Orijinalini görmek için tıklayınız : AtatÜrk Atiyla Kibris'a Nasil Gİttİ?


izem
12.05.2006, 19:10
ATATÜRK ATIYLA KIBRIS'A NASIL GİTTİ?



Gitti, hem de bal gibi..
Şahidi var.
Yıl 1945..
Çocuk 11 yaşında..
Adı Osman. Köyde yaşıyor, köyün adı Tera.
Babası köyün efesi.. Dedesi de öyleydi.
Onun için soyadı Efe..
Bir gün okulda Atatürk’ün bir sözünü duyuyor; “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”.
Eve geliyor, başını ellerinin arasına alıyor, düşünmeye başlıyor.
Nasıl olur?
Tera bir köy.. Tera Kıbrıs’ta bir köy. Kıbrıs denizin ortasında.. Kıbrıs Akdeniz’in ortasında.
Atatürk nasıl gelecek?
Gözünde hep Başkumandan Mustafa Kemal’in Sakarya’da atının üzerindeki fotoğrafı.
O halde gelecek..
Tera Kıbrıs’ta, Kıbrıs Akdeniz’in ortasında,
Ama Atatürk, “Ordular İlk hedefiniz Akdeniz” dediyse, gelecek.
Atıyla gelecek..
Sen ey okuyucu Türkiye’de hiç böyle bir yorum duymuş muydun?
Atatürk o rüzgâr gibi atıyla hiç Türkiye’de dolaştı mı?
Yoksa her şey bir rüya mıydı?
Osman Efe şimdi 72 yaşında. Lefkoşa’da oturuyor.
Bir hafta önce sıcak bir Nisan gecesi Efe’nin evinde oturuyoruz. Her yerde turunç kokuları, Kıbrıs’a bahar gelmiş.
Neredeyse kapılar açık oturacağız.
74 Lefkoşa Sancağı Dal-1’i Derviş Türker Bey in de bulunduğu doyumsuz bir sohbet.
Zevkli bir misafirperverlik, sımsıcak bir dostluk.. Hâne halkı ikramda kusur etmemek için pervane..
Efe TMT’nin efsanevi mücahit komutanlarından. Geçmişte yaşıyor, geçmişte gün gün saat saat yaşıyor.
“Yaz” diyorum, “yaşadıklarını”..
“Olmaz” diyor, en eski ve temel mücadele ilkesini hatırlatarak; “Dâva daha bitmedi”.
Doğru, “dâva” daha bitmedi.
Ama Kıbrıs Türkü’nün büyük bir avantajı var..
Biz dünyaya parmak ısırtan bir İstiklâl Mücadelesi vererek devleti kurmuştuk.
Kurtuluş Savaşımızın gazilerinden sadece dördü hayatta.
Savaşımızı ancak kitaplardan, filmlerden, romanlardan okuyor, görüyoruz.
Halbuki Kıbrıs’ta mücadeleyi yaratan nesil hayatta, 50-80 yaş arasını sürüyor.
35 yaşında insanın bile mücadele ve mukavemet hakkında anlatacağı bir şeyler var.

izem
12.05.2006, 19:11
İşte böyle bir ortamda AİHM’ye şirin görünmek için Akepe’nin baskısıyla Rum’a mal iadesi, tazmin-takas yasası yürürlüğe giriyor. İki yabancı üyeli bir komisyon kuruluyor.

Rum kapıya dayanıyor.

74 öncesi mallarını istiyor.

Bir Rum bir dönümlük toprağı için 800 bin, diğeri iki dönüm için 1.300 milyon euro tazminat ve mallarının iadesini istiyor.

Hâlbuki KKTC tapu vermiş, 32 yıldır o topraklarda oturanlar var.

Tatlısu köyünde böyle kırk köylüye celp gitti geçen hafta.

Tatlısu köyü, % 90’ıyla 74 sonrası Türkiye göçmenlerinin oturduğu bir köy.

Tesadüf mü?

Rum, CTP ve Akepe Kıbrıs’tan önce “Türkiyelilerin” ayrılmasını, geri dönmesini istiyor. Devlet kendi verdiği tapuyu tanımıyor.

Türkiye 74’de yaptığı harekâtı illegal sayıyor, işgalci konumuna düşüyor.

Celp gönderilenlerden Küçükerenköylü Celal Mahmudoğlu ise “Durup dururken Rumlara mal verilmesi nereden çıktı? Birçok insan elindeki malları sattı, üç beş kez el değiştiren mal mülk var. Bunun içinden nasıl çıkacaklar? KKTC Anayasası çiğnenerek hiç kimsenin malı zorla elinden alınıp Rumlara verilemez. Bunu zorla yapmaya kalkarlarsa bu ülkede kan dökülür. Kardeş kavgası yaratılır. Hükümeti bu yanlış yoldan dönmesi için uyarıyoruz” diyor.

