iloshko
20.07.2006, 14:51
[I]1 Özgür değil miyim? Elçi değil miyim? Rabbimiz İsa'yı görmedim mi? Siz Rab'bin yolunda verdiğim emeğin ürünü değil misiniz?Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
2 Başkaları için elçi olmasam bile, sizler için elçiyim ya! Sizler Rab'bin yolunda elçiliğimin kanıtısınız.
3 Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.
4 Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?
5 Diğer elçiler gibi, Rab'bin kardeşleri ve Kifas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?
6 Geçimi için çalışması gereken yalnız Barnaba ve ben miyim?Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
7 Kim kendi parasıyla askerlik yapar? Kim bağ diker de meyvesini yemez? Kim sürüyü güdüp de sürünün sütünden içmez?Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
8 İnsanın görüş açısına göre mi söylüyorum bunları? Kutsal Yasa da aynı şeyleri söylemiyor mu?
9-10 Musa'nın Yasasında, "Harman döven öküzün ağzını bağlama" diye yazılmıştır. Tanrı'nın kaygısı öküzler midir, yoksa bunu özellikle bizim için mi söylüyor? Kuşkusuz bizim için yazılmıştır bu. Çünkü çift sürenin ümitle sürmesi, harman dövenin de harmana ortak olmak ümidiyle dövmesi gerekir.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
11 Aranızda ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?
12 Başkalarının sizden yardım almaya hakları varsa, bizim daha çok hakkımız yok mu? Ama biz bu hakkımızı kullanmadık. Mesih müjdesinin yayılmasına engel olmayalım diye her şeye katlanıyoruz.
13 Tapınakta çalışanların tapınaktan beslendiklerini, sunakta görevli olanların da sunakta adanan adaklardan pay aldıklarını bilmez misiniz?
14 Bunun gibi, Müjde'yi yayanların da geçimlerini Müjde'den sağlamasını Rab buyurdu.
15 Ama ben bu haklardan hiçbirini kullanmadım. Bunlar bana sağlansın diye de yazmıyorum. Bunu yapmaktansa ölmeyi yeğlerim. Kimse beni bu övünçten yoksun bırakmayacaktır!Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
16 Müjde'yi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjde'yi yaymazsam vay halime!Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
17 Eğer Müjde'yi gönülden yayarsam, bir ödülüm olur; gönülsüzce yayarsam, sadece bana emanet edilen görevi yapmış olurum.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
18 Peki, ödülüm nedir? Müjde'yi yayarken bunu karşılıksız olarak bildirmek, böylece Müjde'yi yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
19 Ben özgürüm, kimsenin kölesi değilim. Ama daha çok kişi kazanayım diye herkesin kölesi oldum.
20 Yahudileri kazanmak için Yahudilere Yahudi gibi davrandım. Kendim Kutsal Yasa'nın denetimi altında olmadığım halde, Yasa altında olanları kazanmak için onlara Yasa altındaymışım gibi davrandım.
21 Tanrı'nın Yasasına sahip olmayan değil de Mesih'in Yasası altında olan biri olarak, Yasa'ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa'ya sahip değilmişim gibi davrandım.
22 Güçsüzleri kazanmak için güçsüzlerle güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldum.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
23 Bunların hepsini, Müjde'de payım olsun diye Müjde'nin uğruna yapıyorum.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
24 Koşu alanında yarışanların hepsi koştuğu halde ödülü tek bir kişinin kazandığını bilmez misiniz? Öyle koşun ki ödülü kazanasınız.
25 Yarışa katılanların hepsi kendilerini her şeyde denetlerler. Böyleleri bunu çürüyecek bir defne tacı kazanmak için yaparlar, biz ise hiç çürümeyecek bir taç için yaparız.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
26 Bu nedenle, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.
27 Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra ben kendim reddedilmeyeyim diye bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
1-) Kendi yaşamımı yönetme hakkı : İsa Mesih’i hayatımıza kabul ettiğimiz zaman O’nu bütün günahlarımızdan bizi kurtaran ve bizi sonsuz yaşama kavuşturacak olan tek kurtarıcı olarak kabul ettik. Ama bu kadarla kaldı mı? Hayır aynı zamanda İsa’yı Rab olarak ve hayatımızı yöneten bir efendi olarakta kabul ettik. Hayatımızın yönetimini O’na bırakmış olduk. Şeytanın köleliğinden kurtulduk ama kimin kölesi olduk? Artık şeytanın değil Tanrı’nın köleleri olduk. Çünkü İncil diyor ki sizler bir bedel karşılığında satın alındınız o bedel neydi? İsa’nın kutsal kanı. Bizler İsa’nın kanı sayesinde bir bedel karşılığında iblisin köleliğinden kurtulduk ve artık Tanrı’nın kölesiyiz. Peki ben kendim için, hayatım için kararlar veremem mi? Elbette verebilirim ama kendimize bunu sormalıyız her gün. Benim hayatımı kim yönetiyor? Benim tahtımda kim oturuyor? Eğer tahtta oturan ben isem, eğer hayatımı ben yönetiyorsam kötü.
