Orijinalini görmek için tıklayınız : Hacı Bektas Velı Anma törenleri
Hacı Bektaş-ı Veli'ye mesaj yağıyor
Hacıbektaş'ta her yıl 16-21 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma törenleri başladı. Siyasi partiler bu özel gün adına birer mesaj yayınladılar.
Ulusal düzeyde bu yıl 42’ncisi, uluslararası düzeyde ise 16’ncısı gerçekleştirilen Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım her geçen yıl artıyor. İlçeye 3 bin adet çadır kurularak üç ayrı çadır kent oluşturuldu. Oluşturulan çadır kentlerin yanı sıra; belediye, uygun olan mekanlara vatandaşların beraberlerinde getirdikleri çadırları kurmasına da izin verdi.
Altı yıldır, ilçede gerçekleştirilen anma törenleri ve şenliklere katkı sağlayan Şişli Belediyesi, bu yıl bin 500 çadır ve 250 otobüs ile destek verdi.
‘Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi’ndeki Hacı Bektaş-ı Veli’nin türbesini ziyaret eden Aleviler, “aslanlı çeşme”den akan suyu içerek huzur buluyor. İnanışa göre, bu çeşmeden su içenler tüm dertlerinden arınıyor. Hacıbektaş’a gelenler şifa için, yanlarında getirdikleri bidonlara “aslanlı çeşme”den su doldurup evlerine götürüyorlar.
BELEDİYE BAŞKANI: ‘KİMSE SOKAKTA KALMAYACAK’
Öte yandan, ilçedeki tüm yollar ve kaldırımlar, Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi ve Alevi inancına göre kutsal sayılan tüm mekanlar gözden geçirildi. Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, belediyenin kendi imkanları ile tüm yolları onardıklarını, ayrıca ilçe merkezindeki tüm kaldırımları da genişlettiklerini söyledi.
İlçede tesislerin yetersiz olması ve anma törenleri ve şenliklere ilginin fazla olması nedeniyle her yıl kurulan çadır kentlerin yetersiz kaldığını dile getiren Selmanpakoğlu, bu yılda çadır ve kalacak yer bulamayanların olabileceğini ifade etti.
Kimsenin sokakta kalmayacağını kaydeden Selmanpakoğlu, “Her yıl olduğu gibi bu yılda Hacıbektaş halkı, anma törenlerine gelen, ancak kalacak yer bulamayanlara kucak açacak. Yer bulamayanları halkımız, evlerinde misafir edecek” dedi.
CUMHURBAŞKANI SEZER: YOZLAŞMAYI ÖNLEDİ
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türk dili ve kültürünün korunmasına, yabancı etkilerden arındırılmasına ve yozlaşmaların önlenmesine önem veren Hacı Bektaş Veli'nin, Anadolu'da toplumsal kimlik ve birliğin oluşmasına ve sürdürülmesine değerli katkılar sağladığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Hacı Bektaş Veli'yi, anma etkinlikleri dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Sezer, mesajında ulusların çağdaşlık yarışında başarılı olmalarının ön koşulunun, kültürel zenginliklerini koruyabilmeleri ve bu kültürü oluşturan öz değerleriyle evrensel uygarlığın gelişimine katkıda bulunabilmeleri olduğunu belirtti. Türk ulusunun, ulusal kimliğin oluşmasına katkıda bulunan Ahmed Yesevi, Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Veli gibi düşün insanlarıyla övünç duyduğunu ve bu bilge kişiliklerin öğretilerini yaşatma sorumluluğunu taşıyarak, kuşaklar boyu aktardığını dile getiren Sezer, "Hacı Bektaş Veli ve diğer düşünürlerimizin sevginin, barışın, hoşgörünün yüceliğini ve insana verilen değeri her şeyin üstünde tutan felsefeleri, Anadolu'da barış ve gönenç ortamının temellerini atmıştır" dedi.
Sezer açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Anadolu aydınlanmasının öncülüğünü yapan bu evrensel öğretiler geçmişle sınırlı kalmamış, aynı zamanda zengin birer birikim olarak yaşamımızı güzelleştirmiş, daha mutlu ve huzurlu bir Türkiye'ye ulaşma yolunda toplumumuza güç vermiştir.
Türk dili ve kültürünün korunmasına, yabancı etkilerden arındırılmasına ve yozlaşmalarının önlenmesine önem veren Hacı Bektaş Veli, Anadolu'da toplumsal kimlik ve birliğin oluşmasına ve sürdürülmesine değerli katkılar sağlamıştır.
