ücretsiz ve sosyal güvencesiz olarak yaptığı ev işleri, siyasi iktidarların gündeminde yer almamıştır. Kapitalist dünyada, emeği, ucuz işgücü olarak değerlendirilen kadın, aynı zamanda cinsel bir meta olarak sunulmakta, bilinçsiz ve kör tüketim çılgınlığının da hedefi haline getirilmektedir.

•Kadın örgütlerinin kamuoyuna sunduğu veriler, siyasetin paslanmış kulaklarını, kemikleşmiş önyargılarını değiştirmedi.

•Yılda beşyüzbin kadın, gebelik ya da doğum sırasında yaşamını yitiriyor.

•Cinayet kurbanı kadınların yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.

•Dünyada her 3 kadından 1'i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.

•Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde tecavüz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.

•ABD'de her 90 saniyede 1 kadın tecavüze uğrarken, Irak'ta Nisan 2003'ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında, en az 400 kadının tecavüze uğradığı İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporlarında yer alıyor.

•Dünyada, ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet ediliyor.

•Dünya genelinde mültecilerin yüzde 80'i kadın.

•Gelişmekte olan ülkelerde okur-yazar olmayan her 3 kişiden 2'si kadın.

•280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından 1'i okuma yazma bilmiyor.

•Suudi Arabistan'da kadının oy hakkı yok, araba kullanması yasak.

•Dünyada 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunurken, 'namus savunması' Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guatemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Venezuella'nın ceza yasalarında yer alıyor.

•İran'da çok istisnai durumlar haricinde kadının boşanma hakkı yok.

•Şeriat'la idare edilen ülkelerde zina yapan kadının cezası Recm; yani taşlanarak ölüm.

•Tüm dünyada sağlık çalışanlarının yüzde 75'i kadın.

•Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.

Ardahanlı
12.06.2006, 18:46
Bizim kırklar meclisimizde de wardı ki bizde bacı deniliyor bildiğiniz gb. ve alevi kültüründe kadının önemli bir yeri wardır

Erkan Sevgi
13.06.2006, 00:45
Verilere tekrar bakarsak, ortada kadına ait büyük bir sorun dururken ülkemizde sadece ve sadece kadın sorunu olarak başörtü dayatması vardır. Buda kadınlar olarak değil yine erkek bireylerin siyaset icazetinden kaynaklı sorundur. Oysa verilerde daha ciddi sosyal ve ekonomik sorunlar bütün aile fertlerini ve toplumun ortak sorunudur. Bu konulara duyarlı davranmak gerekir.
Verilere tekrar bakalım diye aktarıyorum;

•Kadınlar iş yaşamından dışlanmakta, erkeklere oranla daha düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. Özellikle tarım ve sanayi kesiminde kadına, sömürü düzeninin ucuz işgücü gözüyle bakılmaktadır. Mesleki ve siyasi alandaki kariyer yapma ve yükselmelerinin önündeki engeller ve baskılarda değişim olmamıştır.
•Kadınların ücretsiz ve sosyal güvencesiz olarak yaptığı ev işleri, siyasi iktidarların gündeminde yer almamıştır. Kapitalist dünyada, emeği, ucuz işgücü olarak değerlendirilen kadın, aynı zamanda cinsel bir meta olarak sunulmakta, bilinçsiz ve kör tüketim çılgınlığının da hedefi haline getirilmektedir.

•Kadın örgütlerinin kamuoyuna sunduğu veriler, siyasetin paslanmış kulaklarını, kemikleşmiş önyargılarını değiştirmedi.

•Yılda beşyüzbin kadın, gebelik ya da doğum sırasında yaşamını yitiriyor.

•Cinayet kurbanı kadınların yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.

•Dünyada her 3 kadından 1'i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.

•Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde tecavüz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.

•ABD'de her 90 saniyede 1 kadın tecavüze uğrarken, Irak'ta Nisan 2003'ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında, en az 400 kadının tecavüze uğradığı İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporlarında yer alıyor.

•Dünyada, ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet ediliyor.

•Dünya genelinde mültecilerin yüzde 80'i kadın.

•Gelişmekte olan ülkelerde okur-yazar olmayan her 3 kişiden 2'si kadın.

•280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından 1'i okuma yazma bilmiyor.

•Suudi Arabistan'da kadının oy hakkı yok, araba kullanması yasak.

•Dünyada 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunurken, 'namus savunması' Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guatemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Venezuella'nın ceza yasalarında yer alıyor.

•İran'da çok istisnai durumlar haricinde kadının boşanma hakkı yok.

•Şeriat'la idare edilen ülkelerde zina yapan kadının cezası Recm; yani taşlanarak ölüm.

•Tüm dünyada sağlık çalışanlarının yüzde 75'i kadın.

•Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.


Tarihi anaç tanrılarla dolu bir ülkenin 21 yüzyılda geldiği nokta. Adı geçen bu kadınlar bizlerin annesi, ablası, kızı, teyzesi, halası

Teşekkürler Halil bu verilerle bunları tekrar hatırlattığın için

sivaspiri
13.06.2006, 20:04
Kadınlardan Hz. Fatma’nın Hz. Muhammed’in kızı olması dolayısıyla şefaat etme hakkı bulunduğu gibi, Cennette kadın ile erkek arasında bir fark yoktur. Herkesin bildiği gibi, dünyada iken bizim cemlerimizde de kadınla erkek eşittir.


