Orijinalini görmek için tıklayınız : 24.06.2006 Gün Haberleri


cagdascetin
24.06.2006, 04:08
5658 11 PKK'lı ÖLDÜRÜLDÜ!

Edinilen bilgiye göre, Çukurca'nın Irak sınırındaki Karadağ kırsalında, terör örgütü PKK üyelerine karşı operasyon başlatan Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanlığı'na bağlı birlikler, 11 teröristle sıcak temas sağladı.

Teröristlerin, güvenlik güçlerinin "dur" ihtarına ateşle karşılık vermesi sonucu çıkan ilk çatışmada, 8 terörist öldürüldü.

Kaçan 3 teröristi, hava ve kara destekli olarak takip eden komando birlikleri, terör örgütü PKK mensuplarıyla ikinci kez sıcak temas sağladı.

Çatışmada, 1'i kadın 3 silahlı terörist daha ölü ele geçirildi.

Operasyonda toplam 11 terörist ölü ele geçirilirken güvenlik güçlerinde can kaybı ve yaralanma olmadığı ve operasyonun tamamlandığı bildirildi.

.................................................. .................................................. ....
5660 Çukurca'da sıcak temas!
Hakkari'nin Çukurca İlçesi kırsalında teröristlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların gece de halen devam ettiği bildirildi.

11 teröristin ölü olarak ele geçirildiği Çukurca İlçesi'nin kırsal kesiminde helikopterlerde havadan bölgeyi vurmayı sürdürüyor.

Gece olmasına rağmen Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'na peş peşe inen 10'a yakın savaş helikopteri mühimmat yükleyerek, kırsala yönelik hava hareketini sürdürüyor.

Gecede sıcak çatışmaların yaşandığı bölgede bir grup teröristin ise halen kıskaçta olduğu bildirildi. Hava trafiğinin oldukça yoğun olduğu Hakkari semalarında helikopterle manevra yapılarak, dağların arasında teröristlerin bulunduğu alanı vurmayı sürdürüldüğü belirtildi.

.................................................. .................................................. .....

5659 7 Hizbullahçı cezaevinde
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine sevk edilen Abdullah Ü, Sebahattin Ü, Murat P, Mustafa T, Hasan Ç, Abdullah B. ve Bekir Ü. nöbetçi savcı tarafından sorgulandı.

Savcı, 7 kişiyi ''terör örgütüne üye olmak'' suçundan tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk etti.

İstanbul nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesince tekrar sorgulanan 7 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

.................................................. .................................................. ....

5659 Güvenlikçiye darp hapsi!
Topkapı Sarayı Müzesinde güvenlik görevlisi olarak çalışan Vahdettin P, bir kişiyi darp ederek bacağının kırılmasına neden olduğu gerekçesiyle tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, restorasyon çalışması yapılacak Aya İrini Müzesi, Mecidiye Köşkü ve Arkeoloji Müzesinde gerçekleştirilecek işlerin tespiti için Dünya Bankası yetkilileriyle inceleme yapan Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğünde görevli inşaat mühendisi Lemi Benli, Aya İrini Müzesi çevresinde Vahdettin P'nin saldırısına uğradı.

Topkapı Sarayı Müzesinde güvenlik görevlisi olan ve oturduğu lojmanın yıkılacağı düşüncesiyle Benli'yi darp ettiği belirtilen Vahdettin P, mühendisin ayağının kırılmasına yol açtı. Lemi Benli, kaldırıldığı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alındı. Polis tarafından yakalanan Vahdettin P, sevk edildiği İstanbul Adalet Sarayında tutuklanarak cezaevine konuldu.

.................................................. .................................................. .....


5661 Hükümlüye badminton kursu
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile Badminton Federasyonu işbirliği ile Türkiye'deki 21 cezaevindeki tutuklu ve hükümlüye Badminton öğretiliyor.

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi Müdürü Muammer Seyitoğlu, kurslara 120 mahkumun katıldığını ifade ederek, �Badminton Federasyonu, Türkiye için yeni olan bu spor dalını şimdi cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere öğretiyor� dedi.

