Orijinalini görmek için tıklayınız : Atatürk Bektaşi midir?


YOLGEZER1984
04.04.2005, 19:32
Arkadaşlar gene bir yazı hemde usta bir adamdan "sabah gazetesi yazarı CAN DÜNDAR" yazmış... atatürk bektaşi soyundanmı diye bende sizlere soruyorum sizce mustafa kemal atatürk bektaşi soyunu yada o toplumdan olabillir mi?:41:

YOLGEZER1984
04.04.2005, 19:34
işte size yazyıda buraya bırakıyorum ..:


ANKARA, ATATÜRK VE ALEV?LER

Dün Mustafa Kemal?in Ankara?ya ilk gelişinin 80. yıldönümüydü... Her yıl beylik kutlamalarla anılan bu günün ayrıntıları artık unutulmaya yüz tuttu. Yıldönümü vesilesiyle hem 80 yıl önce Ankara denilen bu köyden bozma kasabada yaşanan heyecanı hatırlatmak, hem de Mustafa Kemal?in tam o günlerde Aleviler?le yaptığı çok önemli bir görüşmeyle kendi soyağacına ilişkin bazı verilere dikkat çekmek istiyorum bugün...

Enver Behnan ?apolyo, ?Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi? (1958) adlı kitabında 27 Aralık 1919 günü bütün ayrıntısıyla anlatmıştır.

Günlerden Cumartesi?ydi. Hazırlıklar sabahtan başlamış, karşılama için büyük bir konvoy oluşturulmuştu. En önde Seymen alayı yürüyordu. Zeybek kıyafeti içinde 7 yüz yaya, 3 bin atlı Seymen yola dizilmişti. Bala?dan gelen 50 davulcu ile 30 zurnacı, şamanlar gibi raks ederek çalıyorlardı.

Seymenler?in arkasından Ankara?daki muhtelif tarikatların dervişleri yürüyordu. En fazla müridi olan Nakşibendi dergahı başta olmak üzere, Sadi dergahı, Rufai, Kadiri dergahları, Mevlevi dergahı, Hacı Bayram Veli müritleri, esnaf Ahileri ve civar köylerden gelen Kızılbaşlar sıraya dizilmişlerdi. Rufai dervişler, kudüm çalıp, yanaklarında ucu sivri topuzlar, karınlarında kılıçlar saplı olduğu halde ?Ya Rahim, ya Gafur? diye hu çekerek yürüyorlardı. Arkadan esnaf loncaları geliyordu. Kale?yi Atpazarı?nı, Çıkrıkçılar?ı mesken tutmuş keçeciler, bakırcılar, demirciler, pırpıtçılar, semerciler, çıkrıkçılar, nalburlar, tiftikçiler, orakçılar, düvenciler, debağlar, kilciler, kabatuzcular, kasaplar, bahçıvanlar, haffaflar, urgancılar, saraçlar, kundurucular, terziler, sofcular, sokumacılar, esnaf bayrağının arkasından ilerliyorlardı.

Onların ardından, başta Nakşibendi ilk mektebi Ay Melek, Tacettin olmak üzere, Ulucanlar ilk mektepleriyle, Ziraat mektebi, sanayi mektebi ve ?Taş Mektep? denilen Ankara sultanisi de ellerinde bayraklar ve başlarında muallimleriyle ikişerli sıra, alayı takip ediyorlerdı.

Bekledikleri heyet tam 3?ü 10 geçe ufukta göründü. Büyük harpten kalma eski ve boyası dökülmüş 2 otomobil, patlak lastiklerine paçavralar tıkanmış halde şehre yaklaşıyordu.

O konvoyun serüvenini de Mustafa Kemal?le Ankaraya gelen Mazhar Müfit Kansu (Atatürk Beraber, 1986) en ince ayrıntısına kadar yazmıştır.

Mustafa Kemal, yolda Hacıbektaş?a uğrar. Mazhar Müfit?e göre o dönem Anadolu?da bulunan 3-4 milyon kadar Alevi, Hacıbektaş?daki Çelebi Cemalettin Efendi ve dede postu vekili Salih Niyazi Baba?ya bağlıdırlar. Mustafa Kemal, Alevi cemaatini milli mücadeleye katabilmek için onlarla görüşmek ister.

Aslında ?genel olarak pek dillendirilmese de- Mustafa Kemal, zaten Bektaşiliğe çok yakındır. Doğup büyüdüğü Selanik ve genelde Rumeli bölgesi Bektaşi dergahlarının yoğun olduğu bir bölgedir. Hüseyin ?ekercioğlu?nun Atatürk?ün babasoyu üzerine yaptığı araştırmaya göre (Türk Kültürü Dergisi, Sayı;245) Ali Rıza efendi, Anadolu?dan koparılıp Rumeli?ye yerleştirilmiş ?Kızılkocalı Türkmenleri? boyundadır. Falih Rıfkı Atay, ?Çankaya? kitabında, Kılıçoğlu Hakkı?ya atfen, Mustafa Kemal?in, Harbiye yıllarında tatillerde Selanik?e geldiğinde ?eyh Rıfat Efendi?nin tekkesine gidip, dervişler halkası içinde ayinlere katıldığını yazar. Mustafa Kemal de Nutuk?ta, Selanik?ten arkadaşı olan Abdülkerim Paşa ile telgraflaşmalarını anlatırken Paşa?nın, kendisine ?Kutb-ul akrap? yani ?Kutuplar kutbu? diye hitap ettiğini anlatır. Bu Bektaşiliğin en üst derecesi için kullanılan bir terimdir.

Bu mazinin de katkısıyla olsa gerek Mustafa Kemal, Çelebi Cemalettin Efendi ile çok iyi bir diyalog kurar.?apolyo?ya göre o ziyarette Çelebi?nin oğlu Hamdullah Efendi?nin odasında ?aynicem? düzenlenir. Bir ?ikrar töreni? ile Mustafa Kemal?e ?kılıç kuşatılır? ve ?yola kabul edilir.? Bu buluşmada Cemalettin Efendi, Kuvayi Milliye?ye tamamen taraftar olduğunu söyler.




Can DÜNDAR
Sabah Gazetesi

Duncan
05.04.2005, 02:05
Manisa merkeze bağlı Yeniköy vardır bu köyün kurucuları Atatürkün mahalle arkadaşları komşularıdır.
Cumhuriyetin ilanından sonra anadoluya göç eden komşularına Atatürk ?zmir Karşıyakayı vermiş ama çiftçi kökenli bu halk burada tarım yapamayacaklarını söyleyip Samsun Havzaya taşınmışlar Selanikli olup Atatürkle bağlantılı olan insanlar Samsun Havza ve Manisa Yeniköyde yaşamaktadır her iki insan grubuda yakın akraba ve bektaşidirler.



Kaynak Köy kurucusu 4 aileden biri olan iyiad ailesi büyüğü Hasan ?yiad.

Alevi_cocuk
05.04.2005, 08:44
Bence Atatürk bektaşi soyundan değildir olamazda .

Alevimen
05.04.2005, 08:53
Bence Atatürk bektaşi soyundan değildir olamazda .

Bu tür 'içeriksiz ve gereksiz' mesajları yazmayın lütfen. http://www.aleviforum.com/images/smilies/3D_NG%20%2828%29.png
Kurallarda yazıyor (14. madde), teşekkürler.

munzur_hozat
07.04.2005, 00:39
Atatürk Bektaşi Alevisidir, en basit düşünceyle, o yıllarda ümmetçilikten sıyrılıp demokratik laik bir cumhuriyet kurmak isyen bir insan sizce sunni bir zihniyete sahip olabilirmi.Sonra ?lk meclisde Alevilerin şuankinden kıyaslamayacak derecede çok temsil edlimesi.

acareftelya
08.07.2005, 10:50
bektaşı veya alevi olmasada,alevilerin genellinde evlerinin baş köşesinde mutlaka bir atatürk resmi vardır.hz.AL?'nin resminin yanında bulunur. bizim köyümüz ve akrabalarımızda geneli böyledir.Atatürk'ü severler ve onu hz.Ali 'den ayrı tutmazlar

onurtt
08.07.2005, 22:08
Atatürk ile ilgili iddialar çok fazla bir de özellikle muhafazakar kesim onun Sebataycı olduğu iddiasında bulunur...Sonuç itibariyle yaptıkları ile gönülleri feth etmiştir önemli olan da odur...

munzur_hozat
09.07.2005, 00:41
ANKARA, ATATÜRK VE ALEV?LER http://www.ziyababa.org.tr/bosluk.gif
http://www.ziyababa.org.tr/biliyormusun/dundar_ada.jpg

Dün Mustafa Kemal’in Ankara’ya ilk gelişinin 80. yıldönümüydü... Her yıl beylik kutlamalarla anılan bu günün ayrıntıları artık unutulmaya yüz tuttu. Yıldönümü vesilesiyle hem 80 yıl önce Ankara denilen bu köyden bozma kasabada yaşanan heyecanı hatırlatmak, hem de Mustafa Kemal’in tam o günlerde Aleviler’le yaptığı çok önemli bir görüşmeyle kendi soyağacına ilişkin bazı verilere dikkat çekmek istiyorum bugün...

Enver Behnan ?apolyo, “Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi” (1958) adlı kitabında 27 Aralık 1919 günü bütün ayrıntısıyla anlatmıştır.

Günlerden Cumartesi’ydi. Hazırlıklar sabahtan başlamış, karşılama için büyük bir konvoy oluşturulmuştu. En önde Seymen alayı yürüyordu. Zeybek kıyafeti içinde 7 yüz yaya, 3 bin atlı Seymen yola dizilmişti. Bala’dan gelen 50 davulcu ile 30 zurnacı, şamanlar gibi raks ederek çalıyorlardı.

Seymenler’in arkasından Ankara’daki muhtelif tarikatların dervişleri yürüyordu. En fazla müridi olan Nakşibendi dergahı başta olmak üzere, Sadi dergahı, Rufai, Kadiri dergahları, Mevlevi dergahı, Hacı Bayram Veli müritleri, esnaf Ahileri ve civar köylerden gelen Kızılbaşlar sıraya dizilmişlerdi. Rufai dervişler, kudüm çalıp, yanaklarında ucu sivri topuzlar, karınlarında kılıçlar saplı olduğu halde “Ya Rahim, ya Gafur” diye hu çekerek yürüyorlardı. Arkadan esnaf loncaları geliyordu. Kale’yi Atpazarı’nı, Çıkrıkçılar’ı mesken tutmuş keçeciler, bakırcılar, demirciler, pırpıtçılar, semerciler, çıkrıkçılar, nalburlar, tiftikçiler, orakçılar, düvenciler, debağlar, kilciler, kabatuzcular, kasaplar, bahçıvanlar, haffaflar, urgancılar, saraçlar, kundurucular, terziler, sofcular, sokumacılar, esnaf bayrağının arkasından ilerliyorlardı.

Onların ardından, başta Nakşibendi ilk mektebi Ay Melek, Tacettin olmak üzere, Ulucanlar ilk mektepleriyle, Ziraat mektebi, sanayi mektebi ve “Taş Mektep” denilen Ankara sultanisi de ellerinde bayraklar ve başlarında muallimleriyle ikişerli sıra, alayı takip ediyorlerdı.

Bekledikleri heyet tam 3’ü 10 geçe ufukta göründü. Büyük harpten kalma eski ve boyası dökülmüş 2 otomobil, patlak lastiklerine paçavralar tıkanmış halde şehre yaklaşıyordu.

O konvoyun serüvenini de Mustafa Kemal’le Ankaraya gelen Mazhar Müfit Kansu (Atatürk Beraber, 1986) en ince ayrıntısına kadar yazmıştır.

Mustafa Kemal, yolda Hacıbektaş’a uğrar. Mazhar Müfit’e göre o dönem Anadolu’da bulunan 3-4 milyon kadar Alevi, Hacıbektaş’daki Çelebi Cemalettin Efendi ve dede postu vekili Salih Niyazi Baba’ya bağlıdırlar. Mustafa Kemal, Alevi cemaatini milli mücadeleye katabilmek için onlarla görüşmek ister.

Aslında –genel olarak pek dillendirilmese de- Mustafa Kemal, zaten Bektaşiliğe çok yakındır. Doğup büyüdüğü Selanik ve genelde Rumeli bölgesi Bektaşi dergahlarının yoğun olduğu bir bölgedir. Hüseyin ?ekercioğlu’nun Atatürk’ün babasoyu üzerine yaptığı araştırmaya göre (Türk Kültürü Dergisi, Sayı;245) Ali Rıza efendi, Anadolu’dan koparılıp Rumeli’ye yerleştirilmiş “Kızılkocalı Türkmenleri” boyundadır. Falih Rıfkı Atay, “Çankaya” kitabında, Kılıçoğlu Hakkı’ya atfen, Mustafa Kemal’in, Harbiye yıllarında tatillerde Selanik’e geldiğinde ?eyh Rıfat Efendi’nin tekkesine gidip, dervişler halkası içinde ayinlere katıldığını yazar. Mustafa Kemal de Nutuk’ta, Selanik’ten arkadaşı olan Abdülkerim Paşa ile telgraflaşmalarını anlatırken Paşa’nın, kendisine “Kutb-ul akrap” yani “Kutuplar kutbu” diye hitap ettiğini anlatır. Bu Bektaşiliğin en üst derecesi için kullanılan bir terimdir.

