Orijinalini görmek için tıklayınız : Erkek Kadını Niye Örttü?


seheryeli
13.06.2006, 09:55
ERKEK KADINI NİYE ÖRTTÜ ?

Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN

Türkiye'de örtünme dendiğinde akla İran gelir. Ben iki yıldır İran İlkut'unun (devletinin) Petrol danışmanlığını yaptığımdan sıkça gidip geliyorum. Kara çarşaf giyimli kadınlarda yüz bütünüyle açıktır. Şifon takan kadınlarda ise saçın yarısı açıktır.Kadın yüzü boyalıdır.
Kapanma mollaların yönetimi ellerine geçirmeleri, İslam Cumhuriyeti kurmalarından sonra başlamıştır.
Bu güne dek, uçağa kapalı olarak binen İranlı bir kadının bileTürkiye'ye indiğinde örtüsünü taktığını görmedim.
İranlı kadınlar örtünme baskısından tiksiniyor.Türkiye'de ise, inancı siyasi çıkarlarına aracı yapan Erbakan'ın çaktığı kıvılcımla erkekler kadınları kapatmağa başladı.
AKP nin yönetime gelmesiyle özellikle genç kızlar arasında sıkma baş, yaşlılarda kara örtü oldukça yaygınlaştı.
İranlı kadınlar kaygıyla soruyorlar "Türk kadınlarına ne oluyor? Bizi güç kullanarak "mollalar" kapatıyor. Siz özgür, ayrıca laiksiniz.Sizin kadınlarınız niye kapanıyor?"
Kapanan kadın değil, kapatan erkek!...
Arabistan'da, Afganistan'da, İslam Cumhuriyetlerinde sürekli erkeğin dayatması ile kadın kapanıyor. Yine erkeğin çengeline takıldı kadın, kadınlarımız.
Sümer Bilimci Muazzez İlmiye Çığ'ın anlatımıyla erkeğin kadın üzerine baskısı Sümerlerde yazının bulunmasıyla, o dönemin tapınak rahiplerinin erkekler çıkarına yasalar koymasıyla başladı.
Önceleri kadın, Tanrının özelliklerini taşıyan toprak gibi yaratıcı,koruyucu, kutsal görülürken, sonraları dinler aracılığı ile, bu özellik erkeğe aktarılarak, kadın yalnızca erkeğin yaratıcı dölünü taşıyan bir araca dönüştürüldü.
Kutsal kitaplarda kadının erkeğe hizmet için yaratıldığı anlatılarak kadın tutsak edildi. Tarıma saban gibi toprak işleyen işgeçler girince bunları kullanan erkek ürünü, toprak edinçini eline geçirdi.

Kadın beslenen konuma getirildi.Yasalar da erkekler öne çıkarıldı, yönetimde, seçme ile seçilmede kadın yok sayıldı.Kadın alış verişten uzak tutuldu, akça (para) erkek eline geçti, toprakta.
Erkek bununla yetinmedi: işi sağlama bağlamak için, kutsal kitapların Tanrı'ca indirildiği, bunun bir Tanrı buyruğu olduğunu söyleyerek kadının karşı durmasını engelledi.
Örtünme, kadını "ikincilliğini" savunan tek Tanrılı beş büyük inançdaki tümü erkek olan "Tanrı Elçilerince" uygulamaya sokuldu.Bunlar; Yahudilik, Budizm, Konfüçyüsçülük, Hıristiyanlık ile Müslümanlıkdı.
Tümü de birbirini izler biçimde kadını erkeğin yardımcısı olarak tanımladı.Artık Tanrı adına, kadın için erkek konuşuyor, erkek karar veriyordu...
Tanrı ise "baba" takma adıyla erkekleştirildi. Doğal olarak kadın "ikinciliğe" düştü.Oysa erkeği de, dişiyi de yaradan Tanrı gibi "kadındı".Süre içinde erkek kadını öyle bir oyuncak konumuna sokmuştur ki;Heredot'a göre, Babil'de her kadın evlenmeden önce tapınakta bir erkekle birlikte olması gerekmektedir.
Kendi eğinini (vücudunu) Tanrı adına Tapınaklarda erkeklere adayan kadınların diğerlerinden ayrılmaları için dışarıya çıktıklarında başlarını örtmeleri gerekirdi.
MÖ 1600 yıllarında bir Asur kağanının koyduğu yasa ile iş bu kez örtünme kapsamına, bütün evli ile dul kadınlar alınmış, kızlara başını açma yasağı getirilmiştir.Bu gelenek Babil'liler, sonra Asur'lular yoluyla Filistin'liler,oradan da İsrail'e geçmiştir. Sonrada tümü Orta Doğu'da doğan bir Tanrılı dinlere geçmiştir.
"Peçe" İslamiyetten önce Ortodoks Doğu Roma'da (Constantinopolis'te) kullanılmıştır.
Bugün bile Ege Adalarında kapkara peçelerin içinde dolaşan "Rum Ortodoks" kadınları vardır. Sonra bu gelenek Hıristiyanlıkdan İslamiyete bulaşmıştır.
Hıristiyan rahiplerinin tepeden tırnağa kapalı olması da eski Sümer,Asur erçil geleneğinin izleridir.
İşte böyle. Ne İran'ın, ne de Arabistan'ın bir Atatürk'ü yoktu.Atatürk eski Sümer ile Asur geleneklerinden İslamiyet'e yansıyan kapanma geleneğini kaldırdı. Kadını, erkeğe hizmet eden bir varlıktan çıkarıp, erkeğin koşullarını üleşen uygar bir konuma getirdi.Erkeğin dayatmaları ile kadınlarımız yine tutsaklaştırılıyor. Yasa koyucular, din bilginleri susuyor. Siyasiler, gericiler at koşturuyor..
Cumhuriyetle kazanılmış olan eşitlik yitiriliyor.. Bu bir oyun değil bir gerçek.
Baskıyla kapanmaya karşı, aydın kadınlarımızın sessiz kalmalarını anlayamıyorum.
Bu sessizlik sürerse yarın sizde kapanacaksınız, ayni İran'daki gibi.

Dönüşü olmayan bir yoldayız.
Gericilik; demokrasinin hoş görüşünü kullanarak özgürlüğü kapanına alıyor.

gizem
13.06.2006, 10:08
Her zamn belittiğim gibi gerici yoz ve yobaz düşüncelerden örtünme konularıda bunlardan biri insanlar inanır veya inamaz okadarı beni ilgişlendirmez fakat örtünme diyince aklıma ilk olarak türkiyede olan yobaz düşünceli belli bir yobaz kesim geliyor aklıma hepsini bu genellemeye alamam tabiki de fakat böle bi ülkede böle bi cumhuriyette ki bu ATATÜRK CUMHURİYETİ İSE heleki bu insanlara acıyarak bakıyorum beyinlerinin örümcek ağı bağladığını düşünüyorum sorduğumda ise kutsal kitabımızda böle yazıyor Allah böle istior gibi sözcüklerle karşı karşıya kalıyorum bunları duyunca benim ülkemin güzel insanlarının böyle düşüncelerle beyinlerinin yıkandığını görünce gerçekten içim sızlıyor inana bilirler fakat bide siyaseti işin içine kartırıyorlar bakıyorum geleceğime tek çaremin olduğunu düşünüyorum bu ülkenin insana ihtiyaç duyduğu ama eğitimli insana saygılarımla...........

sertur
13.06.2006, 11:13
Tartışılmayan tek yasak başörtüsü



Kendini “Alevi, laik, solcu ve demokrat” olarak tanımlayan Murat Aksoy, yüksek lisans tezi olarak başörtüsü yasağını çalıştı. 35 yıllık geçmişi olan yasağı tarihsel süreç içinde değerlendiren Aksoy’a göre bireysel özgürlükler alanında yaşanan sıkıntıların sebebi Osmanlı’dan beri devam eden modernleşme krizi.


--------------------------------------------------------------------------------

‘Başörtüsü yasağı, tıpkı Alevilik, Ermeni soykırımı ve Kürt meselesi gibi tâlî bir tartışma. Sorunların nedeni ‘vatandaş’ tanımının ülke topraklarında yaşayan herkesi içine almaması. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ‘Türk ve laik’ olur dediğinizde kapsam dışında kalanlar sorun olmaya başlar.” Bu sözler, ‘Başörtüsü-Türban; Batılılaşma-Modernleşme, Laiklik ve Örtünme’ kitabının yazarı Murat Aksoy’a ait. Kendini laik, Alevi, solcu ve demokrat olarak tanımlayan Aksoy, Türkiye’de yıllardır gündemi meşgul eden başörtüsü yasağı ile 1999 yılında tanışmış. Vesilesi de tüm Türkiye’nin canlı yayında izlediği Büyük Millet Meclisi’ndeki Merve Kavakçı krizi.

Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Bölümü tarafından tez olarak kabul edilen ve Kitap Yayınları’nın yayına hazırladığı çalışmanın konusunu, 30 yılı aşkın süredir uygulanan başörtüsü yasağı oluşturuyor. Aksoy, kitabının giriş bölümünde bir anlama çabası içinde olduğunu dile getiriyor. Merve Kavakçı’nın 1999 yılında başörtülü olarak milletvekili yemini etmek istemesi ve bunun sonucunda yaşanan olaylardan sonra çevresiyle söz konusu yasağı tartışmaya başlayan Aksoy, hep aynı tepki ile karşılaştığını ifade ediyor: “Hem yasağı uygulayanlarda hem de muhatap olan kesimde taraf olmaya zorlayan bir bakış açısı vardı. Ben karşısında ya da yanında olmaktansa neler olduğunu anlamak istedim.”

