huseyn
14.07.2006, 17:19
Yaşayan Lenin, Ölen Arınç!
Moskova’da bulunan TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın, Lenin’in Mozolesi önünde söylediği “Lenin’i ölü olarak görmek çok güzel” sözleri ne anlama geliyor acaba? Bu sözleri, iflah olmaz bir gericinin, dünya tarihinin en ileri eyleminin başında bulunan bir lider için söylemiş olması gerçeği, belki de bu sözlerin anlamını kavramamızda bize yararlı bir kılavuz olarak yardımcı olur. Bülent beyin her türlü diplomatik nezaketi bir yana bırakmasını, İslamın ölenler ardından uyulması gereken davranış kurallarını dikkate almamasını yorumlamak, başka türlü gerçekten epey zorca bir iş olur.
Bülent beyin Lenin’in mozolesi önünde ‘komünizm hayaletini’ gördüğü kesin gibidir. Yaşamı boyunca anti-komünist olmuş, komünizme karşı mücadele yürütmüş bir kişinin, sosyalist devrimin liderine saygı duyması zaten beklenemez. Ancak Arınç, TBMM Başkanı olarak Lenin’e nezaketen de olsa bir saygı göstermek zorundadır. Nezaketen dememizin nedeni diplomasi kurallarına inanılmasa da saygı gösterilmesi nedeniyledir. Yoksa Arınç, TBMM’nin Ulusal Kurtuluş Savaşını yönetmesi döneminde, Sovyet Devrimi’nin ve onun lideri Lenin’in Kurtuluş Savaşına verdiği büyük desteği dikkate alsaydı, komünizmden nefret etse de Lenin’e içten bir saygı gösterir, Lenin’e ülkenin kurtuluşu ve TBMM’nin kuruluşuna verdiği destek nedeniyle şükran duyardı. İnsanlar bu kadar vefasız olmamalı değil mi?
Bülent beyin bu sözlerine hedef olan Sovyet işçilerinin ve halklarının önderi Lenin ne yapmak istemişti acaba? Lenin sosyalizmi inşa etmek, yeni bir dünya kurmak istemişti. Bu yeni dünyada sömürü ilişkileri olmayacak, sermaye ve emek olarak bölünen eski dünya tarihe karışacak, sermayenin işçi sınıfı ve halkın üzerindeki egemenliğine son verilecek, ülkenin zenginlikleri ve kaynakları halk yararına kullanılacak, bilim insanlığın hizmetine koşulacak, insanoğlu kendinin efendisi olacaktı. Tüm dünyada ise benzer bir çaba içerisine girenlerin mücadelesi desteklenecek, bu yönde çaba içerisine girmeselerde ülkelerin bağımsızlık mücadeleleri desteklenecek, onların emperyalizmin boyunduruğundan kurtulmalarına maddi ve manevi her türlü destek verilecekti. Lenin ve Sovyetler bu amaçları gerçekleştirmek için mücadele ettiler, sermayeyi yıktılar, insanlığı faşizm belasından kurtardılar, uzaya ilk insanı gönderdiler. Dünya sermayesi ve ABD’nin önderliğindeki tüm gericiler ise Sovyet halklarının bu soylu çabasına karşı mücadele ettiler ve onları geçici de olsa bir yenilgiye uğratmayı başardılar.
Lenin’in yolunu takip eden Sovyet halklarının kurduğu sosyalist uygarlık yıkıldıktan sonra ne oldu? Başını ABD emperyalizminin çektiği dünya gericiliği şahlandı. Ülkeler işgal ediliyor, yakılıp yıkılıyor, işçi ve emekçiler her geçen gün daha fazla insanca yaşama koşullarından uzaklaştırılmaya çalışılıyor, geçmiş kazanımları ellerinden alınıyor. Bugün tüm dünyada, komünizme karşı zafer kazanması için Bülent beyinde desteklediği ABD emperyalizmine, dünya kapitalizmine karşı mücadele büyüyor ve gelişiyor. ABD en fazla nefret edilen devletlerin başında geliyor ve Bülent beyin partisi bu devletle, güya hiç bir bağlayıcılığı olmayan, ama derinde güçlü bir bağlanma ve bağımlılığın ifadesi olan “Stratejik Vizyon Belgesi” imzalıyor.
Bugün olup bitenin özü ve anlamı şudur; emperyalizm ve onun temsil ettiği eski dünya iliklerine kadar çürümüş durumdadır. Bülent beyin dünyası kokuşmakta, can çekişmekte, yaşamını uzatmak için zülme sarılmaktadır. Bülent bey can çekişen ve yok olmaya mahkum olan bir dünyayı savunmaktadır. Bülent bey ölen bir dünyanın temsilcisi ve savunucusudur. Lenin’in temsil ettiği idealler ise büyüyor ve güçleniyor. Mücadeleye atılan her işçi ve emekçide Lenin yeniden doğuyor ve güçleniyor. Sovyet ve dünya halkları geçmişte kaybettiklerinin anlamını kavrıyor ve daha güçlü ve yenilmez bir işe soyunuyor. Gelecek sermayenin, dinsel bağnazlığın ve karanlığın değil, emek dünyasının, bilimin ve aydınlığındır. Bu olgulara bakıldığında kimin yaşamakta, kimin ölmekte olduğu daha kolay anlaşılır oluyor
Moskova’da bulunan TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın, Lenin’in Mozolesi önünde söylediği “Lenin’i ölü olarak görmek çok güzel” sözleri ne anlama geliyor acaba? Bu sözleri, iflah olmaz bir gericinin, dünya tarihinin en ileri eyleminin başında bulunan bir lider için söylemiş olması gerçeği, belki de bu sözlerin anlamını kavramamızda bize yararlı bir kılavuz olarak yardımcı olur. Bülent beyin her türlü diplomatik nezaketi bir yana bırakmasını, İslamın ölenler ardından uyulması gereken davranış kurallarını dikkate almamasını yorumlamak, başka türlü gerçekten epey zorca bir iş olur.
