Orijinalini görmek için tıklayınız : Siilik ve Alevilik
Şiilik ve Alevilik
Şah İsmail, yalnızca Safevi devletini kurup geliştiren başarılı bir hükümdar değil, aynı zamanda Alevi inançtaki kitlenin ruhani lideriydi Bu kitle, Şah'a büyük saygı ve muhabbetle bağlıydı. Şah İsmail, Emeviler'in İslamiyet anlayışına karşı Hz. Ali ve Ehlibeyt'in başlattığı mücadeleyi tavizsiz bir şekilde sürdürüyordu. Şah İsmail, devlet adına bastırdığı sikkelere 12 İmam'ın isimlerini yazmakla yetinmedi. Tüm hutbelerde Hz. Ali ve Ehlibeyt'e yer verdi. İslam'ın şartlarından biri olan kelime-I şahadet getirme ifadesinin sonuna, "Aliy-ül Veliyullah" ibaresini getirdi. Bundan, Hz. Ali'nin ermişliğine olan önem vurgulanıyordu. Camilerde ve toplumların bulunduğu her yerde halife Ebu Bekir, halife Ömer, halife Osman ile Muaviye ve Yezid'e lanet okuyan Şah İsmail, aksine hareket edenleri katletme emri verdirmişti. Ayrıca adı geçen bu isimlerin kullanılması da yasaktı. Şah İsmail, İslam tarihinde Hz. Muhammet'in soyuna yapılan haksızlıklara karşı amansız bir savaş açmış, H. Muhammet ve Ehlibeyti'nin en büyük savunucusu olmuştu. Bunun sonunda da İslam şovenizmi ve Arap ırkçılığı yapan Emevi ve Abbasi düşmanı kitlelerin büyük desteğini almıştı. Anadolu'da da Şah İsmail'e sempati duyan, Ali ve Ehlibeyt'e sevgi ve bağlılık gösteren önemli bir kitle vardı. Osmanlı İmparatorluğu kurulduktan sonra Osmanlı, koyu Sünniliği devlet dini olarak seçip Ehlibeyt yanlılarına düşmanca davranmaya başlayınca, İran'a ardıarkası kesilmeyen bir Alevi göçü başladı. Bu durum, Yavuz Sultan Selim'in İran seferine kadar devam etti, ondan sonra ise, gizli gizli sürdü. Şah İsmail, bu özelliklerinden başka, iyi bir hatip ve şairdi. "Şah Hatai" mahlası ile şiirler yazan ve bir divan'ıda olan Şah İsmail şiirlerini kolayca anlaşılabilir bir Türkçe'yle yazmıştır. Yavuz, İran seferi ile Şah İsmail ve Alevilere önemli bir darbe vurmuştu. Ama Alevi-Sünni meselesi hallolmamış, Alevilere karşı bu kez de devlet terörü almış yürümüş, Anadolu'da Osmanlı'ya karşı Alevi kökenli başkaldırılar artmıştı. XVI. yüzyılda Anadolu'da haksızlığa uğrayan yoksul Alevi halkının eli-dili olarak egemenlere karış militanca mücadele eden Pir Sultan Abdal, padişahın Sivas'taki uzantısı Hızır Paşa tarafından idam edildi. Pir Sultan Abdal eşitliği; özgürlüğü ve adaleti savunma konusunda yazdıkları ve yaptıkları ile bugün bile örnek alınması gereken bir düşünür ve eylem adamıdır. İdam sehpasına giderken bile şöyle söylemiştir. Alınmış abdestim aldırırlarsa Kılınmış namazım kıldırırlarsa Sizde Şah diyeni öldürürlerse Ben de bu yayladan Şah'a giderim İşte Şah İsmail ve Anadolu Aleviliği ilişkilerinin temeli kısaca böyle. Şah İsmail'den, Pehleviler'e ve Humeyni'ye gelinceye kadar Anadolu Alevileri İran'dan çok uzaklaştılar, çok yabancılaştılar. Bugün ise, artık Şii Humeyni hareketini Anadolu'da bir tek Alevi desteklememekte, ona "irtica" olayı olarak kuşku ve korku ile bakmaktadırlar. O halde bu farklılaşma nereden geldi? Şah İsmail zamanındaki Şiiliğin, Anadolu Aleviliği ile organik bağları vardı. İkisi de ortak gıdasını tekkelerden alıyordu. Tekkelerde ise sufi tasavvufi eğitim esastı. Şiilik resmi devlet dini olunca iktidar dini oldu. Camileri kedine merkezi üs yaptı. İktidar olmasının sonucu olarak tutuculaştı. İran Şiiliği 1500'lü yıllardan Şah İsmail döneminden, 2000 yıllarına, Humeynili yıllara gelinceye kadar çok değişti. Anadolu Aleviliğinden