2 buçuk yıl süren çalışma sonucunda ortaya çıkan tezde, Osmanlı’da muasırlaşma çabalarından yola çıkılarak 16’ncı yüzyıldan bugüne kadın giyimi üzerine yaşanan tartışmalar değerlendiriliyor. En kapsamlı şekilde ele alınan dönem ise başörtüsünün yasak olarak ülke gündeminde yer aldığı 1980 sonrası. Kaynak taramaları, iddianameler, dava sonuçları gibi yasal süreçlerin siyasi yansımaları da tezde yer alırken, başörtüsü yasağı ne zaman, nerede, neden başladı ve nereye geldi sorularına cevap aranıyor. Bu araştırmayı yaparken ‘kadın olmak’ üzerine bina edilen politikalar hakkında epeyce bilgi sahibi olan Aksoy’un konu hakkında en net ifade ettiği hususlar, başörtüsü yasağında sorunun kıyafet değil, ifade ettiği anlam ve kamusal alandaki tezahürü olduğu, yasaklamaların hiç bir hukuki zemininin bulunmadığı ve İslami kesimin meseleye siyaseten sahip çıkmadığı...

Gerekçelerine gelince: Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayıp Cumhuriyet’le devam eden süre boyunca kadının görünümü modernlik ölçüsü kabul ediliyor. Kadın tanımlanması ve dönüştürülmesi gereken bir nesne olarak ele alınıyor. Bu sebeple nasıl göründüğü hep önemli bir mesele olarak kalıyor. Başörtüsü etrafında yaşanan yasaklamalar ve tartışmalar tarihi süreç içinde ele alındığında Aksoy’un ifadeleri daha anlaşılır hâle geliyor. “Modernleşme çabaları içerisinde 1940’larda karşı olunan çarşaf, benimsetilmeye çalışılan ise manto ve başörtüsüydü. 80’lerde başörtülülerin sayısından rahatsızlık duyulmaya başlanınca da aralarındaki fark tarif edilmeden başörtüsünün karşısına ‘türban’ çıkarıldı. Kısa bir süre sonra bu kez türban siyasal İslam’ın sembolü sayılarak kamusal hayattan dışlandı.” Bu gelişmelerin en bariz tezahürü de üniversitelerde ortaya çıktı. İlk olarak 1967 yılında Ankara Üniversitesi’nde uygulanmaya başlanan başörtüsü yasağı. o günden sonra bir daha gündemden düşmedi. Yine ilk örnekleri o yıllarda görülen bir diğer husus yasak konusunda ortaya çıkan yorum farkları. Aksoy’un ilk örneği başörtüsü yasağı mağduru olarak tarihe geçen Hatice Babacan’ın bir yıl arayla yaşadıkları. 1968’de yasak nedeniyle Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bırakmak durumunda kalan Babacan, ertesi yıl kazandığı Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nden hiç sorun yaşamadan mezun oluyor. Arada herhangi bir yasal değişiklik olmadığına dikkat çeken Aksoy’a göre o günden beri bu fiili durumun tek bir izahı var: Keyfilik.

Başörtüsü kanunen yasak değil

Fiili sürecin siyasal değişikliklerle birlikte ele alındığı ‘Başörtüsü - Türban’ kitabında öne çıkan bir diğer tespit ise İslami kesimin siyasi söyleminin yükseldiği dönemlerde yasağın dozunun arttığı. Bu saptamanın örneği de 1980 sonrası döneme ait. 1983 yılında iktidara gelen ve başörtüsü yasağının karşısında yer alan Anavatan Partisi (ANAP) iktidarı döneminde başörtüsü hakkında o güne kadar olduğundan çok daha fazla yasal düzenleme yapılıyor. Yine bu dönemde başörtüsü, önce türbana, sonra da irticai faaliyetlerin ve siyasal İslam’ın simgesine dönüşüyor. Hukuki süreç de bu varsayım üzerinden ilerliyor. Danıştay’ın 13 Aralık 1984’te aldığı kararda, başörtüsünün siyasi emellere alet edildiği, bu nedenle üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının doğru olduğu ifade ediliyor. Böylece o güne kadar sadece siyasilerin irtica suçlamaları ile gündeme taşınan başörtüsü yasağı, mahkeme kararı ile de tescil edilmiş oluyor. Ancak Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) uygulamasını okul yönetimlerine bıraktığı yasak konusunda hem üniversitelerde hem de mahkeme kararlarında yorum farkları kendini gösteriyor. Danıştay kararına karşı Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi, 1986 yılında ‘müessese içinde türban ile bulunmanın Anayasa, Kıyafet Kanunu ve YÖK kararına göre normal ve tabii oluğu’ hükmünü açıklıyor.

Kitabında yaşananları kronolojik olarak aktaran Aksoy, ANAP iktidarından sonra en fazla Refah-Yol iktidarı döneminde sıkıntı yaşandığına işaret ediyor. Aksoy, “Yaklaşık 35 yıldır üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağı, Anayasa ve yasalarda yer almıyor. Şu anda yüksek öğretim kurumlarındaki kılık kıyafete yönelik tek düzenleme, Yüksek Öğrenim Kanunu’nun ek 17’nci maddesi.” diyor. Tezini Anayasa Hukuku Profesörü Serap Yazıcı gözetiminde hazırlayan Aksoy’un işaret ettiği maddenin açılımı: Kanunlara aykırı olmadığı sürece üniversitelerde kılık kıyafet serbesttir. “Başörtüsünü yasaklayan herhangi bir kanun olmadığı için de uygulama yasalara aykırı. Açıkça görülen gerçeğe rağmen yaşananlar, ikiyüzlü bir tavrı ortaya koyuyor.” diyen Aksoy’a göre bu çalışmanın ulaştığı en önemli sonuç problemin bir siyaset tartışması olduğu. “Bu siyasi bir tartışma ve yasağı savunanlar siyasi gerekçeler öne sürüyor. Ama maalesef İslami kesim bu tartışmadan kaçıyor. Siyaset yapmak yerine sorunu anayasal din ve vicdan özgürlüğü üzerinden çözmeye çalışıyor. Anayasa’nın başlangıç hükümleri ve 5’inci maddesinin arkasına sığınan uygulayıcılara karşı 24 ve 42’inci maddelerden yani eğitim ve fırsat eşitliğinden söz etmenin bir manası yok. Laik kesimden biri olarak baktığımda, İslami duyarlılığa sahip insanların bu konuya siyaseten sahip çıkmadığını görüyorum.”

Aksoy’un ‘büyük siyasetin’ alanına girdiğini söylediği Kürt meselesi, mezhep farklılıkları ve Ermeni soykırımı konuları, Avrupa Birliği’ne (AB) uyum sürecinde konuşulmaya başlansa da başörtüsü yasağı hâlâ karmaşık bir mesele olarak duruyor. Aksoy’a göre bu durum Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) iktidarından kaynaklanıyor. Zira AK Parti, temsil ettiği kültürel kimlikten dolayı devlet katında netâmeli bir pozisyonda ve başörtüsü yasağı konusuna girdikleri anda rejim korkuları tekrar gündeme gelecek. Bu nedenle Aksoy, bir mağduriyet nedeni olan bu yasağın ancak solda yer alan bir parti tarafından çözülebileceğini savunuyor.

Mevcut durumu iki taraf açısından değerlendiren Murat Aksoy, yasağı uygulayanlarla yasağa karşı çıkanların aynı dili konuşmadığı kanaatinde. Neden mi? Aksoy’a göre, bir tarafın türban diye tanımladığı şeye öteki başörtüsü diyor. Biri, laik sistemi yıkma niyetini ortaya koyan bir sembol olarak algılarken diğeri ‘hayır inandığım için örtüyorum başımı’ diyor. Karşı taraf ‘yasak’, muhatapları ‘hayır anayasal hakkımızdır’ diyor. Ve bir türlü meselenin esası üzerine konuşmaları mümkün olmuyor. AB ile müzakerelerin başlaması nedeniyle bu konunun önümüzdeki günlerde sık sık gündeme geleceğini düşünen Aksoy, “Başörtüsü meselesi Türkiye’nin demokratikleşme ve sivilleşmesinde önemli bir ara durak. Ve çözümün dışarıdan beklenmemesi gerekiyor.” fikrini savunuyor.

