Orijinalini görmek için tıklayınız : Anlatabilirim!...
cigdem81 10.06.2006, 10:11 Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmişiki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim / sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini, Kokuşmuşluğunu Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana / anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!
Bilmiyorum Dudakların nasıldır.
Sıcak mı / ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu ?. Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına, Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim / bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!
Bir insanı sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar,Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi, Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar Nasıl güle döner / sıcaklığınla / bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!
Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
Ama, Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
Yokluğunda / yıllardır / Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı / Aşağılık avunmayı öğrendim / nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.
Ama hiç kimse / kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp, Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana / anlatamam.
Çünkü senle ben; Ayrı kaynaktan doğmuş Sularında hasretleri taşıyan,
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa / bilmiyorum.
Seninle Hiç aynı yatakta coşmadım ki!
Sen bana / yalnızca Ve sadece
Kahpe sensizliği sor..
Rezil beklemeyi / özlemeyi sor…
Tanrı şahidimdir; Kurda, kuşa.. Dağa, taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki / uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim......
Moderatör Notu : Paylaşımlarınızın Yazarlarını, Şayet Size Ait İse Belirtmenizi veya Alıntı İse , AlIntı İbaresinin Bulunmasına Dikkat Ediniz.
yagmur_ozgur33 13.01.2007, 22:52 söyleyecek kelime bulamıyorum çünkü sen kelimeleri yerli yerinde kullanmışsın (harkulade)
Muhtar44 14.01.2007, 07:24 Benden habersiz bir elveda bile demeden,çekip
Gittin...
Anlatacaklarım vardı sana,Henüz bitmemişti kelimelerim
Kalsaydın aşk şarap tadında akacaktı dudaklarımdan,
Ve sen aşkın o muhteşem sarhoşluğunu tadacaktın.
Madem ki gittin,gündüzümü gece yaparak...
GELME bir daha!!!
Mutlu ol oralarda ama bana
YAKLAŞMA BİR DAHA...:34:
ELİNE SAĞLIK ÇİĞDEM , ÇOK TEŞEKKÜRLER...
bu şiir ne böle ya çok etkilendim valla:34: :34: :34:
süper tekkelimeyle neden bukadar hasret dolu bilmiyorum ama tek bildiğim şey insanın duygularınıbukadar iyi anlatması tabiki hasret kalan sevgiliye....
self_serwis 16.01.2007, 22:10 dokunduğu herşeyi kıran küçük bir çocukmuşum ben, bu yüzden acıtmışım canını, oyuncak bebeğim gibi. kırmışım kalbini canın yanmayacakmış gibi.
küçük bir çocukmuşum ben; her yeri suçlu, giysileri çamurlu, düşmüşüm çok defa dizlerim yara dolu. kalkamamışım ayağa elimi sen tutmadan. uyuyamamışım saçlarımı okşamadan.
küçük bir çocukmuşum ben kimsesiz, saçlarım yetim, dudaklarım yetim. küçük bir çocukmuşum kucağında, ellerin değer değmez saçlarıma uyurmuşum.
küçük bir çocukmuşum yaramaz, bir gün ansızın durmuşum...
marenostrum23 20.03.2007, 00:12 Son kimliğim yokluğundur
"vakit gece, yine yağmur yağıyor...yine yalnız bir şehir...sen ellerini ellerimden koparıp gidiyorsun yine. acelen ne sevdiğim? hayat denen keşmekeşin içinde,her yerimi çürüten gerçeklerin ortasında bir başına mı bırakıyorsun beni? beni yeniden yokluk cehenneminin ateşlerine mi atıyorsun? acelen ne sevdiğim? şimdi düşünüyorum da, toz tutmuş bir romandı yaşananlar...
tek istediğim seninle ak düşecek saçlardı. öyle acizdim ki karşında ve öyle güçlüydün ki karşımda;ancak iddiasız bir sığınmacı olabildim hayatında. bu yürek sürgünün sığınacağı, tutunacağı tek dalıydı tükenmek bilmeyen aşkın... karşılıksız,güvencesiz,kimsesizce yaşanan bir aşk...acımasızdın bana karşı...sadece bize ait olduğunu düşündüğüm o yolda, neydik biz söylesene, neyindim ben senin sevdiğim? yol arkadışın mı? can yoldaşın mı? sırdaşın mı?..sevgilin mi?..
gün geldi, yol bitti ve unutuldum. kangren olmuş yara gibi etimi acıtan sorular, bu lanet unutuluşta yanıtlarını buldu. sonrası dipsiz bir kuyu... sonrası kuzguni bir yalnızlık...