:108:

jiyan24
13.06.2006, 20:22
Alevilerde kadin erkek ayrimciligi yapilmaz. Alevi meclisinde kadin erkek yoktur, insan vardir, can vardir. “Can , Canlar” Erenler” ifadesi sadece kandin veya erke icin kullanilmaz. Her iki cins icin ortak olarak kullanilan bir deyimdir. Ailede, toplumda, dinsel hayatta kandin erkek ayrimi yapilmaz. Kadin ve erkek toplumun her anlaninda esittir. Örnegin, evde anne be babalar cocuklari arasinda kez erkek ayrimi yapmazlar. Mirasta kadin ve erkek esit paya sahiptir. Evlilikte kadin ve erkek haklari esittir. Erkek, toplumu ikna etmeden esinden bosanirsa, o haksizlik sayilir ve erkek “Yol Düskünü”kabul edillir. Erkek hakli nedenler olmadikca esini bosayamaz. “Bos ol” gibi bir anlayis yoktur. Alevilerde bosanma konusunda kadina, erkege kiyasla daha toleransli bakilir. Erkek hakli bir neden olmadan esini bosayamaz ama kadin ayrilmak isterse neden göstermeden esini bosayabilir. Bu konuda kadin zorlanamaz. Bu hareket kadin haklarini koruyan bir gelenektir. Dinsel olarak bakildiginda da: dede toplumda saygin bir yere sahiptir. Ayni sayginlik dedenin esi icinde gösterilir. Ona da “Ana” denir. Bektasilikte dedebaba esine saygi ifadesi olarak, “Anabaci Sultan” diye hitap eder. Muhiplerde, dedebanin esine “Anabaci” derler.


arkadaş katılıyorum.alevilikte kadın erkek ayrımı yoktur.erkeğin üstünlüğü anlayışı yoktur .dede ile ana yanyanadır.ama şöyle bir sorun aleviliktede var.dedelik erkekten geçiyor fakat kadından geçmiyor!

sivaspiri
14.06.2006, 09:34
Alevilikten dışında Türk kadını!


Türk töresinde kadının yeri erkeğin yanı olmuştur. Kurultaylarda söz hakkına sahip ,gerektiğinde silaha sarılıp mücadele veren , iffet ve namus timsali olan kadınlar Türk kadınlarıdır. Öyleyse biz bu sözü Türk milleti için özlü bir söz haline getirmek istersek ‘her başarılı erkeğin yanında başarılı bir kadın vardır’ diye kullanabiliriz.

Mustafa Kemal Atatürk
"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim."

30 Mart 1923 Vakit Gazetesi...


"Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştemal veya buna benzer birşeyler asararak yüzünü, gözünü gizler ve yanında geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır."

1925 İnebolu gezisinde örtünen kadınlarla ilgili...

emircann
16.06.2006, 13:34
alevilik demek insan demektir .. alevilikte insan ayrımı yapılmamaktadır ırkcılık yapılmamaktadır. kadın ve erkek her zaman eşit tutulmaktadır insanlar herzaman sayılır ve sevilir.ama diyer mesheplerde kadınlara karşı yapaılan insanlık dışı kısıtlamalar kadınların özgur duşunce emperyalizmini kısılamak yanlışdır.Ne Demiş Atalarımız..

CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDADIR...

KURŞUNveli
19.06.2006, 21:21
ne kadar da güzel şeyler söylesek kadınlar için gerçeği değiştirmez günümüz şartlarında dahi kadınlar ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor...bu da bir ülkenin gelişimi açısından cok vahim bir durum...oysaki iş gücü olarak kadınların erkeklerden daha verimli olduğu tesbit edilmiştir...enazından alevi forum da kadınların itibar olarak erkeklere fark attıkları kesin....bu da kadınlar açısından sevindirici olsa gerek...

hevalim
02.07.2006, 22:31
merhaba canlar güzel bi konu seçmişsiniz alevilikte kadına değer veriliyo şu gerçek bişey bizim CEM lerimize kadınlar katılır erkek-kadın herkes aynı yerdedirler ama camilere kadınlara ayrı bölümler yapılıyo o bölümlerde ibadetlerini yapıyolar bence bizim kadınlarımıza değer veriliyo bu ve bunun gibi birçok örnek var....

yararli1
03.07.2006, 11:04
Gerçektende Duncan arkadaışımızın yazdığı doğru, günümüz şartlarında kadının evliliği bitirebilmesi kadın-erkek eşitliğini olumsuz etkilemektedir, peki arkadaşlar benim şöyle bir sorum olacak:
Alevi bir kadın ile alevi olmayan bir erkeğin evliliğindeki boşanma konusundaki durum nasıl olur?
Alevi bir kadın alevi olmayan bir erkeği benimsediği zaman otamatikman onun yaşantısınıda kabul ettiği için bu kural bozulur mu?
Teşekkürler...

Sevgi Erkan
07.07.2006, 18:34
Şiiri okuyunca bana alevilikte kadını yaşattı.Ben de sizinle paylaşmak istedim bu şiiri.Özür dilerim Şairini bilmiyorum.

