Orijinalini görmek için tıklayınız : Derviş kimmiş? Neden gelmiş?


sevilkipirti
08.07.2006, 15:49
2001 krizinin ardından Dünya Bankasında görevli Kemal Derviş Türkiye’ye gönderildi ve ekonomiden sorumlu devlet bakanı oldu. “15 günde 15 yasa” sloganıyla birçok alan piyasa koşullarına göre yeniden düzenlendi.

· Çalışma biçimleri esnekleştirildi
· Gerçek ücretler düştü
· İşsizlik arttı
· Sosyal harcamalar kısıldı
· Türkiye daha çok borçlu bir ülke haline geldi
· IMF ve Dünya Bankasına daha çok bağımlı hale gelindi

Derviş görevinin ilk aşamasında başarılı olmuştu, Türkiye artık geri dönülmez bir şekilde yeni liberalizme eklenmişti.

İkinci aşamada ise yapılan “reformların” uygulanabilmesi için sağlam bir iktidara ihtiyaç vardı. İşte bu noktada Derviş, görevinin ikinci aşaması için kolları sıvadı ve DSP yi bölerek 3 Kasım’a giden yolu hazırladı. 2. aşamanın başarısı için tıpkı 1983’te iktidara gelen ANAP gibi siyasal tabanı ve belirli bir ideolojisi olmayan, çekirdeği her yöne gidebilecek bir partinin tek başına iktidar olması gerekiyordu. AKP nin iktidar olmasıyla 2. aşamada başarıyla tamamlanmış oldu.

Ancak diğer ülke deneyimlerinde de görülmüştü ki bu programları harfiyen uygulayan hükümetler iktidarı uzun süre ellerinde tutamıyordu. Eğer bir siyasi alternatif yaratılmazsa siyasi iktidara yönelik tepkiler ekonomik sisteme yönelebilirdi ve programın uygulanabilirliği suya düşebilirdi. Yine, diğer birçok ülke örneğinde olduğu gibi bu alternatifin, uyum programından en çok etkilenen emekçilerin tepkilerini yumuşatacak, söylemde de olsa “sol” ya da “sosyal demokrat” görünümlü olması tercih nedeniydi. (3. aşama)

Nihayet Derviş, CHP içinde bir çatlak yaratarak bu partinin alternatif olmasını sağlamaya çalıştı. Ancak başaramadı ve UNDP nin başına çağırıldı.

Sonra birden Derviş tekrar Türkiye’ye geri döndü çünkü baş mimarı olduğu ekonomik politikalar duvara toslamaya başlamıştı, seçimin ucu görünüyordu. Sonra herkesin aklına “bu adam neden geldi” sorusu geliverdi. Biraz daha düşününce hatırladık ki Derviş, planını 3. aşamasını tamamlayamadan geri dönmüştü ve dönüşünün sebebi buydu. Yani AKP’ye karşı yeni bir alternatifin alt yapısını güçlendirerek yarıda kalan 3. aşamayı tamamlama amacındaydı. Bu amaç doğrultusunda da en yakın olasılık; daha önce CHP içinde açtığı çatlakta partiden ayrılanlar, DİSK Başkanı Çelebi öncülüğünde kurulmasına çalışılan “sol” parti girişimi ve “liberal sol”daki bazı kesimleri bir araya getirmektir. Zira, bu kesimlerin son dönemde savundukları ekonomik ve siyasal yaklaşım Derviş’in üçüncü aşamada amaçladığı hedefe yani, özde yeni liberal politikaları savunan ama “sol” görünümlü alternatif (stepne) tarifine son derece uygundur. Neden olmasın?


NOT: Üniversiteden çok sevdiğim bir hocamın makalesinin özetidir, sizinle de paylaşmak istedim. Kopyala yapıştır değil :p