Alevimen
15.08.2005, 17:05
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
Ilk önceleri arkadaşlık olarak devam eder ilişkileri.
Tabii ki her zaman lazımdır arkadaşlık birbirini tanımak için.
Gel zaman git zaman, çiçek o kadar mutlu olur ki suyun yanında, içi içine siğmaz olur artık ve anlar ki suya aşık olmuştur.
Ilk kez aşık olan çiçek etrafa kokular saçmaya başlar "Sirf senin hatırın için ey su" diye.
Öyle bir zaman gelir ki artik su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlar.
Farkeder ki "Çiçege aşık oldum." Ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek "Acaba su beni sevmiyor mu?" diye düşünmeye başlar.
Çünkü su pek ilgilenmemektedir çiçekle... Halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye.
Ve dayanamaz bir gün, çiçek suya "Seni seviyorum." der. Su "Ben de seni seviyorum." diye cevaplar.
Aradan zaman geçer ve çiçek yine suya "Seni seviyorum." der. Su "Ben de." der. Çiçek sabırlıdır.
Bekler, bekler, bekler... Artik öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz olur artık etrafa.
Ve son kez suya "Seni seviyorum." der. Su da "Sana söyledim ya, ben de seni seviyorum." der.
Ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artik çiçek, su da başında bekler öylece çiçeğin yardımcı olmak için.
Ama bellidir ki artik çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki:
"Seni ben gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır.
Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Muayeneden sonra şöyle der doktor:
"Hastanın durumu ümitsiz, artık elimizden bir şey gelmez."
Su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye, ve sorar doktora "Hastalığı nedir?" diye,
Doktor şöyle bir bakar suya ve der ki "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum,
bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için." der.
Ve anlar ki su artık, sevgiliye sadece "Seni seviyorum." yetmemektedir..
Ilk önceleri arkadaşlık olarak devam eder ilişkileri.
Tabii ki her zaman lazımdır arkadaşlık birbirini tanımak için.
Gel zaman git zaman, çiçek o kadar mutlu olur ki suyun yanında, içi içine siğmaz olur artık ve anlar ki suya aşık olmuştur.
Ilk kez aşık olan çiçek etrafa kokular saçmaya başlar "Sirf senin hatırın için ey su" diye.
Öyle bir zaman gelir ki artik su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlar.
Farkeder ki "Çiçege aşık oldum." Ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek "Acaba su beni sevmiyor mu?" diye düşünmeye başlar.
Çünkü su pek ilgilenmemektedir çiçekle... Halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye.
Ve dayanamaz bir gün, çiçek suya "Seni seviyorum." der. Su "Ben de seni seviyorum." diye cevaplar.
Aradan zaman geçer ve çiçek yine suya "Seni seviyorum." der. Su "Ben de." der. Çiçek sabırlıdır.
Bekler, bekler, bekler... Artik öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz olur artık etrafa.
Ve son kez suya "Seni seviyorum." der. Su da "Sana söyledim ya, ben de seni seviyorum." der.
Ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artik çiçek, su da başında bekler öylece çiçeğin yardımcı olmak için.
Ama bellidir ki artik çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki:
"Seni ben gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır.
Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Muayeneden sonra şöyle der doktor:
"Hastanın durumu ümitsiz, artık elimizden bir şey gelmez."
Su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye, ve sorar doktora "Hastalığı nedir?" diye,
Doktor şöyle bir bakar suya ve der ki "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum,
bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için." der.
Ve anlar ki su artık, sevgiliye sadece "Seni seviyorum." yetmemektedir..