Ama Ben hayatımın bu hakkını İsa’ya verdim ve onu geri alamam çünkü biliyorum ki O benim hayatımı benden daha iyi yönetir. Unutmayın hepimizin hayatını O yönlendirmeli. Bazen bizim istemediğimiz yerlere yönlendirse bile bizim yapmamız gereken tek şey var. Oda itaat etmektir. İsa bizim örneğimiz dedik o zaman İsa’nın hayatına bakalım İsa ne yaptı kendi hayatını kendisi yönetmedi. Hayatını tamamiyle yönlendirmesi için Baba’ya verdi. Bunun en güzel örneğini Getsemani bahçesinde görüyoruz. Ne dedi İsa orada “Baba mümkünse bu kase benden uzaklaşsın ama benim isteğim değil Senin isteğin olsun.” İsa bunu istedi “Baba Benim isteğim değil Senin isteğin olsun.” Bizlerde onu istiyor muyuz? İsa benim isteğim değil senin isteğin olsun diyor muyuz? Bu tahtta oturan benliğim değil ama Sen ol diyor muyuz? Hayatımızı yönetme ve yönlendirme hakkını O’na veriyor muyuz?
2-) Konforlu bir yaşam sürme hakkı : Bu çok zor bir konu ve beni yanlış anlamanızı istemiyorum. Elbette ki hepimiz Rab ile yaşarken ve O’na hizmet ederken rahat olmak isteriz. Kimse zorluk ve sıkıntı çekmek istemez ama ben size bunu sormak istiyorum örnek olarak hayatlarınız nasıl bir izlenim bırakıyor toplulukta ve diğer insanların arasında. Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
İbraniler 11;23-27’ye " 23 Musa doğunca, annesi babası onu imanla üç ay gizlediler. Çünkü çocuğun güzel olduğunu gördüler ve kralın fermanından korkmadılar. 24 Musa büyüyünce, Firavun'un kızının oğlu olarak tanınmayı imanı sayesinde reddetti. 25 Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrı'nın halkıyla birlikte kötü muamele görmeyi yeğledi. 26 Mesih uğruna aşağılanmayı, Mısır'ın hazinelerinden daha büyük bir zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödüle bakıyordu. 27 Kralın öfkesinden korkmadan, imanla Mısır'dan ayrıldı. Görünmez Olan'ı gördüğü için dayandı." bakalım Musa nasıl bir izlenim bıraktı. Musa’nın yaşamı birçok konfora sahipti. Sarayda o zenginliklerin içinde yaşıyordu.
Peki biz neyin peşindeyiz burada rahat bir yaşam sürmenin mi? dünyasal şeylerin mi? Eğer peşinden gittiğimiz şeyler bunlarsa hayatımızın ve hizmetimizin bir bereketi olmayacaktır. Süleyman’ın Meselleri 10:22’de çok güzel bir ayet var diyor ki “Rab’bin bereketidir kişiyi zengin eden Rab böyle işe dert katmaz.” Kendimize her zaman bu soruyu sormalıyız. Ben gerçekten neyin peşindeyim amacım nedir? (Tavşan ve köpek hikayesi) Amerika’da bir tarikat var insanlara zenginlik peşinde koşmalarını öğreten bir tarikatbu, ben bu öğretiden korkarım. Elbette ki Rab’de sonsuz bir zenginliğimiz var ama insanlara eğer zengin değilseniz ve hastaysanız sizin imanınız zayıf veya yoktur diye öğretemeyiz. Elbette Rab sağlığımızı korur ve bizi ekonomik olarakta bereketler ama her zaman bizim yaşam biçimimiz konforlu bir yaşam olmayacak Pavlus Timoteyus’a yazdığı bir mektupta “İsa’ya iman eden herkes acı çekecek” diyor.
