Orijinalini görmek için tıklayınız : İsrail ve Filistin


CeZaM
12.07.2006, 15:17
değerli dostlar bilirsiniz ki son zamanlarda israil devleti top yekun bir halka savaş açmış durumda sebebide tek bir askerin ellerinde olması ve bunu bahane ederek yüzbinlerce insanın hayatını yok etmeyi göze alabiliyor! en gelişmiş ve en ağır askeri silahlarla saldırı düzenlenmek orada resmen bir katliam yaşanmakta benim görüşümce. yahudilerin birinci dünya savaşından sonra bu topraklara akın etmeleri ve sonrasında kendi yönetimlerini ele geçirip diğerleri yok etme metodu geliştirmiştir. demokrasi, eşitlik, insan hakları diye bas bas bağıran avrupa ve amerika neden küçük bir yere söz geçiremiyor? Dünya üzerinde en çok merak ettiğim konu İsrail ve Filistin sorununun nasıl bir çözüme kavuşacağı sorunlar halledilmiş bir ortadoğuyu kafamda canlandıramıyorum sizler düşünebiliyormusunuz? bilime o kadar kafa yorabilen insanlar barışı mı sağla-ya-mıyorlar?

manifesto
12.07.2006, 15:25
İsmail Haniyeh The Washington Post gazetesine bir demeç vermiş aşağıda ki linkde...
http://zaman.com.tr/?hn=306576&bl=yorumlar&trh=20060712

Ve her sözünün arkasındayım..İsrail Batının yarattığı bir savaş makinesidir..
Ve topraklarının %78'ini işgal altında tuttuğu bir milletin varlığını dahi kabul etmiyor..
Elbette ki bu son operasyonlar kaçırılan tek bir asker için değildi...
Teröre karşı savaş bahenesi silahı ile ABD nin de meşru gördüğü gayrimeşru tüm yollara başvuruyor..
Ama unutulmamalı ki onuru ile oynanan bir millet korkunç bir devinim ile gerisin geri zalimin başınına bomba olup patlar...

Biz dün filistinleydik bugünde Türk halkı hiçbir zaman mazlum olan milletlere gönül kotası koymamışdır..

Hepimiz Filistinli her yer Filistin...
Ama bu demek değil ki Hamas %100 haklıdır,mücadelesinde haklıdır..ama meşru olmayan metodları devam ettirmekde haksızdır...

sertur
12.07.2006, 16:33
Yeni bir topik açmadım ama konuyla alakalı sanırım

İki Filistinli hainin hikayesi


Olanca kutsallığına ve büyük dava adamları yetiştirmiş olmasına karşın Filistin Davası'nın da hainleri var.
İsrail, ihanete meyilli Brütüs adaylarını bir dizi yöntemle belirliyor ve bunları işbirlikçi olarak kullanıyor. Uzmanlar bugün İsrail'in 15 bin kadar Filistinli işbirlikçiyi sürekli olarak kullandığını söylüyor. İsrail Ordusu'nun Filistinli Brütüsleri devşirme yöntemlerinin başında ahlâk ve namus duygusunun sömürülmesi geliyor.

Kadın zaafı olan Filistinliler İsrail ajanlarınca baştan çıkarılıyor ve fotoğraflanarak şantaja maruz bırakılıyorlar. Kadın giyim mağazalarında elbise değişim yerlerinde çekilen fotoğraflar şantaj malzemesi olarak kullanılıyor. Uzun süre hapiste kalmakla işbirlikçi olmak arasında tercihte bulunmaya zorlanan Filistinliler de var, İsrail'in barışı sağlamak için teröristlere karşı kendilerine ihtiyacı olduğuna inanan saf delikanlılar da. Bazılarının ise para karşılığı satın alındığı biliniyor.

Filistinlilerin en iyi hatırladığı Brütüslerden biri 'Bombacı' adıyla bilinen Yahya Ayyaş'ın ölümüne yol açan Kemal Hamed. 1996’da Üsame Hamed adlı arkadaşının evinde saklanan Ayyaş'ın cep telefonu birdenbire çalışmamaya başlar. İsraillilerin telefonu bloke etmiş olabileceğini düşünemeyen Ayyaş, Üsame'nin amcası Kemal'in kendisine verdiği yeni cep telefonunu memnuniyetle alır. Mossad'ın telefonun içine yerleştirdiği bomba patladığında kafasının büyük bir kısmı vücudundan kopar. Bu arada Kemal de kayıplara karışır.