Bu mazinin de katkısıyla olsa gerek Mustafa Kemal, Çelebi Cemalettin Efendi ile çok iyi bir diyalog kurar.?apolyo’ya göre o ziyarette Çelebi’nin oğlu Hamdullah Efendi’nin odasında “aynicem” düzenlenir. Bir “ikrar töreni” ile Mustafa Kemal’e “kılıç kuşatılır” ve “yola kabul edilir.” Bu buluşmada Cemalettin Efendi, Kuvayi Milliye’ye tamamen taraftar olduğunu söyler.

http://www.ziyababa.org.tr/bosluk.gif
Can DÜNDAR
Sabah Gazetesi

altay
01.08.2005, 18:27
rumelide ikidüşünce hakimdir. bunlar ortak kökenden gelen mevlevilik ve bektaşiliktir. bu düşünce sistemi rumelide hala devam etmektedir. dolayısı ile rumeli kökenlilerin bu düşünce sistemine sahip olmaları doğaldır. Selanik ve üsküp mevleviliğin, tirana ve kuzeyi bektaşiliğin merkezlerindendir.

ayrıca bektaşilik bir soy değildir. bu öğretiyi alan kişiler bektaşi olabilir. bektaşilik kalıtsal değildir. düşünce sistemidir.

DiyaR_02
01.08.2005, 22:36
Bektasilik kimsenin tekelinde degildir. Mustafa Kemal'in Bektasi olmasi dogaldir bana göre bunda acayip bir durum yok ki! varmi ki ona bakarsaniz ittihatcilarda masonlarin elinin altindaydi bosverin böyle yuzeysel konulari daha genis ve derin konulari tartisalim!

furkan
06.08.2005, 23:56
Arkadaşlar gene bir yazı hemde usta bir adamdan "sabah gazetesi yazarı CAN DÜNDAR" yazmış... atatürk bektaşi soyundanmı diye bende sizlere soruyorum sizce mustafa kemal atatürk bektaşi soyunu yada o toplumdan olabillir mi?:41:
ben bu konuyu çok araştırdım.atatürk ve ailesi bektaşi bir çevrede (bektaşi tekkelerinin yoğun olduğu yerlerde) yaşamış.
fakat kesin bir bilgiye ulaşamadım.yanıltıcı bilgi vermek istemem.bektaşi olmasada sempatisi olduğu kesin.

ilhami_can
14.11.2005, 15:51
benim bildiğim kadarıyla alevilerdeki atatürk sevgisi çok büyüktür ve belkide
kan bağından kaynaklanan bişeydir. ben ve ailem Atatürkü çok severiz.

Kizilbas 66
15.11.2005, 16:44
Arkadaslar Bu konu baska forumlardada tartisildi önce Bektasiligin ne olup olmadigina bakmak lazim.Mustafa Kemal Atatürk ,Biz Alevilerin bircogu tarafindan sevilen Türkiye Cumhuriyetinin kurucusudur.Diger inanclara oldugu gibi Alevi-Bektasilige yaklasimindaki ayni mesafeyi korumustur.Günümüzdede bircok yazar ,arastirmaci Bundan dolayi kendisinin Alevi-Bektasi oldugunu iddia ederler hatta dahada ileri giderek 12. Imam Mehdi yerine koyabilmektedirler.
Bildigimiz üzere Bektasilikte soy aranmaz bu yolun kural ve ilkelerini benimseyen herkes Bektasi olabilir dolayisiyla " Bektasi soyundanmi" sözcügü yanlis fakat sunu söyleyebilirim Atatürk ün Bektasi olduguna dair kendisinin bir sözü,davranisi yada eylemini göremiyoruz,fakat ailesinde Bektasi olanlarin hatta Babasi Ali Riza Efendinin Bektasilerle iliskisi oldugunu biliyoruz.
Saygilarimla............

Lamekan
19.11.2005, 15:53
ya kusura bakmayın da bektaşi olsa ne our olmasa ne olur ki bence de değildi...
olmasın daha ii
atatürk sevile bilir koruna bilir ama Hz ali ( s.a.s ) bir tutulması gibi saçmalık olamaz... bence


dostca kalın

Herodotus
19.11.2005, 19:57
Hepimizin bildiği gibi insanların özelliklerin tek başına alevi ya da başka bir inanaç grubundan ya da dini kökeni belirlemiyor. Arkadaşım demişki alevi olmayan biri nasıl böyle bir laik-demokratik sistem kurar! yani kuramaz. zaten bu idda temelden yanlıştır bence laiklik bir bilinç meselesidir ve biriyler arasında bu bilince kavuşanlar bunu kökeni fark etmeksizin kavuşabilirler? Aksi halde aziz nesin ve turan dursun gibi atheist ve laik insnaları açıklayamadık.
M. Kemalin alevi olup olmamaısndan daha önemli bir şey vardır bu ülkede o da şu: Bu sistem alevilersiz değil aynı zamanda alevilere karşı, kürtlersiz değil aynı zamanda kürtlere karşı, lazlarsız dğeil aynı zamanda onlara karşı... ve emekçilersiz değil aynı zamanda emekçilere karşı kurulmuştur.
Aleviler bence kendi sorgulanmaz kemalistliğini sorgulamalı ve bu ülkedeki din, milliyetçilik ve atatürk gibi tartışmasız konulara bir halka daha eklemede katkıda bulunmamalıdır.
Abartılı yaklaşımlardan kurtulursak mitler yarine tarihe ulaşmış oluruz. Kemalizim bu ülkede tartışı8lması ve yüzleşilmesi gereken bir konudur.

herkese sevgiler saygılar....

candost
26.11.2005, 18:37
arkadaslar ataturkun bektasi soyundan gelmesine imkan yok ama aleviligi benimseyen destekleyen bir yapiya sahipti ataturk bunu kurtulus savasi sirasinda haci bektasi veliyi ziyaret ederek ordaki dedelerle konusarak her zaman yaninizda olucam dedigi soyleniyor demem oki ataturk bektasi deyil sadece bektasi yanlisiydi..

ozgur416
29.11.2005, 17:24
Bektaşiliği Bektaşi soyu diye düşünmeyelim arkadaşlar Bektaşilik bir tarikattır.
Atatürk te bu tarikatın müridi olabilir yada mürid değildir ama benimsemiştir
o zaman neden tekke ve zaviyeleri kapattı diyeceksiniz.e bunun bir edebi vardır o zaman çıkar amaçlı çok zaviye vardı devletten destek almak için adam tekke açıyordu bunun önüne geçilmesi gerekiyordu çözüm buydu.helal olsun atatürk e.
onun hakkında söylene herşeye inanmamız gerek hakkında çok şey söyleniyor alevileri katlettiğide söyleniyor inanmamak gerek canlar

Kolera
21.02.2006, 01:23
atatürk zamaninda dedelerimiz sürüldü bizim soydanda olsa varsin olmaz olsun...

Kolera
21.02.2006, 01:24
benim atatürk hakkindaki tek fikrim " ( yani olumlu bir insan ancak fotograflarda bu kadar karizmatik cikabilir).

Kolera
21.02.2006, 01:26
alevi yanlisi olmasindaki en büyük sebep alevileri sevmesi deildi arkadaslar aldanmayalim lütfen. amaci kürt alevilerinin kürtlük hareketinden uzak tutmaya calismakti...yazikki atalarimizda buna uydu...alevi yanlisiydida dersim sürgünleri zamaninda (1938) niye karsi cikmadi...

Şoreş
01.03.2006, 12:19
Arkadaşlar şimdi bir arkadaşımla konuşuyorum samsunlu.Atatürk babaannesinin amcasıymış ve alevi değil

altay
06.03.2006, 19:59
arkadaşların yorumlarından konu hakkında sadece öngörüleri olduğu anlaşılıyor. rumeli türkleri yol olarak bektaşi ve mevlevi yolundan türkmenlerdir. karamanlı beyliğinin osmanlı tarafından ele geçirilmesinden sonra burdaki türkmenler rumeliye sürülmüşlerdir. Bunların hepsi alevi_bektaşi_mevlevi grubudur. atatürkün bektaşi olması kuvvetle muhtemeldir.

celalkocairi
06.03.2006, 20:41
ben ataturk ve alevilik diye bi kitap okumuştum orada buyuk babasının alevi olduğu yazıyordu hatta lakabı kızılkocalı.... idi. ismini tam hatırlayamıyrm. koyde olsaydım kutuphaneden tam bi bilgi verebilirdim.

celalkocairi
06.03.2006, 20:43
[quote=Kolera]alevi yanlisi olmasindaki en büyük sebep alevileri sevmesi deildi arkadaslar aldanmayalim lütfen. amaci kürt alevilerinin kürtlük hareketinden uzak tutmaya calismakti...yazikki atalarimizda buna uydu...alevi yanlisiydida dersim sürgünleri zamaninda (1938) niye karsi cikmadi...[quote] Demişsin de,
kurtluk hareketinden niye uzak tutsun ki kürtler de zaten milli mucaadelede bizim yanımızda değil miydi?

akpınar piklop
06.03.2006, 21:06
bu konuda söylentiler var ama bektaşi değil herhalde.ama aleviliği ve alevilere seven sahip çıkan biriydi diye büyüklerimden duydum

canerkan
14.03.2006, 15:57
"bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum"HZ.ALİ
bana 29 harf öğretene benim CANIM feda..
böyle büyük bir değerin aramızdan çıkması olasıdır.bu ülkede en büyük değerler bizim aramızdan çıktı...saygılarımla

Hüseyin69
14.03.2006, 16:51
"bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum"HZ.ALİ
bana 29 harf öğretene benim CANIM feda..





banada okumayi yazmayi besyil icerisinde bine yakin ögretmen ögretti simdi ben bu 1000 ögretmenin
(her hafta bes ögretmen gelir on toplama on cikarma yapin ve ev ödeviniz yine on toplama on cikarmadir diyip gidiyorlardi bir daha yüzlerini göremiyorduk) hangisine köle yada kul olayim ve hangi birine canimi feda ediyim hem yazik degilmi canima niye birinin ugruna canimi verimki ben canimi sokakta yada cöplükte bulmadim

kusura bakma canerkan ama yazdiklarina katilmiycam cok sacmaca bir yazi bicimi

canerkan
15.03.2006, 08:13
ehem.dostum ben harf demiştim :) hem siz bugüne kadar kimseye bişey öğretmeyi denedinizmi.inanki çok zordur

sinan boztepe
18.03.2006, 09:35
değerli canlar hepinizi aşkı muhabbet ile selamlarım...

ulu önder mustafa kemal'in bektaşi olduğunu ilk defa duyduğumda olaya temkinli yaklaştım.. çünki onun ve ailesinin geçmişi hakkında en iyi ve sağlıklı bilgiyi ancak o dönemde yaşamış kişilerden ala bilirdim..

nihayet selanik göçmeni, mustafa kemalin selanikte kapı komşusu olan şuan istanbulda ikamet eden deli hüseyin lakaplı hüseyin amcadan işin aslını öğrenme fırsatı buldum.. hüseyin anca ile ilk karşılaşmamda ben ona adres soracaktım.. tesadüfen yanında durdum.. ama kısa sürede iyi bir muhabbet kurdum, benim alevilere benzediğimi söyledi ve söz alevilikten açılınca atatürk'ten konuştuk.. ve atatürün selanikte komşuları olduğunu, babası ali rıza efendinin bektaşi olduğunu, dergahta görevli olduğunu söyledi.. aleviliği ailece yaşadıklarını söyledi..

ne mutluki atayı yakinen tanıyan birinden işin aslını öğrendim.. çok mesudum ve mutluyum..

ali yar ve yardımcınız olsun...

Şah-Mat
18.03.2006, 20:58
değerli canlar hepinizi aşkı muhabbet ile selamlarım...

ulu önder mustafa kemal'in bektaşi olduğunu ilk defa duyduğumda olaya temkinli yaklaştım.. çünki onun ve ailesinin geçmişi hakkında en iyi ve sağlıklı bilgiyi ancak o dönemde yaşamış kişilerden ala bilirdim..

nihayet selanik göçmeni, mustafa kemalin selanikte kapı komşusu olan şuan istanbulda ikamet eden deli hüseyin lakaplı hüseyin amcadan işin aslını öğrenme fırsatı buldum.. hüseyin anca ile ilk karşılaşmamda ben ona adres soracaktım.. tesadüfen yanında durdum.. ama kısa sürede iyi bir muhabbet kurdum, benim alevilere benzediğimi söyledi ve söz alevilikten açılınca atatürk'ten konuştuk.. ve atatürün selanikte komşuları olduğunu, babası ali rıza efendinin bektaşi olduğunu, dergahta görevli olduğunu söyledi.. aleviliği ailece yaşadıklarını söyledi..

ne mutluki atayı yakinen tanıyan birinden işin aslını öğrendim.. çok mesudum ve mutluyum..

ali yar ve yardımcınız olsun...

Merhaba sinan dede..,

Şimdi bildiğim kadarıyla bektaşilerdede Sünni kesim var.Ama şimdi babasının bektaşi olduğunu söylediniz..

