Orijinalini görmek için tıklayınız : dostluk üzerine...
seheryeli 26.06.2006, 13:34 Genç adamın biri,
Dermiş babasına her gün;
'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
Baba, itiraz eder,
Olmaz öyle çok dost, hakikisi
Belki bir, belki iki,
Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
Devam eder durur konuşma...
Aralarında başlar bir tartışma,
Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya...
Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala.
Baba der ki oğluna,
'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
Çuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki öldürmüşler de bir adamı,
Koymuşlar çuvala,
Dıştan böyle sanılmakta.
Delikanlı sırtlar çuvalı,
Gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
O dost, bakar ki bir çuval,
hem de kanlı,
Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
Almaz içeri arkadaşını,
Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.
Ama içten yıkılır...
Babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
Baba 'hayır Evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
Geçerler arka bahçeye.
Bir çukur kazarlar birlikte,
Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
Üzerine de serpiştirirler toprak.
Belli olmasın diye dikerler sarımsak...
Genç adam gelir babasına;
'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
Babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga,
Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.
Sonra gel olanları anlat bana...'
Genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
Der ki tokadı yiyen DOST;
'Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada'
dost musun?
Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
Hem sakınmadan, mertçe...
Seni de dupduru isterim karşımda...
Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!
Arkamdan şikayetlenme!
Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
Lâf değil, icraat beklerim senden!
Öyle bak ki, hislerini görebileyim...
Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!
Dil dönerken söylenmeli her şey...
Kulak duyarken anlatılmalı...
Göz bakarken bakmalıyım sana...
Can sağ iken sarılmalı...
Dostsan, ölmemi bekleme!
Haklıysam, yaşarken savun beni!
Yaşarken yanımda ol!
Dostsan, mevsimince yağ...
Kışsan kar ol, güzsen yağmur...
Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,
Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama,
Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma.
Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma...
(Alıntıdır)
Derya 44 26.06.2006, 14:09 coook hos bir hikayeydi sagol can üregine emegine saglik...... aslinda bendemi böyle birsey denesem ... ki görelim hakiki dostunmuz kim mis diye?
seheryeli 26.06.2006, 14:31 Savaşın en kanlı günlerinden biri.. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:
- Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?..
- Delirdin mi? der gibi baktı teğmen... Gitmeye değer mi?. Arkadaşın delik deşik olmuş... Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın.. Asker ısrar etti ve teğmen
- "Peki" dedi.. "Git o zaman.."
İnanılması güç bir mucize.. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü.. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti.. Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü:
- Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş..
- Değdi teğmenim. dedi asker..
- Nasıl değdi? dedi teğmen.. Bu adam ölmüş görmüyor musun?..
- Gene de değdi komutanım.. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı.. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için.. Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:
... Geleceğini biliyordum!.. demişti arkadaşı... Geleceğini biliyordum
Erkan Sevgi 26.06.2006, 15:16 Yürek titreten bu dostluk örnekleri için çok teşekkürler seheryeli. Asker örneğindeki gibi onun geleceğinden emin olduğun ve senin geleceğinden emin dostların yaşamından hiç eksik olmasın...
Derya 44 26.06.2006, 15:49 ellrine saglik seheryeli bu son asker hikayesini biliyorum biryerlerden , canakkalede yasasnmis bir olay degil mi bu can?? belki yanlisdir ama ben byöel hatirliyorum ...ikiside iiyiydi
KızılBant 26.06.2006, 16:00 güzel paylaşım
seheryeli 26.06.2006, 16:20 Yürek titreten bu dostluk örnekleri için çok teşekkürler seheryeli. Asker örneğindeki gibi onun geleceğinden emin olduğun ve senin geleceğinden emin dostların yaşamından hiç eksik olmasın...
bu güzel dileklerin için teşekkürler Erkan.
beğenilerini sunan tüm arkadaşlara da teşekkürler.Paylaşmak adına birşeyler yapabildiysem ne mutlu bana..
