Orijinalini görmek için tıklayınız : Bu Şehİr Yikilmayacak


D-e-v-r-i-m
24.07.2006, 20:40
Ben bir tek sana inanıyorum sevgili. Ve sen de bu şehirde yaşıyorsun. Bu bana yetiyor. Benim bu şehre sonuna dek inanmam için bundan iyi bir neden yok şu an.

Dünyanın en yalnız, en karamsar, içimizdeki o büyük ve o kapanmaz boşluklarıyla yaşayan iki insanıydık biz tanıştığımızda. Birbirimiz için hem en büyük ödül, hem de en büyük cezaydık.

Kimse bizim içimizi görmüyordu. Görmedikleri için dışarıda kalıyor ve nefret edip çekip gidiyordu. Sonra bize duydukları bu nefreti bir yerde öylesine unutup başkasına gidiyorlardı. Sonra bize duydukları bu nefreti hiç olmadık bir yerde unutulmuş bir şekilde buluyor, onu içimizdeki yaraya saplıyorduk. Hiç haberleri olmuyordu. Bizi hatırladıklarında bizden nefret ettiklerini bile unutmuş oluyorlardı çoğu kez. Bizi boşluklarına çekmek istiyorlardı bu kez. Bize geriye cam kırıklarını bırakıyorlardı. Nefes aldıkça içimize batan cam kırıklarını. Oysa nefes almaya tapıyorduk biz; biz ikimiz dünyanın en karamsar yaşama sevdalısıydık. Ama nefes aldıkça, o en çok sevdiğimiz şeyi tekrarladıkça içimiz paramparça oluyordu.

En çok bu acı hatırlatıyordu bize yaşadığımızı.

Ben bu şehre tapıyorum sevgili. Ve birçokları yıkımdan ve yokoluştan bahsedip bu şehirden kaçmayı düşlerken, şimdi en çok sen benziyorsun bu şehre. Çünkü bugüne dek karşına çıkanlar senin sadece güzelliğini, o dayanılmaz çekiciliğini, o ulaşılması kolay sandıkları büyünü gördüler. Kimse içindeki kanayan yüreğini, o derin, kapanması güç boşluklarını, nefes alırken kalbine, damarlarına batan cam kırıklarını görmedi. İçine giremedikleri için senden nefret edip kaçtılar, sonra nefretlerini olmadık bir yerde unutup bir başkasına gittiler.

Sen bu unutulmuş nefretleri arayıp bulmak için kimbilir kaç kez kaybolmuştun bu şehirde.

Şimdi sen en çok bu şehre benziyorsun sevgili. Bir yanın gökyüzünde çılgınca şarkı söylüyor, bir yanın dünyanın en dokunulmaz fahişesi. Ama her nefes aldığında içine cam kırıkları batıyor. Her nefes aldığında içindeki karanlık biraz daha büyüyor. Biraz daha ulaşılmaz, biraz daha uzak oluyorsun. Çünkü insanlara yaklaştıkça hep daha uzaklara itildin sen. Sarılmak istedikçe onlara, biraz daha boşluğa savruldun.

Ama unutma, sen de benim gibi hiç büyümeyen bir çocuksun. Tapıyorsun yaşamaya, tapıyorsun nefes almaya. Onca acı çekmene rağmen AŞKA AŞIKSIN sen de bu şehir gibi… BENİM GİBİ…

CEZMİ ERSÖZ

D-e-v-r-i-m
24.07.2006, 21:41
Bu yazıyı okurken hep birşeyler için bir bahane aradığımı farkettim içinde sen olduğun için bu şehri, bu şehirde yaşadığın için seni seviyorum demek.
Neden olduğu gibi kabul etmeyizde hep bir bahane ararız sevmek ,sevilmek ve yaşamak için? Karşılıksız birşey olmuyor demek ki Allah bile sevap işleki cennete gidesin demiş belki ucunda cennet olamasydı dilenciler bukadar zengin olamazdı.....

