Orijinalini görmek için tıklayınız : 23.06.2006 Gün Haberleri


cagdascetin
23.06.2006, 07:45
5617 Zapsu için şok RAPOR

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın veri danışmanı Cüneyd Zapsu'nun, "terör finansörü" olduğu iddiasıyla dünya çapında mal varlıkları dondurulanlar listesinde yer alan Yasin El Kadı'nın hesabına para yatırdığını belirledi.
5618


CHP milletvekilleri, MASAK'ın görevlerini düzenleyen yasa tasarısının Meclis'teki görüşmeleri sırasında, 2004 yılında tamamlanan raporla ilgili işlem yapılmadığını ileri sürerken, "Yasin El Kadı'nın hesabına para yatıran Başbakan Danışmanı'nın kim olduğunun açıklanmasını" istemişlerdi. Milliyet'in ulaştığı 31 Mart 2004 tarihli ve "Çok Gizli" kaydını taşıyan MASAK raporunda, El Kadı'nın hesabına para yatıran danışmanın Zapsu olduğu belirtiliyor.
Raporda, El Kadı'nın, başkanı olduğu Muvvafaq Vakfı adına "hayır işleri" gerekçesiyle topladığı paraları El Kaide'ye aktardığına ilişkin bilgi aktarıldıktan sonra Albaraka Türk'teki 011201-143100 no'lu dolar hesabına Cüneyd Zapsu'nun (1997'de) 60 bin dolar, annesi Gaye Zapsu'nun da (1999'da) 250 bin dolar yatırdığı ifade ediliyor.


BİM'de Zapsu'nun ortağıydı

11 Eylül 2001'deki saldırılardan sonra ABD'nin hazırladığı "teröre destek veren kişi ve kuruluşlar" listesi Birleşmiş Milletler (BM) tarafından onaylandı. BM'ye üye ülkelere gönderilen listedeki kişi ve kuruluşların mal varlıklarının dondurulması istendi.
Yasin El Kadı ve başkanı olduğu Muvvafaq Vakfı'nın da yer aldığı liste, Türkiye'de de Resmi Gazete'de yayımlandı. 17 Ekim 2001'de oluşturulan bir komisyon aracılığıyla ismi açıklanan kişi ve kuruluşlarla ilgili inceleme başlatıldı.
Rapor, Zapsu ailesinin o dönem sahibi olduğu BİM marketler zincirine "ortak" olan El Kadı'nın Türkiye faaliyetlerini de kapsıyor. Raporda, El Kadı'nın Türkiye'de BİM, Caravan Dış Ticaret ve Ella Film Prodüksiyon'un da aralarında bulunduğu 8 şirkette ortak olduğu bilgisine yer veriliyor.




Transfer 10.6 trilyon ciro 658 milyar lira 5619


MASAK raporunda El Kadı'nın yüzde 95, Mehmet Fatih Saraç'ın yüzde 5'ine sahip olduğu Caravan Dış Ticaret ile ilgili şu bilgi veriliyor: "Caravan şirketinin tespit edilebilen hesaplarına 1997-2001 tarihleri arasında toplam 11 trilyon 314 milyar lira para yatırıldığı; oysa anılan şirketin söz konusu yıllardaki cirosu toplamının 658 milyar lirayı bulduğu, kaynağı belli olmayan 10 trilyon 656 milyarın ticari faaliyetlerden kaynaklanmadığının anlaşıldığı" belirtiliyor.
Raporda, Zapsu'nun da para yatırdığı hesap ile ilgili olarak 1997 - 2001 arasında 3 trilyon 145 milyar liralık işlem yapıldığı belirtilirken, şöyle deniliyor:
"Yasin El Kadı'nın ülkemizde herhangi ferdi işletmesi (vergi dairesinde kaydı) bulunmamaktadır. Yani söz konusu kişinin kendi adına kurduğu, işlettiği bir ticarethanesi mevcut değildir. Oysa hesaplara herhangi bir ticari ilişki içinde bulunulmayan şahıslarca para yatırılmakta, yine herhangi bir ticari ilişkide bulunulmayan kişilere bu hesaplardan para aktarılmaktadır. Yasin El Kadı'nın kaynağı belli olmayan bu paraları, bu hesapları kullanarak yasal mali sisteme soktuğu düşünülmektedir."