Bir DOST İçin Sone
Maruzatım odur ki;en iyi bir dostsun
Dağların doruğunda bir çiçek kadar iyi
Sen karanlıkta yüzümüzü ağartan ışık
Resimlerin duvarlarda şakır kuşlar gibi
Sen O'sun her zaman yalansız olan sevgisi
Saksıları sulayan,vazolara can katan
O en koyu,en çaresiz gecelerde bile
Yeri,göğü bir merhabasıyla aydınlatan
Sen O'sun sevince boğan bütün kederleri
Solan,kuruyan,bir çiçek gibi ağlayansın
Ve esen dost bir imbatsın akşam üzerleri
Kalan bir gün gibi yazdan,öyle Haziransın
Yalan değil,biz ne arayıp sende bulduksa
Mutluyuz,dostça gönül tahtına kurulduksa.
Ümit Yaşar Oğuzcan
Sevgi Erkan 26.06.2006, 16:25 dostluk güzel şey.
zor kazanılır.yaşamından dostların eksik olmasın.
seheryeli 26.06.2006, 16:32 Hiç uçan kuşlara yalvardığın oldu mu...?
Göçüp gitmeyin memleketimin havalarından, uçup gitmeyin bu diyarlardan... Ne olur! Söz verin tekrar geçin penceremin önünden, ıssız bırakmayın balkonumun demir perçinlerini, çırpın o rengarenk kanatlarınızı, gagalayın camımı uyandırın beni, dostluk adına...
Hiç kulağını toprağa dayayıp, karıncaların ayak seslerini dinlediğin oldu mu...?
Yalnızlığınla baş başa kalma korkusu adına. Güçlü, derinden, sessiz ve çaresizlik içinde aynı kalbimin atışları gibi... Araladım dış kapımı, çık gel aç buzdolabımın kapısını, paylaş benimle mutfağımı, dostluk adına...
Hiç uykuların bölünüp geceleri, aşk, nefret ve ihanet içinde uyanıp yalnızlığını yıldızlarla paylaştığın oldu mu...?
Gecemin matemiyle parlement mavisi oldu odamın duvarları, izmaritler taştı kül tablamdan, külleriyse savruk. Araladım penceremi, gel gir parla yatak odamın tavanında, dostluk adına...
Hiç dönüp baktığında arkana, en sevdiğin dostunun sana koşan hayaline sarıldığın oldu mu...?
Ha bir pencere kenarı, ha bir şömine başı ne fark eder. Bir kadeh ve cebimizde ve yüreğimizde ortaya koyduğumuz katıklarımız. Kaldırımlardı gezdiğimiz dolaştığımız. Kırdığım kadeh, tökezlediğim kaldırımlar, tükenense en yakın dostum. Çık gel çalmadan gir, kapım açık, dostluk adına...
dostluk güzel şey.
zor kazanılır.yaşamından dostların eksik olmasın.
teşekkürler,evet kolay olmuyor dost olabilmek,dost kalabilmek.emek istiyor...
Yaprak... 26.06.2006, 18:31 dost musun?
Öyleyse canın canımdır...
dostluğun tek kelimeyle açıklaması
sevgiyle kal .....:)
gizemli7575 26.06.2006, 20:50 yazılar hariykaydı çok etkilendim, hele şu askerin ''geleceğini biliyordum'' demesi beni bitirdi.
paylaşımın için teşekür ederim eline sağlık.
seheryeli 26.06.2006, 21:53 Çölde yolculuk eden iki arkadas hakkında bir hikaye anlatılır.
Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat aşk eder.
Tokatı yiyenin cani çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine su sözleri yazar:
´BUGÜN EN IYI ARKADASIM BANA BIR TOKAT ATTI.´
Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadı yiyen yıkanırken batağa saplanır boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Tam selamete çıktıktan sonra bir kaya parçası üzerine su
sözleri kazır:
BUGÜN EN IYI ARKADASIM BENIM HAYATIMI KURTARDI.´
Tokadı vuran ve sonra en iyi arkadaşının hayatini kurtaran kişi ona şöyle der,
Senin canini yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama simdi kayaya kazıyorsun,neden? ´
Öbür arkadaş ona söyle cevap verir.
Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin.
İNCİNMELERİNİZİ KUMA, GÖRDÜĞÜNÜZ İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI ÖĞRENIN.
Yasamaya zaman ayırın ve dostlarınızı asla unutmayın
dostluk bu kadar iyi anlatilamazdi.sana tskler seheryeli
en uzak dostun,bir adimin kadar yakin olsun.
seheryeli 27.06.2006, 09:24 beğenileriniz ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederim sizlere...
Aysema Arslan - Dostluk Üzerine
Fotoğrafı tuttu Peyotenin beyaz
elleri... Ayın aksi düşmüz
bir karaağaç üstüne... Baktı, baktı,
söyledi Peyote:
Dostluğunu bir ağaç gölgesinde, tüm
kötülüklerden,
tüm gözlerden ve soğuk gece
karanlıklarından korur. Gündüz neyse
gece o dur, beyaz ışıklar saçar. Her
şeyden öte
hiç gerisi yoktur Peyotenin...
Dostlarına söyler en tatlı şarkıları,
şöyle söyler Peyote:
Ruhumda karamsarlık rüzgarları
estiğinde bile
senin için canlı bir yürek
taşıyorum... simsiyah
üzüntülerim bedenimi sardığında bile
kollarım
senin dostluğuna uçmak için
kanatlanıyor...
Uzaklardayım evet uzaklarda,
ama bu küçük yüreğim hep
başucunda
Onu göremez gözlerin, hissedersin
yalnızca...
Bir gün bir tanıdık büyük filozof Sokrates’ e rastladı ve dedi ki, “arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun ? ''
- “Bir dakika bekle diye” cevap verdi Sokrates. “Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum Buna üçlü filtre testi deniyor.”
"Üçlü filtre?" ... ''Doğru, '' diye devam etti Sokrates. “Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir.”
Birinci filtre ''Gerçek Filtresi”...
''Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?"
'' Hayır'' dedi adam ''Aslında bunu sadece duydum ve ....”
- '' Tamam'' dedi Sokrates. “Öyleyse , sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim, 'İyilik Filtresini
- “Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi ?”
- '' Hayır, tam tersi...''
'' Öyleyse, ''diye devam etti Sokrates. Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin.Fakat yinede testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı. ‘ İşe yararlılık filtresi’...
“Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?”
- “hayır, gerçekten değil”...
''İyi '' diye tamamladı Sokrates.
- “Eğer ,bana söyleyeceğin şey doğru değilse,iyi değilse ve işe yarar , faydalı değilse bana niye söyleyesin ki ?”...
Bu, Sokrates’ in iyi bir filozof olmasının ve büyük itibar ,saygı görmesinin sebeplerinden biriydi.
reyhan22 27.06.2006, 09:46 Allah herkese uğrunda gerekirse can verılecek ve verebılecek dostlar versın paylasımların için saol......
gerçekten çooooo..k güsel bi hikayeydi,çok beğendim.Arkadaşlar manevi değerlerinize her zaman sahip çıkarsınız inşallah.Paylaşımın için tşkler seheryeli...
Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için.. Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:
... Geleceğini biliyordum!.. demişti arkadaşı... Geleceğini biliyordum
birbirimizden bu denli emin olabileceğimiz kadar güven verebilmek güzel bişey..Ne pahasına olursa olsun böle bişeyi göze alması çok güsel..İnsanlar ölür belki ama sözleri hep aklımızda kalır Öyle bir dost edin ki, sen onun için ölmeyi düşünürken o senin için çoktan ölmüş olsun
pazarcıklı 30.06.2006, 14:28 yazılan yazılar gerçekten çok etkileyicydi özellikle asker hikayesini okurken çok kötü oldum kendimi bi garip hissettim:36_1_44: ellerinize sağlık dostlar, insanları çok seviyorum onun için sizlerleyim..........
|
|