Vatandaş “Kan dökülür” diyor. (Volkan Gazetesi. 21 Nisan 2006)

Mustafa Kemal 1919’da Havza’dan Sivas’a doğru giderken tarlasında çift süren bir çiftçiyi görür, sohbet etmek için durur.

Memleketin durumundan konuşulur.

Çiftçi; “Bana bakma paşa” der. 1912’den beri savaşıyoruz. Oğullarım cephede kaldı. Düşman aha şu tarlamın sınırına gelene kadar benden sana hayır yok.”

Mustafa Kemal işte bu köylüden savaşçı yarattı ve devlet kurdu.

Kıbrıs’ta Küçükerenköylü Celal de işte tam bu noktada.

Rum tarlasının, evinin, bahçesinin kapısına geldi.

“Kan dökülür” diyor.

Kıbrıs’ta Osman Efe’ler, Ahmet Efeler, Hasan-Hüseyin Efeler daha hayatta..

Bilumum efeler iyi ki yaşıyorlar.

Cümle efeler “Mücadelenin kitabını biz yazdık ama yayınlanmaz” diyorlar.

Mücadele daha bitmedi.

Atatürk ne demiş:

“Millet, egemenliğini almıştır ve isyan ederek almıştır. Alınmış egemenlik hiç bir sebep ve suretle terk ve iade edilemez, tevdi edilemez."

Gider efendiler, Atatürk şimdiye kadar gitmediyse bile bu saatten sonra Kıbrıs’a atıyla gider.

Gider de hiç Türkiye’de o boz kalpağı ve boz yeleli atıyla şöyle bir dolaştı mı şüphedeyim



Hüseyin MÜMTAZ

Haci
12.05.2006, 19:25
Kıbrıs bizim kanayan yaramız.
Kaç anamız bacımız kıbrıs uğruna ya şehid oldu ya da yıllarca ağıt yaktı..

Bu vatan toprağını Rumlara peşkeş çekmek insanlığa sığmaz..
İngiliz desteğiyle Kıbrısa yerleştirilen Rumlar şımararak Kıbrısı'ın bir yunan toprağı olduğunu iddia etmişlerdir.

Hani bir zamanlar din adamı papaz Makarios vardı..güney Kıbrısta..Be bu papaz efendiyi Ladin'e benzetiyorum..Aralarında hiç bir fark yok..İkise yobazdır.Makariosun tek farkı dini kullanarak Yunan sınırlarını genişletmek istemesiydi.Bunun uğruna binlerce Türkü katlettirmiştir..
Bay papaz efendi Türkiyede imamalrın aynı şeyi yapsa kendisinin nerde soluğu alacağının farkında değil miydi?

Şehitlerimizin kanıyla sulanmış toprağı sırf TSK'nın etkinliğini kırıp türbana özgürlük sevdasına kapılıp AB'nin her isteğine boyun eğen AKP bu tutumuyla vatan hainliği damgasını yemiştir.

Atamız bu vatan hainlerini bize Nutuktaki gençliğe hitabesinde bildirmiştir..
İşte Atamızın yıllar önce değindiği her şey vuku buluyor.Yavaş yavaş, çaktırmadan vatan topraklarını birbir satıcaklar.
Biz vatan sevgisiyle dolup taşan Atatürkçüler olarak bütün vatan hainlerine dur demeliyiz.
Güney Kıbrıs Rum kesimini tanımayız ve tantıttırmayız..

manifesto
12.05.2006, 20:26
Kıbrıs ebediyyen türk toprağı olarak kalacak bundan kimse şüpe etmemeli
Ama bir sorun var ve çözülmeli
Nedir yol,ya bağımsızlığı tanınacak bir devlet olacak
Ya 74 öncesi gibi bir birlik sağlanacak eşit haklara sahip iki toplumlu bir devlet oluşacak yada türkiye kıbrısı ilhak edecek
Hangisi makul,hangisi uygulanabilir
Mesele bunun kararı,bu kararı kim verecek
Adadaki türkler ve türkiye
Şimdi neyin zamanı,çözüm için çaba ve gayret

izmirksk
12.05.2006, 20:42
kenan evren in bir sözü vardı..canlı yayında demişti, kıbrıs ta almamız gerekenden fazla toprak aldık:)

çok gülmüştüm o lafa..askerler demiş komutanım burada hiç bir ülkenin askeri yok...iyidemiş kenan evren ,girin orayıda alın:)
kenan evren bunu anlatırken belli noktalarda aslında işgalci olduğumuzuda anlatmış oldu...