DÜŞÜNDÜN MÜ HİÇ

Anlatmalıydım sana
Öğretmeliydim birazcık
Şu kökeme yaşantımı
Öğretmeliydim...
Sevecek miydin acaba?
Yalın ayak çarıklı babamı
Anamın
Yama üstüne yama entarisini
Görmeliydin
Giyecek miydin acaba?
Beni de beni de al yanına diyorsun
Gelirsen yaşayabilir misin bilmem...
Bizimkiler inek sağar,ayran yayar
Sığır güder miydin?
Kadınım olacaksın faydasız
Sana Silo'nun karısı diyecekler

Hep kaba konuşur bizimkiler
Üzülüp harap olursun
Düşündün mü hiç?
Merkepte odun taşıyacağını
Yüklenmiş hayvan gördün mü bilmem
Karasaban kavrayıp
Hoo.. diyecek misin öküzlere
Hoo.. demeye yakışır mısın sen
Değirmen döner gibi
Sen dönecek misin harmanda
Makine tozu , buğday başağı
Ya batarsa eline
Bizde gölge sevmezler
Yüze boya sevmezler
Erkek gibidir kadınlarımız
Sen de
Öyle olacağını düşündün mü hiç.

seyder
08.07.2006, 00:32
Söyle söyle söyle, sonrada hakaret etmek için söylemedim de.

Sonra "hakkula" davası görülmüş burada.Ya ben de Pirlerimiz gelince verdim.Veren benim, ele ne ki?Şimdi ne kadar verildiyse verildi, kim verdiyse verdi; size ne?Veren gönlü rahat da size ne oluyor?Veren bir hizmet bulmuş ki, vermiş.Veren başkası ve isteyerek verilmiş.Siz neyin davasını güdüyorsunuz ki?Siz istemiyorsanız vermezsiniz olur biter.Bu durumda şikayetçi olacak bir durum da olmaz ortada.

Siz hakkula verdiniz mi?Verdiyseniz, siz verdiniz banane?Ve istayarak vardiniz.Başkasının verdiği hakkula için de size ne?

Sonra sunniler topluyor, trilyonlar oluyor, onlar çok toplandı diye mutlu da oluyorlar.Hristiyanlar topluyor, şikayet eden yok.E dedelere verilince niye böyle tartışma konusu yapılıyor?Size verin diyen oldu mu?Vermezseniz dede zorla cebinizden de almıyor.E daha ne dava ediliyor ki?

seyder
08.07.2006, 00:40
peki arkadaşlar benim şöyle bir sorum olacak:
Alevi bir kadın ile alevi olmayan bir erkeğin evliliğindeki boşanma konusundaki durum nasıl olur?
Alevi bir kadın alevi olmayan bir erkeği benimsediği zaman otamatikman onun yaşantısınıda kabul ettiği için bu kural bozulur mu?
Teşekkürler...
Aleviliğe göre, Alevi bir kişi , Aleviliği benimsememiş, tabi olmamış biri ile evlenemez.Kadın içinde, erkek içinde böyledir.Böyle bir evlilik düşkünlük çıkarır ve boşanması için de bir Alevilik kuralı yoktur.Çünkü o Alevi olan kişi o evliliği gerçekleştirdiği andan itibaren zaten Alevilik dışına çıkma kararı vermiş ve sonucu kabullenmiştir.Dolayısı ile boşanması ile ilgili bir Alevilik kuralı aranması yersizdir.Zaten Alevilik dışı kalmayı kendi istemiştir.Bir daha ne kuralı arayacak ki?

seyder
08.07.2006, 00:56
Alevi inancının en temel düsturlarından biri,72 millete aynı nazar ile bakmaktır.Bu felsefe,kardeşleşme kültürünün ve ''Halkların Kardeşliği'' idealinin,Anadolu Aleviliği'ndeki karşılığıdır.
Ya senin halkların kardeşliği dediğin şey en fazla 20 yıllık birşey.Sen Aleviliği ve kadın inancını "kadınlarınızı okutunuz.é diyen en Ulusu ile tarihe not düşmüş en az bin yıllık bir inancı nereden 20 yıla bağladın.İlginç ha.İlla siyasi görüşüne bir yama yaparak tutturacaksın diye, benim inancımı küçük düşüremezsin, imkar da edemezsin.
Alevilik'te,Kadın CANAN'dır.Cem'e girdiğinizde,artık Erkek ve Kadın yoktur.Can ve Canan vardır.Posta eşit bir şekilde,beraber diz çökme vardır.
Kadının durduğu yer,Aleviliğin can damarıdır.O damara nefes veren CANAN'larımızdır.Hem Ceme girince kadın erkek yok diyorsun; hem de yine bir ayrılık çıkarıyor ve CAN-CANAN ikilemi koyuyorsun ortaya.

Aleviliği bu kadar yıl yaşıyorum; bu kadar yayın okudum; ücra köylere kadar törenlere katıldım.Cemde kadın ve erkek ayrımı yapıp CAN_CANAN diyen bir sana denk geldim.

