Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrenin Hesaplanamayan Büyüklüğü


sertur
29.06.2006, 13:57
Evrenin Hesaplanamayan Büyüklüğü

Muhteşem büyüklükteki evrenin sahip olduğu hassas dengeler, bu kusursuz düzenin Allah’ın üstün yaratışı sonucunda var olduğunu kanıtlamaktadır.

Amerikan bilim adamları, Dünyamızın da içinde bulunduğu Güneş Sistemine en uzak gezegeni buldular. İnternetteki space sitesindeki habere göre, Jüpiter büyüklüğündeki gezegen, Samanyolu Galaksisinden 5 bin ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın etrafında, dar bir yörüngede dönüyor. Gezegenin, yıldızın etrafını dönüş hızının 29 saat gibi kısa bir süre olduğunu belirten bilim adamları, yüzeyinin çok sıcak olduğunu ve binlerce dereceyi bulduğunu kaydettiler. Harvard Smithsonian Merkezi’ndeki astronomlar, gezegeni, etrafında döndüğü yıldızın yaydığı ışıktaki küçük değişimler sayesinde tespit ettiler. Astronomlar, gezegenin periyodik olarak 29 saatte bir yıldızın önüne geçtiğini ve yıldızın yaydığı ışığın bu sırada azalmış göründüğünü ortaya çıkardılar. Işıktaki değişimin ise, bir sivrisineğin 300 kilometre uzaklıktaki bir otomobil farının önünden geçmesine eşdeğer olduğunu açıkladılar. Astronomlar şimdiye kadar Güneş Sistemimizin dışındaki 100’den fazla gezegenin çoğunu da bu yöntemle saptadılar.

Yukarıdaki bilimsel gelişmenin bizlere işaret ettiği çok önemli bir nokta var. Evrenin muhteşem büyüklüğü!

Işığın saniyede yaklaşık 300.000 km gibi bir hıza sahip olduğu düşünülürse 5 bin ışık yılına karşılık gelen mesafenin büyüklüğünü kavramak insan için zor bir durumdur. Üstelik bu büyüklük, içinde bulunduğumuz Güneş Sistemimizin içinde, evrenin büyüklüğüne oranla oldukça dar bir aralıktır.

Bu durumda evrenin büyüklüğü üzerinde düşündüğümüzde karşımıza çok daha muazzam boyutlar çıkacaktır.

Evrenin büyüklüğünü anlamak için bu incelemeye devam edelim…

Dünya gezegeni, bildiğimiz gibi Güneş Sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem, evrenin içindeki diğer yıldızlara göre orta-küçük bir yıldız olan Güneş'in etrafında dönmekte olan dokuz gezegenden ve onların elli dört uydusundan oluşur. Dünya, bu sistemde Güneş'e en yakın üçüncü gezegendir.


Güneş'in çapı, Dünya'nın çapının 103 katı kadardır. Bunu bir benzetmeyle açıklayalım; eğer çapı 12.200 km. olan Dünya'yı bir misket büyüklüğüne getirirsek, Güneş de bildiğimiz futbol toplarının iki katı kadar büyüklükte yuvarlak bir küre haline gelir. Ama asıl ilginç olan, aradaki mesafedir. Gerçeklere uygun bir model kurmamız için, misket büyüklüğündeki Dünya ile top büyüklüğündeki Güneş'in arasını yaklaşık 280 metre yapmamız gerekir. Güneş Sisteminin en dışında bulunan gezegenleri ise kilometrelerce öteye taşımamız gerekecektir.

Ancak bu kadar dev bir boyuta sahip olan Güneş Sistemi, içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisine oranla oldukça küçük boyutlardadır. Çünkü Samanyolu Galaksisinin içinde, Güneş gibi ve çoğu ondan daha büyük olmak üzere yaklaşık 250 milyar yıldız vardır. Bu yıldızların içinde Güneş'e en yakın olanı Alpha Centauri'dir. Eğer Alpha Centauri'yi az önce yaptığımız ölçeğe, yani Dünya'nın misket büyüklüğünde olduğu ve Güneş ile Dünya'nın arasının 280 metre tuttuğu ölçeğe yerleştirirsek, onu Güneş'in 78 bin kilometre uzağına koymamız gerekir!

Modeli biraz daha küçültelim. Dünya'yı gözle zor görülen bir toz zerresi kadar yapalım. O zaman Güneş ceviz büyüklüğünde olacak ve Dünya'ya üç metre mesafede yer alacaktır. Bu ölçek içinde Alpha Centauri'yi ise Güneş'ten 640 kilometre uzağa koymamız gerekir.

Samanyolu Galaksisi, işte aralarında bu denli devasa mesafeler bulunan 250 milyar yıldızı barındırır. Spiral şeklindeki bu galaksinin kollarının birisinde, bizim Güneşimiz yer almaktadır.

