Orijinalini görmek için tıklayınız : Madimak Firarisi
Davamiz Nesin ve Alevilerdi
Alaverdi TURHAN - Hasan AYCI/MANNHEIM
Almanya’dan oturma izni alan Muhammed Nuh Kılıç, Mannheim’da eşi adına açtığı dönerci dükkanını çalıştırıyor. Kılıç, kendisine verilen 7.5 yıllık cezayı ağır bulduğu için Almanya’ya kaçtığını söyledi. SİVAS katliamı hükümlülerinden biri daha Almanya’da ortaya çıktı. Hürriyet, daha önce bulduğu Adem Ağbektaş’tan sonra 7.5 yıla hükümlü 32 yaşındaki Muhammed Nuh Kılıç’ın da Mannheim’da döner büfesi işlettiğini saptadı. Üstelik Almanya Kılıç’a, oturma izni ve yasal statü de vermiş.
Sivas olaylarından sonra gıyabında yargılanıp Türkiye’de 7.5 yıl hapis cezasına mahkûm olan, ancak kaçmayı başaran Muhammed Nuh Kılıç, Mannheim Kenti’nde eşinin üzerine aldığı döner büfesini kardeşi İsa Kılıç’la işleterek geçimini sağlıyor.
Kılıç, önce Salman Rüşdi’nin ‘Şeytan Ayetleri’ kitabını protesto için eylem yaptıklarını, bu sırada tekbir getirdiklerini ve bunun için 130 kişiyle yargılandığını iddia etti. Ardından Sivas olaylarına karıştığını itiraf eden Kılıç, ‘Sivas’ta büyük bir provokasyon ve kışkırtma vardı, ondan dolayı olaylar cerayan etti. Bana verilen cezayı hak etmedim’ dedi. Kılıç, 37 kişinin katledildiği olayı şöyle anlattı:
PROVOKASYONDU
Alevilerin Sivas’ta etkinlik yapması zaten provokasyondu. Çünkü Sivas aşırı muafazakar bir il. Daha önceleri de Alevi-Sünniler arasında kanlı çatışmalara sahne olan ildir. Bu yönde yapılan her etkinlik, bir provokasyondur ve sonu hüsrandır. Sünniler gidip Tunceli’de böyle etkinlik yapsa aynı sahneler yaşanırdı. Tunceli yerine Sivas’ı seçmeleri zaten provokasyona meydan vermektir. Buna ‘Şeytan Ayetleri’ni yazan Salman Rüşdi’nin eserini savunan Aziz Nesin de katılınca bardak taştı.
TEKBİR GETİRDİM
Olay günü camide namaz kılarken gelen davul sesleri yüzünden rahatsız olduk. Herkes sokağa döküldü. Bazılarının elinde cop ve sopalar vardı. Topluma uyarak eylemlere katıldım. Önce eylemin Amerika’ya karşı olduğunu düşündüm. Ancak yanımdaki bunun Aziz Nesin ve Aleviler’e karşı olduğunu söyledi. Ben de onlarla eylem sırasında ‘Allah, Allah’ diye tekbir getirdim.
AMAÇ HADLERİNİ BİLDİRMEK
Grubun amacı Alevilere ve Aziz Nesin’e haddini bildirmekti. Tabii ki bu arada otele yürüyenler de oldu. Onlara katılmadım. Polis yolumuzu kesti. Buna rağmen başka gruplar otele yöneldi. Otelin yakılmasını biliyordum, ama o kadar kişinin öldüğünü öğrenince şok oldum.
SUÇLAMALAR ASILSIZ
Olayın üzerine gidilmesi üzerine gitmesi sonucu 3 yıllık hapis cezam 7 yıl 6 aya çevrildi. Duruşmada bana suçlamaların aslı yoktu. Önce idama, ancak olay sırasında yaşı küçük olmasından dolayı 20 yıl hapis cezasına çarptırılan D.T. ismindeki arkadaşım cezasını hafifletmek için beni suçlamış. O arkadaş, ‘Zaten Muhammed kaçtı, onu yakalayamazlar’ düşüncesiyle olayları kışkırttığımı, başlarında olduğumu, camidekilerini yönlendirdiğimi ve Hizbullahçı olduğumu söylemiş. Oysa onu ben üniversiteden dolayı bir kaç ay önce tanımıştım o kadar.
Kardeşiyle çalışıyor
MANNHEIM’da ‘Big Döner’ adlı döner dükkanını kardeşi İsa Kılıç’la birlikte işleten Muhammed Nuh Kılıç, arkadaşımız Alaverdi Turhan’a kaçış öyküsünü tüm detaylarıyla anlattı. Kılıç, 2 çocuğu olduğunu ancak birinin öldüğünü söyleyerek, ‘Yakında Türkiye’de yeni yasa çıkarsa, cezam kalkacak ve böylece Türkiye’ye giderek ailemi görme fırsatını bulabileceğim’ dedi.
Kaçışın öyküsü
Aranırken sınırdan sorunsuz girdim
MUHAMMED Nuh Kılıç, ‘Suçsuz yerde hapis yatmamak için kaçmak zorunda kaldım’ diyerek kaçış öyküsünü şöyle anlattı:
ÖNCE KIBRIS’A
7.5 yıla mahkûm edildim. Bu cezayı hak etmediğimi düşünerek kaçmaya karar verdim. Bir süre Türkiye’de gizlendim. Sonra Kıbrıs’a kaçtım. Burada çeşitli fabrikalarda çalıştım. Bir yıl böyle kaldım. Türkiye’ye döndüm. Arandığım halde sınırda nüfus cüzdanım kontrol edilmesine rağmen sorunsuz Türkiye’ye girdim. Sonra Almanya’ya kaçmaya karar verdim.
TACİRLER GETİRDİ
Kaçak göçmen ticareti yapan bir çete aracılığıyla tam bir ay yolculuktan sonra Almanya’ya ulaştık. Bizi grup halinde götüren ekip kelimenin tam anlamıyla soyguncu çetesiydi. Her yemek istediğimizde 20 dolar topladılar. 30-40 kişi küçük odalarda kaldık. Bir ay doğru dürüst yıkanamadık. Bir süre sonra beni dövdüler.
