Orijinalini görmek için tıklayınız : O Hz ALİ 'dir


D-e-v-r-i-m
30.07.2006, 18:12
Hz. Ali hem din adamı ve hem de büyük bir din alimidir.

O hem olağanüstü bir bilgi ile donamış bir filozof hem birikimini toplumu ile paylaşan bir bilge.

O hem arı, hem de arıtıcı.

O hem bir asker hemde bir kahraman.

O hem zengin, hem de yoksul.

O hem devletin başındaki Halife hem de bir işçi veya köylü.

O hem toplumsal hem de siyasal bir önder.

O hem hatip, hem de bilgisine ve kalemine erişilmez bir yazar

O hem zahiri, hem de batini bir sır.

O hem başta, hem sonda.

O hem insan, hem nur.

O hem yaratanın nuruna ulaşmış bir yaratıcı, hem de yaratılmış fakir bir kul.

O hem gözlerin, hem de kalplerin görmeye çabaladıkları deha.

O hakkında yüzyıllardır “Sırrı hakikatına eremedik” denilen Veliullah

Tarihler boyunca pek çok ünlü yazarlar, ünlü araştırmacılar derler ki: “Eğer denizler mürekkep, bütün ağaçlar kâlem olsa, Âdem oğulları yazıcı olsalar, cin tayfası da hesap tutsalar; Yâ Ali, senin fazîletlerini tamamlayamazlar.”

Yine alimler derler ki: “İmâm-ı Ali’yi seven saadete erişmiştir, ona düşman bulunan şakî’dir, her türlü günahı işleyen hayduttur. İmâm-ı Ali’yi sevmek îmandan gelir, ona düşmanlık küfür ve nifâktandır.”

Hz. Muhammed ‚” Ben İlim şehriyim, Ali onun kapısıdır, İlim isteyen kapısına gelsin”

Ali_Yolcusu
30.07.2006, 18:50
çok güzeldi saol DEVRİM

yusufçukgecegez
30.07.2006, 19:03
Tarihler boyunca pek çok ünlü yazarlar, ünlü araştırmacılar derler ki: “Eğer denizler mürekkep, bütün ağaçlar kâlem olsa, Âdem oğulları yazıcı olsalar, cin tayfası da hesap tutsalar; Yâ Ali, senin fazîletlerini tamamlayamazlar.”


hz ali üstün bir insan.peygamber damadı.eşsiz bir insan.konu girişindeki tüm vasıflara katılıyorum.fakat yukarıda biraz abartı var.buda bir ali aşığı gözüyle bakılınca yerine oturuyor.nede olsa aşık sevdiğine ne iltifat eylese azdır.güzel bir paylaşım.

D-e-v-r-i-m
30.07.2006, 19:08
Tarihler boyunca pek çok ünlü yazarlar, ünlü araştırmacılar derler ki: “Eğer denizler mürekkep, bütün ağaçlar kâlem olsa, Âdem oğulları yazıcı olsalar, cin tayfası da hesap tutsalar; Yâ Ali, senin fazîletlerini tamamlayamazlar.”


hz ali üstün bir insan.peygamber damadı.eşsiz bir insan.konu girişindeki tüm vasıflara katılıyorum.fakat yukarıda biraz abartı var.buda bir ali aşığı gözüyle bakılınca yerine oturuyor.nede olsa aşık sevdiğine ne iltifat eylese azdır.güzel bir paylaşım.

Sanırım hakılsın Ali aşkına bizim gözümüz kör, kulağımız sağır, dilimiz tutuk belki sana göre körü körüne bir saplantı neyse abartılı bulduğun cümleleri yazarsan sevinirim üzerinde biraz konuşmakta yarar olabilir.

Ensar
30.07.2006, 21:56
Yukarıdaki "abartıyı" biraz açsak diyorum, değil mi?

Millet bilinçlensin...

Nesimi
30.07.2006, 22:07
Ali'yi güzel tanımlamış bu yazı

Ayrıca Ali zamanının büyük devrimcilerindendir. İnsanları o dönemin karanlık dünyasından çıkarmak ancak büyük insanlarla olur.

Serkan_Devrim
31.07.2006, 15:24
bir zengin hakkını yemedikçe bir yoksul aç kalmaz diyen ve dünyadaki yoksulların açlığının sebebi olarak zenginleri gösteren büyük bir devrimci idi imam Ali.

AleviGenç
31.07.2006, 16:08
bir zengin hakkını yemedikçe bir yoksul aç kalmaz diyen ve dünyadaki yoksulların açlığının sebebi olarak zenginleri gösteren büyük bir devrimci idi imam Ali.

Hz. Ali eşitlikçidir. Hz. Ali, kendisi halife olduğu dönemde en sıradan insan ne maaş alıyorsa kendisi de aynı maaşı alıyordu. Ne eksik ne de fazla. Bu yüzden Hz. Ali’yi kardeşi dahi terk etmiştir. Nasıl olurda devletin başı, bütün hazinenin tek sorumlusu, eski bir köle ile aynı maaşı alır? Bundan da bir eşitlik olur mu?

YORUMSUZ...Haklısın aliekber abi.

yusufçukgecegez
31.07.2006, 18:25
Yukarıdaki "abartıyı" biraz açsak diyorum, değil mi?