Başörtüsü-Türban kitabında süreç, üniversite öğrencilerinin durumu üzerinden değerlendirilirken kamu çalışanlarının konumuna pek değinilmemiş. Bunu, kamu personelinin tarafsızlığı gereğine, var olan yasal hükümlere bağlayan Aksoy, ülke nüfusunun büyük çoğunluğunu ilgilendiren bu konunun toplumsal mutabakatla karara bağlanması gerektiğini ifade ediyor.

eylüleren
13.06.2006, 13:47
paylaşımın için sağol canım ülkemizde türban sorunu erbakanın bunu siyaset malzemesi yapmasıyla başlamıştır.ve amacınada ulaşmıştır bugün türban siyasetin baş gündemi haline gelmiştir tüm sorunlar nedense bu görüşe sahip insanlar tarafından türban sorunu çözülünce hal olacaktır.gündemin en önemli konuları olarak işsizlik,sağlık,eğtim,ekonomi vb. olması gerekirken.bu sorunların olmadığı varsayılıp türban sorunu ülkemizin tek sorunuymuş gibi insanların kafalarına yerleştirilmektedir.

türban günümüzde erkekler tarafından bir dayatma olarak kullanılmaktadır.oysaki türbandaki amacın dikkat çekmememk olduğu söylenirken bugün çevremize baktığımızda pek çok kapalı bayanın son modayı takip ettiği makyajlı oldukları görülmektedir.insanın aklına ilk gelen şöyle bir soru var ''bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ''desenize bayanlara dayatılan türbanda şekilden şekile gierebiliyor son modayı takip edebiliyor.bu durumda kuranın emrettiği şekilde giyiniyoruz diyenlere söylenecek bir kaç cümle var siz kuranı okumuyorsunuz yada isteğinize göre yorumluyorsunuz.her aland olduğu gibi erkek egemenliği bayanların giyimine kuşamınada baskıları dini vecibeler şeklinde bir yorumla yapıyor.kadınlar kendi hür iradelerini kullanabilmelidirler bu her konuda geçerlidir gerek türban gerekse diğer alanlarda erkekler kadınlaraı boyunduruğu altına alacak karar vermemelidir..buna engel olacakta bayanlardır.

cagdascetin
18.06.2006, 05:48
Bence erkeğin kadına baş örttürmesinin tek sebebi şu kendi gibilerin bakışlarından kadını korumak için.anlayan anladı bu lafı.

yusufçukgecegez
18.06.2006, 12:44
Bence erkeğin kadına baş örttürmesinin tek sebebi şu kendi gibilerin bakışlarından kadını korumak için.anlayan anladı bu lafı.

erkeğin kadını örtmek istemesi tamamen bakış açısı ile ilgili.

cagdascetin
18.06.2006, 13:08
erkeğin kadını örtmek istemesi tamamen bakış açısı ile ilgili.


sence haksızmıyım????

sunni06
18.06.2006, 14:12
Öncelikle seven insan karısını kıskanır ve kendisinden başka kimsenin bakmasını istemez.Bu nedenle kapanmasını ister.Bence bu güzel birşey.Neden bir insan eşini başkasıyla paylaşırcasına vücudunu diğer erkeklere teşir ettirtsinki?
Ama herkesin görüşüne de saygılıyım...

cagdascetin
18.06.2006, 14:21
Ya bence de o kadına bağlı bişey ama ya kadınlar erkekleri kıskanıp aynı halde erkekleri dolaştırsaydı hoşumuza gidermiydi.

sunni06
18.06.2006, 14:46
Kardeş kadının saçını göstermesi sakıncalı,ama erkeğinki değil.O yüzden kadınlar aynı şeyi bize yaptıramaz.Zaten her kapanan da kocası dedi diye yapmıyor bu işi.En mantıklısının o olduğuna kanaat getirip kapanıyor.Açık olana ne kadar saygımız varsa kapalıya da o kadar olmalı.Sonuçta hepimiz insanız...

cagdascetin
18.06.2006, 14:48
haşa bi saygısızlık etmek istemem ama bu eşitlik ilkesine aykırı sonuçta herkez kendi kararını vermesi gerekir.

yusufçukgecegez
18.06.2006, 14:49
sence haksızmıyım????
haklısın,basit manada gerçekten öyledir.erkekler kendilerinden bilirler,çevresindeki kadınların örtünmesini isterler.benim hep şu dikkatimi çekerdi,kızlara laf atan gençler,kendi kız kardeşlerinin sokağa bile çıkmasını isemezlerdi,bir laf atan olur diye.komik bir durum tabi.birde madalyonun öteki tarafı var.tüm erkekler kadınlara bakar.tüm kadınlarda bakılmak ister.özellikle genç kesimden bahsediyorum tabi.niyette kötülük olsun veya olmasın. olsun veya olmasın.bakmayan erkek,bakılmak istemeyen kadın olmaz.birgün istemezse ikinci gün mutlaka ister.önemli olan kalbinin fesat olmamasıdır.yoksa bakmak veya bakılmayı istemek çok insani bir duygudur.

avrupayı örnek alırızya medeniyette.avrupada şöyle bişeyde vardır.birisinin eşine ve ya kız kardeşine,nazikçe çok güzelsiniz dediğinde bu hoşuna gider,veya kocasına eşin çok güzel bir kadın derseniz buda hoşuna gider,eşinin başka erkek ve kadınlar tarafından beğenilmesi.bizim kültürümüz ise bunu kaldırmaz.biz bakarız,aklımızdan geçiririz,sonra ben kimsenin karısına kızına bakmam diye ahkam keseriz.tabi bakmak deyince hep kötü niyetle bakmak anlaşılır.oysa kadın estetik bir değerdir,özelliklede güzelse mutlaka bakılır.eğer öyle olmasa,özellikle reklam piyasasında güzel kadınlar boy göstermezdi,alakalı alakasız her ürün için.hepimiz bakarız,hepimiz bakılmak isteriz,bu içten içten ruhumuzu okşar.ama bazen bunu kendimize bile itiraf etmekten kaçınırız.bırakın başkalarına itirafı.nede olsa toplumdaki itibar vardır,ve benim söylediğim şeyler gibi bişeyler söylerseniz,vay halinize.

cagdascetin
18.06.2006, 14:59
evet çok haklısın güzelsin demek insanın duygularını okşamaktır ya ama bide forumdaki bir kadın üye gelse kendi düşüncelerini söylese sonuçta herşey onlarda bitiyo ama kadınlar daha çok büyüklerinin baskısıyla veya onların hareketlerinden etkilendiği için kapanıyor hatta bir çoğu açık olmanın sınırlar içinde bile olsa günah olduğunu düşünüyo.

yusufçukgecegez
18.06.2006, 15:47
Her zamn belittiğim gibi gerici yoz ve yobaz düşüncelerden örtünme konularıda bunlardan biri insanlar inanır veya inamaz okadarı beni ilgişlendirmez fakat örtünme diyince aklıma ilk olarak türkiyede olan yobaz düşünceli belli bir yobaz kesim geliyor aklıma hepsini bu genellemeye alamam tabiki de fakat böle bi ülkede böle bi cumhuriyette ki bu ATATÜRK CUMHURİYETİ İSE heleki bu insanlara acıyarak bakıyorum beyinlerinin örümcek ağı bağladığını düşünüyorum sorduğumda ise kutsal kitabımızda böle yazıyor Allah böle istior gibi sözcüklerle karşı karşıya kalıyorum bunları duyunca benim ülkemin güzel insanlarının böyle düşüncelerle beyinlerinin yıkandığını görünce gerçekten içim sızlıyor inana bilirler fakat bide siyaseti işin içine kartırıyorlar bakıyorum geleceğime tek çaremin olduğunu düşünüyorum bu ülkenin insana ihtiyaç duyduğu ama eğitimli insana saygılarımla...........

her nekadar senden alıntı yapsamda maksat direk sana cevap değil gizem,ben korkuyorum zaten senden.yazım ortalığa yani.

allah neden kadını kapatmak istesin.herhalde erkeğide yarattığı içindir.bizler insanız ve ancak biretsel görüşlerimizden yola çıkarız,yani bizim yapmadığımızı başkalarıda yapmıyor olarak algılarız.oysa yaradıcı,yarattığının içini,dışını,geçmişini ve geleceğini,çok iyi bilendir.sözleri tüm insanlığa hitap eder,biz bireysel olarak algılarız.allah kadının kapanmasını emreder.çünkü erkek kullarını çok iyi bilir.aslında kadının kapanmasını istemesi bir uyarıdır.hani bir bahçeye girmek istersiniz,orda bir tabela vardır---dikkat köpek var---tabelayı okuduktan sonra bahçeye girip girmeme kararı size kalmıştır.giripte ısırılırsanız,bahçe sahibini suçlayamazsınız artık,size bak ben tabela asmışım oraya der.işta allahda kadını uyarır aslında,dikkat erkek var der,örtünmezsen ısırabilir,yinede sen bilirsin.