El Kadı 'terörist' listesinde 5620

Yasin El Kadı, 11 Eylül sonrası Amerikan resmi belgelerinde adı "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist" diye geçen bir Suudi işadamı. 52 yaşındaki Cidde'de mukim Yasin El Kadı, "Şeyh Yasin Abdullah" olarak da biliniyor.
ABD Hazine Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'nın terörist listelerinde, Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) terörün finansmanına ilişkin raporlarında El Kadı'nın adı yer alıyor.
El Kadı, terörle bağlantılı olarak Amerikan belgelerinde ilk kez Haziran 1998'de yer aldı. O tarihteki bir FBI raporuna göre, El Kadı ABD'de gayrimenkul alım satımı yaparak kara para aklıyor ve bu yolla Hamas'a fon sağlıyordu.
El Kadı'nın, 1990'lı yıllarda, Bosna Hersek'te de terörü finanse ettiği, Vakufska ve Depozitna bankaları ile kendi adını taşıyan "Qadi International" şirketi aracılığıyla, Balkanlar'daki silahlı İslami harekete para aktardığı yönünde raporlar var.

Bin Ladin'e para
11 Eylül'den bir ay sonra, 12 Ekim 2001'de yayımlanan 39 kişilik listede, "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Teröristler" arasında sayılan El Kadı' nın Suudi merkezli Muvvafak Vakfı aracılığıyla, El Kaide'ye yüklü miktarda fon sağladığı belirtildi. El Kadı'nın ABD ve AB'deki tüm hesapları da Bin Ladin ile adamlarına para sağladığı gerekçesiyle donduruldu.
El Kadı ise Muvvafak Vakfı'nı yıllar önce kapattığını belirtiyor ve terör örgütlerine para sağladığı suçlamasını reddediyor.

'Şimdi de El Kaide oldum'

Başbakan Danışmanı Cüneyt Zapsu, ADG Fuarcılık'ın düzenlediği açılışta, gazetecilerin soruları üzerine konunun "bayat olduğunu" öne sürdü.
Konu ile ilgili bir araştırma yapıldığını, olayın yeni bir şey olmadığını ifade eden Zapsu, şunları söyledi:
"Hata ediyorsunuz, çok bayat bir haber, yeni bir haber değil. Çoktan araştırması yapılmış ve bitirilmiş bir konudur. Gizli saklı bir şey değil. Dokunulmazlığım olmadığına, burada da olduğuma göre herhalde bir şey çıkmamıştır. Bunun dışında da zaten özel bir konudur. Ben Yasin El Kadı'yı tabii ki tanıyorum. Şimdi duyuyorum ki, daha önce PKK, CIA, Mossad vesaire idim, şimdi El Kaide oldum. İyidir... Dokunulmazlığım yok. Sümen altı diyen arkadaş yaptırsın araştırmayı, şikâyet etsin, ne yapacaksa yapsın, gereken de yapılır herhalde."
Zapsu, El Kadı'nın hesabına para yatırıp yatırmadığı sorularını yanıtsız bıraktı.

Unakıtan: Dosya savcıda

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, dün yaptığı basın toplantısı sırasında konu ile ilgili sorular üzerine, raporların savcılığa gönderildiğini söyledi. Unakıtan, "Yasin El Kadı ile Başbakan Danışmanı Cüneyt Zapsu arasındaki para trafiğine ilişkin bir raporun sümen altı edildiği" iddialarının hatırlatılması üzerine şöyle dedi:
"Gerekli raporlar hazırlanmıştır. Öyle sümen altı yapılmaz. Bunlar gayet çirkin şeyler. Gelsinler benim sümeni bir göstereyim bakayım, bir de altına baksınlar var mı öyle şey, yok. Öyle şey olur mu canım, sümen altı edilmiş de... Rapor zamanında hazırlanmıştır ve Cumhuriyet Savcılığı'na da intikal ettirilmiştir. Maliye Bakanlığı olarak da görevimiz budur."

.................................................. .................................................. .....

5621 Yılın keçisi Sinan Aygün

Fethiye'nin Ölüdeniz Beldesi'nde düzenlenen yarışmada, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, 12 bin 406 oyun yüzde 32'sini alarak ''Yılın Keçisi'' seçildi.

Ölüdeniz 3. Kültür ve Sanat Festivali etkinlikleri çerçevesinde internet ortamında düzenlenen yarışmada ''Yılın Keçisi'' seçilen Aygün ödülünü, Ölüdeniz Sanatevi'nde düzenlenen festival kokteylinde, Ölüdeniz Beldesi Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz'dan aldı.