.................................................. .................................................. ....

cagdascetin
24.06.2006, 04:11
5662 Gecekondu sahiplerine müjde
Dönüşüm alanı içindeki konutunun 12 Ekim 2004'ten önce yapıldığını belgeleyen gecekondu sahiplerine, 20 yıl vadeyle, yapılacak sosyal konutlardan verilebilecek. Afet riski taşıyan alanlar ile doğal, tarihi ve kültürel çevre alanlarının tasfiye, yenileme ve iyileştirmeye tabi tutulmasını öngören Dönüşüm Alanları Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Tasarı, imar planı bulunsun veya bulunmasın, kentsel ve kırsal tüm alanlarda, afetlere ve kentsel risklere duyarlı yaşam çevrelerinin oluşturulması için fiziki köhneme, sosyal ve teknik altyapının yetersiz ve niteliksiz olduğu alanların iyileştirme, tasfiye, yenileme ve gelişimini sağlamak üzere dönüşüm alanlarının tespitine ve dönüşümün gerçekleştirilmesine ilişkin esasları belirliyor. Tasarıya göre, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat, eğitim ve savunma amaçlı kullanılan alanlar kapsam dışında kalmak üzere, dönüşüm alanı olarak belirlenen alanlardaki arsa, arazi ve bunların üzerindeki bütün yapılar, imar planına uygun olarak düzenlenecek.

Tasarı, konut, ticaret, sanayi, rekreasyon, teknik altyapı, sosyal donatı alanları ve diğer yatırım ihtiyaçları için; proje geliştirilmesi, arazi, arsa düzenlemesi, toplu ortaklık ve proje ortaklıkları kurulması, finansal destek sağlanması, trampa ve mülkiyetin el değiştirilmesi de dahil olmak üzere bu konuda yapılacak işlemleri kapsıyor. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Milli Parklar Kanunu, Çevre Kanunu, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, Kıyı Kanunu, Boğaziçi Kanunu, Maden Kanunu, Orman Kanunu, Köye Yönelik Hizmetler Hakkında Kanun, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Mera Kanunu, Türk Sivil Havacılık Kanunu, Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle, Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında kalan yerlerde, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ve önerileri alınarak uygulama yapılacak.

KIYI VE ORMAN ALANINDAKİ YAPILAR TASFİYE EDİLECEK

Kıyı alanı, orman alanı olması nedeniyle üzerinde yapı yapılması mümkün olmayan alanlarda bulunan yapılar, bu alanlardan tasfiye edilecek; bu yapıların sahipleri, talep etmeleri halinde barınma ve çalışma ihtiyaçlarının karşılanması için gelişim alanı içinde yapılacak düzenlemeden yararlanabilecek. Bu alanlar içinde kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca, ''korunacak yapı'' olarak tespit edilen yapıların bulunması durumunda ise alanın ve yapının özellikleri dikkate alınarak, idare (belediyeler ve il özel idareleri), yerinde koruma da dahil yapılacak işlemi belirleyecek.

Dönüşüm alanı olarak belirlenen alanlardaki uygulama; kanunda belirtilen idareler dışında planlama ve uygulama yapma yetkisi bulunan kurum, kuruluş ve kurulların olması durumunda, Bakanlar Kurulu kararıyla, bu kurum, kuruluş ve kurulların görüşleri de alınarak idare tarafından yapılacak. Böylece planlama konusunda yaşanan yetki karmaşası nedeniyle uygulamaların sekteye uğramaması, iş ve işlemlerin tek elden yürütülmesi amaçlanıyor.

DÖNÜŞÜM ALANLARININ SINIRINI BELEDİYELER BELİRLEYECEK

Dönüşüm alanı sınırı, toplamı 5 hektardan küçük olmamak üzere, belediye ve mücavir alan sınırlarında belediye meclisi, belediye ve mücavir alan sınırları dışında il genel meclisi, büyükşehir belediyelerinde, ilgili ilçe veya ilk kademe belediyesinin görüşü alınarak büyükşehir belediye meclisi tarafından üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararıyla belirlenecek. Dönüşüm alanı sınırları, karar tarihinden itibaren 30 gün süreyle ilan edilecek.

Bu süre içinde dönüşüm alanlarına itiraz edilebilecek. İtiraz edilmezse ilan süresi sonunda, dönüşüm alanı sınırları, idarenin onayıyla kesinleşerek yürürlüğe girecek. İtirazlar incelenerek en geç 30 gün içinde karara bağlanacak. Tasfiye, sağlıklaştırma, gelişme ve yeni yatırımlar nedeniyle dönüşüme konu alanın yetersiz olması halinde, dönüştürülecek bölgeyle ilişkili bulunmak ve toplam alanı 5 hektardan az olmamak kaydıyla, birbirinden ayrı, birden fazla alan, tek dönüşüm alanı olarak belirlenebilecek. Dönüşüm alanları, Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun kapsamında belirlenebilen yenileme alanlarını da kapsayabilecek.

