Orijinalini görmek için tıklayınız : Mutlak Galİp Kadinlar
Mutlak galip kadınlar
Her okuduğumda beni gülümseten, her okuduğumda yaşlandığımda ben de böyle olabilir ve onun gibi ölebilir miyim diye düşündüğüm İrlanda’nın hırçın ihtiyarı Bernard Shaw “ bir kadın bir erkeği beğendiğinde örümceğe benzer” diyor. Ve devam ediyor: “Sineği gözüne kestiren örümcek gibidir. Avının farkına varmıştır, ama farkında değilmiş gibi ilgisiz durarak ağlarını örmeye devam eder. Sinek örümceğin ağlarına girdiğini farkettiğinde artık bir kurbandır ve çıkışı yoktur.”
Şimdi burada bir parantez açalım. Hoşlandığı kadınla konuşmaktan çekinen erkekler bana her zaman anlaşılmaz gelmiştir. Ya da bu erkeklerin kadınların zekasını ve algılamalarını hafife almalarının bir sonucu olduğunu düşünmüşümdür. Çünkü durum komiktir ve erkek de komik durumdadır. Korkarım ki bir kadın, bir erkeğin kendisine ilgi gösterdiğini, hoşlandığını, arzuladığını neredeyse ilk anda anlamaktadır. Sonra erkeğin her türlü “taktiği”, “çekingenlikleri” en kaba tabiriyle “tabak” gibi ortada durmaktadır. Kadın niyeti bilmektedir. Oyunu oynamaya devam etmek kadının bileceği iştir artık.
Kadın oynar. Erkek doğru yolda ilerlediğine inanırken, arkadaşlarına ballandıra ballandıra hedefe doğru başarıyla ilerlediğini söylerken kadın zaten oyunu galip olarak bitirmiştir. Kadın, erkeğin kendi oyununu oynamasına izin verir. Bunda iki sebep olabileceğini düşünüyorum. Birincisi kadın bu oyundan zevk alıyordur, sonuçta kapana giren fareyle oynayan kedi konumundadır. İkincisi; o erkeği o da seçmiştir ancak kolay kadın değildir. O erkekler brilikte oluncaya kadar hem kültürel hem toplumsal, ahlaki ritüellerin sırayla uygulanması belki de doğrudan yaşansa utanacağı eylemleri evcilleştirir. Telefon görüşmeleri, kahve, sinema, çiçekler, oyunlarla geçen günler, ve nihjayet beklenen akşam yemeği ve en başından beri aslında yaşanması beklenen ama ifade edilemeyen ilk dokunuşlar, dudakların birleşmesi, ...
Kadın ile erkek arasındaki farka bakar mısınız? Erkek kadından hoşlanıyor. Kadın bunu ilk anda anlıyor. Erkek kadının bildiği bir oyunu oynamaya başlıyor. Şimdi rolleri değiştirelim. Kadın, bir erkeği beğeniyor. Gözüne kestiriyor. Belki iş yerinde arkadaşı, belki öğretmeni, belki kız arkadaşının erkek arkadaşı. Erkek bunu anlamıyor. Kadın, Bernard Shaw’un örümcek olarak betimlediği tarzda yavaş yavaş, usul usul erkeği sarıyor. Erkek, oyunun farkına vardığında oyun yine bitmiş oluyor. Erkek kadının yörüngesinde sürüklenmeye başlıyor. Belki günah bir ilişki, belki ikinci bir evlilik. Her iki senaryoda da “kadın” hakim taraf.
Kim bilir belki de erkekler olarak, duygusal alanda birçok arenada kadınlar karşısında mağlup olduğumuzu bildiğimiz için toplumsal yaşamda kadını hep “ikincil” görmek istiyoruz. Bu yüzden dünya üzerinde “kadına şiddete hayır” sloganları duyuluyor. Kalbinde, yatakta, duygular dünyasında kadınlığın yanındaki yetersizliğini bilen erkekliğin ilkel intikam silahları.
Kadınların zekası ve algılamaları. Bir kadına mı yalan söylerken zorlanıyorsunuz yoksa erkeğe mi? Hele ki bir kadına bir kadın “hakkında” ya da “için” yalan söylüyorsanız. Emin olun ki ya yalanınız anında enselenerek size geri dönecek ya da yalanınız aptallığa vurulacak veya koşullar gereği sineye çekilecek ama bir gün mutlaka önünüze konacaktır. Erkek intikamını ilkel yollarla alırken, kadın hayranlık duyulacak bir zeka ile çizilmiş yaratıcı metotlarla alacaktır. Ve siz belki de tokadın nerden geldiğini bile anlayamayacak, düştüğünüz durumun nedenini hiç bilemeyeceksiniz.
Bernard Shaw’a dönecek olursak o da mağluplar tayfasındandı. O, son yıllarında bunu kabullendi. Kabullenirken de keşfettiği sırları bir bir satırlara döktü. Bir anda kadın hayranlarında bir patlama yaşandı. Aslına bakılırsa, tüm yazılar bir arada düşünüldüğünde Bernard’ın sinek olmaktan da, aptal aşık olmaktan da haz duyduğunu anlıyoruz. Çünkü o da, kadının dünyaya anlam katan varlığının tadına varmış şanslı erkeklerden biriydi.
....
Alintıdır...
Galip erkekleri de ben yazcam
yazılarını bekliyoruz ...(:
yusufçukgecegez 19.10.2006, 23:06 yazıyı okuyunca aklıma geldi,peygamber devesi çiftleşirken,dişi erkeğini kafasından başlayarak yemeye başlar.bu süreçte çiftleşme devam eder.vebittiğinde erkek ölür ve dişi geriye kalanıda yer.erkek neden bu canını hiçe sayar.enayiliğindenmi,yoksa ,şu bendeki aşk olmasa ,meselesimi.
yazıyı okuyunca aklıma geldi,peygamber devesi çiftleşirken,dişi erkeğini kafasından başlayarak yemeye başlar.bu süreçte çiftleşme devam eder.vebittiğinde erkek ölür ve dişi geriye kalanıda yer.erkek neden bu canını hiçe sayar.enayiliğindenmi,yoksa ,şu bendeki aşk olmasa ,meselesimi.
