Orijinalini görmek için tıklayınız : bu kafayla.............
Bugünlerde elime bir yazı geçti ve öncelikle sizinle paylaşmak istedim bir anlamdada konuya bizim ülkemizin bakış açısındaki hatlar olarakta bakabiliriz
Bu Kafayla........
uzun senelr yaşadığım Avustralya,İngiltere 'de şöle bir durum vardır.Bu memleketlerin bir çok yerinde Kiliseler ,Camiler,Sinagoglar,Hindu Mabetleri,Sikh Mabetleri,Budist Mabetleri,Mahayana Mabetlerifaaliyetlerine serbestçe devam ederler.Hem de her türlüsü Katolik,Ortadok,Protestan,Anglikan,Metodist,Baptis t,Presbyterian ,Lutherian gibi kilesler ve Yehova 'nın şahitleri gibialt kültürleri hatta Church of Satan (şeytanın kilisesi) diye bir kuruluş dahi vardır.Dahası var ,İngiliz donanması ,şeytana tapan donama mensuplarına ayin izni bile tanımıştır .
Sünni camileri,Alevi Cem evleri ,Suffi tekkeleri kavagsız dövüşsüz aynı çoğrafyada varlıklarını devam ettirirler .Budistler sokaklarda ayinlerini rahatça yapralar.Bahailer ,serbestçe,inançlarını yaymaya çalışırlar.Yahudi mahallerlerinde dükkanlar kosher mal satarlar,Yahudi dini günlerinde hayat durur insanlar bize tuhaf gelebilecek kıyafetleri içinde serbestçe dolaşırlar .İlerlemiş memleketlerde Şamanizim dahi din sayılmıştır .Kızılderelisinden Orta asyalısına ,Eski mosundan Avustarlay yerlisine kadar isteyen herkes Şaman ayinleri tertip edebilir .Kimsede kimseyi inancı dini yüzünden öldürmez yakmaz yıkmaz aşağılamaz
Diyeceğim şu;Dünyada hal böyle iken bizim devletimiz en az 20-25 milyon vatandaşların mensup olduğu Alevi inancını ciddiye almaz.Bütçeden sünni Müslümanların İbadetleri için para harcanırken ,memleket nufüsunun 1/3 'nü teşkil eden Alevi vatandaşların inançları için bir kuruş bile harcamz.Anadolu 'da binlerce perişan kilise var .Bunları tamir etmek isteyenler akıl almaz engellerle karşılaşır.KURN-I KERİM dışında bir dini kitabı dağıtmak en büyük suçtur .Türkiye 'de bulunan ,imam dışındaki ,din adamlarına misyonerlerle casus ve yabncı gözüyle ile bakılır .
Halbuki ,ibadet bir insanın en önde gelen hürriyetidir .Bırakın insanlar istediklerine inansınlar ve ibadetlerini yapsınlar .Nerede kaldı o müslümanlığın o EFSANEVİ toleransı ?ACABA biz bu kafayla AB 'Yİ VE DÜNYAYI ,LAİK SAYGILI bir devlet olduğumuzu nasıl inandıracağız ? saygılarımla
evet bu yazıyı okudukatan sonra dünya nın neleri tartıştığını insan insan olarak baktığını ibadeti büyük bir sorun etmeyip insana insana insan gibi baktığını bu yazıdıda bir kez daha anladım gerçekten biz bu kafayala AB ' YE KENDİMİZİ daha nasıl aklıcamızı ve daha ne kadar boyun eyeceğimizi toplum olarak merak ediyorum saygılarımla
manifesto 24.06.2006, 16:29 :) komik, AB nin biz ne mal olduğunu bilmiyoruz sanki...
AB de cami olmayan başkentten tutta camileri kundaklayan fanaiklere kadar birçok unsur var.
Kendi ülken aiçin AB ağzı ile konuşuyorsun.
...
Şİmdi farzedelim ki 10 tane alevi var sayınız az deyip onlara ibadet özgürlüğü sağlanmayacak mı?..
...
Devletin de elbette kusuru ve hataları var..ama Batılı ağızla konuşmamak lazım.
Onların biz inançlar konusunda nekadar hoşgörülü! olduklarını biliriz..