Diğer şahısla konuşurken..Hangi kaynaklara dayanarak söyledi sizde biraz açarsanız bilgi alabiriz.Bu konu dikkatimi çekti birden nedense..:)

cengizhanmgr
16.07.2006, 12:45
bencede alevi olma ihtimali çok yüksek yaptığı işler bunun en önemli kanıtı özelliklede laiklik
babasının ismide alevilerce çok kullanılan bir isimdir

DEMIR CAN
16.07.2006, 14:04
Bu konuda daha cok bilgi edinmek isteyenler Cumhuriyet Gazetesi'nin verdigi "KUrtulus Savasinda Alevi ve Bektasiler" adli kitabi okusun mutlaka.Su an kitap yanimada degil, ancak her sey orada belgeleri ve Ataturk'un bizzat yazdigi telgraflari ile net olarak gosteriliyor.Bildigim kadariyla Ataturk Hacibektas'a geldiginde Baba Efendi kendisine "Turkiye Cumhuriyeti'nin Reisi hosgeldiniz" diye hitap ediyor.Ve temsil heyetinin Sivas-Ankara yolculugunun masraflari da dergah tarafindan karsilaniyor.
Ayrica Ataturk Anadolu insanini hic bir zaman Turk-Kurt diye ayirmiyor ve misaki milli icinde hepsini bir tutuyor.Zaten Kurtler'in de milli mucadeleye verdikleri destek ile Ataturk'un Kurtler'e karsi Alevi kimligini kullanarak herhangi bir oyun yapmasina gerek kalmiyor.Zaten bunun cok sacma oldugu KUrtler'in cogunun sunni olmasindan anlasilir.
Ataturk, Selanik cevresinde Bektasi ogretisinin cok etkin oldugu bir cevrede buyumustur.Kendisi dogustan Alevi kokenli olmasa bile Bektasi ogretisine cok deger verdigi bagli oldugu bir gercektir.
Samsun'a cikip da Amasya'ya gecmesi ve ilk orgutlenmeyi buralarda baslatmasinin da onemli sebeplerinden birisi budur.
Amasya genelgesi, Sivas kongresi tesadufi olaylar degildir.Hangi bolgede kimin milli mucadeleye en iyi destek verecegini bildiginden bu memleketleri secmistir.
Bunu bilmesinin sebebi de Selanik'te Bektasi dergahlarindan edindigi tecrubelerdir.

Comandante_62
16.07.2006, 17:24
Atatürkün bektaşi olduğunu sanmıyorum. Atatürkün din'e karşı mesafeli davranması hatta çok uzak durmasının nedeni çocukluk yıllarında yobazlardan nefret etmesinden kaynaklanır.

Atatürk çocukken ailesi kur'an kursuna yollamış ancak oradaki sakallı din bilgisinden aciz yobaz çocuklara sopalarla döverek eğitim vermeye kalkmış atatürk'de tepkisini koymuştur. Dönemine göre din açısından çok çağdaş görüşleri vardı atatürkün. Bu yüzden yobazların 1 numaralı hedefi oldu.

Alevilerin orduda görev alması Osmanlı dönemi için hayaldir. Bektaşiler balkan bölgesinde çok sayıda var ancak Bence Alevilerin atatürke olan sempatisinden dolayı onu bektaşi görmek istemelerinden bu tür söylentiler yayılıyor diye düşünüyorum.

Ayrıca Atatürk sıkı bir milliyetçi idi. Dersim olaylarında alevi kürtler çokca öldürüldü bu ayrı konu bunun faturası atatürke çıkarılırmı çıkarılmazmı ancak dönemin başbakanı celal bayar 1.derecede suçludur...

cengizhanmgr
16.07.2006, 18:04
yanlış biliyorsun osmanlıda alevi şeyhülislam bile vardı hatta hızır paşanın bile alevi olduğunu duymştum paşa olunca oda sisteme uymuştur pirsultan ile aynı köydenmiş
atatürkün kökeni ney türkmen türkmen=alevi değilmi
sonradan dönenler olabilir ama gerçek budur
osmanlının türke karşı kötü bakışı (alevi=türkmen) olmasından dolayıdır

manifesto
16.07.2006, 18:21
Atatürk'ün kökeni hakkında çokça rivayet var...
Bir kısım onun Makedon olduğunu iddia etmekde
Bir kısım Selanikli meşhur yahudi dönmelerinden olduğunu iddia etmekde..
Ve ilginçdir anne ve babasının ismi dışında geçmişine ve ailesine ait pek bilgiye rastlanmaz..Oysa sıradan insanların dahi hayatları ve aileleri jakkında çokça bilgiye sahibiz.
Anlaşılan bunlar sır olarak kalmaya devam edecek.
Ama bektaşi olmadığı aşikar.

cengizhanmgr
16.07.2006, 19:43
google gir atatürkün dedesi yaz soyunu bulursun ozaman neden alevi dediğimizi anlarsın

tamerx
16.07.2006, 20:48
daha önceki yazilan mesajlari okumadim, belki benden daha önce birisi söylemistir...

bana bir kere bir alevi, atatürkün bir önemli karar öncesi haci bektasi ziyaret ettigini anlatmisti..ne kadar dogru oldugunu bilmiyorum.

Hüseyin69
31.07.2006, 00:55
http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=7560&page=20
yukaridaki linkte bir üyemizin istegini yerine getirmek istiyorum.
ankette atatürk bektasimi sorusu soruluyor elinde bilgisi belgesi olanlar buyursun bizimle paylassin bilgisi belgesi olmayanlar ise disardan izlesin polemik provakatiflik saldirganlik hakaret vs gibi mesajlar yazilirsa aninda gerekenler yapilacaktir .

anket acik yani oy verenlerin isimleri görülecektir
yine söylüyorum mesajin disina cikan hakaret asagilayici konunun disinda mesaj yazmak isteyenler hic yazmasinlar sadece konuyla ilgili üyelerimiz oy kullanip mesaj yorum yazabilecekler

Nesimi
31.07.2006, 01:33
Atatürkün Bektaşi olduğuna dair bir belge yokdur.

serpil23
31.07.2006, 09:15
alevilere yakin olan bir siteden kopyaliyorum.

Mustafa Kemal Atatürk

Yıl 1922... Kasım ayının 1'i... Büyük önder, büyük devrimci, Türk milletinin başöğretmeni ve dünya ülkelerinin gelecekte kendisini örnek alacağı seçilmiş insan Gazi Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi' ndeki konuşmasını yapmak için kürsüdeki yerini alıyor. O şimşekler çakan gözleri ile arkadaşlarına bakıyor ve konuşmasına şu cümle ile başlıyor: "Efendiler! Tanrı birdir, büyüktür...”. ........

29 Ekim 1923’de Fransız yazar Maurice Pernot’ya verdiği demeçte bu saflığı kendisi şöyle tanımlıyor: “Türk milleti daha dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Hakikate bizzat nasıl inanıyorsam dinime de öyle inanıyorum. Şuura muhalif, terakkiye mani hiçbir şey ihtiva etmiyor. Halbuki, Türkiye’ye istiklalini veren bu Asya milletinin içinde daha karışık, suni itikatlardan ibaret bir din daha vardır. Fakat bu cahiller, bu acizler sırası gelince aydınlanacaktır.”

Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Konya konuşmaları, Atamızın din hakkındaki görüşlerini ortaya koyması açısından çok önemli bir yer tutmaktadır. İşte 20-23 Mart 1923 tarihleri arasında Konya’yı ziyareti sırasında yaptığı konuşmadan bölümler: “İslamiyet’in ilk parlak devirlerinde geçmişin mahsulü olan sağlıksız adetler bir zaman için kendini göstermemiş ve yüze çıkmamışsa da, biraz sonra İslamiyet’in gerçeklerine sarılmaktan İslam esaslarına göre hareket etmekten çok, geçmişin mirasa olan adet ve inançları dine karıştırmaya başlamışlardır.
Bu yüzden İslamiyet’e dahil bir akım kavimler, İslam oldukları halde düşmeye, sefalete, geriliğe maruz kaldılar. Geçmişlerin kötü ve batıl alışkanlıkları ve bu suretle gerçek İslamiyetten uzaklaştıkları için
kendilerini düşmanlarının esiri yaptılar.

Bu İslam kavimleri içinde Türkler, milli gelenek ve görenekleri itibariyle bir taraftan İran, diğer taraftan Arap ve Bizans milletleri ile temas halindeydiler. Şüphe yok ki temasların milletler üzerinde etkileri görülür. Türklerin temas ettiği milletlerin o zamanki medeniyetleri ise çökmeye başlamıştı. Türkler bu milletlerin kötü adetlerinden, fena yönlerinden etkilenmekten nefislerini men edememişlerdir. Bu hal, kendilerinde bozukluk, cehalet ve insanlıktan öte zihniyetler doğurmasından uzak kalmamıştır. İşte gerileyişimizin belli başlı sebeplerinden birini bu nokta teşkil ediyor.

Milletimizin gerçek din bilginleri, din bilginlerimiz arasında da milletimizin hakkıyla iftihar edebileceği bilginlerimiz vardır. Fakat bunlara mukabil ilim kisvesi altında hakikatten ilimden uzak, gereğince ilim tahsil edememiş, ilim yolunda layığı kadar ilerleyememiş hoca kıyafetli cahiller vardır. Bunların ikisini birbirine
karıştırmamalıyız.

Efendiler, gerçek din bilginleri ile dine zararlı ulemanın birbirine karıştırılması Emeviler zamanında başlamıştır. Bilindiği üzere Sıffın vak'asında Hz.Ali’nin ordusuna karşı mızrak uçlarına Kur’an-ı Kerim
sayfalarını takarak saldırdılar. İşte o zaman dine fesatlık, İslam arasına nefretlik girdi ve o zaman hak olan Kur’an, haksızlığa kabule vasıta yapıldı. Halifelik hile ile el değiştirdi. Ondan sonra bütün müstebit hükümdarlar dini hep alet edindiler. İhtiras ve istibdatlarını kabul ettirmek için hep ulema sınıfına başvurdular.
Gerçek ulema, dini bütün bilginler, hiçbir zaman bu müstebit taç sahiplerine uymadılar. Onların emirlerini dinlemediler, tehditlerinden korkmadılar. Bu gibi ulema kamçılar altında dövüldü, memleketlerinden sürüldü, zindanlarda çürütüldü, darağaçlarında asıldı. Lakin onlar yine o hükümdarların keyfini dine alet etmediler. Fakat gerçek durumda bilgin olmamakla beraber, sırf o kisvede bulundukları için bilgin sanılan, menfaatine düşkün, haris ve imansız bir takım hocalar da vardı. Hükümdarlar işte bunları ele aldılar ve işte bunlar, dine uygundur diye fetva verdiler. İcap ettikçe yanlış hadisler bile uydurmaktan çekinmediler. İşte o tarihten beri saltanat tahtında oturan, sarayda yaşayan kendilerine halife namı veren baskıcı hükümdarlar bu gibi hoca kıyafetli cahillere iltifat edip, onları himaye ettiler. Hakiki ve imanlı ulema her vakit ve her devirde onların kinini çekti.

Böyle yapan halifelerinin ve din bilginlerinin arzularına muvaffak olmadıklarını tarih bize misallerle izah ve ispat etmektedir. Artık bu milletin ne böyle hükümdarlar, ne böyle alimler görmeye tahammülü ve imkanı yoktur. Artık kimse böyle hoca kıyafetli sahte alimlere önem verecek değildir. Eğer onlara karşı benim şahsımdan bir şey anlamak isterseniz; derim ki, ben şahsen onların düşmanıyım. Onların menfi yönde
atacakları bir adım, yalnız benim şahsi imanıma değil, o adım benim milletimin kalbine havale edilmiş kanlı bir hançerdir. Benim ve benimle hemfikir arkadaşlarımın yapacağı şey mutlaka o adamı tepelemektir.”


Evet, yıllar önce ve olağanüstü şartlarda kullanılmış bu ifadeler Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ne kadar büyük bir kimliğe sahip olduğunun ispatıdır.
Yüce Atatürk’ün Hz.Muhammed'e duyduğu büyük sevgi ile birlikte Hz.Mevlana’nın da fikirlerine duyduğu hayranlık onun tüm hayatını ve icraatlarını etkilemiş, din konusundaki ifadelerine temel teşkil etmiştir. Bir Konya ziyareti sırasında söylediği şu sözler Hz.Mevlana'ya gösterdiği sevgi ve saygının delili gibidir: “-Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım. Hz.Mevlana düşünceleriyle benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi, çağları aşan bir yenilikçi...”


Evet...Yüce Atatürk sahip olduğu hayat görüşünün kaynağını işte bu sözleriyle özetleyivermiştir.

Çankaya köşkündeki dil çalışmaları toplantısında Konya Mevlevi Dergahı eski postnişinlerinden Veled İzbudak Çelebi de davet edilmişti. Söz dönüp dolaşıp Hz.Mevlana’ya gelmiş, yüce Atatürk şunları söylemişti:

“- Mevlana, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren büyük bir reformatör... Müslümanlık aslında geniş manasıyla hoşgörülü ve modern bir dindir. Araplar onu kendi bünyelerine göre anlamış ve tatbik
etmişlerdir. Sıcak bir iklimde oturan, suyu nadiren kullanan, genel bir hareketsizlik içinde ömür süren Badiye Arapları için günde beş vakit abdest ve namaz, çok ileri seviyede bir yaşama hareketidir. Hz.Muhammed insanları uyuşukluktan harekete sevk etmiştir. Sarp dağlar, yüksek yaylalarda at koşturan, erimiş kar suları ile yıkanan Türkler için abdest ve namaz çok tabii olmuştur. Mevleviliğe gelince, o tamamen dönerek ayakta ve hareket ederek Allah’a yaklaşma fikri, Türk dehasının en tabii ifadesidir."

İşte Yüce Atatürk'ün İslamiyet'e şekilcilik katarak onu asıl ruhundan uzaklaştıranlara verdiği en mükemmel mesajlardan birisi. O birçok kez dinin insanlık tarafından gerçek boyutlarıyla anlaşılmadığını belirtirken, Hz.Mevlana’nın da yanlış ve eksik yorumlandığına da temas etmiştir. Bir gün Konya milletvekili Naim Onat’ın sözde Mevlana'yı yermek istemesi üzerine Atatürk’ün söylediği şu sözleri bugün bile üzerinde ibretle düşünülmesi gereken ifadelerdir:

“-Eğer Mevlana’yı sizler gibi kavramak gerekirse, o büyük insanın ruhu dertlenir, biz de belki bir saygısızlık göstermek zorunda kalırdık. Mevlana’yı ululuğuyla kavrayabilmek için medresenin dar kapısından geçmemiş olmak gerek.”

