Orijinalini görmek için tıklayınız : fizik ve felsefe


izmirksk
31.08.2005, 19:38
arkadaşlar zaman sizce var mı?ve akıyor mu?
bunu sormamın nedeni 20.yüzyıl düşünürlerinin konuya bakışı çok enterasan duyunca şaşıracaksınız.
(bende onların kanıtlarını destekleyici savlar buldum)
umarım fizik ve felsefeden çekinen arkadaşlar yoktur.yada en azından fazla değildir.çünkü fizik sözü bile kitleleri kaçırmaya yetiyor :3D_NG (23

Ezo
31.08.2005, 20:59
Bence zaman vardir.

Zaman nedir: Zaman, iki hareket arasındaki süredir. Hareket ve maddenin nesnel hali zamanla belirir. Zamanın olmadığı yerde , nesnellikte yoktur! Bu nedenle zaman cismin kesinlikle belirleyici faktörüdür. Hareketin hızı zamanın da hızıdır.....

Sizin aciklarinizida merak ediyorum evt fizik ve felsefe zor ve entresant bir konudur ....

İsaaC
01.09.2005, 19:48
Evet Seni Dinliyoruz...Sence Varmı ?...

izmirksk
01.09.2005, 21:11
işlerimin yoğunluğu nedeni ile çok aktif olamıyorum ama 2 ay sonra çok farklı olacak.
bu konu gerçekten uzun .bunu üniversite öğrencilerinin kurmuş olduğu bir sitede sormuştum.
çok faydalı bir tartışma olmuştu(zamanın durağan olduğunu savunanlar -yani bizler- azınlıkta kalmıştık)
büyük çoğunluk akıp giden bir zamandan bahsediyordu(zaman elle tutulmayan ve gözle görülmeyen bir olgu olduğu için onlarda haklı olabilir.zaten bilim dünyası bunu çözemedi)
günümüz düşünürlerinin önemli bir kısmı (yani büyük çoğunluğu )zamanın durağan olduğunu savunmaktadır.
ben bunu isbat için minkowski diyagramlarını kullandım.(yükseklik-uzunluk-genişlik ve bu 3 tane boyutun yanında 4.boyut zaman)tabi üniversite öğrencilerinin hiçbirisi anlamadı.o kadar da uğraşmışdım.burada minkowski diyagramlarının zaman konusundaki kullanışını vermeyeceğim.çünkü anlaşılması gerçekten zor.
ama daha felsefi çıkışlar var.mesela zamanın durağan olduğunu savunanlar şunu söylemektedirler.
--nesneler devinip değişir .insanların doğup büyümesi,yaşlanması ,eşyaların eskimesi vs..
bütün bunlar nesnelerin ,canlıların devinip değişmesidir.değişen nesnelerdir.(olaylar değil)
yani olaylar değişmez nesneler değişir.bütün bunlar yani nesnelerin devinip değişmesi insanda zaman hissini uyandırır.
ayrıca eğer akıp giden bir zaman varsa bunun hızı nedir?zamanın hızını nasıl ölçeceğiz.(ancak bir üst zaman kavramı ile ölçebiliriz.onu ölçmek içinse daha bir üst zaman kavramına ihtiyaç var.o halde sonsuz zamansal kategoriler olmalı.bu ise mümkün olamayacağından akıp giden bir zaman kavramı reddedilmektedir.
zaman uzayın ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmektedir.eınsteın dahil bir çok bilim adamı zamanı 4.boyut oıarak ele almaktadır
yanlız bir hatırlatma yapayım.çünkü üniversiteli arkadaşların yer aldığı bir sitede bunu anlatırken yanlış anlaşılmıştım.zamanı kimse inkar etmiyor.sorumuz şu:
zaman akıyor mu yoksa durağan mı?
dediğim gibi büyük çoğunluk zamanın durağan olduğunu savunmaktadır.ama pekala zaman akıyorda olabilir.
bir akşam evde düşünürken aklıma bağıl hız kavramı geldi.(fiziğin en temel ve basit konularındandır.bir çok değişik uygulaması vardır.yan yana farklı hızlarda giden araçlarda da söz konusu olmaktadır.ama zıt yönlerde giden araçlarda daha net anlatabilirim.öncelikle şunu söyleyeyim.aklıma gelen bu olay elbette zamanın durağan olduğuna kanıt olamaz bu farklı fizik konusu sadece önyargılardan kurtulmamız için güzel bir örnek olabilir)
mesela siz bir otobüsdesiniz.ve saatte 100 km hızla hareket ediyorsunuz.karşı yönden de saate 40 km hızla giden başka bir otobüs geliyor.ve belli bir süre sonra o otobüs yanınızdan geçiyor.siz ne kendi otobüsünüz hızını biliyorsunuz ne de diğer otobüsün hızını.o otobüs yanınızdan geçtiğinde sizce hangi otobüs daha hızlı(unutmayın sizin otobüsünüzün hızı saatte 100 km diğer otobüs ise saatte 40 km ama siz bilmiyorsunuz.)
siz diğer otobüsü daha hızlı görürsünüz.arada bu kadar hız farkı olmasına rağmen yanınızdan 40 km hızla giden aracı daha hızlı görürsünüz.çünkü referans noktanız farklı.halbuki dışarıdaki gözlemcinin referansı farklı olduğu için o olaya daha net yaklaşır.ama fizik bilmeyen birisine karşıdan gelen otobüsün daha hızlı olmayabileceğini anlatamazsınız.yada bu temel bilgiye sahip değilse asla anlamayacak ve diğer otobüsün daha hızlı gitiğini söyleyecektir ve tabiki sizde).dediğim gibi önyargıdan uzak durmak açısından iyi bir örnek olabilir.
uzay - zaman diyagramının bizi hapsettiği koordinat düzlemi ve hortum belkide bizim dışımızda akıp giden bir zaman varmış gibi hissettirmektedir
aslında bu konuda minkowski diyagramları kanıt olarak kulanlır ama anlaşılması güç.fakat bütün bunlara karşın zaman akıyorda olabilir.
bakalım zaman :sas: ne gösterecek.