şöyle bir inkar edilemez gerçek var,bir erkeğin gözüne,çıplak bir kadın bedeni kadar hoş gelebilecek başka bişey yoktur.bu o dercedirki,çevremizde kadın formuna ve estetiğine yakın olan herşey gözümüze hoş gelir,fakat bunun bilincinde bile olmayız.yuvarlak,yumuşak çizgileri olan ve es ler çizen hertürlü form,gözümüze hoş gelir,bu aynı zamanda kadın formunun tarifidir.90-60-90-ideal ölçüyü tarif için yapılan bir el hareketi vardır bilen bilir.bu hareket aynı zamanda zarif bir su testisinide tarif eder,yada bir çay bardağını.sizce bu bir tesadüfmüdür.

erkek bedeni güçlülüğü temsil eder,kadın bedeni ise zerafeti.üstelik her santimetresine kadar.belden üstü çıplak olan bir erkek bedenigüç olarak algılanır,erkek kendini böyle daha güçlü hisseder.ona bakan kadınlarda güçlü bir erkeği görürler.peki aynı durumda olan bir kadın için düşünceler aynımı olacaktır.belden üstü çıplak bir kadın,gücümü temsil edecektir,yoksa,estetik,zerafet,güzellik ve cinselliğimi.

işte yaradan tabiki kadın kullarına örtünün diyecek kutsal kitabında.korumak için erkek kullarından,kadın kullarını.tabi örtünün demek sadece kapanın demek değil,en büyk hatada burda.örtünün demek,kadınlığınızı ön plana çıkarmayın demek.zaten alah vergisi güzelliğinize güzellik katıp.meydana çıkmayın demek.yani argo bir tabirle,cilve yapmayın demek.benden söylemesi.

ulusoy
29.06.2006, 22:30
Olaya ne kadar sapikca yaklasmissin. Sac telinden kadinin vucudunun sergilendigi sonucunu cikarmak buyuk is.

cagdascetin
30.06.2006, 00:43
her nekadar senden alıntı yapsamda maksat direk sana cevap değil gizem,ben korkuyorum zaten senden.yazım ortalığa yani.

allah neden kadını kapatmak istesin.herhalde erkeğide yarattığı içindir.bizler insanız ve ancak biretsel görüşlerimizden yola çıkarız,yani bizim yapmadığımızı başkalarıda yapmıyor olarak algılarız.oysa yaradıcı,yarattığının içini,dışını,geçmişini ve geleceğini,çok iyi bilendir.sözleri tüm insanlığa hitap eder,biz bireysel olarak algılarız.allah kadının kapanmasını emreder.çünkü erkek kullarını çok iyi bilir.aslında kadının kapanmasını istemesi bir uyarıdır.hani bir bahçeye girmek istersiniz,orda bir tabela vardır---dikkat köpek var---tabelayı okuduktan sonra bahçeye girip girmeme kararı size kalmıştır.giripte ısırılırsanız,bahçe sahibini suçlayamazsınız artık,size bak ben tabela asmışım oraya der.işta allahda kadını uyarır aslında,dikkat erkek var der,örtünmezsen ısırabilir,yinede sen bilirsin.

şöyle bir inkar edilemez gerçek var,bir erkeğin gözüne,çıplak bir kadın bedeni kadar hoş gelebilecek başka bişey yoktur.bu o dercedirki,çevremizde kadın formuna ve estetiğine yakın olan herşey gözümüze hoş gelir,fakat bunun bilincinde bile olmayız.yuvarlak,yumuşak çizgileri olan ve es ler çizen hertürlü form,gözümüze hoş gelir,bu aynı zamanda kadın formunun tarifidir.90-60-90-ideal ölçüyü tarif için yapılan bir el hareketi vardır bilen bilir.bu hareket aynı zamanda zarif bir su testisinide tarif eder,yada bir çay bardağını.sizce bu bir tesadüfmüdür.

erkek bedeni güçlülüğü temsil eder,kadın bedeni ise zerafeti.üstelik her santimetresine kadar.belden üstü çıplak olan bir erkek bedenigüç olarak algılanır,erkek kendini böyle daha güçlü hisseder.ona bakan kadınlarda güçlü bir erkeği görürler.peki aynı durumda olan bir kadın için düşünceler aynımı olacaktır.belden üstü çıplak bir kadın,gücümü temsil edecektir,yoksa,estetik,zerafet,güzellik ve cinselliğimi.

işte yaradan tabiki kadın kullarına örtünün diyecek kutsal kitabında.korumak için erkek kullarından,kadın kullarını.tabi örtünün demek sadece kapanın demek değil,en büyk hatada burda.örtünün demek,kadınlığınızı ön plana çıkarmayın demek.zaten alah vergisi güzelliğinize güzellik katıp.meydana çıkmayın demek.yani argo bir tabirle,cilve yapmayın demek.benden söylemesi.

90-60-90 diye tabir edilen kadın vücudu tüm erkeklerin hayalidir ama bazıları duygularını dile getiremez dikat ettinizmi bilmiyorum ama heryerde artık kadın figürleri kullanılıyor ve o kadınlar genellikle 90-60-90 diye tabir edilen kadınlar evet erkek gücü simgeler yani erkek güçlü olduğunu hisseder belden yukarısını açarak ama kadın belden yukarısını açarsaki tüm erkeklerden daha güçlü olur ve zaten önemli olan doğal ghüzelliktir dünyada hiç bir kadının makyaz yapmaya ihtiyacı yoktur tüm kadınlar güzeldir diye biliriz ama burda konuş**** şeyler sapıklıkla ilgisi yoktur sn yusufçukgecegez adlı arkadaşın anlattığı yukarda yazılı oılan şeyler bazı yönleri olmasada doğru şeylerdir modern toplumlarda hçi bir kadın kapanmıyor ama iş arkadaşı olsun normal arkadaşlar olsun kadın-erkek ilişkisi yoktur bunun yerine insan-insan ilişkisi vardır burdan kasıtta şudur yani benim bunu söylememden kasıt erkek kadının kadın olduğunu bilir ama kapanman gerekir demez çünkü insan gözüyle bakar işe

denzz
30.06.2006, 00:59
Öncelikle seven insan karısını kıskanır ve kendisinden başka kimsenin bakmasını istemez.Bu nedenle kapanmasını ister.Bence bu güzel birşey.Neden bir insan eşini başkasıyla paylaşırcasına vücudunu diğer erkeklere teşir ettirtsinki?
Ama herkesin görüşüne de saygılıyım...

insanların kıskanıp sevdiğinin kapanmasını istemesi kadar bencilce bir düşünce duymadım..insanlar zaten teşir ettirmek istiyosa bunu herşekilde yapar önemli olan saçın kılı değil insanın kişiliğidir...

saç saçtır ozaman kıskanan kadın da erkeğin başını kaptmasını istesin..eşitiz diyorsanız eşitlik burda başlar işte..inançla kapananlara kapanmayanlar gibi saygı duyulmasının istenmesi doğrudur ama bu inancında nerden oluştuğunu çözebilmiş değilim..bu saçın neresinde hata bulamadım ben...

gizem
30.06.2006, 10:31
her nekadar senden alıntı yapsamda maksat direk sana cevap değil gizem,ben korkuyorum zaten senden.yazım ortalığa yani.

allah neden kadını kapatmak istesin.herhalde erkeğide yarattığı içindir.bizler insanız ve ancak biretsel görüşlerimizden yola çıkarız,yani bizim yapmadığımızı başkalarıda yapmıyor olarak algılarız.oysa yaradıcı,yarattığının içini,dışını,geçmişini ve geleceğini,çok iyi bilendir.sözleri tüm insanlığa hitap eder,biz bireysel olarak algılarız.allah kadının kapanmasını emreder.çünkü erkek kullarını çok iyi bilir.aslında kadının kapanmasını istemesi bir uyarıdır.hani bir bahçeye girmek istersiniz,orda bir tabela vardır---dikkat köpek var---tabelayı okuduktan sonra bahçeye girip girmeme kararı size kalmıştır.giripte ısırılırsanız,bahçe sahibini suçlayamazsınız artık,size bak ben tabela asmışım oraya der.işta allahda kadını uyarır aslında,dikkat erkek var der,örtünmezsen ısırabilir,yinede sen bilirsin.

şöyle bir inkar edilemez gerçek var,bir erkeğin gözüne,çıplak bir kadın bedeni kadar hoş gelebilecek başka bişey yoktur.bu o dercedirki,çevremizde kadın formuna ve estetiğine yakın olan herşey gözümüze hoş gelir,fakat bunun bilincinde bile olmayız.yuvarlak,yumuşak çizgileri olan ve es ler çizen hertürlü form,gözümüze hoş gelir,bu aynı zamanda kadın formunun tarifidir.90-60-90-ideal ölçüyü tarif için yapılan bir el hareketi vardır bilen bilir.bu hareket aynı zamanda zarif bir su testisinide tarif eder,yada bir çay bardağını.sizce bu bir tesadüfmüdür.

erkek bedeni güçlülüğü temsil eder,kadın bedeni ise zerafeti.üstelik her santimetresine kadar.belden üstü çıplak olan bir erkek bedenigüç olarak algılanır,erkek kendini böyle daha güçlü hisseder.ona bakan kadınlarda güçlü bir erkeği görürler.peki aynı durumda olan bir kadın için düşünceler aynımı olacaktır.belden üstü çıplak bir kadın,gücümü temsil edecektir,yoksa,estetik,zerafet,güzellik ve cinselliğimi.

işte yaradan tabiki kadın kullarına örtünün diyecek kutsal kitabında.korumak için erkek kullarından,kadın kullarını.tabi örtünün demek sadece kapanın demek değil,en büyk hatada burda.örtünün demek,kadınlığınızı ön plana çıkarmayın demek.zaten alah vergisi güzelliğinize güzellik katıp.meydana çıkmayın demek.yani argo bir tabirle,cilve yapmayın demek.benden söylemesi.
vay canına yani bu kadar mı sakıncalı bu saç işi vay bee ben karşıym örtmesin hem alevilikte zaten şu mantıkla yürüsün eline,beline,diline,eşine,işine,aşına sahip ol onun için alevi toplumunda hiç bir zaman hiç
kimse bacısına arakdaşının eşine yan gözle bakmaz diyebilirim ve biz Alevi toplumu olarak bana 1tane bile tesettüre bürünen alevi göremessiniz demek sünnniler için nelr geçerli vay canına iyice anladım ama hadi kapadı bunu siyasete inanca yansıtmanın ne anlamı var başımızda duran hükümeti görüyoruz adamların amacı artık kapanmak değil siyasete yansıtmak olayı saygılarımla abi sen benden ne korkuyosun ki hem ben korkulcak bişi bulamıyorum korkma yemem :7:

meryem demir
30.09.2006, 22:31
HAngi erkekmiş o??
etrafımda daha öylesi denk gelmedi.:)

ThassosIsland
01.10.2006, 00:06
başörtüsü başı örter.
saçları yağmurdan korur, kafayı rüzgardan korur... üretim ortamlarında üretilen mamulleri saçtan korur... tozdan korur topraktan korur. asla karsı degılım..

türban zekayı, ruhu ve hür iradeyi örter.
ayrıca bilimum namussuzlukları da örttüğü durumlar vardır...
din ticaretini, tekke rantiyeciliğini, şeyh mürit fantezilerini örtmeye birebirdir(ali kalkancı, Mulsum gunduz ve daha bılmdegımız binlercesi).
kimse göremez valla...

cem1507
10.10.2006, 05:43
Erkek Kadini niye örttü?