Millet bilinçlensin...

açalım aynen inşallah konu sapmaz yine.insanlar var dünyada.bazı insanlar birazdaha özel,bazılarıda çok özel.bazıları bizim gözümüzde özel.bazıları hem bizim hem allahın nazarında özel.biz annemizi, babamızı ailemizi severiz.onlar bizim gözümüzde özeldir,üstün nitelikleri bile olabilir,ama başkalarının gözünde sıradan insanlardır.birisine aşık oluruz,o bizim gözümüzde insan üstü bir varlıktır,başkalarının gözünde sıradan insan.allah nazarında sıradan insan.atatürk çok özel insandır çok kimsenin gözünde.onun uğruna hayatını feda edecek insanlar vardır.onu bir yaradıcı gibi görenler vardır.meziyetlerini sayfalar dolusu yazsan yinede bitiremeyeceğin bir insandır seveninin gözünde,özellikle türk milletinin gözünde.ama başkaları için deha sahibi sıradan bir insandır.allah nazarındada önemli bir yeri vardır elbet ama sonuçta insandır.hz muhammet.18 bin alem yüzü suyu hürmetine yaratıldı denilen insandır aşıklarının gözünde..allahın habibi varsayılan insandır.hakkında belki binlerce kitap yazılan ve allah tarafından kendine kitap indirilen insandır.ama sonuçta insandır.bizim gibidir.saf ve temiz bir sevgiyle sevilmelidir.hiç kusursuz değildir.allahın sevgili kullarındandır.tıpkı hz ali gibi.hz ali de üstün vasıfları olan bir insandır.belki insan kişiliğinin en iyi örneklerinden biridir.önderdir,öncüdür,doğrudur,yüksek karakter ve ahlak sahibidir,allahın arslanıdır.ama kusursuz değildir insandır.ama aşığının gözünde kusursuzdur,bunada diyebilecek bişeyimiz yok.aşığa ne bağdat ne kusur sorulmaz.

sertur
31.07.2006, 18:31
O' na canım kurban

ender77
31.07.2006, 18:34
Çok GÜzel YazmiŞsin GÜzel İnsan Helal Sana

Ensar
31.07.2006, 21:24
açalım aynen inşallah konu sapmaz yine.insanlar var dünyada.bazı insanlar birazdaha özel,bazılarıda çok özel.bazıları bizim gözümüzde özel.bazıları hem bizim hem allahın nazarında özel.biz annemizi, babamızı ailemizi severiz.onlar bizim gözümüzde özeldir,üstün nitelikleri bile olabilir,ama başkalarının gözünde sıradan insanlardır.birisine aşık oluruz,o bizim gözümüzde insan üstü bir varlıktır,başkalarının gözünde sıradan insan.allah nazarında sıradan insan.atatürk çok özel insandır çok kimsenin gözünde.onun uğruna hayatını feda edecek insanlar vardır.onu bir yaradıcı gibi görenler vardır.meziyetlerini sayfalar dolusu yazsan yinede bitiremeyeceğin bir insandır seveninin gözünde,özellikle türk milletinin gözünde.ama başkaları için deha sahibi sıradan bir insandır.allah nazarındada önemli bir yeri vardır elbet ama sonuçta insandır.hz muhammet.18 bin alem yüzü suyu hürmetine yaratıldı denilen insandır aşıklarının gözünde..allahın habibi varsayılan insandır.hakkında belki binlerce kitap yazılan ve allah tarafından kendine kitap indirilen insandır.ama sonuçta insandır.bizim gibidir.saf ve temiz bir sevgiyle sevilmelidir.hiç kusursuz değildir.allahın sevgili kullarındandır.tıpkı hz ali gibi.hz ali de üstün vasıfları olan bir insandır.belki insan kişiliğinin en iyi örneklerinden biridir.önderdir,öncüdür,doğrudur,yüksek karakter ve ahlak sahibidir,allahın arslanıdır.ama kusursuz değildir insandır.ama aşığının gözünde kusursuzdur,bunada diyebilecek bişeyimiz yok.aşığa ne bağdat ne kusur sorulmaz.

İyi de bay yusufçuk, benim sorum bu değildi ki, sen kendi kanılarını yazmışsın. Benim senden istediğim tarih ve hadis kitaplarında, Hz. Ali hakkında yazılan hadislerdi...

Mesela Hz. Ali'nin hayberi fethetmeye giderken Resulullah'In " Yarın öyle birini göndereceğim ki ALlah ve Resulu onu sever, O da Allah ve resulunu sever ve Allah kalenin fethini onun eliyle müyesser kılacaktır" derken hz. Muhammed'in Abartıp abartmadığını, abartıyorsa nerede abarttığını yazmanı isterdim.

Veya Resulullah Mekke'den Medineye hicret ettikten sonra, islam'ın birliği ve beraberliği gereği, Mekkeli müslümanları koruyup kollayan Medinelelilerle bağı güçlendirmek için Her Mekkeli'ye bir Medineli kardeş seçerken, kendine "kendisi gibi Mekkeli olan hz. Ali'yi seçmesi ve ona sen benim dünya ahiret kardeşimsin" demesi olayına değinerek hz. Muhammed'in abartıl(!)arını yazmanı isterdim.

Veya Resulullah'In "Ya Ali seni ancak mümin sever ve senden ancak münafık nefret eder" veya "Ali'yi seven beni sever, beni seven Allahı sever, Ali'ye kin duyan, bana kin duyar, bana kin duyan Allaha kin duyar" derken Ali sevgisini Allah sevgisiyle eş tutan hz. Muhammed'in abartı(!)larını yazmanı isterdim.
Ama sen herkes gibi kendi çıkmazlarını görüş olarak yazmışsın.

Sana bir soru sorayım, doğru söyleyip söylememen sana kalmış ama; Bu övücü hadislerden bir tanesi bile Ebubekir veya Ömer hakkın söylenmiş olsaydı abartı olarak kabul edecekmiydin???

Kısacası; Hikayelerinize karnımız tok................................