3-) Kendi çıkarlarını koruma hakkı: Rab bizi neye çağırıyor? Filipililer 2:3-4 " 3-4 Hiçbir şeyi bencil tutkularla ya da boş övünmeyle yapmayın. Her biriniz alçakgönüllülükle bir diğerini kendinden üstün saysın; yalnız kendi yararını değil, başkalarının yararını da gözetsin." Başkalarının çıkarlarını ön plana koymamızı istiyor. Gerçekten biz yanımızdaki kişilerin kardeşlerimizin çıkarını ön planda görebiliyor muyuz? Kardeşim bereketlensin, o faydalansın diyebiliyor muyuz? Buradaki kardeşleri kendimizden üstün sayıyor muyuz? Ya da ya o benden sonra imana geldi benden üstün olamaz mı diyoruz?
4-) Saygı görme hakkımız var mı? Ben bir imanlı olarak kilisede hizmet eden biri olarak, ya da bir önder olarak saygı aramalı mıyım? Saygı aramak beni ilgilendirmemeli. İsa Yuhanna 15:18-20’de şöyle diyor. " 18 Dünya sizden nefret ederse, sizden önce benden nefret etmiş olduğunu bilin. 19 Dünyadan olsaydınız, dünya kendisine ait olanı severdi. Ne var ki, dünyanın değilsiniz; ben sizi dünyadan seçtim. Bunun için dünya sizden nefret ediyor. 20 Benim size söylediğim sözü hatırlayın: 'Köle, efendisinden üstün değildir.' Bana zulmettilerse, size de zulmedecekler. Benim sözüme uydularsa, sizinkine de uyacaklar." Dünya İsa Mesih’i nasıl karşıladıysa bizi de öyle karşılayacaktır. Az sayıda da olsa bazıları İsa’yı çok iyi karşıladı, ama çoğunluk kötü karşıladı. Aynı şekilde size de ve bana da saygı duyan kişiler olacaktır az da olsa. Ama kötü kişiler de olacaktır. Biz bu durumda ne yapacağız? Tabi ki İsa’nın yaptığının aynısını yapacağız. Saygı peşinde koşmayacağız. Pavlus’ta aynı şekilde düşünüyordu. Galatyalılar 1:10 "10 Şimdi ben insanların onayını mı, yoksa Tanrı'nın onayını mı arıyorum? Ya da insanları mı hoşnut etmeye çalışıyorum? Eğer hâlâ insanları hoşnut etmek isteseydim, Mesih'in kulu olmazdım.
2 Başkaları için elçi olmasam bile, sizler için elçiyim ya! Sizler Rab'bin yolunda elçiliğimin kanıtısınız.
3 Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.
4 Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?
5 Diğer elçiler gibi, Rab'bin kardeşleri ve Kifas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?
6 Geçimi için çalışması gereken yalnız Barnaba ve ben miyim?Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
7 Kim kendi parasıyla askerlik yapar? Kim bağ diker de meyvesini yemez? Kim sürüyü güdüp de sürünün sütünden içmez?Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
8 İnsanın görüş açısına göre mi söylüyorum bunları? Kutsal Yasa da aynı şeyleri söylemiyor mu?
9-10 Musa'nın Yasasında, "Harman döven öküzün ağzını bağlama" diye yazılmıştır. Tanrı'nın kaygısı öküzler midir, yoksa bunu özellikle bizim için mi söylüyor? Kuşkusuz bizim için yazılmıştır bu. Çünkü çift sürenin ümitle sürmesi, harman dövenin de harmana ortak olmak ümidiyle dövmesi gerekir.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
11 Aranızda ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?
12 Başkalarının sizden yardım almaya hakları varsa, bizim daha çok hakkımız yok mu? Ama biz bu hakkımızı kullanmadık. Mesih müjdesinin yayılmasına engel olmayalım diye her şeye katlanıyoruz.
13 Tapınakta çalışanların tapınaktan beslendiklerini, sunakta görevli olanların da sunakta adanan adaklardan pay aldıklarını bilmez misiniz?
14 Bunun gibi, Müjde'yi yayanların da geçimlerini Müjde'den sağlamasını Rab buyurdu.
15 Ama ben bu haklardan hiçbirini kullanmadım. Bunlar bana sağlansın diye de yazmıyorum. Bunu yapmaktansa ölmeyi yeğlerim. Kimse beni bu övünçten yoksun bırakmayacaktır!Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
16 Müjde'yi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjde'yi yaymazsam vay halime!Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
17 Eğer Müjde'yi gönülden yayarsam, bir ödülüm olur; gönülsüzce yayarsam, sadece bana emanet edilen görevi yapmış olurum.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
18 Peki, ödülüm nedir? Müjde'yi yayarken bunu karşılıksız olarak bildirmek, böylece Müjde'yi yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
19 Ben özgürüm, kimsenin kölesi değilim. Ama daha çok kişi kazanayım diye herkesin kölesi oldum.
20 Yahudileri kazanmak için Yahudilere Yahudi gibi davrandım. Kendim Kutsal Yasa'nın denetimi altında olmadığım halde, Yasa altında olanları kazanmak için onlara Yasa altındaymışım gibi davrandım.
