Orijinalini görmek için tıklayınız : Avrupa Birliği ve Türkiye Üzerine...
Siya Saperen 29.07.2006, 21:26 Avrupa birliği adaylığı ile Türkiye’de birçok alanda değişimler gözlemliyoruz. Bunlardan en kayda değerleri olarak;
Her daim gündemde olan ‘’darbe’’ olasılığının yeni uyum yasaları ile bertaraf edilmeye çalışılması. Dolayısıyla sivil politik kesimin tayin edici rolünün sürekliliğinin sağlanması iyimser olarak nitelendirilebilecek gelişmeler. Bu tür uygulamalar ile birlikte ölüm cezasının infazı gibi karşı karşıya kalınan durumlarda, ilkece ölüm cezasına karşı olan birliğin, ülkemiz adına birçok çalışması olmaktadır. Ayrıca ‘’Kürt sorunu’’na karşı demokratik yollar ile çözüm arayışları ve bu yönde yapılan iyileştirmeler de bu iyimser havaya örnek niteliğindedir…
Peki, birliğin demokratikleşme haricinde ülke adına etkileri nelerdir?
Gerek stratejik açıdan gerekli gerekse kar elde eden kamu kurumlarının birlik dayatmaları ile özelleştirmeleri hususunda aslında birliğin bize para satarak para kazandığını net bir şekilde görebiliriz. Ayrıca bu kamu kurumlarının özelleştirilmeleriyle ülke, ekonomik ve politik açıdan tamamen birliğe bağlanmak istenilmektedir. Yukarıda sözüne ettiğimiz demokratik değişimlerin altında ise bu geçişin tam olarak desteklenmesi amacı güdüldüğü tespitinde bulunmak hiçte yersiz olmasa gerek…
Uygulanan tarım politikaları ve kotalar ile çiftçi emekçilerinin önü kesilerek büyük şehirlere göçe zorlanması da yaratılmak istenilen vasıfsız sanayi işçileri ile ileriki dönemlerde birliğin işçi gücünün karşılanması amaçlanmaktadır.
Birliğin Türkiye’yi aralarında görmek istemesine şaşırılmamalı. Siyasal açıdan etkinliği azaltılmış ülke yönetimi ile enerji ve yeraltı kaynaklarına yakınlığı (geçiş yolu) ve etkin iş gücü ile ileriki dönemlerde ihtiyaç duyacağı bir güç Türkiye. Ayrıca birçok konuda jeopolitik önemini de tekrar vurgulamaya gerek yok.
Bu konuda birçok açılım ve saptama yapmak mümkündür. Konuyu ülke yararlılığı ve emekçi kesimin temel menfaatleri ile bütün olarak değerlendirmekte yarar var.
Peki, sizlerin bu konudaki düşünce ve görüşleriniz nelerdir?
tuncerbio 29.07.2006, 23:16 Türkiye AB ülkelerinin ürünlerini pazarlaması açısından ciddi bir Pazar olduğu gibi gerek Ortadoğu gereksede Orta Asya devletlerine ulaştırması açısından ciddi ve güvenli bir yol olarak görülmektedir….
Birliğe dair olan ülkelerin güvenliği ve diğer sorunlu bölgelere gönderilmek üzere tasarlanmış AB jandarması açısından ise Türk ordusu ve askeri bulunmaz bir nimettir…
Bununla beraber Anadolu hammadde kaynakları açısından önemli bir yapıya sahip (şu an için bor madeni ve ülkenin çeşitli yerlerindeki uranyum yatakları en önemli olanlarıdır )Gerek Avrupa birliği gereksede bölge ülkeleri açısından önemli bir unsurda coğrafyamızın sahip olduğu su kaynakları ve bunların kullanımından kaynaklanan güçtür…
Birlik büyüyen üretim ve ekonomi ağına sahip bu yüzden büyük bir genç nüfusa sahip ülkemiz gençliğinide ileride iş gücü açığını kapatmak için kullnmak isteyecektir…….
Birlik bölgede ABD ve Rusya gibi ülkelerin müttefik kazanarak güçlenmesine karşı var olan müttefiklerin kazanılması ve yenilerinin oluşmaması için çalışmalarda yapacaktır….
Siyah Martının da belirttiği gibi bir takım iyileşmeler mevcuttur fakat birliğin istekleri doğrultusunda hazırlanan yeni yasalarla
* azınlık tanımı değiştirilmiş ve Aleviler ,Kürtler ….Azınlık statüsüne geçirilmiştir(eski yasaya göre sadece Müslüman olmayan gruplar azınlıktı)
* Çıkarılan ve çıkarılmak istenen iş yasalarıyla işçilerin birçok hakkı gasp edilmiştir
* tmy sı birliğin ve hükümetin ortak çalışmasıyla hazırlanmıştır
*eğitim sisteminde özellikle üniversite bazında özel ve vakıf üniversitelerinin desteklenmesi ve mevcut sayının arttırılması birlik tarafından talep edilmiştir
*yabancılara mülk edinme hakkı verilmiş kıyılarımızı işgal etmek onlara az gelmiş ve bugün ülke ekonomisi açısından önemli bir unsur olan bankalardan satışa sunulanların hepsini almışlardır……..vb bir çok sebep birliğe karşı nasıl bir tutum izlememiz gerektiğini düşündürmektedir………….
eylüleren 30.07.2006, 00:04 avrupa biriliği katılmak için bir okadar çaba sarf ettiğimiz.ileri sürülen tüm şartları gözümüz kapalı kabul ettiğimiz ne getirdiği konusunda yada neleri götürdüğü konusunda çok fazla bilgi sahibi olmadığız sadece televizyonlarda verilen kokoreç yasakmış söyleminin beyinlerimizde yer edindiği.halkımız tarafından basite indirgenen bir kavram.avrupa birliği tarafından istenen ve gelen hükümetler tarafından yapılan ve yapılmakta olan bir takım şartlar var arkadaşlar yukarıda değinmiş bir kez daha belirtmenin bir anlamı yok peki bu yenilikler halk tarafından ne kadar benimsendi ve kabullenildi.yada toplum yapılanların nekadar yararına olduğunu düşünüyor.asıl önemli olan bu bilince ne kadar sahibiz.yada birilerinin bu şartları dayatması mı gerekirdi.ülkenin medenileşmesi kalkınması insan haklarına saygılı bir toplum olması için.benim aklıma gelen sorular bunlar.cevaplarda belli aslında.....
Türkiye'nin önünde üç tane model var.
1) Amerikan usulü vahşi kapitalizm. Sonumuz Latin Amerika gibi olur.
2) Çin usulü otoriter kapitalizm. Çin ve doğu asya ülkeleri böyledir. Ücretler sürekli düşürülür. Ve artan sömürü ile birlikte, otoriterlik yoğunlaşır.
3) Avrupa usulü, biraz sosyalizm biraz kapitalizm.
_______________________
Ehveni şer olarak Avrupa Birliği üyeliğini seçiyorum ben.
eylüleren 30.07.2006, 00:23 avrupa birliğinin getirdikleri yada getirecekleri ortada ben karşıyım.ben düşüncem şu ülkemizin eksik olduğu alanlar belli bunları tamamlamak yada düzeltmek için avrupa birliğine girmemize gerek yok.kendimiz tarafından yapılması taraftarıyım .....
Neyi götürüyor mesela?
