Naz
03.07.2006, 16:19
dun, yani 2 Temmuz 2006...
Bir birlik dernegi kapsaminda, hazirlanan bir festival organizasyonu bunyesinde, Sivas Sehitlerimizi anma toreni duzenlendi.
Yerel Halk oyunlari ekiplerinin ve konusmacilarin yani sira, Kardes Turkuler, Grup Cig ve Sunay Akin ile Sivas'ta katledilen canlarimizi, Londra ve Britanyanin bir cok sehirinde yasiyan 5000'i askin Turkiyeliler olarak andik.
Biz unutmadik, unutmayacagiz, unutturamayicaklar, unutturmuyicagiz....
Sunay Akin'in soylesisinde, cok guzel 3 kisa hikaye paylasimi oldu...
Bunlarin hepsini degil, ama ozellikle cok begendigim bir tanesini sizlerlede paylasmak istedim.
Dunya ve insan...
Bir pazar sabahiydi, ve memur baba, Hasan, gulumsemeyle uyanmisti... Evet bugun kararliydi... evde gecirecekti gununu... pijamalari icinde, butun gun keyif yapacak, haftadan biriken yorgunlugu uzerinden atacakti... Cizgili pijamalari uzerinde, yayila yayila bir sure yatak keyfi yapti Hasan, evet bugun pijamalarindan ayrilmaya hic niyeti yoktu... kararliydi, butun gununu evde ailesi ile gecirecekti.
(*) {pijamalar aslinda en sivil kiyafetlerimizdir... kendimiz icin giyindigimiz tek giysi... hani bazilari ben baskalari icin degil kendim icin giyiniyorum der ya... yalan :! cunku kendimiz icin giydigimiz tey giysi pijamalarimizdir, en sivil olani }
Sonra, yatagindan kalkti, karisi guzel bir pazar kahvaltisi hazirlamisti. Yine buyuk bir hevesle oturdu masaya, gazetesinide aldi... oh keyfine diyecek yoktu... bu pijamalar cok rahatti, ve bugun ustunden cikmiycakti Hasan'in.
{aslinda, Hasan esinden erken kalkmis olsa, kahvaltiyi hazirlayacak esine hos bir supriz yapacak incelikte bir adamdi... Ama esi erken uyandigindan, esi Hasan'a bu guzel jesti yapmisti... }
Afacan Ali, aile fertlerinin en kucugu, henuz 6 yasinda, kostura kostura kahvalti masasina geldi, ve babasinin kucagina oturdu...
- Babacim, bugun bizi sinemaya goturmeye soz vermistin... gidecegiz degilmi ??
dedi...
Allah kahretsin, Hasan haftanin yogunlugunda bunu unutmustu... Ama, ama, pijamalar... hic cikarasi, hic evden cikasi yoktu... sonra cocugunu kirmadan onu nasil atlatacagini dusundu... birden aklina kurnaz bir cozum geldi... Kucuk Ali'den kendisine dunya haritasi getirmesini istedi... Cocuk hemen kosup abisinden haritayi istedi ve babasina uzatti.
Hasan bu haritayi kucuk kucuk parcalara ayirdi, birlesemeyecek sekilde yirtti. Artik ne asyasi asya, ne ulkesi ulkeydi, paramparca olmustu harita...
Sonra, Ali'ye dondu ve...
- Bak oglum bu haritayi yeniden birlestirdigin zaman, soz seni sinemaya goturucem.
dedi.
cocuk buyuk bir heyecanla haritayi aldi ve odasina gecti.
Cocuklari kandirmak ne kadarda kolaydi... Degil Ali, Cografya hocasi bile gelse, asla haritayi birlestiremez diye icinden gecirdi ve gulumsedi.
Ama ne varki, aradan daha 10 dakika gecmistiki, kucuk Ali odasindan, avaz avaz babasina seslenmeye basladi...
Hasan korktu, ne oldu diye hizla odaya gitti...
aman Tanrim, oda ne, cocuk haritayi tamamlamisti... Yok, yok, imkansizdi bu ama !
- baba bak bitirdim...
- ama oglum bu imkansiz, nasil becerdin sen bunu yapmayi ??
-babacim cok kolaydi, haritanin arka yuzunde insan resmi vardi, onu duzelttim, sonra dunya kendiliginden duzeldi...
yani arkadaslar...
anlayacaginiz, Insani duzeltince, Dunya zaten kendiliginden duzelir... guzellesir...
-------------------------
evet canlar, hatirimda kaldiginca sizlerle paylasmak istedim, tabiki Sunay Akin'in o guzel yorumlayisiyla hikaye cok daha hos geliyor kulaga, elimden bu kadari geldi ne yazikki, umarim begenirsiniz.. Hikayedeki mesaj cok guzel bence...
Insanda bitiyor hersey... insanlar duzeldikten sonra, dunya zaten duzgundur...