21 Tanrı'nın Yasasına sahip olmayan değil de Mesih'in Yasası altında olan biri olarak, Yasa'ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa'ya sahip değilmişim gibi davrandım.
22 Güçsüzleri kazanmak için güçsüzlerle güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldum.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
23 Bunların hepsini, Müjde'de payım olsun diye Müjde'nin uğruna yapıyorum.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
24 Koşu alanında yarışanların hepsi koştuğu halde ödülü tek bir kişinin kazandığını bilmez misiniz? Öyle koşun ki ödülü kazanasınız.
25 Yarışa katılanların hepsi kendilerini her şeyde denetlerler. Böyleleri bunu çürüyecek bir defne tacı kazanmak için yaparlar, biz ise hiç çürümeyecek bir taç için yaparız.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
26 Bu nedenle, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.
27 Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra ben kendim reddedilmeyeyim diye bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
1-) Kendi yaşamımı yönetme hakkı : İsa Mesih’i hayatımıza kabul ettiğimiz zaman O’nu bütün günahlarımızdan bizi kurtaran ve bizi sonsuz yaşama kavuşturacak olan tek kurtarıcı olarak kabul ettik. Ama bu kadarla kaldı mı? Hayır aynı zamanda İsa’yı Rab olarak ve hayatımızı yöneten bir efendi olarakta kabul ettik. Hayatımızın yönetimini O’na bırakmış olduk. Şeytanın köleliğinden kurtulduk ama kimin kölesi olduk? Artık şeytanın değil Tanrı’nın köleleri olduk. Çünkü İncil diyor ki sizler bir bedel karşılığında satın alındınız o bedel neydi? İsa’nın kutsal kanı. Bizler İsa’nın kanı sayesinde bir bedel karşılığında iblisin köleliğinden kurtulduk ve artık Tanrı’nın kölesiyiz. Peki ben kendim için, hayatım için kararlar veremem mi? Elbette verebilirim ama kendimize bunu sormalıyız her gün. Benim hayatımı kim yönetiyor? Benim tahtımda kim oturuyor? Eğer tahtta oturan ben isem, eğer hayatımı ben yönetiyorsam kötü.
Ama Ben hayatımın bu hakkını İsa’ya verdim ve onu geri alamam çünkü biliyorum ki O benim hayatımı benden daha iyi yönetir. Unutmayın hepimizin hayatını O yönlendirmeli. Bazen bizim istemediğimiz yerlere yönlendirse bile bizim yapmamız gereken tek şey var. Oda itaat etmektir. İsa bizim örneğimiz dedik o zaman İsa’nın hayatına bakalım İsa ne yaptı kendi hayatını kendisi yönetmedi. Hayatını tamamiyle yönlendirmesi için Baba’ya verdi. Bunun en güzel örneğini Getsemani bahçesinde görüyoruz. Ne dedi İsa orada “Baba mümkünse bu kase benden uzaklaşsın ama benim isteğim değil Senin isteğin olsun.” İsa bunu istedi “Baba Benim isteğim değil Senin isteğin olsun.” Bizlerde onu istiyor muyuz? İsa benim isteğim değil senin isteğin olsun diyor muyuz? Bu tahtta oturan benliğim değil ama Sen ol diyor muyuz? Hayatımızı yönetme ve yönlendirme hakkını O’na veriyor muyuz?