Gazi Mustafa Kemal Paşa Konya’ya yaptığı toplam dokuz ziyareti sırasında her sefer önce Hz.Mevlana’nın makamının bulunduğu Türbe-i Saadeti ziyaret etmeyi ihmal etmemiş, tekke ve zaviyelerin işlevlerini tamamlaması ve dolayısıyla kapatılması yönünde çıkan yasa sırasında Hz.Mevlana’nın türbesini müze haline dönüştürerek tüm insanlık alemine açık halde kalmasını sağlamıştır.

Bununla ilgili bilgiler 22 Aralık 1987 yılında yayınlanan Hürriyet gazetesinde çıkan bir haberde şöyle dile getirilmiştir:


Atatürk, Konya'daki Mevlana Dergahı ve türbesini, Konya'ya ilk gelişi olan 3 Ağustos 1920 günü ziyaret etmiş ve bu ziyaretten pek etkilenmişti. Daha sonra ziyaretlerinde Mevlana Türbesini ziyaret etmeden Konya'dan ayrılmamıştır. 3 Nisan 1922 günü ziyaretlerinde, kendisi için açılan Sema meydanında hazır bulunmuş, 22 Mart 1923 günü yaptığı ziyarette postnişin Abdülhalim Çelebi'nin davetlisi olarak dergahta yemek yemiş, Hz.Mevlana'nın büyüklüğü üzerine takdir ve hayranlık dolu sözler söylemiştir.

Cumhuriyet'in ilanından sonra, tekke ve türbelerin kapatılması hazırlıkları yapılırken, Başbakan İsmet İnönü'ye "Mevlana Dergahı ve türbesinin kapatılmayarak kendi eşyası ile birlikte müze olarak düzenlenmesi ve ziyarete açılması"emrini vermiştir. Bir süre sonra, Bakanlar Kurulu kararı ile dergah, müze haline getirilmiştir.

Atatürk, 18 Şubat 1931 günü Konya'ya 9'uncu defa geldiği zaman, Konya'da 11 gün oturmuş, bu arada 21 Şubat 1931 gününü tamamen artık müze halinde ziyarete açık bulundurulan Mevlana Müzesi'nde geçirmiştir.

Bu ziyaret sırasında eski Konya Milletvekillerinden Fuat Gökbudak ve o günlerde Konya Azar-ı Atika Müzesi müdürü olan Yusuf Akyurt'un ayrı ayrı anlattıklarına göre, Atatürk müze müdürünün odasına girer girmez, niyaz penceresi üzerindeki rubaiyi görmüş, Farsça'yı çok iyi bilen Hasan Ali Yücel'e tercümesini yaptırmıştır. Atatürk tercümedeki: "Ey keremde, yücelikte ve nur saçıcılıkta güneşin, ayın, yıldızların kul olduğu sen. Garip aşıklar, senin kapından başka bir kapıya yol bulmasınlar diye öteki bütün kapıları kapanmış, yalnız senin kapın açık kalmıştır." ibaresini işitir işitmez şöyle demiş:

"Hz.Mevlana'nın büyüklüğü burada bir kere daha kendini gösterdi... Doğrusu ben, 1923 yılındaki ziyaretim sırasında, bu dergahı kapatmayalım Müze olarak halkın ziyaretine açalım, diye düşünmüş; bir yıl sonra dergah ve tekkelerin kapatılması kanunu çıkar çıkmaz İsmet Paşa'ya Mevlana dergahı ve türbesini kendi eşyası ile Müze haline getir emrini vermiştim. Görüyorum ki, şu okuduğumuz rubainin hükmünü yerine getirmişim. Bakınız ne kadar mükemmel bir Müze olmuş..."

serpil23
31.07.2006, 09:23
özelikle kirmizi olan ve altini cizdigim yerlere dikkat edin.Hangi sunni bu gercekleri kabul eder ?
Atatürk bu bilgileri nereden ögrenmisdir ?? Ve dikkat edin, bu konusmayi konyada yapiyor

10000 harfi gectigi icin yaziyi kisaltmak zorunda kaldim.

yazi söyle devam ediyor

Hz.Muhammedin “Din nedir?” sorusuna verdiği “Ahlak,ahlak,ahlak” cevabına her dönemde çok ihtiyaç duyduğumuzu düşünerek Hz. Muhammed'in, Hz.Ali’nin, Hz.Mevlana'nın ve Atatürk' ün şu sözlerine dikkat çekmek istiyoruz:

“İlim Çin’de olsa gidip öğreniniz.”
Hz.Muhammed

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”
Mustafa Kemal Atatürk

“Dünyada sevgiye dair ne varsa ben orada varım,
savaşa dair ne varsa ben orada yokum.”
Hz.Mevlana

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh."

Mustafa Kemal Atatürk


“Evlatlarınızı zamana göre yetiştiriniz.”
Hz.Ali

“Milletimi muasır medeniyet seviyesinde görmek isterim.”
Mustafa Kemal Atatürk

serpil23
31.07.2006, 09:38
Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı

KızılBant
31.07.2006, 11:21
Atatürk dincilere karşı sert tutumlar izlemiştir bu açıdan Alevilerin gözünde prim yapmıştır ama Bektaşi olup olmadığı konusunda bir bilgi yok. Trakyada, Balkanlarda çok sayıda bektaşi vardı ancak çok sayıda Sunnide vardı.

Atatürk ateisttir benim bildiğim. Dincileri sevmemesinin nedenide budur.

izmirksk
31.07.2006, 12:04
Atatürk ateisttir benim bildiğim. Dincileri sevmemesinin nedenide budur.
1930 lardan sonra kendi el yazısı ile yazdığı eserlerde dine karşı açıkça tutum almıştır..
tanrı ve peygamber kavramalrını gülünç bulur..yani ölürken kelime i şehadet getirmedi ise :lol: muhtemelen ateistti..

kavakli
31.07.2006, 12:20
ataturk un anne tarafi manisali baba tarafininda karamanli oldugunu biliyorum sadece ama bektasilik tarainin oldugunu gercekten duymadim

Şoreş
31.07.2006, 18:06
Alevi değildir..

müttaki
31.07.2006, 18:27
ilerde bende başbakan falan olursam müttaki bektaşimiydi diye tartışma olurmuydu acaba :1eye: :confused1

hehehehhh :)

Şoreş
31.07.2006, 18:33
ilerde bende başbakan falan olursam müttaki bektaşimiydi diye tartışma olurmuydu acaba :1eye: :confused1

hehehehhh :)

:5: :11: :5: :14:

Oda olur abi..


Belgelerimiz var gerçi.. Aleviforum :lol:

müttaki
31.07.2006, 18:41
:5: :11: :5: :14:

Oda olur abi..


Belgelerimiz var gerçi.. Aleviforum :lol:

:biggrin: şaka bi yana bektaşi tarikatları yada ocaklarından gelmesede Ali hakikati ile yetiştiği aşikar :) bunu yazılarından veya sahip olduğu hakkı örtmesinden anlayabiliyorum Aleviliğe kalben yakin diyelim mevlevi dergahlarını kapatmaması da ilginç geliyor mevlevi olmadığıda belli ama onuda yakin görmüş demek ki gerçi Fevzi Çakmak mevleviydi onun tesiri olabilir...

her neyse selman Farisiyi ehlibeytten sayanlar bektaşi olarak hatta Alevi olarak kabul edebilirler
ama saymayanlar illa kanla babadan oğula bektaşi olur diyenler için bişey diyemicem :yamukgul: o zaman bektaşi olamıyor :hmmm

bektaşilik hakikatini bilen biriydi diyeyim o zaman konuyu noktalayayım :whistling

Balta
31.07.2006, 18:50
1924 yılında 677 sayılı kanun Tekke ve zaviyelerin ve türbe darlıklarla bir takım unvanların men ve ilgasına dair kanunun 13-12 1924 tarihinde çıkarılan resmi gazete’nin 243 sayısı ile ilan edildi. 677 sayılı kanun Bektaşilik ve Masonluk dışında tüm tarikatlar kapatılır.

Bununda sebebi Cemalettin Dede ile Atatürk arasında Kurtuluş savaşı öncesi "Pirevi anlaşması" diye bilinen Cemalettin Dedenin Atatürk kongreler sırasında Atatürke tam destek vereceğini açıklaması ve Ankaraya gelişi sırasındada Atürk Hacı Bektaşa uğramış ve orada böyle bir di,yaloğ geçmiştir ve Cemalettin dede o zaman 3-4 milyon olan Alevi-Bektaşilerin tam desteğini ve ayrıca 1800 altın yardımda bulunmuş ve daha mücadelenin ilk yıllarında destek verilmiştir.

Ama daha sonra

1927 yılında da Tire Bektaşi Dergahı dışında Bektaşiliğe ve masonluk izin verilmez.

1924 yılında Hacı Bektaş ilçesindeki Pir evi sonrasında da Hacı Bektaş-ı Veli Dergahlarının tüm vakıflarına el konulursa da İzmir-Tire Horasanlı Ali Baba Dergahı özel bir yasa ile açık tutulmuştur.


Geçmişte olduğu gibi bu günde Alevi- Bektaşiler Mustafa Kemal’le birlikte gerici, bağnaz ayaklanmaların karşısında oldular. Laik, sosyal, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan eylemlerin yanında yer aldılar. Her türlü ayrımcılığa ve dışlanmışlığa karşı mücadele ettiler.
Alevi-Bektaşiler Kurtuluş savaşı boyunca, Cumhuriyet’in kurulmasında, gelişmesinde ve Cumhuriyet devrimlerinin yanında yer almalarının sebebide budur.

Şimdi söylemler ve iddialara göre karar vermek yada fikirlerde yakınlık bulup ha buda bizdendir demek çok yanlıştır.

Buna en somut örnek YILMAZ GÜNEYDİR. Bilindiği gibi bütün aleviler Yılmaz güneyi sahiplenir ve sever neden fikirlerinden dolayı ama bu Yılmaz Güneyi Alevi yada Bektaşi yapar mı?

mecnun01
31.07.2006, 19:06
Mustafa Kemalin Alevi oldugunu bence kesin...

babasinin ismi ali riza---bu kesinlikle bir alevi ismidir

serpil23:
Atatürk'le ilgili iddialarına inanmayanların Makedonya'nın Kalkandere bölgesinde bugün de faaliyetlerini sürdüren, Osmanlı döneminin en büyük Bektaşi tekkesine gitmelerini söyleyen Altun şöyle dedi: ''Atatürk'ün köyü Kocaali köyü. Atatürk'ün annesinin babasının doğduğu köy Makedenyo'da Kocaali köyü ve bu köyün olduğu bütün bölge olduğu gibi Bektaşidir. Atatürk'ün annesi ve babası bu medresede Kalkandere'deki Harabi Baba dergahında medrese eğitimi almışlardır. Bu o dergahın kayıtlarında mevcuttur.''

Dergahin kayitlarinda mevcutsa bu Atatürküm alevi oldugu kanitlanmistir anlamina gelir
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
atatürk demiski:

Efendiler, gerçek din bilginleri ile dine zararlı ulemanın birbirine karıştırılması Emeviler zamanında başlamıştır. Bilindiği üzere Sıffın vak'asında Hz.Ali’nin ordusuna karşı mızrak uçlarına Kur’an-ı Kerim
sayfalarını takarak saldırdılar. İşte o zaman dine fesatlık, İslam arasına nefretlik girdi ve o zaman hak olan Kur’an, haksızlığa kabule vasıta yapıldı. Halifelik hile ile el değiştirdi.Ondan sonra bütün müstebit hükümdarlar dini hep alet edindiler. İhtiras ve istibdatlarını kabul ettirmek için hep ulema sınıfına başvurdular.


Mustafa Kemal bu dedikleriyle resmen Ömeri Osmani Ebubekiri tanimiyor.Bu halifeleri tanimayan bir insan nasil sunni olabilir ??

Balta
31.07.2006, 20:13
Mustafa Kemalin Alevi oldugunu bence kesin...

babasinin ismi ali riza---bu kesinlikle bir alevi ismidir

serpil23:
Atatürk'le ilgili iddialarına inanmayanların Makedonya'nın Kalkandere bölgesinde bugün de faaliyetlerini sürdüren, Osmanlı döneminin en büyük Bektaşi tekkesine gitmelerini söyleyen Altun şöyle dedi: ''Atatürk'ün köyü Kocaali köyü. Atatürk'ün annesinin babasının doğduğu köy Makedenyo'da Kocaali köyü ve bu köyün olduğu bütün bölge olduğu gibi Bektaşidir. Atatürk'ün annesi ve babası bu medresede Kalkandere'deki Harabi Baba dergahında medrese eğitimi almışlardır. Bu o dergahın kayıtlarında mevcuttur.''

Dergahin kayitlarinda mevcutsa bu Atatürküm alevi oldugu kanitlanmistir anlamina gelir
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, Alevimen)
atatürk demiski:

Efendiler, gerçek din bilginleri ile dine zararlı ulemanın birbirine karıştırılması Emeviler zamanında başlamıştır. Bilindiği üzere Sıffın vak'asında Hz.Ali’nin ordusuna karşı mızrak uçlarına Kur’an-ı Kerim
sayfalarını takarak saldırdılar. İşte o zaman dine fesatlık, İslam arasına nefretlik girdi ve o zaman hak olan Kur’an, haksızlığa kabule vasıta yapıldı. Halifelik hile ile el değiştirdi.Ondan sonra bütün müstebit hükümdarlar dini hep alet edindiler. İhtiras ve istibdatlarını kabul ettirmek için hep ulema sınıfına başvurdular.


Mustafa Kemal bu dedikleriyle resmen Ömeri Osmani Ebubekiri tanimiyor.Bu halifeleri tanimayan bir insan nasil sunni olabilir ??

Bu söyleri ile Alevi Olduğununda ipatı değildir. Bak hatta dervişler diyor ekteki yazıda kaldı ki Hacı Bektaş Pirevi onun zamanında mal varlığına 1927 elkonuldu.

Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır

Ve ayrıca Alevi ise Nesen ilk önce dini eğitim verilen bir okula gönderildi ki annesinin çok dindar olduğu bellidir. Bütün kitaplarda hayatıyla ilgili şu vardır.

İlköğrenimine, Annesi Zübeyde Hanım'ın isteği üzerine Hafız Mehmet Efendi mahalle mektebinde başladı. Bir süre devam ettiği bu okuldan babasının isteğiyle ayrıldı ve öğrenimini o günün çağdaş eğitim anlayışını benimseyen Şemsi Efendi Mektebi'nde tamamladı

Ayrıca örnekse bak Balıkesirde Camide Verdiği hutbe;
"Millet, Allah birdir. Şanı büyüktür. Allah'ın güvencesi, sevgisi ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Allah tarafından insanlara gerçeği bildirmeye görevli elçi olmuştur. Hayatı düzenleyen temel kurallar hepinizce bilinmektedir ki, yüce Kuran'da yazılı bulunmaktadır. İnsanlara duygu güzelliği ve bolluğu veren dinimiz son dindir. Mükemmel ve kusursuz dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymasa idi, bununla diğer ilâhi doğa kanunları arasında çelişki olması gerekirdi. Çünkü varlığın bütün kanunlarını yapan Yüce Allah'tır. Arkadaşlar, Peygamber çalışmalarında iki göreve ve iki eve sahip bulunuyordu. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Peygamberin kutsal yolunu izleyerek bu dakikada milletimize, milletimizin bu gününe ve geleceğine ilişkin hususları görüşmek amacıyla bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni buna kavuşturan Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu nedenle büyük bir sevaba erişeceğimi ümidediyorum.

Hüseyin69
31.07.2006, 20:23
degerli halil abi bende birseyler eklemek isterdim ama kendi koydugum kurallari kendim cignemekten cekindigim icin kendi yorumumu buraya yazmayi uygun görmüyorum
aslinda ayni konu forumda mevcuttur ama ordaki gerginligi yeniden canlandirmak istemedigim icin böyle bir anket actim

Balta
31.07.2006, 20:45
degerli halil abi bende birseyler eklemek isterdim ama kendi koydugum kurallari kendim cignemekten cekindigim icin kendi yorumumu buraya yazmayi uygun görmüyorum
aslinda ayni konu forumda mevcuttur ama ordaki gerginligi yeniden canlandirmak istemedigim icin böyle bir anket actim

Sevgili Hüseyin, Baştaki koyduğun kurallar sanırım kimse tarafından okunmadı o nedenle kuralları boşverelim evet başka bir konu mevcut ve anketsiz olarak hemen hemen aynı başlıkta devam ediyor. Burda biz diğer arkadaşla enine boyuna tartışacaktık ama sanırım bu olmayacak ve tartışma sonucuna görede arkadaşlar kendi bilgilerinide değerlendirerek oylayacaktı fakat katılım olmasıda güzel birşey o nedenle bilgilerini paylaş bizde faydalanalım.

Atatürk Ulusal mücadele için çeşitli normları kullanmıştır buda doğal bir süreçtir. Hatta belirttiğim gibi Hacı Bektaş dedelerinden Cemalettin Dedenin Atatürk daha henüz Anadoluya çıkıp kongrelere başladığı zamanlarda direk hem maddi hem manevi ve hatta askeri anlamda destek sözü üzerine Atatürk Ankaraya gelişi sırasında Hacı Bektaş Pirevinde görüşmüşlerdir ama Savaş bittikten sonra ise 1927 de bu Pirevinin malvarlığına el konulmuştur bu bir çelişkidir.
Kurtulus Savasinda Mustafa Kemal e en büyük destegi gösteren ve özellikle Haci Bektas Dergahininda Anadoluyu savunma noktasinda Kuvayi Milliyeye yardim edip ülkenin isgalcilerden kurtulmasinda ciddi bir güc olan Alevilerin Atatürke ilişkisi burada başlarr.Atatürk Alevilerin oldugu kadar, diger inanc ve etnik kökenden olanlarinda ilişkisi vardır. Hatta Mason localarıyla ilişkisi yine aynı mantıkladır 1927 de Mason Localarınıda kapattırmıştır..Fakat Aleviler istedikleri gibi bir inancsal esitlige ve özgürlüge kavusamadiklari ve Kocgiri,Dersim olayindaki tavirlarindan ötürü Mustafa Kemal e sitem etmisler hayal kirikligi yasamislardir.Haci Bektas Dergahinin 1925 te Tekke ve Zaviyeler kanununa göre kapatilmasi ise Alevileri derinden üzmüstür.Bununla birlikte " Dede,Pir,Rehber,Zakir gibi sifat larin yasaklanmasi olayin baska bir yanidir.

Aleviler Atatürkü sever yada sevmez diye genelleme yapmak yanlistir.Bu anlamda Atatürkü seven de olacaktir sevmeyende.Atatürk Alevi önderi degildir.Sonucta Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin lideridir,önderidir.Atatürk Aleviligede diger inanclardan daha yakin bir tutum sergilememistir..



Ayrıca Atatürkün hiçbir yerde Aleviliğine yada Bektaşiliğine kanıt sözü bulunmamaktadır ki dediğim gibi bugün Sünni olupta aydın ve ilerici olan kişilerin sözlerini kanıt olarak Alevilikle yoğrulmaya çalışılması ve Alevi olarak gösterilme gayreti yanlıştır.

manifesto
31.07.2006, 20:58
Atatürk'ün Sebatayist olduğunu söylesem bana kızmazsınız snırım..:)
Elimde delilleri var..:)
Şemsi Efendi Okulu o dönemde sebatayist ailelerinin çocuklarını gönderdiği okul
Gazeteci Ben Avi ile Atatürk Trablusgarb cephesine giderken Filistinden geçiyor..O zamanlar Yüzbaşı ve milis alayı kumandanı..
Bu yahudi gazeteci ile röpörtaj yapıyor zira o dönemde henüz İsrail devleti kurulmamış osmanlı vilayeti durumunda ve röpörtaj 1947 de yayınlanıyor ..
Röpödtaj da Atatürk ;
Aslen sebatay sevi nin soyundan geldiğini ama Yahudi olmadığını,küçükken babasının kendisine venedik de basılmış eski bir Tevratı okuyabilmesi için Karaim yahudisi bir öğretmen tuttuğunu belirterek,aklında kalan tek duanın da "Shema Ysrael Adonai Eloheniu ve adonai ehad" olduğunu söylüyor.
(Dinle ey israil Rabbiniz olan Allah Tekdir)
.................................................. .....................devam edip gidiyor..

Şimdi inanmalımı bilemiyorum ama Bektaşi olmasından daha mantıklı geliyor bana..

Balta
31.07.2006, 21:00
babasinin ismi ali riza---bu kesinlikle bir alevi ismidir

Mustafa Kemal hakkında yapılan başyapıtlardan biri Şevket Süreyye Aydemir'in (1897-1976) yazdığı "Tek Adam" adlı 3 ciltlik kitapdır. Mecnunun iddiası her ne kadar benim için önemli olmasa da bazı kişiler için önemli olabileceğini düşündüm. Kitabın 1. cildinden alıntılar aşağıdadır:

BABANIN HİKAYESİ
"Ali Rıza Efendi'ye gelince (Mustafa Kemal'in babası): Onun ailesi Selanik'in yerlisi sayılmaktaydı. Amcası Hafız Mehmet Efendi (Dikkat bu okul dini ağırlıklı ve katı kurallı bir okul ki sonradan bu okuldan alınıp Şemdi efendi Okuluna verikliyor)
Selanik'de bir mahalle mektebinde hocalık yapıyordu. Sakalının kırmızı oluşundan ona Kırmızı Hafız'da derlerdi. Ali Rıza Efendi'nin ailesinin o sıralarda en göze çarpan şahsiyeti oydu. Ali Rıza Efendi'nin babası Firari Ahmet Efendi adıyla da tanınırmış. Bu kaçaklık, anlaşıldığına göre Selanik'te 1876 nisan sonları ve mayıs başlarında çıkan bir karışıklığa Ahmet Efendi'nin de karışması yüzünden olmuştur. Karışıklığı sebebi siyasi olmaktan ziyade müslüman olmuş bir Bulgar kızının Rusların teşvikiyle zorla kaçırılması gibi halkın duygularını zedeleyen bir olaymış.Ama halk ayaklanıp iş karışıklık halini alınca , arada Fransız ve Alman konsolosları öldürülmüş. Neticede 7 mayıs 1876'da büyük devletlerin donanmaları Selanik'e gelmiş, hükümeti, bazı suçluları idama mecbur bırakmıştır. Ahmet efendi bu olay üzerine Makedonya dağlarına kaçmış, oralarda 7 yıl kadar örtülü bir hayat yaşadıktan sonra vefat etmiş."

Bunlardan anlaşıldığına göre Mustafa Kemalin Babasının amcası hafızdır. Büyük babası ise, müslüman olan bir Bulgar kızının Rusların teşvikiyle kaçırılması ardından gelişen müslüman halk ayaklanmasına katıldığı ve bu olaylarda yabancı konsoloslar öldürüldüğü için dağlara firar edip orada ölmüş bir insandır.

Bunlardan anlaşıldığı üzere Mustafa Kemal baba tarafından da tutucu müslümandır. Ayrıca doğduğu ev, Selanik'in müslüman mahallesi olan Ahmet Subaşı mahallesidir. Bu mahallenin diğer adı Hatuniye mahallesidir. O dönemde Selanikte hıristiyanlar ve yahudiler de yaşamaktadır. Ancak, Ahmet Subaşı mahallesi tutucuların bir mahalledir Bekatşi Mahalleleri daha şehir dışında ve dağınık haldedir.

Balta
31.07.2006, 21:14
Atatürk'ün Sebatayist olduğunu söylesem bana kızmazsınız snırım..:)
Elimde delilleri var..:)
Şemsi Efendi Okulu o dönemde sebatayist ailelerinin çocuklarını gönderdiği okul
Gazeteci Ben Avi ile Atatürk Trablusgarb cephesine giderken Filistinden geçiyor..O zamanlar Yüzbaşı ve milis alayı kumandanı..
Bu yahudi gazeteci ile röpörtaj yapıyor zira o dönemde henüz İsrail devleti kurulmamış osmanlı vilayeti durumunda ve röpörtaj 1947 de yayınlanıyor ..
Röpödtaj da Atatürk ;
Aslen sebatay sevi nin soyundan geldiğini ama Yahudi olmadığını,küçükken babasının kendisine venedik de basılmış eski bir Tevratı okuyabilmesi için Karaim yahudisi bir öğretmen tuttuğunu belirterek,aklında kalan tek duanın da "Shema Ysrael Adonai Eloheniu ve adonai ehad" olduğunu söylüyor.
(Dinle ey israil Rabbiniz olan Allah Tekdir)
.................................................. .....................devam edip gidiyor..

Şimdi inanmalımı bilemiyorum ama Bektaşi olmasından daha mantıklı geliyor bana..

Atatürk sabateist değildir, madem sabateist diyorsun Atatürkün sabeteist doktorlar tarafından yanlı ilaç kullandırılarak öldürüldüğünü söyleyen atilla İlhanın bu iddiası basın tarafından niye kaale alınmadı.

Bana bunu söyleyebilirmisin. Atatürke Veledi zina diyen Hasan mezarcı kendini mesih ilan ederek ne kadar aklı başında biri oldğunu kanıtladı,

ayrıca mason localarını kapattırmıştır hiçbir masonun böyle bir hakkı yoktur, Atatürk mason olsa böyle birşey yapamazdı.

İngiliz belgelerine bakarsan "atatürkün birinci dünya savaşı başlamadan öldürülmek istendiğini çünkü dehasıyla savaşa istemedikleri bir şekilde yön vereceğinden korkulduğunu" açıkca ifade edilir.

Atatürk Türk kimliği ön plandadır. Heryerde bunu ifade etmiş ve bütün Nutuk ve yazılarında bu vardır. Kur'anı Elmalıya meal ettirdi. Nedeni Türkçü olmasıdır. Yoksa Yahudi kimliğini öne çıkarırdı.

Atatürk türbeleri ziyarete kapattırdı sırf islamada hurefeler oluşmasın diye bunu her fırsatta dile getirmiştir. bugün adamın biri bir yere bir kafatası gömüyor üstüne bardakçı baba diyor orası türbe oluyor, bugünkü durum çok mu iyi. Muzu öp deyip edep yuerlerini müritlerine öptüren şeyhler var bu ülkede...

ayrıca Necmetin erbakana bakın evlendiğinde iki şahidide masondur. Şimdi böyle olması Erbakanı Mason yada Sebayiti mi yapar.

Atatürk ne Alevidir-Yada Bektaşi nede Sebayiti. Atatürk Türkçü yapısıyla bir asker ve siyasetçidir. O nedenle biryerlere alıp biryerlere konmamalı. Ne putlaştırılacak kadar sevilmeli nede olmayan iddialarla hakaret edilmemeli. Yaptıkları hatalarda vardır bunuda kabul etmeli, İyi şeylerde vardır bunuda söylemeli.

manifesto
31.07.2006, 21:32
Yoksa Yahudi kimliğini öne çıkarırdı
Bunu yapması mümkün mü_? Öyle olsa zaten bu kimliğini ön plana çıkarmaz.
Doğru mu gerçek mi bende tam emin değilim..Ayrıca Türk kimliğini ön plana çıkarması da normal..zira bu onlar için en önemli saptırma operasyonu...

Elmalılı ya meal ettirdi çünkü geleneksel islam öğretisine alternatif getirmeye çalışıyordu..bunu bir dönem başardıda..