Utanç duygusunun kullanıldığı içler acısı bir durum da Cefal ve Vedad'ın henüz geçtiğimiz ay ortaya çıkan hikâyeleri. Gazze'nin Balata kampında yaşayan saygın bir ailenin oğlu Cefal, iki yıl önce kız kardeşinin çıplak fotoğraflarıyla karşısına çıkan bir Filistinli tarafından bu fotoğrafları bütün Balata'ya dağıtmak tehdidi ile İsrail adına çalışmaya zorlanır. İsrail pek çok Filistinli ile çalışmaktadır ama Cefal özel olarak seçilmiştir. Hedef Aksa Şehitleri Tugayı'nın Balata reisi Hammûde İşteyvî'dir. İsrail Cefal'i İşteyvî'nin yakın adamlarından Muhammed Hamis Ammar'ın karısı olan Vedad ile gizli bir ilişkisi olduğunu keşfettiği için seçmiştir. Böylece Vedad da Cefal üzerinden İsrail'e bilgi vermeye başlar.

İsrail Ordusu İşteyvî'yi öldürecektir ama Cefal bu sayede Muhammed Hamis'in de öleceğini, böylelikle Vedad ile evlenebileceğini ümit etmektedir. Nitekim İsrail ordusu Cefal ve Vedad'ın verdiği bilgilere dayanarak giriştiği operasyonda hem İşteyvî'yi hem de Hamis'i öldürür. Ancak Aksa Tugayı oldukça iyi saklanan İşteyvî'nin yerinin nasıl bulunduğunu kısa zamanda keşfeder. Cefal Ayiş, Balata'nın ortasında sokakta idam edilir. Vedad Mustafa ise kendi kardeşleri tarafından öldürülür.

Kerim Balcı

izmirksk
12.07.2006, 16:51
Hepimiz Filistinli her yer Filistin...Ama bu demek değil ki Hamas %100 haklıdır,mücadelesinde haklıdır..ama meşru olmayan metodları devam ettirmekde haksızdır...
coşmuşsun.:lol: :lol: :lol: :lol:

Alevimen
12.07.2006, 16:54
Israil lübnana girmis? :tank:

Hüseyin69
12.07.2006, 16:56
herkeste biliyorki israil ve abd en büyük destegi müslüman devletlerden aliyor
müslüman devletler sayesinde her iki devlette istedigi kadar müslüman öldürmekte yok etmekte serbestir
cok üzgünüm ama müslümana müslüman degilsin denildiginde nedenini düsünmez ceker silahini söyleyeni temizlemekte bulur careyi

CeZaM
12.07.2006, 17:21
Yahudilerin Ortadogu'da topraklar hak edildigini (tevrat'ta) dile getirmesi bağımsız bir israil devleti kurulmalarından, arap ve islam devletlerine düşmanlık beslemeleri bu sorunu her geçen gün daha da çözümsüzlükle karşı karşıya bıraktırıyor. farz edelim ki bu sorun çözüldü veya çözülme aşamasına geldi yine de tarih boyunca boyunduruk altında yaşamaya ses çıkarmayacak avrupa ve amerikanın maşası olmaktan sıkılmadan bir piyon ülke görevi amacıyla kullanılan kullandırtan her ülkenin yönetimine yanan ateşe dönüşmekten kendi alamadığı ateşin ateşle beslendiği bir coğrafya yetiştirilme biçimleri getirilmek isteniyor.

nesslimm
17.07.2006, 16:06
israil bu işgali yapmak için askerlerini belkide kendi verdi.herşey planlı programlı.amerika meşru müdafa dio.süper güç arkasında daha kim tutsun israili.filistin lübnan sırada suriye var.ırak tan sonra şimdi sınırımıza bi tehlike daha gelio.israil küçük ama aslında manevi olarak çok büyük bi devlet.amerika süper güç se onun arkasında duran onu yönetende israildir.amerikan ekonomisi israile yaptığı karşılıksız para yardımı bunu gösterio zaten.bize 1 mart teskeresinde yanlış olmasın 1 milyon $dı sanırım yardım vereceklerken israil yılda 8 milyon $karşılıksız para alıyoo.bu devleti kim tutar bu saatten sonra.bi soykırım resmi arkasında ülkelerinide kurdular insanlarıda hep nedense doğru sebeplerle öldürdüler.güçlü olanın sözü geçiyo yine

SivanA SimyacI
18.07.2006, 12:19
İsrail ABD küçüğüdür onun kuklasıdır onun emri altındadır.kökeni ve tarihinden uzaklaşmış tam bir ortaçağ devletidir.yaptığı işgaller insanlık onurunu sığmayacak dercede katilliktir.israilli liderler HİTLERİ aratmayacak derecede FAŞİŞTTİR.Bunları seyretekle yetinmek ise korkaklıkdır.bu korkaklığı oluşturan emperyalist kuvvetler ise en büyük KATİLLERDİR.