Sahneye, giydiği yöresel kıyafetlerle çıkan Aygün yaptığı konuşmada, bu ülkenin kan ile kazanıldığını belirterek, ''Bu ülkede 65-70 milyon keçi inadına sahip insan var. Ben ümidimi yitirmedim. Çünkü yurtseverler bu ülkede çoğalıyor. Bu hükümet sağın, solun gözünü açtı. Tek şey lütfen, sandığa gidin. Geçen seçimde 10,5 milyon insan sandığa gitmedi. Bunların sadece 500 bini sandığa gitseydi sonuç böyle olmazdı'' dedi.

ATO Başkanı Sinan Aygün'e verilen ve bir keçi maketinin yer aldığı plaketin üzerinde, ''İnatla doğruları söylemekten vazgeçmediği için yılın keçisi seçilen Sinan Aygün'e teşekkür ederiz. Aydınlık bir Türkiye için inadına...'' yazısı yer alıyor.

.................................................. .................................................. ....

5622 Ağrı'da PKK operasyonu
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde düzenlenen operasyonda, terör örgütü PKK'ya ait bir kilogram C-4 patlayıcı madde ele geçirildi.

Alınan bilgiye göre, terör örgütü PKK üyesi 2 kişinin geleceği ihbarını alan Jandarma Komutanlığı ekipleri, Doğubayazıt'ın Kalecik köyü yakınlarında arama yaptı.

Aramada, araziye terk edilmiş 1 kilogram C-4 patlayıcı madde ile 10 adet büyük pil, 2 adet kontrol kalemi, 2 metre kablo, 14 adet kalem pil ile çeşitli örgüt dokümanları bulundu.

Yetkililer, bu arada, terör örgütü PKK üyesi olarak aranan E.Ç'nin, Diyadin ilçesi Boyalan köyü yakınlarında silahsız ve teçhizatsız olarak yakalandığını belirttiler.

cagdascetin
23.06.2006, 07:58
5627AİHM'e Kıbrıs raporu
Türkiye, KKTC'de Kıbrıs sorununun kilit noktalarından mülkiyet sorununa iç hukuk oluşturma hedefiyle yasayla kurulan Mal Tazmin Komisyonu'nun çalışmalarıyla ilgili olarak hazırladığı raporu, bu akşam Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) sundu.

Avrupa Konseyi nezdindeki Türk delegasyonu tarafından AİHM'ye sunulan raporda, KKTC'deki Mal Tazmin Komisyonu ve komisyona Rumlar tarafından yapılan başvuruların hangi aşamada olduğu konusunda ayrıntılı bilgiler veriliyor.

Mahkemeye iletilen bilgiler çerçevesinde, AİHM'nin gelecek aylarda Ksenides-Arestis davasında yeni bir karar daha açıklaması bekleniyor.

KKTC'de, mülkiyet sorununa iç hukuk oluşturma hedefiyle yasayla kurulan Mal Tazmin Komisyonu, kuzey Kıbrıs'ta kalan eski malları için başvuruda bulunan Rumlardan üçüyle ilgili karar almış, varılan mutabakat uyarınca Tatlısu'daki eski arazileri için başvuruda bulunan 2 Ruma mallarının iadesi, 1 Ruma da malı karşılığında tazminat ödenmesine karar verilmişti.

Komisyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) gündemindeki kilit davalardan birinin sahibi Arestis'e de 460 bin Kıbrıs Lirası (KL) tazminat önermişti.

.................................................. .................................................. ....

5624Gardiyana intikam kurşunu
İzmir'in Buca Cezaevi'nde görevli infaz koruma memuru, cezaevi çıkışında eski bir hükümlü tarafından tabancayla ayağından vuruldu.

Buca Cezaevi'nde infaz koruma memuru olarak görev yapan Sefer Cömert, mesai bitiminde cezaevinden çıktıktan sonra, Menderes Caddesi üzerinde bir kişinin silahlı saldırısına uğradı.

Tabancasını üst üste üç kez ateşleyen saldırgan olay yerinden kaçtı. Ayağından vurulun Cömert, Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı.

Sabıkalıların fotoğraflarından yapılan incelemede, saldırganın, daha önce silahla yaralama suçundan cezaevine girmiş olan A.K.Ö. (35) olduğu belirlendi.

.................................................. .................................................. ....



5625MGK'de AB tartışıldı
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında, Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin ulusal yararlar doğrultusunda kararlı bir şekilde yürütüleceğinin teyit edildiği bildirildi.