Sanki Avrupa Birliğine üye olmayınca adamlar ülkeyi sömürmeyecekler. Üye olursan da sömürecekler, ama az buçuk hakkın olacak...
eylüleren 30.07.2006, 00:48 avrupa birliğine girmek için nelerden vazgeçiyoruz.özgürlüğümüzden çoktan vazgeçmiştik. özeleştirmeler,tarımın durumu ortada,eğtim sistemi,sosyal güvenlik sistemi benim aklıma gelenler şu an için.öylede böylede sömürüyorlar doğru girdikten sonra daha rahat sömürecekler bizim ozaman söyliyecek sözmüz olurmu bilmem.izin verirlerse ayrı tabi.yukarıda kısa geçtimbir ara geniş anlmada yazarım
Avrupa Birliği Türkiyeyi döve döve demokratikleştirdi(!) desek yanlış olmaz bir çok konuda Kürt sorunu, İnsan hakları ihlalleri vs. AB dayatmasıyla da olsa olumlu adımlar atıldı. Kürtlerin ve Ekonomik açıdan ezilenlerin AB'ye umut bağlması bu yüzdendir.
Ekonomik açıdan ezilenleri açarsak, bu kesim Avrupadaki sosyal devlet anlayışını görüyorlar, Orda insana verilen değeri görüyorlar. Avrupa 19. yüzyılda vahşi kapitalizmi en sert uygulayan devletlerin beşiğiydi ancak daha sonra birçok mücadele sonucu oradaki halklar Sosyal kazanımlar elde ettiler.
Avrupada Sosyal devlet anlayışı bu yüzden çok gelişmiştir özellikle İskandinav ülkeleri sosyal devlet modeli olarak anılır.
İnsanlar Emeklerinin karşılığını alırlar alamadıkları durumlar varmı? tabiki var ama Devletin sağladığı Sağlık, eğitim hizmetleri öyle güzelki bu ücretlerin durumunu ikame ediyor. Kısacası Avrupada Sosyal Devlet anlayışı gelişmiş insanını ezdirmemek ve güzel yaşatmak için gerekeni yapıyorlar.
Türkiye açısından yani bizim açımızdan bu durum nasıl peki? Türkiye Avrupa gibi kendi sermayesini yaratıp üretim yapabilecek kapasitede olan bir toplum değil bunun tarihsel sebepleri var en büyük nedenide Osmanlı devletinin tutumudur. Osmanlı devletinin burjuvaziyi geliştirememesi yüzünden Türk toplumu sermaye biriktirememiş ve az sayıda zenginler ortay açıkmıştır ama artık Türkiyede büyük sermaye sahibi çok insanlar var. Avrupaya göre bu açıdan geç kalınmış ve üretim açısından geride kalmışız. Ayrıca Sosyal reformlar gelişmeden, işçilerin, esnafın ekonomik açıdan hayatı garanti altına alınmadan AB'ye girilmesi sadece küçük esnafı öldürmek ve işçiyi daha fazla sömürmek anlamına gelir.
AB tekelleşmeyi, şirketleşmeyi savunan bir sistemdir. Türkiyede ise şirketlerin çoğu batı orjinli yani yerli sermaye, şirketlerin çoğu sadece bu yabancı şirketlerin isim haklarını alarak kurulmuş. Böyle oluncada AB'nin bu yönü bize fayda vermeyecek. Türk toplumun çoğu olan esnaf, işçi kesimi ezilecek. Çünkü büyük marketler, şirketler küçük esnafın işlerini kesecek...
Ayrıca AB Türkiyeyi oyalayarak bazı haklar elde etmek istiyor aslında birliğe alma amacı yok. Gümrük Birliğine Türkiyeyi dahil ederek Türkiyeyi ithal mallara boğdular bu işten AB ülkeleri karlı çıktı, Türkiye ise dışa bağımlılık yolunda ilerledi.
Zaten bir sekilde Ankara anlasmasi ile dahil olmusuz.. Sonra tansu ciller zamaninda gümrük birligine dahil olmusuz.. Bir cok avrupa birligi uyesi.. Birlige dahil olsalar bile gümrük birligine dahil olmak icin sure istemisler yani biz tekiz bu konuda. Simdi avrupa birligi üyelik hakki vermiyor neden versinki mallar ülkede serbestce dolasiyor sadece is gucu hareketini istemiyorlar.. Bizim siyasetcilerin basiretsizligi...
Avrupa birligi surecinde bir cok yasa cikmistir.. Bunlari meclisten kendi insiyatifimizle cikarmamiz uzun sureler gerekirdi 20 yil sonra cikacak yasa 2 saat icinde cikmistir...
Bazi arkadaslar IMF nin istedikleri ile Avrupa Birliginin istediklerini karistiriyorlar...
Tarim uzerine bir kac soylemek gerekirse Avrupa birliginde tarimda calisan nufus bellidir orumcek agi teorimi ile fiyat belirlenir... Kabaca tarif edersek ciftci ekecegi urunun bedelini hasati yapamadan bilir.. Turkiyede ise tam tersidir.. Bu sene domates pahalli dimi. Seneye herkes domates eker.. Seneyede diger urun pahallidir ( Bu orneklemede aradaki tuccarlarin elde ettikleri fahis karlar göz önüne alinmamistir.). Köylerden giden vatandaslarimiz hepsi fabrikada calismistir....
Avrupa birligine uyelik taraftariyim...
pastoralsenfoni 30.07.2006, 01:28 evet A.B te girmek için çaba harcıyoruz ama bence birde olayın diğer tarafına bakacak olursak,türkiyenin avrupa birliğine üye olmasınına,üye ülkelerden tepkiler var ve bu tepkilerin başlıca sebepleri arasında ilk önce türkiyenin sahip olduğu büyük nüfus A.B nin gözünü korkutuyor çünkü bu birlikte temsil nüfus sayısına göre yapıldığı için almanya dan sonra en büyük temsil gücünü türkiye alcak.bu büyük nüfus ve çoğu vasıfsız işsiz genç avrupanın ekonomik yapısını olumsuz yönde etkileyecek diye bakılıyor.ayrıca A.B standartlarını yakalayamamış türkiyenin standartlara ulaşması için yapılacak A.B yardımı onlara büyük yük getirir diye düşünüyorlar.
türk müslüman kimliğe sahip türkiyenin kültürel dokusunun hıristiyan avrupa kültür dokusu ile uyum sorunu yaşayacak endişesi var onlarda. ve de türkiye a.b ye üye olması halinde orta doğuda ve orta asyada daha da güçlenip gelişerek bölgesel bir mekez haline gelme ihtimalinin olması onların türkiyeyi kabul etmeyeceklerinin göstergesi bence.
sadece türkiyeyi oyalıyorlar. üç tarafı su ve kaynak olan bu ülkeyi sadece sömürü merkezi haline getirecekler.ortadoğuda ki petrol ve doğalgazı daha ucuza mal edip onlar için iran a göre güvenlikli olan ülkemizden geçirecekler.avrupada petrol yok denecek kadar az,ve doğal gaz sanayileri için önemli.onlara gümrük kapılarını da açtık artık ne gerek var bizi almaya.
eylüleren 30.07.2006, 02:00 bir de şu şekilde bakalım halkımız avrupa birliğini niçin istiyor.Vatandaş, sorunlarının AB sayesinde aşılacağına, işsizlerin iş bulacağına inanıyor. Çağın şartlarını çok iyi incelemeseler de vatandaş kendi konumundan memnun değil. Türk insanı, AB vatandaşlarının kendilerinden daha iyi yaşadığını görüyor.avrupa birliğini bir kurtuluş yolu olarak görüyor.peki öylemi göreceli bir kavram benim açımdan değil neden çünkü bunu bir oylama taktiği olarak görüyorum.alınacakmıyız cevapta aslında belli.ya bir de toplum yapılanları ne kadar içine sindiriyor oda var.yapılanların yapılmakla kalması kötü yanısıra
tarım konusunda bugün ülkemiz öyle bir durumdaki en basitinden bir nohutu bile dış piyasadan meksikadan alıyoruz.dışa bağlımlıyız.fındık olayı var.var olan kuruluşlarımızı bile özeleştirme adı altında kendi üylerine borçlu bir hale getiriyoruz.tarım diye birşeymi kaldı mı.buda ayrı bir soru belki girersek şans eseri düzeltilecek birşey kalırsa ona sevinecek durumda olacağımız kesin...