İTALYA MACERASI
Kendimizi İtalya’da bulduk. Gece yarısı olduğu için iki polis şüphelenerek yanıma geldi. Her tarafım yırtık ve çok kirliydim. Kimlik sordular, üzerimde olmadığını anlayınca nereye gitmek istediğimi sordular. İsviçre deyince garı gösterdiler ve gittiler. Sonra Como’ya vardım. Otobüsle sınıra yaklaşmak istedim. Hiç fark etmeden isviçre sınırını geçtim. Gümrük memurları otobüse bindiler ve 2-3 kişinin pasaportunu sordular. Namaz kılar gibi yaptım ve beni rahatsız etmeden ayrıldılar. Sınırı geçince, 2 Kürt kökenliye cami sordum, iltica kampının yerini gösterdiler. Polise gittim. İltica etmek istediğimi söyledim. İtalya’dan mı geldiğimi sordular. ‘Evet’ deyince beni tekrar sınıra götürüp İtalya Polisi’ne teslim ettiler. Neden İtalya’dan geldiğimi söylediğime kızdılar ve yine salıverdiler.
KONSOLOSLUĞA GİRDİM
Bu kez İsviçre’ye otoban kenarından yürüyerek girdim. İltica istedim. Bir yıl çeşitli işlerde çalıştım. Almanya’da tanıdığım biri bana evlenme niyetinde olan kızla tanıştırma fırsatını verdi. Kaçak yoldan Almanya’ya gelerek görüştüm. Sonra İsviçre’de evlenip geldim. Burada oturum için pasaport istediler. Pasaportum olmadığını, Türkiye’den arandığım için konsolosluğun da pasaport vermeyeceğini söyledim. Memur pasaport olmadan oturma izni veremeyeceğini, konsolosluktan ‘Pasaport vermiyoruz’ diye yazıyı getirmem gerektiğini söylediler. Ben de Karlsruhe Başkonsolosluğu’na gittim. Türkiye’den arandığımı söyleyip pasaport çıkaramayacaklarını Türkiye’ye dönmem gerektiğini anlattılar. Pasaport vermeyeceklerine dair yazı da vermek istemeyince, gelip-gittiğime dair yazı istedim, onu verdiler. Böylece üç ayda bir oturma izni vermeye başladılar. Son olarak ise birer yıl verdiler.
2 Temmuz 1993
37 kişi diri diri yandı
SİVAS’ta düzenlenen 4’üncü Geleneksel Pir Sultan Abdal Etkinlikleri’ni ve birçok ülkede tepki toplayan İran’ın hakkında ölüm fetvası verdiği Salman Rüşdi’nin ‘Şeytan Ayetleri’ kitabını Türkiye’de yayınlayan Aziz Nesin’in davet edilmesini protesto etmek amacıyla 2 Temmuz 1993’te ellerinde sopa, taş, zincir bulunan yüzlerce kişi, Paşa Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra etkinliklere katılanların kaldığı Madımak Oteli önünde toplandı. Öfkeli kalabalık, Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verirken, yangın otele sıçradı. Madımak Oteli’nde 37 aydın yanarak öldü, 26 kişi yaralandı. Kurbanların arasında araştırmacı-yazar, 66 yaşındaki Asım Bezirci, halk ozanı 45 yaşındaki Muhlis Akarsu da bulunurken, aralarında Arif Sağ’ın da bulunduğu 40 kişi otelden yara almadan kurtuldu. Aziz Nesin, otelden itfaiye aracıyla indirilerek kurtarıldı. Ankara 1 No’lu DGM 1997’de 33 sanığa idam, diğerlerine de ağır hapis cezaları verdi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998’de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezası usul noksanlıkları nedeniyle bozuldu.
Kılıç neyle suçlandı
Muhammet Nuh Kılıç, olaylar yaşandığında Cumhuriyet Üniversitesi Maden Mühendisliği öğrencisiydi. Kendisine yöneltilen suçlardan en önemlisi, olaylarda cübbeli kişileri yönlendirmesi, valilik önünde toplaması ve slogan attırması oldu. Kılıç’ın olaylar boyunca ön saflarda yer aldığı iddia ediliyor. Sivas olayları sanıklarından itirafçı Ali
Kurt ise Muhammet Nuh kılıç’ın Hizbullah terör örgütü üyesi olduğunu ve Kılıç’ın sürekli cübbe giyerek dolaştığını söylemişti.
Gelirse ağır cezada ve 4. kez yargılanacak
SİVAS davasının firari sanıklarından Muhammet Nuh Kılıç, 7 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu ceza ‘Anayasal düzeni zorla bozmaya kalkışmaya iştirak’ suçunu düzenleyen eski TCK’nın 146/3. maddesi ve 3713 Sayılı Yasa’nın 5. maddesi uyarınca verilmişti. Yargıtay ise Kılıç hakkındaki kararı ‘Sanığa Yargıtay’ın verdiği bozma kararından sonraki diyecekleri sorulmadığı’ gerekçesiyle yeniden bozmuştu. Sivas davası iki kez Yargıtay’dan dönüp üçüncü kez yapılan yargılama sonunda karar verildiği için Kılıç’ın dosyasına dördüncü kez bakılmış olacak. Yargılamayı ise Ankara 1 No’lu DGM yerine Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesi yapacak. Kılıç, yeni TCK hükümleri çerçevesinde yargılanacak. Ankara 1 No’lu DGM, davanın başladığı 21 Ekim 1993’ten sonra 6 yıl 7 ay 26 gün süren yargılama sonunda 3. kararını 16 Haziran 2000’de açıklamıştı. Mahkeme, bu kararında 33 sanığı idam, 4 sanığı 20’şer yıl,1 sanığı 15 yıl, 9 sanığı 7 yıl 6’şar ay, 1 sanığı ise 5 yıl ağır hapis cezasına çarptırmış ve 2 sanığın dosyasını ise ayırmıştı.