D-e-v-r-i-m
01.08.2006, 00:11
Tarihler boyunca pek çok ünlü yazarlar, ünlü araştırmacılar derler ki: “Eğer denizler mürekkep, bütün ağaçlar kâlem olsa, Âdem oğulları yazıcı olsalar, cin tayfası da hesap tutsalar; Yâ Ali, senin fazîletlerini tamamlayamazlar.”


hz ali üstün bir insan.peygamber damadı.eşsiz bir insan.konu girişindeki tüm vasıflara katılıyorum.fakat yukarıda biraz abartı var.buda bir ali aşığı gözüyle bakılınca yerine oturuyor.nede olsa aşık sevdiğine ne iltifat eylese azdır.güzel bir paylaşım.

Sevgili arkadaşım ikinci yazında hepimizin bildiği ve düşündüğü şeyleri yamışsın katılıyorum sana sevdiklerimizin kusurlarını aramayız arasakta bulmak istemeyiz çünkü onlara leke getirmek istemeyiz.

Sana sorulan soru şudur ki yazıdaki abartı nerede. Yukarıda biraz abartı var demişsin ,sana insanlara hangi gözle bakatığımız değil Hz. Ali için yazılmış bu yazıda bulduğun abartı sorulmakta buna cevap vermeni bekliyorum üzerinde konuşarak açıklık getirelim diye.

leyla can
03.08.2006, 16:29
paylasimin güzeldi tsk. ederim devrim saglicakla kal.....

yusufçukgecegez
04.08.2006, 01:52
İyi de bay yusufçuk, benim sorum bu değildi ki, sen kendi kanılarını yazmışsın. Benim senden istediğim tarih ve hadis kitaplarında, Hz. Ali hakkında yazılan hadislerdi...

Mesela Hz. Ali'nin hayberi fethetmeye giderken Resulullah'In " Yarın öyle birini göndereceğim ki ALlah ve Resulu onu sever, O da Allah ve resulunu sever ve Allah kalenin fethini onun eliyle müyesser kılacaktır" derken hz. Muhammed'in Abartıp abartmadığını, abartıyorsa nerede abarttığını yazmanı isterdim.

Veya Resulullah Mekke'den Medineye hicret ettikten sonra, islam'ın birliği ve beraberliği gereği, Mekkeli müslümanları koruyup kollayan Medinelelilerle bağı güçlendirmek için Her Mekkeli'ye bir Medineli kardeş seçerken, kendine "kendisi gibi Mekkeli olan hz. Ali'yi seçmesi ve ona sen benim dünya ahiret kardeşimsin" demesi olayına değinerek hz. Muhammed'in abartıl(!)arını yazmanı isterdim.

Veya Resulullah'In "Ya Ali seni ancak mümin sever ve senden ancak münafık nefret eder" veya "Ali'yi seven beni sever, beni seven Allahı sever, Ali'ye kin duyan, bana kin duyar, bana kin duyan Allaha kin duyar" derken Ali sevgisini Allah sevgisiyle eş tutan hz. Muhammed'in abartı(!)larını yazmanı isterdim.
Ama sen herkes gibi kendi çıkmazlarını görüş olarak yazmışsın.

Sana bir soru sorayım, doğru söyleyip söylememen sana kalmış ama; Bu övücü hadislerden bir tanesi bile Ebubekir veya Ömer hakkın söylenmiş olsaydı abartı olarak kabul edecekmiydin???

Kısacası; Hikayelerinize karnımız tok................................

Tarihler boyunca pek çok ünlü yazarlar, ünlü araştırmacılar derler ki: “Eğer denizler mürekkep, bütün ağaçlar kâlem olsa, Âdem oğulları yazıcı olsalar, cin tayfası da hesap tutsalar; Yâ Ali, senin fazîletlerini tamamlayamazlar.”


hz ali üstün bir insan.peygamber damadı.eşsiz bir insan.konu girişindeki tüm vasıflara katılıyorum.fakat yukarıda biraz abartı var.buda bir ali aşığı gözüyle bakılınca yerine oturuyor.nede olsa aşık sevdiğine ne iltifat eylese azdır.güzel bir paylaşım.

abartılı bulduğum şeyi alıntı yapmışım zaten kardeş yularıdaki gibi.yorumumuda bunun üstüne yaptım.hadisler nerden çıktı şimdi.ben yazarların dediğini abartılı buldum.ama hz ali aşkıyla dolu bir insan için abartılı olmayabilir.ben ise hz ali konusunda fkrimi belirttim.ben hz ali aşığı değilim.ama seviyorum.seven daha mantıklı bakar.aşık olan abartır.ben aşık olduğum kızı size günlerce anlatabilirim.ne üşenirim ne yorulurum.sizde amma abartıyorsun altı üstü bir kız dersiniz.bu hadisler diğer halifeler hakkında olmuş olsada bişey değişmez.abartılma olayıda diğer halifelerde olsa yinede abartılmış derdim.üstelik benim gözümde hz ali daha önemlidir.abartmamak gerektiğinide şundan vurguladım.islam inancında en sevilmesi gereken kişi hz muhammet ve ehlibeytidir.ama bu aşırıya giidldiğinde,şirk tehlikesi açığa çıkar.sevdiğimizi allah makamına koyma açığa çıkar.çünkü sevginin sınırı yoktur ve sevdiğimizi olabilecek en üstmakama koymak isteriz.benim gözümdede en abartılabilcek insan,hz muhammetdir.ama dediğim gibi abartmamak lazım.sevgimiz ise sonsuz.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
Sevgili arkadaşım ikinci yazında hepimizin bildiği ve düşündüğü şeyleri yamışsın katılıyorum sana sevdiklerimizin kusurlarını aramayız arasakta bulmak istemeyiz çünkü onlara leke getirmek istemeyiz.