Ancak ilginç olanı, Samanyolu Galaksisinin de uzayın geneli düşünüldüğünde çok "küçük" bir yer kapladığıdır. Çünkü uzayda başka galaksiler de vardır, hem de tahminlere göre, yaklaşık 300 milyar kadar. Bu galaksilerin arasındaki boşluklar ise, Güneş ile Alpha Centauri arasındaki boşluğun milyonlarca katı kadardır.

George Greenstein, bu şaşkınlık uyandıran büyüklükle ilgili, The Symbiotic Universe (Simbiyotik Evren) adlı kitabında şöyle yazar:

“Eğer yıldızlar birbirlerine biraz daha yakın olsalar, astrofizik çok da farklı olmazdı. Yıldızlarda, nebulalarda ve diğer gök cisimlerinde süregiden temel fiziksel işlemlerde hiçbir değişim gerçekleşmezdi. Uzak bir noktadan bakıldığında, galaksimizin görünüşü de şimdikiyle aynı olurdu. Tek fark, gece çimler üzerine uzanıp da izlediğim gökyüzünde çok daha fazla sayıda yıldız bulunması olurdu. Ama pardon, evet; bir fark daha olurdu: Bu manzarayı seyredecek olan "ben" olmazdım... Uzaydaki bu devasa boşluk, bizim varlığımızın bir ön şartıdır.” (George Greenstein, The Symbiotic Universe. s. 21)

Greenstein, bunun nedenini de açıklar; uzaydaki büyük boşluklar, bazı fiziksel değişkenlerin tam insan yaşamına uygun biçimde şekillenmesini sağlamaktadır. Ayrıca Dünya'nın, uzay boşluğunda gezinen dev gök cisimleriyle çarpışmasını engelleyen etken de, evrendeki gök cisimlerinin arasının bu denli büyük boşluklarla dolu oluşudur. (Harun Yahya, Evrenin Yaratılışı)

Evrenin bu büyüklüğünü ve muhteşem düzenini kusursuz bir uyum içinde yoktan vareden alemlerin Rabbi olan Allah’tır. Evrenin büyüklüğü ve sahip olduğu hassas dengeler, Allah'ın üstün yaratma sanatının apaçık delilleridir. Modern bilimin ulaştığı bu sonuç ise, Kuran'da bundan 14 yüzyıl önce haber verilmiş olan bir gerçeğin doğrulanmasından ibarettir.

Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir. (Araf Suresi, 54)

izmirksk
29.06.2006, 14:53
George Greenstein, bu şaşkınlık uyandıran büyüklükle ilgili, The Symbiotic Universe (Simbiyotik Evren) adlı kitabında şöyle yazar:

“Eğer yıldızlar birbirlerine biraz daha yakın olsalar, astrofizik çok da farklı olmazdı. Yıldızlarda, nebulalarda ve diğer gök cisimlerinde süregiden temel fiziksel işlemlerde hiçbir değişim gerçekleşmezdi. Uzak bir noktadan bakıldığında, galaksimizin görünüşü de şimdikiyle aynı olurdu. Tek fark, gece çimler üzerine uzanıp da izlediğim gökyüzünde çok daha fazla sayıda yıldız bulunması olurdu. Ama pardon, evet; bir fark daha olurdu: Bu manzarayı seyredecek olan "ben" olmazdım... Uzaydaki bu devasa boşluk, bizim varlığımızın bir ön şartıdır.” (George Greenstein, The Symbiotic Universe. s. 21)

Greenstein, bunun nedenini de açıklar; uzaydaki büyük boşluklar, bazı fiziksel değişkenlerin tam insan yaş***** uygun biçimde şekillenmesini sağlamaktadır. Ayrıca Dünya'nın, uzay boşluğunda gezinen dev gök cisimleriyle çarpışmasını engelleyen etken de, evrendeki gök cisimlerinin arasının bu denli büyük boşluklarla dolu oluşudur. (Harun Yahya, Evrenin Yaratılışı)

Evrenin bu büyüklüğünü ve muhteşem düzenini kusursuz bir uyum içinde yoktan vareden alemlerin Rabbi olan Allah’tır. Evrenin büyüklüğü ve sahip olduğu hassas dengeler, Allah'ın üstün yaratma sanatının apaçık delilleridir. Modern bilimin ulaştığı bu sonuç ise, Kuran'da bundan 14 yüzyıl önce haber verilmiş olan bir gerçeğin doğrulanmasından ibarettir.

Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir. (Araf Suresi, 54)
bu yakınlık ve uzaklık konusu sanki biraz abartı gibi gelir bana..mesela çok yerde karşılaşmışımdır .şöyle anlatırlardı..
Güneş biraz daha yakın olsa ölürdük , biraz daha uzak olsa soğuktan donardık gibi..evrende hassas bir denge arama çalışmalarının bir sonucu olsa gerek...
fakat bu yakınlıkdan kastedilen nedir??
mesela 3 ocak ta dünya ile güneş arasındaki mesafe yaklaşık 147 milyon km..4 temmuzda ise yaklaşık 152 milyon km..arada dile kolay 5 milyon km lik bir mesafe var ki ..az değil..kimse bu sebepten ölmüyor

yukarıdaki örneğe gelince zaman sorunum var pek bir şey yazamıyorum..ama çalışma ve paylaşım güzel...sadece harun yahya ile pek anlaşamayız..:)

canugur
29.06.2006, 16:17
Cok güzel bir noktayi yakalamissiniz sayin imirksk.
gercekten aklima gelmezdi.
Hep denirdi ki; dünya günese biraz yaklassa, yanar kül oluruz, biraz uzaklassa, donar ölürüz , yaa sormayin, mistisizmin sonu yok.
Bilinmeyenlerle ve henüz bulunmamislarla gecinir hep misik dünya.
sayin sertur´un arastirmasini ilgiyle okudum, düsünce sahibi oldum.
tesekürler.
Ancak sunu söylemeliyim ki; blimsel bilgileri bir ucundan tutup, samanyolu TV nin belgesellerindeki gibi, izleyicileri biilmsel bir harika ve devasa bir görüntü karsisinda sasirtip, bellekleri dine yöneltme taktigi ortacag skolastik düsünce yapisinin ürünüdür.
Avrupada kilise bu yöntemi birakali yüzyillar olmustur.
Bilim arastirir bulur, kilise sarilirdi.
Objektif arastirmalarin sürmesi dilegi ile.
saygilar

sertur
29.06.2006, 16:25
sevgili arkadaşlarım paylaşımla ilgili yapmış olduğunuz tesbit ve değerlendirmeler için teşekür ederim

arslan
29.06.2006, 21:26
konuyu ilgi ile okudum. hos paylasim.


tesekkurler.

ozde
29.06.2006, 22:28
paylaşım için teşekkürler.

izmirksk
30.06.2006, 22:46
meraklısına(işin Tanrı olan kısmı hariç diğer bilgiler belki işinize yarar.malum dini herşeyl iç içe yapmışlar..ateizm ve dini şu güzel bilimi kirletmekte kullanmasak:).resimler::)
http://www.godandscience.org/gallery/Hi-Res

resimlerim kimisinde oynamışlar sanki..bilemiyorum belki uyku mahmurluğu:)

manifesto
30.06.2006, 23:13
izmirksk ; kimse bu sebepten ölmüyor

Güneşe yakın gezegenlerin ve güneşe uzak gezegenlerin fiziki yapıları hakkında az çok bilgin vardır heralde :) Venüsün yüzey,nde 30 bin C' sıcaklık varken pluton donmuş bir gezegen ,oradaki masalsı yakınlık uzaklık kavramı zaten dengenin sağlandığına işaret ediyor..Güneş de zaten kendi yörüngesinde dünyaya yakınlaşıp uzaklaşıyor..ama bu kontrol dışı bir yakınlaşma elbette değil

1980 li yıllarda ABD li bilim adamları uzay cisimlerinin birbirlerinden uzaklaşdıklarını farketmişler ve bunu fotoğraflamayı da başarmışlar gittikçe kızıllaşan bir şerit...bu evrenin genişlediğinin fotoğrafı ve bugünkü en temel bilimsel buldu..oysa Kuran bunu 1400 yıl evvel ifade etmişdi....

izmirksk
01.07.2006, 01:26
Güneşe yakın gezegenlerin ve güneşe uzak gezegenlerin fiziki yapıları hakkında az çok bilgin vardır heralde :) ....
Allah ı isbat için genelde bahsedilen Güneş'e biraz daha yakın olmak veya uzak olmak..yani Güneş in dibine sokulmak değil.....

Venüsün yüzey,nde 30 bin C' sıcaklık ....
yüzey ısısı yaklaışk 500 derece(480 derece)


1980 li yıllarda ABD li bilim adamları uzay cisimlerinin birbirlerinden uzaklaşdıklarını farketmişler ....
1930 yıllarda zaten biliniyordu artık evrenin genişlediği
bunu fotoğraflamayı da başarmışlar gittikçe kızıllaşan bir şerit...bu evrenin genişlediğinin fotoğrafı ve bugünkü en temel bilimsel buldu..oysa Kuran bunu 1400 yıl evvel ifade etmişdi....
onun fotoğrafı değilde dalga boylarındaki kırmızaya kayma ile ..
yoksa fotoğraf ile anlaşılabilecek bir şey değil....