4.8.2005
Hurriyetim.com
bu yaziyi buraya koydugun icin tesekurler ercan hep merak etmisimdir madimak hotelini yakan yobazlarin ne tur insanlar olduklarini.
Madimak olayindan sonra is yerinde seriatci olarak bildigim bir kisi ile tartisiyorduk.
Benim ona sordugum suydu:
Bu insanlarin sucu ne?
Bana verdigi cevap "madimak firarisi" olarak tanitilan yukardaki kisi ile aynisi oldu.
"Neden bu toplantiyi Sivas´sa yaptilar"
Biz Sivas´i ozanlar yetistiren sehir olarak biliyorduk.Pir Sultan Abdal´in dogdugu yerde etkinlik düzenlenmeyecekte nerede düzenlenecekti.
Sivas´ta Alevilerin gece düzenlemelerini provokasyon olarak gören zihniyeti tanimak icin bu yaziyi buraya aktardim.
Katliam sorumlularından Muhammed Nuh Kılıç derhal tutuklanmalı ve cezasını çekmelidir!
04-08-05
ALEVILERIN SESI
Katliam sorumlularını teşhir etmek ve katliamı bir kez daha lanetlemek için YÜRÜYÜŞ ve MITING
Tarih: 7 Ağustos 2005, Cumartesi, Saat 14.00
Yer: Mannheim Cemevi, Inn Str. 24-26, 68199 Mannheim
Basına ve kamuoyuna açıklama:
Sivas katliamı sorumlularından Muhammed Nuh Kılıç
derhal tutuklanmalı ve cezasını çekmelidir!
2 Temmuz 1993’te Sivas’a Pir Sultan Abdal’ı anmak için giden 35 canımız Madımak Oteli’nde yakılarak katledildiler. Bu katliamı gerçekleştirenlerden bir çoğu yurtdışına kaçtı. Bunlardan biri de Muhammed Nuh Kılıç’tır. Bugünkü Hürriyet Gazetesi’nin ’Madımak Firarisi’ diye verdiği haberde katliam davasında 7,5 yıl ceza alan, ancak elini kolunu sallayarak Almanya’ya gelen, Mannheim’de döner dükkanı açan Muhammed Nuh Kılıç, katliamdan 12 yıl sonra da katliamı savunuyor. Madımak katliamını gerçekleştirenlerden Muhammed Nuh Kılıç, ’’amacımız Alevilere ve Aziz Nesin’e haddini bildirmekti’’ diyor.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak bu katliamı ve bu katliama katılanları bir kez daha lanetliyoruz. Katliama katılan, katliamı yönlendiren bir kişinin hiç bir şey yokmuş gibi, Almanya’da elini kolunu sallayarak dolaşması, dükkan açması Almanya için de, Türkiye için de bir utançtır.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak başlattığımız resmi girişimlerinden bir sonucu olarak, aşağıdaki taleplerimizi basınla ve kamuoyu ile paylaşıyor, ilgili kurumların hemen tavır almalarını bekliyoruz:
1) Sivas katliamının sorumlulularından Muhammed Nuh Kılıç, Alman polisi tarafından derhal tutuklanmalı ve cezasını çekmesi için Türkiye iade edilmeli.
2) Toplu bir katliamın, bir insanlık suçlusunun, hiç bir şey olmamış gibi dükkan işletmesi de bir suçtur. Bu dükkan derhal kapatılmalı, katliam suçlusu Muhammed Nuh Kılıç’ın çalışma ve oturma müsadesi derhal iptal edilmelidir.
3) 35 kişinin katliamının sorumlularından Muhammed Nuh Kılıç’ın işlettiği ’’Kebap Lokantası’’nın ruhsatı iptal edilene kadar, bu ’’kebap lokantası’’ boykot edilmelidir.
4) Daha önce de kamuoyuna duyurduğumuz ve Alman yetkililerine bildirdiğimiz gibi, Muhammed Nuh Kılıç dışında da Sivas Madımak katliamının sorumlusu bir çok kişi Almanya’da yaşamaya devam etmektedir. Bu kişiler şunlardır: Mehmet Yılmaz, Sedat Yıldırım, Adem Ağbektaş, Hayrettin Gül, Adem Bayrak, Etem Ceylan, Serhan Özgentürk, Metin Ceylan ve Harun Kavak. Katliamdan sorumlu bu kişiler Alman polisi tarafından derhal bulunup, tutuklanmalı ve cezalarını çekmelidirler.
Cumartesi günü MİTİNG’e davet!
Bu katliamı unutmanın, katliama karışanları unutturmanın bir insanlık suçu olduğunu bilen.Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak Sivas Madımak katliamının sorumlularının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Ellerimiz sürekli olarak onların yaklarında olacaktır.
Katliam sorumlularını teşhir etmek ve katliamı bir kez daha lanetlemek için herkesi 7 Ağustos 2005 tarihinde Mannheim’de düzenlediğimiz mitinge davet ediyoruz.
Tarih: 7 Ağustos 2005, Cumartesi, Saat 14.00
Yer: Mannheim Cemevi, Inn Str. 24-26, 68199 Mannheim
Köln, 4 Ağustos 2005
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Basın Bürosu
DiyaR_02 04.08.2005, 22:34 bu yaziyi buraya koydugun icin tesekurler ercan hep merak etmisimdir madimak hotelini yakan yobazlarin ne tur insanlar olduklarini.
onlar insan degilki insan olsalar masum canlara kiymazlar. zaten bu olay oldugu zaman devletin parali adamlari film seyreder gibi seyrettiler ve önceden haberleri olduklari halde!!!!! islerine geldikleri zaman 50 kisiye 250 kisi görevli gider tabi ben bunun bir devlet politikasi olduguna inaniyorum. katil aranacaksa kaynak devletin ta kendisidir!!!
onlar insan degilki insan olsalar masum canlara kiymazlar. zaten bu olay oldugu zaman devletin parali adamlari film seyreder gibi seyrettiler ve önceden haberleri olduklari halde!!!!! islerine geldikleri zaman 50 kisiye 250 kisi görevli gider tabi ben bunun bir devlet politikasi olduguna inaniyorum. katil aranacaksa kaynak devletin ta kendisidir!!!
