cuma ünsal
28.06.2006, 02:57
Evet Bende Amasya İlİ Merkez SarayÖzÜ KÖyÜndenİm.yanimizda Karsan,yeŞİlÖz[gİrap) BÖke,karataŞ,ÜmÜk KÖyler Bulunmaktadir.yaklaŞik Olarak%70 İ Alevİ Dİr Şİrİn Amasyanin
|
Orijinalini görmek için tıklayınız : Amasyalilar cuma ünsal 28.06.2006, 02:57 Evet Bende Amasya İlİ Merkez SarayÖzÜ KÖyÜndenİm.yanimizda Karsan,yeŞİlÖz[gİrap) BÖke,karataŞ,ÜmÜk KÖyler Bulunmaktadir.yaklaŞik Olarak%70 İ Alevİ Dİr Şİrİn Amasyanin aysun_05 30.06.2006, 22:06 Bende Amasya Saz KÖyÜnden Aysun Selamlar pilli__bebek 02.07.2006, 20:20 amasyada yaşadım bikaç yıl ve oranın insanlarına beyıldım.çok sıcak kanlılar.birtane alevı komşumuz vardı hala aklımdadır şuanda istanbuldayım niksarlıyım ama amasyadan vazgecemıorum nıksardan vazgectıgım kadar. teminayakber 11.07.2006, 13:59 Merhaba arkadaslar Gümüshacıköyünün Şıhlar mahallesinde alevi war mı merak ediyorumda...bilen war mı? 05amasya 13.08.2006, 23:55 vala bende amasya nın sivas köyündenim...mi desem, ne desem bilmiyovum kiiii....he amasyalıyak...sazlıyak,ebemülüyak,uygurluyak,insan oğluyak..... mısırlı 14.08.2006, 22:15 bende amasyalıyım ama pek bilmem amasyayı. tüm hemserilere selam. Piro019 15.08.2006, 10:50 selam 05amasya, misirli hosgeldiniz 05amasya 15.08.2006, 17:49 piro tşk ederiz hoşbulmuştuk zaten sizleri....:) erenlerden 18.08.2006, 15:31 Evet Bende Amasya İlİ Merkez SarayÖzÜ KÖyÜndenİm.yanimizda Karsan,yeŞİlÖz[gİrap) BÖke,karataŞ,ÜmÜk KÖyler Bulunmaktadir.yaklaŞik Olarak%70 İ Alevİ Dİr Şİrİn Amasyanin mrb cuma abi bende sarayözüköylüyüm adım erden sarayozu.com sitesinin admini bektasın yegeniyim tubişimm 25.09.2006, 14:50 slmmmmmmmm arkadaşlar bende amasyadanım suluova ilçesinden.toprağımdan olan insanları burda görmekten mutluyum hoşçakalınnn arda0070 05.10.2006, 13:38 öyle bi mahalle duymadım ben hacıköylüyüm ama sadece suni mahallesi bir tane oda cumara mahallesi digerleri hep alevi Piro019 05.10.2006, 17:29 haciköyün kac mahallesi var ? dostum05 08.10.2006, 19:37 selam canlar bende amasyanın yassıçaldan eski adı ebemü gamze... 08.10.2006, 20:03 slm hemserilerimi burda gormek beni duygulandirdi bende amasyaliyim damladere koyu hamamozune baglidir bu koy. tum hemserilerime selamlar olsun kovay_kayacıklı 14.06.2007, 21:20 Merba Bende Amsyanin Kovay Eskİ İsmİ Yenİ İsmİ Kayacik Köyündenİm Ama Gebzede Oturuyom SOHBET EDECEK ALEVİ AMASyaLI ARIYOM MSN cavus_1985_4@hotmail.com beklerim gamber dost 21.07.2007, 21:25 merhaba hemşerilerim bende amasya merkeze bağlı BÖKE köyündenim:thumbup1: :thumbup1: :thumbup1: gamber dost 21.07.2007, 21:27 ismim Muharrem canhülya 14.09.2007, 19:59 merhaba bende g.hacıköy çetmi köyü nde büyüdüm.çok aleviler var ama kimse kendini açıklamıyor.ismim hülya köse şuan izmirde oturuyorum.beni tanıyan arkadşlarıma ve canlara selamlar yurt dışındaki hemşerilerede merhaba selamlar.yolumuza devam. eda_deniz 28.09.2007, 15:04 herkese merhaba amasya merkez sarıyar köyündenim.sonunda hemşolarımı buldum:D musa1985 29.09.2007, 20:20 ben de amasya merkez küçükkızılca (geygel) köyündenim kaya degirmen 16.01.2008, 20:05 İÇİMDEKİ DEPREM Bir tohum düşmüş yere Çiçek olmuş dal olmuş Körpecik dallarına Koca bir hoyrat konmuş İçinde her türlü yaratığı barındıran ormanların, birbirine ekli yeşil