Orijinalini görmek için tıklayınız : İnsan Nedir?...


ecem_m
23.06.2006, 17:12
İNSAN NEDİR?

İnsan, evrenin tek rasyonel (akli) varlığıdır. Realite ve insan bilinci, belirli bir kimliğe sahiptir; belirli bir tabiatı ve ihtiyaçları vardır. Realiteyi anlamak ve hayatta kalmak için,insanın en temel aracı AKLIDIR.

Realite tekdir, insan bilincinin de tek bir tabiatı vardır. İnsan, özgür iradeye sahip, kendini üretebilen ve idare edebilen bir kahramandır. Yani insan, "ilahi tecelli" veya "üretici güçler" gibi kendi dışındaki kuvvetlerin programladığı, cevhersiz, çaresiz bir robot değildir.

"Karakteri, faaliyetleri, değerleri , mevcudiyetle olan ilişkileri, gayesi ve amaçları konularında, yapmak zorunda kalacağı tercihlerde, kendisine rehberlik edecek değerler hiyeraşisini ve prensiplerini keşfetmek", insan bilincinin gerçek bir ihtiyacıdır.

İnsan bilinci: muazzam bir bilgisayar gibi, programcısı olmadan bir işe yaramayan, bir mekanizmadır. Bilinçli olmaktan kaçtığı ettiği ölçüde, duygusal bilgisayarını, tesadüfi etkiler programlar: rasgele izlenimler,çağrışımlar,taklitler,slogan,klişeler. Sonuç korkunun egemen olduğu bir hayat hissi.

İnsan geçmişsiz veya geleceksiz olarak an be an yaşayamaz;bütünleştirme kapasitesini elimine edip, bilincini bir hayvanın algısal menziline hapsedemez. Nasıl ki bir hayvanın bilinci zorlanıp soyutlamalarla uğraşır hale getirilemez ise: insan bilinci de, o anki somutluktan başka hiçbir şeyle uğraşamaz hale getirilerek daraltılamaz. İnsan işte bu mekanizmayı bilgisel bir amaçla kullanmak iradi bir eylemi gerektirir. Bundan imtina ederse, tesadüfler idareyi ele geçirir: mekanizma şoförsüz bir araba gibi çalışmaya devam eder. Bütünleşmiş kişilik: bilinç ile duygular arasında tam bir uyum olan,sahip olduğu hayat hissi ile bilinçli kanaatler çakışmış bir insandır. Hayatın anlamı, prensipler, idealler ve değerler; böylesi bir bilinç ile keşfedilir. Hayat hissi, doğru bir felsefenin rehberliğinde duygusal bütünleşmenin kriterlerini de belirler. Duyguları, tamamen ikna olduğu yargılarından kaynaklanır. Zihin başa geçer, duygular takip eder. Bilgilerini bütünleştirmek, bilinçli kanaatler edinmek için çaba göstermeyen insan; meramını ifade etmekten aciz kalarak, duygularının insafına kalır. Rasgele ve eklektik ve genellikle çelişkili fikirler kolleksiyonundan ibaret, böylesi bir felsefi enkaz, o insanın üzerinde hiçbir ikna gücüne sahip olamaz. Bu enkazın yarattığı duygular, realite karşısında onu genellikle yanıltacak, kendini sürekli olarak mutsuz olduğu haberini verecektir. Bu enkaz değerlerin elde edilemeyeceğini, mücadelenin nafile olduğunu; korku-suçluluk-ıstırap ve başarısızlığın insanlığın yazılı kaderi olduğunu; bir insan tarafından yapılabilecek hiçbir şey olmadığını ilan eder. Hayata teslimiyetle başlamak, kendi suratına tükürüp mevcudiyeti lanetlemekle başlamak; insanın tabiatında böyle bir hale girmek bir yozlaşma sürecidir. Kimi ilk baskıda teslim olur, kimi kendini satar; kimi enerjisini, algılayamayacağı kadar küçük derecelerde eksiltip, bütün ateşini yitirir. Sonra bunların hepsi kendilerine, olgunlaşmış olmak için zihinlerini terk etmek gerektiğini; güven içinde olmak için değerlerini terk etmek gerektiğini; pratik olmak için kendine saygı ve güven erdemini kaybetmek gerektiğini telkin etmekte olan büyüklerinin teşkil ettiği büyük bataklıkta kaybolup giderler.yonel bir insanın o aynada görmeyi beklediği şey, haklı görünmektir. Kendine saygı-güven erdeminden yoksun olmakla ihanet ettiği benliği, son çırpınışında, hiç değilse bulunduğu dalaletin, düşkünlüğün haklı görülmesini istemektir.