baran27
25.07.2006, 00:48
Bu yazıyı okurken hep birşeyler için bir bahane aradığımı farkettim içinde sen olduğun için bu şehri, bu şehirde yaşadığın için seni seviyorum demek.
Neden olduğu gibi kabul etmeyizde hep bir bahane ararız sevmek ,sevilmek ve yaşamak için? Karşılıksız birşey olmuyor demek ki Allah bile sevap işleki cennete gidesin demiş belki ucunda cennet olamasydı dilenciler bukadar zengin olamazdı.....


işte aslolan nedir biliyormusun;çıkarları bile paylaşabilmek...hiç bir karşılık beklemeden sevebilmek...gökyüzünden tüm yıldızları toplayıp sadece bir tebessüm uğruna yeryüzüne indirmek.güneşin dünyayı sevdiği gibi,yaklaşacağı zaman yok edeceğini bildiğinden uzaktan,hayat vererek,can vererek vede hiç bir şey beklemeden sevmekkk...

demirkan
26.07.2006, 14:57
çok güzel bir yazı teşekkürler arkadaş...

Dewrano
26.07.2006, 15:30
Bu yazıyı okurken hep birşeyler için bir bahane aradığımı farkettim içinde sen olduğun için bu şehri, bu şehirde yaşadığın için seni seviyorum demek.
Neden olduğu gibi kabul etmeyizde hep bir bahane ararız sevmek ,sevilmek ve yaşamak için? Karşılıksız birşey olmuyor demek ki Allah bile sevap işleki cennete gidesin demiş belki ucunda cennet olamasydı dilenciler bukadar zengin olamazdı.....
benim duygularıma tercüme olmuş oldun bu sözlerinle nede hoş yazmışın karşılıksız ne var ki bu dünyada ama belki bigün düşledimiz dünyaya kavuşuruz

D-e-v-r-i-m
26.07.2006, 18:42
işte aslolan nedir biliyormusun;çıkarları bile paylaşabilmek...hiç bir karşılık beklemeden sevebilmek...gökyüzünden tüm yıldızları toplayıp sadece bir tebessüm uğruna yeryüzüne indirmek.güneşin dünyayı sevdiği gibi,yaklaşacağı zaman yok edeceğini bildiğinden uzaktan,hayat vererek,can vererek vede hiç bir şey beklemeden sevmekkk...

Yazdıkların güzel sözler ancak bu dünyada gerçekleşmesi zor sanırım tüm sorunda bu...:clover: :clover:

erayY
26.07.2006, 21:40
Bu yazıyı okurken hep birşeyler için bir bahane aradığımı farkettim içinde sen olduğun için bu şehri, bu şehirde yaşadığın için seni seviyorum demek.
Neden olduğu gibi kabul etmeyizde hep bir bahane ararız sevmek ,sevilmek ve yaşamak için? Karşılıksız birşey olmuyor demek ki Allah bile sevap işleki cennete gidesin demiş belki ucunda cennet olamasydı dilenciler bukadar zengin olamazdı.....

olağan ı olağanüstüye çevirmek bu olsa gerek lakin bazı şeyleri hep başımıza geldiğinde anlarız oysa bunlar günlük yaşamın birer parçasıdırlar onları diğerlerinden ayrı kılan tek şey sıradanmış gibi gözüküp kişiye özel olmaları

rüzgar nereden eserse ve yol nereye çıkarsa... ne sen dönüp geriye bak ne de birileri sana el sallasın...

baran27
27.07.2006, 00:06
Yazdıkların güzel sözler ancak bu dünyada gerçekleşmesi zor sanırım tüm sorunda bu...:clover: :clover:


ben zaten kolayı istemiyorumki.yada bu dünyaya kapılmış gidiyor değilim...kendi doğrularımı yaşıyorum...vede yaşatmaya çalışıyorum...bizim sevgimiz toprak kokar demişti bir şair,işte böyledir...