Cünkü erkek (cogunluk sunni cemaatinden) kendisini güclü görmesi icin, karsisindaki kadini hem sosyal hemde piskolojikmen ezmek zorunda. Tabiatinda var. Yapmazsa zaaten kiskanir, dayanamaz, patlar, acik verir vs...
Ehhh sonunda ne yapacak...Gücüyle kontrol mekanizmayi kullanacakki yine hersey yolunda olsun.
Misal Türban, Kadinin arkada yürümesi, Toplum icinde söz vermemesi vs...



Ask Ile

Lazoşa_62
10.10.2006, 09:36
Öncelikle seven insan karısını kıskanır ve kendisinden başka kimsenin bakmasını istemez.Bu nedenle kapanmasını ister.Bence bu güzel birşey.Neden bir insan eşini başkasıyla paylaşırcasına vücudunu diğer erkeklere teşir ettirtsinki?
Ama herkesin görüşüne de saygılıyım...

sunnu06 sen haklı diyorsunda sen kendi kadınını başka gözlerden korumak için örtüyorsunda başkasının kadınına bakmak hoşuna gidiyor.yada sokakta geçen bir bayanın göğüsve kalçalarını süzüyorsun.yanlış anlama sen yapıyorsun demiyorum genel olarak. eger insanın özünde dürüstluk varsa kadın çıplakta olsa görmeden geçer.çevremdeki kapalı insanların % 67 sini kendi kadınlarını topuklarına kadar örterken sokakta geçen bir uygar giyinen kadınıda dilini sapırdatarak ve yutkunarak seyreder.dürüstlük kavramı ürtmek veya örtünmek değildir. dürüst ve namuslu bir kadın veya erkek her giyim ve her çağda dürüsttür.diyorum.

lila
10.10.2006, 09:59
Merhaba arkadaşlar,

Öncelikle kadın "korumak" amaçlı kapatılıyorsa bence bir mantık çıkmazının içine düşüyoruz. Çünkü kadının "estetik" vücudu tehlikeli olmadığına göre asıl kapatılması gereken tehlikeli erkek gözleri değil mi? Eğer ortada bir "suç" varsa mantık gereği "suçlu" olanı kapatmak gerekmiyor mu?

Kadın vücudunun estetikliği tarih boyunca tartışılmış, şiirlere şarkılara konu edilmiş, ressamların en önemli tablolarında kendine yer bulmuş, felsefede, psikolojide tartışmalara, tezlere konu olmuş. Ama bu konuyu tartışanların tümü erkek. Yani kadın vücudu erkek bakış açısıyla estetik. Bence değil. Bence bir kadının vücudu da bir erkeğin vücudu kadar güzel. Onun içini açtığımızda da garip şekilli organlar, garip sıvılar, garip kemikler çıkmıyor mu? Kadın vücudunun bu gün çok geniş bir pazar tarafından kullanıldığı ortada. Ben bu pazarın kaynağının bu "estetik" bakış açısı olduğu kanısındayım.

Türban konusu da bu bakış açısının başka bir biçimde ortaya çıkışı, bir başka pazarlama biçimi. Bir kutuplaşmanın aracı. Bu kez kadın cinsi siyasi bir amaç için dini duyguları alet edilerek sömürülüyor. Kadının hakları ise türban takma hakkına indirgeniyor. Böylece erkek cinsinden korunmuş oluyor. Ama sömürü aynı hızla sürüyor, hatta türban da bir başka sömürü şekli biçimini alıyor.

Hiç bir hak hibe yoluyla alınmamıştır. "Hak verilmez, alınır." Kadınların haklarını alabilmeleri için önce sömürünün boyutunu anlamaları, uzun yıllar savaşmaları ve bedel ödemeleri gerekiyor. Acı ama gerçek...

MeRaLiNa
10.10.2006, 16:20
erkek kadini egosunu tatmin etmek icin kapatti, kisitlamak, sosyal yasamdan geri cekmek icin

kadinin kendini görmek istedigi gibi degil, kendisi kadini nasil görmek istiyorsa öyle dolassin diye…

onu sadece cocuk düyaya getirebilen ve zaman zaman cinsel yönden tatmin olabilecek bir esya, mal olarak gördügü icin

tabiki bunu acikca söylemek olmazdi, bu yüzden bir sürü palavrayla süslemek, onurunu oksamak gerekti… isin icine dini kurani alet ettiki daha inandirici olsun

"islam kadina en cok deger veren dindir"

"cennet analarin ayaklari altindadir"

"islamin gülleri"….. gibi…….

halbuki onlar icin kadin, sacinin teli bile toplum huzurunu kacirabilecek kadar zararli olan bir yaratiktir… ne gariptirki bu dini bütün müslümanlar kadinin sacinin telini görünce tahrik olabilecek kadar, tokalasinca akillarina cinsellik gelebilecek kadar sapik düsüncelere sahipler, ne gariptirki müminlerin beyni cinsel organlarina o kadar tabidirki, kadin en yakin akrabalarindan bile sacinin telini saklamak zorunda

aslinda bu erkekler kendini ifade edemeyen, korkak kisiliklerdir, erkek egemen bir toplumda yasamanin firsatini kullanmislardir o kadar

sonra yobaz ve bir o kadar kurnaz siyasetciler geldi genc kizlarin üstünden oy topladi, siyasi rant elde etmek icin kapadi, hepsi sahtekar, yoz kisilikler, öyle olmasa genc kizlarin üzerinden siyaset yapmazlardi…

ErDaL24
10.10.2006, 16:27
feminist olmasın diye...

MeRaLiNa
10.10.2006, 16:33
feministlerden cekinip, korktugu icin...

ErDaL24
10.10.2006, 16:40
feministlerden cekinip, korktugu icin...

korkunun altında ne yatar:yaşanmışlık,kaba kuvvet,güçsüzlük kadını feministlige iten nedenler bunlarmı..

hayır bence kadınında bir birey oldugunu hissetmesi dir feminizmin nedeni..

lila
10.10.2006, 17:02
feminist olmasın diye...

Kadının kendi haklarını almak için feminist olmaktan başka yolu olmadığı için bence. Hatta bence egemen erkek zihniyetiyle başedebilmesi için bunun bir kaç misli daha feminist olması gerek.

MeRaLiNa
10.10.2006, 17:10
korkunun altında ne yatar:yaşanmışlık,kaba kuvvet,güçsüzlük kadını feministlige iten nedenler bunlarmı..

hayır bence kadınında bir birey oldugunu hissetmesi dir feminizmin nedeni..

erkek egemen toplumda bunlar bir nedendir, yanliz ekonomik özgürlügü olmayan veya koca parasi yemek daha tatli gelen bayanlara bir birey oldugunu hissetmek degilde, kendini korunmasi gereken bir "melek" olarak göstermek daha cekici gelebilir, bu toplumun "iyi kadin" profiline uyuyordur cünki...

nedeni itiraz ve tepkidir bence....

sunam
10.10.2006, 17:23
kadının kurtuluşu insanlığın kurtuluşudur diye söz başlıyorum erkekler kadınları neden örter sorsuna işerine geldikleri için , sistem onu istedigi için.dini baskılar kadının her zaman erkek egemen bir toplumda sesini çıkmasını istememiştir .ve gitgide kadınları bu anlamda zatıflatmak köreltmek için çıkan yasalar kanunlar ve toplumda kadınların gördügü taciz v.b şyerlle kadını kapandığı zaman bir güven duygusuna itmeye çalışmuıştır ( bu her kadın için degildir ) ama büyük çogunluk cahil kesimler kapanmayı her zaman kenlerine bir korunma kalkanı olarak görmüşlerdir burdada kadın bilincinin olmamasından yeteri kadar kadınlar bir araya gelip kendi sorunlarını çözme olanakları bulamamışlardır .kadının kurtuluşu insanlığın kurtuluşu

ErDaL24
10.10.2006, 17:30
kadının kurtuluşu insanlığın kurtuluşudur
tabiki öle dir bir feministe göre
lakin insanlıgın kurtuluşu erkegin elinde degildir ki kadına versin insanlıgın kurtuluşu demokratik bir hayattan geçer ki bu demokratik hayyatta kadına yer vardır. bu nedenle kadının feminiizim ile degil demokratik ortamla eşitlige ulaşacagını sanıyorum...
kadınada ülkemizde bu haklar verilmiştir kullanmak kadınların elinde....