Zaten bu iddia çok ciddi yada çok basit mi o da belli değil.Çünkü yahudilerin böyle dehaları buda bizden demek gibi bir saplantısı var..
Ayrıca Masonlar ile Sebatayistler arasında ciddi sorunlar yaşandı..en son Mason Üstadının türkiyede başına gelenler..
Türk masonları ve İsrail masonları menfaat çatışması yaşadılar uzun süre..
Esasen senin son paragrafda yazdıkların önemli..gerisi biraz işin edebiyatı..

Lamekan
31.07.2006, 21:39
Atatürk'ün Sebatayist olduğunu söylesem bana kızmazsınız snırım..:)

Yok canım ne kızacaz. Konu Atatürk bektaşimi değilmi ama bu konu içindede Atatrkün sebatayist olup olmadıgını tartışabilir. Daha önce konu olarak açmış olsanız ve tertışmış olsak bile...

Bu arada bahsettiğiniz röportaş neden ulu önderin ölümünden 10 yıl sonra yayınlanmış. demek geliyor aklıma.

Kim nasıl işine geliyorsa o tarafa çekiyor Atatürk konusunu.

Bence sebatayist değildi, bektaşi hiç değildi...

sadece ileri görüşlü askeri bir dehaydı ve bu yetenegini iyi kullandı. O zamanın şartlarında bektaşi gibi görünmeliydi öle gösterdi kendini, meclisden görev sürsi için yaptıgı konuşmada, karşı olanları ikna amaçlı nasıl konuşması gerekiyrsa konuşmuştur.

Ama bi ilah değildir. Doğrusuyla yanlışıyla önderimizdir.


Bu arada sayın manifesto Atatürk sebayatist olsa sevinirmiydiniz.? Benim öle bir derdim yok ama öle olsaydı sözde Atatürkçü olan ve Atatürkün bayragın adı altında ucuz propaganda yapanları görmek isterdim. :)

serpil23
02.08.2006, 14:24
Bazi arkadaslar nedense inanmak istemiyor.Bir insanin babasi ve annesi alevi ise kendiside alevidir.
Babasinin Alevi oldugu kanitlanmistir.
Ayrica Bektasi Tekkesinde kayitlari mevcut.

Kendisi aslen atheist olmusdur o ayri bir olay.Ama alevikökenli ldugu kesindir.

velakad
02.08.2006, 15:22
Bazi arkadaslar nedense inanmak istemiyor.Bir insanin babasi ve annesi alevi ise kendiside alevidir.
Babasinin Alevi oldugu kanitlanmistir.Atatürkün kökeni Makedonyadanin Kalkanderenin Kocaali köyüne dayanir.Bu Ispatlanmisdir.Sunnilercede kabul ediliyor.Bu köy ve tüm komsu köyler oldugu gibi Bektasidir.
Ayrica Bektasi Tekkesinde kayitlari mevcut.



Birncil ağızdan bu köyün (KOCAALİ) bir Bektaşi köyü olduğunu ve bu köyde tekke şeklinde birde cem evinin olduğunu duydum...Bu duyum kesinlikle doğrudur çünkü bundan 2 sene evvel dedelerimiz oraya gittiler...

aşk-ı muhabbetle...

serpil23
02.08.2006, 15:55
diger bölümde yazdim, burayada yaziyorum.

Bazi arkadaslar nedense inanmak istemiyor.Bir insanin babasi ve annesi alevi ise kendiside alevidir.
Babasinin Alevi oldugu kanitlanmistir.Atatürkün kökeni Makedonyadanin Kalkanderenin Kocaali köyüne dayanir.Bu Ispatlanmisdir.Sunnilercede kabul ediliyor.Bu köy ve tüm komsu köyler oldugu gibi Bektasidir.
Ayrica Bektasi Tekkesinde kayitlari mevcut.

EŞİTLİK PARTİSİ
02.08.2006, 16:33
Değerli Canlar...

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki tüm değerlerimize sivri sineğin ilaçlı alana saldırıp düştüğü gibi kendilerince ''saldırıyorlar''...
Emperyalistler ve her kademedeki iş birlikçileri ve de irili ufakı uzantıları boşuna uğraşıyorlar...
Ama haklılar ne yapsınlar ATATÜRK rotasından çıktıkça,
-S.S.C.B. Dağıldı...
-Orta Doğu Kan Gölü,kimin eli kimin koynunda beli değil...
ha bire birbirlerini öldürüyorar...
Hele BM bir kepazelik...
Be kardeşim siz ATATÜRK'le uğraşacağınıza hazır İKÖ Genel Sekreterliği bizde iken niye Güvenlik Konseyi daimi üyeliğini isteyipte bu kan gölüne çare aramıyorsunuz...
Hadlerimi...
-Çin'cier meydanda yok...
-S.S.C.B.ciler tüydü...
-Tİtocuar,Enver Hocacıların sesleri kesildi...
Hala ATATÜRK ''haksız..''
Sosyalizminde içine ettiler...e...sırayı şaşırıp,Karl Marks literatüründe olmayan,Feodalizmden,Kominizme atlarsanız olacağı buydu...
Ama ATATÜRK,önce KAPİTALİZMİ yaşatmak,ardından doğru çizgiyi takip etmek istedğinden bu efendiler suçluluk psikozuyla hürra saldırıya geçiyorar...
ATATÜRK Daha 1927 de MÜSÜMAN ülkelerin,
-Bağımsız parlamentoları karar versin birlik olalım...demesini içine sindiremeyenlerde hürra ATATÜRK'e saldırıyor...
Hele hele gözlerine dizlerine dursun yedikeri ATATÜRK mirasından doymayanlara ne demeli...
Evet gerçekten bitiyorlar...
Hele ORDU mitinginden sonra,çarşafa dolaştılar...
Ya ANKARA'da böyle bir miting düzenlenirde,GÜVENLİK güçleri görevden alınan Em.Md.Yrd.gibi davranırsa...
Nereye kaçacaklar acaba AKP ve CHP iler...
Hani dedik...
Evet gerçekten bitiyorlar...
Hele bu halk,
-Kahrosun PKK diyenlerle,kahrosun Türk faşisteri diyenlerin perde arkasında,birlikte SİLAH-UYUŞTURUCU ticareti yaptıkarını öğrenirse...o cenaze törenlerinde siz seyredin iki kan emici yöneticilerin halini...
Hele bay Baykal'ın,İnönü'nün,Ecevit'in,Karayılanın pardon Karayalçın'ın,Türkeş'in,Erbakan'ın,Kutan'ın,Çiller 'in,Bahçeli'nin,Perinçek'in Fetullahın MAVİ AY örgütünün birlikte üyesi oldukarı bilinirse...
Efendim yalan bunlar...yalanmı gerçekmi siz görürsünüz
Bilinecek...bilinecek...
Sizi gidi saman altından su yürüttüğünü sanan zavallılar...
Emperyalistler adama parayı verir,ardından tüm suçları karşıtlarına verir...
Ha bunu bilmiyordunuz öylemi...
Niye o zaman el acele Genel Kurmay karanamesini tüm 83 yıllık teamüllere aykırı şekilde imzaladınız...

Benim Naciz Bedenim Elbette toprak olacak ama
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır...

Mustafa Kemal ATATÜRK

Saygı ve sevgilerimle...

Bektaş ÇELEBİ

mercanmavisi
02.08.2006, 18:56
atatürk ü böyle tuhaf konulara alet edip ona sebatayist yada bektaşi degil demek yada bektaşi olmadıgını ispat etmeye calışmak için tuhaf tuhaf örnekler verip atatürk ü o bizden olamaz mealinden şeyler söylemeye calışmak hiçte insanca bir yaklaşım olamaz.büyük bir insan olmak için nerden geldiğin kim oldugun önemli degildir peygamber efendimizin dediği gibi her milletin iyisi iyidir kötüsü kötüdür.Atatürk bütün bu tartışmaların üstünde bir insandır okadar.atatürk hakkında konuşurken laflarınıza dikkat edin biraz.yok sebatayistmiş yok bilmem neymiş vay efendim camide konuşma yapmış kurtuluş savaşı mücadelesi yapan bir insanın ne yapmasını bekliyordunuz bay balta atatürk herkese eşit mesafede durmuştur ve milli mücadeleyi nihayete ulaştırmak için ne gerekiyorsa onu yapmıştır ve başarılı olmuştur yine söylüyorum atatürk bütün tartışmaların üstünde bir insandır.onu böyle konulara alet edip hakkında aptalca ve mantıksız ithamlarda bulunmayın

Balta
02.08.2006, 19:15
atatürk ü böyle tuhaf konulara alet edip ona sebatayist yada bektaşi degil demek yada bektaşi olmadıgını ispat etmeye calışmak için tuhaf tuhaf örnekler verip atatürk ü o bizden olamaz mealinden şeyler söylemeye calışmak hiçte insanca bir yaklaşım olamaz.büyük bir insan olmak için nerden geldiğin kim oldugun önemli degildir peygamber efendimizin dediği gibi her milletin iyisi iyidir kötüsü kötüdür.Atatürk bütün bu tartışmaların üstünde bir insandır okadar.atatürk hakkında konuşurken laflarınıza dikkat edin biraz.yok sebatayistmiş yok bilmem neymiş vay efendim camide konuşma yapmış kurtuluş savaşı mücadelesi yapan bir insanın ne yapmasını bekliyordunuz bay balta atatürk herkese eşit mesafede durmuştur ve milli mücadeleyi nihayete ulaştırmak için ne gerekiyorsa onu yapmıştır ve başarılı olmuştur yine söylüyorum atatürk bütün tartışmaların üstünde bir insandır.onu böyle konulara alet edip hakkında aptalca ve mantıksız ithamlarda bulunmayın

Benim adıma yazdığınız için direk cevapdoğduğu için yazıyorum aslında sizinle bu seviyede tartışmam bile.

Benim verdiğim örnek tarihte tüm kitapları incele vardır. Balıkesir camisindeki sözleridir. Bende aynısını söyledim dikkat ederseniz Atatürk herkesime ihtiyacı vardı ve buna göre davrandı. Ve Konunun başlığı Atatürkün Bektaşi olup olmamasıdır ki ben olmadığı tarafdayım ve bunu tarihle açıklamaya çalışıyorum kaldı ki buna itirazınız varsa o zaman kanıtlarınızı ve belgelerinizi ortaya koyarsınız.

Son sözlerinizi aynen iade ediyorum aptalca ve mantıksızca konuşma demek zaten aptalca ve mantıksızcadır yazınızda baştan sona tek bir gerçeklik yoktur ve tamamen sizin içinizden geçenlerdir. Burda ben Atatürke haksızlık yada saygısızlık yaptığım görülmüş değildir kaldı ki fazladan övmemde ve onu putlaştırmamda. Tanrının hakkı tanrıya Sezarın Hakkı Sezaradır ne eksik ne fazla yazdıklarımı diı dikkatli oku. Zaten böyle slogan atan Kemalizstler tarafından değilmidir ki Atatürk zarar görmektedir.

Nickinizin altına Kemalist yazmanızla bitmiyor herşey. "Demişsiniz ki Atatürk bütün tartışmaların üstünde bir insandır." Neden Atatürk konuşulamaz mı sonuçta o da bir insandır. İlahi güçler kutsamak yanlıştır ve Ulusal Lider olarakta yeri bellidir. Bektaşi diyene karşı çıktığım kadar Sebayist diyede karşı çıkmışımdır bunda terslik nerde.

Son sözlerim ortadadır.

Atatürk ne Alevidir-Yada Bektaşi nede Sebayiti. Atatürk Türkçü yapısıyla bir asker ve siyasetçidir. O nedenle biryerlere alıp biryerlere konmamalı. Ne putlaştırılacak kadar sevilmeli nede olmayan iddialarla hakaret edilmemeli. Yaptıkları hatalarda vardır bunuda kabul etmeli, İyi şeylerde vardır bunuda söylemeli.

Murathanhakan
02.08.2006, 22:30
benim bildiğim zamanınında gençken bektaşi tekkelerine gidermiş.galiba falih rıfkı atay ın Çankaya adlı eserinde yazıyordu.hatta daha sonraları kurtuluş savaşında bektaşi şeyhleriyle birlikte hareket ediyorlar.ve teşkilatmayı hızlandırıyorlar galiba .ama bunlar için bir kaynak gösterem...onun dışında bektaşi nefeslerini dinlemeyi sevdiğini biliyorum.ama bektaşilik dışında her türlü dini bilgiye sahip olduğundan da eminim.çünkü ankara müftüsüne 50 ye yakın fetva yazdırıyor kurtuluş savaşında.ama ben aleviyim yada sünniyim diye kendini kalıba koyacağını sanmıyorum.o medeni , olması gerektiği gibi bir insandı bence.

KızılBant
03.08.2006, 17:05
Bu yobazlar kimi sevmiyorsa hemen YAhudi, sebatay, mason yapıyorlar.

Atatürk sizin sevdiğiniz sömürü düzeni şeriati ortadan kaldırdı bu içinize oturmuş demekki.

Sizlere inat hergün daha Atatürke değer veriyorum, Irkçı yönüne bile tahammül ederim. Dinden büyük afyon yoktur. KArşı olduğun zaman anında harcar bu yobazlar...

Azrail
03.08.2006, 22:26
Bu yobazlar kimi sevmiyorsa hemen YAhudi, sebatay, mason yapıyorlar.

Atatürk sizin sevdiğiniz sömürü düzeni şeriati ortadan kaldırdı bu içinize oturmuş demekki.

Sizlere inat hergün daha Atatürke değer veriyorum, Irkçı yönüne bile tahammül ederim. Dinden büyük afyon yoktur. KArşı olduğun zaman anında harcar bu yobazlar...agzına saglık

Nesimi
03.08.2006, 22:30
Bu yobazlar kimi sevmiyorsa hemen YAhudi, sebatay, mason yapıyorlar.

