Orijinalini görmek için tıklayınız : 50'inci Yılında 6-7 Eylül Olayları


onurtt
06.09.2005, 05:37
464

465
'İstanbul'u Rumsuzlaştırma Projesi'

6-7 Eylül Olayları 50'inci yılında yeniden tartışılıyor. Olayların aslında iki yıl öncesinden planlandığını söyleyen Rıdvan Akar 'İstanbul'u Rumsuzlaştırma projesi siyasi tarihimizin en büyük provokasyonu ile gerçekleştirildi' diyor

Türkiye'nin etnik yapısını değiştiren 6-7 Eylül Olayları 50'inci yılında yeniden tartışılıyor. Rıdvan Akar, Toplumsal Tarih Dergisi'nin son sayısı için hazırlanan 'Azınlıklar, Tarih, Siyaset' adlı dosyasında yer alan 'İki yıllık gecikme: 6-7 Eylül' başlıklı makalesinde çarpıcı iddialarda bulunuyor. İlk kez yayımlanan fotoğraflarla desteklenen haberde Akar olayların çıkış noktasının CHP'nin hazırladığı 'Azınlık Raporu' olduğunu öne sürüyor.
Akar, Cumhuriyet döneminde başlayan 'Türkleştirme' politikası sürecinde CHP içinde azınlıklar ve gelir dağılımından sorumlu 9. Büro tarafından hazırlanan 'Azınlıklar Raporu'nda 'Rumlar için esaslı tedbir alınması gereken yerimiz İstanbul'dur. Bu hususta söylenecek tek söz, İstanbul'un fethinin (500.) yıldönümüne kadar İstanbul'u tek bir Rumsuz hale getirmektir' yazdığını açıklıyor. Ve bu rapordan yola çıkarak 'Cumhuriyet'in 500. yıldönümü 1953 yılını işaret ediyordu. İki yıl gecikmeyle İstanbul'u Rumsuzlaştırma projesi, Türk siyasi tarihinin en büyük provokasyonu ile gerçekleştirilmek istendi. Ve bugünkü demografik verilere bakılırsa da 'başarılı' oldu' diyor.
6-7 Eylül Olayları'nın için çalışmaların çok önceden başladığını iddia eden Akar makalesinde bu amaç uğruna Kıbrıs Meselesi'nin gündeme getirildiğini ve Demokrat Parti teşkilatları ile gençliğin katılımıyla "Kıbrıs Türktür Derneği"nin kurulduğunu söylüyor. Akar makalesinde 6 Eylül sabahına kadar devam eden provokasyon çalışmalarını ve o süreci ayrıntılarıyla anlatıyor. Akar tezini de 'Olaylar ilginç bir biçimde aynı anda, aynı saatte, aynı biçimde Rumlar'ın yoğun olarak yaşadığı semtlerden başlıyordu. Olaylardan sonraki pek çok tanıklık, olayları yönlendiren grupların başında Kıbrıs Türktür Derneği'nden öğrencilerin olduğunu, hemen her semtte yağmacıların kullandığı sopaların 'aynı tornadan çıkmışcasına' eşit büyüklükte ve kalınlıkta olduğunu, Rumlar'a ait ev ve işyerlerinin önceden tespit edildiği hatta tebeşirle işaretlendiğini ortaya koyuyordu' cümleleriyle destekliyor.
Akar 'Cumhuriyet döneminde yaşanan azınlık karşıtı politikaların en vahşi olanıydı' diye tanımladığı 2 günün bilançosunu da '1004 ev, 4 bin 348 dükkan, 21 fabrika, 110 lokanta ve kafe, 73 kilise, 26 okul, 5 spor kulübü ve 2 mezarlık tahrip edilmişti. Saldırılar sırasında 200 Rum kadına tecavüz edilmişti' olarak açıklıyor. Efnan Atmaca
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/09/05/kultursanat/kultursanat1.html

http://www.kitapgazetesi.com/images/kapak/57159.jpg

YANOKUMALAR
İSTANBUL'UN SON SÜRGÜNLERİ (http://www.pandora.com.tr/urun.asp?id=57159&oid=2)
RIDVAN AKAR
BELGE yay.


1964'ün Türkiye'sini anlatıyor. Rumlara karşı "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları, "Türk'ten Türk'e Alışveriş" boykotlarının sürdüğü o günlerde bir azınlık cemaatinin nasıl uluslararası diplomasi masalarında pazarlık malzemesi haline getirildiğini, çok kültürlü bir kent coğrafyasının nasıl iğdiş edildiğini dile getiriyor.


http://www.kitapgazetesi.com/images/kapak/16638.jpg
6/7 EYLÜL OLAYLARI (http://www.pandora.com.tr/urun.asp?id=16638&oid=2)
M.HULUSI DOSDOĞRU
BAĞLAM yay.
392 sayfa



6/7 Eylül 1955 Olayları, ne bir kominist kışkırtması, ne de nasırına Kıbrıs olayları dolayısıyla basılan halkın kendiliğinden bir reaksiyonudur. 6/7 Eylül 1955 Olayları, adı Demokrat <>, toy, fanatik, sorumsuz bir yönetimin İstanbul-İzmir metropollerinin her köşesindeki Rum azınlığa karşı, baştan sona sistemli, planlı, programlı tertip ve kışkırtmaları ve illegal uzantılarıyla kopartılmış bir toplu yıkım ve kırım kasırgasıdır. 6/7 Eylül 1955 Olayları'na dirlik ve düzeni sürekli korumak ile görevli kolluk güçleri seyirci bırakılmış, hatta yer yer olaylara karışmış; İzmir'de en üst düzeydeki sivil-asker yöneticiler nümayişçilerin omuzları, kolları, elleri üzerinde taşınmıştır.
6/7 Eylül 1955 Olayları, daha sonra en üst düzeydeki bir MİT görevlisince kontrgerillanın başarılı, en parlak bir uygulaması olarak benimsenmiştir.
M. Hulusi Dosdoğru




