duygugemisi
29.06.2006, 10:48
Özgürlük Mahkumları
13 Şubat 2004...Hrant Dink;Agos gazetesindeki makalesinde ‘Türklüğü aşağıladı’ iddiasıyla yargılandı.
12 Temmuz 2004...Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer;’Türklüğü neşren tahrik ve tezyif etmek’ suçlamasıyla 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
9 Şubat 2005...Yazar Orhan Pamuk;bir İsviçre gazetesine vermiş olduğu beyanatından dolayı ‘Türklüğü alanen aşağılama’ iddiasıyla yargılandı.
7 Haziran 2006...Yazar Perihan Mağden’in; “vicdani ret bir insanlık hakkıdır” başlıklı yazısında ‘haklı askerlikten soğutma’ suçunu işlediği gerekçesiyle yargılanmasına devam edildi.
8 Haziran 2006...Prof. Murat Belge;“Bir mahkeme Kararı” başlıklı yazısında ‘yargıyı etkileme’ suçunu işlediği iddiasıyla yargılandı.
Evet,liste uzayıp gidiyor.İyisi mi bunu burada bırakalım....Yukarıda saydıklarım;en temel insan haklarından olan ifade özgürlüğünü kullandıkları yada kullanmak istedikleri için yargılanan onlarca kişiden yalnızca birkaçı.Bu kişiler;ne teröre veya teröristlere methiye dizdikleri ne de şiddeti özendirdikleri için yargılanıyor,düşündüklerini sadece düşündüklerini dile getirdikleri için yargılanıyorlar.Aslında bu kişiler değil yargılanan veya yargılanmakta olan..Yargılanan;Türkiye’den başkası değil…
‘Çağdaş uygarlık’ nedir,diye sorulunca muhtemelen çoğumuz bunu;salt ekonomik açıdan değerlendirip,’ekonomik açıdan gelişimi tamamlama’ olarak yorumlarız.Halbuki ‘çağdaş uygarlık’ seviyesini yakalamak öncelikle düşünsel bazda bir ‘devrim’ yapmayı gerekli kılar.Zira ‘çağdaş uygarlık’;özünde fikirlerin,düşünce ve görüşlerin serbestçe ifade edildiği;saygıyla dinlendiği,özgürce tartışılabildiği ve tenkit edildiği bir ortamdan başka bir şey değildir.
Ve yine biliyoruz ki insanların;inançlarını,fikirlerini,düşüncelerini serbestçe ifade edemediği toplumlar;ilerlemeyi de sağlayamazlar.Bu tür toplumlar;bir kısır döngü içerisinde sorunlarıyla debelenip dururlar.Diğer açıdan;inançların,düşüncelerin ve fikirlerin rahatça ifade edildiği toplumlar;her açıdan gelişme ve ilerlemeye muktedirler.
Türkiye’nin birçok sorunu olduğunu hepimiz biliyoruz.Buna karşın sahip olduğu devasa potansiyeli de biliyoruz.Bu potansiyelin doğru bir şekilde kullanılması durumunda,inanmıyorum ki sorunlarımızın üstesinden gelemeyelim.Bu noktada herkesin,özellikle yargı erklerinin, elini taşın altına koyması gerekiyor.Düşüncenin özgürce tartışıldığı,insanların kimliklerinden ve düşüncelerinden dolayı yargılanmadığı ve buna paralel olarak sağlıklı çözümlerin üretildiği, sunulduğu bir Türkiye özlemiyle…
13 Şubat 2004...Hrant Dink;Agos gazetesindeki makalesinde ‘Türklüğü aşağıladı’ iddiasıyla yargılandı.
12 Temmuz 2004...Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer;’Türklüğü neşren tahrik ve tezyif etmek’ suçlamasıyla 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
9 Şubat 2005...Yazar Orhan Pamuk;bir İsviçre gazetesine vermiş olduğu beyanatından dolayı ‘Türklüğü alanen aşağılama’ iddiasıyla yargılandı.
7 Haziran 2006...Yazar Perihan Mağden’in; “vicdani ret bir insanlık hakkıdır” başlıklı yazısında ‘haklı askerlikten soğutma’ suçunu işlediği gerekçesiyle yargılanmasına devam edildi.
8 Haziran 2006...Prof. Murat Belge;“Bir mahkeme Kararı” başlıklı yazısında ‘yargıyı etkileme’ suçunu işlediği iddiasıyla yargılandı.
Evet,liste uzayıp gidiyor.İyisi mi bunu burada bırakalım....Yukarıda saydıklarım;en temel insan haklarından olan ifade özgürlüğünü kullandıkları yada kullanmak istedikleri için yargılanan onlarca kişiden yalnızca birkaçı.Bu kişiler;ne teröre veya teröristlere methiye dizdikleri ne de şiddeti özendirdikleri için yargılanıyor,düşündüklerini sadece düşündüklerini dile getirdikleri için yargılanıyorlar.Aslında bu kişiler değil yargılanan veya yargılanmakta olan..Yargılanan;Türkiye’den başkası değil…
‘Çağdaş uygarlık’ nedir,diye sorulunca muhtemelen çoğumuz bunu;salt ekonomik açıdan değerlendirip,’ekonomik açıdan gelişimi tamamlama’ olarak yorumlarız.Halbuki ‘çağdaş uygarlık’ seviyesini yakalamak öncelikle düşünsel bazda bir ‘devrim’ yapmayı gerekli kılar.Zira ‘çağdaş uygarlık’;özünde fikirlerin,düşünce ve görüşlerin serbestçe ifade edildiği;saygıyla dinlendiği,özgürce tartışılabildiği ve tenkit edildiği bir ortamdan başka bir şey değildir.
Ve yine biliyoruz ki insanların;inançlarını,fikirlerini,düşüncelerini serbestçe ifade edemediği toplumlar;ilerlemeyi de sağlayamazlar.Bu tür toplumlar;bir kısır döngü içerisinde sorunlarıyla debelenip dururlar.Diğer açıdan;inançların,düşüncelerin ve fikirlerin rahatça ifade edildiği toplumlar;her açıdan gelişme ve ilerlemeye muktedirler.
Türkiye’nin birçok sorunu olduğunu hepimiz biliyoruz.Buna karşın sahip olduğu devasa potansiyeli de biliyoruz.Bu potansiyelin doğru bir şekilde kullanılması durumunda,inanmıyorum ki sorunlarımızın üstesinden gelemeyelim.Bu noktada herkesin,özellikle yargı erklerinin, elini taşın altına koyması gerekiyor.Düşüncenin özgürce tartışıldığı,insanların kimliklerinden ve düşüncelerinden dolayı yargılanmadığı ve buna paralel olarak sağlıklı çözümlerin üretildiği, sunulduğu bir Türkiye özlemiyle…