izmirksk
03.09.2005, 11:41
hemen şu tesbittede bulunmak isterim ki.zamanın nesnel olmadığı herkes tarafından bilinmektedir.
yani sabit ve nesnel bir zaman akışı söz konusu değildir.
eınsteın ın ikizler paradoksu meşhurdur.ben onu daha çarpıcı bir örnekle açmak isterim.
mesela 20 yaşında genç bir kız ile onun 40 yaşındaki babası olduğunu düşünelim.ve bu baba 32 yıllık bir uzay yolculuğuna çıksın.(uzay gemisi ışık hızına yakın bir hızda seyahat etsin)
baba 32 yıl sonra 72 yaşında dünyaya gelecektir.(baba ile kızın hayatta olduğunu kabul ediyoruz)
baba 72 yaşındadır peki kzı kaç yşında olacak.yaklaşık 80!!!
evet kızı babasından daha yaşlı olacak.
bu teori klasik zaman anlayışını sarsmıştır.(psikolojik zaman diyede bir şey vardır zaman kimi zaman çok hızlı geçiyor gibi gelir üzüntülü zamanlarda hiç geçmez vs..ama burada bahsettiğimiz paradoks çok farklı.baba kızından genç olacaktır.bu gençlik, kendine bakım sonucu kendini daha genç gösterme değil.gerçekten de kız babasından büyük olacaktır)
tabi bu olgu zamanın nesnelliğine darbe vurur.
geriye tek bir şey kalıyor.
gerçekten zaman akıyor mu yoksa nesnelerin devinip değişmeleri ile akıyor gibi mi geliyor?

valla fizik masterında bunu tez olarak işlemeye kararlıyım ama belkide çıkmaz bir sokak
araştırıp göreceğiz

izmirksk
29.10.2005, 21:53
zamanın akmadığını durağan olduğunu söyleyen birisi olarak fizikte son yaptığım araştırmalarda zamanın aktığını söyleyen ve bu bilimle uğraşan bu kesimin kanıtlarını bir ölçüde ciddi buldum.
zamanın durağan olduğuna karşı akdığını söyleyenler de son zamanlarda güçlü kanıtlar ileri sürdüler.
o yüzden şimdilik her ikisinide eşit gözle bakıyorum.biraz caydım yani:3D_NG:

