Orijinalini görmek için tıklayınız : Kendi değerinden emin olan ve bundan gurur duyan adam, bulabildiği en yüksek kadın ti


turkuaz
06.06.2006, 18:47
Kendi değerinden emin olan ve bundan gurur duyan adam, bulabildiği en yüksek kadın tipini isteyecektir.
Beğeneceği kadın güçlü olacak, fethetmesi zor bir kadın olacaktır, çünkü ancak bir roman kahramanını fethettiği zaman bunu bir başarı sayabilecektir, beyinsiz bir sürtüğü fethetmeyi başarı saymayacaktır. Onun aradığı, kendi değerini bulmak değil, kendi değerini ifade etmektir. Zihnin standartlarıyla bedeninin arzuları arasında hiçbir çelişki yoktur. Ama kendi değersizliğine inanan adam da en nefret ettiği kadın tipini cazip bulur, çünkü o kadın onun gizli benliğinin yansımasıdır. Kendisinin sahtekar olduğu yolundaki objektif gerçekten o kadın sayesinde kurtulur. Kadın ona bir aylığına bir değerlilik hayali kazandırır, o da kendi benliğini lanetleyen ahlak sisteminden bir süre kurtulmuş olur. Çoğu erkeğin kendi hayatını nasıl çirkin biçimde mahvettiğine bakın. Manevi felsefemiz dedikleri çelişkiler karmaşasına bakın. Biri diğerini getiriyor.. Aşk bizim en yüce değerlerimize cevaptır...Başka bir şey de olamaz. Bir erkek kendi değerlerini ve varoluş görüşünü yozlaştırırsa, aşkın zevk değil, kendini reddetme olduğunu savunmaya başlarsa, iyilik ve sevap denilen şeyin gurur değil, acıma, acı, zaaf ve fedakarlık olduğunu söyler, en soylu sevginin beğenmekle değil, sadakayla başladığını, değerlere cevap olarak değil, kusurlara cevap olarak doğduğunu söylerse, kendini ikiye bölmüş sayılır. Bedenine söz dinletemez. Seviyorum dediği kadının karşısında iktidarsızlığa düşer, bulabildiği en bayağı orospuya doğru kayar. Bedeni her zaman en derindeki inançlarının nihai mantığını izleyecektir. Kusurların sevap olduğuna inanırsa, varoluşu kötü diye damgalamış sayılır, kendisinin ancak yozlaşmışlıklardan zevk almaya layık olduğuna inanır. Sevabı acıyla bağlamıştır, zevkin ancak günahlarda bulunabileceğini sanır. Bu sefer, bedeninizin kötü arzuları olduğunu, zihninin bunları etkileyemediğini, seksin bir günah olduğunu, gerçek aşkın katıksız bir ruhsal duygu olduğunu haykırmaya başlar. Ondan sonra da, aşk neden bana yalnızca can sıkıntısı getiriyor, seks de yalnızca utanç getiriyor diye merak eder. Para ve seks, ikisinin aynı şey olduğunu anlıyorsunuz değil mi?

canugur
06.06.2006, 18:52
...... ve yalnizlik.....
kacinilmaz...

Güzel bir pasajdi, cok tesekürler mavi-yesil
saygilar

Siya Saperen
06.06.2006, 20:11
Sanırım bu bölümdeki yazıları eleştirmek dogru olmayabilir fakat bu yazı pek hoşuma gitmedi. Yazan veya ekleyen arkadaşın affına sıgınarak;

Hiç bir zaman bu şekilde olmamalı. Hayat kendi yönergelerini işlerken bireyinde buna ilintili olarak kendi seçimlerini oluşturabilme seçenegi vardır evet. Fakat bu salt bir egoizm ile duyguları ortaya katmaksızın sadece kendini tatmin etme degildir. Sevmek her zaman (belkide hiç bir zaman bir eylem degil) isteklerimiz dogrultusunda kazandıgımız veya hissettirdigimiz bir duygu olmuyor. Hayatı (veya kendinden emin ve bundan gurur duyan) şahsı bu şekilde nitelendirmek insan duygularını yok saymak sadece çıkarlar dogrultusunda çalışan insanlar yaratmak isteginin bir ürünü olabilir. O yüzden diyebilirim ki para ve seks asla aynı şey degildir. Bunu böyle gören insanlar kendi kişiliklerinin klişeleşmiş egolarına hitap etmektedir. (Tabi anlamın dışına çıkması gerekiyor aksi halde yazıyı yazan arkadaşıda teşekkül eder) Her zaman ettigim temennilerden biri duygu biz insanlar için vargeçilemeyecek bir degerdir. Umarım buna inanan insanlar varolmaya devam eder...