çok uzaklaştı; bu iki eğilim artık birbirini tanıyamaz haldedir. Bugün Anadolu Aleviliği ile İran Şiiliğinin, Hz. Ali ve Ehlibeyti'ne olan saygı ve sevgi dışında ortak bir yanları kalmamıştır. Bu yan bile İran Şiiliğinde eski hoşgörülü, sevecen öğelerden çok uzaklaşmıştır. Anadolu Aleviliği ise, o zamandan beri muhalefet akımı olarak varlığını tüm zor şartlara rağmen sürdürmüştür. Bugün İran'da Anadolu Aleviliği tarzındaki Aleviliği "Ehli Haklar" ve "Ali Allahiler" denen Aleviler sürdürüyorlar. Onlar Şah İsmail (Hatayi) Aleviliğinin günümüzdeki takipçileridir. Biçimsel bazı farklılıklara rağmen özde Anadolu Aleviliğindeki değeri taşıyorlar. Anadolu Aleviliği, İran Şiiliğinin tersine varlığını cami dışında devam ettirmiştir. Camiye girmemiştir. İran Şiiliği, artık günümüzde temsil etse etse Ortodoks bir Ehlibeyt inancını temsil etmektedir. Yani, Şah İsmail ile kıyaslandığında, Humeyni Şiiliği tutucu Şiiliktir. Anadolu Aleviliği ise özgür gelişimini sürdürerek bugünkü hümanist; demokrat, devrimci, eşitlikçi, özgürlükçü yapısına ulaşmıştır. Geleneksel olarak, toplumsal haksızlıklara karşı bir başkaldırı akımı olma özelliğini sürdürmektedir. İşte bu yabancılaşmadan dolayıdır ki, Şah İsmail dönemini öven, uğrunda idam sehpalarını göze alan Alevi ozanları, önderleri, dededelir İmam Humeyni rejimine tıpkı bir Emevi iktidarı gibi bakmaktadır. Bu bakış daha fazlasıyla Pehlevi şahları içinde de geçerliydi. Anadolu Alevilerinin Cem ayinlerini bugün de, Şah İsmil'in Pir Sultan Abdal'ın, Nesimi'nin, Fuzuli'nin Hz. Ali, 12 İmam ve şahlara ait söyledikleri deyişler süslüyor. Ama Humeyni'ye karşı en küçük bir sempati yoktur. Birçok Alevi anne-baba herşeyi göze alarak çocuklarının ismini bugün bile, Şah, Şah İsmail, Şahverdi, Şah Hayati, Şah Hanım, Şah Hüseyin, Gülüşah, Şah Ali, Şah'I Merdan koyarak Hz. Ali ve şahlara ilişkin sevgi ve saygısını sürdürüyor. Ama bu insanların hepsi Humeyni'ye uzak duruyor.
Şah Hatai" mahlası ile şiirler yazan ve bir divan'ıda olan Şah İsmail şiirlerini kolayca anlaşılabilir bir Türkçe'yle yazmıştır. Yavuz, İran seferi ile Şah İsmail ve Alevilere önemli bir darbe vurmuştu. Ama Alevi-Sünni meselesi hallolmamış, Alevilere karşı bu kez de devlet terörü almış yürümüş, Anadolu'da Osmanlı'ya karşı Alevi kökenli başkaldırılar artmıştı. XVI. yüzyılda Anadolu'da haksızlığa uğrayan yoksul Alevi halkının eli-dili olarak egemenlere karış militanca mücadele eden Pir Sultan Abdal, padişahın Sivas'taki uzantısı Hızır Paşa tarafından idam edildi. Pir Sultan Abdal eşitliği; özgürlüğü ve adaleti savunma konusunda yazdıkları ve yaptıkları ile bugün bile örnek alınması gereken bir düşünür ve eylem adamıdır. İdam sehpasına giderken bile şöyle söylemiştir. Alınmış abdestim aldırırlarsa Kılınmış namazım kıldırırlarsa Sizde Şah diyeni öldürürlerse Ben de bu yayladan Şah'a giderim İşte Şah İsmail ve Anadolu Aleviliği ilişkilerinin temeli kısaca böyle. Şah İsmail'den, Pehleviler'e ve Humeyni'ye gelinceye kadar Anadolu Alevileri İran'dan çok uzaklaştılar, çok yabancılaştılar. Bugün ise, artık Şii Humeyni hareketini Anadolu'da bir tek Alevi desteklememekte, ona "irtica" olayı olarak kuşku ve korku ile bakmaktadırlar.
--
Bu ,kopyala yapistir usulü yapisdirdiklarimin ilklerindendir.
Sah Ismail döneminden sonra Iran aynen simdiki bizim islam devleti kurmak isteyenlerin ellerine gecmistir.
Su andaki Iran rejimi ile bizim seriat özlemcilerinin hicbir farki yoktur.
