Orijinalini görmek için tıklayınız : Toprak Reformu...
EŞİTLİK PARTİSİ 04.07.2006, 14:56 Değerli CANLAR...
Bu gün ülkemizin özellikle Doğu ve Güney Doğu bölgesinde meydana gelen olayların temelinde feodal düzenden,kapitalist düzene bizim gibi ülkelerde geçme şartı Toprak Reformunun yapılması ile ölçülür...Cumhuriyetin ilk kuruluşunu takip eden günlerde başlayan bu düşünce maalesef akla hayale gelmeyen yöntemlerle iç ve dış işbirlikçilerin girişimleri sonucu engellenmiş ve kendisini çeşitli biçimlerde izaha çalışan vatandaşlarımza gösterlien yanlış hedefler sonucu KAN ve GÖZ YAŞI yaklaşık 80 yıl dır bu bölgede hiç eksik olmamıştır hala da devam ediyor...
Peki hangi hedef gösterlimiş,Irk ve Dil üzerinden SİYASET...zaman,zaman buna karşı gelen girişimler özellikle ağır ve kanlı şekilde bastırlmıştır...
Ayrıntı gibi gözükse de özellikle o bölgelere tayin edilen her düzeydeki memurlar o insanların insanlığını,misafirperliğini kullanmış sinsice ve hoyratça o insanlarra akla hayale gelmeyen yöntemler uygulayarak bölge de etkin aşiret reislerinin,ağaların,şıhların kılına dokunmamışlardır...
İki arada bir derede kalan bu insanlrın yaşam biçimlerini o bölge insanı olarak biliyor ve görüyorum...
Şimdi ise uluslararası her tür kaçakçıların yol geçen hanına dönen bu bölge insanı yine Devletin koruması dışında,potansiyel suçlu muamelesi görmektedir...
Be adamlar,hain yöneticiler ve hükümetler,bunca silah,mermiye para yatıracağınıza,bunca bütçeyle orası şimdiye kadar TOPRAK REROMUYLA birlikte GÜLLÜK GÜLİSTANLIK olurdu,kimse de şu veya bu şekilde suçlanmazdı...
Olurmu adamların niyetleri o değil ki,HALK DÜŞMANLIĞINI Körüklemek...güya bunlar vatansever...hay sizin vatanseverlğinizi sevsinler...İNSANSIZ VATANI NE YAPACAKSINIZ...yani sizmi bu vatanı daha çok seviyorsunuz,acaba bu uygulamaların zerresini size uygulasalar bir günde kaçardrınız...bırakın palavrayı...
Değerli canlar...
Tabi bu günlerde uygulanan diğer bir yöntem,yine bu insanlarımzın adı kullanılarak emperyalistlerin en etkin ekonomik temelli örgütü SİYONİST-MASON Locaları aracılığıyla,aşiret reisleri ve ağalar mülkiyetindeki Topraklar alınmakta...güya hayalleri bu toprakları alıp israil örneği uygulama yapacaklarmış...valla onların düşüncesi,AKP,MHP,İP destekli siyasi ve askeri bürokratlarla bu olurda,artık bu topraklar onlara nasıl MEZAR olur hep birlikte göreceğiz...
Tabi böyle demiyorlar,güya toprakları kürt vatandaşlar alıyormuş...yalanınızı sevsinler sizin...Kürt vatandaşlarda para nerdeki alacaklar...keşke alsalar...vatandaşlar geçinmekten aciz.
Tabi bu ve buna benzer oyunlar çok yakında son bulacak,TOPRAK REFORMU ilk defa bu bölgede başlatılacaktır...
Saygılarımla...
Bektaş ÇELEBİ
türkiyede toprak reformu yapıldı ama doğu ve güneydoğu halkının kültürel yapısını yoketmeye yönelik.
gap ve ormanköy projeleri adı altında yüzlerce aile yaşadıkları yerlerden sürgün edildi.tecrit hayatı yaşatıldı uzun yıllar. elektrik su araç yol okul sağlık ocağı olmadan. içanadolu ve ege bölgelerinde nasıl özüme yakın yaşarım mücadelesi veiyor.
dilerim bu halk bu sürgünün hesabını yasal yollardan sorar.
Siya Saperen 06.07.2006, 13:14 Bu gün ülkemizin özellikle Doğu ve Güney Doğu bölgesinde meydana gelen olayların temelinde feodal düzenden,kapitalist düzene bizim gibi ülkelerde geçme şartı Toprak Reformunun yapılması ile ölçülür...
Genel olarak toprak reformu; toprak mülkiyetinin belirli bir tavan sınırında yukarısının kamulaştırılarak, topraksız veya az topraklı çiftçilere dagılımı demektir. Oysa günümüzde toprak reformu adı altında arazi tasarruf sisteminin ıslahı, arazi toplulaştırması, parçalanmanın önlenmesi ve kiracılık, ortakçılık münasebetlerinin düzeltilmesi ile ilgili organize edilmiş tedbirlerin uygulanması şeklindeki uygulamalar göze çarpmaktadır. Bunun başlıca sebepleri arasında bölgenin etnik yapısının kontrol altında tutulmak istenilmesi gösterilebilir.