tepelerin, sık çalılıkların kucakladığı bir vadi. Yukarılardan, tepesinde duman eksik olmayan Hodulca Babanın eteklerinden fışkıran çelik gibi sular... Karataş gediğinden, Böke alanlarından, Hamzakından katılan suların birleşerek oluşturduğu Girap çayı... Kenarındaki salkım söğütlerle, boyu iki metreyi geçmeyen yeşil, iğne yapraklı yılgınlarla birlikte, bu çay tarafından ikiye bölünen vadi.. Hemen vadinin başlangıcında, çayın iki yakasına yerleşik, bahçeler içerisinde, bacalarından cılız dumanlar yükselen evlerin oluşturduğu Yeşilöz köyü. Köyün girişinde çay'a küçük bir uçurumla inen ve birer taş öbeklerinden oluşan çalılıklar arasındaki mezarlık. Diğer yakada, kazova teveklerinden oluşan üzüm bağları. Bağların sonunda genişleyerek uzanan ve bir ucu Aydınca'ya, Heniske'ye, Şeyhsadi'ye diğer taraftan da Çengel Karakoluna dayanan bir ova.. Çay'ı bir köprüyle geçip ovayı ikiye bölen Amasya Turhal karayolu. Yeşillikten toprağın görünmediği, taşları, kayaları bile otların, yosunların bürüdüğü harika bir manzara... Bağrından altın sarısı başaklar, kehribar gibi üzümler, tadına hiçbir yerde rastlanılmayan eşsiz sebzeler, meyveler, yol boylarında nefis kokularıyla kendini hissettiren iğdeler, gelincikler, her türlü kelebeğin, böceklerin uçuştuğu rengârenk çiçekler çıkartarak kokulara bezenen ve al duvaklı gelin gibi kendi kendini süsleyen bu topraklar... Hiç işitilmedik gök gürlemesi burada patlar, hiç bir yerde görülmeyen şimşekler burada çakar, rüzgârlar, fırtınalar burada dans eder, yağmurlar burada yağar. Her şey durulup sakinleştikten sonra bulutlar dağılır, gökyüzü olanca haşmetiyle ortaya çıkar ve Güneş en parlak, en sıcak tarafından ışınlarını bu vadinin üzerine indirir. Baharla birlikte, kar düşene kadar, ormanda, yamaçlarda, arazide, bağda, bahçede, hatta her çalının arkasında bir insana rastlamak mümkündür. Kadın erkek demeden her yaşta insanın uğraşacağı, her yaşta çocuğun yapabileceği mutlak bir iş vardır. Yeni yürümeye başlayan çocuklar bile, en azından çalışanlara su taşır. Hayvanları otlatır. Birer kara böcek gibi didinip dururlar. Ne kadar didinilse de, ilkel aletler kullanıldığından vadiye kendiliğinden yetişen bitkiler, otlar hâkimdir. Bunca çalışmaya rağmen karınlarını ancak doyururlar. Gene de çevre köyler içinde, en medeni en zengin olanı Yeşilöz Köyüdür. Pancar ekimi, çapalar, pancar sökümü, orak, harman, bağbozumu derken kış gelip dayanır. Kışın hayvan bakımının, odun getirmenin dışında fazla bir iş yoktur. Bu nedenle düğünler, nişanlar kışa doğru ve kışın yapılır. İşler içeri atılınca birlik kurbanı kesilir. Küskünler barıştırılır, dargınlıklar ortadan kaldırılır. Gerek birlik kurbanında, gerekse kış boyu düzenlenen cemlerde işlenen ana tema, eline, diline beline sahip olmak, büyüğünü küçüğünü bilmek, gözüyle görmediğini, kulağıyla işitmediğini konuşmamak, eliyle koymadığını almamak, kendini tanımak ve hak'kı kendinde aramaktır. Bu cemlere çoluk, çocuk, kadın, erkek hep birlikte katılır ve eşikten içerisi herkes eşit düzeyde görülür. Artniyetle ve kalbini temizlemeden cem'e katılanların başına büyük belalar geleceğine inanılır. Bahar başlangıcı birdenbire kararır gökyüzü, müthiş şimşekler, yeri yerinden oynatan gök gürlemeleri ve bardaktan boşanırcasına