ASKERİ BÖLGELER HARİÇ

Dönüşüm alanlarındaki askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve ülke güvenliğiyle doğrudan ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç olmak üzere, Hazineye ait arazi ve arsalarla plan kararıyla tescile konu edilebilecek alanlar, idareye devredilecek. Mülkiyeti Hazineye ait, ancak üzerinde kamu binası bulunan alanların, kamu hizmetinin verilmesine gerek olmaması halinde, arsası hariç bina, bedeli ödenerek idareye devredilecek.

Dönüşüm alanı içinde kalan ve tasfiye edilerek başka bir alana taşınması gerekecek kamu yapıları, arsası idare tarafından sağlanarak başka bir yerde yaptırılacak. Dönüşüm alanı sınırının kesinleşmesiyle birlikte, dönüşüm amaçlı imar planları kesinleşinceye kadar bu alanlarda, plan, plan değişikliği ve plan revizyonu, parselasyon planı, ifraz, tevhit, irtifak hakkı tesisi, terkini, cins tashihi, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi ve onaylanması, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin işlemler durdurulacak. Kararın onayından önceki bütün yapım faaliyetlerine, geçici olarak son verilecek. Dönüşüm alanı sınırları içindeki konutunun 12 Ekim 2004'ten önce yapıldığını belgeleyen gecekondu ve ruhsatsız yapı sahiplerine, buralarda ikamet edenlere; vadesi 20 yılı aşmamak üzere borçlandırılarak dönüşüm alanı içinde yapılacak sosyal konutlardan verilebilecek.

İDARE, YAPTIRIM GETİREBİLECEK

İdare, dönüşüm amaçlı imar planı ve idare meclisi tarafından onaylı kentsel tasarım projeleri kapsamında mimari özellikleri veya kentsel siluet içinde yöresel dokuya uymayan yapılarla ilgili cephe, cephe kaplaması, çatı özellikleri, giriş saçakları gibi konularda, verilen süre içinde ve meclis kararı almak koşuluyla yaptırımlar getirebilecek. Verilen süre içinde bunları yapmayanların yerine, idare bu işlemleri yaptırabilecek ve masrafları, yüzde 20 fazlasıyla maliklerden tahsil edilecek.

ACELE KAMULAŞTIRMA SAYILACAK

Kamulaştırma işlemi, Kamulaştırma Kanununun ''iskan amaçlı'' ve ''Bakanlar Kurulu kararı alınmaksızın yapılacak acele kamulaştırma'' olarak sayılacak ve yalnızca, kamulaştırma bedeline karşı itiraz edilebilecek. Yapıldığı dönemin mevzuat hükümlerine uygun olan, ancak öngörülen afet tehlikesi karşısında kısmen veya tamamen yıkılma tehlikesinin ortaya çıkması nedeniyle can ve mal güvenliğinin sağlanamayacağı yapılarda, güçlendirmeyle tehlikenin giderilebileceği teknik raporla belirlenen yapıların sahipleri, gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.

Kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmiş yapılarda, söz konusu işlemlerin yerine getirilmesinde maliklerin tamamının oybirliği kararı veya muvafakati aranmayacak. Bu işlemlerin giderlerine, maliklerin tamamı, hisseleri oranında katılmak zorunda olacak. İmar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak yapılan yapılarla ilgili işlemleri düzenleyen İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun, yürürlükten kaldırılacak.

.................................................. .................................................. .....

5663KESK'ten TMY'ye eleştiri
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu Sözcüsü Cemal Yıldırım,''Terörle Mücadele Yasa Tasarısı, terörle mücadele bahanesiyle, toplumu susturmanın, demokratik hakları gasbetmenin aracına dönüştürülmüştür'' dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, KESK Ankara Şubeler Platformu, Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK) Ankara Bölge Temsilciliği,78'liler Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin de aralarında bulunduğu sivil toplum örgütleri, Terörle Mücadele Yasa Tasarısı ile ilgili basın toplantısı düzenledi.