Topragın özel mülkiyetinin sınırlı kullanım amaçları ile belirli çevrelere tahsis edilmesi bölgede gelişimin önünü tıkadıgı gibi etnik yapı üzerinde baskı kurulmasıda amaçlanmıştır. (Çelişkisel görünebilir fakat, uygulanan politikalar dahilinde ve topragın kullanım ihtiyacı dışındaki uygulamaların bu sonucu dogurması normaldir)
Ülkenin dogu bölgesinde uygulanan gerek askeri gerekse sosyopolitik uygulamalar ile belirli bir gelir seviyesinde tutulması saglanmış, topragın sınırlı kullanımı dengede tutulmuştur. Kimi komplo seneryoları ile (sözde) milli şuur oluşturulma çabaları ise hergeçen gün artarak devam edegelmiş ve gerçek toprak sahipleri istenmeyen ilan edilmiştir. Bu durumun ülke siyaseti ile yakından ilgili oldugunu unutmayalım. Uygulanan politikaların toplam sonucu olarak bölge şu anki bulundugu rotada bulunmakta ve hatta daha da geriye gitmektedir. (ekonomik anlamda!)...
Bu durumda sözde toprak roformları ve bundan mevcut sistemin ne anladıgını yeniden sorgulamak gerek!..
EŞİTLİK PARTİSİ 07.07.2006, 22:46 Değerli Canlar...
Sevgili siyah martı ve zine...
Değerlendirmelirinize elbette katılıyoruz...buradaki fark Devrimci Hükümetlerin Toprak Reformundan bahsediyoruz...
Dünyadaki anlaşılması gereken bizden önceki hükümetlerin ne yaptığı değil,bizim ne yaptığımızdır...
Ülkemiz özelinde bu henüz tam olarak anlaşılmış değil,ama pek yakında gerşekleşecek İKTİDARIMIZ dünyaya örnek olacak TOPRAK REFORMUNU yapacaktır...
Saygılarımızla...
EŞİTLİK PARTİSİ
türkiye cumhuriyetinde devrimci hükümet mümkünmü bilemiyorum.
devrimci hükümet devrimci tabanla kurulur. o taban varmı??
seçimler öncesi söylemler genellikle kulağa hoş gelen inanılmaz ve imkansız içerikli programlarla süsleniyor.
biraz daha inandırıcı ve gerçekçi olmakta yarar var.
EŞİTLİK PARTİSİ 08.07.2006, 13:46 Sevgili zine...
Sonra Devrim yaparsınız,bu da hayal değil...elbet bilirsiniz ki emperyalistler ve onların yerli iş birlikçilerinin yaptığı en önemli şey,karşı düşünceleri olan Devrim ve Devrimciliği öyle sunuyorlar ki,eh...diyor Devrimden çıkarı olan insanlar,bu iş o kadar zor ki,mümkün mü,hemde kos koca ABD ye,AB ye onların anlış şanlı iş birlikçilerine dur demek,bu düzeni yıkmak ve Halk yararına Devrimi yapmak...daha peşinen bu yargıyı oluşturuyorlar...ondan sonra da insanlar ya anıları okuyrarak tatmin olmaya çaılışıyor,ya geçmiş Devrimci önderleri hayranlıkla okuyup kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor...sonuç af edersiniz Leyleğin ömrü vak vakla geçer misali günler geçiyor,insanlar heba oluyor ve bu düzenin azmanlarıda aşşağılık yaşamlarına devam ediyor...
Sabah tv.ye baktım Rahmi KOÇ efendi Dünya turundan dönmüş...bana ne kardeşim adamın seyahatinden...Örn.bu adamın ve sülalesinin bu ülkeyi ne hale getirdiğini kaç kişi biliyor...herkes bu sunulan haberle hayallere dalıyor...Sabancı ailesi öyle değilmi...tabi bu iki örnek,daha binlerce var gizlisi açığı...adamları öyle sunuyorlar ki,canım diyor vatandaş bak adamlar binlerce kişiye iş veriyor...babasının hayrınamı yapıyor bunu...işte can alıcı soru burda...
Evet taban demişsiniz...taban kendiliğinden oluşmaz,Devrimden çıkarı olanların düşüncesi yukarıda belirttğimiz gibi...boşta kalanlar binlerce kanal ve yöntemle köleliğe devam için onlarca eğitiliyor...
''Devrimciler...'' ne yapıyor...kocaman bir hiç,tabi bizim dışımızdakiler...
Çetin ALTAN efendi bir gün Bakırköy meydadında seçim nutuğu attıntan sonra bir işsiz yanına yaklaşır,
-Abi senin anlattıklarından bir şey anlamadım,acaba ban iş bulmanız mümkünmü der...
DİSK Başkanına yaklaşmak RTE ye yaklaşmaktan zor,kelli felli bir yaşam...İşçi sınıfı öncü olacakya...neyin öncüsü acaba...