MGK'nın, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in başkanlığındaki olağan toplantısından sonra MGK Genel Sekreterliğinden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, toplantıda, ülke güvenliği yönünden iç ve dış gelişmelerin kapsamlı bir değerlendirmesinin yapıldığı, terörle mücadelenin sürdürülmesinin öneminin vurgulandığı ifade edildi.

Açıklamada, şöyle devam edildi:

''Filistin Ulusal Yönetimi ve İsrail'de gerçekleştirilen genel seçimler çerçevesinde Ortadoğu'da mevcut durum değerlendirilmiş, ilgili tarafların şiddeti tırmandırabilecek adımlardan kaçınmalarının ve müzakereleri başlatmak için elverişli siyasi ortamın tesis edilmesinin gerekliliği, sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesini sağlamak için, ülkemizin her iki tarafla geliştirdiği özel ilişkileri sürdürmeye ve Filistin halkının içinde bulunduğu olumsuz yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik yardım faaliyetlerimizin devam ettirilmesinin önemi üzerinde durulmuştur. AB'ye katılım müzakerelerinin 3 Ekim 2005 gününde açılmasını takiben, 35 konu başlığı altında yürütülmekte olan tarama süreci ve 12 Haziran 2006 günü başlayan üyelik müzakere aşaması değerlendirilmiş, AB'ye katılım sürecinin ulusal yararlarımız doğrultusunda kararlı bir şekilde yürütüleceği teyit edilmiştir. Ortak bir Avrupa sahası düzenlenmesine yönelik bir yaklaşım olan Tek Avrupa Hava Sahası Projesinin amacı, temel prensipleri ve ülkemize olan etkileri ile söz konusu projeye yönelik uyum çalışmaları ele alınmış ve Tek Avrupa Hava Sahası'na katılım konusunda ilgili kurumlar tarafından alınacak önlemler değerlendirilmiştir.''

Açıklamada, toplantıda ayrıca, sağlık politikası çerçevesinde ulusal hedef ve stratejiler, sağlıkta dönüşüm programı kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde sağlık alanında yapılan çalışmaların ele alındığı kaydedildi.

Öte yandan, toplantıya gündem konuları nedeniyle Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ da bir süre katıldı.

.................................................. .................................................. ....

5623AİHM'den Türkiye'ye ceza
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), İstanbul'da yayımlanan Ürün dergisinin yayıncısı tarafından açılan davada, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinin güvencesindeki ifade özgürlüğünü ihlal ettiği kararına vardı.

AİHM kararında, Eytisim Ltd Sti tarafından yayımlanan Ürün dergisinin eylül 2000'de dağıttığı ''Türkiye Komünist Partisinin 5. kongre belgeleri'' adlı kitaptaki ifadeler ''kendi bütünlüğü içinde incelendiğinde şiddet kullanılmasını, vatandaşlar arasında düşmanlık veya nefreti teşvik etmediğinin ve kanlı bir intikam çağrısı yapmadığının anlaşıldığı'' belirtildi.

Kararda, kitabın nefret ve şiddeti hedeflemediği ve eserin yasaklanmasının doğru bulunmadığı kaydedildi. Savcı, Ürün dergisi tarafından dağıtılan kitabın toplatılmasını istemiş, ancak yayımlanan 150 sayının tamamı satıldığından bu yapılamamıştı. Ayrıca yayın sorumlusu 28 mart 2003'te 13 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

Türkiye, ayrıca Hüseyin Karakaş, Muhittin Köylüoğlu ve Esat Uçkan isimli şahısların polisin işkencesine uğradıkları gerekçesiyle açtıkları davada mahkum edildi. Türkiye'yi insanlık dışı ve küçültücü muameleyi yasaklayan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesini ihlalden suçlu bulan AİHM, Türkiye tarafından davacılara toplam 25 bin avro tazminat ödenmesini kararlaştırdı.

.................................................. .................................................. ....


5626YÖK protestocuları yargıda
Ankara'da, 7 Kasım 2005 tarihinde düzenlenen YÖK'ü protesto eylemine katılarak, ''silahlı örgüte üye olmak'' ve ''silahlı örgütün propagandasını yapmak'' suçlarından, Gençlik Federasyonu üyesi 3'ü tutuklu 40 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada, kamuoyunda ''profesyonel eylemci'' olarak bilinen tutuklu sanık Nurgül Acar tahliye edildi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın bugünkü duruşmasına, tutuklu sanıklar Engin Aslan, Cihan Cınkı ve Nurgül Acar ile avukatları katıldı. Nurgül Acar'ın avukatı Selçuk Kozağaçlı, müvekkilinin, yargılamanın başından beri tutuklu bulunduğunu belirterek, aynı eylemleri yapan diğer 37 sanık ile müvekkilinin hukuken hiçbir farkı bulunmadığını, buna rağmen Nurgül Acar'ın tutuklu yargılandığını söyledi.