Olayi saptiriyorsunuz.
Devletin parali adamlari kim?
Mademki bu Devlet politikasi,o zaman hep bir olup Devlet´i mi yikalim?
Burada Alevileri kendi amaclarina alet etmeye dönük propoganda seziyorum.
Acikca söylemek gerekirse; Burada Kürt milliyetcilerinin oyununa getirmek istiyorsunuz.
Sivas olaylarinda Cumhuriyet´e yönelik saldirilar vardir.Bunu vidyo görünzülerinde acikca görüyoruz.
Sivas olaylari seriat düzeni kurmak isteyenlerin baskaldirisidir.
Cumhuriyet´e en bagli insanlarin aleviler oldugunu düsünerek onlara saldirdilar.
Bu forumda seriatcilari bir kenara birakip Kürt-Türk ayirtimciligi yapilmak isteniyor.
Allahu ekber sesleri ile Atatürk ve Pir Sultan Abdal heykellerini yikanlar Devlet´in kendisi mi ?
Neredeyse seriatcilari temize cikarmak icin calisiyorsunuz.
Bu forumda seriatcilara yönelik hicbir yazinizi görmedim.Oysa Alevilerin en büyük düsmani seriatcilardir.
Alevilerin toprak sorunu yoktur.
Her türlü milliyetcilige /irkciliga ve ayirtimciliga karsiyiz.
Gecmiste yasanan Sivas,Corum,Gazi mahallesi olaylarini firsat bilip Alevileri kendi emellerinize alet etmekten vazgecin.
Daha yasanilabilir bir Cumhuriyet istiyorsak bunu Türkiye´de yasayan herkesle birlikte yapmaliyiz.
Cesitli cevrelerin oyununa gelerek degil.
Olayi saptiriyorsunuz.
Devletin parali adamlari kim?
.
biz onlara kontgerilla deriz.:sas:
bugün gine haberlerde o sivas olayini gösterdiler, aranan kisi hakkinda haber vardi neyse o görüntüde sloganlar söyleydi: ''Türkiye bir müslüman ülkesidir öyle kalacak'' v.s bunlar kiskirtilmis seriatcilardir,sözde müslümanligi koruyorlar,ama diyarin dedigi gibi onlar kontgerilla tarafindan örgütlenmislerdir ve birdende cikmadilar,örnekleride cok vardir.Hizbullah gibi bir örgüt nasil olustu?,birileri isleri düzgün gitmesi icin cok önceden senaryosunu hazirliyorlar,suna benziyor,kurt nan yiyip sahibi ile arayan.cinsten
Alevilerden iktidarlar pek hoşlanmamıştır zaten. Kendilerine karşı bir tehdit olarak görmüşlerdir. Böylesine aydın ve düşmanlıklara engel olabilecek derecede hoşgörülü kitleleler tehlike olmuştur onlar için. İşin tam ayrıntısını bilmemekle birlikte Susurluk'ları görmüş bir insan olarak pek de böyle şeyler şaşırtıcı olmaz benim için.
biz onlara kontgerilla deriz.:sas:
Bu durumda Almanya´da bulunan kisinin hic sucu yokmus!!!
Tutuklanan kisileri de bosuna hapislerde yatirmislar!!!
Seriatcilarin hic sucu yok !!!
Haydi Aleviler Kürt irkcilari ile bir olun!!!
Hücummm istikamet tc (bazilarinin deyimi ile)!!!
DiyaR_02 05.08.2005, 23:12 Su An Ki Sistem Aleviler Hizmet Etmiyor Sonuna Kadar Yikilmasi Gerekir! Halk Duzeni Bekliyoruz! Uc Bes Kisiye Hizmet Eden Devlet Duzeni Degil!
Bu durumda Almanya´da bulunan kisinin hic sucu yokmus!!!
Tutuklanan kisileri de bosuna hapislerde yatirmislar!!!
Seriatcilarin hic sucu yok !!!
Haydi Aleviler Kürt irkcilari ile bir olun!!!
Hücummm istikamet tc (bazilarinin deyimi ile)!!!
Bak Ercan... Konuya bu şekilde bakmak yanlış. Sen demokrat bir insansın. Önyargılı bakıyorsun gibi geldi bana. Benim örneğin Türkiye ile ülke olarak hiçbir sorunum olamaz. Türkiye'yi en az senin kadar seviyorum. Türkleri de seviyorum. Devlete ise ne bir sempatim ne de bir nefretim var. Devlet insanlar tarafından kurulan ve yönetilen bir kurumdur. Elbette ki o insanlar eleştirilebilir, hataları açıklanabilir... Sonuçta Gazi Mahallesi'nde bir Alevi dedesinin öldürülmesini protesto eden insanların üzerine kurşunlar yağdıran devlet görevlilerini gördük. Susurluk'ları gördük. Hizbullah'a devletin en azından "göz yumduğu" konusunda sağır sultanın duyduğu dedikodular var. Gazi'de katillerin bulunması isteyen insanların üzerine hedef gözeterek ateş açabilenlerin, Sivas'ta saatler süren vahşet sonunda Aleviler yakıldıktan sonra ancak havaya ateş açabilenleri gördük. Bizim bu ülkeyi sevmemiz, devleti her konuda savunmamızı gerektirmez. Devlet kötü insanlar tarafından yöneltiliyorsa eleştirmek ise görevimizdir.