Erkeğin sevgisi kendinden vazgeçmektir..
kadınınki ise..izlemek sadece..
ölümünü erkeğin
meryem demir 19.10.2006, 23:34 Erkekleri bu kaderda küçmsemeyin isterseniz.
Nede olsa kadın eğer dişini gösterebiliyorsa karşsındakine altında yatan her sebepte mutlaka, bir erkek tarafından tüketilmişliğin, ezilmişliğin, aldatılmanın izlerini taşımakta ve çevresine karşı "ben herşeye rağmen; erkeklere rağmen ayaktayım" diyebilmek adına hep omuzları dik yürümek için çabalamakta.
hem anlamadığım bir durum var. Bu forumda neden biz kadınların hiç bir zaman karşılaşma şansının olamayacağı erkeklerin varlığından bahsetmekte. Burda anlatılan erkek modelleri ve reelde birebir hayatlarımızı devam ettirdiğimiz erkekler nasıl hem aynı kişiler oluyor, hemde birbirinden tamamen uzak karekterler.
Bahsettiğiniz erkekler dünyalı dimi arkadaşlar
Başka bir yerdenmi sanala bağlanıyoruz yoksa??, hayret
yusufçukgecegez 19.10.2006, 23:35 Erkeğin sevgisi kendinden vazgeçmektir..
kadınınki ise..izlemek sadece..
ölümünü erkeğinkadınlar garip varlıklar.aynı zamanda çekici.hem garip,hem çekici,hemde çekiççi.çekim alamlarına bir kapıldımı,ellerindeki çekici kafaya ne zaman indirecekler belli olmaz.bu yüzden,manyetik zırhla dolaşmak lazım.çekim alanlarını safdışı etmek için.işte o zaman erkek oluyorsun.ve güç sahibi.
kadınlar garip varlıklar.aynı zamanda çekici.hem garip,hem çekici,hemde çekiççi.çekim alamlarına bir kapıldımı,ellerindeki çekici kafaya ne zaman indirecekler belli olmaz.bu yüzden,manyetik zırhla dolaşmak lazım.çekim alanlarını safdışı etmek için.işte o zaman erkek oluyorsun.ve güç sahibi.
Yanlış yapıyorsun yusuf..kadını tarif etmek bir hata...:hopala
sadece Avcı de geçç
yoksa ( dır dır dır )..:p :buyukgoz:
yusufçukgecegez 20.10.2006, 00:08 Erkekleri bu kaderda küçmsemeyin isterseniz.
Nede olsa kadın eğer dişini gösterebiliyorsa karşsındakine altında yatan her sebepte mutlaka, bir erkek tarafından tüketilmişliğin, ezilmişliğin, aldatılmanın izlerini taşımakta ve çevresine karşı "ben herşeye rağmen; erkeklere rağmen ayaktayım" diyebilmek adına hep omuzları dik yürümek için çabalamakta.
hem anlamadığım bir durum var. Bu forumda neden biz kadınların hiç bir zaman karşılaşma şansının olamayacağı erkeklerin varlığından bahsetmekte. Burda anlatılan erkek modelleri ve reelde birebir hayatlarımızı devam ettirdiğimiz erkekler nasıl hem aynı kişiler oluyor, hemde birbirinden tamamen uzak karekterler.
Bahsettiğiniz erkekler dünyalı dimi arkadaşlar
Başka bir yerdenmi sanala bağlanıyoruz yoksa??, hayretsn meryem ne diyosa doğrudur.:devil2:
yusufçukgecegez 20.10.2006, 00:10 Yanlış yapıyorsun yusuf..kadını tarif etmek bir hata...:hopala
sadece Avcı de geçç
yoksa ( dır dır dır )..:p :buyukgoz:avcı deyip geçemem.sonra bir av olursam vay bana vaylar bana.bu arad.ilk inanlar avcı toplayıcıydı.erkekler avcılığı bıraktılar ama kadınlarda devammı ediyo ne.:devil2:
meryem demir 20.10.2006, 00:21 sn meryem ne diyosa doğrudur.:devil2:
biliyorum:) üstelik bunun bir erkek tarafından söylenmsi de ayrı bir grurdur:)
gerçi içimden bir ses bu söylediğniz şeyin altında mutlaka bir sebep yattığı yönündedir. Dur bakalım???:excl: :innocent:
yusufçukgecegez 20.10.2006, 03:04 biliyorum:) üstelik bunun bir erkek tarafından söylenmsi de ayrı bir grurdur:)
gerçi içimden bir ses bu söylediğniz şeyin altında mutlaka bir sebep yattığı yönündedir. Dur bakalım???:excl: :innocent:
aaa,nesebep olcak canım.kadınlar daima haklıdır.buyüzdende ne derlerse doğrudur.kızgınlıkları geçene kadar en azından:devil2: :biggrin:
meryem demir 20.10.2006, 20:46 aaa,nesebep olcak canım.kadınlar daima haklıdır.buyüzdende ne derlerse doğrudur.kızgınlıkları geçene kadar en azından:devil2: :biggrin:
şuan gayet sakinim. Nede olsa daha yeni gelebildim foruma ve beni şuana kadar kadın olarak kızdırabilecek bir olay vuku bulmadı henüz.
Nede olsa gün yeni başlıyor iyi forumlar
yusufçukgecegez 20.10.2006, 22:25 şuan gayet sakinim. Nede olsa daha yeni gelebildim foruma ve beni şuana kadar kadın olarak kızdırabilecek bir olay vuku bulmadı henüz.