Sana sorulan soru şudur ki yazıdaki abartı nerede. Yukarıda biraz abartı var demişsin ,sana insanlara hangi gözle bakatığımız değil Hz. Ali için yazılmış bu yazıda bulduğun abartı sorulmakta buna cevap vermeni bekliyorum üzerinde konuşarak açıklık getirelim diye.

abartılı bulduğum kısmı alıntı yapmıştım zaten,yazarların görüşleri.ama bu abartı bana gördedir,aşığının gözünde sevgili abartılır normaldirde demiştim.yazarları dediğinin aynısını,sünni yazarlarda hz muhammet için yazmaktadırlar.buda abartıdır.peygambere gereğinden fazla anlam yükleyip,onu insanlık makamından alıp,meleklik makamına yükseltmektir.ama o çok faziletli bir insandır sadece.içimizden biridir.tıpkı hz alininde olduğu gibi.tabi bana göre.

Ensar
04.08.2006, 13:33
yusufçuk efendi savların çok anlamsız ve gerçekten uzak.
Ben sana hz. Muhammed'in hz. Ali hakkındaki sözlerini yazdım , sen ise bildiğini okuyorsun.
Bu sözler Hz. Muhammed adına uydurlmadı, en büyük dayanağımız bu hadislerin, hz. Ali düşmanı olan Muaviyeci yazarlar tarafından nakledilmiş olmalarıdır.
senin sandığın gibi, bu hadisleri nakleden yazarlar,Hz. Ali sevdalısı değil ki çoğu hadisler hz. Ali'nin en büyük düşmanlarından Aişe tarafından nakledilmiştir. Bu yazarlar, hz. Ali'yi kötülemek için bir söz buldularmı, çarşaf çarşaf yazmaktan çekinmeyen Ali düşmanlarıdır. Bu haliyle bu hadisler şia hadisleriyle örtüştüğünden sahih kabul etmekte sakınca görmüyoruz. Hz. Muhammed'in bu kadar sevdiği ve değer verdiği bir şahsiyeti bizim bu kadar büyütmemiz neden abartı olsun ki? Günahı varsa, en büyüyğü bize bu sevgiyi aşılayan peygamberimizdedir ve bunun vebalini peygamberle beraber çekmekten çekinmiyoruz.

sen rahatına bak...

ve de fıtratını zorlamaya çalış, belki Hz. Ali'yi en azından Ebubekri sevdiğin kadar sevebilirsin. belki, kesin demiyorum...!!!!

Sana Hz. peygamber'İn şu güzel sözünü hatırlatayım:

ALİ BEŞERİN EN HAYIRLISIDIR ONDAN ŞÜPHE EDEN KAFİRDİR....

Serkan_Devrim
04.08.2006, 16:29
yaratıldı mülcem ol oldu düşman
kastetti Ali'ye oldu perişan
hangi kitapta gördün Ömer ve Osman
kuranda okunan Ali değil mi?

PİR SULTAN ABDAL

AleviGenç
04.08.2006, 16:47
yaratıldı mülcem ol oldu düşman
kastetti Ali'ye oldu perişan
hangi kitapta gördün Ömer ve Osman
kuranda okunan Ali değil mi?

PİR SULTAN ABDAL

Selam ali ekbér
Bu "şiir" herşeyi açıklıyor galiba.
Kuran-ı yazan kim diye sormakta lazım :)

yusufçukgecegez
04.08.2006, 17:27
yusufçuk efendi savların çok anlamsız ve gerçekten uzak.
Ben sana hz. Muhammed'in hz. Ali hakkındaki sözlerini yazdım , sen ise bildiğini okuyorsun.
Bu sözler Hz. Muhammed adına uydurlmadı, en büyük dayanağımız bu hadislerin, hz. Ali düşmanı olan Muaviyeci yazarlar tarafından nakledilmiş olmalarıdır.
senin sandığın gibi, bu hadisleri nakleden yazarlar,Hz. Ali sevdalısı değil ki çoğu hadisler hz. Ali'nin en büyük düşmanlarından Aişe tarafından nakledilmiştir. Bu yazarlar, hz. Ali'yi kötülemek için bir söz buldularmı, çarşaf çarşaf yazmaktan çekinmeyen Ali düşmanlarıdır. Bu haliyle bu hadisler şia hadisleriyle örtüştüğünden sahih kabul etmekte sakınca görmüyoruz. Hz. Muhammed'in bu kadar sevdiği ve değer verdiği bir şahsiyeti bizim bu kadar büyütmemiz neden abartı olsun ki? Günahı varsa, en büyüyğü bize bu sevgiyi aşılayan peygamberimizdedir ve bunun vebalini peygamberle beraber çekmekten çekinmiyoruz.

sen rahatına bak...

ve de fıtratını zorlamaya çalış, belki Hz. Ali'yi en azından Ebubekri sevdiğin kadar sevebilirsin. belki, kesin demiyorum...!!!!

Sana Hz. peygamber'İn şu güzel sözünü hatırlatayım:

ALİ BEŞERİN EN HAYIRLISIDIR ONDAN ŞÜPHE EDEN KAFİRDİR....



ya arkadaşım sen benden neyi istiyosun.anlayan biri varsa banada anlatsın lütfen.çünkü gerçekden anlamış değilim.sen bana hz ali hakkındaki hadisleri yazmışsın işte hadisler

panteon´isimli üyeden Alıntı


Mesela Hz. Ali'nin hayberi fethetmeye giderken Resulullah'In " Yarın öyle birini göndereceğim ki ALlah ve Resulu onu sever, O da Allah ve resulunu sever ve Allah kalenin fethini onun eliyle müyesser kılacaktır"

Veya Resulullah Mekke'den Medineye hicret ettikten sonra, islam'ın birliği ve beraberliği gereği, Mekkeli müslümanları koruyup kollayan Medinelelilerle bağı güçlendirmek için Her Mekkeli'ye bir Medineli kardeş seçerken, kendine "kendisi gibi Mekkeli olan hz. Ali'yi seçmesi ve ona sen benim dünya ahiret kardeşimsin"

Veya Resulullah'In "Ya Ali seni ancak mümin sever ve senden ancak münafık nefret eder" veya "Ali'yi seven beni sever, beni seven Allahı sever, Ali'ye kin duyan, bana kin duyar, bana kin duyan Allaha kin duyar" derken Ali sevgisini Allah sevgisiyle eş tutan hz.