Kozağaçlı, daha önceki YÖK protestolarına ilişkin davaların 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten, 2005 yılındaki protesto eyleminin ise ''silahlı örgüte üye olmak'' ve ''silahlı örgütün propagandasını yapmak'' suçlarından açıldığını belirterek, bu uygulamanın anlaşılamadığını kaydetti. Selçuk Kozağaçlı, dosya kapsamında toplanacak delil kalmadığı ve müvekkilinin öğrenci olması nedeniyle mağdur olduğunu ifade ederek, Nurgül Acar'ın tahliyesini talep etti. Diğer sanık avukatları, esas hakkındaki savunmalarını yapmak için süre istediler.

Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci de tutuklu sanıkların üzerlerine atılı suça öngörülen ceza miktarı ve kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması sebebiyle tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme Başkanı Mehmet Orhan Karadeniz, suçun vasıf ve mahiyetine, mevcut delil durumuna ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak, kamuoyunda ''profesyonel eylemci'' olarak bilinen tutuklu sanık Nurgül Acar'ın tahliyesine karar verildiğini açıkladı. Karadeniz, sanıkların ve avukatlarının esas hakkındaki savunmalarını yapmaları için duruşmayı erteledi.

İSTENEN CEZALAR
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, geçen celse sunduğu esas hakkındaki mütalaasında, Nurgül Acar'ın da bulunduğu 25 sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 314/2. maddesinde düzenlenen ''silahlı örgüt üyesi olmak'' suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istemişti. Mütalaada, protesto eylemine katılarak slogan atan 15 sanık hakkında da TCK'nın 314/3. maddesi yollamasıyla 220/8. maddesi gereğince ''silahlı örgütün propagandasını yapmak'' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

.................................................. .................................................. ....

cagdascetin
23.06.2006, 08:04
5628 Artık eylemler parayla
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu yenileniyor. İçişleri Bakanlığı"nın hazırladığı yasa taslağına göre, göstericilerden para alınacak.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu"ndaki yasal boşlukların giderilmesi amacıyla yapılan yeni düzenlemeler, AB"ye uyum çerçevesinde de önemli hükümler içeriyor. Yeni düzenlemeye göre,

Kamuya ait açık alanlarda yapılacak gösteriler için belediyeye harç yatırılacak. Düzenlemelere uymayanlara bin YTL"den beş bin YTL"ye kadar para cezası kesilecek.

Gösteri sırasında çevreye verilen zararlar, öncelikle gösteriye katılanlardan, aksi halde ise gösteriyi düzenleyenlerden tazmin edilecek.

Mülki idare, gösteri yerleri ve güzergahlar için belediye, o yerde örgütlü işçi, işveren ve kamu görevlileri sendikalarıyla sanayi ve ticaret odalarının görüşünü alacak.

Kamu binaları, hastaneler, diplomatik temsilcilikler, siyasi parti merkezleri ve ibadet yerlerinin 100 metre yakınında gösteri düzenlenemeyecek. Bu mesafe Meclis için 200 metre olacak. Şehirlerarası karayollarında, köprülerde, otobüs terminallerinde, demiryollarında ve hava meydanlarında kitlesel gösteriler yasak.

Kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açacak toplantılar, İçişleri Bakanlığı"nca yasaklanabilecek. mülki amirler, kamu düzenini, milli güvenliği ve genel sağlığı koruma amacıyla gösteriyi bir ay erteleyebilecek.

Toplantı ve basın açıklamalarında, katılımcıların fotoğrafları, ses ve görüntüleri kaydedilebilecek.

Basın açıklamalarında slogan atılmayacak, pankart taşınmayacak, ses sistemleri kullanılmayacak ve yürüyüş yapılmayacak.

.................................................. .................................................. ....

5629 Hükümet susturucu taktı
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu yenileniyor. İçişleri Bakanlığı"nın hazırladığı yasa taslağına göre, göstericilerden para alınacak.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu"ndaki yasal boşlukların giderilmesi amacıyla yapılan yeni düzenlemeler, AB"ye uyum çerçevesinde de önemli hükümler içeriyor. Yeni düzenlemeye göre,

Kamuya ait açık alanlarda yapılacak gösteriler için belediyeye harç yatırılacak. Düzenlemelere uymayanlara bin YTL"den beş bin YTL"ye kadar para cezası kesilecek.

