Orijinalini görmek için tıklayınız : Sevebilme İhtimali


polata
22.09.2005, 10:06
SEVEBİLME İHTİMALİ
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

YILMAZ ERDOĞAN (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=94)

Yakapınarlı
23.11.2005, 20:45
bu şiiri ilk duyduğumda ağlamıştım halada bu şiiri duyunca duygulanıyorum.yılmaz erdoğan şiiri biraz hıuzlı okumuş ama sözleri mükemmel.

sessizfırtına
24.11.2005, 17:06
teşekkürler kardeş sağolasın beni nerelere götürdün biliyonmu?

sila
24.11.2005, 17:55
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum


etkilemesi icin sadece bu soz bile yetiyorrr cok guzellllllllll!!!!!!!

izmirksk
24.11.2005, 18:13
sevebilme ihitimali,bu şiir beni çok duygulandırır
ah o ihtimal yok mu o ihtimal
bütün kavgalar ,sızlanmalar ,inlemeler o ihtimal için değil mi?
hani matematikteki ihtimal olsa sorun yok onu çözeriz ama konu aşk olunca çık işin içinden çıkabilirsen artık

piraye
19.04.2006, 01:34
Okulda zorla ezberletilen vatan şiirlerinden sonra dinlediğim ve isteyerek ezberlediğim ilk şiir.Burada görünce mutlu oldum

Aze
19.04.2006, 09:35
bu şiirin hepimizde sanırım yeri var bende de tabi
sevebilme ihtimalıni sendim buarası benim en etkilendiğim nokta
paylaşımın için saol

turhal
20.04.2006, 10:37
ben ne zamandır bu ihtimalin varlığından sözediyorum da sanki bir güç hayır diyor bu ihtimala.neyse beklerim ben...sonunda onun sevme ihtimali var ne de olsa.

puduhepa
20.04.2006, 12:34
ihtimal:olasılık,olabilirlik ya da olacak.ihtimal üzerine nasıl sevilir ben anlayamadım.sevgi ya da aşk net olmalı diye düşünsem hata mı ederim acaba?seversin ya da sevmezsin,yani net olma durumu.
pardon ya bu şiiri ben de çok severim:)

papatyam910
24.03.2007, 23:12
öle benim sevebilme ihtimalimi sevecek bir insan çıksın karşıma varya bırak sewmeyi ölürdüm ona ama böle bi erkek kalmadı bunun farkındayız bugün sewiorm derken yarın nasıl faydalansam die düşünüo böle şiirleri sadece hayal dünyasında yaşayan biri yazabilir

bolşevik
24.03.2007, 23:28
En iyi sevdayı anlatan:


Gün gördüm günler gördüm
seni gördüm şad oldum
Altın hızma mülayim
seni haktan dileyim,
yaz günü temmuzda
sen terle ben sileyim.

Varsa böyle diyen biri, tamam...

PirO_62
24.03.2007, 23:35
Yılmaz Erdoğanın Şiirleri çok güzel

O kadar güzelki en ince ayrıntıyı bile unutmuyor ''Sevebilme İhtimalini Sevmek ''

Sevginin Ne kadar yüce oldugunu bir kez daha anlamıs oluyorum... Ve İnsanlar Bazen Yanlış kişiyi sectiklerinde böyle bir sevginin var olmadıgına kendılerını ınandırıyorlar ..yanlış..

Umut Aslında En güzel ilactır.. Sevgiyi ateşliyen.. ihtimalleri güçlendiren..

Umudun yoksa sadece sevmek ıcın bir seyler dusunursen.. ne o sevgi seni bulur.. nede onu yaşarsın..

İnsanlar umutları ile yaşamayı öğrenmeli

Bütün sevgiler sizi bulsun

İyi forumlar

D-e-v-r-i-m-c-i
25.03.2007, 00:25
öle benim sevebilme ihtimalimi sevecek bir insan çıksın karşıma varya bırak sewmeyi ölürdüm ona ama böle bi erkek kalmadı bunun farkındayız bugün sewiorm derken yarın nasıl faydalansam die düşünüo böle şiirleri sadece hayal dünyasında yaşayan biri yazabilir


Aşk hakkında herşey doğru, herşey yanlıştır. Hakkında söylenecek
hiçbir şeyin saçma olmadığı tek şey aşktır.

Haydaryiğit
25.03.2007, 00:34
SEVEBİLME İHTİMALİ
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

YILMAZ ERDOĞAN (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=94)



Teşekkürler Can
Çok güzel bir şiir Yılmaz Erdoğan da güzel okumuş.Aradaki müziklerde güzeldi...
Zerdüstlük'ten motiflere yer verilmiş.
Dugulandırıyor insanı.:sad:

DeDe_iNaN
31.03.2007, 15:15
kusura bakma arkadaş konu açamadım yılmaz erdoganın başka bir şiirini atıyorum
SANA BAKMAK

her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır

YILMAZ ERDOĞAN

insanlar kardeş
31.03.2007, 16:13
ihtimal:olasılık,olabilirlik ya da olacak.ihtimal üzerine nasıl sevilir ben anlayamadım.sevgi ya da aşk net olmalı diye düşünsem hata mı ederim acaba?seversin ya da sevmezsin,yani net olma durumu.
pardon ya bu şiiri ben de çok severim:)


:::)))

saygılarımla

destiny
31.03.2007, 18:00
Hiç bir zman bıkmadan dinleyeceğim şiirler arasında yer alıyor tek kelimeyle mükemmel...

awaz
02.04.2007, 01:56
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde

şu kısmı yetiyor ya...yazmış yılmaz baba...

awaz
02.04.2007, 01:58
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

bu şiirindede beni etkileyen ve aklımda kalan kısmı bu.. ben şiir ezberleyemem ezberlersem tadı kalmıyor çünkü...ama bazı şiirlerde insanın beynine kazınıyor bu dao şiirlerden birisi....