Siya Saperen
18.07.2006, 13:11
Konu sadece İsrail'in devlet olarak varolma savaşımı? Tekrar yorumlamaya ne dersiniz?

Dünya üzerindeki dengeler, ekonomik savaşımlar ve bu dogrultuda oluşan şekillenmeler her daim oluşan kargaşanın asli unsurlarıdır. Ortadoguda oluşan bu gergin durumun altında sadece İsrail'in devlet olarak varolma savaşından öte emperyalist savaş tanrısının sömürü düzenine devam edebilmek için başvurdugu en önemli oyun yatmaktadır.

Öyleki ortadoguda tek başına etkin olamayacagını bilen bu güc getiriyi paylaşmak yoluna gitmiştir öngörüsünde bulunabiliriz. Dolayısıyla potansiyel su, enerji ve yeraltı kaynaklarını koruyabilmesi için bu bölgede jandarmasını bulundurması gayet olagan görünmektedir.

Türkiye'nin pastadan pay alacagını düşünenler ile Suriye ve İran'dan sonra sıranın bize gelecegi teorilerini öne sürenler arasında gidip gelen ülkemiz kendini nerede görmesi gerektigini hala çözemedigini sanıyorum. Şu anki (geçmiş politikalar da dahil) duruşu da bunun göstergesi olabilir. Zira kimi zaman model ülke olarak lanse edilirken kimi zamanda milislerle yapılan görüşmeler tepki toplamaktadır.

Ortadogudaki gerilimin ve olası savaşların en büyük nedeni bölgedeki rant savaşıdır. Emperyalist güçler bu bölgede çeşitli politikalarla hak idda etmektedirler. Bu yöntemlerin başındaysa büyük ortadogu politikası ve israil in bölgedeki otoriter gücünün artırılması gelmektedir.

Dolayısıyla israil ve ortadogudaki gerilimi global anlamda inceledigimiz takdirde savaşın boyutlarının sandıgımızdan cok daha büyük oldugunu söyleyebiliriz...

Saygılar...

SivanA SimyacI
18.07.2006, 13:24
Konu sadece İsrail'in devlet olarak varolma savaşımı? Tekrar yorumlamaya ne dersiniz?

Dünya üzerindeki dengeler, ekonomik savaşımlar ve bu dogrultuda oluşan şekillenmeler her daim oluşan kargaşanın asli unsurlarıdır. Ortadoguda oluşan bu gergin durumun altında sadece İsrail'in devlet olarak varolma savaşından öte emperyalist savaş tanrısının sömürü düzenine devam edebilmek için başvurdugu en önemli oyun yatmaktadır.

Öyleki ortadoguda tek başına etkin olamayacagını bilen bu güc getiriyi paylaşmak yoluna gitmiştir öngörüsünde bulunabiliriz. Dolayısıyla potansiyel su, enerji ve yeraltı kaynaklarını koruyabilmesi için bu bölgede jandarmasını bulundurması gayet olagan görünmektedir.

Türkiye'nin pastadan pay alacagını düşünenler ile Suriye ve İran'dan sonra sıranın bize gelecegi teorilerini öne sürenler arasında gidip gelen ülkemiz kendini nerede görmesi gerektigini hala çözemedigini sanıyorum. Şu anki (geçmiş politikalar da dahil) duruşu da bunun göstergesi olabilir. Zira kimi zaman model ülke olarak lanse edilirken kimi zamanda milislerle yapılan görüşmeler tepki toplamaktadır.

Ortadogudaki gerilimin ve olası savaşların en büyük nedeni bölgedeki rant savaşıdır. Emperyalist güçler bu bölgede çeşitli politikalarla hak idda etmektedirler. Bu yöntemlerin başındaysa büyük ortadogu politikası ve israil in bölgedeki otoriter gücünün artırılması gelmektedir.

Dolayısıyla israil ve ortadogudaki gerilimi global anlamda inceledigimiz takdirde savaşın boyutlarının sandıgımızdan cok daha büyük oldugunu söyleyebiliriz...

