Orijinalini görmek için tıklayınız : Victor JARA


Ceyhun
06.08.2005, 21:31
1938'de yoksul bir köylü çocugu olarak dogan Victor Jara, 1957'de Sili Üniversitesi korosunda Violeta Parra ile tanisarak onun sarkilarini ögrenmeye ve söylemeye baslar. Yine ayni üniversitede 1960 yillarinda tiyatro çalismalari yapar. Ve basarili bir tiyatro kariyeri olusturur. 1961 yilinda Senin Için Söylemek Istiyorum Güvercin" adli ilk bestesini yapar. Ve bu besteyi Çekoslovakya, Polonya, Bulgaristan, Sovyetler Birligi, Hollanda ve Fransa'da söyler. Artik dünyanin dört bir yaninda türküleri dillerde dolasmaktadir. Fabrikalarda, okullarda, sendikalarda, maden ocaklarinda ve tiyatrolarda söylemektedir türkülerini. Direnisler artik onsuz olmamaktadir.1969'da Sili'de gelisen Yeni Türkü" hareketinin öncülerinden olmustur. Bir yandan tiyatro okulunda ögretim görevliligi yaparken bir yandan da türkülerini Sili'nin dört bir yanina ulastirmaya devam eder. Yine dünyanin birçok yerinde seminerler verir ve devrimci sanatçi kimligiyle öne çikar.

1973'de Sili televizyonunda program yöneticiligi yapar. Çok geçmeden de fasist darbe gerçeklesir. 12-15 Eylül 1973 tarihleri arasinda, Sili Stadyumu'na doldurulan binlerce insanin gözleri önünde önce gitar çalan parmaklari kirilir ve daha sonra da fasist subaylar tarafindan katledilir. Parmaklari kirildiginda bile, yaptigi son bestesinde Daha kuvvetli vuruyor baskan yoldasimizin kani bombalar ve mitralyözlerden. Böyle vurarak bizim yumrugumuz yeniden" diyerek Baskan Allende'ye ve devrime olan inancini vurur düsmanin suratina bir tokat gibi.

“Türkü söyleme aşkımdan ya da sesimi dinletmek için değil bunca türkü söylemem. Benim namuslu gitarımın sesi dünyanın yüreğinden çıkar, kutsal su gibi şefkatli, bir güvercin gibi uçar… Benim gitarım okşar öleni ve yiğidi, Violetta Parra’nın dediği gibi o, pırıl pırıl ve bahar kokan bir işçidir! O cellâtların, paranın ve egemenliğin değil, yepyeni yarınlar için çarpışan halkımın gitarıdır… Çünkü her türkü kendi yürek ayışları gücünce anlamlıdır. Ve o türkü, ancak ölürken de erkekçe türkü söyleyenindir: Ben, pohpohlanmak yada turistler içlensin diye değil, bir uzun şerit gibi olan ülkem için söylüyorum, daracık ama sonsuza dek derin…”