karadagli 30.07.2006, 08:38 bir de şu şekilde bakalım halkımız avrupa birliğini niçin istiyor.Vatandaş, sorunlarının AB sayesinde aşılacağına, işsizlerin iş bulacağına inanıyor. Çağın şartlarını çok iyi incelemeseler de vatandaş kendi konumundan memnun değil. Türk insanı, AB vatandaşlarının kendilerinden daha iyi yaşadığını görüyor.avrupa birliğini bir kurtuluş yolu olarak görüyor.peki öylemi göreceli bir kavram benim açımdan değil neden çünkü bunu bir oylama taktiği olarak görüyorum.alınacakmıyız cevapta aslında belli.ya bir de toplum yapılanları ne kadar içine sindiriyor oda var.yapılanların yapılmakla kalması kötü yanısıra
tarım konusunda bugün ülkemiz öyle bir durumdaki en basitinden bir nohutu bile dış piyasadan meksikadan alıyoruz.dışa bağlımlıyız.fındık olayı var.var olan kuruluşlarımızı bile özeleştirme adı altında kendi üylerine borçlu bir hale getiriyoruz.tarım diye birşeymi kaldı mı.buda ayrı bir soru belki girersek şans eseri düzeltilecek birşey kalırsa ona sevinecek durumda olacağımız kesin...
Sn. Eylül Eren.
sizin de belirttiginiz gibi Türkiyede tarim bitmistir,ama Türk halkinin ümitlerini disariya baglamasi bir hayelden öteye gitmez.biz gurbetciler bunun canli taniklariyiz cünkü su an almanyada tabandan gelen bir yabanci düsmanligi var eger bir almanya sendikalar birligi son zamanlarda yabanci isci alaiminda ciddi bir sekilde azalma var diyorsa bunda bir tehlike vardir diye düsünüyorum.nasilki Türk halki biz avrupa ülkesine girersek kurtuluruz diyorsa burdaki halkda yabancilar giderse biz kurtuluruz diyorlar, bence Türkiyenin avrupa birligi bir hayelden öteye gitmez diyorum,adamlar burda yabancilar icin sert yasalar cikariyor, yabancilari zoraki kendiliginden gitmelerinin yollarini ariyorlar,Türk halkimiz bosuna ümitlenip de hayal kirikligi yasamasinlar diyorum.
cemalettin 30.07.2006, 12:01 Ayrıca AB Türkiyeyi oyalayarak bazı haklar elde etmek istiyor aslında birliğe alma amacı yok. Gümrük Birliğine Türkiyeyi dahil ederek Türkiyeyi ithal mallara boğdular bu işten AB ülkeleri karlı çıktı, Türkiye ise dışa bağımlılık yolunda ilerledi.
ve aynı zamanda da çözülme sürecinde...
Sn Bektas sizin anlattiginiz almanyada calismak isteyen Turkiyede bir yakiniza caydirma icin soylenen sozler gibi geldi bana...
Ekonomik anlamda anlasmlar imzalanmis..Maastricht kriterler belli oranda tutturulmus hos bunu tutturmayip üye olan ülkeler de var....
Su anki asama Serbest dolasim.. Ve Avrupa birliginin diger ülkelrle yapmis oldugu anlasmalardan yararlanmak.. Avrupa bunu istemiyor imtiyazli uyelik verelim siz boyle kalin...Serbest dolasimi almayin..
Ne hikmetse ülkemizde de büyük bir avrupa birligi karsitligi var.. Anlamadigim nokta Gümrük anlasmasi yapilmis ona kimse ses cikarmiyor ama tam üyelik noktasinda bizde de catlak sesler var..
Bu ülke de demokrasinin yayginlasmasi ve toplumsal refah seviyesi yükselmesi.. bazi kisilerin ekmegini elinden alacak... Askerler derinler su cular bucular..
Avrupa birligine giripte ekonomisi kötüye giden hangi ülke var? Komusumuz yunanistanin avrupa birligine girmeden onceki durumuyla girdikten sonra durumunu ekonomik anlamda karsilastirmayi tavsiye ediyorum...
tuncerbio 30.07.2006, 12:48 türkiyede tarım hiçte bitmiş değildir evet eskisine göre gerilemiş var olan ise ab tarafından yok edilmeye çalışılmaktadır
*üretime kota getirilmiş bazı ürünlarin bazı bölgelerde ekimi yasaklanmıştır
*kaliteli olduğu iddaa edilen genetiği değiştirilmiş tohumlar ki üreticisi israildir getirilmiş geçici ürün arttırımı sağlanmış ama 2-3. yıl tarlalar felç olmuştur
*birliğin isteği doğrultusunda zeytin kalitesini arttrmak için macaristandan ve ispanyadan getirilen ağaçlar ekilmiş bunlarla taşınan mantar çoğunluğu Muğla ve Balıkesirde 400 bin ağacı kurutmuş binlercesi i,se bulaşma ihtimaline karşı yakılmıştır
*gen merkezi Anadolu olan buğday tohumları bile ab isteğinden dolayı isaraildeki tohum bankasından getirilmekte ve türkiyede tahıl gen bankası yapılmasına hükümetide arkalarına alarak izin vermemektedirler......
*yabancı üretim şirketlerinin tarıma el atmasıyla Tariş-Fiskobirlik gibi üretim kooperatiflari zarara uğratılmış böylelikle hem üretici hemde ekonomi zarar görmüştür.....
*tarımla uğraşan işçi ve üreticilere ait sigorta şatlarında düzeltmeye gidilmediği için prim yatırsalarda sağlık hizmeti alamamaktadırlar......
tuncerbio 30.07.2006, 13:01 olayın kentsel ekonomiye dair yansımalarına bakarsak
*Ülke ekonomisi için önemli olan ve para dengesi açısındanda hatırı sayılır yere sahip olan bankalar yabancı yatırımcılar tarafından tek tek elınarak ne yapılmak istenmektedir?
*gerek serbest bölgelerde gereksede diğer sanayi bölgelerinde açtıkları iş yerlerine vergi ve ssk da indirim sağlanmış türk sanayicilerin rekabet şansı azalmış ve vergi sistemi zarara uğratılmıştır...
*Ülkenin en büyük gelir kaynağı olarak gösterilen turizm;Turizm şirketlerinin bir çoğu yabancı gruplara aittir ve birçoğunun merkezi türkiye olmadığı için paralar direkt olarak Ülke dışındaki bankalara aktarılmakta ve Türkiye turizm den kazanması gereken paranın çok az kısmını kazanmaktadır
yine büyük ve yabancı patentli oteller tam pansiyon sistemine geçerek ülke içinde döviz geçişini önemli derece azaltmıştır.....
*mülk ve ticarethene elde edebilme hakkının verilmesiyle hatırı sayılır toprağımızı almışlar
dünya borsalarına göre çok büyük işlem hacmi olmayan borsamızda istedikleri gibi at koşturmaya başlamışlardır.............
daha yazmak için çok konu var ama bu kadarı bilre anlamaya yeter herhalde.......
manifesto 30.07.2006, 13:03 Avrupa Birliği ..:) Avrupa var ama birlikden söz etmek mümkün değil...