Alevimen
29.10.2005, 22:09
zamanın akmadığını durağan olduğunu söyleyen birisi olarak fizikte son yaptığım araştırmalarda zamanın aktığını söyleyen ve bu bilimle uğraşan bu kesimin kanıtlarını bir ölçüde ciddi buldum.
zamanın durağan olduğuna karşı akdığını söyleyenler de son zamanlarda güçlü kanıtlar ileri sürdüler.
o yüzden şimdilik her ikisinide eşit gözle bakıyorum.biraz caydım yani:3D_NG:

zamanın akıp akmadığı hakkında baya bir mesajlar yazıldı bu forumda arşıve bakarsak bu topikler incelenebilir:
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=744&highlight=zaman
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=893&highlight=zaman
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=903&highlight=zaman

şahsen bu konularla ilgilenmediğim için bir fikir üretemicem izmirksk.

izmirksk
02.01.2006, 13:28
zaman kavramı ile ilgili insanoğlu şu yanılgıda diyebiliriz belkide
biz zamanı geçmiş zaman -şimdiki zaman-gelecek zaman olarak adlandırıyoruz.
buda bize şu hissi veriyor.zaman geleceğe doğru akmaktadır.
peki ben nedensellik anlayışının bir sonucu mu? bence öyle.bir olay başka bir olayın nedenidir dendiğinde bu sonuca varmak mümkün olabilir.yani bir önceki olay sonraki olayın nedenidir
peki zaman konusunda bu böylemidir?zaman akıyor mu?ya da akmıyorsa biz neden zamanın aktığını düşünüyoruz?
işte bu nedensellik denen olgu bize böyle bir izlenim veriyor.biz olayları önceki olaylar ,sonraki olaylar diye ayırmaya bayılıyoruz.bu nedensellik ilişkisi birinin diğeri ile olan ilişkisi akıp giden bir zaman izlenimi verebilir.

Oli
02.01.2006, 14:32
bu konulara fransız kalmakla birlikte. anlamaya da gayret ediyorum. paylaşmaya devam etmenizi isterim.

Zaman ilginç birşey. kadim kültürlerde çok farklı bir zaman anlayışı olduğunu okumuştum. mesela bir yıl biter diğer yıl başlarken hep bir döngü içinde olunduğunu düşünürlermiş. zaman aynı zaman fakat yaşananlar farklı diye düşünülüyormuş demek ki. bu da sizin zaman durağan ve fakat cisimler devinim içinde savına denk geliyor.

Başta mıyız, sonda mıyız? Şaé Moru masalının sorduğu en temel soru budur. Zaman için bir “başlangıç” varsa bir “son” da olmak zorundadır. Öyle denir. Ancak bunu doğrusal bir zaman algısını kabul eden “modern zaman” kavramı zorunlu kılar... Oysa kadim diller ve kültürler bu konuda farklı bir bakış açısına sahiptirler... Zaman ve oluş daireseldir; devran döner ve malik halq eder. Bu durum bizi tarih-tekerrür yanlış yorumunu da mecbur kılmaz... Çünkü dönen zaman sanıldığının aksine hep aynı güzergahta dönmez; her dönüş aynı zamanda bir üste sıçramadır. Ve zamanın döngüsü hep ileri giden bir doğru değil, hep yukarı dönen bir spiraldir.

bu yazı mkkahraman.org sitesindeki "masalların şahı sae moru" makalesinden alıntıdır. bu yazı etimolojik hatalar içerse dahi sizinde ilginizi çekebilir bence. burdaki zaman tanımını zaten sizde biliyorsunuzdur ancak masalın içindeki kurgusallık ilginç sanki.

ni_u
02.01.2006, 17:13
izmirksk..

bilim ile felesefe bir tutulamaz....