Ercan Abi paylaşımın için çok saol ;)
meymane_usari 26.05.2006, 06:22 Ben bazı alevi gençlerini anlayamıyorum çünkü kendilerine Şah Hatayi ve Şah İsmail aynı kişi diyorum bana hadi canım şaka yapma falan diyorlar sonunda ispatladım onlara şaşırıyorlar okusalar öğrenecekler ama okumuyorlar ki !
saygılar ercan abi güzel bir araştırma
Zaza alevi bırak gençleri yaşlı yaşlı adamlar bile tanımıyor, şah hatayi'yi
Şah İsmailden sonra Alevilik İran ve Azerbaycan Türklerinde Safeviler yüzünden yok edildi.
Şah Abbasla beraber benimsenen koyu Şia ve İrandaki Alevilerin katledilmesi ve Şialaştırılması bunların örneğidir.
alevileri asıl kıyanlar emevi ve abbasilerdir onlar her namazdan önce aliyi ve yandaşlarını lanetler öyle namaz kıyarlardı aksi taktirde namazlarının kabul olmayacagına inanırlardı.bunu başlatanda muaviya, oglu yazid ve amr ibnil as gibi şeytanlardır kaldıran da abdülaziz'dir. ayrıca yavuz sultan selimin mısırın fethi ugruna yaptıgı alevi kıyımını da göz ardı etmemek lazım.
BAŞIN SIKIŞINCA
GÖĞE BAK VE SESLEN
YAAA ALİİİİ!
erkan_can 27.05.2006, 15:22 şii mezhebinden olanlar arap aslıllı olanlardır aleviler ise türkmen dir onlar 3 vakit namaz kılar aleviler ise cem evine gider
Ben Arap Alevİsİyİm Yanİ Nuseyrİyİm Ve Bİz BeŞ Vakİt Namaz Kilariz Bİzde Cem Evİ KÜltÜrÜ Yoktur.
canazerbaycan 27.05.2006, 19:00 şii mezhebinden olanlar arap aslıllı olanlardır aleviler ise türkmen dir onlar 3 vakit namaz kılar aleviler ise cem evine gider
Azerbaycan Türkleri, Farslar ve Pakistanlılarının bir kısmı da şiidir.:komik
Ben Arap Alevİsİyİm Yanİ Nuseyrİyİm Ve Bİz BeŞ Vakİt Namaz Kilariz Bİzde Cem Evİ KÜltÜrÜ Yoktur.
Nusayriler ve 5 Vakit Namaz:hopala :hopala Nasıl oluyor bu??:ilgili:
şii mezhebinden olanlar arap aslıllı olanlardır aleviler ise türkmen dir
Ne sadece Siiler Arap asillidir ne de sadece Türkmenler Alevidir.
Farslar ve Azerbeycanli Türkler Arap asilli degillerdir.
Türkmenler disinda da Kürt,Kirmanc (Zaza),Azeri,Araplar da Alevidirler.
Inancimiz tek bir irka dayali degildir...
hubyar_dost 29.05.2006, 04:23 Alevilik,ırk esasına göre kurulu dar ve ortodoks bir karaktere sahip değidir.Irkları aşan evrensel bir olgunun adıdır Alevilik..
Şiilik ile benzerliği de,''Ehlibeyt-12 İmam'' olgusundan kaynaklanmaktadır.Bunun dışında,Aleviliğin Şiilik ile bir benzerliği yoktur.
İbadet yerleri ve biçimleri,bunun tipik birer örneğidir.
www.***********
alevi_caferi 08.06.2006, 00:03 Ben Arap Alevİsİyİm Yanİ Nuseyrİyİm Ve Bİz BeŞ Vakİt Namaz Kilariz Bİzde Cem Evİ KÜltÜrÜ Yoktur.
aliekber duymasın 5 vakit namaz var dediğini :) :)
AleviGenç 09.06.2006, 01:59 Ben Arap Alevİsİyİm Yanİ Nuseyrİyİm Ve Bİz BeŞ Vakİt Namaz Kilariz Bİzde Cem Evİ KÜltÜrÜ Yoktur.
