ergin
19.06.2006, 10:32
bugün türkiyede aleviler arasında ''alevilik ne zaman ve nasıl ortaya çıkdı'' diye bir soru sorsanız ve anket yapsanız, yüz kişiden yetmiş farklı cevap almanız mümkündür...burada kurumlar arasındaki yapısal çatışmaların etkisi olduğu kadar,bilgisizlikden de kaynaklı büyük bir sorun vardır...bugün türkiyede ne olduğunu bilmeden,dimdik bir şekilde ayakta duramıyorken,kendi çıkarı ve geleceğine dair bir çok talepte bulunan ve bunlardan en önemlisi ''din dersi'' meselesi olan aleviler, aslında ne istedikleri konusunda da çelişkililer...
ben;bu noktada bir çok alevinin de inanç sorunu olduğu kanısındayım...hz.Ali nin adını ağzından düşürmeyen aleviler,islama pek fazla yakınlık göstermeyen ve bu konuda da direnen yine aleviler...asıl müslüman biziz diyen aleviler,ama müslümanlığın ne olduğunu,müslüman bir kişinin müslüman olmak için ne yapması gerektiğini bilmeyen yada bildiği halde uygulamayan yine aleviler...din dersi yada islamiyet değil aslında konu...buradaki ince ayrıntı,karşı çıktığımız bir meselenin ana ekseninde bizim pir diye nitelendirdiğimiz zat ın olması.. bunun gibi örnekler pek fazla olsada bu kadarı sanırım yeterli...
konuyu biraz daha açmak gerekirse..aleviler tarihte bir çok kez katliamlara,baskınlara ve asimilasyonlara maruz kalmıştır..bunu az çok ya yaşadık,yada okuduk...hz.Ali nin ölümünden sonra camilere (o dönemlerde mescit) alınmayan ve dışlanan aleviler,önceleri yezid,muaviye derken osmanlıya kadar,hatta türkiye cumhuriyeti ne kadar uzanan süreçte kaçak göçek bir yaşam sürdüren,nerde yolu bulunmaz bir köy,dağ var orda yaşayan bir topluluk olarak günümüze kadar gelmiştir...
katıldığım bir panelde aleviliği ve alevi tarihini anlatan ve ön ismi de ''dede'' olan bir kişi,aleviliğin islam öncesinde varolduğunu,islam = alevilik diyerek açıkcası beni şaşkına çeviren bir anlatım sunması bu konu üzerinde yanılmadığımı bir kez daha gösterdi...alevi toplumu olarak şu bir gerçek ki,bizlerin yazılı kaynağı yok...ve bunun için çelişkilerle dolu bir topluluk olarak dikkatler üzerimizde türkiyede...dünlerimiz çok iç açıcı değil...aleviliğin islam öncesinde var olduğunu belirten sözde ''dede'' sıfatı taşıyan kişi açıkça ince bir vurgu yapıyor burda...ali siz alevilik...islam öncesinde ali yoktu ki alevilik varolabilsin...ali siz alevilik düşünce ve ibadet adına ne denli mümkün bunun yanıtını siz ve vicdanınız versin....
mum söndülere maruz kalan da bizleriz,dinsiz olanlarda bizleriz..alevi olduğu için derisi yüzülen,asılan,diri diri yakılan,sürgün edilen,susan ve paranoyak yaşayan,öldürülen bir topluluğun bugün dik durması gerekirken,eskisinden pek farklı bir tutum içinde olamaması çok acı...
alevi kurumları ve bu düşünceye mensup kişiler,alevilikde hemen hemen hiç bir konuda hemfikir değiller...din dersi kaldırılsın mı,yoksa alevilikde bu dersin içinde yer alsın mı konusunda her kurum ve kişi farklı söylemlerde ve düşüncede...oysa her alevi kurumu ve aleviyim diyen kişi alevilik adına çok önem arzeden ki öyle olmasa derin tartışmalara neden olmazdı,bu konuda tek yumruk ve tek ses olmalı...
türkiye cumhuriyetının kuruluş ve ulusal kurtuluş mücadelesi döneminde katkısı büyük olan aleviler,m.kemal ve cumhuriyeti bir kurtarıcı güç olarak görmüşlerdir...ve nitekimde öyle olmuştur...ta ki dersim olaylarına kadar...olayın içyüzünü belirtmeye hacet yok aslında...m.kemalin partisi diye CHP ye sığınan ve herşeye rağmen bu kokmuş,ka(e)rhaneleşmiş,ne olduğu belli olmayan,insanların düşünceleri ve duruşları ile alay eden,ana muhalefet olması bir yana MHP den farkı olmayan ve hedef kitlesini hergün şaşkına çeviren,sözde kendilerinden daha büyük demokrat,aydın,halkdan yana,özgürlüğü ve insan haklarını,eşitliği savunan ama bu söylemlerinin tam tersini uygulayan ve yapmaya da devam eden bu yapıdan kopamayan aleviler kendi sonlarını da elleriyle hazırlıyorlar..baykalın,sarıgül ün,izzettin doğan ın,fermani altun ve diğerlerinin bugun ne oldukları ortadadır...söylemleri olmasada yaptıkları ortada olan bu şahsiyetlerin hala peşinde ve arkasında olan bu toplum,gerçekden de onurlu tarihine yazık ediyor...