Kürt ırkçıları ile birlik ifadene de gerçekten çok üzüldüm. O adamlar resmen denyo. Çıkarı için herşeyi yapabilecek ve dostum dediklerini bir dakikada satabilecek, ABD ile işbirliği yapabilecek, sırf Türk olduğu veya başka örgüte destek verdiği için insan öldürebilecek adamlar bunlar. Yanlış ve çirkin olmuş. Demokrat bir insan böyle önyargılı yaklaşmamalı olaylara.
37 canımızın saatler süren bir provokasyon sonucunda yanmaları ve en ufak bir öğrenci eylemini dakikalar içinde dağıtanların saatlerce şeriatçı vahşileri seyrettikleri hep birlikte gördük. İnsanlar bu konuda elbette ki tartışacak, sorumluların yerleri konusunda fikir sürebilecekler. Bu onların Kürt ırkçıları ile işbirliği yaptığını göstermez. Kürt ırkçıları bu ülke halkının kardeşliğine zararlı ve emperyalizmle haşır neşir bir tayfadır. Bu suçlama canımı acıttı. Faşistler, işin içinden çıkamadıkları yerlerde hep aynı geyikle şanslarını denerler ama; demokrat olduğunu düşündüğüm insanların bu yönteme başvurmaları canımı sıktı.
Bu durumda Almanya´da bulunan kisinin hic sucu yokmus!!!
Tutuklanan kisileri de bosuna hapislerde yatirmislar!!!
Seriatcilarin hic sucu yok !!!
Haydi Aleviler Kürt irkcilari ile bir olun!!!
Hücummm istikamet tc (bazilarinin deyimi ile)!!!
öyle bir şey demedim.elbette bunu yapanlar belli fakat kontgerilla destekli insanlar.yıllar boyu işkencelerde öldürülen alevi gençlerinin arkasındada bu güçler vardı.
sivas da aydınlarımızı katledenlerin hak ettiği cezayı bulduğuna inanmıyorum.olayın failleri şeriatçılardır elbet.(ama kontgerilla her zaman anti-alevi olduğu için onlarsızda olmazdı.olmadıda)kambersiz düğün olur mu?
aleviler ne türk ırkçıları nede kürt ırkçıları ile beraber olmamalı.ama haksızlığa hep beraber karşı çıkmalıyız.türkü -kürdü olmaz.
örneğin;
sırf kürt olduğu için babasının yanında onunla beraber delik deşik edilen 12 yaşındaki bir çocuğu sadece kürt olduğu için savunmayayım mı?.kontgerillaya dokundurmayayım mı.bu olayı kimler yaptı.
zulme karşı türk-kürt,alevi-sünni omuz omuza
Bak Ercan... Konuya bu şekilde bakmak yanlış. Sen demokrat bir insansın. Önyargılı bakıyorsun gibi geldi bana. Benim örneğin Türkiye ile ülke olarak hiçbir sorunum olamaz. Türkiye'yi en az senin kadar seviyorum. Türkleri de seviyorum. Devlete ise ne bir sempatim ne de bir nefretim var. Devlet insanlar tarafından kurulan ve yönetilen bir kurumdur. Elbette ki o insanlar eleştirilebilir, hataları açıklanabilir... Sonuçta Gazi Mahallesi'nde bir Alevi dedesinin öldürülmesini protesto eden insanların üzerine kurşunlar yağdıran devlet görevlilerini gördük. Susurluk'ları gördük. Hizbullah'a devletin en azından "göz yumduğu" konusunda sağır sultanın duyduğu dedikodular var. Gazi'de katillerin bulunması isteyen insanların üzerine hedef gözeterek ateş açabilenlerin, Sivas'ta saatler süren vahşet sonunda Aleviler yakıldıktan sonra ancak havaya ateş açabilenleri gördük. Bizim bu ülkeyi sevmemiz, devleti her konuda savunmamızı gerektirmez. Devlet kötü insanlar tarafından yöneltiliyorsa eleştirmek ise görevimizdir.
Kürt ırkçıları ile birlik ifadene de gerçekten çok üzüldüm. O adamlar resmen denyo. Çıkarı için herşeyi yapabilecek ve dostum dediklerini bir dakikada satabilecek, ABD ile işbirliği yapabilecek, sırf Türk olduğu veya başka örgüte destek verdiği için insan öldürebilecek adamlar bunlar. Yanlış ve çirkin olmuş. Demokrat bir insan böyle önyargılı yaklaşmamalı olaylara.
37 canımızın saatler süren bir provokasyon sonucunda yanmaları ve en ufak bir öğrenci eylemini dakikalar içinde dağıtanların saatlerce şeriatçı vahşileri seyrettikleri hep birlikte gördük. İnsanlar bu konuda elbette ki tartışacak, sorumluların yerleri konusunda fikir sürebilecekler. Bu onların Kürt ırkçıları ile işbirliği yaptığını göstermez. Kürt ırkçıları bu ülke halkının kardeşliğine zararlı ve emperyalizmle haşır neşir bir tayfadır. Bu suçlama canımı acıttı. Faşistler, işin içinden çıkamadıkları yerlerde hep aynı geyikle şanslarını denerler ama; demokrat olduğunu düşündüğüm insanların bu yönteme başvurmaları canımı sıktı.
Guncel,konuya önyargili bakmiyorum.Arkadasin tek kelimeyle kontgerilla demesine anlam veremedigim icin o sekilde yazdim.
Devletin icindeki kontgerilla olusunun tartismalari bundan 25 yil önce basladi.Devletin icinde kontgerilla da var IT te var MIT te var.Bunlari inkar etmiyorum.Sivas Madimak´ta 8 saat bekleyip yangin bittikten sonra gelen devlet neredeydi.Tabiki bunun icinde oyunlar vardi.Bu konu tamamen aydinliga kavusmamistir.Olaylar sirasinda Aziz Nesin Basbakan Yardimcisi Erdal Inönü´ye telefonla durumu bildirmis.Hernedense Güvenlik kuvvetleri onlara erisememisler.Buradaki oyun acikca görülüyor.Bu defalarca yazildi.
