Orijinalini görmek için tıklayınız : sivas katliamııı


ergin
01.07.2006, 15:38
Sivas KatLiamı
Tarih 2 Temmuz 1993... Sivas’ta Madımak oteli yanıyor. Otelde insanlarımız yanıyor. Sıvas koca bir kent. Bu koca kentte onbinlerce polis, onbinlerce asker var... Bu koca kentte onlarca insan diri diri yakılıyor, herkesin gözleri önünde...
Katliam hazırlığı... DEVLET “SEYREDİYOR!” 1 Temmuz’da Sivas’ta Geleneksel Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nin 4. başlayacak... 1 Temmuz’dan önce gericilerin, özellikle Milli Gençlik Vakfı’nın denetimindeki çeşitli yurtlar, başta Konya ve Kayseri olmak üzere diğer şehirlerden getirilen gericilerle doldurulmuştur. Şenlikler başlamadan önceki gün, Madımak oteli yakınlarına belediye tarafından yeni kaldırım yapılacağı bahanesiyle kamyonlarca taş yığılmıştı. Alevi ve devrimci-demokrat halkın yaşadığı mahallelerde baskılar arttırılmıştı. Katliamdan birkaç ay önce, Sivas’ta Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı bir birim oluşturulmuştu. Bütün bunlar, “bir şeylere” hazırlanıldığının açık bir göstergesiydi. Sıvas katliamı, daha sonra iddia edildiği gibi, anlık bir tepkinin, gericilerin o an “galeyana” gelmesinin bir sonucu değildir. Kontrgerilla ve gerici-faşistler tarafından önceden planlanmış, hazırlıkları yapılmış ve gerçekleştirilmiştir. AN AN KATLİAMA DOĞRU... Şenliğin ilk günü, gericiler, faşistler standlara saldırdılar, ancak bu saldırılar şenliğe gelen kitle tarafından püskürtüldü. İkinci gün, “Bizim Sıvas” gibi gazeteler, “Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar” gibi başlıklarla faşist ve gerici çevreleri Aziz Nesin’in konuşmalarına tepki göstermeye çağırdılar. Şehirde “Cihad” çağrıları yapan imzasız veya “Müslümanlar” imzalı kontra bildiriler dağıtıldı. Saat 13.30 civarı... Merkezpaşa Camisindeki Cuma namazından çıkan gerici-yobaz-faşist gruplar Hükümet Konağı önünde toplanıp, şenliğin yapılmasına izin veren Vali ve Aziz Nesin aleyhine sloganlar atmaya başladılar. 13.45... Vali Ahmet Karabilgin, Tugay Komutanı Ahmet Yücetürk’ten askeri birlik göndermesi için yardım istedi. 14.00... Hükümet Konağı önünde toplanan gerici-faşist güruh, Kültür Merkezi’nde toplanan kitleye saldırıyor. Kitle Kültür Merkezinde devrimcilerin önderliğinde barikatlar kurarak saldırıyı püskürtüyor. 14.15... Vali, Başbakan’a ve İçişleri Bakanı’na faks ve telefonla gelişmeler hakkında bilgi veriyor. 14.45... İçişleri Bakanlığı’ndan, Kayseri ve Tokat Valilerinden, Hafik, Yıldızeli, Kangal, Şarkışla ve Zara kaymakamlıklarından takviye güç isteniyor. Tugay Komutanlığı’na tekrar askeri birlik sevk etmesi talebi iletiliyor. 14.50... Gerici-faşist güruh Kültür Merkezi önünden Valilik önüne gelerek gösterilerini burada sürdürüyor. 15.00... Atatürk Caddesi’ndeki bir cafe gericiler tarafından taşlanıyor. 15.30... Hükümet Konağı önünden tekrar Kültür Merkezi’ne yönelen güruh, Kültür Merkezi’ni taşlamaya başlıyor. Vali Tugay Komutanı’na başvuruyor. 