Sana bir soru sorayım, doğru söyleyip söylememen sana kalmış ama; Bu övücü hadislerden bir tanesi bile Ebubekir veya Ömer hakkın söylenmiş olsaydı abartı olarak kabul edecekmiydin???

Kısacası; Hikayelerinize karnımız tok................................

ben hadisler hakkında yorum yapmadımki.hadisler doğrudur herhalde.doğru olmayacak bir durumda yok zaten.hadisler hz aliyi övüyor bende katılıyorum hadislerdeki övgüye aksini iddia etmedimki.hadisler hz alinin düşmanları tarafından nakledildi diyorsun.e işte ne güzel.hz aliyi öven hadisler nakletmişler.ki bu nasıl düşmansa senin görüşüne göre.bu hadislerede gerek yok.hz ali ehlibeyttir,peygamber damadıdır,allahın arslanıdır,üstün bir insandır,bunları daha ilk yorumumda belirttim zatenartı aşığının gözünde dahada fazlasıdır dedim.ilk yorumumda.tek dediğim.hz muhammetde,hz.alide,diğer halifelerde (ki hz alinin yeri ayrıdır).insandır.insanın özellikleri ise sınırlıdır.mantıken bakarsak bu böyledir.yine mantıken bakarsak,en faziletli insan hz muhammet,ondan sonrada hzalidr.veya hz ali olsun en faziletli ama önde peygamber var.benim dangalaklığım şuki,bir arkadaş gaza gelmiş,övgü dolu bir alıntı yapmış,bende buna birazdaha mantıki bir yorum yapmışım.sende çeke çeke konuyu,beni hz ali düşmanı,adını bile anmadığım halde ebubekir sempatizanı,yukardaki hadisleri reddeden bir şahsiyet yaptın gitti kendi kafanda senaryo yazarak.ben diğer alevi arkadaşlara soruyorum.birileri anlatsın bana.bu arkadaş tam olarak neyi söylememi istiyor gerçekten anlıyamıyorum. son sözüm ise hz ali bir insan,hz muhammetde bir insan.ama aşk gözüyle bakarsak,istediğimiz makama oturtabiliriz her ikisinide.ama bu duygusal bir yaklaşımdır sadece.

D-e-v-r-i-m
05.08.2006, 01:34
yaratıldı mülcem ol oldu düşman
kastetti Ali'ye oldu perişan
hangi kitapta gördün Ömer ve Osman
kuranda okunan Ali değil mi?

PİR SULTAN ABDAL

İŞTE BU
:thumbup1: :thumbup1: :thumbup1: :thumbup1: :thumbup1:

keanu_1907
05.08.2006, 12:51
harika yaa çok sağol

codar
07.08.2006, 02:41
Tüm EHLI-BEYT sevenlerine duyuru!!!!
Bugün Allahin en sevdigi kullarindan olan, Peygamberimizin amucasi oglu, Ahiret kardesi, damati ve Veliysi olan Imamlarimizin $ahi 1.Imamimiz Imam Ali a.s `in $anli Dogum günüdür.
Dünyadaki tüm Ehli-Beyt A$iklarini can-i gönülden kutluyorum.
Allah herdaim yaninizda olsun, Peygamberimiz ve Imamlarimiz $efaatciniz olsun.

Saygilarimla

Dewrano
09.08.2006, 16:22
okudukça coşuyorum saol devrim duvarıma asıcam bu yazıyı çıktısını alayım okuyup coşucam Ya Muhammed Ya Ali

sertur
11.08.2006, 15:12
Ahzap Savaşı’nın en hassas ve tarihî kesitlerinden biri, Hz. Ali (a.s)’ın Amr b. Abduved ile yaptığı dövüştür.

Tarih kitapları bu konuyu şöyle işlemişlerdir: İslam düşmanları, Arapların en güçlülerini Müslümanlarla savaşmaları için bir araya toplamışlardı. Onlar arasında özellikle “Amr b. Abdeved, İkrime b. Ebu Cehil, Hubeyre, Nevfel ve Zirar” gibi kahramanlık ve yiğitlikleriyle nam salmış savaş adamları da bulunuyordu.

Zikredilen bu beş kişi, savaşın sürdüğü günlerin birinde yakın dövüş için hendeğin dar yerinden karşı tarafa geçtiler. Burası, Müslümanların karargâhına daha yakındı.

Onların içerisinde en güçlüsü olan “Amr b. Abduved”, katıldığı savaşlarda büyük tecrübeler ve zaferler kazanmış ve Arap toplumunda gururla anılmasını sağlamıştı. O, Bedir Savaşı’na katılmış ve ağır yaralanmıştı. Uhud Savaşı’na ise yarasından dolayı katılamamış ve üzüntüsünü her fırsatta dile getirmişti. Arapların içinde, “Amr b. Abduved, bin savaşçıdan daha iyidir.” sözünü neredeyse bilmeyen yoktu. O, bu savaşa psikolojik olarak hazırlandığı gibi, Müslümanların dikkatini çekmesi için kendisine özel altından zırh hazırlatmıştı.