Atatürk sizin sevdiğiniz sömürü düzeni şeriati ortadan kaldırdı bu içinize oturmuş demekki.

Sizlere inat hergün daha Atatürke değer veriyorum, Irkçı yönüne bile tahammül ederim. Dinden büyük afyon yoktur. KArşı olduğun zaman anında harcar bu yobazlar...

Gerçekten alkışlanacak cümleler.

Şoreş
03.08.2006, 23:14
Bu yobazlar kimi sevmiyorsa hemen YAhudi, sebatay, mason yapıyorlar.

Atatürk sizin sevdiğiniz sömürü düzeni şeriati ortadan kaldırdı bu içinize oturmuş demekki.

Sizlere inat hergün daha Atatürke değer veriyorum, Irkçı yönüne bile tahammül ederim. Dinden büyük afyon yoktur. KArşı olduğun zaman anında harcar bu yobazlar...

Söylediklerinize katılıyorum özellikle Atatürkle ilgili olan düşüncenize..

seyhun
04.08.2006, 11:58
kesin bektaşi dir yaf

devrimciturk
11.08.2006, 12:59
Kesinlikle katılıyorunm kızılbant kendi kafalarına uymadı mı gidiyorlar adamı sabetay yapıyorlar hah olsa ne olacak olmasa ne olacak?
Kimin vatansever olduğu bellidir.Ayrıca iddiayı ortaya atanların kendilerini milliyetçi sananlar olduğunu el-göz bilir.Ama şimdi aynı milliyetçiler Atatürk bozkurttu gibi sapkın düşüncelere boğulmuş durumdalar kimse kurtaramaz onları.
Benim bu konudan bektaşi değildi ama hep Atatürk'ün yanında durmalarından dolayı Alevileri ve Bektaşileri sevdiğini söylemek mümkün.Benim açıkçası bilgim bektaşi olmadığı yönünde.Fakat bizi seviyordu kendisi çünkü onun yanında durduk.Ayrıca yapılan haksızlıkları (H.Z Ali'ye-H.Z Hüseyin'e) biliyordu.Bu yüzden de sunnilere ve yobazlara karşı büyük bir nefreti vardır.Tek söyleyeceğim ah keşke 15yıl daha yaşasaydı!.Bektaşi olup,olmamasında ne önem var?!Bence insan olarak Atatürk müthiş biriydi.Kimin din sömürüsü yaptığını biliyordu..

tsira
22.08.2006, 22:10
Atatürk'ün alevimi bektaşi mi olduğunu merak edenlere ve araştırmayı sevenlere bir haber de benden. "Kurtuluş Savaşı'nda Alevi-Bektaşiler" Baki Öz. Bu kitabı okuyunca Atatürk'ün anne ve babasının alevi olduğuna dair bir takım bulgular olduğunu göreceksiniz.

pastoralsenfoni
28.08.2006, 12:07
Atatürk'ün alevimi bektaşi mi olduğunu merak edenlere ve araştırmayı sevenlere bir haber de benden. "Kurtuluş Savaşı'nda Alevi-Bektaşiler" Baki Öz. Bu kitabı okuyunca Atatürk'ün anne ve babasının alevi olduğuna dair bir takım bulgular olduğunu göreceksiniz.





evet bende bu kitabı okudum.önüme gelene bu kitabı anlatmaya başlamıştım.gazi bizden diye.çünkü çok güzel bir araştırma yapılmış o kitapta çok detaylı bir biçimde.özellikle babası ile ilgili olarak yazılanlar çok ilgimi çekmişti.

güngör_melih
05.09.2006, 23:28
evet mustafa kemal atatürk bektaşi düşünürüdür

rockçı turna
05.09.2006, 23:32
evet mustafa kemal atatürk bektaşi düşünürüdür


peki neden tekkeleri kapatmıstır acaba:s

güngör_melih
17.09.2006, 12:35
can şimdi kalkıp tek camileri kapamış olsaydı ozaman ayrımcılık olmazmıydı...o büyük kargaşalık içinde ve türkiyeyi tekrar baştan sona dizayn etmek için ayrım yapmadan ne gerekiyorsa yapılması gerekiyordu ki ilke ve inkılapları verilen emeğe değsin ve o da o şekilde davrandı ve gereken ne ise onu yaptı...ben bir alevi olarak atanın bu davranışını hiç yadırgamıyorum....

rockçı turna
17.09.2006, 13:18
can şimdi kalkıp tek camileri kapamış olsaydı ozaman ayrımcılık olmazmıydı...o büyük kargaşalık içinde ve türkiyeyi tekrar baştan sona dizayn etmek için ayrım yapmadan ne gerekiyorsa yapılması gerekiyordu ki ilke ve inkılapları verilen emeğe değsin ve o da o şekilde davrandı ve gereken ne ise onu yaptı...ben bir alevi olarak atanın bu davranışını hiç yadırgamıyorum....

ben atatürk ün tekkelerle birlikte camileride kapattıgını ilk kez sizden duyuyorum:confused1 bir yanlışınız olmasın:wink:

KomünistAlevi
17.09.2006, 14:41
can şimdi kalkıp tek camileri kapamış olsaydı ozaman ayrımcılık olmazmıydı...o büyük kargaşalık içinde ve türkiyeyi tekrar baştan sona dizayn etmek için ayrım yapmadan ne gerekiyorsa yapılması gerekiyordu ki ilke ve inkılapları verilen emeğe değsin ve o da o şekilde davrandı ve gereken ne ise onu yaptı...ben bir alevi olarak atanın bu davranışını hiç yadırgamıyorum....
Selam...

Yanlış söylemişsiniz...Atatürk hiç bir zaman Camileri kapattırmadı vede kapatmadı...Atatürk sadece tekkeleri kapatmıştır...Cami'den hariç her türlü Dinle ilgili yerleri kapattırmıştır...

Ama Camiyi kapattırmamıştır:no: :no: :no:
Bunuda sizden ilk defa duydum:confused1

Saygılar...

Urfalı
06.10.2006, 19:18
Kısa bir yanıt olacak ama, Bektaşilik, Alevilikteki gibi soy sürdürmeyle devam etmze ki?
Bektaşiler genelde değil, her zaman şehirlerde gelişmiştir ve sonradan da bektaşi olunur; baba bektaşi olmayabilir ama şahısn kendisi bu yolu seçebelir. Tersi de olabilir kuşkusuz.
Ama alevi olmak için zürriyet gerekir. Bu da ebeveynlerden kaynaklanır.
Saygılar

Nihat
24.10.2006, 00:48
merhaba dostlar ben ankete oy vermeyeceğim .ama söz konusu ATATÜRK olunca bende bir şeyler söylemek istedim. ve bir öneri verebilirim atatürkü anlamak ve hayatı hakında gerçekleri öğrenmek için bir yazarımız olan şevket süreya aydemiri tavsiye edebilirim tek adam 1.2.3 ü okursanız hayatı hakında daha geniş bir malzemeye sahip olabilirsiniz tek bir adamın ülke kaderine nasıl hükmetiğini görecek ve saygı duyacaksınızdır yada duymayabilirsiniz. artık bu size kalmış bir yorumdur .ben çok sevmiştim ülkenin tüm tarihi çok güzel bir şekilde sentezlenmiştir.36_5_10:

Şoreş
24.10.2006, 00:52
Selam...

Yanlış söylemişsiniz...Atatürk hiç bir zaman Camileri kapattırmadı vede kapatmadı...Atatürk sadece tekkeleri kapatmıştır...Cami'den hariç her türlü Dinle ilgili yerleri kapattırmıştır...

Ama Camiyi kapattırmamıştır:no: :no: :no:
Bunuda sizden ilk defa duydum:confused1

Saygılar...


Bu konuda çeşitli söylentiler var.. Bir arkadaşım vardı Edirneli.. Atatürkle ilgili baya bilgisi vardı.. Oda senin söylediğinin aksini savunuyordu.. En kısa zamanda bilgi almaya çalışacağım.

bektaşi44
25.10.2006, 12:47
Bulgaristanda yapılmış bir belgesel izledim atatürkün çok iyi derecede makedon bulgarcası konuştugu söyleniyordu .hatta cumhuriyetten sonra bulgar tiyatro ekibi ni ankaraya çagırmiş ve onlara bulgarcayı ankarada duymak çok güzel demiş .bence atatürk pomaktı meshebini ögrenmek için pomakların meshebine bakmak lazım pomaklar koyu sünnidir.atatürk camileri kapatamazdı bilirsiniz türk devletinde meşhur bir laf vardır .devletin bekaası devletin bekaası için toplumda infial yaratacak uygulamalar yapamazdı .bu yazdıgımı yanlış anlamayın pomaklarda türk boyu olarak kabul edilir.

Nesimi
25.10.2006, 14:06
Atatürk laik çağdaş hukuk devletinin kurucusudur.

Balta
25.10.2006, 14:12
edit

hacıbektaşlı
04.12.2006, 22:58
Atatürk'ün gençlik yıllarında yani düşüncelerinin oluşmaya, belirginleşmeye başladığı yaşlarda batı trakyada yaygın şekilde bulunan Alevi-Bektaşi tekkelerinden birine gittiği okumuştum.
kaldı ki Atatürk'ün tüm düşünceleri Bektaşilik inanç çerçevesine uyuyor.
örneğin ağaç dallarının kesilmemesi için yalova köşkünü temelinden söktürüp yerini değiştirtmesi düşüncesini en güzel şekilde yansıtıyor.ayrıca :

"Hiçbir Milleti Ve İnsanı Ayıplamayınız"
Hacı Bektaş-ı Veli
"Hiçbir millet ve memlekete karşı tecavüz fikri beslemeyiz."
M. K.Atatürk

"Kadınları okutunuz, kadınlarını okutmayan milletler yükselemez."
Hacı Bektaş-ı Veli
"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin? "
M. K.Atatürk (1923 Atatürk'ün S.D.II,s.85-86)

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."
Hacı Bektaş-ı Veli
"Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir."
M. Kemal Atatürk

bu sözlerdeki benzerlikler de bize fikir verebilir!!!!!! aleviyol

hacıbektaşlı
05.12.2006, 22:48
Geçmişte Anadolu Türkmenleri'nin tümü Aleviydi. Yavuz Sultan-Şah İsmail çatışmasına kadar yüzde doksan Aleviydi. Sonra Fars ve Arap uleması doldu. Bugün birçok ailenin birkaç jenerasyon geçmişine bakarsanız Aleviler'e Mevleviler'e rastlayabilirsiniz. Atatürk'ün ailesi de Orta Anadolu'dan Batı'ya sürülen Türkler'- den. Atatürk'ün soyu Türkmen. Aleviler 700 yıl boyunca Osmanlı'nın koyu, teokratik Sünni imparatorluğuna karşı çıkmışlar. Atatürk de bunların hilafetine, saltanatına karşı mücadele vermiştir Aleviler yanında yer alıyor.
Atatürk dindar değil, laik, demokrattı. Bunun sebebi Alevi-Bektaşi meşrepli ve Türkmen kökenli olmasıdır. İslam coğrafyasında laik cumhuriyet varsa bu da Mustafa Kemal'in bu meşrepten olması nedeniyledir. Dindar değildi, laik insanlarınki kadar tanrı inancı vardı. Yaşam biçimi Sünnilerinkinden çok Alevi-Bektaşilere yakındı.

Hüseyin69
05.12.2006, 23:13
Atatürk dindar değil, laik, demokrattı. Bunun sebebi Alevi-Bektaşi meşrepli ve Türkmen kökenli olmasıdır. İslam coğrafyasında laik cumhuriyet varsa bu da Mustafa Kemal'in bu meşrepten olması nedeniyledir. Dindar değildi, laik insanlarınki kadar tanrı inancı vardı. Yaşam biçimi Sünnilerinkinden çok Alevi-Bektaşilere yakındı.

Eevet atatürk dindar degilgi dinci kesimin deyimi ile bir kafirdir
islam cogarafyasinda laik cumhuriyet varsa demis ve devam etmissin
yaklasiminiz ne kadar dogrudur bilmiycem ama bir mehdi gibi atatürkü kurtarici kötülerin düsmani iyilerin dostu olarak gören alevilerin ogünden bugüne halleri ortadadir, galiba atatürk sag gösterirken sol vurmus yada sol gösterirken sag vurmustu.
yani atatürkün alevilere gözle görülecek meydanda olan hic bir degisim hicbir imkan sunmamistir eger inkilab lardan ABC lerden kiyafetlerden bahsederseniz size biraz akilli olun demek zorunda kalacagim cünki atatürkün yaptigi degisimleri aleviler icin yapmadi, genel olarak sinirlari cizilmis bir ülkede yasayan herkes icin yapmistir, ve bunlari yaparken ozamanin sartlarini iyi degerlendirip imkanlari iyi kullanmistir. bugün tayip bey nasilki ikili oynuyorsa atatürkte o dönemlerin sartlarina göre oynamistir sen kalk asiri fundementalistlere dincilere karsi bir savas ac bu savasa alevi sunni demeden tere yagindan kil ceker gibi herseyi oldu bittiye getir, deyim yerindeyse yemezler aslanim bu numaralari
alevilerin atatürke bir kini nefreti yoktu atatürk taa haci bektasi veliye kadar gitti bilmem kiminle kilitli olan kapilarin arkasinda laga luga yapti alevi destegini aldi ülkeyi refaha cumhuriyete cevirdi ardindan son kez hasta yataginda alevilere desteklerinden dolayi (madalyasini.... adim basi cem evi yaptigi ,
pir sultan abdal deyisleri severek dinledigi ve her seferinde semah gösterilerini büyük bir onurla izledigi din ile devleti bir birinden ayirdi bir diyanet kurdu bu diyanet ülkede yasayan her yurtasin vergisyle ayakta tutultugu ama sadece alevilere hitab ettigi ....verdi)bu günlerde ise laik cumhuriyetin güvencesi sigortasi aleviler degil sunnilerdir ....