Acaba bildiğinden mi yazıyorsun, yoksa bilmediğinden mi?

seyder
08.07.2006, 01:11
Alevilik ANAERKİL olduğu için Kadınlarımız değerli ve kutsaldır ayrıca Aile içi kararların alınmasında herzaman başı çekerler.Çevremdeki Alevi Aileler hep böyle.En güzel örnek bizim ev:yamukgul:
Evet, katılıyorum.Benim babam çok otoriter idi.Sözüne kimse söz söyleyemezdi.O kadar düşünün.Ama ev ve mahalle işleri ile ilgil konularda mutlaka annemle konuşur ve özellikle fikrini alırdı.Annem okur yazar değildi, ev dışını da pek bilmezdi ama, babam ona güveniyordu demek ki; ve Annem razı olmadan yaptığı iki işte babam hakikaten çok zorlandı.Biri de hiç te iyi bitmedi.O zaman Anneme neden güvendiğini fark ettim işte.Babamın Hakk'a yürüyüşünden sonra şimdi o öngörü ve açık sözlülüğü nedeni ile çevre Anneme karşı çok saygılı.Hem de çok yaşlı ve fikirli insanlarımız olmasına rağmen...Demek ki, Alevilik mükemmel değer yargıları ile insanları eğitebilen ve eğitilmiş insanlarını mükemmel görmeyi bilen bir toplumoluşturabilmiş.İnanın hayattan hiç bir şeyden dolayı mutlu değilim.Ama inancımın başka inançlardan üstün yönleri nedeni ile, Alevi olduğum için çok mutluyum.İYİ Kİ ALEVİYİM!ALEVİ OLSUN OLMASIN HERKESİ DE SEVİYORUM.

Ezo
08.07.2006, 16:39
Aleviliğe göre, Alevi bir kişi , Aleviliği benimsememiş, tabi olmamış biri ile evlenemez.Kadın içinde, erkek içinde böyledir.Böyle bir evlilik düşkünlük çıkarır ve boşanması için de bir Alevilik kuralı yoktur.Çünkü o Alevi olan kişi o evliliği gerçekleştirdiği andan itibaren zaten Alevilik dışına çıkma kararı vermiş ve sonucu kabullenmiştir.Dolayısı ile boşanması ile ilgili bir Alevilik kuralı aranması yersizdir.Zaten Alevilik dışı kalmayı kendi istemiştir.Bir daha ne kuralı arayacak ki?

Bu biraz agir olmuyor....baska inançtan evlendin sen alevi degilsin demek... Bu sözler bende tanidik bende sizin gibi bu konuda baya kati bakiyorum ama bazen düsundugumde yanlis oldugunu düsunuyorum..Biz herhalde olaya biraz duygusallikta katiyoruz gibi geliyor bana enazindan ben öyle yapiyorum...

saygilar
ezo

seyder
09.07.2006, 02:58
Bu biraz agir olmuyor....baska inançtan evlendin sen alevi degilsin demek... Bu sözler bende tanidik bende sizin gibi bu konuda baya kati bakiyorum ama bazen düsundugumde yanlis oldugunu düsunuyorum..Biz herhalde olaya biraz duygusallikta katiyoruz gibi geliyor bana enazindan ben öyle yapiyorum...

saygilar
ezo
Yok Sevgili Ezo,

Bu benim görüşüm-yorumum-düşüncem değil.O nedenle değiştirebileceğim bir şey de değil.Alevi ile evlenen kişi, eğer Aleviliğe dahil olmayı kabul eder ve gereklerini uygularsa, bir sorun yok.Ama öbür türlü, benim veya senin değiştireceği bir durum ve kural-karar değil.Bugün aynen bu konunun yaşanmış bir örneği değerlendirildi, bir sohbette ve o nedenle de Alevilik kuralı olarak böyle ülduğunu iyi biliyorum.

heval aze
24.08.2006, 20:55
Alevilerde kadın erkek ayrımcılığı yapıl madığına inanmıyorum.Ataerkillik alevilerde de var.Dede ve pir erkekten olur kadın onun eşi ise saygı duyulur.Eşit olmadıkları özele inildiğinde anlaşılıyor.Ama diğer topluluk kadınlarına göre daha rahat oldukları doğru.

weritas
27.08.2006, 01:03
neden alewiler ogullarinin sunni bi kizla ewlenmesine izin wermez.oysaki alewiligin temeli insanlari ayrim yapmadan sewmek we deger wermek deil midir?bn bi alewi genciyim we hrzmn bu sorunun cwabini merak etmisimdir.bn snni bi kiza asik olduysam suclu muyum yani?insan asik olurken alewi mi sunni mi die ayirt edemio sonucta.

saheser
27.08.2006, 03:04
Neden evlenilmesin bir cogu evleniyor.Kizda aliniyor kizda veriliyor biz ayrimcilik yapmiyoruzda sünnü olan insanlarin alevilere karsi kötü düsünceleri ve agir sözlerinden dolayi karsi ciktiklarini biliyorum.

weritas
05.09.2006, 01:48
alewilik kadin erkek esitligini savunur.ancak bazi alewi insanlarimizin yanlis yorumlamasiyla bazi hatalar olusmaktadir.bn hep nie bi sunni kizla bi alewi erkegin ewlenemeyecegini bilmiotm mesela.o ole inaniosa sewgimden wazmi gecmem gerekio.bnce bu cok yanlis.bilmem siz nasi dusunuosunz
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
sunni insanlarin icindede alewileri yanlis dusunmeyenler war.aslinda sorun alewiligi iyi anlatamamaktan we kulaktan dolma bilgilerle insanlarin ogrenmesinden kaynaklanio.cozum ise guclu ve aleviligi gercekten kavramis aydin alevi gencligini olusturmaktan geciyo