Gösteri sırasında çevreye verilen zararlar, öncelikle gösteriye katılanlardan, aksi halde ise gösteriyi düzenleyenlerden tazmin edilecek.

Mülki idare, gösteri yerleri ve güzergahlar için belediye, o yerde örgütlü işçi, işveren ve kamu görevlileri sendikalarıyla sanayi ve ticaret odalarının görüşünü alacak.

Kamu binaları, hastaneler, diplomatik temsilcilikler, siyasi parti merkezleri ve ibadet yerlerinin 100 metre yakınında gösteri düzenlenemeyecek. Bu mesafe Meclis için 200 metre olacak. Şehirlerarası karayollarında, köprülerde, otobüs terminallerinde, demiryollarında ve hava meydanlarında kitlesel gösteriler yasak.

Kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açacak toplantılar, İçişleri Bakanlığı"nca yasaklanabilecek. mülki amirler, kamu düzenini, milli güvenliği ve genel sağlığı koruma amacıyla gösteriyi bir ay erteleyebilecek.

Toplantı ve basın açıklamalarında, katılımcıların fotoğrafları, ses ve görüntüleri kaydedilebilecek.

Basın açıklamalarında slogan atılmayacak, pankart taşınmayacak, ses sistemleri kullanılmayacak ve yürüyüş yapılmayacak.

cagdascetin
23.06.2006, 08:30
5630 'PKK Meclise girsin'
Eski DEP milletvekili Orhan Doğan, DTP kongresi öncesinde konuştuğu Ülkede Özgür Gündem gazetesine ilginç açıklamalarda bulundu. "PKK Meclis'e Girsin" başlığının kullanıldığı haberde, Doğan'ın şu ifadelerine yer verildi:

"Sinn Fein'leşmeyi DTP yapamadı, yapamayacak da. Bence misyonu bu değil. Geçmişte DEP yapamadığına göre, bunu yapacak olan PKK'dır. Bu da PKK'nın parlamentoda temsilini sağlayacak bir vitrinle mümkün olabilir. Diyelim ki, seçimlerden 15-20 gün önce Zübeyir Aydar başkanlığında bir siyasetçi grubu vTürkiye'ye geldi. Muhtemelen tutuklanacaklar. Tutuklanmak bağımsız milletvekili adaylığı için engel değil ve kazandılar. Artık arabulucu muhatap aramaya gerek yok. Çünkü süreç, de fakto da olsa başlamış olacaktır."

.................................................. .................................................. ....
5634
Türkiye Batılılar'ı semiyor
Amerikan Kamuoyu Araştırmaları Şirketi Pew'in dün yayınladığı "Büyük Ayrım: Müslümanlar ve Batılılar birbirlerini nasıl görüyor" başlıklı rapor, Türkiye'de Batılılara karşı büyük ölçüde olumsuz bir yaklaşım olduğuna işaret ediyor.

Pew tarafından 50 ülkede yaklaşık 100 bin kişi üzerinde yapılan anketin Türkiye ile ilgili verileri Türklerin büyük çoğunluğunun Müslümanlar ve Batılılar arasındaki ilişkileri çok kötü olarak algıladığına işaret ediyor. Anket verilerine göre Türkiye'de halkın yüzde 64'ü Müslümanlar ve Batılılar arasındaki ilişkilerin genelde kötü olduğunu düşünürken bunun sorumlusunun ise Batılılar olduğuna inanıyor.

İnançlı bir Müslüman olmak ile modern bir toplumda yaşamanın birbiriyle çelişmediğine yüzde 60 oranında inanan Türk halkı, Müslüman ülkelerde demokrasinin gelişmesine ise ancak yüzde 44 oranında olumlu bakıyor.

Anketten çıkarılan diğer bir sonuca göre Müslüman ülke halkları 11 Eylül saldırılarının Araplar tarafından düzenlendiğine büyük ölçüde şüpheyle bakıyor. Türkiye'de ankete katılanların yüzde 59'u saldırıları Arap asıllı kişilerin gerçekleştirmediğine inanıyor.