6 EYLÜL 1955 YASSIADA 6-7 EYLÜL DAVASI (http://www.pandora.com.tr/urun.asp?id=24738&oid=2)
MEHMET ARİF DEMİRER
BAĞLAM yay.





http://www.kitapgazetesi.com/images/kapak/59777.jpg
VARLIK VERGİSİ VE TÜRKLEŞTİRME POLİTİKALARI (http://www.pandora.com.tr/urun.asp?id=59777&oid=2)
AYHAN AKTAR
İLETİŞİM yay.
244 sayfa



Aktar, bu kitapta Tek parti Dönemi'nde uygulanmış olan 'Türkleştirme' politikalarını ayrıntılı olarak ele alıyor ve bunların ekonomik, sosyal ve kültürel sonuçlarını tartışıyor.

izmirksk
06.09.2005, 13:40
.paylaşımın için sağol.yaşananlar çok acı.maalesef güçlünün zayıfı ezdiği bir dünyada yaşıyoruz.bir dönem alevilerede aynı politika uygulandı ama sayımız rumlar kadar az olmayınca bir işe yaramayacağı anlaşıldı.

Ceyhun
06.09.2005, 19:29
Bu olaylardan dolayı 27 Mayıs darbesinden sonra Adnan Menderes yargılanmış ve 6 yıl hapis davası almıştır hatırladığım kadarıyla. İşin ilginç yanı bu faşizan saldırılardan sonra olayla hiçbir ilgisi olmayan solcuların tutuklanmasıdır :) Bu tür provokasyonları günümüzde de yaşıyoruz.

onurtt
07.09.2005, 00:29
50 yıl sonra aynı kafa

FOTOĞRAF: HÜSEYİN ÖZDEMİR

'50. Yılında 6-7 Eylül Olayları' konulu sergi ülkücülerin saldırısına uğradı. Saldırganlar fotoğrafları yerinden sökerek bazılarını yırttı. Tarih Vakfı Başkanı Silier, güvenlik önlemi alınmamasını eleştirdi

(2246 kişi okudu)


ERKAN AKTUĞ (Arşivi)

İSTANBUL - Tarih Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Helsinki İnsan Yerleşimleri Derneği'nce İstiklal Caddesi Karşı Sanat Galerisi'nde düzenlenen '50. Yılında 6-7 Eylül Olayları' konulu sergi, dün ülkücülerin saldırısına uğradı.
Azınlıklara ait ev ve işyerlerinin yağmalandığı 6-7 Eylül Olayları'nı 50 yıl sonra ortaya çıkan fotoğraflarla anlatan sergi, olaylı başladı. Galeri önünde dün saat 18.00 sıralarında ellerinde Türk bayraklarıyla toplanan grup, "Ya sev ya terk et", "Vatan hainleri", "Türkiye Türktür, Türk kalacak" sloganları attı. "Biz çocukken Atatürk'ün evi bombalandı, biz onları yaşadık" diye bağıran öfkeli grup, sergi salonundaki 250 fotoğraftan 15'ini söküp, birini yırttı, diğer fotoğraflara da yumurta attı. Daha sonra sergiden aldıkları fotoğraflar ve Türk bayraklarıyla İstiklal Caddesi'nde slogan atarak yürüyen saldırganlar polis tarafından gözaltına alındı.
Bu arada Fransız haber ajansı AFP saldırıyı fotoğraflarla tüm dünyadaki abonelerine duyurdu.
Saldırıya tepki gösteren Tarih Vakfı Başkanı Orhan Silier, 15 gün önce bazı gazetelere yansıyan '50 yıl öncesinden daha büyük şiddet kullanacağız' şeklindeki tehditlere ve güvenlik taleplerine rağmen yeterli önlem alınmamasını eleştirdi. Silier şöyle konuştu:

'100 bin bölü 20'lik fark'
"50 yıl önceki olayla, bu saldırının çapı arasındaki fark, 100 bin bölü 20 kişiyle Türkiye'nin ilerlemesini ortaya koyuyor. Bu sergi, 50. yılında Türkiye tarihinin ayrımcılık ve bağnazlık bakımından en yüz kızartıcı suçlarından biri olan 6-7 Eylül Olayları'nı, hem de aynı caddede hatırlatmak için düzenlenmişti. Türkiye aradan geçen 50 yıl içinde kendini çok geliştirdi. Bağnazlık ve ırkçılığı aşmak için çok yol alındı. Ama bu yolu birlikte alamadığımız gruplar da var. Bu grupların Türkiye'yi hâlâ ırkçı sloganlarla dar bir elbisenin içinde tutma çabaları da gitgide daha etkisizleşecektir. Toplum onları geride bırakacaktır."
Silier, 6-7 Eylül davalarında hâkimlik yapan emekli amiral Fahri Çoker'in vakfa bağışladığı fotoğraf ve belgelerden oluşan sergiyi ilk gün yaklaşık bin kişinin gezdiğini söyledi. Sergi 21 gün açık kalacak.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=163524