Yıldırım, Ankara Mimarlar Odası'nda düzenlenen basın toplantısında, tasarının ''toplumu susturmaya yönelik bir çalışma'' olduğunu savundu. Cemal Yıldırım, tasarıda ''terör'' kavramının genişletilerek, siyasi parti, sendika ve sivil kitle örgütlerinin demokratik bazı eylemlerinin terör kapsamına alındığını öne sürdü.

Tasarı ile örgütlenme, toplantı ve gösteri yapma özgürlüklerinin daha da kısıtlandığını iddia eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Terörle Mücadele Yasa Tasarısı, terörle mücadele bahanesiyle, toplumu susturmanın, demokratik hakları gasp etmenin aracına dönüştürülmüştür. Tasarının 6. maddesinde, eylemlerin, yurt, sendika, parti gibi yerlerde yapılması durumunda ceza, iki katına çıkarılmıştır. Tasarıdaki 'Örgüte yeni üye kazandırmaya yönelik eylemler' ifadesi ise tüm demokratik kitle örgütlerini kapatacak bir tehlikedir.''

Tasarı ile güvenlik güçlerine sınırsız silah kullanma yetkisi verildiğini öne süren Yıldırım, ''En ufak bir amblem veya işaret terörist damgası yemeye yeterli olacaktır. Bu tasarı gözaltı koşullarını da ağırlaştırmaktadır'' dedi.

.................................................. .................................................. ....

cagdascetin
24.06.2006, 04:17
5664İstanbul'da Hizbullah operasyonu
İstanbul'da terör örgütü Hizbullah'a yönelik operasyonda 7 kişi yakalandı.

Alınan bilgiye göre, terör örgütü Hizbullah'a yönelik çalışmalarını sürdüren istihbarat ve terörle mücadele şube müdürlükleri ekipleri, örgütle bağlantılı oldukları öne sürülen ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince aranan 7 kişiyi gözaltına aldı.

Polisteki işlemleri tamamlanan bu kişiler, daha sonra Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine sevk edildi.

.................................................. .................................................. ........


5665Patrikin şifreli plakaları
Fener Rum Patriği Bartholomeos'un iki Mercedes otomobilinin plakalarındaki harf ve rakamların rastgele seçilmediği söyleniyor. İstenilen plaka piyasadan satın alınabiliyor.

34 PKB 60: PKB harf grubu "Patrik Konstantinapolis Bartholomeos" kelimelerinin baş harfleri. 60 ise Aziz Pavlos'un, Hıristiyanlığı Yahudilik'ten ayırarak bir ruhani din haline getirdiği tarih.

34 EPB 12: EPB "Ekümenik Patrik Bartholomeos"u simgeliyor. 12, patrikhanenin Sen Sinod Meclisi'nde yer alan metropolit sayısı.

.................................................. .................................................. ....

5666Hoca ölümden döndü
Haziran ayının ilk haftasında Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Genel Kurulu'nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı 5-10 Temmuzda kutlanacak Nasreddin Hoca Şenliği'ne davet için giden Temsili Nasreddin Hoca'nın takma bıyıklarının yapıştırıcı ile tutturulması nedeniyle zehirlendiği öğrenildi.

Ankara'ya gidildiğinde Nasreddin Hoca'yı temsilen canlandıran Akşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğünde görevli Menderes İz, yaptığı açıklamada, 6 Haziranda gerçekleştiren TESKOMB 35. Olağan Genel Kurulu'na katılarak Başbakan Erdoğan'ı Akşehir'de yapılacak Nasreddin Hoca Şenliği'ne davet ettiğini ve orada bir konuşma yaptığını anımsattı. Genel kurula katılmadan önce Nasreddin Hoca kıyafetini giydiğini ifade eden İz, şunları kaydetti:

''Arkadaşlarımız makyajımı yaparken takma bıyıklarımı Japon yapıştırıcısı ile yapıştırdı. Yapıştırıcının kokusu nefes alıp-vermemde olumsuz etki yaptı, ancak mecburen çıkıp konuştum ve kendimi ayakta zor tuttum. Konuşmamdan sonra hemen Ankara Numune Hastanesine gittik. Yapıştırıcıdan zehirlendiğim için serumlar ve iğnelerle son anda kurtuldum. İyi ki takma bıyıkları kendi bıyıklarıma yapıştırdık. Bıyıklarımı keserek yapıştırıcıdan ve takma bıyıklardan kurtuldum.''