Bir birlik dernegi kapsaminda, hazirlanan bir festival organizasyonu bunyesinde, Sivas Sehitlerimizi anma toreni duzenlendi.
Yerel Halk oyunlari ekiplerinin ve konusmacilarin yani sira, Kardes Turkuler, Grup Cig ve Sunay Akin ile Sivas'ta katledilen canlarimizi, Londra ve Britanyanin bir cok sehirinde yasiyan 5000'i askin Turkiyeliler olarak andik.
Biz unutmadik, unutmayacagiz, unutturamayicaklar, unutturmuyicagiz....
Sunay Akin'in soylesisinde, cok guzel 3 kisa hikaye paylasimi oldu...
Bunlarin hepsini degil, ama ozellikle cok begendigim bir tanesini sizlerlede paylasmak istedim.
Dunya ve insan...
Bir pazar sabahiydi, ve memur baba, Hasan, gulumsemeyle uyanmisti... Evet bugun kararliydi... evde gecirecekti gununu... pijamalari icinde, butun gun keyif yapacak, haftadan biriken yorgunlugu uzerinden atacakti... Cizgili pijamalari uzerinde, yayila yayila bir sure yatak keyfi yapti Hasan, evet bugun pijamalarindan ayrilmaya hic niyeti yoktu... kararliydi, butun gununu evde ailesi ile gecirecekti.
(*) {pijamalar aslinda en sivil kiyafetlerimizdir... kendimiz icin giyindigimiz tek giysi... hani bazilari ben baskalari icin degil kendim icin giyiniyorum der ya... yalan :! cunku kendimiz icin giydigimiz tey giysi pijamalarimizdir, en sivil olani }
Sonra, yatagindan kalkti, karisi guzel bir pazar kahvaltisi hazirlamisti. Yine buyuk bir hevesle oturdu masaya, gazetesinide aldi... oh keyfine diyecek yoktu... bu pijamalar cok rahatti, ve bugun ustunden cikmiycakti Hasan'in.
{aslinda, Hasan esinden erken kalkmis olsa, kahvaltiyi hazirlayacak esine hos bir supriz yapacak incelikte bir adamdi... Ama esi erken uyandigindan, esi Hasan'a bu guzel jesti yapmisti... }
Afacan Ali, aile fertlerinin en kucugu, henuz 6 yasinda, kostura kostura kahvalti masasina geldi, ve babasinin kucagina oturdu...
- Babacim, bugun bizi sinemaya goturmeye soz vermistin... gidecegiz degilmi ??
dedi...
Allah kahretsin, Hasan haftanin yogunlugunda bunu unutmustu... Ama, ama, pijamalar... hic cikarasi, hic evden cikasi yoktu... sonra cocugunu kirmadan onu nasil atlatacagini dusundu... birden aklina kurnaz bir cozum geldi... Kucuk Ali'den kendisine dunya haritasi getirmesini istedi... Cocuk hemen kosup abisinden haritayi istedi ve babasina uzatti.
Hasan bu haritayi kucuk kucuk parcalara ayirdi, birlesemeyecek sekilde yirtti. Artik ne asyasi asya, ne ulkesi ulkeydi, paramparca olmustu harita...
Sonra, Ali'ye dondu ve...
- Bak oglum bu haritayi yeniden birlestirdigin zaman, soz seni sinemaya goturucem.
dedi.
cocuk buyuk bir heyecanla haritayi aldi ve odasina gecti.
Cocuklari kandirmak ne kadarda kolaydi... Degil Ali, Cografya hocasi bile gelse, asla haritayi birlestiremez diye icinden gecirdi ve gulumsedi.
Ama ne varki, aradan daha 10 dakika gecmistiki, kucuk Ali odasindan, avaz avaz babasina seslenmeye basladi...
Hasan korktu, ne oldu diye hizla odaya gitti...
aman Tanrim, oda ne, cocuk haritayi tamamlamisti... Yok, yok, imkansizdi bu ama !
- baba bak bitirdim...
- ama oglum bu imkansiz, nasil becerdin sen bunu yapmayi ??
-babacim cok kolaydi, haritanin arka yuzunde insan resmi vardi, onu duzelttim, sonra dunya kendiliginden duzeldi...
yani arkadaslar...
anlayacaginiz, Insani duzeltince, Dunya zaten kendiliginden duzelir... guzellesir...
-------------------------
evet canlar, hatirimda kaldiginca sizlerle paylasmak istedim, tabiki Sunay Akin'in o guzel yorumlayisiyla hikaye cok daha hos geliyor kulaga, elimden bu kadari geldi ne yazikki, umarim begenirsiniz.. Hikayedeki mesaj cok guzel bence...
Insanda bitiyor hersey... insanlar duzeldikten sonra, dunya zaten duzgundur...