İnsanla ilgili her özelliğin spesifik bir tabiatı vardır. Dolaysıyla, bilinç de belirli bir tabiata, belirli bir kimliğe sahiptir. İnsanın akli yeteneğinden kaynaklanan irade de belirli bir tabiata sahiptir. Mevcudiyetteki tabii öğelerin kombinasyonlarını yeniden düzenlemek, insanın sahip olduğu tek yaratma gücüdür. İnsan hayalgücü,insanın realitede olduğunu veya olabileceğini bildiği şeyleri zihninde yeniden düzenleme yeteneğidir.

İnsan bilinci kavrama-düşünme alanında ancak bilincin kendisinin-irade yoluyla- başlatabildiği bir davranış gücüne sahiptir. İnsanlar zihni faaliyetlerini başlatma ve sürdürme alanında, bilinçlerinin tabiatının(kimliğinin) belirlediğinden başka türlü davranamazlar.(Hayvanlar bedenlerinin tabiatından başka türlü davranamazlar)

Rasyonel bir insan, amaçlarını-değerlerini-tercihlerini yargılarken:realitedeki olguları standart olarak alır. Çünkü ancak realitede metafiziken verili olan şeyler "neyse odur".Yani bilincin tek kaynağı realitedir. Metafiziken-verili olanla, insan-yapısı şeylerin farkını kavramak, bilincin somut bir ihtiyacıdır. İnsanın bilinci üzerindeki kontrolü, bilincinin tabiatı hakkında, bilgi sahibi olması ile mümkündür. İnsan realiteye başvurmadan, kendi bilinci hakkında hiçbirşey öğrenemez. Evren için "yer çekimi kanunu" ne demekse;"iradi bir bilince sahip olma özelliği" insan için o demektir. Bir insanı "hiçbirşey" düşünmeye zorlayamaz. Zihnini çalıştırmak, insanın sadece kendi hükümdarlığında olan,sadece kendi iradesiyle harekete geçebilecek bir güçtür. Bu nedenle insanlar yeni şekillere sokulamaz ve başka insanların amaçları için araçlar olarak görülemez.

İnsanın "kendi aklı ile bulmadığı-ispatlayamadığı bir şeyi zımnen de olsa kabullenmesi" kendi tabiatı ile çelişir,böylece kendi tabiatına karşı davranmış olur. Kendisi ispata muhtaç bir "tabiat üstü" varsayımı kabul, yani akıldışı bir şeyi kabul, aklı felç etmekten başka bir şeye yaramaz. Realiteye karşı davranış veya inançtan çıkacak sonuç,ıstırap çekmek ve kendini imhadır. Realiteyi dolaysıyla bilincini inkar eden bir insan; başkalarının" bilincini-anlayışlarını-yargılarını-değerlerini" kabullenmek zorunda kalır;bu durumda insan,kendinin değil başkalarının algılamakta olduğu bir dünyada yaşar. Böylece ruhunu, bir bilinç paraziti haline getirir. Zihnini terk eden bir insan,bir olgular evreninde değil,bir insanlar evreninde yaşar;olgular değil,insanlar onun realitesidir. Aklı değil,insanlar onun hayatta varkalma aracıdır.

İnsanın bedeni-maddesi-ile bilinci arasında hiçbir zıtlık yoktur,insan bu ikisinin bölünmez bütünlüğüdür. Mevcut olmayan bir şeyin bilinci olmaz, bilinç olmaksızın, mevcut bir şeyden haberdar olunmaz. İnsana bilincini veya bedenini reddetmesini önerenler, insanı zayıflatarak esir almak isteyenlerdir. Rasyonel insan, eylem adamı olan bir düşünürdür; o arkadan gelecek eylemlerle bağlantısız fikirlerin sahte olduğunu, fikirlerle bağlantısız eylemlerin ise intihar olduğunu bilir.

canugur
23.06.2006, 18:13
sayin arkadasim, güzel bir arastirmaya benziyor, deniyorum ama gercekten okunmuyor.
Cok zorlaniyor insan okurken, siyah ya da koyu lacivert gibi bir renk olabilir mi acaba diyordum?
saygilar

duygu_m
24.06.2006, 00:27
ecus.bucus gerçekten detaylı ve güzel bir araştırma yapmışsın.bilgilendirdiğin için saol

ecem_m
27.06.2006, 16:18
valla byaa bi ilgi çekmiş konum:D

Siya Saperen
27.06.2006, 16:29
Ataol Behramoglu insanlar ile ilgili bir şiirinde;

''İnsanlar da ülkelere benziyor
Sınırları var, yüzölçümleri
Yasaları var
Bayrakları, ilkeleri
Kimi dağlık bir arazidir.
Kimi kıraç
Kimi bereketli
Kimi dardır
Kimi engin gözalabildiğince...'' der. Her düşüncede her şekildedir insan. Ve sözkonusu insan ise hiçbir şeye şaşırmamak gerekiyor. Bende diyorum ki, insan sonsuz bilinmeyenli çözümsüzlüktür :p

Emegine saglık arkadaşım araştırma yazısı için...

müttaki
27.06.2006, 16:35
İnsan doğmamış doğurulmamış olan Allahın ruhundan üfürdüğüdür... demişti bi kamil abi hala İnsan dediler mi bu söz çınlar kulaklarımda...