Akşehir Belediye Başkanı Opr. Dr. Mustafa Baloğlu ise bu tür yapıştırıcıların solvent etkisi yaparak solunum yetmezliğine yol açabildiğini söyledi.
Temsili Nasreddin Hoca'nın genel kurulda konuşma yaparken yüzünün
renginin değiştiğini belirten Baloğlu, ''yüzü adeta morardı. Hoca, ölümden döndü. Ankara Numune Hastanesinde gerekli tıbbi müdahaleler yapıldı ve rahatladık. Saatlerce hastanede kaldık'' dedi.

.................................................. .................................................. ....

Belediyeler evsiz kalacak
Bakanlık, belediyelerin konut projelerini bundan böyle TOKİ aracılığıyla gerçekleştirmelerini istedi. A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 81 ilin valisine, belediyelere Hazine arazisi satışları konusunda bir yazı gönderdi.

Yazıda, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 69'uncu maddesinde belediyelerin, düzenli kentleşmeyi sağlamak, beldenin konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içinde, özel kanunlarına göre korunması gerekli yerler ile tarım arazileri hariç, imarlı ve alt yapılı arsa üretmek, konut, toplu konut yapmak, satmak, kiralamak ve bu amaçlarla arazi satın almak, kamulaştırma yapmak ve bu arsaları trampa etmekle yetkili kılındığı hatırlatıldı. Belediyelerin yine aynı madde uyarınca, bu konuda ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ve bankalarla işbirliği yapabileceği, gerektiğinde onlarla ortak projeler gerçekleştirebileceği belirtilen yazıda, daha sonra şöyle denildi:

ARAZİ TALEPLERİ REDDEDİLECEK
''Bu kapsamda, belediyelerin konut ve toplu konut amaçlı olarak ilgili yasaların öngördüğü düzenlemelere istinaden, yoğun bir şekilde Hazine taşınmazlarının satın alınması yönündeki talepleri Bakanlığımıza intikal etmektedir. Belediyelerin bu yöndeki yoğun taleplerinin, daha etkin ve verimli bir şekilde karşılanmasını sağlamak amacıyla, Bakanlığımızca yapılacak değerlendirmeler neticesinde, Valiliğinize (Defterdarlık) verilecek ikinci bir talimata kadar, ilgili belediyelerin münhasıran konut ve toplu konut amaçlı talepleri, bu projelerin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı aracılığıyla yürütülebilmesi için durdurulmuştur. Söz konusu belediye taleplerinin Bakanlığımıza iletilmeden reddedilmesi gerekmektedir.''

AMAÇ SAĞLIKLI KENTLER
Bu arada Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nden bir üst düzey yetkili, Maliye Bakanı Unakıtan'ın yazısı ile belediyelere konut amaçlı Hazine arazisi satışlarının durdurulduğunu söyledi. Bundan böyle belediyelerin, Hazine arazisi alarak, konut projesi gerçekleştiremeyeceğini kaydeden yetkili, A.A'ya şu açıklamada bulundu: ''Eski sistemde, belediyeler bizden Hazine arazilerini alıyor, konut ve toplu konut için kooperatiflere ve diğer kişilere tahsis ediyordu. Belediyelere devrettiğimiz çok sayıda Hazine arazisinin üzerinde bugün konut kooperatiflerince 10 yıldır, hatta 20 yıldır bitirilememiş inşaatlar var. Vatandaşlarımız da mağdur olmuş. Bunların alt yapıları yok, üst yapıları yok. Buralarda çevre ve görüntü kirliliğine yolaçılmış. İnşaatların bir çoğu da sağlıksız. Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığı dikkate alındığında, bu durum çok daha ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.. Burada öncelikle daha sağlıklı bir kentleşme amaçladık. Bugün Toplu Konut İdaresi, Türkiye'nin dört bir yanında toplu konut projeleri gerçekleştiriyor. Bu işi de dört dörtlük yapıyor. Altyapısı var, üst yapısı var. Okuluna, sağlık ocağına, çocuk parkına, spor alanına kadar her şey düşünülmüş. Üstelik bankalardan bu projeler için düşük faizli kredi temin ediliyor. Bu nedenle, belediye sınırlarındaki konut ve toplu konut projeleri, bundan sonra tamamen TOKİ kanalıyla yürütülsün istiyoruz.''