canugur
01.07.2006, 07:45
meraklısına(işin Tanrı olan kısmı hariç diğer bilgiler belki işinize yarar.malum dini herşeyl iç içe yapmışlar..ateizm ve dini şu güzel bilimi kirletmekte kullanmasak:).resimler::)
http://www.godandscience.org/gallery/Hi-Res

resimlerim kimisinde oynamışlar sanki..bilemiyorum belki uyku mahmurluğu:)

Harika renklerle donanmis bu resimlerden, evrende, olaganüstü hizli bir harelketlilik gözleniyor.
Buradan da cikarabildigim sonuc; bize uzun görünen insan yasaminin; evrende, sanki yogurt mayasi bakterileri kadar hizli devindigidir.Resimlerle oynandigini pek sanmiyorum sayin izmirksk.
Belki insanligin görmemesi gereken yerleri varsa tahrif edilmis midir bilemiyorum?
cünkü bu resimler, Huble ve capi dünya capina esit olan bir mercege sahip elektro telskoplarla alindigi icin, bize oynanmis gibi gelen filitrelerden sorra bu durumda bize gelen resimlerdir.
Dünyanin bir cok bölgesindenki bilim yuvalari bu resimleri almakta, biribirleriyleiletisim icinde degerlendirmekteler.
Benzer resimleri Nasaile ilgili .gov ya da .org sitelerinde de bulabiliriyoruz.
saygilar

manifesto
01.07.2006, 10:55
izmirksk ; Allah ı isbat için genelde bahsedilen Güneş'e biraz daha yakın olmak veya uzak olmak..yani Güneş in dibine sokulmak değil.....

:) Allah'ı ısbat için mi??...Denge, mesele bundan ibaret ne fazlaca yakın nede fazlaca uzak...Allah'ı ısbat için milyonlaraca yol var..böyle avam arasındaki muhabbetler bu iş için işe yaramaz yani..
Evet evren her daim genişlemekde o son fotoğraflama tekniği ile bu artık bilimsel bir gerçeğe dönüşdü..
onun fotoğrafı değilde dalga boylarındaki kırmızaya kayma ile ..
yoksa fotoğraf ile anlaşılabilecek bir şey değil....
:) Zaten Canon ile yapılmış çekimden bahsetmiyorum sarıdan kırmızıya doğru kayan bir şerit bu şeritin elde edilişi cisimlerin birbirlerinden uzaklaşırken yaydıkları dalgalar..

capi dünya capina esit olan bir mercege sahip elektro
Bu teleskobu merak ettim doğrusu:) dünyanın çapı ne demek biliyorsundur heralde..

http://www.bulutsu.org/evreninharitasi/links.php

izmirksk
01.07.2006, 15:19
:) Allah'ı ısbat için mi??...Denge, mesele bundan ibaret ne fazlaca yakın nede fazlaca uzak...Allah'ı ısbat için milyonlaraca yol var..böyle avam arasındaki muhabbetler bu iş için işe yaramaz yani..
Evet evren her daim genişlemekde o son fotoğraflama tekniği ile bu artık bilimsel bir gerçeğe dönüşdü..

iyide ben evrenin genişlediğini hiçbir zaman inkar etmedimki..fakat bu genişleme duracakmı durmayacakmı..işte o meçhul..çünkü kritik yoğunluk bilinmiyor....
yoksa evrenin genişlemesine sözüm yok..zaten isbat edilen bir şeyi inkar etmek çok saçma bir şey olur...ama kritik yoğunluk kısmı halen meçhul..

SivanA SimyacI
01.07.2006, 18:58
hoş bi paylaşımdı sağol turgay

izmirksk
01.07.2006, 20:12
buda enterasan bir çalışma..
http://www.pbs.org/wgbh/nova/universe/howbig.html

izmirksk
01.07.2006, 20:27
bu uçsuz bucaksız görünen kainatın ne kadar büyük olduğu her yerde gündemde:)
How big is the universe?
We can observe only a portion of the entire universe. Because the universe is only about 14 billion years old, light has only had about 14 billion years to travel through it. Therefore, the most distant regions of the universe we can see are about 14 billion light-years away. This is the extent of the "observable universe," but the entire universe is probably much larger. It could even extend infinitely in all directions.
referrence=http://hubblesite.org/reference_desk/faq/answer.php.id=48&cat=cosmology


yazan kişiye şu bağlamda katılıyorum..evet evrenin tümünün sadece bir bölümünü gözlemliyoruz ve evren sandığımızdan daha büyük ..amenna:)..ama sorun şu ki..ışığın evrendeki seyahati 14 milyardan daha fazla olmalı..sanki yaklaşık 15 milyar yıl oluyor ...yinede evrenin büyüklüğünü ışığı kullanarak anlatması oldukça ilginç bir yaklaşım...