Öte yandan Müslümanlar tarafından düzenlenen intihar saldırılarına ise Türk halkının destek vermediği görülüyor. İntihar saldırılarını doğru bulan Türklerin oranı yüzde 17 ile sınırlı kalırken Türkiye'de Usame Bin Ladin'e güvenen Müslümanların oranı yüzde 4, El Kaide'ye destek verenlerin oranı ise yüzde 13 olarak belirtiliyor.

Türklerin büyük çoğunluğu Batılıları bencil, pervasız, şiddet yanlısı, aç gözlü, ahlaksız ve fanatik olarak nitelendirirken Hıristiyanlara sempati duyan Türk halkının oranı yüzde 16, Musevilere sempati duyanların oranı ise yüzde 15 olarak belirtiliyor.


BATI'YA KARIŞI OLUMSUZ TAVRIN TEMELİNDE IRAK'TA OLUP BİTENLER VE AB'DEKİ BELİRSİZLİKLER VAR

Pew tarafından yayınlanan yeni rapor, Pew Küresel Kamuoyu Araştırmaları Projesinin Eş Başkanı ve ABD eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright ile ABD'li eski senatör John Danforth tarafından düzenlenen bir basın toplantısıyla duyuruldu.

Toplantıda Türkiye'nin batıya ve ABD'ye yönelik olumsuz tavrını değerlendiren Albright, bu tavrı etkileyen en önemli iki unsurun Irak ve AB konusundaki belirsizlik olduğunu söyledi. Albright, "Türkiye'nin tavrını etkileyen en birinci etken AB'ye üye olunup olunmayacağı sorusu. Avrupalılar ayak diredikçe Türkler sorunun ne olduğunu anlamaya çalışıyor ve kendilerine saygı duyulmadığına inanıyor. Bir diğer etken ise Türk siyasi sisteminin Irak'ta olup bitenlerden duyduğu endişe. Irak'taki durum iyileşmedikçe Türkler buradaki Kürtlerin durumunun ne olacağı konusunda, endişe ediyor" diye konuştu.

Eski senatör Danforth, ise Türkiye'deki Batı'ya ve ABD'ye olumsuz yaklaşımın sadece hükümetler bazındaki politikalarla çözülemeyeceğini söyleyerek, Türkiye ile Batı arasındaki kültürel farklılıklar ve yanlış anlaşılmaların büyük rol oynadığını ve sorunun dini liderler tarafından başlatılacak bir dini diyalog yoluyla iyileştirilebileceğini belirtti.

.................................................. .................................................

5632
Bahçeli AB'ye sert çıktı

Bahçeli: AB, PKK'nın sözcülüğünü yapıyor
AB yetkililerinin Şemdinli kararından duydukları memnuniyeti saklamadıklarını belirten MHP lideri Bahçeli, "Güvenlik güçlerimize karşı bir linç kampanyasına dönüştürüldü" dedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AB yetkililerinin, Şemdinli davasında verilen kararı çok olumlu bulduklarını, hızından ve ağırlığından duydukları büyük memnuniyeti saklamadıklarını belirterek, "Şemdinli olaylarının devletle hesaplaşma vesilesi görüldüğü ve terörle mücadele eden güvenlik güçlerimize karşı bir linç kampanyasına dönüştürüldüğü bir gerçektir" dedi.

'Yıpratma kampanyası var'
Görülmemiş bir süratle tamamlanan Şemdinli davasıyla ilgili sert ifadeler içeren yazılı bir açıklama yapan Bahçeli, hükümet eliyle, devletin temel değerlerini ve kurumlarını hedef alan büyük bir yıpratma ve tahrip kampanyası yürütüldüğünü savundu. Yargıya doğrudan ve dolaylı siyasi müdahalelerin çok tehlikeli bir alışkanlık olarak yer ettiğini belirten Bahçeli, yargı organları üzerinde AB'nin psikolojik baskısı ve karantinasının tesis edilmeye çalışıldığını savundu. Bahçeli şöyle dedi:
"Yargı sürecinin ve kararın alınış şeklinin esas ve usul bakımından sakatlıklarla malul olduğu, hukukçular tarafından kamuoyu önünde tartışılmaktadır. Türk milletinin aklında ve zihninde haklı olarak soru işaretlerinin oluşmasına yol açan bütün hususlar, elbette Yargıtay safhasında değerlendirilecektir. Mahkemenin 6 hafta gibi kısa bir sürede, görülmemiş bir hızla hüküm vermesinden sonra Türkiye'deki bölücü ihanet odaklarıyla AB yetkililerinin gösterdikleri tepkiler de bu kapsamda bir ibret vesilesi olarak hatırlanacaktır.