Vallaha Sizdede Namaz Olmadığını Biliyordum..Ama Artık Kafam Çok karıştı Bir Nusayriy'le konuşuom bizde namaz yok diyor..Bir nusayriyle konuşuyorum bizde sizdeki gibi cem var diyor...Bir nusayriyle konuşuom namaz kılıoz dio vy haftaya gelio şii'yiz diyo..Açıkçası Ben Sizleri Anlamadım..
ercanaydın 09.06.2006, 15:07 Aleviler İmam Cafer-i sadık mezhebindedirler, şiiler ve kendilerini caferi olarak adlandıranlarda. 12 İmamdan biri olan, yani Hz.Ali ve Hz.fatmanın soyundan İmam Cafer-İ sadık tarafından şekillendirildiği için imam cafer-i sadık mezhebi denmiştir. Fakat alevilerin, şiiler veya ceferilerle aynı mezhepten olması islamı aynı yorumladığı anlamına gelmez. Şiilik iranda hep iktidarda olduğu için tutuculaşmış fakat alevilik anadoluda hep muhalefet olarak kaldığı demokratik ve özgürlükçü olmuştur. Muhalefet hep daha demokrat olur. Sonra alevilikte şekil ve sünnet(peygamberin davranışları) önemli değildir, önemli olan kamil insan olmaktır. Alevilik şekile değilde öze önem verdiğinde namazı ve orucu şekilden saydığı için önemsememiştir, bu nedenle namaz kılmamışlardır. Tarihte mesela Yavuz Sultan Selim döneminde anadolu alevileri irandaki safavileri desteklediklerinden yani şiilerle aynı tarafı tuttuklarından katliamlara uğramışlardır. Yavuz Sultan Selimin Çaldıran savaşından önce osmanlı kaynaklarına göre 40bin alevi kaynaklarına göre 70bin aleviyi ya öldürmüş yada zindanlarda ölüme göndermiştir. Sonuç olarak alevilikle şiilik köken bakımında aynı olsada islamı yorumlama bakımından ayrılırlar.
AleviGenç 09.06.2006, 15:44 Tarihte mesela Yavuz Sultan Selim döneminde anadolu alevileri irandaki safavileri desteklediklerinden yani şiilerle aynı tarafı tuttuklarından katliamlara uğramışlardır. Yavuz Sultan Selimin Çaldıran savaşından önce osmanlı kaynaklarına göre 40bin alevi kaynaklarına göre 70bin aleviyi ya öldürmüş yada zindanlarda ölüme göndermiştir. Sonuç olarak alevilikle şiilik köken bakımında aynı olsada islamı yorumlama bakımından ayrılırlar.
SelamunAleyküm
Şah İsmail Türk-Alevi Ulu bir Devlet Adamıdır.Anadoludaki Türkmen Aleviler Şah İsmail'i Desteklemiştir.Doğru Şah İsmail'de Anadolu Alevilerine Sahip Çıkmıştır.Çünkü Oda Aleviydi Şii Değil.Anadoludaki Alevilere Yapılan Baskılardan (O Dönemdeki Safavi Devleti) İran'a Bir Çok Türkmen-Alevi Göç Etmek Zorunda Kalmıştır.Bu Aleviler Bu Gün İran ve Azerbaycanda Yaşamaktadır.Bir Kısmı Öz Aleviliği Yaşasalarda Çoğunluğu Şii'leşmiştir.İran'da Yönetimi Türkler Kaybedince Oradaki Türkler Farslılar Tarafından (Şii)'leşmiştir.
erkandoğan 09.06.2006, 16:25 Alevİlİk İle Şİa Arasinda Bazi Farkliliklar Vardir.bu Farkliliklar İslami AnlayiŞ Bakimindadir.yoksa İbadet Anlaminda BÜyÜk UÇurumlar DeĞİldİr.alevİlİkte Cem Olmasi Demek Namazin OlmadiĞi Anlamina Gelmez.alevİlİĞİ BektaŞİlİĞİ Anlamayan Dedelerİn Sultasi Bİzlerİ Namazdan Ramazan Orucundan Uzak İbahİyecİ Bİr AnlayiŞa SÜrÜklemİŞtİr.tabİ Bu SÜrece Dİrenen GerÇek Alevİ BektaŞİler Dİnİn TÜm Emİrlerİne Siki Bİr Şekİlde Rİayet Etmektedİrler.yok Alevİlİk Hetorodoks Yok Alevİlİk Şekİlden Uzak Yok Bİzİm İÇİn SÜnnetİn Önemİ Yok Vs...atin Peygamberİ ÇÖpe Tutun Zİhnİnİzde YarattiĞiniz Hayalİ Şahislarin Eteklerİnİ.İmam Alİ Tanimayan,cafer Sadiki Bİlmeyen Haci BektaŞ Velİyİ HİÇ Tanimayan İnsanlar Alevİ...İlgİnÇ Ama Bu DÜŞÜncede Olanlar Sahte Bandrollerİnİ Biraksinlar.o İsİm Sahİplerİne Aİttİr.kendİlerİne Ne Derler İse Desİnler Bİz GerÇek Alevİler Olarak Batila Dİrenmeye Devam EdeceĞİz.ne Zaman Marksin Bedrettİnİn Fazlullah Hurufİnİn İrene Melİnkofun Havuzundan Çikip Ehlİbeytİn Kevser Havuzuna Geleceksİnİz!
