Ceyhun
05.08.2005, 11:15
F tipi haberlerine sansür istifa ettirdi...
[Sesonline] Akşam Gazetesi köşe yazarlarından gazeteci Ahmet Tulgar F tipi cezaevleriyle ilgili yazısı yayınlanmadığı için görevinden istifa etti. Tulgar, TGS'de düzenlenen dayanışma toplantısında ''Yazı bir mektuptu, o insanın sesi kısıldığında kendi sesimin kısıldığını hissettim ve istifa ettim'' şeklinde konuştu. [Sinan K.Bilgenoğlu...]
[Sesonline] Akşam Gazetesi köşe yazarlarından gazeteci Ahmet Tulgar F tipi cezaevleriyle ilgili yazısı yayınlanmadığı için görevinden istifa etti. Tulgar, TGS'de düzenlenen dayanışma toplantısında ''Yazı bir mektuptu, o insanın sesi kısıldığında kendi sesimin kısıldığını hissettim ve istifa ettim'' şeklinde konuştu. [Sinan K.Bilgenoğlu...]
''Bu mektupla oradaki insanların ruh halini, yalnızlaştırılmalarını, nasıl travmatik bir halde olduklarını anlatmak istedim.'' diyen Tulgar, ''Yazı bir mektuptu, o insanın sesi kısıldığında kendi sesimin kısıldığını hissettim ve istifa ettim'' şeklinde konuştu.
Ahmet Tulgar'ın istifası üzerine bir dayanışma toplantısı ve basın açıklaması düzenleyen Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi, ''Türkiye'de sansür vardır. Türk medyasında devlet sansürü ile birlikte patron ve editör sansürü de vardır. Yeni Türk Ceza Kanunu ile birlikte gazeteciler otosansür ve hapis makasında sıkıştırılmaya çalışılıyor. Patronun sermaye gücü karşısında korumasız olan gazetecinin, baskıya karşı ''direnme hakkı''nı kullanması çeşitli nedenlerle fiilen mümkün olmamaktadır. İşte 78'liler kuşağından Ahmet Tulgar, sansür uygulamasına karşı direnme hakkını kullanan ender gazetecilerden biri oldu'' derken, toplantıya katılan Gazeteci Celal Başlangıç, ''sansürün ve işten atılmaların en önemli sebebinin örgütsüzlük olduğuna'' değinerek toplantının sendikada yapılmasının çok anlamlı olduğunu belirtti.
Ahmet Tulgar açıklamasında ''Milliyet Gazetesi'nde çalışırken F Tipi cezaevindeki bir mahkumdan sürekli mektup geliyordu. Oradaki durumu anlatıyor, rahatsızlandığından bahsediyor ve yardım istiyordu. Bir mektubunda ''Bu son mektubum olabilir. Artık mektup göndermek gittikçe zorlaşıyor'' demişti. O sıralar başka şeylerle uğraşmaktan bu mektupları doğru değerlendirememiştim. Daha sonra o kişinin hastalığından dolayı öldüğünü duydum ve bu benim içimde bir acı olarak kaldı. Bu mektupla oradaki insanların ruh halini, yalnızlaştırılmalarını, nasıl travmatik bir halde olduklarını anlatmak istedim. Ancak yönetim F Tipi'nden gelen hiç bir şeyi kabul etmiyor. O kişinin sesi kısılırken kendi sesimin kısıldığını hissettim ve istifa ettim'' dedi.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin ise ''Bu sansürü protesto ediyoruz. Yasama, Yürütme, yargı ve medya üzerinde militarist bir baskı vardır. Bunun son örneği ise Orgeneral İlker Başbuğ'un gazetecilere nasıl haber yazılacağını dikte etmesidir'' dedi.
Haber-sen Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Demir, ''Baskı onurun düşmanıdır. Ahmet Tulgar'ı kahramanlaştırmamalıyız ki diğer insanlar onurlu ve dürüst davranmanın zor olduğunu düşünmesinler. O, dürüst ve onurlu bir gazetecinin yapması gerekeni yapmıştır'' diyerek Tulgar'a destek verdi.
Haber-Fotoğraf: Sinan K. Bilgenoğlu - İstanbul
SESONLİNE
www.sesonline.net (http://www.sesonline.net) sitesinden alınmıştır.