Ama bu süreçden en çok istifade edecek olan hiç şüpesiz bu ülkede yaşayan vatandaşlarımızdır..
Bazı arkadaşlar sosyalist damarları ile yorum yapmışlar ama bu gerçekçi değil..
Gümrük birliğine girilecekken o dönem şu slogan çok meşhurdu..
"Onlar ortak biz pazar" :) ve birçok kesim gümrük birliğinin ülke için felaket olacağını söylemişdir...sonuç ortada..
İhracat dahi yapamayan bir ülke iken yani senede 15 20 milyar dolar ihracat yapabilen bir ülke iken şimdi 100 milyar dolara dayandı ihracat..yerli sanayi biter derken şimdi uluslar arası markalara sahibiz...sanayimiz gelişti rekabet gücümüz arttı ve vatandaş ucuz ve kaliteli ürünlere kavuşdu..
Bu süreç müsbet yönde ilerlemeye devam edecek..
*Kürt vatandaşlarımız bu süreçde hakları olan demkratik düzen içerisinde yerlerini alacaklar
*Dindar vatandaşlarımız inançlarını daha iyi yaşama ve özgürce birey ve vatandaş olarak sistemde yer alacak
*Asker kendine ait olan konuma çekilecek..ve darbe geleneği ve darbeci paşalar bu süreçte pasifize edilecek..demokratik düzen sağlanacak..
*Temel insan hak ve özgürlükleri gelişecek.(işkence artık gündemimizde değil)
Tarımda onmilyonlarca insan istihdam etmek yerine bu insanların çoğu sanayiye kaydırılacak ve tarımda üretim kalitesi ve rekabet gücü artacak..
ohho bitmez bu yazı..:)
*kaliteli olduğu iddaa edilen genetiği değiştirilmiş tohumlar ki üreticisi israildir getirilmiş geçici ürün arttırımı sağlanmış ama 2-3. yıl tarlalar felç olmuştur
*birliğin isteği doğrultusunda zeytin kalitesini arttrmak için macaristandan ve ispanyadan getirilen ağaçlar ekilmiş bunlarla taşınan mantar çoğunluğu Muğla ve Balıkesirde 400 bin ağacı kurutmuş binlercesi i,se bulaşma ihtimaline karşı yakılmıştır.
Ekmeyeceksiniz o zaman, bunu köylü bilmezde bu ülkede bu gönderilen tohumlari analiz eden bir kurumunuz yoksa veya yetersizse her önüne gelen size biseyler yollar sizde ekersiniz...
Avrupa birliginin türkiyede ki tarim urunlere asiri hormon ve tarim ilaci kullandigi tespit etmistir..
Avrupa birligi türkiyeden kanatli hayvan ithalini yasakladi.. Bizde de bu tavuklar ic piyasaya satiliyor....
Tavuk ureticilerin aciklamalari bunun kasten yapildigidir urunlerinin temiz oldugudur hikayeleri v.s Bunu biz cernobil sonrasinda cayda findikta gördük...
olayın kentsel ekonomiye dair yansımalarına bakarsak
*Ülke ekonomisi için önemli olan ve para dengesi açısındanda hatırı sayılır yere sahip olan bankalar yabancı yatırımcılar tarafından tek tek elınarak ne yapılmak istenmektedir?
Bu olay turkiyenin ortadogunun finans merkezi olma yonunde bir adimdir..
*gerek serbest bölgelerde gereksede diğer sanayi bölgelerinde açtıkları iş yerlerine vergi ve ssk da indirim sağlanmış türk sanayicilerin rekabet şansı azalmış ve vergi sistemi zarara uğratılmıştır...?
Avrupa da emek pahallidir. Bu yüzden ingilteredeki tekstil sektoru diger ulklere kaydirilmistir.. Ve bir cok avrupa ülkesine agir sanayide kullanilmak üzere yedek parca üretimi yapiyoruz..
*Ülkenin en büyük gelir kaynağı olarak gösterilen turizm;Turizm şirketlerinin bir çoğu yabancı gruplara aittir ve birçoğunun merkezi türkiye olmadığı için paralar direkt olarak Ülke dışındaki bankalara aktarılmakta ve Türkiye turizm den kazanması gereken paranın çok az kısmını kazanmaktadır...
ThomasCook avrupanin onde gelen turizm acentasidir.. Bunlar turkiyede cesitle otellerle aylar once anlasmalar yapar ve belli dönemlerde bazi odalari satin alirlar ve pazarlar. Sonuc olarak gelen turist odemeyi bu sirkete yapar buda turizm firmasina parayi yollar.. Tursab acizligi gitsin her ulkede subeler acsin.. THY tek yonlu fiyat bileti ile adamlar burda 7 gunluk tatil yapiyor.. gidis donus ucakla. Yatak ve digerleri dahil...
yine büyük ve yabancı patentli oteller tam pansiyon sistemine geçerek ülke içinde döviz geçişini önemli derece azaltmıştır..
Büyük otellerin etrafinda ya da turistlik bolgelerine bakin 100 tane halici ve normal fiyati 100 ytl olan seyi turiste 300 ytl satarsan. hijen uygulmazsan, kacak icki satarsan ( kendin uretip ) elbetteki bu firmalar hersey dahile giderler..
Ama burda bir elestride ben yapayim.. Yabancilara uygulanan bu tarife neden türkiyede yasayanlara uygulanmaz...Nasil bir ticaret anlayisidir Anlamis degilim
eylüleren 30.07.2006, 16:28 dayatma olarak kabul edilenler
-Helsinki Doruğunda Avrupa Birliği için adaylığımız kesinleşirken açıkça AB “ben Kıbrıs’ı AB’ye (dolayısıyla Yunanistan’a) bu yıl sonuna kadar ilhak ederim. Türkiye sesini çıkarırsa Türkiye-AB ilişkileri kesilir” diyor.Kıbrıs’ta bir ortak devlet olmalıymış. Bu ortak devlet ayrılmaz ve bölünmez bir bütün olmalıymış. Kıbrıs’ta tek bir vatandaşlık olmalıymış. Rumlara büyük miktarda toprak bırakılmalıymış. O da yetmezmiş çok sayıda Rum kuzeye geçip yerleşebilmeliymiş. Kıbrıslı Türklerin tek güvencesi olan Türk askeri de Kıbrıs’tan çekilmeliymiş Bunlar biraraya geldiğinde görülür ki bazı etkin çevreler Kıbrıs’ta, konfederasyon şöyle dursun, federasyona bile razı değiller.kıbrısın şu andaki durumu çoktan tayin edilmişti.
-AB Ege’yi de istiyor; Kıbrıs’ı ve Ege’yi ver, ondan sonra seninle ne yapacağımızı oturup konuşuruz diyor
-Ermeni meselesi var Avrupa Parlamentosu pozisyonunu belirlemiş; Türkiye “ben soykırım yaptım, suçumu kabul ediyorum” demez ise Parlamentodan Türkiye ile ilgili hiçbir olumlu kararın geçmiyeceğini belirtiyor.
-Güneydoğu var; AB, ayrı siyasi kimlik istiyor, sadece “dil” ile yetinmiyor. Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir adım atılması için bu da gerekli: AB pozisyonunu belirlemiş.