felsefe düşünceler üzerine kurulu ama bilim düşünenler üzerinde

bilgiler bulup bunları kanıtlamak için deneyler yapılır..

ikizler paradoxu ise gerçekten bilimde çok çığır açan bir olay...

insanlar bile bu olaya inanamakta güçlük çekiyor..

ama zamanda yolculuk olayı .ise çok farklı maddenin enerji

oluşumunda ise ..

bu hala yapılmakta ki yapılmıştır mutlaka ..

ama bu insanlara sorulmayan bir olay.

insanlar bu olayla bilikte hiç kimse bilmemekte.

ikizler paradox u ve shöringer kedisi olayı dünya için ve kahinat için

tanrıya yapılan bu haksız olaylar karşılaştıklarında..

tanrının varlığını yok etme bir durumdur..

bu olayla..

insanlar kabul edemez ..

etmese bile sonuçta var olmadığını kanıtlamışlardır bilim adamları..

shöringerrin kedisiylee...en büyük olay yarattmaktadır..

izmirksk
02.01.2006, 21:39
ikizler paradoxu ise gerçekten bilimde çok çığır açan bir olay...





sevgili ni_u
ikizler paradoksu bilimde çığır açmamıştır.aksine bilimde hiç kullanılamamıştır.çünkü bu hıza ulaşmak mümkün değil.yani bilimde uygulama alanı bile bulmamış bir şey için çığır açtı ifadesi kullanılamaz.

schrödingerin kedisi konusuna gelince atomaltı boyutların anlaşılması babında yapılan yani kuantum üzerine bir deney onun zaman konusu ile bu bağlamda alakası yok

ni_u
03.01.2006, 03:59
sevgili ni_u
ikizler paradoksu bilimde çığır açmamıştır.aksine bilimde hiç kullanılamamıştır.çünkü bu hıza ulaşmak mümkün değil.yani bilimde uygulama alanı bile bulmamış bir şey için çığır açtı ifadesi kullanılamaz.


dostum daha düne kadar insanlar uzaya gidilemez deniliyordu, hidrojen bombası atom bombası, dolinin kopya koyunu olamaz....
bir sürü örneklendirmemiz var.
yani bilim bu kadar teori yada kanun ortaya koymuşsa kalkıp bu olaylarımı yapamıyacak..
hayatta o kadar çok olay varki ..
yapılacağınada inanıyorum çığır olayı ise böyle bir hipotezin ortaya atılması..
insan için bu olaylar atılması başarıdır yada çığırdır..
bu manada söyledim..
bugun üniversiteler yapılan bir çok deney..
insanlara yansıtılmamakta veki kendinde bilmiyorsundur mutlaka..
artık madde işınlanmakta yani maddeyi duvardan geçirip diğer tarafa gönderebiliyorsun..
ama önemli olan bunu diğer tarafta birleştirmek..
sorun burda ama inanıyorumki buda yapılacak..
şimdi amerika özel üniversilerde bu konu hakkında o kadar çok bilgi varki bunu bilmeyen bir çok insan var...

şimdi bana diyeceksinki neden acaba insanlar bunu bilmiyor.
bilse bile ne kadar inanacaklar..( aynen senin inandığın gibi ve sorduğun sorular gibi..ama senin ne kadar inancın var bilmiyorum bu konu hakkında yanlış anlaşılmasın lütfen..)
insanlar doğma bilgilerle bu konular hakkında bir çok şey gerçekleşemez ve gerçekleşse bile dünya yıkılır derler..
ewet yıkılır..
ama bir tek dünya için geçerli değilki... bilim bütün evren için ve galaksiler içinde geçerlidir...
o kadar çok yaşam varki bunu belki inanamazsın...
inandırmak zorundada değilim tabiki..
bilim eğer bu kadar kötü ise mademki bu kadar gelişmiş ise şimdiye kadar yıkılırdı....
tanrı varlığını kanıtlaya bilirdi bilim karşısında..ama bilimin başka yüzlerinide anlatılmış kitapta..
bu farklı bir konu hakkında konuşmak istemiyorum...