2-) Konforlu bir yaşam sürme hakkı : Bu çok zor bir konu ve beni yanlış anlamanızı istemiyorum. Elbette ki hepimiz Rab ile yaşarken ve O’na hizmet ederken rahat olmak isteriz. Kimse zorluk ve sıkıntı çekmek istemez ama ben size bunu sormak istiyorum örnek olarak hayatlarınız nasıl bir izlenim bırakıyor toplulukta ve diğer insanların arasında. Hıristiyan hakları inançları yaşam şartları hıristiyanların
İbraniler 11;23-27’ye " 23 Musa doğunca, annesi babası onu imanla üç ay gizlediler. Çünkü çocuğun güzel olduğunu gördüler ve kralın fermanından korkmadılar. 24 Musa büyüyünce, Firavun'un kızının oğlu olarak tanınmayı imanı sayesinde reddetti. 25 Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrı'nın halkıyla birlikte kötü muamele görmeyi yeğledi. 26 Mesih uğruna aşağılanmayı, Mısır'ın hazinelerinden daha büyük bir zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödüle bakıyordu. 27 Kralın öfkesinden korkmadan, imanla Mısır'dan ayrıldı. Görünmez Olan'ı gördüğü için dayandı." bakalım Musa nasıl bir izlenim bıraktı. Musa’nın yaşamı birçok konfora sahipti. Sarayda o zenginliklerin içinde yaşıyordu.
Peki biz neyin peşindeyiz burada rahat bir yaşam sürmenin mi? dünyasal şeylerin mi? Eğer peşinden gittiğimiz şeyler bunlarsa hayatımızın ve hizmetimizin bir bereketi olmayacaktır. Süleyman’ın Meselleri 10:22’de çok güzel bir ayet var diyor ki “Rab’bin bereketidir kişiyi zengin eden Rab böyle işe dert katmaz.” Kendimize her zaman bu soruyu sormalıyız. Ben gerçekten neyin peşindeyim amacım nedir? (Tavşan ve köpek hikayesi) Amerika’da bir tarikat var insanlara zenginlik peşinde koşmalarını öğreten bir tarikatbu, ben bu öğretiden korkarım. Elbette ki Rab’de sonsuz bir zenginliğimiz var ama insanlara eğer zengin değilseniz ve hastaysanız sizin imanınız zayıf veya yoktur diye öğretemeyiz. Elbette Rab sağlığımızı korur ve bizi ekonomik olarakta bereketler ama her zaman bizim yaşam biçimimiz konforlu bir yaşam olmayacak Pavlus Timoteyus’a yazdığı bir mektupta “İsa’ya iman eden herkes acı çekecek” diyor.
3-) Kendi çıkarlarını koruma hakkı: Rab bizi neye çağırıyor? Filipililer 2:3-4 " 3-4 Hiçbir şeyi bencil tutkularla ya da boş övünmeyle yapmayın. Her biriniz alçakgönüllülükle bir diğerini kendinden üstün saysın; yalnız kendi yararını değil, başkalarının yararını da gözetsin." Başkalarının çıkarlarını ön plana koymamızı istiyor. Gerçekten biz yanımızdaki kişilerin kardeşlerimizin çıkarını ön planda görebiliyor muyuz? Kardeşim bereketlensin, o faydalansın diyebiliyor muyuz? Buradaki kardeşleri kendimizden üstün sayıyor muyuz? Ya da ya o benden sonra imana geldi benden üstün olamaz mı diyoruz?
4-) Saygı görme hakkımız var mı? Ben bir imanlı olarak kilisede hizmet eden biri olarak, ya da bir önder olarak saygı aramalı mıyım? Saygı aramak beni ilgilendirmemeli. İsa Yuhanna 15:18-20’de şöyle diyor. " 18 Dünya sizden nefret ederse, sizden önce benden nefret etmiş olduğunu bilin. 19 Dünyadan olsaydınız, dünya kendisine ait olanı severdi. Ne var ki, dünyanın değilsiniz; ben sizi dünyadan seçtim. Bunun için dünya sizden nefret ediyor. 20 Benim size söylediğim sözü hatırlayın: 'Köle, efendisinden üstün değildir.' Bana zulmettilerse, size de zulmedecekler. Benim sözüme uydularsa, sizinkine de uyacaklar." Dünya İsa Mesih’i nasıl karşıladıysa bizi de öyle karşılayacaktır. Az sayıda da olsa bazıları İsa’yı çok iyi karşıladı, ama çoğunluk kötü karşıladı. Aynı şekilde size de ve bana da saygı duyan kişiler olacaktır az da olsa. Ama kötü kişiler de olacaktır. Biz bu durumda ne yapacağız? Tabi ki İsa’nın yaptığının aynısını yapacağız. Saygı peşinde koşmayacağız. Pavlus’ta aynı şekilde düşünüyordu. Galatyalılar 1:10 "10 Şimdi ben insanların onayını mı, yoksa Tanrı'nın onayını mı arıyorum? Ya da insanları mı hoşnut etmeye çalışıyorum? Eğer hâlâ insanları hoşnut etmek isteseydim, Mesih'in kulu olmazdım.