Öğretilerinde, doğruluğa, dürüstlüğe ve çalışkanlığa dayanan bir yaşam sürmeyi, bilgi ve bilimin ışığından ayrılmamayı, eşitliği ve insanların birbirine sevgi ve hoşgörüyle yaklaştığı bir dünyayı öğütleyen Hacı Bektaş Veli, insanlığa huzur içinde birarada yaşamanın yollarını göstermiştir.
Düşünceleri ve yaşam felsefesiyle gönüllerdeki saygın yerini alan Hacı Bektaş Veli'nin olgun düşünce ve bilge yaklaşımlarının yansıması olan özlü sözlerini akıllarımızdan çıkarmayarak, bugünümüze olduğu kadar geleceğimizede ışıkı tutmasını sağlamalıyız.
Tüm başarılı atılımların ve çağdaş kazanımların iyi niyet, sevgi ve hoşgörüye dayalı olumlu düşünceyle, kökeni bilgi ve bilimsel düşünce olan akılcı yaklaşımlarla edinileceğini unutmamalıyız.
Barış, dostluk, kardeşlik, insan sevgisi gibi bugün de özlemini duyduğumuz değerlerin oluşmasında ve yaşatılmasında katkıları bulunan Hacı Bektaş Veli'yi saygıyla anıyorum. Geleneksel niteliği ile her yıl onun yaşadığı topraklarda gerçekleştirilen anma törenlerinin, hoşgörüye, insan sevgisine dayanan evrensel Hacı Bektaş düşüncesinin yaşatılmasında etkili olduğuna inanıyor, yurttaşlarımıza esenlikler diliyorum"
DSP'Lİ SEZER'DEN ALEVİ SÜNNİ KARDEŞLİĞİ MESAJI
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, ''Alevi-Bektaşi kültürünün yaygınlaştırılması, laik demokratik cumhuriyetimizin güvenli geleceği açısından da çok önemlidir'' dedi.
Sezer, birliğe, iriliğe ve diriliğe, dolayısıyla ulusal bütünlüğe bu denli önem veren Alevi-Bektaşilerin, ne yazık ki bazı çevreler tarafından azınlık olarak görülmek ve gösterilmek istendiğini ileri sürdü. Zeki Sezer, mesajında şunları ifade etti: ''Oysa, Alevi-Bektaşi kardeşlerimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin asli unsurlarıdır. Onlar her zaman laik demokratik cumhuriyetimizin en kararlı bekçileri olmuşlar ve yaşadıkları en sıkıntılı dönemlerinde bile kardeşlik mesajları vermeyi ihmal etmemişlerdir.
Bu kez de kendilerini azınlık olarak görmek ve göstermek İsteyenlere karşı gereken yanıtı vermişler ve vermeye devam edeceklerdir.''
İnançlar ve inançların ibadet mekanlarının tartışılarak bir yere varılamayacağını belirten Sezer, her inanca ve o inançların ibadet mekanlarına saygı duyulması gerektiğini ifade etti. Sezer, mesajını şöyle tamamladı: ''Alevi-Sünni kardeşliğinin daha sağlam temellerde yüceltilmesinin yolu da bu saygıdan geçer.
Ulusal birliğimizi ve bütünlüğümüzü sağlam temellere oturtmayı en büyük hedef olarak gören Alevi-Bektaşi kültürünün yaygınlaştırılması, laik demokratik cumhuriyetimizin güvenli geleceği açısından da çok önemlidir.
BAŞESGİOĞLU: BİR OLALIM, İRİ OLALIM, DİRİ OLALIM
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, ''Bizim hassas noktalarımız olan bamtellerimize dokunarak bizi ayrıştırmak isteyenler var. Biz Osmanlı bakiyesi bir toplumuz, bir devletiz. Cumhuriyete geçerken o kadar nadide bir kumaş dokunmuş ki, bu kumaşın adına Türkiye Cumhuriyeti Devleti demişiz'' dedi.
www.haber7.com (http://www.haber7.com)
Hacıbektaş'ta gergin saatler
Tören açılışında, "Alevi inancı yasaklanamaz" sloganı atan bir grup, tepkiyle karşılaştı.
TAYAD'lılar, Mehmet Ağar aleyhine sloganlar attılar.
Bakan Koç da protesto edildi
OKTAY ENSARİ, İBRAHİM ÖZÇEKİÇ, SİNAN KORKMAZER, METİN YILDIRIM Nevşehir DHA
Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde 42. Ulusal, 16. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli'yi Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, dün protestolarla başladı.
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün 'Başbakan Sarıgül' sloganlarıyla karşılandığı törende DYP lideri Mehmet Ağar ile hükümeti temsil eden Kültür Bakanı Atilla Koç protesto edildi.