yani anlaşılacağı gibi bu olaylar hiç bir zaman engelleyici sözler olamaz yani insanların sözleriyle değil sadece görsel unsurlar ve deneyler gerekiyor..
buda yapılıyordur mutlaka ama insalar bunu farkında değil..



schrödingerin kedisi konusuna gelince atomaltı boyutların anlaşılması babında yapılan yani kuantum üzerine bir deney onun zaman konusu ile bu bağlamda alakası yok


shöringerin kedisi ise mademki eğer kedi bir kutunun içinde açıldığı zaman ya %100 yaşar yada% 100 ölü bir şekildedir...
ama eğer açılmasa% 50 olasılık vardır..
şimdi eğer ikizler paradox kanıtlanırsa kedi o zaman sonsuza kadar yaşayacak ve kedi işte burda bağlantısı vardır..
yani buda oluyorki sadece bu anlatılanlarhiç birisi saçma değil..
benim düşündüklerim..
evren mademki çok geniş bizim parelel evrenlerde her yerde farklı bir shöringerin kedisi var ve hep yaşıyordur..

saygılar ..

izmirksk
03.01.2006, 05:25
dostum daha düne kadar insanlar uzaya gidilemez deniliyordu, hidrojen bombası atom bombası, dolinin kopya koyunu olamaz....
bir sürü örneklendirmemiz var.
yani bilim bu kadar teori yada kanun ortaya koymuşsa kalkıp bu olaylarımı yapamıyacak..
hayatta o kadar çok olay varki ..
yapılacağınada inanıyorum çığır olayı ise böyle bir hipotezin ortaya atılması..
insan için bu olaylar atılması başarıdır yada çığırdır..
bu manada söyledim..
bugun üniversiteler yapılan bir çok deney..
insanlara yansıtılmamakta veki kendinde bilmiyorsundur mutlaka..
artık madde işınlanmakta yani maddeyi duvardan geçirip diğer tarafa gönderebiliyorsun..
ama önemli olan bunu diğer tarafta birleştirmek..
sorun burda ama inanıyorumki buda yapılacak..
şimdi amerika özel üniversilerde bu konu hakkında o kadar çok bilgi varki bunu bilmeyen bir çok insan var...

şimdi bana diyeceksinki neden acaba insanlar bunu bilmiyor.
bilse bile ne kadar inanacaklar..( aynen senin inandığın gibi ve sorduğun sorular gibi..ama senin ne kadar inancın var bilmiyorum bu konu hakkında yanlış anlaşılmasın lütfen..)
insanlar doğma bilgilerle bu konular hakkında bir çok şey gerçekleşemez ve gerçekleşse bile dünya yıkılır derler..
ewet yıkılır..
ama bir tek dünya için geçerli değilki... bilim bütün evren için ve galaksiler içinde geçerlidir...
o kadar çok yaşam varki bunu belki inanamazsın...
inandırmak zorundada değilim tabiki..
bilim eğer bu kadar kötü ise mademki bu kadar gelişmiş ise şimdiye kadar yıkılırdı....
tanrı varlığını kanıtlaya bilirdi bilim karşısında..ama bilimin başka yüzlerinide anlatılmış kitapta..
bu farklı bir konu hakkında konuşmak istemiyorum...

yani anlaşılacağı gibi bu olaylar hiç bir zaman engelleyici sözler olamaz yani insanların sözleriyle değil sadece görsel unsurlar ve deneyler gerekiyor..
buda yapılıyordur mutlaka ama insalar bunu farkında değil..