Bütün bunlar Türkiye-AB ilişkilerinde AB’nin dayattığı ve dayatmakta olduğu koşullar. Katılım Ortaklığı Belgesinde bile siyasi kriter (koşul) olarak yazılı olarak bulunuyor.kıbrıs ve ege meselleri
AB'ye girmekle demokrasinin yayginlasmasi ve toplumsal refah seviyesi artacak ama hemen olmayacağı kesin halkada bu şekilde aktarılıyor.girer girmez herşey yoluna girecek sonuçta buda bir aldatmaca.daha fazla demokrasinin,insan haklarının,adaletin,ülkede her alanda gelişmenin bende yanındayım.karşısında değilim.ama AB'nin bizi arasına alacağına inanmıyorum.ondan dolayı kendi kendimizin ümidi olalım diyorum
Tolgamanco 30.07.2006, 17:20 aga cok guzel bır konuya tahakkuk etmışsın saol...
tuncerbio 30.07.2006, 17:26 Birliğin Türkiyeyi almak adına talep ettikleri;demokratikleşme ,daha iyi bir ekonomi tabanı ,askeri ve sivil düzenlemeler vb....zaten Türkiyede bunları yerine getirecek bir devlet yapısı oturmuş olsaydı sosyal devlet anlayışı oluşmuş olurdu ve bizim birliğe ihtiyacımız kalmazdı.... öyleyse gelişen Türkiye kendi koşullarını yaratursa zaten birlikten bağımsızda iyi yaşayabilecektirrrrrrrr........................... ....
Ne abd ne ab yaşasın tam bağımsız Türkiye
pastoralsenfoni 30.07.2006, 18:12 Birliğin Türkiyeyi almak adına talep ettikleri;demokratikleşme ,daha iyi bir ekonomi tabanı ,askeri ve sivil düzenlemeler vb....zaten Türkiyede bunları yerine getirecek bir devlet yapısı oturmuş olsaydı sosyal devlet anlayışı oluşmuş olurdu ve bizim birliğe ihtiyacımız kalmazdı.... öyleyse gelişen Türkiye kendi koşullarını yaratursa zaten birlikten bağımsızda iyi yaşayabilecektirrrrrrrr........................... ....
Ne abd ne ab yaşasın tam bağımsız Türkiye
galiba bütün yazılanların özünü açıkça bu yazıda görüyorum.türkiye bu şartları yerine getirdiği takdirde a.b ye ihtiyacı kalmayacaktır.hatta avrasyaya açılan kapı olarak bir merkez haline gelebilir.
ab. nin bize faydaları hiç yolmadığı gibi sadece zararları olduğunu düşünüyorum.
ab.ye girmek isteğimiz sadece istekle kalacaktır ab. komüsyon üyelerinden iki kişinin konuşmalarıda daha önce yazılı vedegörsel medyada yayınlamıştı.
ve ab. nin türkiyeyi oyalama politikasını açık bir dille anlatıyorlardı .
ab. üyeliği sevdası bizlere çok şey kaybettirdi kaybettirmeyede devam edecektir . sonuç olarak ben karşıyım bu gün ab. üyesi olmayan fakat çok kuvvetli bağımsız ülkeler var . türkiye de isterse ab. yi arkasından koşturabilir .
bizim değil onların bize yalvaracağı bir düzeye ulaşmamız mümkün olabilir .
bu gün karşımıza insan hakları diye çıkan yok şunu yapmayın ,yok bunu yemeyin ,içmeyin diye bizleri yönlendirmeye çalışan ve bunları bizler istemesekte kuzu kuzu yaptıran ab. kendileri her ay faşitçe iğrençlik ötesi olarak insanları idam ettirip bunu canlı canlı insanlara seyrettirmeyide insanlık sayıyorlar . bu gün bizlere yargı konusunda dersler veren ab. insanlara zulüm ve vahşiliği şarkılarla ve danslar eşliğinde zafer kutlamaları yapmaktan geri kalmıyorlar bizlere değilikinci üçüncü sınıf vadandaş olarak bile görmeyen ve havaalanlarında pasaportlarımıza başka hiçbir ülke vatandaşına yapmadıkları uygulamaları yapıp mühür vuran zihniyeti kabul etmiyorum vede sindiremiyorum
daha iyi yönetimle daha iyi bir zihniyetle çok daha ilerilere türkiye
Birliğin Türkiyeyi almak adına talep ettikleri;demokratikleşme ,daha iyi bir ekonomi tabanı ,askeri ve sivil düzenlemeler vb....zaten Türkiyede bunları yerine getirecek bir devlet yapısı oturmuş olsaydı sosyal devlet anlayışı oluşmuş olurdu ve bizim birliğe ihtiyacımız kalmazdı.... öyleyse gelişen Türkiye kendi koşullarını yaratursa zaten birlikten bağımsızda iyi yaşayabilecektirrrrrrrr........................... ....
Ne abd ne ab yaşasın tam bağımsız Türkiye
galiba bütün yazılanların özünü açıkça bu yazıda görüyorum.türkiye bu şartları yerine getirdiği takdirde a.b ye ihtiyacı kalmayacaktır.hatta avrasyaya açılan kapı olarak bir merkez haline gelebilir.
Olayin bence püf noktasi su getire bilirmiyiz getiremezmiyimiz. Bence hayir isimleri hafizamda tutamamda Fisher diye hatirliyorum soyle demisti siz 1968 kusagini katlettiniz o yüzden demorakrasiyi getiremezsiniz biz sizin adiniza getirecegiz...
bizlere değilikinci üçüncü sınıf vadandaş olarak bile görmeyen ve havaalanlarında pasaportlarımıza başka hiçbir ülke vatandaşına yapmadıkları uygulamaları yapıp mühür vuran zihniyeti kabul etmiyorum vede sindiremiyorum daha iyi yönetimle daha iyi bir zihniyetle çok daha ilerilere türkiye
Buda bizim disislerinin acizligidir.. Gidip kardesim hayirdir nedir bu insanlarin ozel hayatlarina giriyorsunuz biz bile banka bilgilerine tapu kayitlari v.s ulasmak icin yargidan emir cikartirken siz nasil istersiniz.. Biz sizin vatandaslariniza boyle bir uygulama yapiyormuyuz.. Ellerini kollarini sallayarak geliyorlar ve vizesiz giriyorlar..
Avrupa birligine dahil oldugmuzad bu sorunda kalkacak.....
tuncerbio 30.07.2006, 23:58 Avrupa birliği ülkelerindeki insanların Türkiyeye vizesiz girmesi geçmişte aet sözleşmesindeki ek maddeleri imzalayan yöneticilerimizin acizliğinden kaynaklanmaktadır ve bugun yerinde bir devletçilik yapısıyla istenildiğinde bu tekrar ortadan kaldırılabilinecek bir sorundur........
68 ruhuna dair söyledikleine gelince o dönemim lider kadroları erdemin,inancın ....temsilcileridir ideolojileri bugün gerilesede ayakta ve savaşmaya devam etmektedir onu yıkmak yada değiştirmek zor iştir biz onların getirmeye çalıştığı demokrasi ve bağımsızlık iradesinin hiçbier emperyalist güç tarafından getirilemeyeceğininde farkındayız AB bir emperyalist ağdır ve bize 68 lilerin istediği demokrasiyi getirmeyecekleri açıktır......
ne abd ne ab yaşasın tam bağımsız Türkiye........Partizan
68 ruhuna dair söyledikleine gelince o dönemim lider kadroları erdemin,inancın ....temsilcileridir ideolojileri bugün gerilesede ayakta ve savaşmaya devam etmektedir onu yıkmak yada değiştirmek zor iştir biz onların getirmeye çalıştığı demokrasi ve bağımsızlık iradesinin hiçbier emperyalist güç tarafından getirilemeyeceğininde farkındayız AB bir emperyalist ağdır ve bize 68 lilerin istediği demokrasiyi getirmeyecekleri açıktır...