Başbakan Erdoğan'ın mesajı da yuhalandı.
CHP'den kimse yok
Sıkı önlemlerin alındığı törenlere CHP yönetiminden kimsenin katılmaması dikkati çekti.
Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu konuşmasına başladığı sırada Alevi-Bektaşi Kuruluşları Federasyonu pankartı açan bir grup, yuh çekerek "Alevi inancı yasaklanamaz" sloganı attı.
Selmanpakoğlu, "Önce dinleyin. Töreni provoke de etseniz sizi de kucaklıyorum. Ama, Aleviyseniz önce dinleyin. Aksi takdirde sizi alandan çıkartmak zorunda kalacağız" dedi.
Başkan'ın bu konuşması vatandaşlardan büyük alkış alınca grup alanı terk etti.
Aleviler alet edilerek, yeni azınlıklar yaratılmaya çalışıldığını iddia eden Selmanpakoğlu, "Arkasından Çerkez, Laz ve benzeri azınlık yaratma girişimi gelirse şaşılmamalıdır. Aleviler bu oyuna gelmezler" diye konuştu.
Başbakan Sarıgül
Törenlerde en büyük ilgiyi CHP'de bir süre önce genel başkan adayı olan Sarıgül gördü.
"Halkın adamı, sizden biri" anonsu yapılarak otobüsle gelen Sarıgül'ü vatandaşlar, 'Başbakan Sarıgül' tezahüratlarıyla karşıladı.
TAYAD üyesi bir grup kadının Ağar aleyhine "Susurlukçu Ağar, Hacıbektaş'ı kirletme" diye slogan attığı törende, Alevi - Bektaşi Kuruluşları Federasyonu üyeleri, ellerinde sazlarla tören alanına gelerek, "Madımak ölümsüzdür" pankartı astı.
Alandaki törenin sona ermesinin ardından Hacıbektaş Külliyesi'ni gezen Koç, alkışlarla protesto edildi.
16. Uluslararası Hacıbektaş-ı Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri'nde son 2 yıldır "protokol" sıkıntısı yaşanıyor.
Kendisine konuşma hakkı verilmediği gerekçesiyle geçen yıl şenliklere katılmayan CHP lideri Deniz Baykal, bu yıl da şenlikleri protesto etti.
Geçen yıl programını gerekçe göstererek etkinliklere katılmayan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de bu yıl şenliğe gitmedi.
Şenliklere katılmayan Erdoğan, dün İstanbul'dan Antalya'ya geçti.
İZLENİMLER
50 bin kişi buluştu
AYDIN HASAN Hacıbektaş
On binlerce Alevi-Bektaşi, Hacı Bektaş Veli'nin türbesine "el sürmek" için Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde buluştu.
Törenler nedeniyle Türkiye'nin yanı sıra Irak, Suriye, Arnavutluk gibi ülkelerden 50 bini aşkın kişinin ilçeye geldiği belirtildi.
Protestoların yaşandığı açılış töreninden sonra dinsel görevlerini yerine getirmek isteyen vatandaşlar, Hacı Bektaş Veli'nin türbesini ziyaret etti.
Türbe önünde uzun bir ziyaretçi kuyruğu oluşurken, içeri girenlerin türbenin duvarlarına, kapı girişlerine ve sandukaya el sürmeleri ilginç görüntüler yarattı.
Vatandaşlar çilehaneyle Beştaşlar mevkiini de ziyaret ettiler. Adakları olan Aleviler, kesimhanede kurban kestirdiler.
Oteller yetersiz olduğu için ilçeye gelen vatandaşların çoğu, geçici olarak pansiyona dönüştürülen evlerde konaklıyor. Şehir dışında kurulan çadırkent, gelenlerin küçük bir bölümüne hizmet verebiliyor. Yer bulamayanlar ağaç altına serdikleri döşeklerin üzerinde geceliyor.
Törenler nedeniyle nüfusu 8 bin olan ilçe, dünden itibaren inanç turizmi merkezine dönüştü. Türbeye çıkan yol üzerinde Hz. Ali ve Hacı Bektaş Veli figürlerinin yer aldığı çeşitli eşyalar satılıyor.
Milliyet
Bu Hacıbektaş Şenliklerinin içi iyice boşaltılıyor. Siyasi şova dönüştürülüyor her sene. Alevileri oy deposu olarak görenler akın ediyor. Mehmet Ağar'ın ne işi var Hacıbektaş'ta? Bir de bu Sarıgül'ü destekleyenler çıktı. Offf. Resmen siyasi bir şov arenasına dönüştü. Yıllarca Alevilere sırt çevirmişler, Hacıbektaş'ta en büyük Alevi dostu kesiliyorlar. Almamak lazım bence. Ama işte sanırım organize edenlerin de siyasi çıkarları var.