[Sesonline] Akşam Gazetesi köşe yazarlarından gazeteci Ahmet Tulgar F tipi cezaevleriyle ilgili yazısı yayınlanmadığı için görevinden istifa etti. Tulgar, TGS'de düzenlenen dayanışma toplantısında ''Yazı bir mektuptu, o insanın sesi kısıldığında kendi sesimin kısıldığını hissettim ve istifa ettim'' şeklinde konuştu. [Sinan K.Bilgenoğlu...]
[Sesonline] Akşam Gazetesi köşe yazarlarından gazeteci Ahmet Tulgar F tipi cezaevleriyle ilgili yazısı yayınlanmadığı için görevinden istifa etti. Tulgar, TGS'de düzenlenen dayanışma toplantısında ''Yazı bir mektuptu, o insanın sesi kısıldığında kendi sesimin kısıldığını hissettim ve istifa ettim'' şeklinde konuştu. [Sinan K.Bilgenoğlu...]
''Bu mektupla oradaki insanların ruh halini, yalnızlaştırılmalarını, nasıl travmatik bir halde olduklarını anlatmak istedim.'' diyen Tulgar, ''Yazı bir mektuptu, o insanın sesi kısıldığında kendi sesimin kısıldığını hissettim ve istifa ettim'' şeklinde konuştu.
Ahmet Tulgar'ın istifası üzerine bir dayanışma toplantısı ve basın açıklaması düzenleyen Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi, ''Türkiye'de sansür vardır. Türk medyasında devlet sansürü ile birlikte patron ve editör sansürü de vardır. Yeni Türk Ceza Kanunu ile birlikte gazeteciler otosansür ve hapis makasında sıkıştırılmaya çalışılıyor. Patronun sermaye gücü karşısında korumasız olan gazetecinin, baskıya karşı ''direnme hakkı''nı kullanması çeşitli nedenlerle fiilen mümkün olmamaktadır. İşte 78'liler kuşağından Ahmet Tulgar, sansür uygulamasına karşı direnme hakkını kullanan ender gazetecilerden biri oldu'' derken, toplantıya katılan Gazeteci Celal Başlangıç, ''sansürün ve işten atılmaların en önemli sebebinin örgütsüzlük olduğuna'' değinerek toplantının sendikada yapılmasının çok anlamlı olduğunu belirtti.
Ahmet Tulgar açıklamasında ''Milliyet Gazetesi'nde çalışırken F Tipi cezaevindeki bir mahkumdan sürekli mektup geliyordu. Oradaki durumu anlatıyor, rahatsızlandığından bahsediyor ve yardım istiyordu. Bir mektubunda ''Bu son mektubum olabilir. Artık mektup göndermek gittikçe zorlaşıyor'' demişti. O sıralar başka şeylerle uğraşmaktan bu mektupları doğru değerlendirememiştim. Daha sonra o kişinin hastalığından dolayı öldüğünü duydum ve bu benim içimde bir acı olarak kaldı. Bu mektupla oradaki insanların ruh halini, yalnızlaştırılmalarını, nasıl travmatik bir halde olduklarını anlatmak istedim. Ancak yönetim F Tipi'nden gelen hiç bir şeyi kabul etmiyor. O kişinin sesi kısılırken kendi sesimin kısıldığını hissettim ve istifa ettim'' dedi.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin ise ''Bu sansürü protesto ediyoruz. Yasama, Yürütme, yargı ve medya üzerinde militarist bir baskı vardır. Bunun son örneği ise Orgeneral İlker Başbuğ'un gazetecilere nasıl haber yazılacağını dikte etmesidir'' dedi.
Haber-sen Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Demir, ''Baskı onurun düşmanıdır. Ahmet Tulgar'ı kahramanlaştırmamalıyız ki diğer insanlar onurlu ve dürüst davranmanın zor olduğunu düşünmesinler. O, dürüst ve onurlu bir gazetecinin yapması gerekeni yapmıştır'' diyerek Tulgar'a destek verdi.
Haber-Fotoğraf: Sinan K. Bilgenoğlu - İstanbul
SESONLİNE
www.sesonline.net (http://www.sesonline.net) sitesinden alınmıştır.