Bugüne kadar bu topraklar da tekbir kiliseye yada sinagoga bu millet zarar vermemişdir birde avrupaya bak..
reyhan22 24.06.2006, 16:31 gizemcim cok tesekkür ederım yazıyı yayınladıgın ıçın evet ama ne yazıkki biz boyle boyle bır ulkede yasıyoruz
saol reyhan ama bu zamana kadar bütün zorluklara ezilmemiş bir toplum olarak neden böyle diye ve biz hangi kafayla diye durulup düşünülemsi var diye de düşünüyorum
sevgili gizem tşk evet bırakın herkes istediği şekilde yapsın ibadetini gerçek demokrasiyi yaşamak istiyoruz.
Teşekkürler , Çok güzel bir konu.
Türkiye ve Demokrasi kavramı ne kadar yanyana ve içiçe geçmiş?
Türkiyede Alevilerin cemevleri halen ibadet yeri olarak tanınmıyorken, Verdiğimiz vergilerle diyanet işleri kasasını doldururken demokrasiden bahsetmek ne kadar doğru ? BUnlar işin inanc boyutu birde etnik anlamda sorunlar var. Bunların dışında ekonomik açıdan adaletsizlikler var yani Türkiye halkının ufak bir kesimi hariç geri kalan onmilyonlarca insan adaletsizliği yaşıyor ve hala ses çıkarmamakda diretiyor.
demokrasi dedikleri şey türkiyede olduna inanmıyorum
manifesto 25.06.2006, 18:26 gizem : Nerede kaldı o müslümanlığın o EFSANEVİ toleransı ?ACABA biz bu kafayla AB 'Yİ VE DÜNYAYI ,LAİK SAYGILI bir devlet olduğumuzu nasıl inandıracağız ? saygılarımla
:) önce kendimizin inanması lazım,bahsettiğin türkiyede demokratik düzenin varlığına en azından ağır aksak da olsa işlediğine inanmak ile başlar..
Kendimizi bukadar eleştirmeyelim...bu kafayla falan gibi yani..
Avrupalıların kafası nesıl...? ırkçılık orda..engizisyon orda..kölelik orda..daha neler...neyse bu bahis uzun..
İslamda tolerans vardır.Ama müslüman toleranslı değil ise onda bir sorun vardır,islamda değil..Hani bahsederiz ya hep..hoşgörü ve tolerans öteki ile yaşama azmi..hah işte o islam ile örtüşür...
20 20 milyon alevi varmı yokmu onu bilemem ama alevilik ile ilgili sorunun islamdan değil sistemden kaynaklandığını anlamalısın...
Salt dini inançların yerine getirilmesine diyecek bir şey yok. Kuşkusuz da desteklerim. Maneviyat, insanların bir türlü doyamadığı bir konudur. İstediğin kadar işle dur. Bazen de doyumsuzluk hat safhaya varır ve Cezayir gibi, Afrikadaki bazı ülkelrde ki gibi, Malezya ve Uzak Asya ülkelerindeki gibi (ki girmiş görmüşsün) ancak kan içerek tatmin olurlar. Uluslararası sermaynenin oyunu olduğunu zaten o cahil kafalara anlatamzsın, seni de yerler bir lokmada.
Niçin bu kadar toleranslı olabiliyorsunuz anlamadım.
En çok acı çeken, üstelik inancından dolayı en çok acı çeken bir kültürün insanı iken, ellerinden gelse bizi de bir kaşık suda boğacaklarken, kış uykusuna yatmanın bir anlamı var mı?
Din herzaman bir alet olmuştur: sermayenin elinden de düşmemiştir. Ezline ve ezen olduğu sürece de böyle devam edecektir.
Dünya'da nerede kan ve savaş varsa altında dini motifleri bulabiliriz.
Nerede yoksulluk varsa keza...
Aymazlığın anlamı yok. Kendi dini inançlarınızı, diğer dini inançlar yüzünden 600 senedir gizlemediniz mi?
Bu konuyu açtığın için yine de sana teşekkürü bir borç bilirim...
Sevgiyle ve saygıyla kal can dostum...
Sayin gizem cok haklisiniz.
nedenlerini de biliyoruz degil mi.
Avrupada demokratikesme süreci 1571 yilinda Ingiliz kralinin Papaliga yazdigi sert bir mektup ile baslamis, rönesansin (aydinlanmanin) etkisiyle 1789 da Fransiz ihtilali ile sekil almistir.
Türkiye ise hilafetin tozundan kurtulamamis, demokrasi tarihimizin 1923 ten 1950 ye, Menderes iktidarina dek oldugunu düsünürsek, durum aciklaniyor sanirim.
Toplum olarak düsütügümüz yanilgi; ülkemiz aydinlanma devrimini tamalamadan, demokrasiyi yasamadan, avrupa demokrasi ölcülerini ariyoruz.