PLANSIZ ARAZİ SATIŞLARI DA DURDURULMUŞTU
Öte yandan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, devlet malıyla rant elde edilmesini önlemek amacıyla, geçen ay Valiliklere gönderdiği bir yazı ile plansız Hazine arazilerinin satışını ikinci bir emre kadar durdurmuştu. Unakıtan, bu ay başında da yine Valilikler ve Belediye Başkanlarına gönderdiği başka bir yazı ile plansız Hazine arazilerinin imar planlarının biran önce yapılmasını istemişti.

.................................................. .................................................. ....

Demirel'e Danıştay darbesi
Danıştay 13. Dairesi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) el koyduğu Egebank'tan doğan zararların, Şevket Demirel ile birlikte banka ortaklarından 5 kişiden tahsiline ilişkin, Fon Kurulunun ilgili daire başkanlıklarını yetkili kılmasına ilişkin kararının yürütmesini durdurma istemini reddetti.

Şevket Demirel ile birlikte banka ortakları Neslihan Demirel, Hasan Hüseyin Uysal, Yılmaz Kasap ve Nihan Atasagun, Egebank'a el konulmasının ardından banka ortaklarından talep edilen 259 milyon 722 bin YTL'lik banka kaynağının karşılanmasına ilişkin işlemlerin yerine getirilmesinde Birinci Tahsilat Başkanlığı ile Dava ve Takip Dairesi Başkanlığının yetkili kılınmasına ilişkin Fon Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle ayrı ayrı dava açtı. Davaları görüşen Danıştay 13. Dairesi, 5 davada da yürütmenin durdurulması istemini oyçokluğuyla reddetti.

Daire, Şevket Demirel'in açtığı davada, Demirel'in Egebank AŞ'nin dolaylı hakim ortağı olması ve 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda öngörülen koşulların bulunmaması nedeniyle yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verdi. 13. Daire, diğer 4 ortağın açtıkları davalardaki yürütmenin durdurulması istemini, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen koşulların bulunmaması nedeniyle reddetti. Dairenin kararlarına itiraz edilirse, itirazı Danıştay İdari Dava Daireleri görüşecek.

cagdascetin
24.06.2006, 10:18
5674 Erdoğan'ın yalakaları

Manken Güzide Duran'ın bir defilede 'salonda AK Partililer var Başbakan gelebilir' uyarısı üzerine göğsününü kapatması tartışılıyor. Sabah Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı Erdoğan'ın böyle şeyleri önemsemediğini iki yıl önce yaşanan bir örnekle açıklayarak Başbakandan korkma, yalakalardan kork dedi.


-Güzide Duran dekolte elbiseden görünen göğsünü eliyle kapatınca, Türkiye'nin kraldan çok kralcılarını da teşhir etti.
Dün Hıncal Uluç, Güzide Duran gibi uluslararası bir mankenin göğsünü kapatmasının yakışık almadığını yazdı.
Duran da yanıtladı: "Kapatmam istendi."
Neden? Çünkü defileyi düzenleyen firmanın sahibi Pierre Cardin'i uyarmış:
"Salonda AK Partililer var. Başbakan bile gelebilir. Çok açık görüntüler olmasın."
Cardin de Güzide'ye "Göğsünü kapa" demiş.
Buna "kraldan çok kralcılık" denir.
Çünkü Başbakan Erdoğan'ın böyle şeyleri takmadığına defalarca şahit oldum.
Birkaç yıl önce başbakanın yakın çevresinden Atasay Kuyumculuk'un sahibi Cihan Kamer'in defilesi vardı. Başbakan da en ön masada eşiyle birlikte oturuyordu.
Mankenler son derece dekolte kıyafetlerle sahneye çıktı. Gay olduğunu zannettiğim bir zenne ve bir dansöz sahne aldı. İçki servisi de rahatça yapıldı.
Başbakanın böyle bir rahatsızlığı olsa, bunu en iyi Cihan Kamer bilir ve böyle bir defile yapmazdı.
Tayyip Erdoğan böyle işlere takılmıyor.
Ama onu iyi tanımadan ona yalakalık yapmak isteyenler takılıyor.

.................................................. .................................................. ...

5675 Demirel muhalefete taktı
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) 2005-2006 mezuniyet törenine katılmak üzere Isparta'ya gelen Demirel, memleketi İslamköy'de gezi ve incelemelerde bulundu. İslamköy Belediyesini ziyaret eden Demirel, burada gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Demirel, basında Rahşan Ecevit'in ''sağda ve solda ittifak arayışı için Demirel'den bir randevu talep edeceğim'' şeklindeki beyanlarının yer aldığının hatırlatılması üzerine, bundan memnuniyet duyacağını kaydetti. Demirel, ''Rahşan Hanım, benden randevu talep ederse memnuniyetle kabul ederim'' dedi.