Balta
05.09.2006, 06:17
alewilik kadin erkek esitligini savunur.ancak bazi alewi insanlarimizin yanlis yorumlamasiyla bazi hatalar olusmaktadir.bn hep nie bi sunni kizla bi alewi erkegin ewlenemeyecegini bilmiotm mesela.o ole inaniosa sewgimden wazmi gecmem gerekio.bnce bu cok yanlis.bilmem siz nasi dusunuosunz
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
sunni insanlarin icindede alewileri yanlis dusunmeyenler war.aslinda sorun alewiligi iyi anlatamamaktan we kulaktan dolma bilgilerle insanlarin ogrenmesinden kaynaklanio.cozum ise guclu ve aleviligi gercekten kavramis aydin alevi gencligini olusturmaktan geciyo

Lütfen yazılarımızda Türkçe karaketer kullanalım. Bazı ülkelerdeki arkadaşlarımız ister istemez Eng.Q klavyeden doğan zorunluluklar dışında uydurma kelimeleri kabul etmiyoruz. Ve "W" kullanılmasını uygun görmüyoruz. "V" bütün dillerde kullanılan bir harf ve klavye farkı değil zihniyet farkı yaratır. O nedenle düzgün Türkçe kullanmayı şiddetle öneriyoruz.

Gülseren58
17.09.2006, 22:47
alewilik kadin erkek esitligini savunur.ancak bazi alewi insanlarimizin yanlis yorumlamasiyla bazi hatalar olusmaktadir.bn hep nie bi sunni kizla bi alewi erkegin ewlenemeyecegini bilmiotm mesela.o ole inaniosa sewgimden wazmi gecmem gerekio.bnce bu cok yanlis.bilmem siz nasi dusunuosunz
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
sunni insanlarin icindede alewileri yanlis dusunmeyenler war.aslinda sorun alewiligi iyi anlatamamaktan we kulaktan dolma bilgilerle insanlarin ogrenmesinden kaynaklanio.cozum ise guclu ve aleviligi gercekten kavramis aydin alevi gencligini olusturmaktan geciyo
Konu Alevilikte Kadın idi. Yani Alevilikte kadının sosyal konumu. Alevi erkekler ile kadınların eşit olup olmadığı konusu. Bu sorunu nasıl sunni Alevi evliliğine adapte ettiniz, şaştım kaldım.

MeRaLiNa
17.09.2006, 22:52
üfffffff biktim bu evlilik konusundan ya

isimizi bütün dertlerimizi birakmisiz, evliklik evlilik.......

keske bu evliliklerle ilgili topicleri sayfalarca dolduracagimiza, bu ask mesk islerine ilgi gösterdigimiz kadar..... asirlardir olan ve halen devam etmekte olan sorunlarimizla dertlerimizle ilgili topicleride doldura bilseydik, onlarada bu ask mesk konulari kadar ilgi gösterseydik.....

ekinersin
18.09.2006, 11:28
evet alevilik ve kadın neden insan deyilde. alevilik te kadın bence cemde beraber zikir yapmak kadını özgür yaşam hakını veriyormu bence hayır yane birey olma hakı gerekli deyilmi ama şunu kabul edelim kara çarşafa zorlamiyoruz bu eşitlikse ben bunu algılamakta zorlanıyorum insan insanca yaşam hakına sahip olmalı kadında erkekde.

MeRaLiNa
18.09.2006, 12:59
ilk mesajim konunun disinda olmus, konuyu acan arkadas kusura bakmamistir umarim..

ben en iyisi kendim Alevi bir bayan olarak yasadiklarimdan edindigim izlenimleri yaziyim...

bazilari ki cogunlukta gibime geldi, burda veya diger topiclerde Alevi kadinlarinin hep esit olduklarini, bizde böyle bir ayrim yapilmadigini yazmis:o

Alevilikte kadin-erkek esit, kadini diger islam inanclarinda oldugu gibi sadece bir seks objesi olarak görüp, kadinlara dinen caiz degildir, dini vecibedir diyip sosyal hayattan uzakta tutma, 2. sinif vatandas yerine koymak yok… bu acidan bakilirsa SANSLI oldugumuz kesin, AMA Alevilikte her ne kadar kadin-erkek esitsede Alevilerde bu böyle degil…

bizim gerek Ailemizde gereksede tanidik Alevi cevremizde bir cok dayak yemis, haksizliga ugramis bayan taniyorum…. hatta bir Aile ve onlarin bütün akrabalari kadinlara dayak atmalariyla ünlü….. bir cok Alevi bayandanda kaynalarinin yaptiklari haksizliklari, asaglamalari duydum…. erkek aldatinca aldatilan bayana "o erkektir, elinin kiri, affet", gibisinden gerici sacmaliklar söyleniyor….

veya bir erkek arkadasin olunca kac tane Alevi bayan bunu rahatca ailesine söyliyebiliyor? erkeklerde ise bir sevgilinin olmasi hic bir sorun teskil etmiyor…..

bende bir cok kez, sen yapamazsin kizsin, senin ne isin var orda kizsin, sen yapacaksin tabiki kizsin gibi en nefret ettigim cümleleri duydum... veya misal, eve isafir gelince kiz cocuklari hep bir seyler yapiyor, getirip götürüyor, ama erkekler öylece miskin miskin bos sohbetlerine devam ediyorlar... vs vs vs...

ben ibadet seklimiz disinda, pratikte esitlik görmedim, ama cevremdeki sünni bayanlardan duyduklarimdan ve yasadiklarindan kesinlikle bu konuda daha sansli oldugumuz kesin..