Bizler hala yanmamak icin mücadele verirken, özlenen demokasiye ulasmak icin daha yolumuz var saniyorum.
*Önce aydinlanma sürceci dedigimiz, demokrarik kafa devrimini yasayacagiz.
*Daha sonra sünni islamla; tipki avrupanin kiliseyi zor yoluyla dize getirmesi gibi, kara taassup ile hesaplasmadan demokrasiyi yasayamayacagiz??saygilar
Karduk Medya 25.06.2006, 19:11 Sevgili canlar elbetteki bir ülkede demokrasinin olması ve o anlatılan şekillerde inançların yaşanması güzeldir. Ancak bu neden bizim ülkemizde yok dersek de problemi siyasal sistemde aramak yerine biraz da kendimizde aramalıyız. iki konuya değinmek isterim:
1) Anlatılan ülkeler (Avustralya ve İngiltere) ne kadar demokratiktir. Ya da kendi ülkelerinde demokrasiyi tesis ederken başka ülkelerde kanın oluk oluk akmasına sebep olanlar değil midirler? Avustralya yerlilerini (Aborijinleri) katlederek beyaz kültürü ile asimilasyon politikası güdenlerin ben insanlıklarını sorgularım. Daha Hindistan'da İngiliz sömürgeciliğinin izleri korumadı. Onun için onlar kendi mutluluklarını başkalarının mutsuzluğu üzerine kurmuşlardır. Kalkıp onların örnek verilecek bir yanlarının olduğunu sanmıyorum.
2) Anadolu coğrafyası birçok yönüyle demokratik ve felsefik gelişmelere önderlik etmiştir. Gerek kültür dokumuz ve gerekse de tarihsel birikimimiz bizim demokrasiden çok uzak olmadığımızı gösterecektir. Ancak şu an bu problemlerin yaşanmasının nedenlerinden biri de biz değil miyiz? Avrupa 1400lü yıllarda aydınlanmasını tamamladı ve gelişmeye başladı. Ancak biz hala Avrupa'nın bir dönemki Orta Çağ'ını yaşıyoruz. Bakın ilginç bir veridir. İngiltere'de halk krala karşı 1215 yılında ayaklanıp Magna Carta denilen sözleşme ile Meşruti (halk yönetimi) yönetime geçerken Türk toplumunda 1876'da padişahın izzet-i ikramı ile olmuştur. Yani biz 661 sene sonra yönetimsel haklar elde etmişiz ancak bunu da padişah efendimiz bize lütfetmiş. Cumhuriyet dönemi aydınlanmasında ise halkın hiçbir etkisi olmamıştır. Sadece bağımsızlığı elde edip padişahı tekrar geri getirmek mantığından öteye gidememişiz. Herkesin bildiği bir söz ile size teşekkür etmek istiyorum: "Her halk layık olduğu şekilde yönetilir." Paylaşımınız için de teşekkür ederim.
Karduk Medya, ismini bilmiyorum ama teşekkür ederim.
Objektif bir değerlendirme bu.
"herkes layığını bulur" muş, doğru...
Saygıyla
Sevgili canlar elbetteki bir ülkede demokrasinin olması ve o anlatılan şekillerde inançların yaşanması güzeldir. Ancak bu neden bizim ülkemizde yok dersek de problemi siyasal sistemde aramak yerine biraz da kendimizde aramalıyız. iki konuya değinmek isterim:
1) Anlatılan ülkeler (Avustralya ve İngiltere) ne kadar demokratiktir. Ya da kendi ülkelerinde demokrasiyi tesis ederken başka ülkelerde kanın oluk oluk akmasına sebep olanlar değil midirler? Avustralya yerlilerini (Aborijinleri) katlederek beyaz kültürü ile asimilasyon politikası güdenlerin ben insanlıklarını sorgularım. Daha Hindistan'da İngiliz sömürgeciliğinin izleri korumadı. Onun için onlar kendi mutluluklarını başkalarının mutsuzluğu üzerine kurmuşlardır. Kalkıp onların örnek verilecek bir yanlarının olduğunu sanmıyorum.