Nede olsa gün yeni başlıyor iyi forumlaro zaman birazdaha atıp tutabilirim demekki.kadınlar sevgiyi kaldıramaz.erkek sevgisini belli etmemeli.kadının sevmesini beklemeli.o zaman kadın erkeğe kul köle oluyor.dayak yese bile katlanıyor.kadına sevgini belli ettiğinde,bittiğinin resmi oluyor,bu forumun deyimiyle,kazana, gönderiliyorsun.:devil2:
meryem demir 21.10.2006, 01:50 o zaman birazdaha atıp tutabilirim demekki.kadınlar sevgiyi kaldıramaz.erkek sevgisini belli etmemeli.kadının sevmesini beklemeli.o zaman kadın erkeğe kul köle oluyor.dayak yese bile katlanıyor.kadına sevgini belli ettiğinde,bittiğinin resmi oluyor,bu forumun deyimiyle,kazana, gönderiliyorsun.:devil2:
annenizin ellerinden öpüyorum. Nede olsa o bir kadın. ve siz bu yazdıklarını tekrar yüksek sesle okuyun ve okurknede annenizi aklınıza getirin.
yusufçukgecegez 21.10.2006, 02:59 annenizin ellerinden öpüyorum. Nede olsa o bir kadın. ve siz bu yazdıklarını tekrar yüksek sesle okuyun ve okurknede annenizi aklınıza getirin.annem beni haklı bulur.çünkü,kadınlar aynı zamanda annedir.erkekler kadınlara kıysada,anneler erkek evletlarına kıyamaz:001_unsur
meryem demir 22.10.2006, 02:06 annem beni haklı bulur.çünkü,kadınlar aynı zamanda annedir.erkekler kadınlara kıysada,anneler erkek evletlarına kıyamaz:001_unsur
Anneler evlatlarına kıyamaz. Burda bile erkek-kadın ayırımından bahsetmeye başladınız. evet bende evladıma kıyamam. oğlum dünyaya bedeldir:)
erkek arkadaşlar yazdıklarınızdan anlıyorum ki siz kadınları tanımamışınız yada espiri yapıyorsunuz gerçekten böyle düşünüyor iseniz sizin adınıza çok üzgün vede umutsuzum allah yardımcınız olsun saygılarımla
meryem demir 22.10.2006, 15:23 erkek arkadaşlar yazdıklarınızdan anlıyorum ki siz kadınları tanımamışınız yada espiri yapıyorsunuz gerçekten böyle düşünüyor iseniz sizin adınıza çok üzgün vede umutsuzum allah yardımcınız olsun saygılarımla
aslında haklıınız. Hakllı olduğunuz konu, topik adıının bir iki başlıktan itibaren kaydırılıp kişisel diyaloglara dönüştürülmesidir. bunun için ben kendim adına özür dilerm.
Eğer fikirlerinizi bizlerle paylaşabilirseniz, ben en azından bir kadın olarak sizin yazdıklarınızı okur, aynı fikirlere yada farkına varamadığımız doğru konularda sizi alkışlar, fakat zıt düşüncelerde dilimin döndüğü kadar kendimi ifade ederim
iyi forumlar diliyorm
yusufçukgecegez 23.10.2006, 12:46 Anneler evlatlarına kıyamaz. Burda bile erkek-kadın ayırımından bahsetmeye başladınız. evet bende evladıma kıyamam. oğlum dünyaya bedeldir:)oğlunuz büyüdüğünde,kızlar oğluma feda olsunda diyeceksiniz.oğlunuzda kızları kendine feda edecek.:devil2: belki siz ve oğlunuz böyle yapmayacaksınız ama,yapılanda bundan ibaret sanırım.haksızmıyım.:biggrin:
meryem demir 23.10.2006, 20:11 oğlunuz büyüdüğünde,kızlar oğluma feda olsunda diyeceksiniz.oğlunuzda kızları kendine feda edecek.:devil2: belki siz ve oğlunuz böyle yapmayacaksınız ama,yapılanda bundan ibaret sanırım.haksızmıyım.:biggrin:
öyle bir anne olurmuyum bilmiyorm. Bildiğim ise öyle bir kadın olmadığım. Nede olsa işin ucu hep kadınlığa dokunuyor.
Aslında belki haklısınız. Biz anneler oğullarımıza baskı kurmayı, kadına karşı lider olmayı aşılarken ; kızlarımıza ise belki korumak adına hep geride kalmayı ve ses çıkarmamayı öğretiyoruz. Benim annemde öyle yapmıştı diğer annelerde...
Herşeyin temelinde gene kadın olmak var galiba. Kadınları dövenler gene gene anne olan kadınlar tarafından eğitilen erkek evlatları değilmi zaten??
yusufçukgecegez 23.10.2006, 20:38 öyle bir anne olurmuyum bilmiyorm. Bildiğim ise öyle bir kadın olmadığım. Nede olsa işin ucu hep kadınlığa dokunuyor.
Aslında belki haklısınız. Biz anneler oğullarımıza baskı kurmayı, kadına karşı lider olmayı aşılarken ; kızlarımıza ise belki korumak adına hep geride kalmayı ve ses çıkarmamayı öğretiyoruz. Benim annemde öyle yapmıştı diğer annelerde...