Elinizi-dilinizi Alevilerin üzerinden çekin!
Hamza Kurnaz
42´nci Ulusal, 16´ncı Uluslararası Hünkar Bektaş-i Veli´yi Anma Törenlerine bu yıl da gölge düşürüldü.
2004 yılı anma törenlerini boykot edenler, bu yıl da protesto ederek; protestocular ve boykotçular ayrı “kortej“ oluşturdukları ve tek tip elbise giyinilerek katılmalarını kamuoyuna şu şekilde aksettirdiler ve yine gündemde kalmayı başardılar.
Basına aksettirilen: “Hoşgörü diyarında yuh sesleri“, Hacıbektaş´ta gergin saatler“, “Hacıbektaş´ta gergin açılış, “Hacıbektaş´a gölge düştü“, "Hoşgörü diyarında hoşgürüsüzlük“ olarak basının ve tarihin sayfalarında yer aldı.
Oysa biz oraya bir olmaya, iri olmaya, diri, olmaya gitmiştik.
Hani; “sevgi muhabbeti kaynar yanan ocağımızda“ diyordunuz?
Hani; “Bülbüller şevkle gelir, gül açar bağımızda“ diyordunuz, gülleri soldurdunuz bağımızda.
Hani; “Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda“ diyordunuz, hırsları, kinleri yok ettiniz mi?
Hani; “Arslanlar, ceylanlar dosttur kucağımıza“ diyordunuz, arslanları ve ceylanları tutabildiniz mi kucağınızda?
Yöneticiler geçici, kurumlar kalıcıdır. Kurumları yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur.
Hünkar´ın huzurunda olmak için kilometrelerce yollar kat edip gelen tertemiz, saf, özü-sözü doğru olan binlerce insanın duyguları ile oynamak yanlış ve Alevi edep-erkanına sığmaz , hatta bu yolda 100'lerce kardeşlerimiz canlarını trafik canavarına teslim etmediler mi? Ruhları şad olsun.
Özü-sözü temiz Canlar niçin Hünkar'ı ziyarete giderler?
Hünkar Bektaş-i Veli Dergahı'nı; ikrar verildiği, musahip olunduğu, yol ulularının anıldığı, görülüp sorulduğu, lokma yenildiği, kurbanların kesildiği, Aleviliğin, semahın, oniki hizmetin, barışın ve özgürlüğün filizlendiği, Dar-ı Mansur´un yapıldığı yer olarak gördükleri için her yıl 16-18 Ağustos tarihlerinde Hünkar´ın huzuruna çıkarlar Dar-ı Mansur olurlar, En-el Hak olurlar, Vahdet-i Vücut´la Varlık birliğine giden yolda insan-ı kamil olarak Hünkar´ın huzurundan ayrılırlar.
Hünkar Bektaş-i Veli Dergahı; Aleviler için bir okul, bir mahkeme, bir dayanışma, bir birliktelik, bir ibadethane, kısacası Aleviliğin her kurumuyla yaşandığı ve uygulandığı bir dergahtır.
İşte bu duygularla 10 binlerce genç, yaşlı, ana-bacı tertemiz duygularla Hünkar´a sürünerek niyaz ederler.
Bu tertemiz insanların duyguları ile oynamayın, elinizi-dilinizi Alevilerin üzerinden çekin!
Yunus Emre ne diyor: Bu dergahtan içeri odunun dahi eğrisi giremez.
Hünkar ne diyor: Aşk meydanı, erenlerin ve bilenlerindir. Doğruluk dost kapısıdır. Kendine uygun görmediğini, başkalarına da uygun görme! Edep elbisesini sırtınızdan ölünceye kadar çıkarmayınız!
Dergahlarımıza odunun dahi eğrisini sokmayan Yunus Emre var.
Hünkar´ı siyasi çıkarı için kullanan ve tek tip elbise projesini ve boykot planını gizlilik içerisinde yürütenler var.
Hünkar´ın buyurduğu gibi “Erenler gelsin aşk meydanına“; doğruluk kapısına “dost olan dostlar gelsin“.
Dost olan dostları Hak-Muhammed-Ali katarından didarından ayırmasın; Hızır yoldaşınız olsun.