erkandoğan 09.06.2006, 16:54 Alevİlİk İle Şİa Arasinda Bazi Farkliliklar Vardir.bu Farkliliklar İslami AnlayiŞ Bakimindadir.yoksa İbadet Anlaminda BÜyÜk UÇurumlar DeĞİldİr.alevİlİkte Cem Olmasi Demek Namazin OlmadiĞi Anlamina Gelmez.alevİlİĞİ BektaŞİlİĞİ Anlamayan Dedelerİn Sultasi Bİzlerİ Namazdan Ramazan Orucundan Uzak İbahİyecİ Bİr AnlayiŞa SÜrÜklemİŞtİr.tabİ Bu SÜrece Dİrenen GerÇek Alevİ BektaŞİler Dİnİn TÜm Emİrlerİne Siki Bİr Şekİlde Rİayet Etmektedİrler.yok Alevİlİk Hetorodoks Yok Alevİlİk Şekİlden Uzak Yok Bİzİm İÇİn SÜnnetİn Önemİ Yok Vs...atin Peygamberİ ÇÖpe Tutun Zİhnİnİzde YarattiĞiniz Hayalİ Şahislarin Eteklerİnİ.İmam Alİ Tanimayan,cafer Sadiki Bİlmeyen Haci BektaŞ Velİyİ HİÇ Tanimayan İnsanlar Alevİ...İlgİnÇ Ama Bu DÜŞÜncede Olanlar Sahte Bandrollerİnİ Biraksinlar.o İsİm Sahİplerİne Aİttİr.kendİlerİne Ne Derler İse Desİnler Bİz GerÇek Alevİler Olarak Batila Dİrenmeye Devam EdeceĞİz.ne Zaman Marksin Bedrettİnİn Fazlullah Hurufİnİn İrene Melİnkofun Havuzundan Çikip Ehlİbeytİn Kevser Havuzuna Geleceksİnİz!
Aleviler, arap adet ve göreneklerini benimsememiş Ali taraftarı müslümanlardır,ırksal bir tavsir yapılamaz,yanlış anlaşılmasın alevilerin arapçılığı benimsememesi arapların adetleri kötü diye değildir elbet, şimdilik sebebi hususiyesine ben vakıf değilim diyeyim amma aleviler, alevidir işte.Alevilik öyle bir durumdurki, hani un'a her türlü (yararlı) şeyi katarsın sonra su katarsın hamur olur yoğurursun sonra fırına atarsın, pişer,olgunlaşır sonra güzel hoş bir şey olur işte alevilikte böyle.Aleviler,İslamı aynen alıp uygulamamış, belki bin kere düşünmüş, kendine uyarlamış, körü körüne birşeylere kapılıp fanatizm boyutuna getirmemiş.Ama bu aleviliğin bir handikapıdır (aleviliğin zamanımızda gençlerce gereken değeri görmemesi) ayrı bir konu.
sivaspiri 13.06.2006, 20:33 Alevilik ve Şiilik, çıkış ve köken itibariyle aynı anlamı içerir. Her ikisi de Ali yandaşlığı anlamına gelir. Ancak günümüzde İran’da uygulanan Şiilik, siyasal İslam’ın cebriye görüşünün etkisinde kalarak taassuba yönelmiştir. Anadolu Aleviliği ise mutezile görüşünü esas alarak Horasan evliyalarının ve özellikle de Hacı Bektaş Velinin aydınlık ve çağdaş bakışından esinlenerek, İslam dinine inanarak ve bunu Türk kültürüne göre yorumlayarak uygulama alanına sokmuştur. Günümüzde Alevilikle Şiiliğin Muhammed Ali, Ehl-i Beyt ve 12 imam sevgisi dışında ortak bir noktası yoktur.
canazerbaycan 27.08.2006, 19:25 Alevilik ve Şiilik, çıkış ve köken itibariyle aynı anlamı içerir. Her ikisi de Ali yandaşlığı anlamına gelir. Ancak günümüzde İran’da uygulanan Şiilik, siyasal İslam’ın cebriye görüşünün etkisinde kalarak taassuba yönelmiştir. Anadolu Aleviliği ise mutezile görüşünü esas alarak Horasan evliyalarının ve özellikle de Hacı Bektaş Velinin aydınlık ve çağdaş bakışından esinlenerek, İslam dinine inanarak ve bunu Türk kültürüne göre yorumlayarak uygulama alanına sokmuştur. Günümüzde Alevilikle Şiiliğin Muhammed Ali, Ehl-i Beyt ve 12 imam sevgisi dışında ortak bir noktası yoktur.
Dilimde tüy bitti yazmaktan. Ama yine yazacam.
Şiilik İrana özgü ve İranla sınırlı değildir
Irakın %60 Şiidir.(Çoğu Arap az bir kısmı Türkmen)
Bahreyn %90 Şii (Arap)
Kuveyt %35 (Arap)
BAE %27 (Arap)
Azerbaycan %74(Türk ve Talış)
Hindistanda 20 milyon Şii
Pakistanda 30 milyon Şii
Lübnan %40 Şii (Arap)
Afganistan %15 (Hazara)..........