Herşeyin temelinde gene kadın olmak var galiba. Kadınları dövenler gene gene anne olan kadınlar tarafından eğitilen erkek evlatları değilmi zaten??:clap: :clap: :clap: :clap: :thumbup1: :thumbup1:
meryem demir 24.10.2006, 03:14 yeri gelince en kutsal varlık olan "ana" olmak fakat en çok da küfür edilen insan olmaktır. yeri gelince ezilen,sömürülen,dayak yiyen ve herşeye rağmen hayatını devam ettirmeye çalışan kişi,yeri gelince de ezen,kan kusturan kişi olmaktır. yeri gelince küçük yaşta tarlada çalışmaktan,evlenip çoluk çocukla uğraşmaktan okuyamamak,yeri gelince de öğretmen olup bilgi dağıtmaktır. hayattaki herşey ve herkes gibi adaletten nasibini alamamak,sadece yanlış yerde doğduğu için kendine hiçbir seçenek bulamadan önüne konulan hayatı yaşamaktır.
doğuştan gelen bir hastalıktır, çaresi yoktur.
En başta dogduğunuz anda, kız olduğunuz anlaşılınca, suratını asan bir baba ve kocasına karşı mahcup duruma düşmüş bir anne vardır. doğumunuz uğursuz olarak düşünülmüş, dünyaya gelişiniz hoş karşılanmamıştır.
/yeni nesillerde çocuğumuz sağlıklı olsun başka birşey istemiyoruz diye düşünülür. zaten ultrasound ile doğumdan önce cinsiyet bilinmekte ve çocuk aileye sürpriz olmamaktadır, ihtiyaçlar ona göre belirlenmekte ve o müthiş gün sabırsızlıkla beklenmektedir.
-evde bir erkek çocuk varsa kız çocuğunun ihtiyaçları ikinci plana itilir.
-erkek çocuklarına daha serbest bir çocukluk tanınırken, kız çocuklarına namus (!) kavramı yüzünden, mahallenin diline düşmeme (?)(!) uğruna kısıtlamalar uygulanır. örneğin, sokağa çıkma, sokakta oynama.
-erkek çocuğu baba tarafından sırtı sıvazlanarak genelev'e götürülürken, kız çocuğuna erkek arkadaş bile yasaklanır. kaldı ki, cinsel ilişki zaten yasaklanmıştır.
/erkek çocuk doğası gereği kendi kendini yetiştirme becerilerini keşfetmektedir. dolayısıyla ağaçtan erik toplamak, büyüyünce babasının arabasını kaçırmak veya kız arkadaşı edinmek doğal sayılmaktadır. babalar çocuklarını geneleve göndermezler, hatta cinselliği bile konuşamazken, anne kızına her zaman cinsellik veya ergenlik evrelerini anlatır.
-sokakta taciz edilir.
-sofranızdaki yeri, öküzünüzden sonra gelir.
/yemek yapma becerisi, açlığa dayanıklılığı konusunda kadınlarla arasında dağlar kadar fark vardır, erkek midesine düşkün bir varlıkken, kadın daha fedakar ve sevgi doludur, dolayısıyla kocası evine gelene kadar boğazından birşey geçmemektedir.
-erkekler her haltı yerken, kadınların üzerine nöbet bekleyen bir oklava, kafaya inmek üzere bekleyen bir yumruk vardır.
/kendini bilmeyen insan müsveddesi tarafından yapılması normal olan birşeydir, kaldı ki oklava erkeğin aracı değil daha çok kadının kullandığı araçtır, hamur açmaktan başka bazen de çocuklarını dövmek için kullananlarda vardır.
-eşitlik istediğinizde ya feminist, ya orospu damgası yersiniz.
sonuç olarak türkiye'de kadin olmak çok çok çok zor bir olaydir. tahmin edemeyeceğiniz kadar.
mesela, sizleri bekaret gibi bir kontrol sistemine mahkum eden, fakat erkeklere sınırsız özgürlük tanıyan anlayışa mahkum olmaktır.
kahrolsun erkek egemen toplum!
herkesin 'zor ' olarak nitelendirdiği ama kadınların genelinin bile bunu değiştirmek için çabalamadığı veya çabalayamadığı durum. ayrıca, sofradaki yeri tarladaki öküzden sonra gelen, her daim kendisinden özveri beklenen, dayatılan her konuda evet denmesi istenen, doğduğunda nüfus cüzdanı bile çıkarılmayarak belki de ölmesi dört gözle beklenen bir varlık olma durumudur.
victor hugo'nun bir sözü vardır kadınlar hakkında;
"kadınlar zayıftır ama analar güçlüdür"
dünyayı anaların kontrol ettiğini, bugünkü yükselen değerlerimize yön veren etkin elemanların kadınlar olduğunu göz önünde bulundurursak o zaman konuya daha sağlıklı bakmış oluruz. aynı şey özel olarak ülkemiz için de geçerlidir.
diğer bir yandan şu da vardır, insan örnek aldığı kişilerde gördükleri ile üstbilincini yapılandırır. yani annesinin benliğinin bir üretisi olan kadın, onun tercihlerine paralel bir gelişim izlediği sürece onun bir kopyası olur.
eğer bir ana ufak hesaplar peşinde koşmayı sevgiden daha üstte tutabiliyorsa onun çocuğunun bu davranışı kopyalaması, cinsel kimliğini bulması ile beklenen bir olaydır. bugün kadınların tercihlerinin yarın anaların tercihleri olduğunu unutmamakta fayda var.
türkiyede kadın olmak, insanların kıçının çatalını düşük belli pantolonlarla rahat rahat açabildiği bir özgürlüğe vakıf olmalarına rağmen dem vurulan bir olgu ki bu bana oldukça komik geliyor.
kadınların sahip olmadığı bir hakkın olmadığı, erkeklerin yaptığı her işi yaptığı ve toplumda hor görülmedikleri bir toplumdayız. dem vurulan şeylerin ne kadar gerçekçi olduğu şüphelidir, eğer feodal yapının gücünü kaybetmediği malum bölgelerimizi geçersek o zaman bu bahis ettiklerimin kısmi doğruluk kümesi oldukça genişlemiş olacaktır.
