Orijinalini görmek için tıklayınız : Maraş Katliamı...


hsyn
04.07.2006, 14:05
Olayların gelişimi
Bu olay 2 tane sol görüşlü öğretmenin öldürülmesi ile başladı.
19 Aralık 1978 günü Maraş'ta faşist olarak nitelendirilen grubun propaganda aracı haline gelen Cüneyt Arkın' ın "Güneş Ne Zaman Doğacak" filminin gösterildiği Çiçek Sinemasının, Ökkeş Kenger ve birkaç faşist tarafından bombalanmasıyla olaylar gelişmeye başlamıştır.Hemen sonra sol görüşlü Aleviler sinema bombaladı diyerek CHP binası taşlandı ve bir Alevi Mahallesi basıldı.(çoğu kişi öldürülen alevilerin evinin kapısına çarpı işareti konduğunu iddia ediyor)Çoğu kişi öldürüldü ve çoğu kadın tecavüze uğradı.Ayrıca bu olay 12 Eylül darbesinin ilk kıvılcımıdır.
Aydınlık'ın iddiası
Aydınlık Gazetesinin 12 Ocak 1979 tarihli sayısından aktarılmaktadır:
Kahramanmaraş katliamı, EDEM (Yağ Fabrikası) toplantısında kararlaştırıldı. Katliamdan 15 gün öncesine rastlayan toplantıya, EDEM ortağı Faruk ARIKAN, Fabrikatör ve Hacı Çiftliğinin sahibi Muammer PAKDİL, kardeşi Cahit PAKDİL, Faruk ARIKAN'ın ağabeyi Hacı Osman ARIKAN, Pişkinler İplik Fabrikası sahibi Abdurrahman PİŞKİN, Çırçır ve Prese Fabrikatörü Sıddık AKDİŞLİ, Tanrıverdi Çırçır Fabrikası sahiplerinden Zekeriya KİRİŞÇİ, Yağlıca kardeşler Kooperatif şirketi sahipleri Kasım ve Ali YAĞLICA, Fabrikatör Tarık SARIKATİPOĞLU, Çırçır Fabrikatörü Mehmet VAKKASOĞLU, AP İl Başkanı ve Kadıoğlu Çiftlikleri sahibi Faruk KADIOĞLU, Belediye Başkanı Ahmet UNCU, MİSK Bölge Temsilcisi (Başkanı) Cemil TOZKOPARAN katıldılar...
Toplantının açış konuşmasını yapan Hasan Balcı, Bugüne kadar bizleri koruyabilmeleri için ülküdaşlarımıza her ay 250 bin lira para veriyorum. Sizler ise bugüne kadar bir kuruş yardım yapmadınız. Hükümete haddini bildirmek ve Alevi komünistleri yok etmek istiyorsak mutlaka birleşip bütün gücümüzü ortaya koymalıyız. Elbirliği yapalım, Maraş'ı komünistlerden, POL-DER'cilerden, TÖB-DER'cilerden temizleyelim demiştir. Gazetenin bu haberi yalanlanmamıştır.
Sonuç
Maraş’ta 19 Aralık 1978’de başlayan kanlı saldırılar günlerce sürmüş ve kelimenin gerçek anlamıyla karşı-devrimci güruhun katliam ve yağmasına dönüşmüştür. MHP’nin başını çektiği muhafazakâr, mutaassıp küçük-burjuva ve lümpen kitleler “bugün cihat günüdür, Alevileri öldüren cennete gider”, “komünistleri bırakmayın” sloganları eşliğinde saldırılarını günlerce sürdürmüşlerdi. Saldırılar sonucunda 111 kişi ölmüş, Alevilerin ve solcuların evleri ve işyerleri yakılıp yıkılmış, Alevi nüfusun yüzde 80’i Maraş’ı terk etmiştir.
Devlete ait gizli rapor
Dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı, K.Maraş Katliamı’nın gün ışığına çıkartılması için özel bir ekip görevlendirir. Özel ekip ayrıntılı raporunu İçişleri Bakanı’na sunar. Ancak raporun içeriği gizli tutulur. Gündem Dergisi , bu raporun bir kısmini elde ederek bazı bölümlerini daha sonra yayınlar.
Raporun yayınlanan bölümü şöyle:
1. 18 Aralık 1978 günü, ÜGD Maraş şubesi ikinci başkanı Mustafa Kanlıdere, Ökkeş Kenger ve üçüncü başkan Mustafa Tecirli’ye “Halkı kışkırtmak, tahrik etmek ve isyanını sağlamak için solcuların attığı süsü verilmek kaydıyla, tahrip gücü az bir dinamit atılmasını” emretmiştir.
2.15 gün öncesinden itibaren, gelecek program olarak “Zeynel ile Veysel” filmi gösterilecekken Adana Maraş ÜGD Şubesi’ne gelen iki şahsın getirdiği ‘Güneş Ne Zaman Doğacak” filmi 16 Aralık’ta aniden gösterime sokulmuştur..
3.Olaylardan önce, Ankara İli Bahçelievler, Karşıyaka ve Keçiören semtlerinde oturdukları bilinen Hüseyin Yıldız, Ünal Ağaoğlu, Haluk Kırcı, Mustafa Özmen, Mustafa Dülger, Remzi Çayır, Mustafa Demir, Bünyamin Adanalı, Ahmet Ercüment Gedikli, Mustafa Korkmaz ve İsmail Ufuk ile Mehmet Gürses isimli şahısların Kahramanmaraş iline gittikleri öğrenilmiştir.
4.22 Aralık 1978 günü Maraş’ta olaylar patlak verdiğinde iki ayrı telefon görüşmesi yapılır.Yapılan araştırmalarda ,Adana ilinden bir şahıs, Malatya Özel Doğu Kliniği Doktoru Muhittin Turgut’u telefonla arayarak ; ‘Kahramanmaraş’tan oraya yaralılar gelecek, dikkatli olun’ der. Muhittin Turgut ise; ‘Orasını bana bırakın. Malatya olaylarında bir açık verdim mi ki bunda vereyim. Malatya olaylarında ne şekilde çalıştığımı siz de bilirsiniz’ karşılığını verir..
Sonuç olarak bu katliamı gerçekleştiren yaratıklar ( insan demek içinden gelmiyor.)
Hamile kadınlara bile tecavüz edip çocuk erkektir diye karnını deşerek onları katletti.
Bu yazıyı ülkücü alevi olamaz mı? Diye bir konuya istinaden yazıyorum….
Olmaz…… Olamaz….
Milliyetçi alevi derseniz olur zaten devlete bağlılığımızı kurtuluş savaşında ispatlamıştık.
Şimdi canlar biz bu kıyımcı canilerin önünde birlik olup dimdik durmazsak korkarım bu tür katliamlara daha çok maruz kalacağız bu yüzden derim ki Gelin Canlar Bir Olalım…..