İmralı canisinin adil yargılanmadığı gerekçesiyle mahkemenin yeniden yapılması talebini Türkiye'nin önüne getiren, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu terör belası ve bununla mücadele konusunda büyük riyakârlık sergileyen AB, Şemdinli vesilesiyle PKK'nın bu konudaki taleplerinin sözcülüğü ve takipçiliği rolünü üstlenmiştir."

Bahçeli, AB'nin, terörle meşru yollardan mücadele eden güvenlik güçlerini hedef göstermek istediğini ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yargılanmasını isteyecek kadar ileri gidebildiğini de dile getirdi. Bahçeli, "Derin ihanet erbabı, yine 'derin devlet' çığlıklarıyla histeri nöbetine tutulmuştur. PKK ve bölücüler, AB ve AKP, bu konuda da aynı çizgide bir araya gelmiştir" dedi.

.................................................. .................................................. ..

5631Yılmaz'a hemşehri desteği!
Anavatan Partisi Rize il teşkilatı üyeleri, Yüce Divan'da yargılanan eski Başbakan Mesut Yılmaz'a, yarınki duruşmasında destek olmak amacıyla 15 otobüsle Ankara'ya hareket etti.

Anavatan Partisi Rize İl Başkanı Mustafa Mataracı, Ankara'ya hareket etmeden önce gazetecilere yaptığı açıklamada, bundan sonra güzel günlerin kendilerini beklediğini ifade ederek, �Biz, Mesut Yılmaz'ın haklı, kamu vicdanında suçsuz olduğuna, hiçbir suçlama ile karşılaşmadığına inandığımız için kendisinin her zaman peşindeyiz. Doğrunun yanında olmaya ve doğruları anlatmaya devam edeceğiz� dedi.

Mesut Yılmaz'ın tekrar siyasete döneceğine inandığını belirten Mataracı, şunları söyledi:

�ANAVATAN'lıları ve Mesut Yılmaz'ı sevenleri güzel günler beklemektedir. Mesut Yılmaz muhakkak siyasete dönecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü, kendisi Türkiye'nin yetiştirdiği ender insanlardandır. Türk devletinin, Türk milletinin kendisinin bilgi birikimine ve tecrübesine ihtiyacı vardır. Kendisinin, devletin, halkın beklediği bu görevi tekrar layıkıyla yerine getireceğine inanıyorum.�

Mesut Yılmaz'ın Yüce Divan'da yargılandığı davanın siyasi olduğunu savunan Mataracı, �Bunun takdirini kamuoyuna bırakıyorum. Her şey halkın gözü önünde gelişiyor� diye konuştu.

Mataracı, Mesut Yılmaz'ın en kısa sürede Rize'ye geleceğini ve hemşehrileri ile bütünleşeceğini de kaydetti.

.................................................. .................................................. ....

5633
Protestocular kadın tokatladı
Tüm Ermeniler Katolikosu Karekin II"nin Ruhban Okulu ziyareti sırasında, Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Kemal Kerinçsiz"in de aralarında bulunduğu 65 kişi protesto gösterileri yapınca, Heybeliada"da gergin anlar yaşandı.

Karekin II, Türkiye Ermenileri Partiği Mesrob II ve Fener Rum Patriği Bartholomeos"un ziyaretinden önce, adaya 250 Çevik Kuvvet Polisi ve 10 motosikletli polis getirildi. Ancak, iki gösterici, orman içinden Ruhban Okulu önüne çıkarak slogan atıp, yaşlı bir kadını tokatlayınca, polisin sabrı taştı. Göstericiler adadan uzaklaştırıldı. Ruhban Okulu"nda basına kapalı bir görüşme yapan ruhani liderler, öğle yemeğinin ardından bahçeye çıktılar ve ellerinde begonvillerle gazetecilere poz verdiler.

.................................................. .................................................. ....

Naci
23.06.2006, 10:34
Teşekkürler, küçük devrimci. Bu sabahta sayende habersiz kalmadık.

SivanA SimyacI
23.06.2006, 10:37
her zamanki gibi gene zamanını sasmadın paylaşımların için sağol

cagdascetin
23.06.2006, 10:43
rica ederim ajansımızın adı devrimci ajans sabahları uyanabildiğim sürece habersiz kalmassınız

Alevimen
23.06.2006, 15:42
lütfen genel haberleri alevilik bölümünde açmayalım.. kaydırdım.