saygılar ..
madde hiç bir suretle ışık hızına erişemez.ikizler paradoksu ışık hızı yada ona çok yakın hızlardan bahsederek böyle bir öneriyi ortaya atmıştır.
ışık hızında kütle sonsuzdur kütlesi olan hiç bir cisim ışık hızına erişemez .bu teoridir yakın hızlarda çok zordur.
ama bunun nasıl olduğunu izah edeyim.
hasan ile hüseyin ikiz kardeşler olsun.her ikside 40 yaşında olsun.hüseyin ışık hız ile seyahata başlasın.hasan ise dünyada kalsın.ve aradan 30 dünya yılı geçsin.hüseyin ise ışık hızının %80 i bir hız ile seyahat etsin.
hüseyin=X(X dünyada ayrıldıktan sonra geçirdiği yıl)
hasan=Y OLSUN.(y de öyle)
FORMÜLÜ X=K.Y DİR.
K=KAREKÖKİÇİNDE(1-(V^2/C^2)
=karekökiçinde(1-(0,640c^2/c^2)
=karekökiçinde(1-64/100)
=karekökiçinde(36/100)=6/10=3/5
formül X=Y.K DAN
x=(3/5).30=18
yani biri 30 yıl diğeri 18 yıl geçirmiş olacaktır.
tabikimaddenin üst sınırı kabul edeceğimiz hızdan ötesi olan ışık hızına erişilemez.en azından şimdili durum bunu mümkün kılmıyor
%80 lik örnek bile fazlası ile cüretkar

izmirksk
03.01.2006, 05:30
shöringerin kedisi ise mademki eğer kedi bir kutunun içinde açıldığı zaman ya %100 yaşar yada% 100 ölü bir şekildedir...
ama eğer açılmasa% 50 olasılık vardır..
şimdi eğer ikizler paradox kanıtlanırsa kedi o zaman sonsuza kadar yaşayacak ve kedi işte burda bağlantısı vardır..
yani buda oluyorki sadece bu anlatılanlarhiç birisi saçma değil..
benim düşündüklerim..
evren mademki çok geniş bizim parelel evrenlerde her yerde farklı bir shöringerin kedisi var ve hep yaşıyordur..

saygılar ..
gelelim bu konuya,%100 yaşar yada ölü değil.%50 yaşar %50 ölü.yani her iki ihtimalde eşit demek
ikizler paradoksu ile schrödingerin kedisi arasında bir ilişki yok.sonsuza kadar yaşamak diyede bir şey yok.
bu deneyin yapılma nedeni atomaltı boyutlardaki yani kuantumdaki temel parçacıkların/ve kuantum kuramının ortaya attığı belirsizliğe bir örnektir.
yani bu deneye ben başka bir sayfa açıp kısaca değinmiştim tekrar uzatmak istemiyorum ama bu kuantum kuramındaki belirsizlik olgusu ile ile ilgildir.yani o amaçla yapılmıştır.

ni_u
03.01.2006, 06:15
ikizler paradoksu ışık hızı yada ona çok yakın hızlardan bahsederek böyle bir öneriyi ortaya atmıştır...

ama sonuç olarak böyle bir şey olacağını mutlaka göstergesidir şimdide olmasa...
gelecek yıllar için...


gelelim bu konuya,%100 yaşar yada ölü değil.%50 yaşar %50 ölü.yani her iki ihtimalde eşit demek
ikizler paradoksu ile schrödingerin kedisi arasında bir ilişki yok.sonsuza kadar yaşamak diyede bir şey yok.
bu deneyin yapılma nedeni atomaltı boyutlardaki yani kuantumdaki temel parçacıkların/ve kuantum kuramının ortaya attığı belirsizliğe bir örnektir.

benim yazdıklarım senin söylediğin gibi değil..


shöringerin kedisi ise mademki eğer kedi bir kutunun içinde açıldığı zamanya %100 yaşar yada% 100 ölü bir şekildedir...
ama eğer açılmasa% 50 olasılık vardır..



nedeni atomaltı boyutlardaki yani kuantumdaki temel parçacıkların/ve kuantum kuramının ortaya attığı belirsizliğe bir örnektir.



ama bu belirsizlik, bazı olayların sonuçlarını doğura bilir...

izmirksk
03.01.2006, 13:45
..

ama sonuç olarak böyle bir şey olacağını mutlaka göstergesidir şimdide olmasa...
gelecek yıllar için...











