Orijinalini görmek için tıklayınız : Evde kalmış kızların iç konuşmaları


kankacan
13.06.2006, 11:38
Evde kalmış kızların iç konuşmaları -1-

1-İri bir sivilcenin resmi aynaya dağılıyorsa kirli kanlıysa
anlamsız çok konuşan ihtiyarın dahi sözünü kesemiyorsa
buzlar çözüldü derken işim varlı acele telefonluysa
yani ağlasa ağıdı benzemez bir çocukluk sonuysa
artık kahve kırıtmalı saatler başlamıştır.
Gözucuyla memelerine bakılmış umutlandırılmıştır
gene buyrun bekleriz efendim akşamları
puslu bir gülüşle kolkola uğurlamış
çoğu zaman kendi kazılmış mezarlığına
veya salındıkça yırtılan bir eteğin
hülyalı sıcaklığına kapanmıştır

``Hüzünlü bir zaman bırakmıştım bu yola bir çocuk dokunmuştu
köşe başında bir mektup bırakmıştım
kaçamak bir sıgara dumanı bir küfür
anı defterlerinde sepet sepet yumurta
ve kötü bir jiletle kazılmış kalbim
muzur satırlarla dolu tahta sırada.

Halacığım doğum kontrol haplarına
yahut içe dönük yüreğinin korkunç kitaplarına başlayabilirmiyim?``

Bunlar yaşanmamışlığın başucu fotoğrafları
burunlar almalıyım göğüsler almalıyım
rengi olmayan sözler özleyiş salonları
kokular almalıyım
diş izleri gerilme pörsümüşlük

Orda kendini doyurmağa çalışan iki aç çocuk
__Ah beden öğreteni o kaymakam karısı__
ortalık kızarır birdenbire gözü döner zamanın
yüzlarinde çığlık çığlığa bir şehvet kasırgası
yumruklar morarmış pergel izleri
tekmeler altında çok küçük birşey.

Hocam kimden öğrenir bu çocuklar bacaklanmayı?``

Bu kızlar neden se kendini dehşetle tanımıştır
dehşetle tanımış acıkmış hep acıkmıştır.
Hiç bitmeyen bir ayinde gezerler sanki
süzülse başı döner adımları heyecanlanır
ölçüsü verilmiştir hayatın büyümüş gözaltındadır.
_Kuduz bir köpek mi akrep mi yelkovanı ısıran yaklaşma saatlara yaklaşma
kaçmak istiyorum çocukluğu bitirme sınavından
elimi tut çekiyorlar elimi tut bırakma anne...


2-Kartonları verilmiştir bu filmin boyutları bellidir
sözcükleri uzunluğu öpüşü bellidir.
İç bükey bir camla kesilir makara şeritleri
gölgesi bol laciverdimsi kopuk kopuktur biraz
tek teli çığlık-özü bir saz gibi usanılmaz
yeniden yeniden seyredilir..

''Hala seni seviyorum
galiba
anne....


Bazan çıkar korkunç bir sağanakta bulur kendini:
__Herşeyin bir sahibi vardır insana ait herşeyin
(Güzelliğin uzun ince taciri bağırıyor)
__Mumyalar! İç denizlerin sahibi benim...


Böyleleri yalnızlığı son deliğine kadar düğmeler
hırkası vardır
Doğmamış çocuk yastıklarına
albümlerde çürüyen renksiz resimler gibi
gitgide kamburlaşan bir kocanın sesini işler
gözleri ya camlarda ya da aynalardadır.


Aynalar kimden öğrendiniz çirkinliğin ipince çizgisini?

__Hangi baba-yiğit suçluyor bizi çıksın yüzüne tükürelim
Biz ölülerin yığılmış kemikleri
birikmiş biriken birikir sesleriyiz
biz kocalığın dehşeti
şişmiş prens gözlerinin yüzer denizleriyiz..

__Hangi ana-yiğit suçluyor bizi gelsin yüzüne tükürelim.
Evde kalmış bir hayat kendi resmiyle değil
bizimle gözgöze gelir
kahrolur saydam yüzeylerimiz yutkunur söyleyemez.
Eyyy açlığın acısı
seni bizden başka en iyi kim bilebilir?´´

3-Siz bu şiiri okuyan kocalarım
yarın postaya bakın adınıza bir mektup çıkacaktır.
Şaşırmayın
üstünde ya çok genel
yada çok özel evlerde basılmış parmak izleri vardır
Dünyanın bütün kadınlarının...


Bu mektup tarihsizdir
bir tüccar defterinden koparılmış sayfasız sarı
belki şişman bir kızın
zayıflayan rejimli bir ölüyle o parkta buluşması.
__Dünyanın bütün yürekleri
Ölülerin mirasını reddedin
Zamanın ve aynaların iktidarı devrilsin!´´
diye bağırır.
Altında bugünü yarına bağlayan bir tarih vardır.
_____KİRALIK GÜZELLİĞİN ETTEN ŞEHİRLERİNE KARŞI
SEVGİNİN YENİDEN YENİDEN BÖLÜNMESİNE
DERİN İÇ-FENERLERİN EŞYAYA GÖMÜLMESİNE KARŞI

BİRLEŞİN!...´´

puduhepa
13.06.2006, 13:45
KİRALIK GÜZELLİĞİN ETTEN ŞEHİRLERİNE KARŞI
SEVGİNİN YENİDEN YENİDEN BÖLÜNMESİNE
DERİN İÇ-FENERLERİN EŞYAYA GÖMÜLMESİNE KARŞI

BİRLEŞİN!...´´

emeğine sağlık...