bakınız erdoğana,bir zamanlar elini öpdüğü,peşinden ve gölgesinden ayrılmadığı hocasını nasılda düşünüyor...iktidar partisi olarak türkiyeyi nasıl sallıyor tek başına...bizler oturduğumuz yerden istediğimiz kadar küfredelim,kızalım,sayıp sövelim..gemisini yürüten bir kaptan...kimin uşağı ve kime hizmet ederse etsin...
bugün bırakalım da iktidarla dalaşmayı ve eleştirmeyi,oraya gelmenin yollarını bulalım...yoksa sözde solcular gibi düşünüp,silahlı devrim yapacağız hayalleri ile vakit kaybetmeyelim...üç kişinin bir araya gelip devrim yapmaya niyetlendiği,mevcut parti ve örgütlenmeleri yetersiz bulduğu,bunları yeterli hale getirmeyi düşünmeyip,yeni bir oluşum içine girmeyi alışkanlık edinmiş solcuların da durumu zaten ortada..bu ülkede devrim olacaksa iktidarla olur,meclisin kapısından girerek olur...ama bunun öncesinde kendi içinde o devrimi yaparak olur...kendi içinde birlik ve dirliği nedense kürtler gibi bir türlü gerçekleştiremeyen ve yapamayan aleviler,batan gemiden bir kaç parça mal alarak kurtulma peşinde...gemiyi düşünen kimse de şuan itibari ile görülmüyor...
''mücadele eden yenilgiye uğrayabilir,kaybedebilir...fakat mücadele etmeyen zaten yenilmiştir ve kaybetmiştir...''
bu memleketin gündemine bir anda anarşist,vatan haini diye oturan 68 gençliğinin bir parcası olanlar,aynı zamanda 78 kuşağına mensup kişilerin bir çoğu şuan türkiye yada avrupa ülkelerinin bir çok yerinde yaşıyor ve dolarla sigarasını sarıyor...çünkü onlar da gemiyi değil,kaçırdıkları bir kaç parça mal ile kurtulanlardan....
çok değil bir hafta önce hepimizin yakından tanıdığı ve severek dinlediği ''Ferhat Tunç'' bir açıklama yaparak ''barışa semah dönenler'' organizasyonunda yer almayacağını belirtiyor..gerekçe olarak da barış radyoda katıldığı bir programda ''kürtçe'' şarkısının sansür edilmesini gösteriyor...ve ortaya akıl almaz suçlamalar yaparak,barış radyo ve alevi kurumlarının bu etkinlikten para kazanacağını,çıkar amaçlı yapıldığını söylüyor...ama gelin görün ki bu şahsiyette bir alevi ve bu şahsiyette konserlerini yüksek miktarda ücret karşılığı yapıyor..
konuya dönersek,aleviler ve alevilik nereye gidiyor ben çok merak ediyorum...bugün kendi ailesinde,köyünde ve memleketinde barışık olmayan,birlik olmayan bir toplum olarak bizi,sonra geçmişte bizler için canını feda edenleri düşünerek herkesin eteğindeki taşları önüne döküp,uzunca bir düşünce içine girmesi gerektiği kanaatindeyim...
susmaya devam ederek,herşeye yabancı kalarak ve müdahalesiz bugün için yaşayan bir topluluk olarak yaşamımıza devam edersek 12 eylül öncesi yakındır...
28 mart yerel seçimlerinde bir çok alevi kasabasında,sağ ve milliyetçi partiler belediyeleri ele geçirmişlerdir..ve ne acıdır ki oralarda insanlar oylarını para karşılığı satmışlardır...aslında sadece oylarını değil,aynı zamanda onurlarını,aynı zamanda kişiliklerini,aynı zamanda onlar için canını feda edenleri ve zerre kadar leke bulunmayan tarihlerini satmışlardır...yapacak yorum yok bu esnada...
dün pirsultan asıldı,nesiminin derisi yüzüldü,dersimde,maraşda,çorumda,sivasda diri diri insanlar yakıldı,sokak ortasında sorgusuz ve alevi oldukları için öldürüldüler...