Bülent beyin Lenin’in mozolesi önünde ‘komünizm hayaletini’ gördüğü kesin gibidir. Yaşamı boyunca anti-komünist olmuş, komünizme karşı mücadele yürütmüş bir kişinin, sosyalist devrimin liderine saygı duyması zaten beklenemez. Ancak Arınç, TBMM Başkanı olarak Lenin’e nezaketen de olsa bir saygı göstermek zorundadır. Nezaketen dememizin nedeni diplomasi kurallarına inanılmasa da saygı gösterilmesi nedeniyledir. Yoksa Arınç, TBMM’nin Ulusal Kurtuluş Savaşını yönetmesi döneminde, Sovyet Devrimi’nin ve onun lideri Lenin’in Kurtuluş Savaşına verdiği büyük desteği dikkate alsaydı, komünizmden nefret etse de Lenin’e içten bir saygı gösterir, Lenin’e ülkenin kurtuluşu ve TBMM’nin kuruluşuna verdiği destek nedeniyle şükran duyardı. İnsanlar bu kadar vefasız olmamalı değil mi?
Bülent beyin bu sözlerine hedef olan Sovyet işçilerinin ve halklarının önderi Lenin ne yapmak istemişti acaba? Lenin sosyalizmi inşa etmek, yeni bir dünya kurmak istemişti. Bu yeni dünyada sömürü ilişkileri olmayacak, sermaye ve emek olarak bölünen eski dünya tarihe karışacak, sermayenin işçi sınıfı ve halkın üzerindeki egemenliğine son verilecek, ülkenin zenginlikleri ve kaynakları halk yararına kullanılacak, bilim insanlığın hizmetine koşulacak, insanoğlu kendinin efendisi olacaktı. Tüm dünyada ise benzer bir çaba içerisine girenlerin mücadelesi desteklenecek, bu yönde çaba içerisine girmeselerde ülkelerin bağımsızlık mücadeleleri desteklenecek, onların emperyalizmin boyunduruğundan kurtulmalarına maddi ve manevi her türlü destek verilecekti. Lenin ve Sovyetler bu amaçları gerçekleştirmek için mücadele ettiler, sermayeyi yıktılar, insanlığı faşizm belasından kurtardılar, uzaya ilk insanı gönderdiler. Dünya sermayesi ve ABD’nin önderliğindeki tüm gericiler ise Sovyet halklarının bu soylu çabasına karşı mücadele ettiler ve onları geçici de olsa bir yenilgiye uğratmayı başardılar.
Lenin’in yolunu takip eden Sovyet halklarının kurduğu sosyalist uygarlık yıkıldıktan sonra ne oldu? Başını ABD emperyalizminin çektiği dünya gericiliği şahlandı. Ülkeler işgal ediliyor, yakılıp yıkılıyor, işçi ve emekçiler her geçen gün daha fazla insanca yaşama koşullarından uzaklaştırılmaya çalışılıyor, geçmiş kazanımları ellerinden alınıyor. Bugün tüm dünyada, komünizme karşı zafer kazanması için Bülent beyinde desteklediği ABD emperyalizmine, dünya kapitalizmine karşı mücadele büyüyor ve gelişiyor. ABD en fazla nefret edilen devletlerin başında geliyor ve Bülent beyin partisi bu devletle, güya hiç bir bağlayıcılığı olmayan, ama derinde güçlü bir bağlanma ve bağımlılığın ifadesi olan “Stratejik Vizyon Belgesi” imzalıyor.
Bugün olup bitenin özü ve anlamı şudur; emperyalizm ve onun temsil ettiği eski dünya iliklerine kadar çürümüş durumdadır. Bülent beyin dünyası kokuşmakta, can çekişmekte, yaşamını uzatmak için zülme sarılmaktadır. Bülent bey can çekişen ve yok olmaya mahkum olan bir dünyayı savunmaktadır. Bülent bey ölen bir dünyanın temsilcisi ve savunucusudur. Lenin’in temsil ettiği idealler ise büyüyor ve güçleniyor. Mücadeleye atılan her işçi ve emekçide Lenin yeniden doğuyor ve güçleniyor. Sovyet ve dünya halkları geçmişte kaybettiklerinin anlamını kavrıyor ve daha güçlü ve yenilmez bir işe soyunuyor. Gelecek sermayenin, dinsel bağnazlığın ve karanlığın değil, emek dünyasının, bilimin ve aydınlığındır. Bu olgulara bakıldığında kimin yaşamakta, kimin ölmekte olduğu daha kolay anlaşılır oluyor