2) Anadolu coğrafyası birçok yönüyle demokratik ve felsefik gelişmelere önderlik etmiştir. Gerek kültür dokumuz ve gerekse de tarihsel birikimimiz bizim demokrasiden çok uzak olmadığımızı gösterecektir. Ancak şu an bu problemlerin yaşanmasının nedenlerinden biri de biz değil miyiz? Avrupa 1400lü yıllarda aydınlanmasını tamamladı ve gelişmeye başladı. Ancak biz hala Avrupa'nın bir dönemki Orta Çağ'ını yaşıyoruz. Bakın ilginç bir veridir. İngiltere'de halk krala karşı 1215 yılında ayaklanıp Magna Carta denilen sözleşme ile Meşruti (halk yönetimi) yönetime geçerken Türk toplumunda 1876'da padişahın izzet-i ikramı ile olmuştur. Yani biz 661 sene sonra yönetimsel haklar elde etmişiz ancak bunu da padişah efendimiz bize lütfetmiş. Cumhuriyet dönemi aydınlanmasında ise halkın hiçbir etkisi olmamıştır. Sadece bağımsızlığı elde edip padişahı tekrar geri getirmek mantığından öteye gidememişiz. Herkesin bildiği bir söz ile size teşekkür etmek istiyorum: "Her halk layık olduğu şekilde yönetilir." Paylaşımınız için de teşekkür ederim.
saygı duyuyorum her halk laiyığı ile yönetilir fakat bizim alevi toplumunu buna layık oldunu bukötülüklere layık oldunu düşünmüyorum yakılmışız yıkılmışız ezilmişiz ama yolumuzadan hiç bir zamn şaşmamışız doğruyu yapmışız ben alevi toplumunu cem evlerine din ve vicdan özgürlüğe layık oldunu düşünüyorum ve biz bunu yapmaya çalışıldıkaç canımız acıtılıyor çünkü topluımun çoğunluğu sünni ne yapmaya çalışırsan açlış hep bizleri 2 temmuzda olduğu gibi yakıyorlar bastırmaya çalışıyorlar bakmayın şuan alevi toplumu sessiz fakat fırtına önacesi yaşanıyor bence bu gelcek yakın günlerde göreceksiniz belki yakıp yıkmayız öldürmeyiz asmayız zarra vermöeyiz insana ama daha kötü bürokratik engeller bu konuda çıkacana inanıyorum göz ardı edilmeyecek kadarda alevi vatnadaşımız var saygılarımla ayrıca zaten yönetemiyorlar bizi isteselrde yönetemezler
Karduk Medya 25.06.2006, 19:45 Sevgili Gizem elbetteki insanların dinlerini ibadetlerini ve inançlarını en iyi şekilde yaşamalarını isterim. Bu benim için bir hayat kavgası ve onur davasıdır. Anlatmak istediğim şudur ben bunu genel anlamda kullanmıştım. Evet haklısın Türkiye'de ve genelde Ortadoğu coğrafyasının en mazlum dini gruplarından biridir Aleviler. Bunu dilerseni çok daha fazla da açabilirim. Ancak şunu da görmek gerekiyor. Bugün Anadolu coğrafyasında siz Nesturilere ve Yezidilere nerede ise rastlayamıyorsunuz.
Evet Aleviler katledilmiştir. Ancak şunu da unutmamak gerekir Aleviler yıllarca kendilerini Şii İrana (Safevilere) Şah İsmail ve uzantılarına kullandırmışlardır. Dolayısıyla Anadolu'da Osmanlıların açık bir hedefi haline gelmişlerdir. Bugün siz kendi Alevi kültüründen kopan Alevi gençlerin sayısını biliyor musunuz? Benim dediğim şudur Hak verilmez hak alınır. Dolayısıyla Alevilerin de kendi dinamiklerini yaratması ve örgütlenmesini tamamlaması gerekir. Bakın siyasal sistemler çok zekidir. Kapitalizm sırf proleter hareketleri denetim altına alabilmek için Sendikal örgütlenmelere izin vermiştir. Dolayısıyla işçi sınıfını da pasifize etmiştir. Ya da en azından kendi siyasal yapısına zarar vermekten alıkoymuştur. Bunu Aleviler için de yapabilir? Eğer dinamikleriniz güçlü olmazsa siz yaşayamazsınız. Çünkü küreselleşme din iman tanımıyor. Ayrıca Sivas bir yangındır bizim de içimizi yakmaktadır. Onun için bir önceki yorumumda ben genel bir kavram kullanmıştım. Alevilere yönelik bir şey değildir.
ilginiz için şimdiden teşekkürler bence biz bu ülkede yaşıyorsak ki daha cumhuriyetimiz kurulalı 90 yıl oldu anca köklü bir demokrasi ve laikliğe önümüzdeki 100 yılda anca erişebiliriz diye düşünüyorum saygılarımla
|
|