Aşk-ı niyaz ile…
Basına aksettirilen: “Hoşgörü diyarında yuh sesleri“, Hacıbektaş´ta gergin saatler“, “Hacıbektaş´ta gergin açılış, “Hacıbektaş´a gölge düştü“, "Hoşgörü diyarında hoşgürüsüzlük“ olarak basının ve tarihin sayfalarında yer aldı.
Ben bilmiyorum konunun içini ama basın dediği şey çıkar amaçlı kurulmuş örgütlerdir. Birşeyleri iyi aksettirmek isterse iyi aksettirir, kötü aksettirmek isterse kötü aksettirir. Sonuçta yuh sesleri falan hoşgörüye gölge düşürmez. Bunlar gayet olağan şeylerdir ve tek tip düşünceye de engel olurlar. Birilerinin birilerini protesto etmesi olumsuz bir davranış değil, tam aksine olumlu ve geliştirici bir davranıştır. Bu "basın" dediğimiz çıkar amaçlı örgütler kötü lanse etmek istedikten sonra böyle saçma sapık bahaneleri de kullanabiliyorlar. Ciddiye almak anlamsız bu boyalı basını.
Ben bilmiyorum konunun içini ama basın dediği şey çıkar amaçlı kurulmuş örgütlerdir. Birşeyleri iyi aksettirmek isterse iyi aksettirir, kötü aksettirmek isterse kötü aksettirir. Sonuçta yuh sesleri falan hoşgörüye gölge düşürmez. Bunlar gayet olağan şeylerdir ve tek tip düşünceye de engel olurlar. Birilerinin birilerini protesto etmesi olumsuz bir davranış değil, tam aksine olumlu ve geliştirici bir davranıştır. Bu "basın" dediğimiz çıkar amaçlı örgütler kötü lanse etmek istedikten sonra böyle saçma sapık bahaneleri de kullanabiliyorlar. Ciddiye almak anlamsız bu boyalı basını.
CcGunal adli üyeden alinti
Bu Hacıbektaş Şenliklerinin içi iyice boşaltılıyor. Siyasi şova dönüştürülüyor her sene. Alevileri oy deposu olarak görenler akın ediyor. Mehmet Ağar'ın ne işi var Hacıbektaş'ta? Bir de bu Sarıgül'ü destekleyenler çıktı. Offf. Resmen siyasi bir şov arenasına dönüştü. Yıllarca Alevilere sırt çevirmişler, Hacıbektaş'ta en büyük Alevi dostu kesiliyorlar. Almamak lazım bence. Ama işte sanırım organize edenlerin de siyasi çıkarları var.
----------------------------------------------------------------------------------------------
Gunal,
Bence bu iki yazinizda celiski var gibi gözüküyor.
Ilk yazinizda senliklerin ici bosaltiliyor,siyasi sova dönüstürülüyor diyorsunuz.
Ikinci yazinizda ise bu durumun yanlis oldugunu belirten yaziyi elestiriyorsunuz.
Üstelik konunun icini bilmediginizi de yaziyorsunuz.Bu durumda konunun icini bilmeden fikir üretmek yanlis degil mi ?
"Yuh sesleri hosgörüye gölge düsürmez" fikrinize kesinlikle katilmiyorum.
Haci Bektas Senlikleri bir partinin ya da bir örgütün miting alani degildir.
Eger siyaset yapmak isteniyorsa bir parti,ya da bir örgüt kurulur,belirli yerde bir miting düzenlenir,örnegin Taksim Meydani.Orada kime yuh cekilecekse cekilir.Bunu boyali basin dediklerimiz nasil aksettiriyorlarsa onlarin bilecekleri is.
Senliklerin baslangici yuh sesleri ile acilirsa bu senliklere gölge düsürür.
Ben bunu basinin yazdigina göre degerlendirmiyorum.Haci Bektas Senlikleri baslamadan önce bir kargasa cikacagini biliyordum.
Ne yazikki bazi Alevi Dernekleri aleviligi kendi siyasi görüslerine alet etmek istiyorlar.Bunu sagir sultan bile duydu.
Bu durum Aleviligi fraksiyonlastirir.