15.55... Polis göstermelik bir müdahaleyle saldırganları copla dağıtma girişiminde bulunuyor. Ama müdahale etkisiz... 16.30... İyice toparlanan ve sayıları 5 bine ulaşan gerici-faşist güruh Madımak Oteli’ni sarıyor ve oteli taşlamaya başlıyor. Polis telsizinden bir anons duyuluyor: -Taş atıyorlar, saldırıyorlar ne yapalım? Cevap veriyor amirleri: -Anlaşıldı, müdahale etmeyin. “Müdahale etmeyin” emrini veren, Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Öner’dir. DEMİREL, İNÖNÜ, BAKANLAR... “SEYREDİYOR!” Otelde bulunanlar tanıdıkları bütün milletvekillerini, bakanları arıyorlar. Ulaşabildikleri herkes “Merak etmeyin, gereken yapılacak” diyor. Saat 17.00 civarında koalisyon hükümetinin ortağı CHP’nin Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, Madımak Oteli’ndeki Aziz Nesin’le telefonla görüşüyor. O da diğerleri gibi Aziz Nesin’e “En kısa zamanda takviye güç gönderileceğini, kimsenin kılına dahi zarar gelmeden kurtarılacağını” söylüyor. Saatler geçiyor... Takviye güç bir türlü “kurtarmaya” gelmiyor. 17.00... Valilik Refah Partili Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan kitleyi yatıştıracak bir konuşma yapmasını istiıyor. Ancak Temel Karamollaoğlu konuşmasına “Bir defa şöyle bir fatiha okuyalım. Sonra şunların ruhuna el fatiha diyelim” diye başlıyor. Güruh “Mücahit Temel” sloganları atıyor. 18.00... Temel Karamollaoğlu bu sefer, Kültür Merkezi önündeki Ozanlar Anıtı kaldırılırsa topluluğun yatışabileceğini ileri sürüyor. İçişleri Bakanı’yla yaptığı telefon görüşmesinde Pir Sultan Abdal heykelinin kaldırılmasını istiyor. 19.00... Vali Ahmet Karabilgin’in onayıyla, Pir Sultan Abdal Heykeli vinçle yerinden sökülüyor. Gerici-yobaz grup heykeli iplerle bağlayarak cadde boyunca çığlıklar atarak sürüklüyor. İNSANLAR DİRİ DİRİ YAKILIYOR, DEVLET HALA “SEYREDİYOR!” 19.45... Güruh, önce otelin önündeki araçları sonra otelİ ateşe veriyor. İtfaiye bir türlü gelmek bilmiyor... Alevler bir katliama dönüşüyor... 20.30... Nihayet gelen itfaiye aracının merdivenleriyle Aziz Nesin ve içeridekilerin bir kısmı dışarı çıkarılıyor. Otelin önündeki gerici-yobaz-faşist katiller Aziz Nesin aleyhine sloganlar atıyorlar. İtfaiye görevlileri ve Refah Partili Belediye Meclis üyesi Cafer Erçakmak itfaiye merdiveninden inen Aziz Nesin’e saldırıyorlar. İtfaiye aracının üzerine çıkan Erçakmak “O adamı kurtarmayın, o öldürülmeye müstahak adamdır” diye bağırıyor. Saldırıya polisler de katılıyor. Aziz Nesin başından ve çeşitli yerlerinden yaralanıyor. 20.55... Onlarca insan yakılarak katlediliyor... Artık havada yanık et kokusu var... İş işten geçtikten sonra, Madımak ve yürekler yanıp kül olduktan sonra, polis ve asker havaya ateş açıp gerici-faşistleri “dağıtmaya”(!) başlıyorlar. 22.00... Ve herşey olup bittikten sonra takviye kuvvetler de geliyor(!) “SEYİR”İN BİLANÇOSU! 3 Temmuz... Katliamın bilançosu çıkarılıyor: Saat 17.00’de yapılan tespitlere göre 36 ölü ve 8’i ağır olmak üzere 24 yaralı resmi kayıtlara geçiyor. İşte katliamın resmi belgelere göre an an gelişimi. Şimdi verin kararınızı....

