gülten_
06.07.2006, 18:10
................
Annem balkonda çamaşırları sererken ağlıyor,kendi kendine ağıtlar yakıyordu.
Ablam ise elinde yastıkları birbirine geçiriyor. Babam telefonla bir yerleri arayıp yer ayırtıyordu.
Bense okul formamı üzerimden çıkarmak için odama geçiyordum.
Niçin ağladıklarını bilmiyordum. Kesin yine annemin başağrısı tutmuştur, herkes onun için ağlıyor dedim.
Ama sonra düşündüm de, annemin başı ağrıyorsa, niye balkonda çamaşırları sersin.
Evin gittikçe misafirlerle dolduğunu farkettim. Her gelen annemin boynuna sarılıp ağlıyordu.
En sonunda dayanamayıp sordum. N'oldu. Öldü dediler. Sadece ÖLDÜ......Kim ölmüştü, niçin ölmüştü.....kimse bana söylemedi.
En sonunda annemin elinde dayımın resmini gördüm, bir ay önce kendi arkadaşları tarafından kaçırılıp, zorla örgüte geri dönülmesi için,
baskı yapılan dayımı öldürmüşlerdi. Hiçbirşey düşünemiyordum. Bir kaç dakika kendi kendime...DAYIM ÖLMÜŞ, O nu bizden ayırdılar,
O artık yanımızda yok! dedim. Sonra ağlamaya başladım.
Ertesi gün, tabutu evimizin altına getirdiler. Alt kat dükkandı ozamanlar. Tabuta yaklaştığımda gülmeye başladım.
Çünkü tabut çok küçüktü ve benim aklıma ilk gelen şey DAYIMIN o tabuta nasıl sığacağı idi. Gülerken, diğer taraftanda ağlamaya başladım.
Okadar çok ağladım ki, artık gözlerimden yaş gelmiyordu. Komşularımız bana dayımın vurulduğunu söylüyordu, bense inatla
HAYIR DAYIM KALP KRİZİNDEN....biliyordum kimse bana inanmıyordu. Ama ben, ona böyle bir ölümü yakıştıramıyordum.
Hele ki yıllarını bu örgüte vermiş......
Saat 12:30, tabut kaldırılıyor. Alt katta olmama rağmen yukarıdan gelen çığlık seslerini duyuyorum.
Annemin kardeş deyişini, anneannemin oğlum, fidanım.....ağıtları hiç kulaklarımdan gitmiyor. Ben cenazeye gitmedim.
Birkaç kadın bakmam için çocuklarını bana bırakmıştı. Bense birkaç itirazdan sonra kabul ettim. Çünkü daha önce ölen teyzemin, tabutta yüzünü görmüştüm.
Ve korkuyordum, yüzü hiç gözlerimin önünden gitmiyordu, etkisi hâlâ var. Dayımında o halini görmek istemedim. O' nu temiz yüzüyle, gülen
haliyle hatırlamak istedim. Kafasından kurşun yemiş, yüzü kanlar halinde, rengi bembeyaz olmuş birini olarak değil!....
O nu özlüyorum. Hayır! O nu anlatmıycam size...........
Annem balkonda çamaşırları sererken ağlıyor,kendi kendine ağıtlar yakıyordu.
Ablam ise elinde yastıkları birbirine geçiriyor. Babam telefonla bir yerleri arayıp yer ayırtıyordu.
Bense okul formamı üzerimden çıkarmak için odama geçiyordum.
Niçin ağladıklarını bilmiyordum. Kesin yine annemin başağrısı tutmuştur, herkes onun için ağlıyor dedim.
Ama sonra düşündüm de, annemin başı ağrıyorsa, niye balkonda çamaşırları sersin.
Evin gittikçe misafirlerle dolduğunu farkettim. Her gelen annemin boynuna sarılıp ağlıyordu.
En sonunda dayanamayıp sordum. N'oldu. Öldü dediler. Sadece ÖLDÜ......Kim ölmüştü, niçin ölmüştü.....kimse bana söylemedi.
En sonunda annemin elinde dayımın resmini gördüm, bir ay önce kendi arkadaşları tarafından kaçırılıp, zorla örgüte geri dönülmesi için,
baskı yapılan dayımı öldürmüşlerdi. Hiçbirşey düşünemiyordum. Bir kaç dakika kendi kendime...DAYIM ÖLMÜŞ, O nu bizden ayırdılar,
O artık yanımızda yok! dedim. Sonra ağlamaya başladım.
Ertesi gün, tabutu evimizin altına getirdiler. Alt kat dükkandı ozamanlar. Tabuta yaklaştığımda gülmeye başladım.
Çünkü tabut çok küçüktü ve benim aklıma ilk gelen şey DAYIMIN o tabuta nasıl sığacağı idi. Gülerken, diğer taraftanda ağlamaya başladım.
Okadar çok ağladım ki, artık gözlerimden yaş gelmiyordu. Komşularımız bana dayımın vurulduğunu söylüyordu, bense inatla
HAYIR DAYIM KALP KRİZİNDEN....biliyordum kimse bana inanmıyordu. Ama ben, ona böyle bir ölümü yakıştıramıyordum.
Hele ki yıllarını bu örgüte vermiş......
Saat 12:30, tabut kaldırılıyor. Alt katta olmama rağmen yukarıdan gelen çığlık seslerini duyuyorum.
Annemin kardeş deyişini, anneannemin oğlum, fidanım.....ağıtları hiç kulaklarımdan gitmiyor. Ben cenazeye gitmedim.
Birkaç kadın bakmam için çocuklarını bana bırakmıştı. Bense birkaç itirazdan sonra kabul ettim. Çünkü daha önce ölen teyzemin, tabutta yüzünü görmüştüm.
Ve korkuyordum, yüzü hiç gözlerimin önünden gitmiyordu, etkisi hâlâ var. Dayımında o halini görmek istemedim. O' nu temiz yüzüyle, gülen
haliyle hatırlamak istedim. Kafasından kurşun yemiş, yüzü kanlar halinde, rengi bembeyaz olmuş birini olarak değil!....
O nu özlüyorum. Hayır! O nu anlatmıycam size...........