Ya açıkcası ben bu siyasallaşma mevzuundan sıkıldım. Alevilerin siyasi görüşleri belli. Neyi destekledikleri, neyi savundukları açıkca ortada. Çelişki dediğiniz ve siyasi şov olarak nitelediğim ise şenliklere oy için gelen siyasi parti liderleriydi. Yoksa Alevi kurumlarının kendi fikirlerini beyan etmesi gayet doğal. Şu laf artık canımı sıkmaya başladı: "Bazı Alevi Dernekleri Aleviliği siyasete alet ediyor." Alevilik zaten siyasidir. Yıllardır birşeyleri savunur. Ve belli siyasi akımlar Aleviler arasında çok kolay taraftar bulur. Ha bu durumdan hoşnut olmayan varsa kendi siyasi düşüncelerini Aleviler arasında yaymaya çalışır. Bakalım ne kadar etkili oluyorlar? Ama etkili olamayacaklarını bildikleri için sanırım karşı siyaset üretmek yerine, bir siyaseti hedef seçip onu suçlamak üzerinden gidiyorlar. Her Hacıbektaş Şenliği'nde Alevilikle alakası olmayan, hatta Aleviliğe temelden düşman siyasi parti liderleri gelip şov yapacak ama Alevilik adına örgütlenmiş, ilgi alanı Alevilik olan dernekler ve kurumlar taleplerini dile getirince bu yanlış olacak. Artık "Alevilik siyasete alet ediliyor." lafı üzerinden sol karşıtlığı yapılmasından bıktım. Ben bir Aleviyim. Solcuyum. Solcuların bulunduğu hiçbir ortamdan rahatsız olmam. Tanıdığım bütün Aleviler de böyledir. Ha siz bundan hoşnut değilseniz sizin tavrınız da siyasidir. Dolayısıyla bu siyaset tek taraflı olmuyor. Ben Hacıbektaş'taki olayın iç yüzünü bilmiyorum. Protesto nedendir, yapanlar kimlerdir bilmiyorum. Ama Alevi derneklerinin siyasallaşmasından gayet memnunum. Alevi dernekleri semah dönüp arada sırada iki şenlik organize etmek için kurulmamalı. Ülke sorunlarına, halkının sorunlarına müdahil olmalı; Aleviliği daha güzel bir dünya ve daha güzel bir ülke için güç haline getirmeli. Dolayısıyla Alevilik, siyasidir. Yeni siyasileşmemiştir. Birbirimizi kandırmayalım.
Alevilik siyasidir demek bence cok yanlis.
Alevilerin büyük cogunlugunun sol görüslü olmasi aleviligin siyasi olmasi anlamini getirmez.
Henüz sag sol yokken aleviler ne idi?
Mademki alevilik siyasi ve sol görüslü; Peki sol görüslü sünniler ne olacak?
Devrimi aleviler kendileri icin mi yapacaklar ?
Sol evrenseldir,din ve irk temeline oturmaz.
Bende sol görüslüyüm,yillarca bunun mücadelesini verdim,ama alevilik inancini siyasi görüslerimle karistirmadim.
Mahirler,Denizler,Kaypakkayalar kimsenin inancini kullanip mücadele etmediler.
Yani 68 kusagi ve 78 kusagi alevi derneklerinde siyaset yapmadilar.
Tabani olmayan,büyük halk kitlelerini kendilerinden uzaklastirmis 88 kusagi inanclari kullanip siyaset yapiyor.(Hepsi degil tabiki)
Bu gidis solu bitirecegi gibi alevilige büyük zarar verir.
Eger devrimciysen bir parti kurarsin veya bir örgüt.Alevisi sünnüsü türkü kürdü,ayirt etmeden siyasetini yaparsin.
Mahirler,Denizler bu halinizi görse idi, inanin size gülerdi.
Eger bu ugurda canlarini vermis Devrimcilere biraz sayginiz varsa,Onlarin yolunu kirletmeyin.
Yukaridaki yazmis oldugunuz yaziyi bir devrimciye yakistiramadim.
Solcuyum demissiniz ama solculugun ne demek oldugunu henüz kavrayamamissiniz.
Nasıl yani? Solcu oldum diye Aleviliğimi mi inkar edeyim? Aleviyim diye solculuğumu mu? Sol bir partiye gidince Alevi değilmiş gibi, Alevi derneğine gelince solcu değilmişim gibi mi davranayım? Ortama göre biçim değiştirilecek bir tiyatro olarak düşünüyorsunuz sanırım bu işi.
68, 78 falan demişsiniz. Alevi derneklerinde siyaset yapmadılar demişsiniz? Bunlar Alevi derneklerine girince apolitik mi oluyorlardı? Solculuklarını kapıda bırakarak bir tiyatroya mı başlıyorlardı derneğe girince? Yoksa Aleviliklerini inkar edip Alevi derneklerine gitmiyorlar mıydı? Önemsiz miydi onların Alevi olanları için Alevilik? Veya da siyasi bir kuruma gidince Alevilik onlar için birşey ifade etmiyor muydu?
Mahirler,Denizler,Kaypakkayalar kimsenin inancini kullanip mücadele etmediler.