Demirel, siyasetteki ittifak arayışlarının sonuç verip vermeyeceği ve kendisinin bir ombudsman rolü üstlenip üstlenmeyeceği'' yönündeki soru üzerine şöyle konuştu: ''Siyaset uzun bir süreçtir. Hiçbir şey bir gecede olmaz. Her şey bir sürecin sonucudur. Bugün Türkiye, muhalefeti beğenmiyor. Daha güçlü bir muhalefet arıyor. Türkiye, seçime gidince 'kime oy verelim?' onu arıyor. Ben Türkiye'de 7 yıl cumhurbaşkanlığı 12 yıl başbakanlık, 21 yıl milletvekilliği yaptım. Ombudsman değilim. Siyaseti düşünen ve konuşan biriyim. Bazen konuşmalarım bir yerlere dokunabilir. Zaten siyaset suya sabuna değmeden olmaz. Benim siyasi partilerle bir alakam yok. Ben kimseyle temas arayan biri de değilim. Ama kim benimle görüşmek isterse kapım açık.''

-CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ-

Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Demirel, seçime 11 ay gibi uzun bir süre olmasına rağmen bu konunun bir yıldır tartışıldığını belirterek, şöyle devam etti: ''Demek ki, bu önemli bir olay. Türkiye, cumhurbaşkanının kim olacağını ve nasıl seçileceğini konuşuyor. Türkiye'de cumhurbaşkanını artık halkın seçme zamanı gelmiştir. Bugün Avrupa'da 17 ülkede cumhurbaşkanlarını halk seçiyor. Halk seçtiği takdirde en az yüzde 50'nin üzerinde oy alacaktır ve en az halkın yüzde 50'sini temsil edecektir. O nedenle, kimin cumhurbaşkanı olacağı değil, cumhurbaşkanının nasıl seçileceği önemlidir. Cumhurbaşkanlığı artık birileri tarafından birilerine hediye edilmemeli.''

-AİLE KABRİSTANINA ZİYARET-

Demirel, İslamköy'de Şehriban Hatun Camisi'nde cuma namazı kıldı ve Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi ile doğduğu evi gezdi. Daha sonra İslamköy Belediye Mezarlığı'ndaki aile kabristanını da ziyaret eden Demirel, burada bir süre dua etti.

.................................................. .................................................. ...

5676
Sezer'in REJİM KAYGISI var!
Zeki Sezer, Antalya Tenis İhtisas Kulübünde düzenlenen DSP'ye katılım toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin karanlığa sürüklendiğini savundu.

Türkiye'de kuruluşundan bu yana ilk kez rejim sorunundan söz edildiğini ifade eden Sezer, ekonomide de olağanüstü olumsuz gelişmeler yaşandığını belirtti. Türkiye'de bir yıl öncesi rakamlarına göre 20 milyon kişinin yoksulluk sınırında, 940 bin kişinin de açlık sınırının altında yaşadığını anlatan Sezer, son 2-3 ayda bu rakamların çok daha fazla arttığını ileri sürdü.

Sezer, şunları söyledi:

''Son 2-3 ayda ekonomideki dalgalanma dedikleri olgu yoksulluğu iyice derinleştirdi. Maliye Bakanı (Ne var bu dalgalı kur rejimi. Dalgalı kur rejiminde dalgalanmalar olur. Dalgalı kurla dalga geçmeyin) diyerek vatandaşla dalga geçiyor. Ama bu vatandaş sandıkta bu dalga geçmenin karşılığını verecek. Onların dalgalanma dediği gerçekte kriz hali toplumu iyice fakirleştirdi.''

ILO'nun rakamlarına göre dünyada 149 milyon işsiz bulunduğunu ancak Türkiye'de bu sayının 12 milyon olduğunu vurgulayan Sezer, ''Dünyadaki işsizlerin dokuzda biri Türkiye'de'' dedi.

