Orijinalini görmek için tıklayınız : Ahirete iman ilacı


SERHAN
13.08.2005, 13:25
İnsanların dörtten birini teşkil eden çocuklar, âhiret îmanıyla insanca yaşayabilirler ve insaniyetin istidatlarını taşıyabilirler. Yoksa elem verici endişeler içinde, kendini uyutturmak ve unutturmak için çocukça oyuncaklarıyla, haylaz bir hayatla yaşayacak. Çünki, her vakit etrafında onun gibi çocukların ölmesiyle onun nazik beyninde ve ileride uzun arzuları taşıyan zayıf kalbinde ve mukavemetsiz ruhunda öyle bir te'sir yapar ki; hayatı ve aklı o bîçareye azap ve işkence edeceği zamanda, âhiret îmanının dersiyle, görmemek için oyuncaklar altında onlardan saklandığı o endişeler yerine bir sevinç ve genişlik hissederek der: "Bu kardeşim veya arkadaşım öldü. Cennet'in bir kuşu oldu. Bizden daha iyi keyf eder, gezer. Ve vâlidem öldü, fakat rahmet-i İlâhiyeye gitti; yine beni Cennet'te kucağını alıp, sevecek. Ve ben de o şefkatli anneciğimi göreceğim." diye insaniyete lâyık bir tarzda yaşayabilir.

Hem insanın dörtte birini teşkil eden ihtiyarlar; yakında hayatlarının sönmesine ve toprağa girmelerine ve güzel ve sevimli dünyalarının kapanmasına karşı teselliyi, ancak ve ancak âhiret îmanında bulabilirler. Yoksa o merhametli muhterem babalar ve fedakâr şefkatli analar, öyle bir ruh ve kalp sıkıntısı çekeceklerdi ki, dünya onlara ümitsiz bir zindan ve hayat işkenceli bir azab olurdu. Fakat, âhiret îmanı onlara der:

"Merak etmeyiniz. Sizin ebedî bir gençliğiniz var, gelecek; ve parlak bir hayat ve nihâyetsiz bir ömür sizi bekliyor. Ve zâyi ettiğiniz evlâd ve akrabalarınızla sevinçlerle görüşeceksiniz. Ve ettiğiniz bütün iyilikleriniz muhafaza edilmiş; mükâfatlarını göreceksiniz." diye, ahirete iman onlara öyle bir teselli ve inşirah verir ki; herbirinin yüz ihtiyarlık birden başlarına toplansa onları ümitsiz etmez.

İnsanların üçten birisini teşkil eden gençler - Hevesleri galeyanda, hissiyata mağlub cür'etkâr akıllarını her vakit başına almayan o gençler- âhiret îmanını kaybetseler ve Cehennem azâbını hatırlamasalar, toplum hayatında, ehl-i namusun malı ve ırzı ve zaif ve ihtiyarların rahatı ve haysiyeti tehlikede kalır. Bazı, bir dakika lezzeti için bir mes'ud hanenin saadetini mahveder ve bu gibi hapiste dört-beş sene azab çeker. Canavar bir hayvan hükmüne geçer.

Eğer, ahirete iman onun imdadına gelse, çabuk aklını başına alır. "Gerçi hükûmet polisleri beni görmüyorlar ve ben onlardan saklanabilirim. Fakat, Cehennem gibi bir zindanı bulunan bir padişah-ı Zülcelâl'in melekleri beni görüyorlar ve fenalıklarımı kayd ediyorlar. Ben başı boş değilim ve vazifeli bir yolcuyum. Ben de onlar gibi ihtiyar ve zayıf olacağım''. diye birden zulmetmek istediği adamlara karşı bir şefkat bir hürmet hissetmeye başlar.

Hem insanların ehemmiyetli bir kısmı, hastalar ve mazlumlar ve musibetzedeler ve fakirler ve ağır ceza alan mahbuslar; eğer ahiret imanı onların imdadına yetişmezse, her vakit hastalığın ihtariyle gözü önüne gelen ölüm ve intikamını alamadığı ve namusunu elinden kurtaramadığı zâlimin mağrûrâne ihâneti ve büyük musibetlerde boş boşuna malını, evlâdını kaybetmekle elem verici ümitsizliği ve bir-iki dakika veya bir-iki saat keyf yüzünden beş-on sene böyle bir hapis azâbını çekmekten gelen kederli sıkıntı, elbette o bîçarelere dünyayı zindan ve hayatı bir işkenceli azâba çevirir. Eğer âhirete îmân imdatlarına yetişse birden onlar nefes alırlar; sıkıntıları, ümitsizlikleri ve endişeleri ve intikam hiddetleri, imanının derecesine göre kısmen ve bazen tamamen yok olur.

A-L-E-V-İ
14.08.2005, 19:32
Sayın "SERHAN"...

Konuyla alakasız biraz ama...copy-paste yaptığınız risaleler bir yana...şu aralar..Kadiriliğin Türkiyedeki en büyük kolunun başında olan Haydar BAŞ ve Grubuyla içinde bulunduğunuz çekişme ...MAGAZİN sayfalarına kadar düştü!....

Fethullah grubu kurduğu sitede Haydar BAŞ hakkında...KÜFÜR 'e kaadr işi vardırdı..bir de elindeki MEDYA kozunu kullanarak DİZİSİNDE Fethullah Güleni KAHRAMAN olarak gösterip Haydar BAŞ ı ..Cinci Hoca gibi göstermektende kendini alamadı...

Ne Haydar BAŞ..nede Fethullahçılar beni pek ilgilendirmiyor aslında ama her fırsatta haktan hukuktan bahseden insanların içinde YAKLAŞIMLARI kendi halet-i ruhşyelerinide ele vermekte...

whitehat
17.08.2005, 18:46
Arkadaşlar Bir zamanlar Siyaseti men eden Sayın Haydar BAŞ şimdi ise siyasetin önde gideni. Hep türkiyeyi sömürme hep koltuk davasıdır.. Diğer Taraftan tarikatlar arasındaki sürtüşmeler ise cabası.. Sayın Haydar BAŞ ve Fetullah GÜLEN Hoca efendilere sorarım "Madem bir dini bir Peygamberi savunuyorsunuz neden birbirinizi yiyorsunuz" Arkadaşlar eğer bir işe menfaat karışır ise bu iş cıkmaza saracaktır ve A-L-E-V-i Kardeşinde dediği gibi "haktan hukuktan bahseden insanların içinde YAKLAŞIMLARI kendi halet-i ruhiyelerinide ele vermekte.." ve bu cümlenize katılıyorum..
Saygılar...