Olayin bence püf noktasi su getire bilirmiyiz getiremezmiyimiz. Bence hayir isimleri hafizamda tutamamda Fisher diye hatirliyorum soyle demisti siz 1968 kusagini katlettiniz o yüzden demorakrasiyi getiremezsiniz biz sizin adiniza getirecegiz...
yazisini cevap vermissin..Benim herhangi bir kusagin ruhuna soydegim yok...Orda bir gonderme var siz bir aydin bir kusagi yok katlettiniz bisey yapamazsiniz...
Baslangiclari marx lenin yada mao olup sonra Atatürkçülüge savunup mahkemede ifade verenlerlerden, FKF icersinde parcalanmalar olup degisik dernekler cıkması.. 68 ruhuna yusuf deniz huseyinin tutuklanmasına karsi diger sol orgutlerin yaptigi eylemlerde bakabilirsin dayanisma acisindan.. Simdi alanlarda birbirlerine giriyorlarlar...ben senin onunde olacagim kortejde benim pankartim olacak v.s neyse bunlari bu topicte tartismayacagim dip not olarak kalsin..
1960 Anayasasi bile ihtilalle gelmistir bu ulkeye daha sonra 1972 muhtarisi bu anyasa bu ulkeye bol gelmistir diye ve sonunda 1980 darbesi...
2006-1960= 46 yil.. ne yapilmistir kazanalim olarak... Daha düne kadar polis yargisiz infaz yaparken keyfi goz altilarda bulunurken avrupa birligi uyum yasalarinda bunlara sinirlama getirlmistir.. Yazmakla bitmez.. MGK sivillestirilmistir...
Emparyalist olarak nitelendiginiz devletler1980 darbesinden kacanlarin siginagi olmustur.. Benim ulkem 5 para etmez ben sizin ulkenizin vatandasi olmak istiyorum diye..(boyle bir dilekce vermezsen zaten vatandasliga almazlar)
iskence goruyorum diye basvuru yapilan Aihm de Emperyalistlerin bir mahkemesi...sizlere gore dimi..
Sonuc: Turkiyede yasayan insanlar yillardir ezilmistir bastirilmistir dilinden dininden ve irkindan dolayi ve bunu kendi ic dinamigi ile cozecek durumda degildir olsaydi simdiye kadar gorurduk. (Avrupa birliginin istedigi yasalar haric hangi anlamda bir demokratiklesme yasasi cikmistir.)
Ben birlige girmekle cok seyin hal olacagina inaniyorum.. insanlar ozgurlukleri ile tanissinlar ondan sonra elinden alamazsiniz... Biseyi kazanmak icin degilde birseylerin elinde vermeme mucadelesi verirler..
tuncerbio 31.07.2006, 22:43 ''2006-1960= 46 yil.. ne yapilmistir kazanalim olarak... Daha düne kadar polis yargisiz infaz yaparken keyfi goz altilarda bulunurken avrupa birligi uyum yasalarinda bunlara sinirlama getirlmistir.. Yazmakla bitmez.. MGK sivillestirilmistir... ''
evet o nedenşedirki bugun devletin kolluk güçlerine kişinin tehlikeli görülmesi durumunda direkt olarak ikaz edilmeden ateş açma hakkı verilmiştir
''iskence goruyorum diye basvuru yapilan Aihm de Emperyalistlerin bir mahkemesi...sizlere gore dimi''
ideolojim kabul etmediğim ve karşısında olduğum birlik yada devletlerin hukuk siateminin aldığı kararları bağlayıcı olarak kabul etmiyor zaten.......
bu topraklarda insanların bastırılması,din,dil,ırk vb nedenlerden horlanması yada katledilmesi sadece TC dönemine ait değildir önceside kanlıdır bu biryerlere üye olmayla falan da düzelmez devletin sosyal devlet olmasının yükümlülüğü olan eğitim-sağlık-ekonomi konularında halkına birşeyler vermesiyle onları hak ettiği yerlere getirilmesiyle olur bunun içinde aracı emperyalist kurumlara ihtiyacı yoktur........
''Baslangiclari marx lenin yada mao olup sonra Atatürkçülüge savunup mahkemede ifade verenlerlerden..........'' dediğin kısmı bu topikte olmasada tartışacağımızdan emin olabilirsin !..
ne abd ne ab tambağımsız Türkiye
devletin sosyal devlet olmasının yükümlülüğü olan eğitim-sağlık-ekonomi konularında halkına birşeyler vermesiyle onları hak ettiği yerlere getirilmesiyle olur bunun içinde aracı emperyalist kurumlara ihtiyacı yoktur........
iste o dedigin gunumuzde ne kadar oluyor? yada yakin tarihimizde bu ulkenn askeri harcamalara harcadi para egitime harcansaydi su anda konumuz cokta farkli olurdu...
Kim yapacak bunlari secimelere baktigimizda goruyoruz kimlerin iktidara geldigni ve hangi politaklarla.. Bunlardan olmaz.. Peki oy orani %o1 asmayanlar la mi..
Burayi istatiksel bilgilerle bogmak istemiyorum ama bir gecelik faiz bu ulkede %7500 olmustur paranin %50 si yine bu ulkede birgecede dusurulmustur.. Ab uye olduktan sonra boyle bir dalgalanma hicbir ab ulkesinde olmamistir.
Yine emperyalist dedigin birlige ihracatimizin %50 sinden fazlasini yapmaktayiz ve gelir dagilimi karsilastirmayacak kadar fark var...
ne abd ne ab tambağımsız Türkiye
amin
tuncerbio 01.08.2006, 12:18 Paranın çok hareketli olmasını sağlayan şey dalgalı kur politikası uygulanmasıdır bunu sende benim kadar iyi biliyorsun......ekonomiyi düzeltmek adına 6 sıfır atıp 50 ve 100 lük banknot basmayla gizli devalasyon yaparak....dolar euro parametrelerine müdahale ederekte ülke ekonomisi düzelmez bunu herkes biliyor...........
bugün sırtını imf ye dayayan bir ekonomi anlayışı yada ab destekli yeni bir anlayış nekadar düzeltir ülkeyi bu ülkenin tek kurtuluşu kendisi ve kendi kaynaklarının düzenli kullanımında yatmaktadır.....
orduya harcanan parayıda bana soracak değilsin ya kemalist rejimi tehlikelerden o para olmadan nasıl koruyacak TC (ben kemalist değilim onuda belirteyim),bugun bölgeden çekilip 150 bin korucuyu ne yapacak hem devlet (hepsi silahlı ve hiç bir işten anlamaz insanlar ....)........
ne abd ne ab tam bağımsız Türkiye
Paranın çok hareketli olmasını sağlayan şey dalgalı kur politikası uygulanmasıdır bunu sende benim kadar iyi biliyorsun......ekonomiyi düzeltmek adına 6 sıfır atıp 50 ve 100 lük banknot basmayla gizli devalasyon yaparak....dolar euro parametrelerine müdahale ederekte ülke ekonomisi düzelmez bunu herkes biliyor...........
bugün sırtını imf ye dayayan bir ekonomi anlayışı yada ab destekli yeni bir anlayış nekadar düzeltir ülkeyi bu ülkenin tek kurtuluşu kendisi ve kendi kaynaklarının düzenli kullanımında yatmaktadır.....
orduya harcanan parayıda bana soracak değilsin ya kemalist rejimi tehlikelerden o para olmadan nasıl koruyacak TC (ben kemalist değilim onuda belirteyim),bugun bölgeden çekilip 150 bin korucuyu ne yapacak hem devlet (hepsi silahlı ve hiç bir işten anlamaz insanlar ....)........
ne abd ne ab tam bağımsız Türkiye
Tabiki sana soracagim....Birlige katilmamiza kim karsi cikiyorsa ona soracagim...Asiri dincisine, Asiri sola, kemailste, %10nculara..