ErDaL24
01.07.2006, 15:49
lanet olsun böyle günleri bize yaşatanlara ve yaşatacaklara....

duygu_m
01.07.2006, 15:51
bize böle günleri yaşatanların acımızı anlamaları için aynı acıları çekmesini isterdim ama bunu istemekte bize yakışmaz

vitamin
03.07.2006, 09:53
bu dunya duzenı degısmeyecek bu yoz beyınler oldugu surece bu ulke oldugu yerde sayacak hala CUMHURIYET SIVASTA KURULDU SIVASTA YIKILACAK dıyen dıncıler ortalıkta gezıyor dun SU tv de ızledım sıvasa gelen dostların yolunu kesmısler bu nasıl bı zıhnıyettır cözemedim zamanın basbakanı tansu çiller olaydan snra su acıklamayı yapmıstır ''dısarıdakı vatandaslarımıza birşey olmamıstır'' dun uzun zamandan sonra basın organları azda olsa olayın usutne gıtmıstır ama azız nesının 15yıl once dedıklerı sımdılerde olmaya basladı adamlar cuma namazında fetha verıyorlar işte o fetha ^^ivas katliamı öncesinde "Müslümanlar" imzalı camilerde
dağıtılan bildiri;

"Müslüman Kamuoyu ...Salman Rüştü müslümanların çok az olduğu kafir bir ülkede sokağa çıkmaya bile cesaret edemezken, onun yerli uşağı Aziz Nesin köpeği, yanında kendisiyle beraber şehrimiz valisi tarafından davet edilip, şehirde adeta müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedir... Kafirler şunu iyi bilmeli ki: ıslamın peygamberini ve kitabın izzetini korumak için bu uğurda verilecek canlarımız vardır. Gün müslümanlığımızın gereğini yerine getirme günüdür. ‘İman edenler Allah yoluna savaşırlar, kafirler de tağut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşın. Çünkü şeytanın hilesi zayıftır.’ (Nisa suresi, 76) Galip gelecek olanlar şüphesiz ki, Allah tarafından olacaktır.

MÜSLÜMANLAR"

daha ne konusalım bu marasta da başımıza gelmedı mı artık bırlesme zamanıdır aydınlanma zamanıdır aslında bu forumu gec farkettıgım ıcın kızıyorum kendıme:((asıl yrım buraymıs benım

asd.1950
03.07.2006, 11:50
Bugün 3 temmuz. Dün bütün gün sutv'deki yayınları izledim. Sivas programını bize izlettirdiği için teşekkür ediyorum. Ben de orada olmak isterdim ama mümkün olmadı. Televizyonum sayesinde orada gibiydim.
Yapılan konuşmaları dikkatle dinledim. Haklı düşünceler vardı. Ancak bir şey dikkatimi çekti. Bazı konuşmacılar bir gayretin içinde gibiydi. Türkiye'deki Alevi sorunu ile Kürt sorununu birlikte sunmak.
Ben Zaza'yım. Ataları 1938 sürgününü yaşamış bir ailenin çocuğu olarak batıda doğdum ve büyüdüm. Bir alevi olarak sünni bir köyde yaşamanın zorluklarını bilirim. Ben okudum ve doğduğum köyümden ayrıldım, bu nedenle de Aleviliğimi muhafaza ettim. Ama sadece düşünsel bazda. Köyde kalan ailem ise sünnileşti. Bunları neden yazıyorum? Kürtleri sevmeyen biri olarak görünmek istemediğimden.
Uzun yıllar Van'da çalıştım. Van'ın kürt halkı Alevilere nasıl bakar bilirim. Alevilik tek bir etnisiteye bağlı anlayış değildir. Alevinin Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı vb. vardır. Bir dönem Alevilik Türk'le bir dönem Kürt'le vb. ifade edilmiş olması doğru değildir. Biz sadece Aleviyiz. Bizim sorunumuz da Alevi sorunudur. Bu ülkede birçok sorun vardr. Eğitim sorunu, istihdam sorunu, vb. Alevilik neden bu sorunlarla değil de Kürt sorunuyla ilişkilendirilir anlamak istiyorum. Sanıyorum bu da bir oyun. Kürt'lerin durumu ortada, çözümsüzlüğe bırakılmış. Bizim sorunumuzda mı çözümsüzlüğe kalsın. Birileri bunu mu istiyor. Belki de bu iki sorunun birlikte anılıyor olması birilerinin ekmeğine yağ sürüyordur. SAYGILARIMLA.

MetinK
03.07.2006, 12:12
Burasi Anketler bölümü ama ben bir anket göremedim :sook

2 Temmuz Madimak Katliami ile ilgili bütün mesajlarin yazildigi bir basligimiz var.

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=13599

Mesajlarinizi buraya yazarsaniz daha derli toplu olur.

anka renef
23.07.2006, 15:12
Önemlİ O Olaya Neden Olanin Şeytan Ayetlerİ Adli KİtapmiŞ Ve DuyduĞum Kadariyla Kuran-i Kerİmİ EleŞtİrİyormuŞ Yazari İse İranli 1 MÜslÜman