Ne inanç kullanmasından bahsediyorsunuz? Ortada bir inanç kullanma olayı falan yok. Burada bir kötü niyet varsa önce kendi niyetinizi gözden geçirin. Bari sola olan tahammülsüzlüğünüze Mahirleri karıştırmayın. Solcular hayatın her alanında olur. Grevlerde, madenlerde, fabrikalarda, okullarda, depremlerde, semahlarda. Buna ancak kafası kişisel kinlerle dolmuş birisi kötü niyetle yaklaşabilir. Tüketici derneklerinde de, insan hakları derneklerinde de, sendikalarda da, yardımlaşma derneklerinde de, Alevi derneklerinde de solcular bulunur. Bu derneklere girince solcuyum ama solcu değilmiş gibi davranayım, solculuğum beni yönlendirmesin gibi oportünistce bir davranışı da ben beklemezdim. Bekleyen varsa o kendi oportünistliğini gözden geçirsin bence. İnsan neyse odur. Hayatın her alanında. Mahirler de hayatlarının her yerinde solculardı. Alevi derneğine gittikleri anda solcu fikirlerini kapıya asacaklarını beklemek de onları ne kadar az tanıdığınızı gösteriyor.
Eger bu ugurda canlarini vermis Devrimcilere biraz sayginiz varsa,Onlarin yolunu kirletmeyin.
Bu yazdığınız çok iğrenç. Yani buna bir sıfat bulmak istemiyorum. Saygısızlık olur. Benim yaşım küçük. Aynı şekilde cevap veremem.
Gunal,konuyu istedigin gibi yorumlayip konuyu saptiriyorsun.
Kimsenin alevi derneklerine gidince baska konusup,sol bir partiye gidince baska konussun dedigi yok.
Su andaki alevi derneklerinde olanlarin cogu eskiden sol derneklerinin icerisinde yer almis arkadaslarimiz.Bu gayet normal buna birsey dedigim yok.
Itiraz ettigim, ya da dogru bulmadigim konu baska.Bazi sol görüslü arkadaslar aleviligi kendi siyasi görüsüne göre yorumluyor.Örnegin "Alisiz Alevilik", "Alevilik islam disidir" gibi görüsler öne sürüp baska alevilik tanimlamasi yapiliyor.Bu durum aleviler arasinda huzursuzluga yol aciyor.Bunlari anlatmaya calisiyorum.
Konuyu kisisellestirmiyorum.
Herkesin ayri bir alevilik tanimlamasi yapmasi durumunda bunun alevilige fayda yerine zarar verdigini söylemek sola karsi tahammülsüzlükmü oluyor.
Bu durumun ayni zamanda sola da zarar verdigini söylemek sol karsiti mi oluyor.
Ne inanc kullanmasi burada kötü niyet car diyorsunuz.Burasini anlamadim iste.
Benmi kötü niyetliyim ?
Kime karsi ?
Bizim en cok elestirdigimiz konu seriatci dedigimiz kesimin dini siyasete alet etmeleridir.
Ben bunlara din tüccarlari diyorum.Cünki onlar insanlarin dini duygularini politik amaclarina alet ediyorlar.Genellikle de basarili oluyorlar.
Bu durumda sol da aleviligi kendi siyasi amaclarina alet ederlerse ayni duruma düsmüyorlar mi ?
Evet solcular hayatin her alanlarinda olurlar,olmayada devam edecekler.
Alevi derneklerine girdiklerinde kendi siyasi kimliklerini kapiya asacaklar diyen yok.Ama onlarin ayri ayri alevilik tanimlamasi yapip inanclar üzerinden siyaset yapmaya da haklari yok.
Yazdiklarima igrenclik demissiniz.Bu sizin görüsünüz.
Burada toplumsal bir olayi tartisiyoruz.Kisisel olarak tartismiyoruz.Bu bakimdan kisilerin yasinin hic önemi yok.Istediginiz sekilde yazabilirsiniz.
Itiraz ettigim, ya da dogru bulmadigim konu baska.Bazi sol görüslü arkadaslar aleviligi kendi siyasi görüsüne göre yorumluyor.Örnegin "Alisiz Alevilik", "Alevilik islam disidir" gibi görüsler öne sürüp baska alevilik tanimlamasi yapiliyor.Bu durum aleviler arasinda huzursuzluga yol aciyor.Bunlari anlatmaya calisiyorum.
Konuyu kisisellestirmiyorum.