yaza yaza bir hal oldum ama bu sefer büyük harflerle yazayım.
KÜTLESİ OLAN HİÇ BİR CİSİM IŞIK HIZINA YETİŞEMEZ ÇÜNKÜ O ZAMAN MADDENİN KÜTLESİ ORTADAN KALKAR VE SONSUZ BİR KÜTLE OLUR ,VELHASIL MADDE İÇİN BU HIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR.
en azından günümüz fiziği buna imkan vermemektedir ,formüller hesaplamalar bu yöndedir bunlar ileride çürütülür demek, şimdilik bir fantaziden ibaretttir.
bunun formülüde var ve o formül(yani matematiksel ifade) bunun mümkün olmadığını gösteriyor.
yani maddeye sonsuz enerji vermek gerekir yada biraz daha açayım.meşhur
E=m.c^2
kütlesi olan ciismlere bir limit koymuştur.
daha önce bahsettiğim karekök ifadesinde yani karekökiçinde1-v^2/c^2 ifadesinde
v ,hızı temsil eder bunun yerine ışık hızını koyarsan sonsuz enerji gerekir.olmaz yani olamaz

ni_u
03.01.2006, 14:02
dostum kendini bu kadar sıkmana gerek yok yani günümüz evreninde e = m.c^2 olayı bende biliyorum ....

yine tartışmak güzeldi sizinle...

izmirksk
03.01.2006, 14:19
yok ya ne sıkması fizik ilmi sağolsun:3D_NG:
bu konularla ilgilenmen benimde hoşuma gitti
ama mutlaka matematiğe dayanarak git yoksa fikirlerin dayanak bulmayabilir tanıştığıma memnun oldum

ni_u
03.01.2006, 14:31
bu arda bir fizikçiyim matematik üzerinden hiç bir bilgi gitmediğim doğru..

ama devamı gelecek sanırım.. bende tanıştığıma memnun oldum..

izmirksk
04.01.2006, 05:51
zaman akıyor mu sorusuna cevap arıyorduk tüm ihtimalleri göz önünde bulundurarak ilerleyelim
1-acaba, zaman uzayın bir dokusumudur?
2-zamanın bir hızı var mıdır?

izmirksk
05.01.2006, 15:37
soruları genişletebiliriz toparlarsak;
yani zaman akıyor mu durağan mı?
zamanın hızı nedir?var mıdır?
zamanın kendisi uzayla birliktemi var olmuştur yada sonradan mı var olmuştur yoksa önceden mi vardı ?
bunlar halen tartışma konusu lakin zamanın hızı varsa bile bu nasıl ölçülebilir(zamanın göreceli olduğu ayrı bir mevzuu ama hareketten bağımsız olarak bir zaman var mı ?)
zamanı bir üst zamanla ölçebilsek o üst zamanı ne ile ölçeceğiz.sonsuza kadar bir üst zaman kavramını mı arayacağız?

izmirksk
05.01.2006, 19:12
zaman konusunda ilginç olan şu ki mesela bize en yakın yıldızın 4,5 ışık yılı uzaklıkta oladuğunu biliyoruz kimi yıldızlar ise milyonlarca hatta milyarlarca ışık yılı uzaklıkta.
şimdi farklı farklı uzaklıklardaki yıldızlarda yaşam var mı?.farzedelim ki var ve oradan dünyayı seyredebiliyortlar(elektro manyetik dalgalarla)
mesela bizden 500 ışık yılı uzaklıkta olanlar 1500 lü yılların dünyasını seyrederken 2000 ışık yılı uzaklıktakiler isa peygamber dönemine tanıklık etmektedirler.
ya da 100 yıl öncesini seyredenler atatürk dönemine şahitlerdir.
peki ama aynı evrende farklı farklı zamanları seyredenlerin hangisi doğru.
cevap olarak şunu diyebiliriz ki hepside doğrudur.çünkü hepsi dünyada yaşananları seyrediyorlar tek farkla ki bizim için geçmiş onlar için şimdi

izmirksk
09.01.2006, 13:23
a önemli olabilecek bir soru
zaman ile termodinamiğin yasaları arasındaki ilişki nedir?