reyhan22
10.10.2006, 17:58
Öncelikle seven insan karısını kıskanır ve kendisinden başka kimsenin bakmasını istemez.Bu nedenle kapanmasını ister.Bence bu güzel birşey.Neden bir insan eşini başkasıyla paylaşırcasına vücudunu diğer erkeklere teşir ettirtsinki?
Ama herkesin görüşüne de saygılıyım...


ben gerçekten sizin söylediğiniz sözden hiçbirşey anlamadım ne yani başı açık kadın karşısındaki erkeği teşirmi ediyor ben bu sözden sadece bunu anlarım ozaman sizde cevrenizdeki başı açık bayanlardan teşir oluyorsunuz kötü bir düşünce ve gerçektende yakışmadı ozaman bende size sunları sunayım hergün dışarıya çıktığımızda sıkça karşılaşıyoruz bayanın başında türbanı var ama gayet daracık pantalonlar giyip daracık badilerle tüm vücut hatlarını dışarı çıkarıyorlar makyaj desen yapmamışlar boya kazanına düşmüşler bu teşircilik deilmi kapalılık ve teşircilik sadece insanın saçının görünmemesiyse haklısınız ama hepimiz biliyoruzki deil teşircilik bana göre insanın dışında deil içindedir ayrıca böyle bir düşünce tarzı yazık sadece yazık........

crewchif
10.10.2006, 18:13
yaradanın yarattığında kusur bulanlar kadını örter. önemli olan kusuru bulmak ve örtmek değil kusur görmeden bakmayı bilmektir.

aykudgöksun
10.10.2006, 18:28
bi yerde okumuştum ilk baş örtmesi tapınak fahişeleri tarafından diğer kadınlardan ayrılmak için örtülürmüş.tapınak ibadet yeri olduu için aynı coğrafyada dinler değişmiş ama o örtü dinsel bir şekil olarak kalmış.valla mantıklı geldi bana(tabi bu akdar basit değil belli süreç geçirmiş bu olgu)

sunam
19.10.2006, 10:48
tabiki öle dir bir feministe göre
lakin insanlıgın kurtuluşu erkegin elinde degildir ki kadına versin insanlıgın kurtuluşu demokratik bir hayattan geçer ki bu demokratik hayyatta kadına yer vardır. bu nedenle kadının feminiizim ile degil demokratik ortamla eşitlige ulaşacagını sanıyorum...
kadınada ülkemizde bu haklar verilmiştir kullanmak kadınların elinde....

bir kere sen feminizmin ne olduğunu bilmiyorsun.feminizm kadının erkekten daha yüce olduğunu savunur yani eşitlikçi değildir.eşitlikçiliği savunan kesimlerde vardır bunlar kendini sosyalist feministler olarak tanımlar.ama yinede özünde çıktıklrı kapı aynıdır.biz insanlığın kurtuluş ölçütünü kadından ya da erkekten olduğunu söylemiyoruz.kadın tarihsel toplumsal ve sosyal yönden ezilmiştir.mesala sanayi devrimi sonrası işçi alımları başlamış kadınlarda üretimde sözde demokratik bir şekilde yrlerini almıştır.ama erkek iş arkadaşlarına oranla daha az maaşa tabii tutulmuşlardır.bu da sınıf ayrımları yaratılırken bir yandan da cinsiyetçi bir ayrıma yol açmıştır.bunu yapan sistemin ta kendisidir.ve bugünde dünden yaratmış oldukları bu çarkı aynen devam ediyor.gelgelelim demokrasi meselesine.ben bugün mevcut olan bu demokrasiyi burjuva demokrasisi olarak görüyorum.ve burjuva demokrasisi ancak zenginlere işler onların kapı bekçiliğini yapar onlara göre yasalar düzenlerkısacası onlara işler.bize de haklarımızı aramaya çalıştığımızda joplar işler mahpuslar işkenceler gelir.sen ne hakkı kullanmaktan bahsediyorsun.yani örtü meseleside böle bişey .tamda erkek egemen sistemin baskı aygıtlarından sadece birini oluşturuyo.gelde kocana örtünmüycem de.yada ailene
o zaman şu haklşarımızdan hangini kullanacaz.yada siz buna ne kadar desstek olucaksınız.ben erkek egemen sistemin aslında tümden bu sistemin yıkılması için mücadele ediyorum.ve bunu yaparken erkek arkadaşlarımızında yanımızda olması gerektiği inancındayım.bu mantık yıkılmalı....kadının kurtuluşu insanlığın kurtuluşudur.

meryem demir
19.10.2006, 18:20
gönül isterdiki biz erkekleri örtelim, ama onlar hızlı çıktı, kısmet

Sevgi Erkan
19.10.2006, 18:25
İşlerine geliyor desem kaba mı olur.
Ataerkil toplumda yaşıyoruz.Eskiden de böyleydi.
Anaerkil bir toplumda yaşasaydık biz de erkekleri örter miydik acaba?
Bence tersi olurdu. Kadınlarımız bilinçlenmedikçe değil örtünmek her türlü baskıya maruz kalır.
Uyanın hanımlar!

berximin
19.10.2006, 18:28
Öncelikle seven insan karısını kıskanır ve kendisinden başka kimsenin bakmasını istemez.Bu nedenle kapanmasını ister.Bence bu güzel birşey.Neden bir insan eşini başkasıyla paylaşırcasına vücudunu diğer erkeklere teşir ettirtsinki?
Ama herkesin görüşüne de saygılıyım...

o halde siz açık bütün bayanlara burada bahsettiğiniz göz ile bakıyorsunuz..sözlerinizden çıkan yorum bu..kapalı olmayan insanlar teşhirci değildir. böyle bir bakış açısına sahip olan bütün insanları kınıyorum..herkesin yaşam tarzına saygı göstermek lazım yeterki niyetler kötü olmasın..

Erkan Sevgi
19.10.2006, 18:41
Öncelikle seven insan karısını kıskanır ve kendisinden başka kimsenin bakmasını istemez.Bu nedenle kapanmasını ister.Bence bu güzel birşey.Neden bir insan eşini başkasıyla paylaşırcasına vücudunu diğer erkeklere teşir ettirtsinki?
Ama herkesin görüşüne de saygılıyım...

Ben de tam tersini düşünüyorum.Seviyorum ve eşimin güzelliğini herkes görsün isterim.Bakmakla başkalarıyla nasıl paylaşım oluyor ?Saygına teşekkür ederim, ama o zaman sen de kapan eşin de seni başkalarıyla paylaşmak iztemez belki ne dersin?

Cherokawan
20.10.2006, 00:44
Bu konuyu sadece tesettür ve kapanma bağlamında incelemek kısır sonuçlar doğuruyor.Aslına bakarsanız sorun ana-erkil dönemden ata-erkil döneme geçen ve devamlı olarak birbiriyle savaşan "homoeconomicusa" kadar gidiyor.

Erkek neden kadını örttü?Pek çok alanda olduğu gibi gücünden korktuğu ve düzen öyle gerektirdiği için.

Bu konuda Friedrich Engels'in "Ailenin Ve Özel Mülkiyetin Temeli" adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim.Hatta arşivimde varsa ben ekleyeyim foruma e-kitap olarak.

Saygılar...

yusufçukgecegez
20.10.2006, 00:47
gönül isterdiki biz erkekleri örtelim, ama onlar hızlı çıktı, kısmet
hayır yaradıcı erken davrandı ve bizleri muhtelif kıllarla örttü.allahtan dozu iyi ayarlamış,evrim teorisini kabulden başka şansımız kalmazdı.:devil2:

yusufçukgecegez
20.10.2006, 00:49
Ben de tam tersini düşünüyorum.Seviyorum ve eşimin güzelliğini herkes görsün isterim.Bakmakla başkalarıyla nasıl paylaşım oluyor ?Saygına teşekkür ederim, ama o zaman sen de kapan eşin de seni başkalarıyla paylaşmak iztemez belki ne dersin?ciddimisin,aman hocam,türkiye bakıcılıkta dünya şampiyonu olmuş,bunu herkeze söyleme bence:devil2:

Cherokawan
20.10.2006, 00:53
bir kere sen feminizmin ne olduğunu bilmiyorsun.feminizm kadının erkekten daha yüce olduğunu savunur yani eşitlikçi değildir.eşitlikçiliği savunan kesimlerde vardır bunlar kendini sosyalist feministler olarak tanımlar.ama yinede özünde çıktıklrı kapı aynıdır.biz insanlığın kurtuluş ölçütünü kadından ya da erkekten olduğunu söylemiyoruz.kadın tarihsel toplumsal ve sosyal yönden ezilmiştir.mesala sanayi devrimi sonrası işçi alımları başlamış kadınlarda üretimde sözde demokratik bir şekilde yrlerini almıştır.ama erkek iş arkadaşlarına oranla daha az maaşa tabii tutulmuşlardır.bu da sınıf ayrımları yaratılırken bir yandan da cinsiyetçi bir ayrıma yol açmıştır.bunu yapan sistemin ta kendisidir.ve bugünde dünden yaratmış oldukları bu çarkı aynen devam ediyor.gelgelelim demokrasi meselesine.ben bugün mevcut olan bu demokrasiyi burjuva demokrasisi olarak görüyorum.ve burjuva demokrasisi ancak zenginlere işler onların kapı bekçiliğini yapar onlara göre yasalar düzenlerkısacası onlara işler.bize de haklarımızı aramaya çalıştığımızda joplar işler mahpuslar işkenceler gelir.sen ne hakkı kullanmaktan bahsediyorsun.yani örtü meseleside böle bişey .tamda erkek egemen sistemin baskı aygıtlarından sadece birini oluşturuyo.gelde kocana örtünmüycem de.yada ailene
o zaman şu haklşarımızdan hangini kullanacaz.yada siz buna ne kadar desstek olucaksınız.ben erkek egemen sistemin aslında tümden bu sistemin yıkılması için mücadele ediyorum.ve bunu yaparken erkek arkadaşlarımızında yanımızda olması gerektiği inancındayım.bu mantık yıkılmalı....kadının kurtuluşu insanlığın kurtuluşudur.

