pazarcıklı
06.07.2006, 03:24
Sevgili çocuğum, seni uyurken seyretmek, nefes alışını duymak için
sessizce odana girdim. Gözlerin kapalı,huzur içindesin. Sarı buklelerin melek
yüzünü çerçeveliyor. Bir kaç dakika önce çalışma odamda çalışırken birdenbire
içimin sıkıldığını fark ettim. Dikkatimi işime veremedim ve bu yüzden sessizce
seninle konuşmak üzere odana geldim. Bu sabah, yavaş giyindiğin için sabırsızlanıp,
Sana söylendim. Yemek fişini kaybettiğin için seni azarladım ve kahvaltı ederken
gömleğine süt döktüğün için sana sert sert baktım.
"Yine mi?" dedim, içimi çekerek ve başımı kızgınlıkla iki yana salladım.
Sense bana bakıp, tatlı tatlı gülümsedim ve bana "Hoşçakal, anneciğim!" dedin.
Öğleden sonra, sen odanda oynayıp,yatağına dizdiğin oyuncaklarına
bağıra çağıra şarkı söylerken, ben telefon konuşmalarımı yapıyordum.
Sana sessiz olmanı işaret ettim, sonra yine bir saat kadar telefonda
konuştum. Daha sonra bir asker gibi sana emir verdim,
"Oyalanıp durma, çabuk ödevini yap!" Bana "Peki, anneciğim." dedin
ve hemen çalışmaya koyuldun. Sonra da odandan hiçbir ses gelmedi.
Akşam ben masamın başında çalışırken, korkarak yanıma geldin
ve bana umutla, "Anneciğim, bu gece kitap okuyacak mıyız?" diye
sordun. Sana kesin bir dille, "Bu gece olmaz." dedim, "Odan hâlâ karmakarışık!
Sana kaç kez anımsatacağım odanı toplamanı!" Başın önünde, odana gittin.
Çok geçmeden geri geldin ve kapının yanından bana bakınca, "Şimdi ne istiyorsun?"
diye sordum aksi bir ses tonuyla. Hiçbir şey söylemedin. Yanıma geldin, boynuma
sarıldın ve beni öpüp, "İyi geceler, anneciğim. Seni seviyorum!" dedin. Sonra da aceleyle
odana gittin. Daha sonra, duyduğum vicdan azabı nedeniyle, boş boş masama bakarak
uzun bir süre oturdum. Acaba neden böyle davrandım, diye düşündüm. Beni kızdıracak
hiçbir şey yapmamıştın. Sadece büyümeye ve öğrenmeye çalışan bir çocuk gibi davranmıştın.
Bugün yetişkinlerin sorumluluklarla dolu dünyasında kendimi kaybettim ve sana harcayacak
enerjim kalmadı. Bugün sen benim öğretmenim oldun, beni öpmeyi, bana iyi geceler dilemeyi
unutmadın ve üstelik ruh halimin iyi olmadığını fark edip, parmaklarının ucunda gezindin.
Şimdi seni uyurken seyrediyorum ve bugünü yeni baştan yaşamak istiyorum. Yarın, ben de sana,
bugün senin bana gösterdiğin anlayışı göstereceğim, böylelikle belki gerçek bir anne olabilirim -
uyandığında sana sıcacık gülümseyip, okuldan geldiğinde sana moral vereceğim ve yatmadan
sana kitap okuyacağım. Sen gülünce gülüp, sen ağlayınca ağlayacağım.
Kendime daha büyümediğini, bir çocuk olduğunu ve senin annen olmaktan mutluluk duyduğumu
anımsatacağım. Bugün senin anlayışlı davranışın bana çok dokundu ve bu yüzden gecenin bu
saatinde sana teşekkür etmeye geldim, çocuğum, öğretmenim ve arkadaşım olduğun ve bana
gösterdiğin sevgi için.
.....................bütün annelerin ellerinden öpüyorum.....saygılarımla
sessizce odana girdim. Gözlerin kapalı,huzur içindesin. Sarı buklelerin melek
yüzünü çerçeveliyor. Bir kaç dakika önce çalışma odamda çalışırken birdenbire
içimin sıkıldığını fark ettim. Dikkatimi işime veremedim ve bu yüzden sessizce
seninle konuşmak üzere odana geldim. Bu sabah, yavaş giyindiğin için sabırsızlanıp,
Sana söylendim. Yemek fişini kaybettiğin için seni azarladım ve kahvaltı ederken
gömleğine süt döktüğün için sana sert sert baktım.
"Yine mi?" dedim, içimi çekerek ve başımı kızgınlıkla iki yana salladım.
Sense bana bakıp, tatlı tatlı gülümsedim ve bana "Hoşçakal, anneciğim!" dedin.
Öğleden sonra, sen odanda oynayıp,yatağına dizdiğin oyuncaklarına
bağıra çağıra şarkı söylerken, ben telefon konuşmalarımı yapıyordum.
Sana sessiz olmanı işaret ettim, sonra yine bir saat kadar telefonda
konuştum. Daha sonra bir asker gibi sana emir verdim,
"Oyalanıp durma, çabuk ödevini yap!" Bana "Peki, anneciğim." dedin
ve hemen çalışmaya koyuldun. Sonra da odandan hiçbir ses gelmedi.
Akşam ben masamın başında çalışırken, korkarak yanıma geldin
ve bana umutla, "Anneciğim, bu gece kitap okuyacak mıyız?" diye
sordun. Sana kesin bir dille, "Bu gece olmaz." dedim, "Odan hâlâ karmakarışık!
Sana kaç kez anımsatacağım odanı toplamanı!" Başın önünde, odana gittin.
Çok geçmeden geri geldin ve kapının yanından bana bakınca, "Şimdi ne istiyorsun?"
diye sordum aksi bir ses tonuyla. Hiçbir şey söylemedin. Yanıma geldin, boynuma
sarıldın ve beni öpüp, "İyi geceler, anneciğim. Seni seviyorum!" dedin. Sonra da aceleyle
odana gittin. Daha sonra, duyduğum vicdan azabı nedeniyle, boş boş masama bakarak
uzun bir süre oturdum. Acaba neden böyle davrandım, diye düşündüm. Beni kızdıracak
hiçbir şey yapmamıştın. Sadece büyümeye ve öğrenmeye çalışan bir çocuk gibi davranmıştın.
Bugün yetişkinlerin sorumluluklarla dolu dünyasında kendimi kaybettim ve sana harcayacak
enerjim kalmadı. Bugün sen benim öğretmenim oldun, beni öpmeyi, bana iyi geceler dilemeyi
unutmadın ve üstelik ruh halimin iyi olmadığını fark edip, parmaklarının ucunda gezindin.
Şimdi seni uyurken seyrediyorum ve bugünü yeni baştan yaşamak istiyorum. Yarın, ben de sana,
bugün senin bana gösterdiğin anlayışı göstereceğim, böylelikle belki gerçek bir anne olabilirim -
uyandığında sana sıcacık gülümseyip, okuldan geldiğinde sana moral vereceğim ve yatmadan
sana kitap okuyacağım. Sen gülünce gülüp, sen ağlayınca ağlayacağım.
Kendime daha büyümediğini, bir çocuk olduğunu ve senin annen olmaktan mutluluk duyduğumu
anımsatacağım. Bugün senin anlayışlı davranışın bana çok dokundu ve bu yüzden gecenin bu
saatinde sana teşekkür etmeye geldim, çocuğum, öğretmenim ve arkadaşım olduğun ve bana
gösterdiğin sevgi için.
.....................bütün annelerin ellerinden öpüyorum.....saygılarımla