Utuyoplarla vaktimizi yeterince harcadik.. %o1 ile iktidara gelinemiyeceginide...Ve bu cikan uyum yasalarini sizlerin yapmasini beklesek 100 yil kadar gecmesi lazim...
Avrupa birligine girdigimizde birileri islerin kaybedecek hatta basladi bile sirf onlarin koltuklari rahat olsun yada bazilari yuksekten atsin diye bu ulkede yasayan halkın hakkinda fedakarlik edilmez..
Avrupa birliginin bir calisma seklide.. Gumruk Vergileriyle elde edilen gelirlerin bir kismi gsmh dusuk olan uye ulkere kaydirilmaktadir.. Uye olmadigimiz icin kaybimiz en az 1 milyar euro bu para nereye mi gidiyor.... Eskiden yunanistandi simdi dahil edilen birlik uyelerine...
Siya Saperen 01.08.2006, 14:24 Tabiki sana soracagim....Birlige katilmamiza kim karsi cikiyorsa ona soracagim...Asiri dincisine, Asiri sola, kemailste, %10nculara..
Utuyoplarla vaktimizi yeterince harcadik.. %o1 ile iktidara gelinemiyeceginide...Ve bu cikan uyum yasalarini sizlerin yapmasini beklesek 100 yil kadar gecmesi lazim...
Avrupa birligine girdigimizde birileri islerin kaybedecek hatta basladi bile sirf onlarin koltuklari rahat olsun yada bazilari yuksekten atsin diye bu ulkede yasayan halkın hakkinda fedakarlik edilmez..
Avrupa birliginin bir calisma seklide.. Gumruk Vergileriyle elde edilen gelirlerin bir kismi gsmh dusuk olan uye ulkere kaydirilmaktadir.. Uye olmadigimiz icin kaybimiz en az 1 milyar euro bu para nereye mi gidiyor.... Eskiden yunanistandi simdi dahil edilen birlik uyelerine...
Utopyalar... Tıpkı ab ütopyası gibi....
Bana kalırsa hala aynı hava devam ediyor. Sağ sol çekişmeleri iç didişmeler ve sınıf farklılıklarını yok sayma...
Avrupa birliğinin ülke ekonomisine getirilerinin olacağı konusunda haklı olabilirsiniz. Bu konuda çok da fazla çelişmiyoruz. Fakat bana kalırsa üzerinde durulması gereken konulardan biri de ülkenin bağımsız yapısı. Bu konu aslında biraz da göreceli. Nihayetinde bağımsızlık anlayışını batılılaşma ve refah seviyesiyle ilintili gibi görüldüğü bir ülke burası. Bu konuda birliğin bir çok dayatması var. Çünkü oluşturuşmak istenilen hava bu yönde. Refah düzeyi olgunlaşmış, batılı, çağdaş fakat avrupanın özerk bir kolu olan Türkiye portresi...
Avrupa birligine girdigimizde birileri islerin kaybedecek hatta basladi bile sirf onlarin koltuklari rahat olsun yada bazilari yuksekten atsin diye bu ulkede yasayan halkın hakkinda fedakarlik edilmez..
Birlik üyeliği sonucunda kimlerin işini kaybedeceğini anlamadım. Ama anladığım konu üst sınıfın yararlılığını proleteryanın yararlılığına yeğ tuttuğunuz. Çünkü avrupa birliği demek sermayenin hakim olduğu (-ülke yönetiminde dahi) emekçi kesimin de bir çok politikayla baskı altında tutulduğu bir sistem demek.
Ayrıca sizin sözüne ettiğini şekilde kapitalist birlikler hayır kurumları değildir. Çünkü tüm ortakların eşit kazanç sağlaması kapitalizmin mantığına aykırıdır. Örneğin Avrupa Birliği bünyesinde uygulanan ortak tarım ve fiyat politikası nedeniyle, daha geri durumda bulunan ülke ve bölgeler bundan zarar görmektedirler. Keza ortak gümrük politikası açısından da aynı şey söylenebilir. Bu sonuçlar, avrupa birliği üyesi ya da aday ülkelerde çiftçilerin ve çıkarları zedelenen burjuva, küçük burjuva kesimlerin muhalefetine neden oluyor. Fakat kapitalizmin temellerine yönelmeyen bu tür muhalif akımlar, kapitalist birliklere katılıma karşı çıkarlarken çağın ekonomik gerçekleriyle bağdaşmayan bir ulusal kapitalizm savunusu içinde debelenip duruyorlar. O yüzden size net bir şey söyleyebilirim. Katılım tartışması burjuvanın iç sorunudur. O yüzden yazının sonunda belirttim. Ülke yararlılığını emekçi kesimin yararlılığına eş tutarak incelenip tartışılması gereken bir konudur bu...
Saygılar...
amerikalı 01.08.2006, 16:38 Şu anki haliyle Türkiye hele AB'nin her dediğini yaparak girmeye çalışırsa diğer AB ülkeleri gibi modern bir ulus devlet değil, Irak gibi etnik ve dini etiketlerin olduğu, insanların ayrıldığı bir ülke olur. Kimsenin dini veya etnik kültürünü yaşamasına karşı değilim olanları da tasvip etmem, ama AB ülkeleri kendisinin kabul etmediği şeyleri Türkiye'ye dikte etmesine karşıyım. Yok eğer, Türkiye bir "labaratuvar" olmayı kabul ediyorsa ona diyeceğim bir şey yok.
AB'nin ekonomik faydaları konusunda ise şüphelerim var. Zira, AB şu anki haliyle ekonomik olarak bir "model" sunmuyor. Ekonomik gerçeklikler ile sosyal devletin tembelleştirdiği ve bu tembelliği bırakmak istemeyen halk arasında sıkışmış bir AB siyaseti var. Hiçkimse hayal kurmasın AB ülkeleri Yunanistan, İspanya, Portekiz'e verdikleri desteği Türkiye'ye vermeyecekler. Bunu defalarca deklare ettiler. Zaten, böyle bir para yok, olsa dahi halk bunu Türkiye'ye verdirmez.
EŞİTLİK PARTİSİ 05.08.2006, 16:59 Değerli Canlar
Başlıkta da belirttiğimiz gibi AB Emperyalist bir örgüt olup insanlık için bir yararı yokturdur,o nedenle derhal tüm ilişkiler kesilmelidir diye düşünüyoruz.
Diğer ayrıntılar bir yana,
-Irkçılığı dayatmaktadır
-Ayırımcılığı daymaktadır
Ve bunları da,güya''demokrasi'' adına yapmaktadır,klasik böl-paraçala-yönet taktiği.
Kısa süre önce Yugoslavya olaylarında,Afganistan işgalinde,Irak işgalinde ve nihayet bu gün Lübnan olaylarındaki tavrı bellidir.
Daha Afrikaya,Güney Amerikaya ve Güney Asyaya gitmiyoruz.
Ne dersiniz,nedametmi getirdi bu insanlık düşmanı Devletler,felsefemi değiştirdi de birden ''Demokrasi-Eşitlik'' savunucusu kesildi,gerçi bunu savunduğunu görmedikte,olduğunu iddia edip savunanları,halkı etkilemeye çalışanları gördük ve görmeye devam ediyoruz.