Hanımefendi düşüncenize saygı göstermekle birlikte müsaade ederseniz bir noktayı açıklayayım:

Feminizm kadınların erkeklerden üstün olduğunu savunmaz.Kadınal özelliklerin erkeksel özelliklerden daha üstün olduğunu savunur.Elbette Fransız İhtilali'nden sonra bahsettiğiniz bağlamda feminist akımlar da ortaya çıkmıştır.Sokaklarda erkek görünümünde gezen kadınlar ortaya çıkmıştır mesela.Ancak Simon De Baveour gibi öncülerin savunduğu feminizm farklı bir kavramdır ve feminizmin yaygın tanımı olarak kullanılır.Bu tanım da ; kadınlara has güdülerin (merhamet,yaratıcılık,şefkat,sevgi,duygusallık gibi) erkeklere has dürtülerden( saldırganlık,cinsellik,üstünlüğünü kabul ettirme,savşçılık gibi) daha yüce olduğu ve bu yüzden eğer dünyayı yöneten zihniyetin erkek zihniyeti değil kadın zihniyeti olsaydı dünyada barış ve özgürlüğün hakim olacağını savunur.Bu konuda bazı fraksiyonlar bile mevcuttur Mor İğneliler gibi.

Dolayısıyla feminizme günümüzdeki burjuva ve yozlaşmış anlamıyla değil asıl tanımıyla bakmak daha doğru olur.Feminizm kadın hareketi değil kadını baz alan bir harekettir.

Saygılar...

yusufçukgecegez
20.10.2006, 01:03
o halde siz açık bütün bayanlara burada bahsettiğiniz göz ile bakıyorsunuz..sözlerinizden çıkan yorum bu..kapalı olmayan insanlar teşhirci değildir. böyle bir bakış açısına sahip olan bütün insanları kınıyorum..herkesin yaşam tarzına saygı göstermek lazım yeterki niyetler kötü olmasın..işte bütün nesele bu sn berksmin.niyetler kötü olmasın.ama niyetlerin kötü olmadığını nası bilicez.kimsenin aklını okuyamadığımıza göre.kim niye kapanıyordan öte insanın bir dogası var.kadın ve erkek bedenlerinin karşı cins üzerindeki etkileri aynı değl.bu inkar edilemez bir gerçek.eğr aynıysa,ben bir kadınlararası yağlı güreş öneriyorum.kaç erkeğin buna kalbi dayanabilirse tabi.hatta bu erkekler enmedini efendi,ahlaklı görülen insanlar olsun.birde elektronik cihazlarla güreşi seyreden insanların nabızları,bedenlerindeki elekrikmiktrı vs.ölçümleri olsun.çıkan sonuç kesinlikle şu olur.erkekler herzanman erkektir.kadın için erkeğin gücü ne kadar önemliyse,erkek içinde,kadının güzelliği okadar önemlidir.güç güven duygularını uyandırır.güzellik ise,aşk,estetiklik ve cinsellik duygularını.biz buna doğa kanunu diyoruz.

Adem YAVUZ
20.10.2006, 01:27
Erkek kadını niye niye örtü.

Günümüzde bir takım insanlar örtünmede uç noktada bulunurken bir diğer kesim kadını reklam malzemesi olarak kullanarak diğer uçta duruyor. Erkek kadını niye açtı. Her iki alanda da malzeme kadın.

Kadın örtünmeli kapanmalı, çünkü namustur. Peki başka kadınlar nedir. Eee erkek nedir çapkın. Erkek her haltı yer başka kadınlarla ama kendi karısı onun namusu olduğu için kapalı olmalı. Yanlış, namus herkes için namustur. Kadın için ne ise erkek için de o.

Kadınlar açılmalı. Neden. Bir ürünü en iyi pazarlama şekli o ürünü mutlaka bir
kadınla bağdaştırmak. Çünkü bir ürüne dikkat çekmek için kadın kullanılmalı, özellikle mayolu olmazsa olmaz. Alakasız ürünlerde bile kadınlar kendilerini kullandırtıyorlar.

Kadınlar kendi ekonomik bağımsızlıklarını kazandığı taktirde kendilerine olan güvenleri artacaktır. Kapanma veya açılma özgürlüğü ellerinde olacaktır.

Kadınlarımız lütfen uyanın sömürü aleti olmayın.

Hassas konu şimdilik bu kadar yeterli.
:laugh:

MeRaLiNa
20.10.2006, 01:39
Öncelikle seven insan karısını kıskanır ve kendisinden başka kimsenin bakmasını istemez.Bu nedenle kapanmasını ister.Bence bu güzel birşey.Neden bir insan eşini başkasıyla paylaşırcasına vücudunu diğer erkeklere teşir ettirtsinki?
Ama herkesin görüşüne de saygılıyım...

böyle bir mantiga sahip olabilecek kadar beyni nasir tutmus birisine, bazi seyleri anlatmak acaba ne kadar kolay olabilir.......

meryem demir
20.10.2006, 19:57
böyle bir mantiga sahip olabilecek kadar beyni nasir tutmus birisine, bazi seyleri anlatmak acaba ne kadar kolay olabilir.......

HArcanan her kelime hatta harf boşa sıkılan mermi gibidir, bu zihniyete sahip kişilere birşeyler anlatmak.
Aslında zaten anlatmamalı, hep bu yüzden türban meselesinide bizler gündemde bir şekilde tuttuğumuz için türban siyaset elinde malzeme olmadımı. Kapanmak isteyen varsın kapansın, ama kapanmayı ibadetin dışına çıkarıp apayrı bir şekle sokmaları bu tür kişilierin asıl amaçlarını zaten ortaya çıkarmakta, O yüzden en doğrusu biz susalım onlar konuşsun; konuştukçada belki boşa kürek sallayacaklarının farkına varabilirler.

Namus şeref haysiyet iki parça örtüden ibaret olsa idi; evden kaçan kız çocuklarının çoğu evdeki baskıcı tutumdan dolayı, kendi hür iradeleri ile yaşama hakları elinden alınan, küçük yaşta evlendirilen, ve çarşafa sokulan onlar olmazdı değilmi arkadaşım İyi forumlar diliyorum

yusufçukgecegez
20.10.2006, 23:28
yaaa bana cevap yokmuu,kırıldımmmm:p

meryem demir
21.10.2006, 00:07
hayır yaradıcı erken davrandı ve bizleri muhtelif kıllarla örttü.allahtan dozu iyi ayarlamış,evrim teorisini kabulden başka şansımız kalmazdı.:devil2:

Acaba Hz. Ademde Hz.Havvayı kapatmışmıdır sayın yusufcuk. Eğer Allah kadınların örtünmesini istemiş olsaydı, Hz.Adem ve Hz havvanın şöyle görüntülerini gözünüzün önüne getirin bakalım ikisneden biri giyinikmidir.

İslamiyetin kabul edildiği daha doğrusu, Hz. Muhammedin Peygamber olduğu dönemlerde kimin elinin kimin cebinde; kimin ayağının kimin evinde olduğu hiç belli olmayan bir dönemde; kadınlara örtünmeleri gerektiği bildirilimiş; fakat günümüz şartları iile kıyaslandığında şartların tamamen değiştiği, insanların o döneme göre daha bilinçli, evine bağlı, eşine ve ailesine saygılı bir durumda oldukları;görülmektedir.

bunun yanında ise içindeki sapıkça dürtülerine e bir türlü gem vuramayan, gözü her zaman dışarda olan kişiler vardır. Bu kişiler birer ruh hastasıdır. Hem bazı sapkınca düşüncedeki kişilerde kapalı bayanları taciz etmekte. Buda onların fantazisidir.
Aslında demek istediğim önemli olan ben'in beni bilmesi. herşey karşılıklı hoşgörüden geçiyor. Sevginin saygının, karşılıklı hoşgörünün ne açıkıkla ne kapalılıkla ilgisi vardır. Önce insan olmaktır. Gerisi zaten yaşanacak olan şeylerdir.

Hem sizin şu erkekleri kıllarla örtmüştür düşücenizede pek katılmıyorum.Siz bayanları alllanmaış, pullanmş son şekli ile görüyorsunuz. Şanslısınız yani

iyi forumlar

yusufçukgecegez
21.10.2006, 01:08
Acaba Hz. Ademde Hz.Havvayı kapatmışmıdır sayın yusufcuk. Eğer Allah kadınların örtünmesini istemiş olsaydı, Hz.Adem ve Hz havvanın şöyle görüntülerini gözünüzün önüne getirin bakalım ikisneden biri giyinikmidir.