ayrica ermeni ve süryanilerde bu konuda bizim gibi (alevi-sünni) tutucu toplumlar

kadinlara haksizlik sadece bizim (alevi veya sünni) kültüründe olmadiginida görmemezlikten gelmemek gerek…. Italyanlar özelliklede güney italyanlar yine ayni….. ispanyanin güneyinde ve güney amerikadada Türkiyedeki gibi kadinlari "iyi hizmet edemedikleri" ve buna benzer nedenlerden dolayi öldürülüyor…..

bir ülkenin ne kadar demokratik, ilerde, modern, cagdas oldugunun en önemli kriterlerinden önde gelenlerinden bir tanesi kadin haklari olduguna göre….. ve Türkiyenin bu demokratik cagdas bir ülke olma yolunda daha coooooooookkkkk yol kat etmesi gerektigi, kadinlarin icler acisi durumuda gözler önüne seriyor…….

ve malesef bunda erkekler kadar kadinlarda suclu, erkeklerin kadinlari asaglamasini bir yere kadar kabul anliyabilirm ama kadinlarin hemen boynunu egip kendilerini asaglamalarini anlamakta güclük cekiyorum

canmustafa
25.09.2006, 00:42
“ Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok
Noksanlık,eksiklik senin görüşlerinde”

HoZaTLi_62
25.09.2006, 09:38
alevilikte erkek kadın eşittir. ama dayak olayının alevilik veya bir başka dinle ilgisi yoktur sosyal bir olaydır. alevilik kadını dövün demiyo. ben kendi ailemden ve cevremden hiçbir kadını erkekten farklı gören uygulamaya rastlamadım

Balta
25.09.2006, 17:39
ilk mesajim konunun disinda olmus, konuyu acan arkadas kusura bakmamistir umarim..

ben en iyisi kendim Alevi bir bayan olarak yasadiklarimdan edindigim izlenimleri yaziyim...

bazilari ki cogunlukta gibime geldi, burda veya diger topiclerde Alevi kadinlarinin hep esit olduklarini, bizde böyle bir ayrim yapilmadigini yazmis:o

Alevilikte kadin-erkek esit, kadini diger islam inanclarinda oldugu gibi sadece bir seks objesi olarak görüp, kadinlara dinen caiz degildir, dini vecibedir diyip sosyal hayattan uzakta tutma, 2. sinif vatandas yerine koymak yok… bu acidan bakilirsa SANSLI oldugumuz kesin, AMA Alevilikte her ne kadar kadin-erkek esitsede Alevilerde bu böyle degil…

bizim gerek Ailemizde gereksede tanidik Alevi cevremizde bir cok dayak yemis, haksizliga ugramis bayan taniyorum…. hatta bir Aile ve onlarin bütün akrabalari kadinlara dayak atmalariyla ünlü….. bir cok Alevi bayandanda kaynalarinin yaptiklari haksizliklari, asaglamalari duydum…. erkek aldatinca aldatilan bayana "o erkektir, elinin kiri, affet", gibisinden gerici sacmaliklar söyleniyor….

veya bir erkek arkadasin olunca kac tane Alevi bayan bunu rahatca ailesine söyliyebiliyor? erkeklerde ise bir sevgilinin olmasi hic bir sorun teskil etmiyor…..

bende bir cok kez, sen yapamazsin kizsin, senin ne isin var orda kizsin, sen yapacaksin tabiki kizsin gibi en nefret ettigim cümleleri duydum... veya misal, eve isafir gelince kiz cocuklari hep bir seyler yapiyor, getirip götürüyor, ama erkekler öylece miskin miskin bos sohbetlerine devam ediyorlar... vs vs vs...

ben ibadet seklimiz disinda, pratikte esitlik görmedim, ama cevremdeki sünni bayanlardan duyduklarimdan ve yasadiklarindan kesinlikle bu konuda daha sansli oldugumuz kesin..

ayrica ermeni ve süryanilerde bu konuda bizim gibi (alevi-sünni) tutucu toplumlar

kadinlara haksizlik sadece bizim (alevi veya sünni) kültüründe olmadiginida görmemezlikten gelmemek gerek…. Italyanlar özelliklede güney italyanlar yine ayni….. ispanyanin güneyinde ve güney amerikadada Türkiyedeki gibi kadinlari "iyi hizmet edemedikleri" ve buna benzer nedenlerden dolayi öldürülüyor…..

bir ülkenin ne kadar demokratik, ilerde, modern, cagdas oldugunun en önemli kriterlerinden önde gelenlerinden bir tanesi kadin haklari olduguna göre….. ve Türkiyenin bu demokratik cagdas bir ülke olma yolunda daha coooooooookkkkk yol kat etmesi gerektigi, kadinlarin icler acisi durumuda gözler önüne seriyor…….

ve malesef bunda erkekler kadar kadinlarda suclu, erkeklerin kadinlari asaglamasini bir yere kadar kabul anliyabilirm ama kadinlarin hemen boynunu egip kendilerini asaglamalarini anlamakta güclük cekiyorum

Kişişel yaklaşımlar düşünceyi yargılatmaz. Çünkü düşünce bireye göre değişmez ama uygulamada birey her zaman düşünceyi kendine göre harmanlar ve hatta kendi -izm ini oluşturur.