Benim buraya Hürriyet Gazetesi´nden alintiladigim yazidaki kisi amaclarinin ne oldugunu,nicin olaylara karistigini acikca söylemis.Ben o kisinin söylediklerine dikkat cekmek istedim.
Her olan olayda Kontgerilla deyip isin icinden cikarsak bu kolaycilik olur.
Seriatcilarin ekmegine yag sürmüs oluruz.Su andaki hükümet gelecekteki islam seriat düzenini kurmak icin devleti ele gecirmeye calisiyor.
Amerika emperyalizmi "ilimli islam"deyimi ile buna destek veriyor.
Konuya bu yönden deginmeyip Kontgerilla deyip isin icinden cikildigi icin tepki gösterdim.
Oysa benim Kürtlerle alip veremedigim yok.Hatta Kürt Milliyetciliginin yükselmesine Türk Milliyetcileri sebep olmustur diyorum.
Bize askerde kürt diye bir millet yoktur denildi.Onlara dag Türk´ü denildi.
Karlarin üzerinde yürürken kart kurt diye bir ses cikarmis,sonra Ruslar Akdenize inmek icin bir dil bulup oranin insanlarina ögretip Kürtce yapmislar....vs
Bunu Altan Öymen alti ay kadar önce de bir köse yazisinda yazdi.
Böyle sacma uydurmalarla adeta Kürtler isyan ettirildiler.Onlarin kimliklerini yok saydilar.Onlarca etnik kökenden olusan Türkiye´yi Orta Asya´dan gelen tek bir irk gibi yutturmaya calistilar.
Alevileri katliamlarla yok edip susturmaya calistilar.
Simdiki karmasanin sebebi aslinda bu kafa yapilaridir.
Tekrar bir Türk-Kürt catismasi yaratilmaya calisiyor.Türk Milliyetcileri de Kürt Milliyetcileri de Alevileri yanlarina cekmek icin ortam hazirliyor.
Bunlara dikkat cekmek istedim.
Tekrar bir Türk-Kürt catismasi yaratilmaya calisiyor.Türk Milliyetcileri de Kürt Milliyetcileri de Alevileri yanlarina cekmek icin ortam hazirliyor.
Bunlara dikkat cekmek istedim.
Doğru. Ben zaten senin bu söylemine %100 katıldığımı daha önce de söyledim. Ama kontrgerilla diyen arkadaş da elbette ki şeriatçıları işin dışında bırakmıyordu. Zaten o buzdağının görünen yüzü. Olaylarda özellikle RP'li Belediye Başkanı ve BBP İl Başkanına halkı sakinleştirmek için konuşma yaptırılmıştır (hesapta tabi, sakinleştirme falan yok). Bu da zaten katliamın maşalığını şeriatçı ve faşistlerin yaptığını açıkca ortaya koyuyor bize. Ama arkadaşlar başka yönlere de dikkat çekmeye çalışıyorlar bence.
Türk ve Kürt Milliyetçiliği tespitlerine aynen katılıyorum. Bunlar sürekli birbirlerini güçlendiriyorlar. Sol bunu görmek zorunda artık. Sol, ezilenden yana tavır koyma güdüsü gereği Kürt Milliyetçiliğine gerekli tepkiyi hiç vermedi. Sivil halka yönelik saldırılara, çıkarcı ve maşa politikalara hep cılız tepkiler gösterildi. Solun artık şu gerçeği görmesi gerekiyor. Bu milliyetçilik dalgası solu bitirecektir. Trabzon'da bunu gördük. Birbirlerine diş bileyen bu vahşilerin ilk hedefi gene arada kalan sol olacaktır. Bunlar birbirlerine hırlayıp birbirlerini güçlendirdikçe; demokrat, anti-faşist insanlar zarar görecektir. Ve bu iki taraflı ırkçı/faşist oyunu bozabilecek en büyük kitlesel güç; toplumumuzun en aydın kesimi olan Alevilerdir. Bu günlerde bizim milliyetçiliğe karşı; kardeşliği, birlik ve bütünlüğü vurgulamamız gerekiyor.
CcGunal,yaziniza aynen katiliyorum.
Görev bizlere düsüyor.
hep beraber aynı çizgide olmak güzel.işte olması gereken bu.benim düşlediğim alevilik bu.
eğer bir şeyler yazarken haddi aşdı isem ve kalp kırdı isem affola
selam millet yazdiklariniza katiliyorum,yanliz bu islerde fazla bilgim yok af edin bende fikrimi yazmak istedim, sadece bildigim alevileri herzaman masa olarak kullaniyorlar,alevinin kardesce duygusu insanca duyarliligi sömürülüyor herzamanda böyleydi.cünki alevi ezilen halktan yanaydi milliyeti ne olursa olsun,mazlumun yanindaydi,o yüzdende ezilen halk olmasaydi bukadar devrimci, bas kaldiran insan olmazdi,alevilerin beynini yikamak istiyen okadar ....kisi varki,acizlestirmek isteniliyor.neden biliyormusunuz,alevi insani fedekardir gerekirse herhangi bir insan icin canini feda eder bazi gücler bunu hep bildikleri icin türlü türlü politikayla zayiflatmaya calisiyorlar.öyle bir vatandas olsunki yaninda bicaklanan birini bile görse ses cikarmadan yoluna gitsin,buda alevinin yolu degil. tabiki omuz omuza !!!!dogru kuvet birlikten dogar ama kimlernen?bence tarafsiz kalmamiz en dogru.yolumuz insanlik yolu,mazlumun yolu.ezilenin tarafindayim hangi vatandas olursa olsun.bu benim görüsüm.
Hesabi tez kesilir issallah yobazin:3D_NG (8)
Guncel,konuya önyargili bakmiyorum.Arkadasin tek kelimeyle kontgerilla demesine anlam veremedigim icin o sekilde yazdim.