Lütfen her ırktan mensubu olan bir inancı İranla özdeşleştirme saplantınızdan vazgeçin.
izmirksk 27.08.2006, 20:07 benim naçizane düşüncem şudur....
şiilik, değişik ırklara mensup ve farklı ülkelerdeki ehli beyt inancına sahip insanların toplandıkları ortak şemsiyedir..
ama bölücük faaliyetleri, ülkelerdeki ehli beyt sevenlerin farklı içtihadlarının sonucu oluşan ,uygulamadaki kimi farklılıları sürekli göz önüne getirerek ehli beyt sevdallılarını bölmüştür
azeriler bizden değildir, iran şiileri bizden değildir vs..söylemlerle türkiye alevileri ne içeriden neden dışarıdan dost elinin uzanamayacağı bir düşünce modeli halini almıştır..
elbette kimi yerlerde farklılılar olsada tüm dünyadaki ehli beyt sevdalıları , şiilik adı verilen kutsal mücadelenin şemsiyesi altındadır(öyle olmalıdır )
maalesef kimi alevilerde hacı bektaş , caferi sadık danda önce ve üstündür..aleviliği türklükle özdeşleştirme çabaları yüzünden bu kutsal mücalenin en büyük neferleri(ehli beyt/on iki imamlar) birer hayal kahramanı olarak kalmış çocuklara verilen isimler dışında fonksiyonunu yitimiştir..
ben türk değillim bir zazayım .ve bir zaza olarak samimi düşüncem şudurki..farklılıklaımıza (çoğunlukla nüans daki ayrımlar) rağmen dünyadaki samimi olarak ehli beytin yoluna kendini verenleri kendi ırkdaşlarımdanda üstün görüyorum..ne olduğu belli olmayan binlerce zazaya karşı , tek bir samimi şiiy çok daha değerlidir benim için..ırkı ne olursa olsun)
arkadaslar;
ıs ıyıce kavram kargasasına dönmus.ama bence bırakın kavramları,ulkelerı,ırkları fılan..yuregınıze bakın.ne dıyorsa,ne dıyerek atıyorsa o dur..ıster arap alevısı ol ıster şii ol ıster sunni..."ne olursan ol gel" de bızım ınancımızın esaslarından degıl mı zaten???ben dıyorum kı bırakın kural ve kavram kargasasını sız gonlunuze bakın.gonul yanılmaz..bu ınanca gonlunuzu verdıysenız zaten gerısı bos.eger kurallara zorlasaydık,sekılcı olmazmıydık?sekılcı olsaydık ta bugun elestırdıklerımızden bır farkımız olurmuydu??
sevgılerleeeee:innocent:
AleviGenç 27.08.2006, 20:22 Dilimde tüy bitti yazmaktan. Ama yine yazacam.
Şiilik İrana özgü ve İranla sınırlı değildir
Irakın %60 Şiidir.(Çoğu Arap az bir kısmı Türkmen)
Bahreyn %90 Şii (Arap)
Kuveyt %35 (Arap)
BAE %27 (Arap)
Azerbaycan %74(Türk ve Talış)
Hindistanda 20 milyon Şii
Pakistanda 30 milyon Şii
Lübnan %40 Şii (Arap)
Afganistan %15 (Hazara)..........
Lütfen her ırktan mensubu olan bir inancı İranla özdeşleştirme saplantınızdan vazgeçin.
Benim aklıma şii diğince İran geliyo ne yalan sölüm ben şii leride severim ama Türk - şii olmayacağı tezini sürüyorum şii'leşmiş Türk vardır Türk Ehl-i Beyt aşıklarının adı Alevi'dir...
Tabi zaza-kürt-arnavut-bulgar bir çok ırkta Alevi vardır..
Irak Türkmenlerine şii yazmışsın ama onların çoğunluğu Anadolu Alevisi'dir zaten burdan gidmiş yerleştirilmişlerdir oraya orada şii çok olduğu için onlarda ehl-i beyt aşığı olduğu için bilgisiz medya onlara şii diyor...
Şii İran veya başka şii topluluk şii sayımı yaparken Türkiyedeki Alevileri şii diye sayıyor buda beni sinir ediyor...
kadir_y10 29.12.2006, 21:37 Bazı arkadalar benim gibi alevilikle şiilik arasındaki benzerlik ve farkları bilmiyor olabilir...Bu yuzden bu yazının yardımcı olabileecegini düşündüm...