susduk..
gazide kurşunların hedefi olduk susduk,
seçimlerde oylarımızı para ile satın aldılar yine sustuk..
eğer susmasaydık o dünlerimizin bir çoğu belki olmayacakdı...
o zaman bende diyorum ki;
GELİN CANLAR HEP BİRLİKTE SUSMAYA DEVAM EDELİM!!!...
ben;bu noktada bir çok alevinin de inanç sorunu olduğu kanısındayım...hz.Ali nin adını ağzından düşürmeyen aleviler,islama pek fazla yakınlık göstermeyen ve bu konuda da direnen yine aleviler...asıl müslüman biziz diyen aleviler,ama müslümanlığın ne olduğunu,müslüman bir kişinin müslüman olmak için ne yapması gerektiğini bilmeyen yada bildiği halde uygulamayan yine aleviler...din dersi yada islamiyet değil aslında konu...buradaki ince ayrıntı,karşı çıktığımız bir meselenin ana ekseninde bizim pir diye nitelendirdiğimiz zat ın olması.. bunun gibi örnekler pek fazla olsada bu kadarı sanırım yeterli...
konuyu biraz daha açmak gerekirse..aleviler tarihte bir çok kez katliamlara,baskınlara ve asimilasyonlara maruz kalmıştır..bunu az çok ya yaşadık,yada okuduk...hz.Ali nin ölümünden sonra camilere (o dönemlerde mescit) alınmayan ve dışlanan aleviler,önceleri yezid,muaviye derken osmanlıya kadar,hatta türkiye cumhuriyeti ne kadar uzanan süreçte kaçak göçek bir yaşam sürdüren,nerde yolu bulunmaz bir köy,dağ var orda yaşayan bir topluluk olarak günümüze kadar gelmiştir...
katıldığım bir panelde aleviliği ve alevi tarihini anlatan ve ön ismi de ''dede'' olan bir kişi,aleviliğin islam öncesinde varolduğunu,islam = alevilik diyerek açıkcası beni şaşkına çeviren bir anlatım sunması bu konu üzerinde yanılmadığımı bir kez daha gösterdi...alevi toplumu olarak şu bir gerçek ki,bizlerin yazılı kaynağı yok...ve bunun için çelişkilerle dolu bir topluluk olarak dikkatler üzerimizde türkiyede...dünlerimiz çok iç açıcı değil...aleviliğin islam öncesinde var olduğunu belirten sözde ''dede'' sıfatı taşıyan kişi açıkça ince bir vurgu yapıyor burda...ali siz alevilik...islam öncesinde ali yoktu ki alevilik varolabilsin...ali siz alevilik düşünce ve ibadet adına ne denli mümkün bunun yanıtını siz ve vicdanınız versin....
mum söndülere maruz kalan da bizleriz,dinsiz olanlarda bizleriz..alevi olduğu için derisi yüzülen,asılan,diri diri yakılan,sürgün edilen,susan ve paranoyak yaşayan,öldürülen bir topluluğun bugün dik durması gerekirken,eskisinden pek farklı bir tutum içinde olamaması çok acı...
alevi kurumları ve bu düşünceye mensup kişiler,alevilikde hemen hemen hiç bir konuda hemfikir değiller...din dersi kaldırılsın mı,yoksa alevilikde bu dersin içinde yer alsın mı konusunda her kurum ve kişi farklı söylemlerde ve düşüncede...oysa her alevi kurumu ve aleviyim diyen kişi alevilik adına çok önem arzeden ki öyle olmasa derin tartışmalara neden olmazdı,bu konuda tek yumruk ve tek ses olmalı...
türkiye cumhuriyetının kuruluş ve ulusal kurtuluş mücadelesi döneminde katkısı büyük olan aleviler,m.kemal ve cumhuriyeti bir kurtarıcı güç olarak görmüşlerdir...ve nitekimde öyle olmuştur...ta ki dersim olaylarına kadar...olayın içyüzünü belirtmeye hacet yok aslında...m.kemalin partisi diye CHP ye sığınan ve herşeye rağmen bu kokmuş,ka(e)rhaneleşmiş,ne olduğu belli olmayan,insanların düşünceleri ve duruşları ile alay eden,ana muhalefet olması bir yana MHP den farkı olmayan ve hedef kitlesini hergün şaşkına çeviren,sözde kendilerinden daha büyük demokrat,aydın,halkdan yana,özgürlüğü ve insan haklarını,eşitliği savunan ama bu söylemlerinin tam tersini uygulayan ve yapmaya da devam eden bu yapıdan kopamayan aleviler kendi sonlarını da elleriyle hazırlıyorlar..baykalın,sarıgül ün,izzettin doğan ın,fermani altun ve diğerlerinin bugun ne oldukları ortadadır...söylemleri olmasada yaptıkları ortada olan bu şahsiyetlerin hala peşinde ve arkasında olan bu toplum,gerçekden de onurlu tarihine yazık ediyor...