Devletin icindeki kontgerilla olusunun tartismalari bundan 25 yil önce basladi.Devletin icinde kontgerilla da var IT te var MIT te var.Bunlari inkar etmiyorum.Sivas Madimak´ta 8 saat bekleyip yangin bittikten sonra gelen devlet neredeydi.Tabiki bunun icinde oyunlar vardi.Bu konu tamamen aydinliga kavusmamistir.Olaylar sirasinda Aziz Nesin Basbakan Yardimcisi Erdal Inönü´ye telefonla durumu bildirmis.Hernedense Güvenlik kuvvetleri onlara erisememisler.Buradaki oyun acikca görülüyor.Bu defalarca yazildi.
Benim buraya Hürriyet Gazetesi´nden alintiladigim yazidaki kisi amaclarinin ne oldugunu,nicin olaylara karistigini acikca söylemis.Ben o kisinin söylediklerine dikkat cekmek istedim.
Her olan olayda Kontgerilla deyip isin icinden cikarsak bu kolaycilik olur.
Seriatcilarin ekmegine yag sürmüs oluruz.Su andaki hükümet gelecekteki islam seriat düzenini kurmak icin devleti ele gecirmeye calisiyor.
Amerika emperyalizmi "ilimli islam"deyimi ile buna destek veriyor.
Konuya bu yönden deginmeyip Kontgerilla deyip isin icinden cikildigi icin tepki gösterdim.
Oysa benim Kürtlerle alip veremedigim yok.Hatta Kürt Milliyetciliginin yükselmesine Türk Milliyetcileri sebep olmustur diyorum.
Bize askerde kürt diye bir millet yoktur denildi.Onlara dag Türk´ü denildi.
Karlarin üzerinde yürürken kart kurt diye bir ses cikarmis,sonra Ruslar Akdenize inmek icin bir dil bulup oranin insanlarina ögretip Kürtce yapmislar....vs
Bunu Altan Öymen alti ay kadar önce de bir köse yazisinda yazdi.
Böyle sacma uydurmalarla adeta Kürtler isyan ettirildiler.Onlarin kimliklerini yok saydilar.Onlarca etnik kökenden olusan Türkiye´yi Orta Asya´dan gelen tek bir irk gibi yutturmaya calistilar.
Alevileri katliamlarla yok edip susturmaya calistilar.
Simdiki karmasanin sebebi aslinda bu kafa yapilaridir.
Tekrar bir Türk-Kürt catismasi yaratilmaya calisiyor.Türk Milliyetcileri de Kürt Milliyetcileri de Alevileri yanlarina cekmek icin ortam hazirliyor.
Bunlara dikkat cekmek istedim.
Kürt sorunundan bize ne Allah askina ya???:uzgunsok:
Hic kuskun olmasin ki: BIZ ALEVILER ORTA ASYADAN GELEN BIR SOYDANIZ!!!
Irkcilik yapmiyorum! Bu böyle!
Islam sentezli milliyetcilik olmadigindan dolayi bir MHPci yobaza soguk bakarim! Bir Kürt milliyetcisine ise sirtimla bakmam :yorgun: - Cünkü benimle alakasi yok!!!
Kürt sorunundan bize ne Allah askina ya???
Hic kuskun olmasin ki: BIZ ALEVILER ORTA ASYADAN GELEN BIR SOYDANIZ!!!
Irkcilik yapmiyorum! Bu böyle!
Islam sentezli milliyetcilik olmadigindan dolayi bir MHPci yobaza soguk bakarim! Bir Kürt milliyetcisine ise sirtimla bakmam - Cünkü benimle alakasi yok!!!
He he :) "Biz aynı soydanız" ve "ırkçılık yapmıyorum". Hep aynı nameler. Neyse. Bu benim işim değil. Alevimen gelince halleder sanırım sorunu. MHP'ye de bakmama sebebiniz sizi kesmemesi heralde. Nihal Atsızcılar ayrılmışlar duyduğuma göre. MHP kesmiyormuş artık onları.
He he :) "Biz aynı soydanız" ve "ırkçılık yapmıyorum". Hep aynı nameler. Neyse. Bu benim işim değil. Alevimen gelince halleder sanırım sorunu. MHP'ye de bakmama sebebiniz sizi kesmemesi heralde. Nihal Atsızcılar ayrılmışlar duyduğuma göre. MHP kesmiyormuş artık onları.
Bir sorum olacak sana... Sen Nihal Atsizin Alevilere ne kadar deger verdiginden haberdarmisin????
Yanlis anlama.. kimseyi kayirmiyorum! Ama kan kani ceker..
Bir sorum olacak sana... Sen Nihal Atsizin Alevilere ne kadar deger verdiginden haberdarmisin????
Yanlis anlama.. kimseyi kayirmiyorum! Ama kan kani ceker..
Boşa atmamışız demek ki :) Tam isabet.
İnsana değer vermeyen bir kafatasçı Aleviye nasıl değer verecekmiş? Aleviler, insanı insan olduğu için sever; ırkından ötürü değil. Irkçılıkla, faşizmle, kafatasçılıkla da hiçbir işimiz olmaz.
Bu arkadaşın Nihal Atsız diye burada propogandasını yaptığı şahsı tanımayanlar olabilir. Bu şahıs (Nazizmin yayıldığı yıllarda) Irkçılıktan yargılanmıştır. Nazım Hikmet'e hakaretler etmekle meşhur olmuş, fanatik bir solcu düşmanıdır. Görünüşüyle, fikirleriyle Hitler'i andırmaktadır. Bunun taraftarları MHP'yi az ırkçı olmakla eleştirmekte ve MHP'ye rakip olmaya çalışmaktadırlar. Sitelerine girişte sizi bir uluyan kurt resmi ve sesi karşılamaktadır.
Boşa atmamışız demek ki :) Tam isabet.
İnsana değer vermeyen bir kafatasçı Aleviye nasıl değer verecekmiş? Aleviler, insanı insan olduğu için sever; ırkından ötürü değil. Irkçılıkla, faşizmle, kafatasçılıkla da hiçbir işimiz olmaz.