Kendisinden bu denli övgüyle söz edilen bu savaşçı kibirli bir hâlde meydanda âdeta gövde gösterisi yapıyor, naralar atarak kendisiyle savaşmaya cüret edecek birini istiyordu.

“Ey Müslümanlar! Aranızda benimle savaşacak kimse yok mu?” diye feryat ediyor, Müslümanlardan karşısına çıkan birinin olmadığını görünce daha da küstahlaşıyordu. Hatta İslam diniyle alay edecek kadar küçülerek Müslümanlara kahkaha altında kaba bir sesle şöyle sesleniyordu:

“ ‘Bizim ölülerimiz cennete, müşriklerin ölüleri de cehenneme gidecek’ diyen sizler değil misiniz?’ İçinizde yok mu öyle biri? Onu cennete göndereyim; ya da o beni cehenneme göndersin?”

Bu sözleri yetmiyormuş gibi, bir taraftan da Müslümanları tahkir eden beyitler dizeliyordu:

“Benimle savaşacak yok mu diye,

Bağırmaktan boğazım patladı!

Şu anda öyle bir yerde duruyorum ki,

Kahramancıklar (bulunduğum yerde) durmaktan korkarlar

Şüphesiz ki yiğit insanların cesareti

En güzel ödevlerindendir...”

Amr b. Abduved’in yakışıksız narasından haberdar olan Peygamber-i Ekrem (s.a.a), İslam askerlerinden birinin, Müslümanları onun şerrinden kurtarması için emir verdi. Ancak her zor işte olduğu gibi Hz. Ali b. Ebu Talib (a.s)’ın dışında kimse böyle zor bir görevi kabul etmedi. Resulullah (s.a.a), Hz. Ali (a.s) gönüllü olarak ileri çıktığında nasihatte bulundu ve kendisine hayatî bir olayda taktikler verdi.

“Karşında çarpışacak kimsenin, Amr b. Abduved olduğunu unutma ve...”

Hz. Ali (a.s) ise, fedakârlığını ve cesaretini bir kez daha tescil etme fırsatı bulmuş ve hiç düşünmeden şöyle seslenmişti: “Ben savaşa hazırım, karşımdaki Amr bile olsa...”

Bunun üzerine Peygamber (s.a.a) ona yakınına gelmesini buyurdu. Kendi sarığını başına sarıp özel kılıcı Zülfikâr’ı verdikten sonra onun için şöyle duada bulundu: “Allah’ım! Bedir’de (amcam oğlu) Ubeyde b. Haris’i, Uhud’da (amcam) Hamza’yı benden aldın. Şimdi ise Ali b. Ebu Talip meydanda. Rabbim, beni tek başıma bırakma ve onu önden, arkadan, sağdan, soldan, yukarıdan ve aşağıdan koru.”

Hz. Ali (a.s) hızla savaş meydanına doğru ilerleyerek heybetiyle yerini aldı. Hz. Ali (a.s) bir taraftan müthiş görkemiyle, diğer taraftan da fasih ve akıcı diliyle Amr b. Abduved’in rengini değiştirecek şiddette şiirler okuyordu.

“Acele etme! Davetine karşılık veren

Cesur adam meydana geldi

Öyle biri ki, temiz niyetli ve basiretlidir

Doğruluğu, galip insanı kurtuluşa erdirir

Ağıt yakanların, feryatlarını cenazenin baş ucunda

Yükselteceğime inanıyorum

Öyle bir darbe indireceğim ki,

Yankısı savaş meydanlarında kalacak

Ve her yerde yayılacaktır.”

Resulullah (s.a.a)’ın Hz. Ali (a.s)’ı kendinden emin bir şekilde meydanda görmesi, nurlu gözlerine ışık getirmiş ve ümitli bir ifadeyle tarihe kaydedilecek meşhur cümlesini işte böyle bir anda sahabelerine söylemişti: “İmanın bütünüyle şirkin bütünü karşı karşıyadır.”[1]

Hz. Ali (a.s) ile Amr b. Abduved arasında kısa ama hararetli bir konuşma geçmesi, iki Arap pehlivanının mücadelesinin ne denli zor geçeceğinin habercisiydi.

Amr, karşısına geçmeye cesaret edenin Hz. Ali (a.s) olduğunu fark ettiğinde kendisini bu işten alıkoyacak cümleler sarf ediyordu:

“Ey Ali! Amcaların arasında sen pek de naçiz bir savaşçısın. Müslümanlar arasında senden büyük başka bir kimse yok muydu? Ağzından süt kokusu gelmekteyken, kendini aslanın pençesine niye atıyorsun?...”

Hz. Ali (a.s) ise, beklemeden küstah Amr b. Abduved’e cevabını verdi: “Ey Amr! Boş konuşuyorsun. Ölümün benim elimden olacak ve toprağı senin kanınla boyayacağım.”

Ve dövüş başlamıştı... Atağa ilk olarak kalkan Amr bin Abduved idi. O, kılıcıyla Hz. Ali (a.s)’ın başına büyük bir darbe indirmek istese de, İmam savaş mahareti ve çevikliğiyle bu ağır darbeyi atlatmıştı. Ne var ki, Amr’ın darbesi öyle ağır ve şiddetliydi ki, imamın zırhını ikiye bölmüş, başını yaralamıştı.

Hz. Ali (a.s) ise, hiç beklemeden kendine özgü bir taktikle çatal kılıç Zülfikar’ı, Amr’ın atının ayaklarına doğru kuvvetlice savurdu. Beklemedik hamle karşısında atı sendelemiş ve kendisini yerde bulmuştu. Koca gövdesiyle yere yığılıp kalmıştı.