Şiilik, Arapça’da (Ş.Y.A) kökeninden gelme bir kelimedir ve yaygın olarak “Taraflar” anlamına gelir.Bu Hz.Ali ve Ehl-i Beyt taraflarıdır. “ Alevi” kelime olarak Ali’ye bağlı olanlar anlamına gelir Hz.Ali’nin soyundan gelenlerin isimlerinin önüne konulan bir takıdır. Şiiler ve Aleviler her ikisi de Ehl’i Beyt’e bağlı , 12 imamlara bağlıdır. İnanç temelleri ayrıdır bunun dışında ibadet uygulama ,düşünce yapısı olarak birbirinden farklıdır
1-Şiilikte ikrar ve biat yoktur.sadece tanıklık ve bağlılık vardır., Alevilikte ise ikrar,biat ve teslimiyet vardır.
2-Şiilikte minhâç ( aydınlık yol) yani tasavvuf ve tarikat yoktur.Alevilik ise, minhâç ve erkan,yani tasavvufi yoludur.(Aydınlık yoludur).Ehli Sünnet gibi hareket eder ve Sünni düşünceyi paylaşırlar..
3-Şiilik şeriata bağlı kalınır,Alevilik ise, şeriat, tarikat, marifet, ve hakikat aşamalarını kabul edilir.
4-Şiilikte, musahip olma koşulu yoktur, Alevilikte ise musahip olma koşulu vardır.
5-Şiilikte mut’a nikahı evlilikleri kabul edilir.Alevilikte ise mut’a nikahının varlığı kabul edilmez. Genellikle tek eşliliği kabul eder.
6-Şiilikte, zikir, semah ve müzik ibadete sokulmaz..Alevilikte ise bunlar ibadetin temel öğeleridir
7-Şiilikte dinin şartı beştir.Tevhit, Adalet, Nübüvvet, imamet ve mead’dır. Alevilikte altıdır. Alevilikte Velayet inancı eklenir.Bunlar,Usul-i Din’dir.
8-Şiilikte dinin ayrıntılara ait koşulları (Füru-ı Din )ondur. a-Namaz,b-Oruç,c- Hac d-Zekat e- Cihat etmek f- Humus g- Peygamber soyuna tevella etmek h- Peygamber ve Ehl-i Beyt düşmanlarını teberra ( dışlamak) j-İlahi emirleri tutmak, k-Yasaklarından kaçınmak.
9--Alevilikte,mürşit,rehber,talip veya muhip,yol oğlu gibi kavramlar vardır.Şiilikte bunların hiç biri yoktur.
10-Alevilikte;Pir, mürşit, rehber, talip, musahiplik gibi kavramlar vardır.Şiilikte bunlar yoktur...
11-Alevilikte 4 kapı 40 makam anlayışı vardır. Bunlar şeriat, tarikat, marifet , hakikat tır ve her kapının 10 menzili vardır. Şiilikte ise sadece şeriat vardır.
12-Aleviler ibadetlerinde musiki ile cem olurlar. Şiilikte ise bunlara yer verilmez.
Şiilikte Alevilik arasındaki benzerlik Ehl-i Beytin sevgisidir.
Şiilik Şeriattır, Alevilik Tasavvuftur.
ernic 45 13.03.2007, 05:42 hiristiyaninda katoliki var prostestanida islamminda siiliki sunnilik alevilik vsmezhepleri var hepsi mozaik altinda
benim naçizane düşüncem şudur....
şiilik, değişik ırklara mensup ve farklı ülkelerdeki ehli beyt inancına sahip insanların toplandıkları ortak şemsiyedir..
ama bölücük faaliyetleri, ülkelerdeki ehli beyt sevenlerin farklı içtihadlarının sonucu oluşan ,uygulamadaki kimi farklılıları sürekli göz önüne getirerek ehli beyt sevdallılarını bölmüştür
azeriler bizden değildir, iran şiileri bizden değildir vs..söylemlerle türkiye alevileri ne içeriden neden dışarıdan dost elinin uzanamayacağı bir düşünce modeli halini almıştır..
elbette kimi yerlerde farklılılar olsada tüm dünyadaki ehli beyt sevdalıları , şiilik adı verilen kutsal mücadelenin şemsiyesi altındadır(öyle olmalıdır )
maalesef kimi alevilerde hacı bektaş , caferi sadık danda önce ve üstündür..aleviliği türklükle özdeşleştirme çabaları yüzünden bu kutsal mücalenin en büyük neferleri(ehli beyt/on iki imamlar) birer hayal kahramanı olarak kalmış çocuklara verilen isimler dışında fonksiyonunu yitimiştir..