rüzgârla birlikte gelen yağmurlar… Bütün yaratıklar inlerine yuvalarına kaçışır. Birdenbire bastıran yağmura ovada yakalanan insanlar, sığırlarla birlikte yüksek yerlerdeki ağaç diplerine, kuytu ve koyaklara sığınır. Hep bir ağızdan da dua ederler: " Allahım! Hayırlı yağmurlar" Baharla birlikte ve gün dönümlerinde gelen yağmurlar tehlikelidir. Her geçen yıl tehlike dahada büyümektedir. Yağmurla birlikte eriyen karlar, birden bire bastırır ve dere yatağına sığmaz, Önüne ne geldiyse taşları, ağaçları, hayvanları, sürükler, ekili araziyi siler süpürür. Bazan insanlarında gafil avlandığı olur. Ağıtlar yakılarak, bahçelerden, tarlalardan insan cesetleri, hayvan leşleri toplanır. Bahar ve gündönümü yağmurları köylünün korkulu rüyasıdır. Dua etmekten ve evliyalara adak adamaktan başka ellerinden hiçbir şey gelmez. Selden sonra Hükümet bir dozer göndererek dere yatağını genişletir ama bu da çare değildir. İlk sel'de açılan yatak gene dolar. Köylü, ormanların kesilerek azaldığından dolayı bu felaketin başlarına geldiğini bilir ama genede kesmeden edemez. Felaketi Allahın bir gazabı olarak kabul edenlerin sayısı da az değildir. Misafiri, geleni, gideni eksik olmaz Yeşilöz Köyünün. Tepesinde Hodulca Baba Türbesi bulunan Hodulca Dağının eteklerine, birer boncuk gibi dizilen dağ köylerinin yolu buradan geçer. Geçimini kaçakçılıkla sağlayan bu köylüler, gündüzleri ormandan kestikleri ağaçları balta, keser, testere ecene gibi aletlerle şekillendirerek karasaban, kağnı, yaba, dirgen, ağaç kaşık ve çeşitli biçmlerde su kabı yaparlar. Havanın kararmasıyla bu mallar eşeklere yüklenir ve ova köylere doğru yola çıkılır. Bu pusu ve tehlikelerle dolu yolculuktan önce yaşlılar, kadınlar hayırlı gidilip dönülmesi için dua ederler. Dönüş gerçekleşene kadar da kapılardan içeri girilemez. Gözler hep yollardadır. Orman kanunlarının ağırlığı, yakalanıldığında öküzünün eşeğinin satılacağı ve hapislerde yatılacağı herkes tarafından bilinir. Kaçakçıların en yakın dostu eşekleridir. Yolculuk boyunca onlarla bütünleşirler adeta. Eşekler de tehlikelerin farkında imiş gibi gizli geçitlerden, patikalardan sessizce akıp giderler. Amerikan radarı gibi dikilen ve açılan kulaklarıyla karanlıktaki pusuları, tehlikeleri anında sezinlemekte ve sahibini uyarmakta ustadırlar. Kaçak malları ve sahibini kolculardan nasıl kurtardığına dair birçok hikâyeler anlatılır. Bu yolun sonunda satılan malların karşılığı olan buğday, arpa, çavdar çuvalları eşeklere yüklenerek geri dönülür. Bazen havanın kararmasıyla başlayan bu yol, orman memurlarıyla girilen çatışmada ölümle biter. Bazen de hapishane hücresine kadar götütür insanı. Bütün dertlerin, bütün acıların yaşandığı yollar hep Yeşilöz Köyünden geçer. Hep burada konuk olur. Ağıt yakmakta usta olan köy kadınlarının en acılı ağıtları, en içli türküleri de önce Yeşilöz Köyüne uğrar, yüreklere konuk olur, damla, damla süzülür gözlerden: Yeşilöz Köyü, dağlarda yankılanan bu ağıtların dışarıya açılan en önemli kapısıdır. İşte Amasyanın böyle bir köyde dünyaya gelmişim. Herkesi saygıyla selamlıyorum. murat doğan 16.01.2008, 21:47 merhaba amasyalı arkadaşlar benimde kız arkadaşım amasya-suluova lı bu yaz evlenicez inşallah...bir kolumuzda amasyalı olcak yani... saygılar... |