bakınız erdoğana,bir zamanlar elini öpdüğü,peşinden ve gölgesinden ayrılmadığı hocasını nasılda düşünüyor...iktidar partisi olarak türkiyeyi nasıl sallıyor tek başına...bizler oturduğumuz yerden istediğimiz kadar küfredelim,kızalım,sayıp sövelim..gemisini yürüten bir kaptan...kimin uşağı ve kime hizmet ederse etsin...
bugün bırakalım da iktidarla dalaşmayı ve eleştirmeyi,oraya gelmenin yollarını bulalım...yoksa sözde solcular gibi düşünüp,silahlı devrim yapacağız hayalleri ile vakit kaybetmeyelim...üç kişinin bir araya gelip devrim yapmaya niyetlendiği,mevcut parti ve örgütlenmeleri yetersiz bulduğu,bunları yeterli hale getirmeyi düşünmeyip,yeni bir oluşum içine girmeyi alışkanlık edinmiş solcuların da durumu zaten ortada..bu ülkede devrim olacaksa iktidarla olur,meclisin kapısından girerek olur...ama bunun öncesinde kendi içinde o devrimi yaparak olur...kendi içinde birlik ve dirliği nedense kürtler gibi bir türlü gerçekleştiremeyen ve yapamayan aleviler,batan gemiden bir kaç parça mal alarak kurtulma peşinde...gemiyi düşünen kimse de şuan itibari ile görülmüyor...
''mücadele eden yenilgiye uğrayabilir,kaybedebilir...fakat mücadele etmeyen zaten yenilmiştir ve kaybetmiştir...''
bu memleketin gündemine bir anda anarşist,vatan haini diye oturan 68 gençliğinin bir parcası olanlar,aynı zamanda 78 kuşağına mensup kişilerin bir çoğu şuan türkiye yada avrupa ülkelerinin bir çok yerinde yaşıyor ve dolarla sigarasını sarıyor...çünkü onlar da gemiyi değil,kaçırdıkları bir kaç parça mal ile kurtulanlardan....
çok değil bir hafta önce hepimizin yakından tanıdığı ve severek dinlediği ''Ferhat Tunç'' bir açıklama yaparak ''barışa semah dönenler'' organizasyonunda yer almayacağını belirtiyor..gerekçe olarak da barış radyoda katıldığı bir programda ''kürtçe'' şarkısının sansür edilmesini gösteriyor...ve ortaya akıl almaz suçlamalar yaparak,barış radyo ve alevi kurumlarının bu etkinlikten para kazanacağını,çıkar amaçlı yapıldığını söylüyor...ama gelin görün ki bu şahsiyette bir alevi ve bu şahsiyette konserlerini yüksek miktarda ücret karşılığı yapıyor..
konuya dönersek,aleviler ve alevilik nereye gidiyor ben çok merak ediyorum...bugün kendi ailesinde,köyünde ve memleketinde barışık olmayan,birlik olmayan bir toplum olarak bizi,sonra geçmişte bizler için canını feda edenleri düşünerek herkesin eteğindeki taşları önüne döküp,uzunca bir düşünce içine girmesi gerektiği kanaatindeyim...
susmaya devam ederek,herşeye yabancı kalarak ve müdahalesiz bugün için yaşayan bir topluluk olarak yaşamımıza devam edersek 12 eylül öncesi yakındır...
28 mart yerel seçimlerinde bir çok alevi kasabasında,sağ ve milliyetçi partiler belediyeleri ele geçirmişlerdir..ve ne acıdır ki oralarda insanlar oylarını para karşılığı satmışlardır...aslında sadece oylarını değil,aynı zamanda onurlarını,aynı zamanda kişiliklerini,aynı zamanda onlar için canını feda edenleri ve zerre kadar leke bulunmayan tarihlerini satmışlardır...yapacak yorum yok bu esnada...
dün pirsultan asıldı,nesiminin derisi yüzüldü,dersimde,maraşda,çorumda,sivasda diri diri insanlar yakıldı,sokak ortasında sorgusuz ve alevi oldukları için öldürüldüler...
susduk..
gazide kurşunların hedefi olduk susduk,
seçimlerde oylarımızı para ile satın aldılar yine sustuk..
eğer susmasaydık o dünlerimizin bir çoğu belki olmayacakdı...
o zaman bende diyorum ki;
GELİN CANLAR HEP BİRLİKTE SUSMAYA DEVAM EDELİM!!!...