ben türk değillim bir zazayım .ve bir zaza olarak samimi düşüncem şudurki..farklılıklaımıza (çoğunlukla nüans daki ayrımlar) rağmen dünyadaki samimi olarak ehli beytin yoluna kendini verenleri kendi ırkdaşlarımdanda üstün görüyorum..ne olduğu belli olmayan binlerce zazaya karşı , tek bir samimi şii çok daha değerlidir benim için..ırkı ne olursa olsun)
Abi ağzına sağlık valla ne diyeyim gerçektende süper bir açıklama olmuş.:3:
Caferilikte ibadetler Sünnilik kadar katılık taşırlar. İmam Cafer’e göre namaz, “Dinin direğidir. Kulla Tanrının buluşmasıdır. Ona ulaşılan merdivendir. Kulun, müminin miracıdır”; “Ramazan orucu farzdır”; “Şia katında İslam'ın en büyük esaslarından, en önemli direklerinden biri Hacdır”; “Şia katında zekat, namazdan sonra ikinci önemli ibadettir”; “Cihat İslam binasının temelidir... katımızda iki cihat vardır. Birincisi içteki düşmana karşı Cihad-ı ekber, dıştaki düşmana karşı ise Cihad-ı asgardır” (Alevilik Nedir, Der Y., s.260). Bu aktarımlardan hareketle B. Öz, “Caferiliğin çoğu kuralı Alevi-Bektaşilikte geçersizdir. Özellikle Anadolu Aleviliğinin Caferilik ile pek bir bağı yoktur. İmam Cafer-i Sadık Alevilerin bağlandığı ve sevdiği imamların altıncısıdır. Eğer Caferilik İmam Cafer-i Sadık’ı sevmekse, Alevi Bektaşiler İmam Cafer’i seviyor ve bu bağlamda Caferi’dirler. Yok eğer Caferiliği, İmam Cafer Buyruklarıyla bir tutmak ve bu buyruklara uymaksa, Alevi Bektaşiler İmam Cafer’in Buyruklarına uymamakta ve yerine getirmemektedirler. Bu bağlamda Caferi değildirler”(Age., s.263). Bu ifadeden de hareketle Aleviliğin Caferiliği, “Alevilik Ali’yi sevmekse ben de Aleviyim” diyen R.T. Erdoğan’ın Aleviliği kadardır. Gerçekten de soruna olgular temelinde yaklaştığımızda, İmam Cafer’in katı şeriatçı bir molla kimliği açıklıkla görülür. Nitekim Onun, “Namazı küçümseyenler (önemsemeyerek kılanlar, küçük iş sayanlar) bizim şefaatimize ulaşamazlar” deyişine karşılık Aleviler, Yunus’un “Oruç namaz gusül hac, hicaptır aşıklara” diyen bir inancın temsilcileridirler. Onun şiddetle reddetmesine karşılık Alevilik inancı, ruh göçünü (tenasüh) temel öğelerinden biri olarak kabullenir. Dahası İmam Cafer, mutasavvıfları, “onlar bizim düşmanımızdır. Kim onlara eğilim duyarsa, o da onlardandır” derken, torunu İmam Naki, mutasavvıfları “şeytanın halifeleri” sayar. (Age., s.268). Aynı şekilde Alevilikte Kur’an’ın bozulduğu, “Ali ile Ehl-i Beyt ile ilgili bölümlerin çıkarıldığına, halifelerin kendi çıkarlarına uygun bölüm ve ifadeler eklediklerine” (Age., s.265) inanırlarken, Caferilik, Kur’an’ın indiği gibi kaldığına, ekleme ve çıkarılma yapılmadığına inanır ve bu bağlamda onu kendi temel kitabı sayar (Age., s.258).
Bu bilgiler ışığında da kabullenileceği gibi Anadolu Aleviliği, gerek şeriat ve ibadet karşısındaki tutumu, Ali’ye yüklediği farklı misyon, gerekse “imam” değil “dede” geleneğince temsil edilmesi ve tabii tıpkı Sünnilik gibi Zahiri ve Ortodoks olan Şiilikten ayrımla Batıni niteliğiyle apayrı bir sentezdir. Dolayısıyla Onun bu farklılıklarını net kılmayan her teolojik ve tarihsel yaklaşım, olguları tahrif etmesi bir yana, Aleviliğin Şiiliğe doğru erozyonu işlevi yüklenecektir. Kuşkusuz 12 İmam, bir kült olarak temel bir Alevi değeridir; ancak yine bir kült olarak 12 İmam’ın Alevilik için anlamı semboliktir. İşte bu nedenledir ki, 12 İmamın bu sembolik değeri ve Ali’nin manevi önderliği sorununun ötesine geçip, kendini var eden tarih ve teoloji konusunda doğru bir bilinç oluşturmayan her Alevi, kaçınılmaz bir şekilde kendi inanç ve gerçek tarihine yabancılaşacaktır. Bu yabancılaşma içinde ise, modern koşulların zorunlu kıldığı ileriye doğru değişmeyi değil, geriye, tıpkı şeriatçılar gibi 14 yüzyıl öncesine doğru savrulacak ve gericileşecektir.
E.AYDIN
|
|