Şiddet gelişmiş yada gelişmemişlikle doğru orantılı değildir. Uygulamada esneklik oluşturur. Şiddet insanlıkla var oldu onunla devam ediyor ve halada öyle.

Fakat ben şöyle bir örnek vereyim. Alevilerde Dedebabalık olduğu kadar Analar da vardır yani onlarda dinsel önderlikler yapabilir.

Oysa bakın biraz sivri olacak ama pederşahi toplumlara onlar için her şey erkek hemoganyasında şekillenir hatta dinsel sosyal hayat tamamen erkek objelidir. Ortodoks Sünni yaklaşımları bırakalım zaten koşulsuz erkek üstünlüğünü kabul eder diğer dinlerdede öyledir. Hiristiyanlar yıllarca kadınları cadı kazanlarında kaynatmakla ünlüdür. Ve hala yaşını devirmiş PAPAlar yerine Madonna gibi alımlı bir bayan neden olmasın dediğimde çok kişiden tepki alırsın bu sadece madonna objeli olduğu için değil kadın olduğu içindir.

Aleviler bu nedenle uygulamada farklı davranan varsa ki var kabul ediyorum bunu Alevilikte değil o kişide aramak lazım.

Ey Sufi; kadin, bilmeyene nefs, bilene nefestir….

Gerek patriyarsal kültürler ve o kültürlerde ortaya cikmis kitapli-kitapsiz dinler gerekse yine onlarin bir türevi olan kapitalist-emperyalist sistemler, her seyi metalastirdigi gibi kadini da metalastirmaktadir. Binlerce yilin ideolojik ve kültürel bombardimani buna sadece erkegi degil kadini da inandirmis! Icsellestirilmis olan bu duyguyla köklü bir hesaplasmaya girilmedikce kadin-erkek esitligi yalan üzerine insaa edilmis bir kurgudan öteye gidemeyecektir. Kadin, sadece bir “karsi cins” degil ayni zamanda yasamin ve sevginin de anahtaridir.

meryem demir
25.09.2006, 20:17
Kadın olarak belkide şanslı olduğumuz ender şeylerden biride; alevi kadını olmak.

Genel olarak bakıldığı zaman;
alevilerde kadın erkek ayrımı yapılmaz, asl olan insan olmaktır,
Gerek aile içerisinde, gerek toplumsal gererkse, dinsel alanda kadına verilen ayrıcalık diğer inanışlara göre daha sağlıklıdır.
Evde söz hakkına saihp olan, hatta bazen tek söz sahibi olan kadınlarımız, toplum içerisinde de kendini ifade etmekten çekinmez, cemde erkekleriyle beraber aynı ortamda bulunur.
Kurallar kadınlara göre değil, insana göredir. Kız yada erkek evlat ayrımı yapılmaz
Düğün yada bu tür eğlenceler de kadın ve erkekler ayrı saf tutmaz, birlikte halaylarda baş çeker, birlikte eğlenirler,

Konuyu genellikten çıkıp,özelliğe döndüğü zaman işin boyutu biraz değişiyor galiba;

Alevi toplumu içerisinde kadına yapılan haksızlıkları görmemek te yanlış olur.

İnsanın iyisi kötüsü dini inanışa göre değil; kişilik analizine göre yapılmalıdır.

Kadındır en nihayetinde denilen bir ülkede, her ne kadar alevi kadını olsak bile ne yazık ki; kadınlara yapılan zulmün kişisel değil, neredeyse evrenselleştiğini görmemezlikten gelmek ne yazıkki mümkün değildir

HoZaTLi_62
26.09.2006, 10:30
Kişişel yaklaşımlar düşünceyi yargılatmaz. Çünkü düşünce bireye göre değişmez ama uygulamada birey her zaman düşünceyi kendine göre harmanlar ve hatta kendi -izm ini oluşturur.

Şiddet gelişmiş yada gelişmemişlikle doğru orantılı değildir. Uygulamada esneklik oluşturur. Şiddet insanlıkla var oldu onunla devam ediyor ve halada öyle.

Fakat ben şöyle bir örnek vereyim. Alevilerde Dedebabalık olduğu kadar Analar da vardır yani onlarda dinsel önderlikler yapabilir.

Oysa bakın biraz sivri olacak ama pederşahi toplumlara onlar için her şey erkek hemoganyasında şekillenir hatta dinsel sosyal hayat tamamen erkek objelidir. Ortodoks Sünni yaklaşımları bırakalım zaten koşulsuz erkek üstünlüğünü kabul eder diğer dinlerdede öyledir. Hiristiyanlar yıllarca kadınları cadı kazanlarında kaynatmakla ünlüdür. Ve hala yaşını devirmiş PAPAlar yerine Madonna gibi alımlı bir bayan neden olmasın dediğimde çok kişiden tepki alırsın bu sadece madonna objeli olduğu için değil kadın olduğu içindir.

Aleviler bu nedenle uygulamada farklı davranan varsa ki var kabul ediyorum bunu Alevilikte değil o kişide aramak lazım.

Ey Sufi; kadin, bilmeyene nefs, bilene nefestir….