Bu sırada, savaş meydanını büyük bir toz bulutu kaplamış, her iki tarafın askerleri de sesli düşünmeye başlamışlardı. Bir taraftan Amr b. Abduved gibi Arapların en büyük pehlivanı, diğer taraftan da düşmanlarını iki darbeye fırsat kalmadan tek darbeyle öldüren Hz. Ali (a.s). Her iki taraf da bu çarpışmanın, savaşın kaderini etkileyeceğini düşündüklerinde bakışları daha da keskinleşiyor, eller gökyüzüne duaya kalkıyordu.

Toz bulutu içerisinde yapılan kıyasıya mücadelede kimin üstünlük sağladığı belli olmazken, münafıklar Amr’ın, kendilerine en büyük engel gördükleri Hz. Ali (a.s)’ı öldürdüğü hissine kapılmışlardı. Onların bu zanları, Hz. Ali (a.s)’ın tekbir sesine dek sürdü. Zira Hz. Ali (a.s)’ın tekbir nidası, zaferin de habercisiydi.

Hz. Ali (a.s), toz bulutu içerisinde mübarek alnından süzülen kan damlaları ve ince bir tebessüm ile ağır ağır İslam Peygamberi’ne doğru gelirken, Müslümanlar Şah-ı Merdan’ı tekbir nidalarıyla karşılıyorlardı.

Toz yığını yavaş yavaş kalkarken, Amr’ın başsız bedeni meydanın orta yerinde gözükür olmuştu. Müslümanlar akıllardan silinmeyecek bu tabloyu görmelerinden sonra, yüzlerindeki cesaret çizgileri daha da belirginleşmiş, ifadeleri daha da sertleşmişti.

Şirk ordusu tarafındaysa, meşhur kahramanlarının cansız bedenini görmelerinden sonra ürpertici bir sessizlik hâkim olmuş, Mekke’den Medine’ye dek süren sevinç ve haykırışları, yerini gözle görülen tedirginliğe ve endişeli bakışlara bırakmıştı.

Hz. Ali (a.s), müşrikleri bir kez daha ümitsizliğe ve manevî çöküntüye mahkûm etmişti. Mutlak zafer parolasıyla gelen müşrikler, Amr’ın öldürüleceğini hiç de hesap etmemişlerdi. Arapların meşhur pehlivanının ölümü, şirk ordusuna telâfisi mümkün olmayan bir darbe indirmiş, ümitlerini boşa çıkarmıştı.

Bu zaferden dolayı sevincini izhar eden Resulullah (s.a.a) Hz. Ali (a.s)’a hitaben şöyle buyurdu: “Senin bu zaferin, Muhammed ümmetinin amellerinin tümüyle kıyas edildiğinde, şüphesiz senin bu müthiş zaferin ağır gelecektir. Çünkü Amr’ın öldürülmesiyle, zilletin girmediği müşrik evi ve izzetin girmediği Müslüman evi kalmamıştır.”[2]

Ehl-i Sünnet alimlerinden Hâkim-i Nişaburî bu sözü başka bir tabirle şöyle naklediyor: “Ali b. Ebu Talib’in Hendek günü, Amr b. Ahduved ile yaptığı savaş, ümmetimin kıyamete kadar yapacağı amellerden daha üstündür.”[3]

Müşriklerin, Amr b. Abduved’in gölgesinde İslam’ı yok etme hedefiyle Medine sınırlarına kadar gelmeleri ve bitmez tükenmez ısrarlarının son bulması, yukarıdaki tarihî sözün hikmetini ortaya koymaya yetecektir. Diğer taraftan bu hadisenin gerçekleştiği zaman diliminde, İslam’ın yeni filizlenen bir din olması ve içinde barındırdığı münafıkların sinsi planlarının gerçekleşememesi, bu zaferin ne denli öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Hz. Ali (a.s)’ın hem Peygamber’in hayatı içerisinde, hem hayatından sonra defalarca İslam dinini yok olmaktan kurtardığını, böylelikle tarihî bir seyirle incelemiş olduk. Peygamber’in Medine’ye hicret ettiğinde ölüm yatağında yatan, Bedir’de müşriklerin büyüklerini öldürerek şimşekleri üstünde toplayan, Uhud’da Müslümanlar müşriklerin çemberi altında kalmasıyla firar ederken Peygamber’in yanından ayrılmayıp, kendisini ona siper eden, Hayber’de Yahudilerin geçit vermez kalesini fetheden ve kapısını zırh olarak kullanan ondan başkası değildi. Onun fedakârlık ve kahramanlıkları, ormanlar kalem, okyanuslar mürekkep olsa yazmakla bitmez, bitirilemez...


kaynak
İbn-i Ebi’l-Hadid, Şerh-i Nehc’ül-Belâğa,

aleyna08
11.08.2006, 15:22
"Kim ilim arama yolunda olursa, cennet de onu arama yolunda olur." Hz. Ali (r.a.)

Ey Mevlam (hz.Ali'nin Duası)
Allah’ım! Sadece tertemiz bir kalple Allah’ın huzuruna çıkan hariç mal ve evlatların -insana- hiçbir yararı olmadığı günde senden aman diliyorum. Zalimin -hasretle- ellerini ısıracağı ve “keşke ben Resulullah’a -itaat- yolunu tutsaydım” diyeceği günde senden aman diliyorum. Günahkârların yüzlerinden tanınacağı, saçları ve ayaklarından tutulacağı günde senden aman diliyorum.

Babanın oğul yerine ve evladın da baba yerine cezalandırılmayacağı günde senden aman diliyorum. Ve doğrusu Allah’ın vaadi haktır. Zalimlere mazeretlerinin bir fayda sağlamayacağı, onların Allah’ın rahmetinden uzak ve kötü bir menzilde olacağı günde senden aman diliyorum.