fakat bütün bu özgürlüklere rağmen kendi seçim hakkını kullanmaktan aciz olan, yadsınamayacak bir kitlenin olması kadınların ülkelerinden dem vurmak yerine özeleştiri yapmasını gerektirecek bir olaydır. kendi kararlarını kendi veremeyen, her türlü özgürlükten faydalanarak benliğini geliştirmek yerine toplumunun önüne koyduğu her yemeği kabul eden kişinin, zayıflığından ötürü "bu sistem beni böyle yaptı, beni salak yaptı o yüzden salağım dolayısıylsa sistem suçlu" diyen zihniyetlerden farklı tutulamayacağı da bariz olacaktır.
bekaret olayına gelince, bu kadınların ve anaların yarattığı bir sorundur eğer günümüz türk kızı bundan dem vuruyorsa o zaman eleştiriyi "türkiyede kadın olmak ne zordur be google" yapmaktan öte bir düzleme taşıyacaklarsa yapmaları gereken neyi ne kadar kontrol edebildiklerini bilebilmektir. olayın doğası bellidir, erkek ne kadar isterse istesin kadın istemediği sürece cinsel bir birleşme olamayacağından burada tek sorumlu ancak kadın ve bahis konusu zihniyeti aktaran analardır. eğer bekaret bir sorun ise bunu toplumun yani anaların ve çevresindeki dişicanların baskılarını kıramayıp cinsel özgürlüğünü seçmekten aciz kalmış kişinin kendisidir. hür iradesini kullanıp kullanmamak kişinin kendi tercihidir çünkü.
laf atma meselesi ise dünyanın diğer bölgelerinde ne kadar farklı olabilir ki ? her toplumda belli bir miktarda böyle mahlukatlar olacaktır ve dünyanın neresine giderseniz gidin, taş gibi bir hatun her zaman ilgi odağı olacaktır. eğer bir sorun var ise bu dünyada kadın olmak başlığında işlenmelidir.
hepsinin ötesinde güce tapan kadınların yarattığı erkek profili ve bu kadınların ileride ana olup çocuklarına aktardıkları düşünülürse bunun bir tercih olduğu, tüm sorunların hür irade ve tercihlere indirgendiği anlaşılmalıdır. yargıları genellemek yerine özel kümeler için sarfetmek daha makul olacaktır.
bi yandan sürekli olarak yargılanmak, kalıplara oturtulmaya çalışılmak, görevler yüklenmektir. somurtursanız kaprisli ve kendini beğenmiş, kahkaha atarsanız hafif meşrep ilan edilmektir. soğuk olursanız türk kızları suratsız genellemeleriyle, sıcakkanlıysanız kıskançlık krizleriyle başetmek zorunda kalmaktır. dişiliğin dışında gruplara ayrılıp grubunuza uymanızın beklenmesidir. kız, kadın, anne ayrımlarının zihinlerde tavan yapmasıdır.
bi yandan da hiç tanımadığınız bi yerde saldırıya uğrasanız mahallenin delikanlılarının anında yardıma koşacağını bilmektir. senin anana bacına yapsalar hoşuna gider miydi ha? dendiğinde karşı tarafa mavi ekran verdirtebilmektir. bütün mahalle tarafından sahiplenilmek, yan gözle baktırılmamaktır. çok ilgi görmektir. ne kadar kötü muameleye maruz kalınırsa kalınsın kafalarda ana ve kadın kavramlarının kutsal olmasıdır. saygı görmektir. yuvayı dişi kuşun yapması, kadının güçlü ve insiyatif sahibi olmasıdır. anadolu kadınının işbilirliğidir, gücü, sağlamlığıdır. hunlardaki hatunun otoritesidir. kişilik sorunları olan erkeklerle uğraşıldığında dayak yiyen, sömürülen, bastırılan, dinlenmeyen taraf olma ihtimaline karşın toplumda 2. sınır insan olmamaktır. güvenme ihtiyacı olan taraftan çok güven veren olarak görülebilmektir. nezaketle yaklaşılmasıdır. istense de istenmese de ortamda bayan var klişesi gibi tepkilerle kaba veya saygısızca olduğu düşünülen konulardan koruncak kadar yüksek bir varlık olarak görülmektir. dünyada kadın olmaktan daha kötü de değildir.
eski erkek arkadaşınız yeni erkek arkadaşınız için "benim artıklarımla çıkıyor" der(bu durumda artık diye bahsedilen siz oluyorsunuz, hani böyle yemeğin falan artığından bahseder gibi!), yeni erkek arkadaşınız gider onu tabancayla vurup öldürür veeeee
ne tahrik eden, ne adam öldüren..... tek suçlu siz olursunuz!!!
(kaynak: hürriyet haber yorumları-samsunda liseli cinayeti)
çıktığı kişilerin malı yerine konulan, ayrılınca artık(!) tabir edlebilen; bir yandan peşinde dolananları savuştururuken, diğer yandan gönlünü kimseye kaptırmaması gereken de sizsinizdir!
türkiye'de kadınların dörtte biri şiddete uğruyor.şidete uğrayanların dörtte üçünde fail kadının eşidir.cinayet sonucu öldürülen kadınların yüzde 40-70i eşi tarafından öldürülüyor.
tecavüze uğrayanların yarısı 18 yaşın altında,bunların yüzde 10u erkek,yüzde 90ı kız çocuklardır.her 4 kız çocuğundan biri,her 7 erkek çocuğundan biri cinsel şiddete maruz kalıyor.5-10 yaş arası çocukların yüzde 55i,10-16 yaş arası çocukların yüzde 40ı ensest mağduru.cinsel saldırıların yüzde 75i tanıdık birisi tarafından yapılıyor,ensest olaylarda faillerin yüzde ellisi öz baba ve sırasıyla amcalar,enişteler,ağabeyler,dedeler ve dayılar.