Gerek patriyarsal kültürler ve o kültürlerde ortaya cikmis kitapli-kitapsiz dinler gerekse yine onlarin bir türevi olan kapitalist-emperyalist sistemler, her seyi metalastirdigi gibi kadini da metalastirmaktadir. Binlerce yilin ideolojik ve kültürel bombardimani buna sadece erkegi degil kadini da inandirmis! Icsellestirilmis olan bu duyguyla köklü bir hesaplasmaya girilmedikce kadin-erkek esitligi yalan üzerine insaa edilmis bir kurgudan öteye gidemeyecektir. Kadin, sadece bir “karsi cins” degil ayni zamanda yasamin ve sevginin de anahtaridir.
ağzına yüreğine eline sağlık abicim çok güzel açıklamışsın
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Kadın olarak belkide şanslı olduğumuz ender şeylerden biride; alevi kadını olmak.

Genel olarak bakıldığı zaman;
alevilerde kadın erkek ayrımı yapılmaz, asl olan insan olmaktır,
Gerek aile içerisinde, gerek toplumsal gererkse, dinsel alanda kadına verilen ayrıcalık diğer inanışlara göre daha sağlıklıdır.
Evde söz hakkına saihp olan, hatta bazen tek söz sahibi olan kadınlarımız, toplum içerisinde de kendini ifade etmekten çekinmez, cemde erkekleriyle beraber aynı ortamda bulunur.
Kurallar kadınlara göre değil, insana göredir. Kız yada erkek evlat ayrımı yapılmaz
Düğün yada bu tür eğlenceler de kadın ve erkekler ayrı saf tutmaz, birlikte halaylarda baş çeker, birlikte eğlenirler,

Konuyu genellikten çıkıp,özelliğe döndüğü zaman işin boyutu biraz değişiyor galiba;

Alevi toplumu içerisinde kadına yapılan haksızlıkları görmemek te yanlış olur.

İnsanın iyisi kötüsü dini inanışa göre değil; kişilik analizine göre yapılmalıdır.

Kadındır en nihayetinde denilen bir ülkede, her ne kadar alevi kadını olsak bile ne yazık ki; kadınlara yapılan zulmün kişisel değil, neredeyse evrenselleştiğini görmemezlikten gelmek ne yazıkki mümkün değildir
seninde ağzına yüreğine eline sağlık ablacım.

türkü_nehri
26.09.2006, 10:59
Alevilikte kadın erkek ayırımı olmadığı bir gerçektir.Ama gelin görünki ben aleviyim diyen herkesde aynı eşitliği göremiyoruz.Burda yanlış olan, ben aleviyim demekle alevi olunmadığıdır.
Dede aileleri içinde dahi etrafımda kadınları el üstünde tutanlarıda gördüm ama kadınını ezip onu adam yerine dahi koymayanlarıda gördüm.Ne yazıkki her yerde ve her şartda kadınlara eşit davranılmıyo bu bir gerçek.Gönül isterki ben aleviyim diyen herkes aynı eşitliği uygulayabilsin ama toplumumuzda bu yok ne yazıkki.Buda zaten alevi olmakla değil insan olmakla alakalı bir davranış.



HeR tÜrKü BiR yÜrEğİn SeSiDiR

HoZaTLi_62
26.09.2006, 11:09
Alevilikte kadın erkek ayırımı olmadığı bir gerçektir.Ama gelin görünki ben aleviyim diyen herkesde aynı eşitliği göremiyoruz.Burda yanlış olan, ben aleviyim demekle alevi olunmadığıdır.
Dede aileleri içinde dahi etrafımda kadınları el üstünde tutanlarıda gördüm ama kadınını ezip onu adam yerine dahi koymayanlarıda gördüm.Ne yazıkki her yerde ve her şartda kadınlara eşit davranılmıyo bu bir gerçek.Gönül isterki ben aleviyim diyen herkes aynı eşitliği uygulayabilsin ama toplumumuzda bu yok ne yazıkki.Buda zaten alevi olmakla değil insan olmakla alakalı bir davranış.

HeR tÜrKü BiR yÜrEğİn SeSiDiR
türkü nehri alevilikte kadın erkek eşitliği vardır ama biri veya birileri çıkıp kadına kötü davranıyosa bu alevilikte öyledir diye yapmıyo. o onun kendi sorunu tabiki gönül öyle olmasını istemiyo. sadece alevilikte kadın erkek eşitliği vardır bunu söylemek isterim.

türkü_nehri
26.09.2006, 15:56
türkü nehri alevilikte kadın erkek eşitliği vardır ama biri veya birileri çıkıp kadına kötü davranıyosa bu alevilikte öyledir diye yapmıyo. o onun kendi sorunu tabiki gönül öyle olmasını istemiyo. sadece alevilikte kadın erkek eşitliği vardır bunu söylemek isterim.


Bende zaten aynı şeyi ifade etmeye çalıştım Hozatlı_62.Ama sanırım becerememişim.O benim hatam olsa gerek.Zaten sonundada belirtmişim(Buda zaten alevi olmakla değil insan olmakla alakalı bir davranış) diye.Dostça kal...


HeR tÜrKü BiR yÜrEğİn SeSiDiR

HoZaTLi_62
26.09.2006, 16:20
Bende zaten aynı şeyi ifade etmeye çalıştım Hozatlı_62.Ama sanırım becerememişim.O benim hatam olsa gerek.Zaten sonundada belirtmişim(Buda zaten alevi olmakla değil insan olmakla alakalı bir davranış) diye.Dostça kal...


HeR tÜrKü BiR yÜrEğİn SeSiDiR
yok bende seni desteklemek için söylemiştim zaten.

türkü_nehri
26.09.2006, 16:33
yok bende sen