Hiç kimsenin kimse üzerinde güç sahibi olamayacağı ve yetkinin yalnız Allah’a has olacağı günde senden aman diliyorum. İnsanın kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve evlatlarından kaçacağı ve herkesi meşgul edecek bir işle uğraşacağı günde senden aman diliyorum.

“Suçlu o günün azabından -kurtulmak için- eşini ve kardeşini, kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini vermek ister. Hayır -hiçbir zaman bu imkanı bulamayacak-! O -cehennem ateşi-, alevlenen bir ateştir. Deriler kavurur, soyar.” Bu günde senden aman diliyorum.

Mevlam, ey mevlam! Sen mevlasın ben ise bir kulum; kula mevladan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen -varlığımın- sahibisin, ben ise sahip olunan; sahip olunana sahip olandan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen azizsin, ben ise zelil; zelile azizsen başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen yaratansın, ben ise yaratılan; yaratılana yaratandan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen yücesin, ben ise hakir, hakire yüce olandan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen güçlüsün, ben ise zayıf; zayıfa güçlüden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen zenginsin, ben ise yoksul; yoksula zenginden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen bağışta bulunansın, ben ise sail; saile bağıştan bulunandan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen dirisin, ben ise ölü; ölüye diriden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen bâkisin, ben ise fâni; faniye bakiden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen ebedisin, ben ise geçici; geçiciye ebediden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen rızıklandıransın, ben ise rızıklanan; rızıklanana rızıklandırandan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen cömertsin, ben ise cimri; cimriye cömertten başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen afiyet verensin, ben ise -derde- tutulan, derde tutulana afiyet verenden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen büyüksün, ben ise küçük; küçüğe büyükten başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen hidayet edensin, ben ise sapan; sapana hidayet edenden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen rahmansın, ben ise merhamet edilecek olan; merhamet edilecek olana rahmandan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen güç sahibisin, ben ise imtihan edilen; imtihan edilene güç sahibinden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen kılavuzsun, ben ise yolunu şaşırmış; yolunu şaşırmışa kılavuzdan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen bağışlayansın, ben ise günahkâr; günahkâra bağışlayandan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen galipsin, ben ise mağlup; mağlubu galipten başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen eğitensin, ben ise eğitilen; eğitilene eğitenden başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Sen yücesin, ben ise alçak ve düşük; düşük birisine yüce olandan başka kim merhamet eder?
Mevlam, ey mevlam! Rahmetinin hakkı için bana merhamet eyle. Bağışının, lütfünün ve fazlının saygınlığı için benden razı ol.

Ey bağış, ihsan, fazl ve nimet sahibi! Rahmetinin hakkı için -duamı kabul buyur-, ey merhametlilerin en merhametlisi!


amin..

MeRaLiNa
10.10.2006, 00:42
Bülbül olup, yar baginda öterim
Sevda bahçesinin gülü askina
Katildim kervana pir’e giderim
Gerçek erenlerin yolu askina

Hasret yarasinda tükenmez sizi
Gün geçer gönülden çikarma bizi
Alninda parlayan zöhre yildizi
Sahlar sahi merdan Ali askina

Milliyetim insan, dünya’dir yurdum
Insani kamilde mevlayi buldum
Ele, bele, dile sahip kul oldum
Hünkar Haci Bektas Veli askina

Çagan Ali dost yoluna ol turab
Gönüller sen olsun, kalmasin harap
Askin badesinden bir damla sarap
Kirklarin sundugu dolu askina

Hz Aliyi abartili sevmek????? O Hz Ali bunu sonuna kadar hak ediyor.....
sahsen ben bu durumdan cok memnunum.......

:thumbup1: :thumbup1: :thumbup1: :thumbup1: :thumbup1:

HoZaTLi_62
10.10.2006, 01:02
Hz. Ali hem din adamı ve hem de büyük bir din alimidir.

O hem olağanüstü bir bilgi ile donamış bir filozof hem birikimini toplumu ile paylaşan bir bilge.

O hem arı, hem de arıtıcı.

O hem bir asker hemde bir kahraman.

O hem zengin, hem de yoksul.

O hem devletin başındaki Halife hem de bir işçi veya köylü.

O hem toplumsal hem de siyasal bir önder.

O hem hatip, hem de bilgisine ve kalemine erişilmez bir yazar

O hem zahiri, hem de batini bir sır.

O hem başta, hem sonda.

O hem insan, hem nur.

O hem yaratanın nuruna ulaşmış bir yaratıcı, hem de yaratılmış fakir bir kul.

O hem gözlerin, hem de kalplerin görmeye çabaladıkları deha.

O hakkında yüzyıllardır “Sırrı hakikatına eremedik” denilen Veliullah

Tarihler boyunca pek çok ünlü yazarlar, ünlü araştırmacılar derler ki: “Eğer denizler mürekkep, bütün ağaçlar kâlem olsa, Âdem oğulları yazıcı olsalar, cin tayfası da hesap tutsalar; Yâ Ali, senin fazîletlerini tamamlayamazlar.”

Yine alimler derler ki: “İmâm-ı Ali’yi seven saadete erişmiştir, ona düşman bulunan şakî’dir, her türlü günahı işleyen hayduttur. İmâm-ı Ali’yi sevmek îmandan gelir, ona düşmanlık küfür ve nifâktandır.”

Hz. Muhammed ‚” Ben İlim şehriyim, Ali onun kapısıdır, İlim isteyen kapısına gelsin”
çok güzel yazmışsın devrim yüreğine sağlık eksiği var falzası yok