1997 yılında ege üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre de 50 adli tıp uzmanından 4ü,85 psikoloğun yüzde 6sı,100 avukatın 10u,80 hakim ve savcının yüzde 17si ve 100 polisin 33ü 'bazı kadınlar tecavüzü hak eder' diyordu.aynı araştırmada polislerin yüzde 66sı,hakim ve savcıların yüzde 17si 'kadının dış görünüşü ve davranışları tecavüze yol açar' diyordu.
Alıntıdır
yusufçukgecegez 24.10.2006, 20:33 kadınlar dış görünüşleriyle tecavüze yol açarmı. evet.tecavüzcü bu durumda haklı olurmu, hayır.
meryem demir 24.10.2006, 23:32 kadınlar dış görünüşleriyle tecavüze yol açarmı. evet.tecavüzcü bu durumda haklı olurmu, hayır.
ne tecavüzüzün ne de tecavüzcünün haklı olabileceği bir nokta varmıdır. Bu bir hastalıktır, insanlık dışı bir olaydır.
Tecavüz sadece kadına yapılan bir saldırı değildir, bu iğrençliği yapan kişiler zaten cinsiyete bile aldırmadan sadece kendilerini tatmin etmek adına yaptıkları bir iğrençliktir.
Affı asla mümkün olmayan ne insanlıkta nede başka bir kalıba koyabileceğiniz bir durum olamazz
yusufçukgecegez 25.10.2006, 01:24 ne tecavüzüzün ne de tecavüzcünün haklı olabileceği bir nokta varmıdır. Bu bir hastalıktır, insanlık dışı bir olaydır.
Tecavüz sadece kadına yapılan bir saldırı değildir, bu iğrençliği yapan kişiler zaten cinsiyete bile aldırmadan sadece kendilerini tatmin etmek adına yaptıkları bir iğrençliktir.
Affı asla mümkün olmayan ne insanlıkta nede başka bir kalıba koyabileceğiniz bir durum olamazz
tecavüz bir hastalık ve sapıklık tır.bir filim seyretmiştim,kadın adama tecavüz eder.erkekğin. cinsellik isteği olmadığında, bu tecavüzün gerçekleşemeyeceğine göre.kadın bu tecavüzü nasıl gerçekleştirebilir.başka bir film daha geldi aklıma,kadın isterse.
avukat ve halkimlerin dediği gibi,kadın gerçekten dış görünüşü ile tecavüze sebep olabiliyormu.acaba,yoksa buda bir erkek egemenliği uydurmasımı.:confused1
seyyah1982 25.10.2006, 15:50 bu ülkede kadın olmak zor zanaat her ne olursa olsun..!
meryem demir 02.11.2006, 01:39 yapılan bir araştırmaya göre kadınların kelime dağarcığı 20,000 kelimeden; erkeklerin ise, sadece ve sadece 7,000 kelimeden oluşmakta.
kadınlar kendini ifade etmek için, sadece eblirli kalıplardan oluşan sözlerin dşında, kendini ifade etmekte erkeklerden daha başarılı olabiliyorlarmış
yapılan bir araştırmaya göre kadınların kelime dağarcığı 20,000 kelimeden; erkeklerin ise, sadece ve sadece 7,000 kelimeden oluşmakta.
kadınlar kendini ifade etmek için, sadece eblirli kalıplardan oluşan sözlerin dşında, kendini ifade etmekte erkeklerden daha başarılı olabiliyorlarmış
Meryemcim kadınla erkek bir konu hakkında tartışırken neden erkekler hep susar yada kaçar bundan işte ..kelime dağarcıkları kadınlara cevap vermeye yeterli değil o yüzden onları anlayalım kaçıp gittiklerinde kızmayalım acıyalım onlara....:devil2: :devil2: :devil2: :thumbup1:
yapılan bir araştırmaya göre kadınların kelime dağarcığı 20,000 kelimeden; erkeklerin ise, sadece ve sadece 7,000 kelimeden oluşmakta.
kadınlar kendini ifade etmek için, sadece eblirli kalıplardan oluşan sözlerin dşında, kendini ifade etmekte erkeklerden daha başarılı olabiliyorlarmış
( dır dır ) ' ın ispatı gibi duruyor 20 bin kelime ..:p
meryem demir 02.11.2006, 02:04 erkek bu ya acınırmı hiç.
erkeklerin aslında en büyük zaafları yada zaaf değilde yanlışları kendileni ifade edememeleri.
sevgiyi, aşkı, ölümü, ayrılığı, özlemi beraber yaşadığımız bu kişiler, konu anlatıma geldiğinde ise bundan hep kaçmış ve hayatı beraber paylaştıkarı kadınları yanlız bırakmışlardır. (hayret kendimden böyle olumlu bir anlatım beklemezdim. dilimden dökülüverdi birden)
meryem demir 02.11.2006, 02:06 ( dır dır ) ' ın ispatı gibi duruyor 20 bin kelime ..:p
bak işte. bu yazdığını görmeden önce ben, sizler hakkında olumlu şeyler yazmak için çabalarken, sizin yaptğınıza bakın. Bundan sonra olacaklarda ben sorumlu değilim. Hatta bugün şu 20,000 kelime hakkımı kullanmayı bile düşünüyorum:)
size kolay gelsin. uyumak yok :)
ama ama sanmiştimki Dır dır iyi birşey:gosterge
erkek bu ya acınırmı hiç.
erkeklerin aslında en büyük zaafları yada zaaf değilde yanlışları kendileni ifade edememeleri.
sevgiyi, aşkı, ölümü, ayrılığı, özlemi beraber yaşadığımız bu kişiler, konu anlatıma geldiğinde ise bundan hep kaçmış ve hayatı beraber paylaştıkarı kadınları yanlız bırakmışlardır. (hayret kendimden böyle olumlu bir anlatım beklemezdim. dilimden dökülüverdi birden)
Çok haklısın hep kaçarlar zaten ben bunu hep yaşadım ... yazık ama üzülüyorumm içlerinde ne olursa olsun dışa vurmakta zorlanıyorlar...Ağlayamıyorlar,gülemiyorlar,sevine miyorlar coşkuyla; ama kadınlar da böyle değil her hissettiklerini rahatlıkla dışa vurabiliyorlar..
