Orijinalini görmek için tıklayınız : Gerçek bir hikaye...OKUYUN...


memço
23.09.2005, 21:07
İki liseli arkadaş, liseyi bitirdiklerinde yurt dışında eğitimlerine devam etmek üzere yıllardır harçlıklarını biriktirmişler. Bu birikimlerini yıllarca herşeyden mahrum kalarak, fedakarlıklar göstererek yapmışlar. Liseyi beraber bitirdiklerinde Milli Eğitim Bakanını ziyarete gidip, yurtdışında okumaya gönderilmelerini talep etmişler... Ancak, Bakan gençlerden birini dışarı çıkartmış ve içerdekine,
— Seni gönderebilirim, ama arkadaşını gönderirsem dedikodu olur 'oğlunu gönderdi derler' onun için onu gönderemem der. Bu durum dışarıdaki öğrenciye de söylendiğinde, durumu algılamasının ardından arkadaşına,
— Madem öyle benim biriktirdiğim parayı da sen al, hiç olmazsa biriktirme amacımı kısmen gerçekleştireyim, der ve yıllardır fedakarlıklarla biriktirdiği tüm parayı arkadaşına verir. Evet, bu Milli Eğitim Bakanı; Hasan Ali YÜCEL dir. Dedikodu olmasın diye göndermediği oğlu ise, bugünün ünlü şairi Can YÜCEL dir.
Bu gerçek hikaye henüz bitmedi.
Arkadaşı, İsviçre’ye gider ve burada tıp eğitimi alır. O kadar başarılı olur, o kadar başarılı olur ki, dünyada O'nun adını duymayan bir tıp adamı kalmamıştır. Bu profesör Türk olduğunu her fırsatta haykırmış, kendi icat ettiği, tasarladığı ameliyat aletlerine; Ayşe, Ceylan, Leyla, Eşek Semeri gibi Türkçe isimler vermiş ve konusunda ki her tıp adamı bu isimleri kullanmaya başlamıştır. Tahmin edeceğiniz üzere bu kişi Türkiye de bir hastane açmak istemiş; ama Türk Bürokrasi duvarını aşamamış ve halen bunu gerçekleştirememiştir. Oysa İsviçre; ülkede 60 yaşını aşan doktorlara ameliyat izni verilmemesine karşılık iki sene üst üste yasalarını değiştirerek ona bu hakkı tanımıştır. Evet, arkadaşlar bu hikayeyi hiç unutmayacağım. Bu ünlü cerrah sonunda Türkiye de tüm üniversitelerimizden takdir edildi ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez, TBMM tarafından "Onur Madalyası" aldı. Bu kişi; Profesörlerin Profesörü, Profesör GAZİ YAŞARGİL di.
Hikaye hala bitmedi,
Ünlü Şairimiz Can YÜCEL’İN oğlu, Yeni Can YÜCEL doktor olarak mezun oldu ve babası onu can arkadaşı Gazi Yaşargil'e gönderdi. O da onu beyin cerrahi olarak yetiştiriyor. Şu an Doç. Dr. Yeni Can YÜCEL......

Alevimen
23.09.2005, 22:13
Hikayenin girişi biraz tuaf ve kısır gelmiş. Mesela 'oğlunu gönderdi' dedikodusuna pek anlam veremedim ama devam okuyunca anlaşılır hale geldi biraz karmaşık olmuş.
Ayrıca sözkonusu profesör o kadar çok met ediliyor ama uzman alanı açıklanmıyor sadece profesör ve doktorla yetiniyor yazar.
Ben isviçre'de yaşadığım için Mahmut Gazi Yaşargil ismini bir kaç defa duydum. Fakat bu isviçre yasası ile yazılan paragrafa anlam veremedim ben böyle bir yasa değişmesini bir kişi için yapıldığını duymadım, biraz abırtılmış olabilir. Ama Mahmut Gazi Yaşargil'in yeteneği ve inovatifliği tartışılmaz. Kendisi Microneurosurgery'de (ingilizce) bölümünde uzmandır.

memço
23.09.2005, 22:23
Ayrıca sözkonusu profesör o kadar çok met ediliyor ama uzman alanı açıklanmıyor sadece profesör ve doktorla yetiniyor yazar.

Prof. Dr. Gazi Yaşargil dünyaca ünlü bir beyin cerrahıdır.

Alevimen
23.09.2005, 22:33
Nerde yazıyor bu?
İlk mesajdaki hikayede yazmıyor beyfendi. Üstelik ben kendi mesajımda uzmanlığını belirtmişim, mesajımı alıntı yaparak ne demek istediğinizi anlamadım açıkcası, yoksa sadece benim yazımı onaylamak mı istediniz?

memço
23.09.2005, 22:49
Nerde yazıyor bu?
İlk mesajdaki hikayede yazmıyor beyfendi. Üstelik ben kendi mesajımda uzmanlığını belirtmişim, mesajımı alıntı yaparak ne demek istediğinizi anlamadım açıkcası, yoksa sadece benim yazımı onaylamak mı istediniz?
Uzmanlık alanını sorduğunuz için o mesajı yazma gereğini duydum. Ayrıca şunu da belirtmek isterim siz “Kendisi Microneurosurgery'de (ingilizce) bölümünde uzmandır.” şeklinde yazmışsınız. Fakat kendisi 1993 te emekli olmuştur ve o tarihten bu yana çalışmalarını ABD Arkansas’da sürdürüyor.

Alevimen
23.09.2005, 23:06
beyfendi öyle bir soru yöneltmedim, yazıda eksikler bulunduğunu ifade ettim ve gereken bilgiyide ilave ettim, soruyorum soru nerde?
Evet ne yazdığımı bende görüyorum allah şükür, bunda bir sorun yok.
Hayatını ABD'de sürdürebilir elbette bunda ben bir sorun görmüyorum ama İsviçre ile ilgili bölüme katılmadığımı yazdım. anladınız mı beyfendi?

memço
24.09.2005, 01:24
Beyefendi; sanırım ortada ikimiz açısından da yanlış bir anlaşılma var… İkimiz de benzer şeyleri söylüyor, fakat ifadelerimizde kendimize göre yeterli ancak karşı taraf açısından eksik sözler sarf ediyoruz anlaşılan. Bu nedenle tartışmayı daha fazla uzatarak mantıksız ve saçma bir gerginliğe ortam yaratmanın bir açıklaması ve nedeni yok. Bu şekilde ikili diyaloga girerek hikayenin tadını da kaçırmayalım bence.Sonuçta siz moderatör olarak böyle bir gerginliğin oluşmasını isteyecek son kişisiniz. İstemeyerek bir kırgınlığa ve de yanlış anlaşılmaya neden olduysam şahsım adına özür dilerim.

Ercan
24.09.2005, 09:20
Memco,günümüz politikacilarinin ve yöneticilerinin ders cikarmasi gereken bir yazi.
Tesekkür ederim.