Saygılar...
siyah martı çok güzel bir yorumlama ve yaklaşım düşüncelerine aynen katılıyorum İsrailin bence amacı ortadoğuda sömürü sağlamaktır.

nesslimm
18.07.2006, 13:43
canlar ben israille ilgili okulumda araştırma yapıyorum bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim (kitap bazında)şimdiden tşkler

Gannush
18.07.2006, 16:14
Faik Bulut
Ortadoğu meselelerinde kalem sallayan birisi. Onu takip edebilirsin.

slush
18.07.2006, 17:47
Yillardir Osmanlı ortadoğu topraklarını merkezi bağdatta olmak üzere valilik sistemiyle yönetmistir.. Birinci dünya savasinda ingilizlerin destekleriyle ayaklanan araplar osmanliya savas acmistir..ünlü yemen türküsü ile binlerce askerimizi öldürmüslerdir.. Osmanli imp o tarihlerde halifelik sürüyordu ama ne hikmetse araplar kendi halifelerine degil hristiyan ingilizlerden yana olup kendi dininden olanlarin kanlari dökmüstür..

Savas sorasinda diplomaside bir numara olan ki halen öyledir ingilizler tarafindan ortadoğu komik sekilde bölünmüstür ve devlet olmaya hazirlanmistir.. Ve sonra pes pese kukla arap devletleri, seyhleri ve emirlikleri kurulmustur..

Yine israiller bugunkü filistin topraklarini mülk edinme ile para karsiliginda satin alarak ve ingilizlerin destegi ile kendi devletlerini kurmuslardir..

Ve dünyada yasyan diger israilleri cagrilar yapilarak anavatana gelmesi istenmistir... Bu cagriya olumlu yanit verenler olduklari gibi yanitsiz birakanlarda olmustur.. Yanitsiz birakanlar mossad tarafindan cezalandirilmistir. Ülkemizde bu tip eylemler yakin tarihimizde de mevcuttur.

İsrail devletine karsi arap devletleri savas acsada askeri ve teknoloji tarafindan desteklenen batili gucler tarafindan israil devletinin galibiyeti ile sonuclandirilmistir..

ikinci dünya savasinda soykirima ugradigini soyleyen millet eline firsat gecince soykirim yapmakta geri kalmamistir..

Ülkemizde ise en tutarli ortadoğu politikasi bülent ecevit tarafindan izlenmistir.. ikinci körfez savasi(!?) koalisyon dönemi yikimindan sonra kendisini muhafazakar ilan edenler zamanında yapilmistir.

Oyleki refah partisi zamaninda ise israil jetlerin türkiye hava sahasinda egitim amacli ucus yapma izni verilmiskin.. Akp dönemi icersinde öldürülen ortadogu halki sayisi bir önceki hukumetlerle karsilanamacak kadar fazladir.. Her cuma namazi cikisinda kahrolsun israil sloganlari ve israil bayraklarini yakma sözde eylemleri sona ermistir..

K.K.T.C ise halen arap ülkeleri tarafindan da taninmamistir..

Ortadogu da dengeler her zaman degismektedir...Irakta sunni sii catismasi devam ederken.. İsrailin sunni Hamasa saldirmasi sonucunda karsi koymakta zorluk ceken Hamasin imdatina İran Suriye destekli Sii Hizbullah yetismistir.. İsrail ikinci cephesini beyruta acmistir ve karadan denizden havada güney beyrutu hizbullah mevzilerini bombalamaktardir..

Kilavuzun bile yolunu kaybedecegi bir labirenttir ortadogu...

nesslimm
18.07.2006, 18:31
Faik Bulut
Ortadoğu meselelerinde kalem sallayan birisi. Onu takip edebilirsin.saol kardeş yardımın için

Gannush
18.07.2006, 18:36
http://www.thenewanatolian.com/opinion-11126.html

İngilizce biliyorsan, Faik Bulut'un bu yazısını kaçırma...

velakad
18.07.2006, 18:52
http://web.comhem.se/~u53900029/Israil-filer/frame.htm israil ne denilebilir ki!işte bakın bakın ve Allah masumlara yardım etsin dualarında bulunun...
aşk-ı sabr...

nesslimm
18.07.2006, 19:20
içler acısı bi görüntü ve engellenememesi en kötüsü hala şiddeti artarak devam edio

CeZaM
18.07.2006, 20:11
dikkat çekecek bir yazı olduğunu düşünüyorum biraz uzun sayılabilir ama...