Bunlara bir itirazım yok. Bu tür görüşleri ortaya atanlara karşı fikirsel mücadele elbette verilir. Hatta fikir olarak sizinle aynı taraftayım. Ama Alevilikle solu birbirinden yalıtmaya çalışmaya karşıyım. Bunlar yıllardır içiçe kavramlardır. Elbette Aleviliği kullananlar olabilir. Ama onlar bunu sol adına yapamaz. Ancak kişisel çıkarlar olabilir arkasında. Sol adına Aleviliği kullanmaya gerek yok. Aleviliğin felsefesinin kendisi soldur zaten. Özel bir çabaya gerek yok.
Alevi derneklerine girdiklerinde kendi siyasi kimliklerini kapiya asacaklar diyen yok.Ama onlarin ayri ayri alevilik tanimlamasi yapip inanclar üzerinden siyaset yapmaya da haklari yok.
Ayrı ayrı tanımlamalara vs ben de karşıyım. Bu söylediğinize de itirazım yok.
Yazdiklarima igrenclik demissiniz.Bu sizin görüsünüz.
Burada toplumsal bir olayi tartisiyoruz.Kisisel olarak tartismiyoruz.Bu bakimdan kisilerin yasinin hic önemi yok.Istediginiz sekilde yazabilirsiniz.
Siz "Mahirlerin, Denizlerin yolunu kirletmeyin" anlamında birşey söylediniz. Bu söz kişisel bir itham bence. Kişiselleştiğini hissettim ve saygısızlık etmek istemedim. Yoksa zaten en sert şekilde eleştirilerimi yazdığımı siz de görürsünüz. Ama kişiselleştiğini hissettiğim anda bana aynı şekilde karşılık vermek düşmez. Söylemek istediğim buydu.
Haci bektasi anma törenlerine kimler katildi..... Sebahat Akkirazi kimdinledi Sebahat muhtesemdi ben ilkkez katildim ama cok guzel bir ortamdi öncelikle cok guzel bir duyguydu insanin kendi inancindan insanlarla birlikte olmak onlarla söylenen turkulere eslik etmek cok guzel. Ben seneye tekrar gidecegim.
Töreni belediyenin yaptigi aleviderneklerin katilmadigi yada belediyenin onlari geri plana atigi söyleniyordu normaal töreni geçen seneyekadar aleviderneklerinin yaptigi söyleniyordu nekadari dogru bilmiyorum ama orda bunlarda konusuluyordu ve biraz tepkiler vardi belediyeyekarsi.....
önümüzdeki yıl forum bir organizasyon yapabilir...ya da yapabilir mi?
önümüzdeki yıl forum bir organizasyon yapabilir...ya da yapabilir mi?
Bizim formumuzmu admine bagli ama ben seneye tekrar katilacagim sizleride orda görmek isterim üyelerimizle orda bir bulusma olabirlir neden olmasin ama birdegil grup olarak cok hosta olur....
Bizim formumuzmu admine bagli ama ben seneye tekrar katilacagim sizleride orda görmek isterim belki iyii bir dostluk kurdugumuzda orda bulusa biliriz neden olmasin....
güzel fikir benim yanılmıyorsam seksenlerin ikinci yarısıydı ilk ve son gittiğim tahminen 7-8 yaşlarındaydım çok şey aklımda kalmamış önümüzdeki yıl Ağustos civar o zaman böyle bir konu başlığı olsun forumda zira Aralık'ta askere gideceğim kısa dönem mi çıkar uzun mu bilinmez her gün nete giremem ama en azından bu konuyu başlığından bulurum forumdan gelecek olan ortak ya da bireysel gelişmeleri takip ederim...
Alevimen 05.09.2005, 00:12 Elbette buluşma güzel bir olaydır, aylar boyunca mesajlaştığın insanları herkes birgün 'canlı' olarak görmek ister. daha önce belirtiğim gibi şahsen böyle birşey bu aylarda düşünmüyorum, maalesef. Ama bu aranızda bir anlaşma düzenlemenize engel deyil tabii ki :)
Bizim muhabbet ettiğimiz konu içerikleri çok hasasdır, bizi çekemeyen birsürü ilkel insanlar var ve forumdan men edilen çeteler, gruplaşmalar. Zaten bir buluşma düzenlenirsede tarih, yer, katılımcılar anonim şeklinde yapılır çünkü böyle değerli insanları rahatsız etmelerine izin vermem.
Ayrıca konuya göre mesaj yazmanızıda itina ile rica ederim.
izmirksk 05.09.2005, 12:11 böyle bir buluşma olmasını çok isterim.umarım olur(bunu yazdıktan sonra başka bir yerde başlık açılmasını uygun gördüm ve düşüncelerimi belirttim.burası konuya uygun değildi.bu mesajın silinmesini rica edeceğim)
|
|