Bu yüzden erkeklerde yaşam süresi bayağı kısaldı...Bunlar içe kapanık yaşamaktan sanırım..
Ya beyler ne hissediyorsanız yaşayın doyasıya ve sevdiklerinize yaşatın hayat kısa...Sevin sevginizi gösterin tartışın kavga edin konuşun paylaşın :biggrin:
meryem demir 02.11.2006, 02:24 Çok haklısın hep kaçarlar zaten ben bunu hep yaşadım ... yazık ama üzülüyorumm içlerinde ne olursa olsun dışa vurmakta zorlanıyorlar...Ağlayamıyorlar,gülemiyorlar,sevine miyorlar coşkuyla; ama kadınlar da böyle değil her hissettiklerini rahatlıkla dışa vurabiliyorlar..
Bu yüzden erkeklerde yaşam süresi bayağı kısaldı...Bunlar içe kapanık yaşamaktan sanırım..
Ya beyler ne hissediyorsanız yaşayın doyasıya ve sevdiklerinize yaşatın hayat kısa...Sevin sevginizi gösterin tartışın kavga edin konuşun paylaşın :biggrin:
Allahtan bunların menepoza girme durumları yok. Yoksa 30 en fazla 35 ine gelmeden kesin menepoza girerlerdi:)normalde zaten hiç çekilmiyorlar. oooyyy o zaman kadının bittiği an olurdu gerçekten:):)
Allahtan bunların menepoza girme durumları yok. Yoksa 30 en fazla 35 ine gelmeden kesin menepoza girerlerdi:)normalde zaten hiç çekilmiyorlar. oooyyy o zaman kadının bittiği an olurdu gerçekten:):)
Nasıl yok var tabii bu türlerde ANDROPOZ a girme olayı var ...:devil2: :devil2: :devil2:
hemde bayanların menepoz olayından daha tehlikeli durumları oluyor ahaahahah ...
40 dan sonra beklede gör canıım
meryem demir 02.11.2006, 02:39 Nasıl yok var tabii bu türlerde ANDROPOZ a girme olayı var ...:devil2: :devil2: :devil2:
hemde bayanların menepoz olayından daha tehlikeli durumları oluyor ahaahahah ...
40 dan sonra beklede gör canıım
andrapozu az çok okumuştum. ama o kadar etkili olurmu bilmem. Eğer dediğin gibiyse çok değil 2 sene sonra görücem:) aman en fazla boşanırız nolacak:)
andrapozu az çok okumuştum. ama o kadar etkili olurmu bilmem. Eğer dediğin gibiyse çok değil 2 sene sonra görücem:) aman en fazla boşanırız nolacak:)
Yok canım Allah korusun boşanacak kadar değildir herhalde... :o
Neyse katlanıcaz kader onları sevelim koruyalım atmak çözüm değil....
İyi geceler canım
meryem demir 02.11.2006, 02:50 Yok canım Allah korusun boşanacak kadar değildir herhalde... :o
Neyse katlanıcaz kader onları sevelim koruyalım atmak çözüm değil....
İyi geceler canım
sevelim koruyalım dedinya. bir ara böyle yeşil alanların olduğu yere çimere bazmayalım, ağaçalrı koruyalım sevelim diye ufak tabelalar vardı, gerçi hala var. o aklıma geldi birden:)
sevelim koruyalım dedinya. bir ara böyle yeşil alanların olduğu yere çimere bazmayalım, ağaçalrı koruyalım sevelim diye ufak tabelalar vardı, gerçi hala var. o aklıma geldi birden:)
Canım çaktırma sende anlamasınlar neyse bu saatte bize cevap yazan da yok rahat rahat dedikodularını yaptık..
meryem demir 02.11.2006, 02:58 Canım çaktırma sende anlamasınlar neyse bu saatte bize cevap yazan da yok rahat rahat dedikodularını yaptık..
herkes uyuyor zaten ve büyük bir ihtimalle sabah bu yazılanların çoğu olmayacak. :)
Nasıl yok var tabii bu türlerde ANDROPOZ a girme olayı var ...:devil2: :devil2: :devil2:
hemde bayanların menepoz olayından daha tehlikeli durumları oluyor ahaahahah ...
40 dan sonra beklede gör canıım
40 na kadar andropoz felan yok demi? ona göre hareket edelim. 8 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Ah vah etmeyelim sonra...
meryem demir 02.11.2006, 15:13 zahir bey sizde bu stres varken, andrapoza girmenize gerek yok. siz herşeyi erken yaşamaya başlamışsınız bile:) andrapoız size gelmeden siz ona gitmişsiniz:)
eylüleren 02.11.2006, 15:19 Mutlak galip kadınlar
Her okuduğumda beni gülümseten, her okuduğumda yaşlandığımda ben de böyle olabilir ve onun gibi ölebilir miyim diye düşündüğüm İrlanda’nın hırçın ihtiyarı Bernard Shaw “ bir kadın bir erkeği beğendiğinde örümceğe benzer” diyor. Ve devam ediyor: “Sineği gözüne kestiren örümcek gibidir. Avının farkına varmıştır, ama farkında değilmiş gibi ilgisiz durarak ağlarını örmeye devam eder. Sinek örümceğin ağlarına girdiğini farkettiğinde artık bir kurbandır ve çıkışı yoktur.”