İnsan kendi özünde zamana ve mekana hükmeden fakat benlikten ve bilinçsizlikten dolayı bu özelliğinden CEHL olan hayvani özelliklerle donatılmış beşere dönüşür...

benlikten kurtulmadan beşer o İnsana kavuşacak değildir.... o İnsana kavuşan ise ölecek değildir... Koca Yunus ne diyordu... aşıklar ölmez ölen Hayvan imiş yani Hayvani sıfatlar :)

ecem_m
27.06.2006, 16:44
valla gerçekten ben cvp yazdıktan sonra baya bi ilgi çekti konu yaw:D

erayY
27.06.2006, 16:45
İnsan bilinci: muazzam bir bilgisayar gibi, programcısı olmadan bir işe yaramayan, bir mekanizmadır. Bilinçli olmaktan kaçtığı ettiği ölçüde, duygusal bilgisayarını, tesadüfi etkiler programlar: rasgele izlenimler,çağrışımlar,taklitler,slogan,klişeler. Sonuç korkunun egemen olduğu bir hayat hissi.


sanırım burası en can alıcı noktalardan biri (yada benim en çok hoşuma giden kısım)
yalnız belirtmeden geçemeyeceğim haddinden fazla kasıntı bir yazı olmuş iyi,güzel,hoş gibi tabirleri bu yazıya atfedebiliriz bununla birlikte yazının asıl anlatılmak istenen düşünceyi fazlaca dolandırarak anlamları üzerinde vakit kaybettiğimiz bazı kelimelerin diğer cümleyi unutturan derecede karşımıza çıkması ise ekseriyet kazanıyor . Yazın güzel yalnız bir-kaç gömlek üstte kalmış...

bu konuya dair ;

öneri : Montaigne - Denemeler (bilhassa cem yayınları sabahattin eyuboğlu çevirisi)

canugur
27.06.2006, 16:45
Konuyu; inancta insan, felsefede insan olarak ikiye böldük.

Felsefede insan:
düsünen, degistiren, protesto eden özelliklere sahip tek canlidir.
saygilar

sonerk
27.06.2006, 16:50
bu yazı aynı fethullah gülenin verdiği fetvalara benziyor o adamında söylediklerinden bişey anlamıyorum bu yazılanlardanda bişey anlamadım sade türkçe yokmu ...

canugur
27.06.2006, 16:53
bu yazı aynı fethullah gülenin verdiği fetvalara benziyor o adamında söylediklerinden bişey anlamıyorum bu yazılanlardanda bişey anlamadım sade türkçe yokmu ...

(Imazaniza yönelik)
Böyle bir afis ile aradiginiz kisi ortaya cikar mi sayin sonerk.
Konunun özünü bir topikte desifre etsydiniz belki de daha iyi olurdu.

sonerk
28.06.2006, 03:00
(Imazaniza yönelik)
Böyle bir afis ile aradiginiz kisi ortaya cikar mi sayin sonerk.
Konunun özünü bir topikte desifre etsydiniz belki de daha iyi olurdu.

valla haklısın sayın canuğur kendini bilemezin biri bana terbiyesiz emeil atıp duruyor forumdan bi karaktersiz işte yazdıkalarımızı beyanmeyen biri belli oluyor orasıda pek muhatap olmak istemiyorum açıkçası öyle karaktersiz insanlarla açıkcası düşünmedim değil ama kız gibi ağlamakta istemedim böylesi karaktersiz kişiliksiz insanlarla muhatab olmak istemiyorum açıkcası bi daha öyle bişey olursa bi denemeli artık.... ilginden dolayı teşekürler sayın canuğur...

Gannush
28.06.2006, 03:39
insan, insanmerkezcil bir kavramdır. diğer varlıklar ile arasındaki fark, kendisi kendisini nesneleştirip bakabilmesinden ibarettir. . kendisini durmadan övüp durur : "tek rasyonel varlıktır" "düşünebilir" "evrenin efendisidir" ,,bla bla.. koskocaman bir egodan müteşekkildir. diğer varlıklar için insanın varlığı ile yokluğunun fazla bir anlamı yoktur. taşa sorsanız, dağa sorsanız, ayıya keçiye bitkiye yıldıza güneşe sorsanız insan niye bu kadar önemli diye, gülüp geçecektir. koscoman evrendeki bu kadar önemsiz bir varlığın kendisini bu kadar sevmesi ve kendi üzerine durmadan felsefî geyikler çevirmesi da bir o kadar önemsiz ve saçmadır... bu yazı da milyarlarca edilmiş insan kelamı kadar saçma ve gereksizdir.

(ehum ehum anti-felsefe yapalım biraz :) )