Bu arkadaşın Nihal Atsız diye burada propogandasını yaptığı şahsı tanımayanlar olabilir. Bu şahıs (Nazizmin yayıldığı yıllarda) Irkçılıktan yargılanmıştır. Nazım Hikmet'e hakaretler etmekle meşhur olmuş, fanatik bir solcu düşmanıdır. Görünüşüyle, fikirleriyle Hitler'i andırmaktadır. Bunun taraftarları MHP'yi az ırkçı olmakla eleştirmekte ve MHP'ye rakip olmaya çalışmaktadırlar. Sitelerine girişte sizi bir uluyan kurt resmi ve sesi karşılamaktadır.
Saygi duyuyorum kardes..
Saygi duyuyorum kardes..
Eyvallah. Sağol.
SKANDAL: ’’Eksik belge’’ nedeniyle katliamdan sorumlu Muhammed Nuh Kılıç tutuklanamıyor
Fuat ATEŞ – Köln
Sivas Katliamı sanıklarından Muhammed Nuh Kılıç’ın Mannheim’da ortaya çıkmasından sonra Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Kılıç’ın tutuklanıp Türkiye’ye iadesi konusunda bazı girişimlerde bulundu. Alman Federal Mahkemesine suç duyurusunda bulunan AABF yöneticileri, beklemedikleri bir cevapla karşılaştılar. Ankara Interpolun’ün hazırladığı kırmızı bültende, Muhammed Nuh Kılıç için Sivas Davası sanığı ifadesi yer almazken, tutuklama emrine gerekçe olarak izinsiz gösteriye katılması gösterildi. Sözkonusu eylemin uluslararası hukuk kriterleri gözönüne alındığında, failin ülkesine iadesinin sözkonusu olmadığını belirten Alman Federal Savcısı Christine Hügel, Türkiye tarafından çıkarılan tutuklama emrinin yetersiz olduğunu söyledi.
Ankara, idamlık sanığı istemedi
Alaverdi TURHAN
Sivas’ta yaşanan ve toplam 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylara karıştığı gerekçesiyle 7.5 yıl hapise mahkum olan 32 yaşındaki Muhammed Nuh Kılıç’ın iade prosedürünün sürdüğü açıklanırken, daha önce yaşanan başka bir olay şaşırttı.
Sivas olaylarına karıştığı gerekcesiyle idam cezasına çarptırılan Mehmet Yılmaz isimli diğer Sivas mahkumunun da, Türkiye’nin talebi üzerine aynı nedenlerle geçen yıl önce tutuklandığı, ardından Türkiye’nin iade prosedürünü tam işletmediği için mahkumun belge yetersizliği yüzünden Türkiye’ye iade edilmeden serbest bırakıldığı ortaya çıktı.
AYNISINI YAŞADIK
‘Muhammed Nuh Kılıç’ın neden iade için tedbir olarak tutuklanmadığını kimse anlamıyor. Bir nedeni mi var?’ şeklindeki sorumuzu yanıtlayan Karlsruhe Eyalet Mahkemesi Sözcüsü Klaus Böhm, ilginç açıklamalarda bulundu.
Yasak bir yürüyüşe katılmanın, birçok ülkede başka bir ülkeye iade için geçerli neden sayılmayacağını belirten Böhm, idam cezasına çarptırılan Mehmet Yılmaz adlı Sivas mahkumu olayında da benzer durumla karşılaştıklarını açıkladı.
BAŞKA GİRİŞİM OLMADI
Böhm, şöyle konuştu: ‘Muhammed Nuh Kılıç’ın, yasak yürüyüşe katılma nedeniyle istenmesi durumunda iadesi söz konusu olmaz. Böyle bir olayın aynısını geçen yıl da yaşadık. Türkiye’den gelen tutuklama kararıyla soyadı Yılmaz (Mehmet Yılmaz) olan birini Türkiye’ye iade edilmesi için tutukladık. Aylarca tutuklu kaldı. Türkiye’den gelen tüm belgelerde onun yasadışı yürüyüşe katıldığı vardı, başka bir suç gösterilmedi. Bunun üzerine bıraktık ve Türkiye’nin onunla ilgili başka girişimi olmadı’ diye konuştu.
YÜRÜYÜŞ, DİYORLAR
Türkiye’nin, Yılmaz olayında olduğu gibi Kılıç’ın da yine Türk Ceza Kanunu’nun 146’ncı maddesine göre suçlu gösterilerek tutuklanmasını istediğini söyleyen Böhm sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Herşey geçen yıl yaşadıklarımızla aynı idi. Bundan dolayı Kılıç’ı tutuklamadan Türkiye’den gelen bu talebi reddettik. Eğer Kılıç, Yılmaz gibi Sivas olaylarında sadece yasak yürüyüşe katılmışsa ki, Türkiye’den gelen belgelerde bu görülüyor, o zaman iadesi söz konusu değildir. O zaman tutuklanması da gereksiz. Yok eğer Türkiye ek bilgi göndererek başka suçlar da işlediğine dair belgeler gönderirse, o zaman durum farklı olacaktır. Türkiye belgelerle Kılıç’ın bu ve şu suçları işlediği, bu tarihte tutuklandığı, bu tarihte hüküm aldığı, bu tarihte hapis yattığını bize sunmalı. Bundan dolayı artık Türkiye, Kılıç’ın hala iadesini istiyorsa yeniden devreye girmelidir.’
Hürriyet, 05.09.05
izmirksk 07.09.2005, 12:44 bu bilgileri paylaştığın için sağol ercan abi.maalesef halen yaralar sarılamadı
izmirksk 09.09.2005, 13:35 valla abi devlet sarmazsa biz ne yapalım.?
bir önerin var mı?
tamam alevi gençleri olarak çalışıyor, çabalıyor bir yerlere gelmeye çalışıyoruz ama şu aşamada kültürümüze sahip çıkmaya ve onu korumaya çalışmaktan başka elimizden çok da bir şey gelmiyor.
yapilacak bir sey yok yazilarim silindidiye ayriliyorum
|
|