-''İTTİFAKLARIN ÖNÜ AÇILABİLİR''

- Türkiye'de seçim yasalarının demokrasinin tam işleyişini engellediğini ileri süren Sezer, bu nedenle TBMM'de grubu bulunan partilere bir tasarı sunacaklarını dile getirdi. Sezer, şöyle devam etti:

''Önümüzdeki hafta başında seçim yasalarında yapmak istediğimiz değişiklikleri sunup, yasalaştırın diyeceğiz. (DSP, acaba baraj kaygısı var da bunun için mi bu barajın düşürülmesini istiyor?) Hayır.DSP, bilerek söylüyorum inanarak değil, en hızlı yükselen, baraj sorunu olmayan Türkiye'nin yakın geleceğine damgasını vuracak tek partidir. Ama Türkiye'nin rejim kaygısı var. Ben o kaygıyla davranıyorum, o kaygıyla bu öneriyi Meclis'e sunmaya hazırlanıyoruz.Siyasi partilerin, seçimlerde işbirliğinin önünü açacak yasal değişikliklerin yapılması gerekli. O nedenle bir yasa değişikliği gerekiyor. İttifakların önü açılabilir. Böylece Türkiye, bugün sürüklenmekte olduğu karanlığa karşı güçbirliği yapmak isteyen laik, demokratik, Atatürk cumhuriyetinden yana olan kesimlerin işbirliğini sağlayabilir.''

Sezer, demokratik cumhuriyete inanan ve sosyal adaleti zenginlikteisteyen kesimlerin güçlerini DSP'de birleştirmelerini dilediğini söyledi. DSP'nin özverili davrandığını belirten Sezer, ''Özveriyi kimse zayıflık olarak algılanamasın. Özveriyi, yurtseverlik vatanseverlik olarak algılasın. Özveriyi yok sayarak, herşey (ben seçilirsem, ben olursam) mantığıyla yürütüldüğünde Türkiye'nin hangi sorunların içerisine düşürüldüğünü yaşayageldik. Bundan sonra yaşamak istemiyoruz'' dedi.

Sezer, konuşmasının ardından partisine katılan 113 kişiye parti rozetlerini taktı.

.................................................. .................................................. .....
5677
Rahşan'ın YOL HARİTASI
Ecevit hasta olunca, planını üstlendiğini söyleyen Rahşan Hanım, haftaya görüşmelerine başlayacağını belirtti, Mesut Yılmaz için ise "Ecevit bana onunla ilgili detay vermedi" dedi.

Eski Başbakan Bülent Ecevit'in "Milli Mutabakat" projesini üstlenen eşi Rahşan Hanım, dün yol haritasını açıkladı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in çevresinde bir ittifak için önümüzdeki haftadan itibaren görüşmelere başlayacak olan Rahşan Hanım, liderlerin yanı sıra Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller gibi aktif siyasetin dışındaki isimler ve "laik cumhuriyete inanmış" sendika ve sivil toplum örgütleri ile de görüşecek.

Rahşan Hanım, dün düzenlediği basın toplantısında sözlerine "Konumuz ittifak" diye başladı. Ecevit'in hastalanmadan önceki günlerde "Cumhuriyetin çok büyük tehlikede olduğunu düşünüp kendi kendini yiyip bitirdiğini" söyleyen Rahşan Hanım, "Şimdi Ecevit hasta oldu, bu çalışmayı kim yapacak diye düşündük ve ben üstlendim. Bu amaçla 'Cumhuriyet için el ele' çağrısı hazırladık" dedi.

Çağrı metnini okuyan Rahşan Hanım, Ecevit'in Büyükerşen'i gösterdiğini belirten ve eşinin bu çağrısını iletmek için, önümüzdeki haftadan itibaren çalışmalara başlayacağını belirten Rahşan Hanım, "Yılmaz Büyükerşen'in çevresinde bir ittifak için dolaşacağım. Çağrıyı götürüp onların ittifakı kabul edenlerinin başkanlarının biraraya gelmesini ve ittifakın ayrıntılarını görüşmelerini isteyeceğim" dedi. Rahşan Hanım, bir gazetecinin Mesut Yılmaz'ın bu birleşmeye karşı tavrının ne olduğu sorusuna ise "Ecevit, onunla ilgili bir detay vermedi" karşılığı verdi.

.................................................. .................................................. ......

SivanA SimyacI
24.06.2006, 11:10
formumuzun ajansısın çok sağol...

cagdascetin
24.06.2006, 15:49
rica ederim böyle msjlarınızı gördükçe yemin ederim çok mutlu oluyom