Hiç bir insan yada kurum,bu denli insanlık düşmanı siciline rağmen,eğer bunlar adına açık,net özeleştiri yapıp,davranışlarını da ona göre ayarlamadıktan sonra bu sabıkadan kurtulamaz.
-Bize bir tane bu ülkeler dışında bir PATENT gösterin ki,bu ülkelerden olmasın...
-Neden TOPRAK REFORMUNU ilk önce gündeme getirmiyor.
-Grevli Toplu sözleşmeli,Lokavtı yasaklayan sendikal hakları ileri sürmüyor ve tüm çalışanlara uygulanmasını istemiyor.
-Neden sömürünün en ahlaksızı olan KUR FARKLARINI kaldırmak için bir önerisi yok.
Ha birilerini ayarlayıp,kandırıp yada önce suç işletip sonra dönüp,biz ne yapalım,sizin hükümetler bunu taahhüt etti ve onayladı deme dolandırıcılığına tevessül ediyor.
Bu işlerde bitecek ve tüm bölge ezilen halklarının sloganı olan,AKDENİZE gömüldükten sonra söyleyecekler ama iş işten geçmiş olacak...kaç gün dayanacaklar acaba bu eli kanlı terörist AB...
Saygı ve sevgilerimle
Bektaş ÇELEBİ
Yasadagimiz dunya icinde olusan birlikler icinde daha demokratik olani varmi..???
ve altini israrla cizdigim sey.. Su ana kadar cikarilan uyum yasalari...Bunu hangi parti cikarta bilirdi... Biraz gercekci olalim.. O emperyalist bu emperylaist icinde bulundugumuz konum ne... %35 ile iktidara gelen mollaci kokenli bir parti..
Turkiyede proleter mi var mi? Varsa biz niye goremiyoruz.. Bir aralar tumtis-is bunu yapiyordu ama yapilan sendika seciminde proleterin tutumunu gorduk... Mezarda emeklilik yasasina karsi sendikalardan gelen tepkisizlik.. Sari Sendika diyeceksiniz...sendika agalari v.s zaten yillardir bu deniliyor... Turkiyed bir isci sinifi bilinci yoktur ve olusmamaktadir.. isciler daha kendi haklarini savunamiyor..
Turkiye resmini cekmek lazim ilk once issizlik orani egitim seviyesi demokraside bulundugumuz yer...Daha dune kadar alevi oldugmuuzu saklardik simdi ise eylul ayindaki karar sonunda dayatma olan din derslerinin secmeli hale gelip gelmeyecegini gorecegiz peki aleviler ne yapti bunun icin... mahkemeye giden vatandasimiz haric..
Patent konusuna degineceksek: Firmalar AR-GE yuksek miktarlarda para harcamaktadir..Ve bunun karsiliginda yeni bir urun gelistirdiginde patenti almasi kadar dogal bir sey yoktur kapitalizm icinde... Simdi sizin firmaniz var 2milyon dollar harcama yapmissiniz ve bir urun gelistirmissiniz ve bundan kar edeceksiniz. Eger patent olmasa urun piyasa ciktiktan 1 hafta icinde taklidi yapan baska firma cikar.. ve sizin bir hafta icinde sattiginiz mal o harcadiginiz 2 milyonu karsilamaz ve boylelikle kimse yeni urun gelistirmeye yonelmez... Turkiyede 1981-2006 yillari arasinda sadece Yerli firmalarin 6,579 patent icin basvurdugu bununlardan sadece 1273 tanesine patent verilmistir.. yillardir Turkish Delight olarak satilan lokum.. Bir cinli tarafindan Tescil edilmistir.. Ve sadece bu firma kullanacaktir.. Biraz da kendimizi sorgulayalim....Binlerce lokum yapan firma varken....Kimsenin aklina gelmemesini...
Kur farklari ile avrupa birligini karsilastirmasi ne derece dogrudur.. Bir paranin uluslar arasinda degeri ithalat- ihracat dir.. Para her aklina esildiginde basilacak bir enstrumantal degildir bir karsiligi olmustur.. Turkiyedek bu kur dengesizligi asiri ithalat ve batan bankalar degerlendirilebilinir...
Sabit mi... dalgali kurmu... Dunyada gecerli olan dalgali kurdur cunku arz talep uzerine konulmustur. doviz kurlarinin yukselmesi dovizin gelen yabancilarin borsadan ve turkiyed cikmasidir.. o zaman dollari 1,300 tutmak icin cikan butun paranin merkez bankasi tarafindan fonlanmasi lazimdi.. Merkez bankasi bu parayi yapilan ihracatlardan elde eder.. Demekki ihracatinizin cok olacak yani MB Kasasinda doviz likitidesi yuksek olacak.
Avrupa birligine girdigimizde ortak gümrük tarifinden tam olarak yararlana bilecegiz cunku birligin bazi ulkelerle boyle anlasmalari vardir ve biz tam uye olmadigimiz icin faydalanamiyoruz.... Turkiyede uretilen urunlerin birlik icerisine satilmasi veya birligin baska ulkelerden temin ettigi metalarin turkiyede yapilip satilmasi sonucunda ekonomik anlamda buyume getirecek ve issizlik dusecektir...
Avrupa birligi konusunda istatikleri ise daha ilerde paylasmak uzere saygilarimla
EŞİTLİK PARTİSİ 06.08.2006, 12:26 Değerli slush
Yada kurtaracağız...
Tabi sizinki de bir görüş,saygı duyarız ama,ayrıntılar...aslolan genel stratejilerdir ve bu ayrıntıları o stratejiler belirler.
Sevgilerimle
Bektaş ÇELEBİ
Bende Sayın Bektaş Çelebiye katılıyorum Avrupa Birliği bir Emperyalist kuruluştur bugünki gazetede yazılanlara baktığımızda bu çok iyi anlaşılır Avrupa Birliğinin genişlemeden sorumlusu Rehn açıklamasında Türkiyenin avrupa birliği ile orta doğu arasında köprü görevi yapacağını söylemiş ;
Bu ne anlama geliyor Türkiye avrupa birliğinin emperyalist emelleri içi aracı olacak yani bir nevi maşa olacak ,avrupa birliği bizden onların orta doğudaki çıkarları için değnekçilik yapmamızı istiyor amerikanında amacı bu avrupa birliğininde türkiyede garip kendi ayağında dikelemediği için onun bunun verdiği koltuk değnekleriyle ayakta duruyor aslında bizim ayakta durmak için ne amerikanın nede avrupa birliğinin koltuk değneklerine ihtiyacımız var ama bunun farkında değiliz umarım bir gün farkına varırız inşallah o gün geldiğinde gercekten yaşlanıpta bi koltuk değneğine ihtiyac duymayız.....
SAYGILAR...
Paranin ikiye böldügü bir dünyada bagimsizlik, ütopik bir kavram olarak özgürlükcülerin bildirilerinde kalmistir.
Seceneklerimiz:
*Seriat
*Yeni osmanlicilik oyunu
*Türk alemi ile birlesme hayali
*Isgal edilme
*AB
*Yok olmak
**Tam bagimsizlik? Nasil? Borclar? Anlasmalar? Bop Plani?Demokrasi? Devrim? Kiminle?Kültür devrimi? sanayi devrimi? yoookk!!!
vb.. 1923 ler belki daha iyimsaerdi...
Bu gün büyük ülkelerin dahi tek basina ayakta kalmalari olasi degildir.
empeyalizmin hakim oldugu dünyada tek cikis, belki Venezüella/Cahwez örnegidir, ya da yukaridaki maddelerden biri...
|
|