İslamiyetin kabul edildiği daha doğrusu, Hz. Muhammedin Peygamber olduğu dönemlerde kimin elinin kimin cebinde; kimin ayağının kimin evinde olduğu hiç belli olmayan bir dönemde; kadınlara örtünmeleri gerektiği bildirilimiş; fakat günümüz şartları iile kıyaslandığında şartların tamamen değiştiği, insanların o döneme göre daha bilinçli, evine bağlı, eşine ve ailesine saygılı bir durumda oldukları;görülmektedir.

bunun yanında ise içindeki sapıkça dürtülerine e bir türlü gem vuramayan, gözü her zaman dışarda olan kişiler vardır. Bu kişiler birer ruh hastasıdır. Hem bazı sapkınca düşüncedeki kişilerde kapalı bayanları taciz etmekte. Buda onların fantazisidir.
Aslında demek istediğim önemli olan ben'in beni bilmesi. herşey karşılıklı hoşgörüden geçiyor. Sevginin saygının, karşılıklı hoşgörünün ne açıkıkla ne kapalılıkla ilgisi vardır. Önce insan olmaktır. Gerisi zaten yaşanacak olan şeylerdir.

Hem sizin şu erkekleri kıllarla örtmüştür düşücenizede pek katılmıyorum.Siz bayanları alllanmaış, pullanmş son şekli ile görüyorsunuz. Şanslısınız yani

iyi forumlar:biggrin: adem benim,adem peygamber.ademle havva karıkocaydı.dünyada yatak odaları.karı koca yatakodalarında istediği gibi dolaşabilir değilmi:biggrin: kapalılık dönemle ,insanların medeni durumu ile,bulunulan mekan ile ilgilidir buna kabul.fakat bn şunu iddia ediyorum.erkekler her zanman erkektir.bakar.iyiniyetliside vardır kötü niyetliside.bunu bilemeyeceğimize göre.allah uyarıyor.dikkat erkek var.gerisi size kalmış,kadın kullarım.

kıl olayına gelince.biz erkekler kıllarımızı almıyoruz niye(metrocu seksüeller hariç)kadınlar çıplak bedenimizi görüp tahrik olmasınlar diye.kadınlarda alıyorlar niye??:devil2:

MeRaLiNa
22.10.2006, 06:12
bi yerde okumuştum ilk baş örtmesi tapınak fahişeleri tarafından diğer kadınlardan ayrılmak için örtülürmüş.tapınak ibadet yeri olduu için aynı coğrafyada dinler değişmiş ama o örtü dinsel bir şekil olarak kalmış.valla mantıklı geldi bana(tabi bu akdar basit değil belli süreç geçirmiş bu olgu)

bende buna benzer bir yazi okuumustum, söyle diyor:

zamaninda bayanlar bir cok renkte carsaf giyiniyorlarmis, giyindigi renge göre hangi siniftan bir bayan oldugu anlasiliyormus, kimin ne oldugunun belli olmasi icin:

beyaz carsaf'i zenginler
mavi carsafi orta halliler
kirmizi carsafi devlet memurlari
siyah carsafi ise hayat kadinlari

siyah olmasinin nedeni "kara leke" olmasi

HArcanan her kelime hatta harf boşa sıkılan mermi gibidir, bu zihniyete sahip kişilere birşeyler anlatmak.
Aslında zaten anlatmamalı, hep bu yüzden rürban meselesinide bizler gündemde bir şekilde ttuğumuz için türben siyaset elinde malzeme olmadımı. Kapamak isteyen varsın kapansın, ama kapanmayı ibadetin dışına çıkarıp apayrı bir şekle sokmaları bu tür kişilierin asıl amaçlarını zaten ortaya çıkarmakta, O yüzden en doğrusu biz susalım onlar konuşsun; konuştukçada belki boşa kürek sallayacaklarının farkına varabilirler.

Namus şeref haysiyet iki parça örtüden ibaret olsa idi; evden kaçan kız çocuklarının çoğu evdeki baskıcı tutumdan dolayı, kendi hür iradeleri ile yaşama hakları elinden alınan, küçük yaşta evlendirilen, ve çarşafa sokulan onlar olmazdı değilmi arkadaşım İyi forumlar diliyorum

aynen katiliyorum sana, saten her ne hikmetse bu tür tartismalarda en cok bu kafa yapisindaki erkekler tepiniyor, kadinlari daha cok ilgilendiren bu konuda hep onlar fikir bombardimani yapiyor... namuslari bir bez parcasina bagli, o kadar acizler demekki bu konuda, sanada iyi forumlar arkadasim :)

Lazoşa_62
22.10.2006, 11:10
Arkadaşlar erkekler kadını örtmedigini sizde biliyorsunuz.Araştırmalara göre hayat kadınlarını siyah örtunerek kendini göstermesi.Diget taraftan asil.soylu ve kilise takımını beyaz takılması ve Arabistan toplumunda ise islamitet öncesi çöl sartları gereği kadınında erkeğin de örtülü oldugudur.
Daha sonra özellikle halifeler sonrası islamı iktidar gücü olarak kullanan din liderleri çıkar ve amaçları doğrultusunda kadını kullanmaya başlamişlardır.
Günümüzde ise kadininı kapan insanlar,başkalarını kadınına ve kızına art niyetle baktıklarından kapatıyorlar.
Namusun ve ifettin saç ve bacaklarda olmadıgını,insanın beyıninde olduğunu unutan tiplerdir.Bunlar kızı yaşındakı insanın elini tuttugunda abdesti bozulan insanlardır.Soruyoruz neden apdest bozuldu.Nedenmi bozuluyor karısını kapatıp da başka bir bayana baktıgından ona sahiplenme onunla yatma niyeti olduğundandır.
Kapanmayı savunan kadında dişarda bir erkegi farklı düşünme korkusundandır.Kapatan erkek gibi düşünür.

YoLdAsMg
22.10.2006, 11:16
Kadının kendi isteği ile örtünmesi veya giyim tarzı tartışılmamalı ama bu eğer erkek tarafından kadına zorlama ile yaptırılıyo ise bu insanlık suçudur, türban veya başörtüsü son yıllarda türkiyedin tartışma konuları içinde herkez istediği gibi yaşama hakkına sahiptir ama bu giyim tarzı başkalarınada zoraki durumuna getirilmeye kalkışıldığında çatışmalar meydana geliyo artık kadın erkek yaşam tarzını herkez kabullenmeli be kadınlarında bu dünyada sadece erkeğe hizmet eden birer köle olmadığını herkez bilmeli, bence insan her konuda özgür olmalı hükümetlerin bu konulara eğiliminden çok eğitime önem vermeleri insanların bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi bu tartışmaları ortadan kaldıracaktır.

saygılar

nihat 61
27.10.2006, 16:34
bi yerde okumuştum ilk baş örtmesi tapınak fahişeleri tarafından diğer kadınlardan ayrılmak için örtülürmüş.tapınak ibadet yeri olduu için aynı coğrafyada dinler değişmiş ama o örtü dinsel bir şekil olarak kalmış.valla mantıklı geldi bana(tabi bu akdar basit değil belli süreç geçirmiş bu olgu)

__________________________________________________ ____________

sümer tapınaklarında rahibeler genel kadın görevi yapıyorlardı .Bunlar tanrı namına bu görevi yaptıklarından kutsal sayılmış ve diger kadınlardan ayrılmaları için başları örttürülmüştür.Daha sonraları,İÖ 1500 yıllarında bir asur kralı,yaptıgı bir kanunun kırkıncı maddesi ile ve dul kadınlarıda başlarını örtmeye mecbur etmiştir. Fakat kızlar cariyeler ve sokak fahişelerinin örtünmesi yasak;örtününrlerse ceza var(porf mebure tosun.doç kadriyeyalvaç sumer babil asur kanunları ve ammiaduqa fermanı ankara 1975 s252 madde 40 )böylece meşru fahişelik yapan evli ve dul kadınlarda mabet fahişeleri düzeyinde sayılmştır.
Bu gelenek yahudilere geçmiş dindar yahudi kadınları evlenlnce saçlarını traş ettirip bir peruk veya başörtüsü ile başlarını örtmüşlerdir.Hırıstiyanlıkta rahibeler aynı şekilde başlrını örtüyorlar . İslama örtünme erkekten kaçma şeklinde geçmiş Buna karşın erkeksiz yerde kuran okunurken veya dua edilirken
kadınların başını örtmesi sümer geleneginden gelmiştir.
-----------------------------------------MUAZZEZ İLMİYE ÇIG

Büyük araştırmacı sümerolog m.ilmiye çıg sümer tabletlerini çivi yazılarını okuyarak sümer kültürünün daha sonraki dinler üzerinde olan etkisini ortaya çıkarmıştır.Baş örtüsünde oldugu gibi

Yorum
27.10.2006, 17:30
Erkeke kadını neden örttü?

Bazen cizgiler çok şeyi anlatır:yamukgul: Cumhuriyette yayınlanan bir karikatür.

http://www.aleviforum.com/attachment.php?attachmentid=8304&d=1161961837

sunam
29.10.2006, 22:29
Öncelikle seven insan karısını kıskanır ve kendisinden başka kimsenin bakmasını istemez.Bu nedenle kapanmasını ister.Bence bu güzel birşey.Neden bir insan eşini başkasıyla paylaşırcasına vücudunu diğer erkeklere teşir ettirtsinki?
Ama herkesin görüşüne de saygılıyım...

bir insanın fikri neyse zikride odur bence siz fazla konuşmayın bu konuda sinirlerimi bozdunuz