sevdiğim yalnızlık trenini çoktan kaçırmadık mı biz? "bulup bulup kaybetme" oyunlarını çoktan tüketmedik mi? bu aşkı en ağır darbelerle sınamadık mı? neden anlamıyorsun, neden görmüyorsun, nefes alıp vermek için değil, sadece seni sevmek için yaşadım ben!
seninle paylaşılan her an, bir daha tekrarı olmayan, bir melodi gibi benim için... saatlerce dizinin dibinde oturmayı, yalnız senin için giyinmeyi, sana yemek hazırlamayı, seninle yeni güne uyanmayı, yani yaşanılan ne varsa hepsini, tek göstermelik bir filmi kare kare içimde sindirir gibi, heyecanla, iliklerime kadar yaşıyorum. bunca yoğunluğa, bunca derinliğe rağmen seni sıradanlaştırmam mümkün mü?
acelen ne sevdiğim? nereye gidiyorsun? gideceğin yerde bensizlikten, bizsizlikten başka ne var? neden gidiyorsun? neden beni ve bu aşkı seçmiyorsun? neden bu aşkı mutluluğa, sonsuzluğa, daha önce hiç görmediğin dünyalara bir geçit olarak görmüyorsun?..
neden görmüyor, hangi sebeple anlamıyorsun ve neden ayalarında sadece sevgi olan biçare ellerimi tutmuyorsun? sevgim seni boğmak değil, yaşatmak içindi... sevgim yeryüzünün yaşanılası bir yer olduğunu görmen, görmemiz içindi... sana olan dermansız aşkım beni, seni yani bizi çoğaltmak içindi...
ben senden hiç vazgeçmedim ki..."
canlar,bir yazarın köşesinde Aslıhan Su adında bir değerli cana ait bu hikayeyi okuduğumda iliklerime kadar sızlamıştı her yerim...şimdide canlarla paylaşmanın güzelliğini yaşamak zamanı diye düşündüm...
saygılar...
marenostrum23 20.03.2007, 00:20 Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmişiki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim / sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini, Kokuşmuşluğunu Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana / anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!
Bilmiyorum Dudakların nasıldır.
Sıcak mı / ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu ?. Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına, Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim / bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!
Bir insanı sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar,Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi, Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar Nasıl güle döner / sıcaklığınla / bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!
Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
Ama, Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
Yokluğunda / yıllardır / Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı / Aşağılık avunmayı öğrendim / nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.
Ama hiç kimse / kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp, Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana / anlatamam.
Çünkü senle ben; Ayrı kaynaktan doğmuş Sularında hasretleri taşıyan,
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa / bilmiyorum.
Seninle Hiç aynı yatakta coşmadım ki!
Sen bana / yalnızca Ve sadece
Kahpe sensizliği sor..
Rezil beklemeyi / özlemeyi sor…
Tanrı şahidimdir; Kurda, kuşa.. Dağa, taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki / uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim......
Moderatör Notu : Paylaşımlarınızın Yazarlarını, Şayet Size Ait İse Belirtmenizi veya Alıntı İse , AlIntı İbaresinin Bulunmasına Dikkat Ediniz.
yüreğine sağlık, emeğine sağlık can...
Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmişiki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim / sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini, Kokuşmuşluğunu Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana / anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!
Bilmiyorum Dudakların nasıldır.
Sıcak mı / ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu ?. Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına, Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim / bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!
Bir insanı sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar,Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi, Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar Nasıl güle döner / sıcaklığınla / bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!
Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
Ama, Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
Yokluğunda / yıllardır / Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı / Aşağılık avunmayı öğrendim / nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.
Ama hiç kimse / kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp, Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana / anlatamam.
Çünkü senle ben; Ayrı kaynaktan doğmuş Sularında hasretleri taşıyan,
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa / bilmiyorum.
Seninle Hiç aynı yatakta coşmadım ki!
Sen bana / yalnızca Ve sadece
Kahpe sensizliği sor..
Rezil beklemeyi / özlemeyi sor…
Tanrı şahidimdir; Kurda, kuşa.. Dağa, taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki / uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim......
Moderatör Notu : Paylaşımlarınızın Yazarlarını, Şayet Size Ait İse Belirtmenizi veya Alıntı İse , AlIntı İbaresinin Bulunmasına Dikkat Ediniz.
gerçekten güzel olmuş..teşşekkrker..platonilerin yüregi cıız edecek ):
Merhaba Canlar,
Gerçekten çok güzel sağolasın...
|
|