Daha binlerce,örnek ve yaşamdan kesitler...sizlerde elbet çoğaltabilirsiniz...
Daha önce söylemiştim...
Sene 1971
Yer İstanbul-Bakırköy-Yenimahalle
İşyeri Emayetaş Fabrikası
Ziyaret edenler DEV-GENÇ yöneticileri...sadece ve sadece işçilerle görüşme...temsilcilerle bile değil...
Yine,Deniz ve Mahir...
Gaziantepten bir duyum alınır,ağa köylülere baskı yapar,bu iki arkadaşımız gider,gereği yapılır ve köylülere birde görev verilir...boş alanları ormanlaştırma...
Bu gün ''Anılarını'' anlatanlar ne yapıyor,haklarını yememek lazım,örgütleniyorlar da nasıl örgütlenme...viski içmeleri için ''Vakıflaşma..'' hey sizin Allah iyiliğinizi versin...bana ne kardeşim senin boş anılarınızdan...düşün artık bu Halkın yakasından...
İşte,Mahirde,Denizde,Kaypakayada bu düzence boşuna katledilmedi...ve yine bu önderlerimzi katledenlere yada yardımcı olanlara ''oy vermeye'' devam ediyoruz...
Nazım HİKMET vatan hainliğine devam ediyor...
Ha biz ne yapıyoruz...
Medyatik olmadığımızdan belli değilmi...
Saygılarımla...
Bektaş ÇELEBİ
medyatik olma şansımız olsaydı belki bizlerde halk diliyle yazar ( çetin altan)
halk diliyle konuşur ( tayyip erdoğan) halk tiplemesiyle oynar ( yılmaz erdoğan) halk üzerinden pirim yapar şan şöhret para sahibi olur hakltan biriymiş gibi görünür ama asla halktan biri olmazdık.
tuhaftırki bu pirimlerde bizlerin payı büyük. çeşitli kurumlar aracılığı ile okuyarak dinleyerek izleyerek satın alarak vs.
toplum üzerinden bireysel kazanç sağlamalarına hiç birimiz tepki göstermiyoruz.
halkın sanatçıyı politakacıyı aydını yazarı desteklediği kadar bunların hiç biri bizde bu halk için birşeyler yapalım demiyor. demeyecekte. oysa bu halkın gerçekten halka ışık tutacak sözcülüğünü yapacak belki yol gösterecek sanatçı ve aydınların desteğine ihtiyacı var.tıpkı bizlerin onların varlığını sürdürebilmeleri için gösterdiğimiz çaba gibi.
dış güçler ve işbirlikçileri diyorsunuz ya kendinizi kandırıyorsunuz!!
hak ve hukukun sadece ve sadece devlet lehine işlediği bir ülkede düşüncelerinizle yaşamınız hep çelişir. düşlerinizdeki yaşam sadece düşlerde kalır.
EŞİTLİK PARTİSİ 09.07.2006, 11:48 Sevgili zine...
Önerdiğiniz yada olmasını istediğniz her güzel şeyi yine bizler yapacağız...bahane üretme yada bahanelerin arkasına saklanma Devrimci literatürde yoktur,varsa bu Devrimcilik değildir,bun da bizler tartışmayız...
Devrimciler her olumsuz şartlara kendisini hazırlar ve gereğini yapar...
Birileri bizlerin b düşüncesine hayal der,saçma der,imkansız der velhasıl der de der...mesele onların ne dedği değil,bizim ne yaptığımız...
Biz emperyalist iletişim ve propaganda araçlarını da yeri geldğinde onların akıllarının almayacağı şekilde kullanırız ama bunu taviz vererek değil...
Tabi buraları sanal ortam,aslolan Hayattır...
Sizin çok güzel şekilde örneklediğiniz gibi bizlerin o tür anlayışlara özenmemize gerek yok...şu an ve geçmişte ve bir seçim döneminde hiç tv.siz günü geçmeyen siyasi hareketlerin bu dönemi takiben aldıkları oy yada bırkatıkları birikim belli...( Tibuk...vs...)
Tabi bunun perde arkası halkla dalga geçmek...Perinçekte belli dönemlerde çıkıyor ve özel kanalı var...Yaşar Nuri ha keza...
Tekrar edelim ki aslolan bire bir ilişkilerdir,bu arada halka bu Tv.lerin ne olduğunu anlatmaktır...
Mesajınızın sonundaki tanımlamanıza katılamıyorum,devlet kimin elinde ise ona hizmet etmekle yükümlüdür,yarında bize hizmet edecektir tabi bu şekliyle değil...
Biliyorsunuz Devrimciler halka kızmaz,halka sevgiyle,hoş görüyle ve sabırla yaklaşır...mevcut yaşamda büyük oranda halk olma bilinci olmadığından siz yanlarına gittiğinizde onlar sizden akıl almaz şekilde türlü türlü talepte bulunur,hemen ve derhal o gün sorununun çözümünü ister...vs...vs...
işte biz bunları teker teker aşıyoruz diyor saygılar sunuyoruz.
Bektaş ÇELEBİ
|
|