Şimdi burada bir parantez açalım. Hoşlandığı kadınla konuşmaktan çekinen erkekler bana her zaman anlaşılmaz gelmiştir. Ya da bu erkeklerin kadınların zekasını ve algılamalarını hafife almalarının bir sonucu olduğunu düşünmüşümdür. Çünkü durum komiktir ve erkek de komik durumdadır. Korkarım ki bir kadın, bir erkeğin kendisine ilgi gösterdiğini, hoşlandığını, arzuladığını neredeyse ilk anda anlamaktadır. Sonra erkeğin her türlü “taktiği”, “çekingenlikleri” en kaba tabiriyle “tabak” gibi ortada durmaktadır. Kadın niyeti bilmektedir. Oyunu oynamaya devam etmek kadının bileceği iştir artık.
Kadın oynar. Erkek doğru yolda ilerlediğine inanırken, arkadaşlarına ballandıra ballandıra hedefe doğru başarıyla ilerlediğini söylerken kadın zaten oyunu galip olarak bitirmiştir. Kadın, erkeğin kendi oyununu oynamasına izin verir. Bunda iki sebep olabileceğini düşünüyorum. Birincisi kadın bu oyundan zevk alıyordur, sonuçta kapana giren fareyle oynayan kedi konumundadır. İkincisi; o erkeği o da seçmiştir ancak kolay kadın değildir. O erkekler brilikte oluncaya kadar hem kültürel hem toplumsal, ahlaki ritüellerin sırayla uygulanması belki de doğrudan yaşansa utanacağı eylemleri evcilleştirir. Telefon görüşmeleri, kahve, sinema, çiçekler, oyunlarla geçen günler, ve nihjayet beklenen akşam yemeği ve en başından beri aslında yaşanması beklenen ama ifade edilemeyen ilk dokunuşlar, dudakların birleşmesi, ...
Kadın ile erkek arasındaki farka bakar mısınız? Erkek kadından hoşlanıyor. Kadın bunu ilk anda anlıyor. Erkek kadının bildiği bir oyunu oynamaya başlıyor. Şimdi rolleri değiştirelim. Kadın, bir erkeği beğeniyor. Gözüne kestiriyor. Belki iş yerinde arkadaşı, belki öğretmeni, belki kız arkadaşının erkek arkadaşı. Erkek bunu anlamıyor. Kadın, Bernard Shaw’un örümcek olarak betimlediği tarzda yavaş yavaş, usul usul erkeği sarıyor. Erkek, oyunun farkına vardığında oyun yine bitmiş oluyor. Erkek kadının yörüngesinde sürüklenmeye başlıyor. Belki günah bir ilişki, belki ikinci bir evlilik. Her iki senaryoda da “kadın” hakim taraf.
Kim bilir belki de erkekler olarak, duygusal alanda birçok arenada kadınlar karşısında mağlup olduğumuzu bildiğimiz için toplumsal yaşamda kadını hep “ikincil” görmek istiyoruz. Bu yüzden dünya üzerinde “kadına şiddete hayır” sloganları duyuluyor. Kalbinde, yatakta, duygular dünyasında kadınlığın yanındaki yetersizliğini bilen erkekliğin ilkel intikam silahları.
Kadınların zekası ve algılamaları. Bir kadına mı yalan söylerken zorlanıyorsunuz yoksa erkeğe mi? Hele ki bir kadına bir kadın “hakkında” ya da “için” yalan söylüyorsanız. Emin olun ki ya yalanınız anında enselenerek size geri dönecek ya da yalanınız aptallığa vurulacak veya koşullar gereği sineye çekilecek ama bir gün mutlaka önünüze konacaktır. Erkek intikamını ilkel yollarla alırken, kadın hayranlık duyulacak bir zeka ile çizilmiş yaratıcı metotlarla alacaktır. Ve siz belki de tokadın nerden geldiğini bile anlayamayacak, düştüğünüz durumun nedenini hiç bilemeyeceksiniz.
Bernard Shaw’a dönecek olursak o da mağluplar tayfasındandı. O, son yıllarında bunu kabullendi. Kabullenirken de keşfettiği sırları bir bir satırlara döktü. Bir anda kadın hayranlarında bir patlama yaşandı. Aslına bakılırsa, tüm yazılar bir arada düşünüldüğünde Bernard’ın sinek olmaktan da, aptal aşık olmaktan da haz duyduğunu anlıyoruz. Çünkü o da, kadının dünyaya anlam katan varlığının tadına varmış şanslı erkeklerden biriydi.
....
Alintıdır...
Galip erkekleri de ben yazcam
paylaşımın için sağol en azından galip kabul edilmişiz:thumbup1:
sakın galip erkekleri de yazıp ortalığı karıştırma :p:p
paylaşımın için sağol en azından galip kabul edilmişiz:thumbup1:
Eylem sadece bir kişi mutlak galip dedi.. :biggrin: unutma oda Bernard ....diğer %99,9 kısımlık öyle düşünmüyor....:p
eylüleren 02.11.2006, 15:30 Eylem sadece bir kişi mutlak galip dedi.. :biggrin: unutma oda Bernard ....diğer %99,9 kısımlık öyle düşünmüyor....:p
bak sende buraya ekledin cem yani bir nevi kabul ettin öyle değilmi %98.8 oldu bir kişi daha ekledik hanemize:lol: :lol: yan çizme:stuart:
40 na kadar andropoz felan yok demi? ona göre hareket edelim. 8 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Ah vah etmeyelim sonra...
[B]Yok yok merak etme sen daha gençsin...:)
Ama bildiğim kadarı ile yaşla bağlantılı olma oranı yüksek bile olsa, bayanlarda nasıl fiziksel,olumsuz psikoljik etkilerden dolayı erken yaşta girme olabiliyorsa ,erkeklerde de göz önünde bulundurulması lazım...Neyse dikkat edelim fazla stres insanı bozar...
|
|