izmirksk
05.09.2005, 21:02
fizik ve felsefe başlığı altında değinmiştim ama çok güzel ve bir o kadar tatlı .geniş açı ile anlatmaya çalışacağım
bu konuda yaptığım araştırmaların bir özeti
yakın zamana kadar boşluktan oluşan bir uzaya ve içinde bulunulan milyarlarca yıldıza inanılırdı.boş bir evren ve milyarlarca yıldız.şimdi ise uzay-zaman eğriliği kabul edilmekte.bunu şöyle açıklayabiliriz.
bir yatak düşünün.bu yatağın üzerinde çeşitli ağırlıkta gülleler 3 kg lık 5 kglık 8 kglık vs..ağırlık olsun.bütün bunlar yatağı eğer.ağırlığın olduğu kısımlar yatağı çökertir.işte uzaydaki yıldızlarda ağırlıkları oranında
uzayı eğmektedir.
bu dev kütleli yıldızlar (güneşin iki katı büyük olan yıldızlar)ömrünü tüketince merkeze doğru müthiş bir yoğunluk başlar ve bir kara delik halini alırlar.ve sonrası malum.uzayda bir delik açılır.çekim alanına giren herşeyi yutan bir delik.
işteparalel evrenleri bağlayan solucan delikleri vazifesi gören tünel
bunlar
şimdi düz bir çizgi düşünelim.bunun sadece uzunluğu var.diğer boyutlardan yoksundur.yükseklik ve genişlik yoktur.
şimdide bir kağıt düşünelim.bu kağıdın genişliği ve uzunluğu vardır ama derinliği yoktur.2 boyutludur yani.
şimdi bu kağıt üzerinde geometrik şeklili varlıklaın yaşadğını düşünelim.bu varlıkalrın sadece 2 boyutu vardır.3.bir boyutu belkide hayal bile edemezler(flatland 'liler olarak anlatılır.abbott bir romamnında bunları tasvir etmeye çalışmıştır)
şimdi romandan çıkıp gerçek bilime baktığımızda nobel ödüllü fizkçiler paralel evrenlerden bahsetmektedir.solucan delikleri(kara delikler) vasıtası ile evrenler birbirine bağlanmaktadır.
yani bilim adamlarına göre bizim evrenimiz gibi milyonlarca belkide sonsuz sayıda evren vardır.
aslında eınsteın ile başlayan bir olgudur.ve tabiki çalışma arkadaşı rosen ile beraber kara deliklerin dibinin sonsuz olmadığını ve başka evrenleri birbirine bağladığını matematiksel olarak ortaya koymuşlardır.eınsteın paralel evrenleri birbirine bağlayan köprülerden bahsetmiştir.
(bu konu uzun bir araştırmanın ürünü.tüm araştırmalarımı yazma zamanım maalesef yok.başkabir gün kaldığım yerden devam edeceğim.en önemli ve can alıcı kısımları daha sonrakiler.)
bu konuda yaptığım araştırmaların bir özeti
yakın zamana kadar boşluktan oluşan bir uzaya ve içinde bulunulan milyarlarca yıldıza inanılırdı.boş bir evren ve milyarlarca yıldız.şimdi ise uzay-zaman eğriliği kabul edilmekte.bunu şöyle açıklayabiliriz.
bir yatak düşünün.bu yatağın üzerinde çeşitli ağırlıkta gülleler 3 kg lık 5 kglık 8 kglık vs..ağırlık olsun.bütün bunlar yatağı eğer.ağırlığın olduğu kısımlar yatağı çökertir.işte uzaydaki yıldızlarda ağırlıkları oranında
uzayı eğmektedir.
bu dev kütleli yıldızlar (güneşin iki katı büyük olan yıldızlar)ömrünü tüketince merkeze doğru müthiş bir yoğunluk başlar ve bir kara delik halini alırlar.ve sonrası malum.uzayda bir delik açılır.çekim alanına giren herşeyi yutan bir delik.
işteparalel evrenleri bağlayan solucan delikleri vazifesi gören tünel
bunlar
şimdi düz bir çizgi düşünelim.bunun sadece uzunluğu var.diğer boyutlardan yoksundur.yükseklik ve genişlik yoktur.
şimdide bir kağıt düşünelim.bu kağıdın genişliği ve uzunluğu vardır ama derinliği yoktur.2 boyutludur yani.
şimdi bu kağıt üzerinde geometrik şeklili varlıklaın yaşadğını düşünelim.bu varlıkalrın sadece 2 boyutu vardır.3.bir boyutu belkide hayal bile edemezler(flatland 'liler olarak anlatılır.abbott bir romamnında bunları tasvir etmeye çalışmıştır)
şimdi romandan çıkıp gerçek bilime baktığımızda nobel ödüllü fizkçiler paralel evrenlerden bahsetmektedir.solucan delikleri(kara delikler) vasıtası ile evrenler birbirine bağlanmaktadır.
yani bilim adamlarına göre bizim evrenimiz gibi milyonlarca belkide sonsuz sayıda evren vardır.
aslında eınsteın ile başlayan bir olgudur.ve tabiki çalışma arkadaşı rosen ile beraber kara deliklerin dibinin sonsuz olmadığını ve başka evrenleri birbirine bağladığını matematiksel olarak ortaya koymuşlardır.eınsteın paralel evrenleri birbirine bağlayan köprülerden bahsetmiştir.
(bu konu uzun bir araştırmanın ürünü.tüm araştırmalarımı yazma zamanım maalesef yok.başkabir gün kaldığım yerden devam edeceğim.en önemli ve can alıcı kısımları daha sonrakiler.)