yazacak bir sey yok artık bu ülke icin. yok. yok. yok. yani sınırları zorluyorum. tarihini karıstırıyorum. en iyi onlar bilir diyorum, cileyi, sürgünü, yanlızlığını, ezikliği, tek kalmıslığı, itilmisliği, soykırımı, toplu katliamları, baskalarının günahlarını cekmeyi... yazıyorum, siliyorum. kendi kendime soru sorup cevaplarını veriyorum. ve uyuyakalıyorum... bir yahudi oluyorum hayfa'da kafede sevdiğimle beraber bomba patlarken, bir cocuk oluyorum filistin topraklarında babamın cenazesini kaldırırken. duruyorum. ve yıllar sonra olsa da kanla yazılsa da gelen barışa, sukunete sükrediyorum. güvenlik duvarına, beni okulumdan, annemi tarlasından, abimi isinden ayıran duvara rağmen sükrediyorum. yıllardır vatan yüzü görmemis, "ev" nedir bilmemis, kamplarda büyümüs arkadasların yerine koyuyorum kendimi sükrediyorum. sükrediyorum ve bardağın yavas yavas dolusunu hissediyorum. insanların, aynı ırktan gelen toplumların nefretini, birbirini cekememezliğini hissediyorum ve son damla. kacırılan askerlere karsılık kacırılan bir asker. ve buna cevap olarak verilen sivillere karsı yapılan harekat... belki de adı bumerang olması gereken harekat... bir anlık elektriklerin olmadığını, suların kesildiğini, kanalizasyonun patladığını, fırının kapalı olduğunu, hatta fırın diye bir seyin kalmadığnı ve en önemlisi dün evden ayrılan babanın, kardesin, abinin, ablanın eve dönemediğini/belki de dönemeyeceğini düsünüyorum, düsünüyorum ve isin içinden cıkamıyorum. yani bütün bunları, bütün centikleri, bütün insanın hafızasının en derinliklerine kazınacak olayları geciyorum, komsumun masum kücük cocuğunun bir bomba sonrası cansız cesetlerini tabuta koyarlarkinki o acık gözdeki masum bakısa öyle cesurca da değil ha, sadece yandan baktığımı düsünüyorum ve sadece o kareyi ama sadece o kareyi hafızamda tuttuğumu düsünüyorum ve sonra karsıma bir asker koyuyorum, yapamıyorum, irademe hakim olamıyorum, bir insan olarak, karıncayı dahi incitmekten, yerde su icen kusu dahi ürkütmekten korkan ben birden canavar oluyorum, tırnaklarım pence oluyor, dislerim sivriliyor ve ormanın koruyucusu secilmis bir aslan gibi cakala, cakallara doğru kosuyorum, kostukca üzerime kanlar geliyor, kostukca etraftan feryat figan sesler yükseliyor, kostukca her an patlayacak mayın tarlasına girdiğimi farkediyorum ve birden masumların arkasına saklanmıs askerler görüyorum, kosarken düsünmeye calısıyorum, her seyin önüne gecmis duygularımı kenara atmaya calısıyorum, bir anlık sadece bir anlık bir gecit yakalıyorum aradan ve gerceği görüyorum, hedefte sadece masumlar var. asker gözükenler bile masum. gözüm tepeye ilisiyor, hedefe doğru ilerlerken.. baronları, silah satıcılarını, din tüccarlarını, intihar bombacılarının sırtından para kazananları, günlerdir olayları görmemezlikten gelen medyayı, oturdukları koltukta verdikleri bağıslarla görevlerini yaptıklarını düsünen müslümanları, siddette siddetle karsılık verdikce, canavara bir iğne soktukca orgazm olanları, korundukları magaralardan atesi körükleyenleri, naralar atanları farkediyorum, bir mac gibi sonucu bekleyenleri, "gol olsun da mac hareketlesin" konusmalarını duyuyorum, hedefimi değiştiriyorum, vargücümle kosuyorum, kosuyorum, tek disi kalmıs canavara doğru kosuyorum, yaklastıkca coğalıyorlar, coğalıyorlar, yaklastıkca yüzlerinin somurtuslarını, "istediklerinin" olmaması yüzünden nerde hata yaptık bakıslarını, nasıl bunlar uyandılar deyislerini duyar gibi oluyorum. tepeye ulasıyorum ve karsımda sadece perdeler görüyorum, perdeleri actıkca baska perdeler cıkıyor, cıkıyor ve en sonunda bir ayna görüyorum, aynada beni görüyorum, bizi görüyorum, canavarı, canavarları nasıl olusturduğumuzu farkediyorum, bir yandan bela okurken, diğer yandan bela okuduğunu beslediğini farkında olmayanı, üc bes sey karaladığı zaman içini ferahlatını, insanı görüyorum... en üst veya en alcak, iki secim secim arasında kalan insanı görüyorum, acıyorum, utanıyorum, insan olmaktan utanıyorum ve caresizlikten kollarım yana düsüyor son kez yukarıya bakıyorum, bir masum cocuk görüyorum, komsunun cocuğu, el sallıyor, en azından onun adına mutlu oluyorum.... uyanıyorum. bilgisayara tekrar lord of war'ı koyuyorum. dünün "hatalarını" izliyorum, bugünü ise yarına ayırıyorum...