müttaki
10.01.2006, 15:21
izmirksk selam

sen bu konularda baya bilgilisin galiba bir sorum olucak, isviçrede şu anda bir deney yapılmaktaymış, yerin altında 50 küsür kilometre uzunluğunda bir daire yapılmış ve bingbang teorisini deniyeceklermiş. bunun bilim açısından anlamı nedir. bir çarpışma olacak galiba çarpışacak maddeler neler? ve fazla bilgileride eklersen sevinirim.

izmirksk
11.01.2006, 01:32
valla derslerime yoğunlaştığım için gündemi takip edemiyorum.
big bang inanılmaz bir sıcaklıkta sonsuz denebilecek bir yoğunlukta ortaya çıkmış.o an kji ortamı çok bilmesekde evrene ait kanunların biraz daha farklı olduğunu tahmin etmek or değil.
bu yüzden çok farklı.yalnız 50 km çok uzun değil mi?yahi haberin kaynağı ne?fizkte doktoraya başladığımda kafamdaki tek konu big bang olacak.bilmiyorum ama belki big bangdede yanılıyoruz zira bu teori diğerlerine göre daha kuvvetli olduğu için inanılıyor acaba gerçekten oldumu yada oldu ise tek merkezden mi oldu?
belkide büyük patlama aynı anda evrenin farklı yerlerinde oldu.bunlar şimdilik net olarak bilinmiyor.halen içinde bir çok bilinmezi taşıyan ama en güçlü olan teori.
kimileri ise büyük patlama dene olguda patlama olmadığını ve maddenin ilk başta patlamadığını ve genişlediğini söylüyorlar(bununda taraftarları var tabi)
fizik doktorası yapacağım zaman bu konuyu derinlemesine inceleyeceğim ve buralarda olursam herkesle bilgilerimi paylaşacağım
sorduğun deney konusunda dediğim gibi yüksek lisans olayları başımda var başka derslerde var onlarla boğuştuğum için bu konuyu takip edemedim

müttaki
16.01.2006, 21:47
Atom altı parçacıkların hızlandırılması ve çarpıştırılması deneylerinin gerçekleştirileceği merkezde, yaşamı ve evreni oluşturan maddenin nasıl ortaya çıktığı, nasıl varolduğu ortaya çıkarılacak. Bunun için maddeyi oluşturan ve sayıları tam olarak bilinemeyen onlarca çeşit atom altı parçacığın özellikleri ortaya konacak, yeni atom altı parçacıkların keşfi için çalışılacak.
Bu merkezde, 15 milyar yıl önce gerçekleştiği hesaplanan ve evrenin ortaya çıkmasına yol açan “Bing Bang (Büyük Patlama)”nın benzerinin laboratuar ortamında yinelenmesi deneyi yapılacak. Atom altı parçacıkların 27 km uzunluğundaki tünelde dev hızlara ulaştırılarak çarpıştırılmasının yol açtığı sonuçlar, 7 bin ton ağırlığındaki Atlas adlı detektör tarafından izlenerek kaydedilecek.
Projeye, 34 ülkeden toplam 150 araştırma laboratuvarı mensubu yaklaşık 2000 bilim adamı katılıyor. ABD’nin de finansmanına katkıda bulunduğu projenin maliyeti ise 8 Milyar dolar. ABD, benzer ve daha büyük bir merkezin kurulması çalışmalarını, milyarlarca dolar harcamasına karşın tamamlamamış ve 10 yıl önce durdurmuştu. CERN’e, AB üyesi ülkelerin yanı sıra Türkiye de katkı yapıyor. Kuruluşta Türkiye, Hindistan, İsrail, Japonya, Rusya ve ABD gözlemci statüsüne sahip.

http://www.ntvmsnbc.com/news/218877.asp

ayrıca dan brownun melekler ve şeytanlar adlı kitabının temasıda burada yapılan deneyden sonra ortaya çıkan çok küçük ama çok güçlü etkiye sahip karşımaddenin elde edilmesi ve bunun illuminati olarak bilinen gizli örgüt tarafından çalınıp vatikana saklanması anlatılıyordu falan filan işte neyse sen araştır ilgini çekiceğine eminim.