Partizan62
05.12.2006, 23:16
siz birgün atatürkü dede`de yaparsiniz.birkez bir adamdan duymustum,atatürkün annesi aslen dersimliyimis:)

orak_çekiç
05.12.2006, 23:21
m.kemal atatürk bence din adına en mantıklı şeyler yapmıştır.laikliğin oluşması aslında gericilerin düşüncesine göre ki onlar her yeniliği kafirlik olarak görüyorlar.bence laikliğin oluşması m.kemal atatürkün dine olan saygısını da ortaya koymuş.yani din devlet işleri ayrılmış.çünkü insanlar inançlarını devlet zoruyla yaşamasın diye yani allah ile kulun arasına kimseyi sokmamış.bu benim fikrim tabi.alevi mi değil mi sorusuna cevap olarak ta diyebileceğim tek şey;ne kadar belgeler olsada sırlarla dolu bir devlet adamı.acaba bugün hangi devlet adamı şu yada bu diyebiliriz ki.sonuçta işin içinde siyaset var.

hacıbektaşlı
06.12.2006, 20:43
Eevet atatürk dindar degilgi dinci kesimin deyimi ile bir kafirdir
islam cogarafyasinda laik cumhuriyet varsa demis ve devam etmissin
yaklasiminiz ne kadar dogrudur bilmiycem ama bir mehdi gibi atatürkü kurtarici kötülerin düsmani iyilerin dostu olarak gören alevilerin ogünden bugüne halleri ortadadir, galiba atatürk sag gösterirken sol vurmus yada sol gösterirken sag vurmustu.
yani atatürkün alevilere gözle görülecek meydanda olan hic bir degisim hicbir imkan sunmamistir eger inkilab lardan ABC lerden kiyafetlerden bahsederseniz size biraz akilli olun demek zorunda kalacagim cünki atatürkün yaptigi degisimleri aleviler icin yapmadi, genel olarak sinirlari cizilmis bir ülkede yasayan herkes icin yapmistir, ve bunlari yaparken ozamanin sartlarini iyi degerlendirip imkanlari iyi kullanmistir. bugün tayip bey nasilki ikili oynuyorsa atatürkte o dönemlerin sartlarina göre oynamistir sen kalk asiri fundementalistlere dincilere karsi bir savas ac bu savasa alevi sunni demeden tere yagindan kil ceker gibi herseyi oldu bittiye getir, deyim yerindeyse yemezler aslanim bu numaralari
alevilerin atatürke bir kini nefreti yoktu atatürk taa haci bektasi veliye kadar gitti bilmem kiminle kilitli olan kapilarin arkasinda laga luga yapti alevi destegini aldi ülkeyi refaha cumhuriyete cevirdi ardindan son kez hasta yataginda alevilere desteklerinden dolayi (madalyasini.... adim basi cem evi yaptigi ,
pir sultan abdal deyisleri severek dinledigi ve her seferinde semah gösterilerini büyük bir onurla izledigi din ile devleti bir birinden ayirdi bir diyanet kurdu bu diyanet ülkede yasayan her yurtasin vergisyle ayakta tutultugu ama sadece alevilere hitab ettigi ....verdi)bu günlerde ise laik cumhuriyetin güvencesi sigortasi aleviler degil sunnilerdir ....

arkadaşım sakin ol lütfen kırıcı olmayalım herkes burada düşüncelerini özgürce ifade ediyor. ben atatürkün bektaşi olduğuna inanıyorum belkide sonradan olmuştur çünkü fikirleri bize çok yakın

Atatürk'ün gençlik yıllarında yani düşüncelerinin oluşmaya, belirginleşmeye başladığı yaşlarda batı trakyada yaygın şekilde bulunan Alevi-Bektaşi tekkelerinden birine gittiği söylenir.
kaldı ki Atatürk'ün tüm düşünceleri Bektaşilik inanç çerçevesine uyuyor.
örneğin ağaç dallarının kesilmemesi için yalova köşkünü temelinden söktürüp yerini değiştirtmesi düşüncesini en güzel şekilde yansıtıyor.ayrıca :

"Hiçbir Milleti Ve İnsanı Ayıplamayınız"
Hacı Bektaş-ı Veli
"Hiçbir millet ve memlekete karşı tecavüz fikri beslemeyiz."
M. K.Atatürk

"Kadınları okutunuz, kadınlarını okutmayan milletler yükselemez."
Hacı Bektaş-ı Veli
"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin? "
M. K.Atatürk (1923 Atatürk'ün S.D.II,s.85-86)

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."
Hacı Bektaş-ı Veli
"Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir."
M. Kemal Atatürk

bu sözlerdeki benzerlikler de bize fikir verebilir!!!!!!

Hüseyin69
06.12.2006, 21:25
arkadaşım sakin ol lütfen kırıcı olmayalım herkes burada düşüncelerini özgürce ifade ediyor. ben atatürkün bektaşi olduğuna inanıyorum belkide sonradan olmuştur çünkü fikirleri bize çok yakın

Atatürk'ün gençlik yıllarında yani düşüncelerinin oluşmaya, belirginleşmeye başladığı yaşlarda batı trakyada yaygın şekilde bulunan Alevi-Bektaşi tekkelerinden birine gittiği söylenir.
kaldı ki Atatürk'ün tüm düşünceleri Bektaşilik inanç çerçevesine uyuyor.
örneğin ağaç dallarının kesilmemesi için yalova köşkünü temelinden söktürüp yerini değiştirtmesi düşüncesini en güzel şekilde yansıtıyor.ayrıca :

"Hiçbir Milleti Ve İnsanı Ayıplamayınız"
Hacı Bektaş-ı Veli
"Hiçbir millet e ve memlekete karşı tecavüz fikri beslemeyiz."
M. K.Atatürk

"Kadınları okutunuz, kadınlarını okutmayan milletler yükselemez."
Hacı Bektaş-ı Veli
"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin? "
M. K.Atatürk (1923 Atatürk'ün S.D.II,s.85-86)

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."
Hacı Bektaş-ı Veli
"Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir."
M. Kemal Atatürk

bu sözlerdeki benzerlikler de bize fikir verebilir!!!!!!
simdi benim kopie paste yazilarina ihtiyacim yok .yapmak istemyiorum eger kopie paste yaparsam o kopie pastelerin icinde bogulma tehlikesi gecirmenden korkarim yukarida kalin yaziyla belirttigim cümle atatürk e ait ise bende son bir sey söyliyim alevi milletinin inancina gelenegine görenegine kadinina cocuguna yaslisina gencine osmanlidan cok daha fazla cumhuriyete gecis döneminde tecavüzler edilmis ve halen ediliyor
atatürkü sevebilir hatta ona tapabilirsin bir sey demiycem ama süslü püslü kelimeler cümlelerden uzak durup biraz gerceklere yakin olmak lazim

ferda74
06.12.2006, 21:52
ne kadar gereksiz ve anlamsız tarışmaların içindesiniz anlam veremiyorum atatürk neymiş ? ne olursa olsun kendimize bakalım herşeyi hallettik atatürkün dini kaldı öldü gitti bırakın bu boş işleri bu sayede atatürke hakaretler ediliyor anlamı varmı havanda su döğmeye devam arkadaşlar...

özgür_denizim
07.12.2006, 11:43
Atatürk bektaşimi bunu cevaplamadan önce bunu büyüdüğü çevreye bağlayalım ali rıza efendi bektaşi ocağına bağlı birisiydi ve selanik halkının çoğunluğunuda bektaşiler oluşturmaktaydı bu nedenledirki Atatürk bektaşi diyebiliriz ve Atatürk'ün bektaşi ocağını defalarca ziyaret ettiğini unutmayalım.......

insan hakta hak insanda

Lancelot
07.12.2006, 11:55
herkes yorum yapmış ama araştıran olmamış anladığım kadarıyla.. Aşağıdaki alıntı umarım açıklık getirir....

ATATÜRK'ÜN ANNE SOYU: (KONYARLAR)

Atatürk’ün anne soyundan dedesi Sofuzade Feyzullah Bey’dir. Selanik'e bir saat uzaklıkta bulunan Langaza'da çiftlik sahibiydi. Atatürk ile kız kardeşi Makbule Hanım'ın çocukluk anılarından söz ederken belirttikleri çiftlik burasıdır. Annesi Zübeyde Hanım, Feyzullah Bey’in üçüncü eşi Ayşe Hanım'dan tek kızıydı. Atatürk'ün beş kardeşi içinde en uzun ömürlüsü Makbule Hanım (1885-1956) anne soyları hakkında, "Annemden sık sık şunları dinlemişimdir." diyerek şu bilgileri vermektedir: "Bizim asıl soyumuz Yörük Türk’üdür. Buralara Konya-Karaman çevrelerinden gelmişiz. Dedem Feyzullah Bey’in büyük amcası Konya'ya gitmiş. Mevlevî dergâhına girmiş, orada kalmış. Yörüklüğü tutmuş olacak..."

Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın babasına ilişkin, Atatürk'ün babası Ali Rıza Bey’i ve Ali Rıza Bey’in babası Kızıl Hafız Ahmet Bey'i de tanıyan ve doksan yaşında ölen Aydın milletvekili Tahsin San, şu bilgileri vermiştir: "Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım, Sofuzade ailesinden Feyzullah Bey’in kızıdır. Bunlar Selanik'te doğmuşlardır. Bu aile 130 yıl önce Sarıgöl'den Selanik'e gelmiştir. Vodina ilçesinin batısında Sarıgöl bucağında onaltı köyden oluşan bu bucak ailesi, Makedonya ve Tesalya'nın alınmasından sonra Osmanlı hükümetinin Konya dolayı ailelerinden gönderip yerleştirdiği Türkmenlerdendir. Son zamanlara dek beş yüzyıllık süre boyunca yaşam biçimlerini, kılık ve giysilerini değiştirmemişlerdir."

Bu konuda Lord Kinross şu bilgileri vermektedir: "Zübeyde Hanım, Bulgar sınırlarının ötesindeki Slavlar kadar sarışındı; düzgün ak bir teni, derin ancak duru, açık mavi gözleri vardı. Ailesi Selanik'in batısında Arnavutluğa doğru, sert ve çıplak dağların geniş, donuk sulara gömüldüğü göller bölgesinden geliyordu. Burası Türklerin Makedonya'yı ve Teselya'yı almalarından sonra Anadolu'nun göbeğinden gelen köylülerin yerleştikleri yerdi. Bu yüzden Zübeyde Hanım damarlarındaki ilk göçmen Türklerin torunları olan ve hâlâ Toros dağlarında özgür yaşayışlarını sürdüren sarışın Yörüklerin kanını taşıdığını düşünmekten hoşlanırdı."

Eldeki bilgilere göre aile, 1466'larda Karaman'dan gelerek Vodina Sancağı'na bağlı Sarıgöl'e yerleşmiş; sonra Selanik yakınlarındaki Lankaza (Langaza)'ya göçmüş; Zübeyde Hanım 1857'de burada dünyaya gelmiştir. Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın babası Sofuzade Feyzullah Bey üç kez evlenmiştir. Feyzullah Bey’in 3. eşi Ayşe Hanım’dan Zübeyde, Hasan ve Hüseyin olmak üzere üç çocuğu olmuştur.

Yakın tarihimize ışık tutacak yer adlarıyla özellikle Atatürk'ün soyuna ilişkin bilgi ve belgeler de bu iki belde kültürü içerisindedir. Kızıllar ve İbrala'nın mezraları olan Kızılyar, Çardak ve Tekke mevkileri bu iki soyun mensuplarınca otlak olarak kullanılmaktaydı. Bu aileler; İbrala deresinde İsmail Hacı Obruğu, Öksüz Ömer, Merdivenli, Göçer ve İnlikuyular çevresinde sürülerini otlatmışlardı.

Kızıllar ailesinden Ali Rıza Bey ile Sofucular ailesinden Zübeyde Hanım'ın Selanik'te bir yuva kurmaları yazılı kaynakların yanısıra yörenin sözlü dağarcığında da canlılığını korumaktadır.

Lancelot
07.12.2006, 11:55
ATATÜRK'ÜN BABA SOYU: (KIZIL OĞUZ - KOCACIK YÖRÜKLERİ)
Bilgi: Atatürk’ün soyunda “Kızıl Oğuz” ibaresi vardır. Bu öz Türkçe kızıl sözcüğünün özellikle seçilip bir dönemler sıkça kullanılarak halkın gözünde kirletilmiş olması düşündürücüdür. Çünkü öz Türkçe olan kızıl sözcüğünü aşağılayıcı bir söylem biçiminde kullanan çevrelerin öz Türkçe’ye çok soğuk oldukları bilinmektedir. Buradaki asıl amaç Atatürk’ün algılanışında “kızıl komünist” çağrışımının etkili olmasını sağlamaya çalışmak mıdır?

Atatürk'ün soyuyla ilgili, elimizdeki en sağlam bilgiler; öncelikle kendisinin, annesinin, kardeşi Makbule Hanım'ın anlattıkları, ikinci olarak da kendisini ve ailesini tanıyan Hacı Mehmet Somer gibi Atatürk’ün kimi çocukluk arkadaşlarının verdiği bilgilerdir. Atatürk de dahil aile bireylerinin tümünde güçlü bir "Yörük, Türkmen olma" bilinci vardır: Makbule Hanım, E.B. 2apolyo'nun sorduğu "Babanız nerelidir?" sorusuna şu yanıtı vermiştir: "Babam Ali Rıza Bey yerli olarak Selaniklidir. Kendileri Yörük Türk’ü soyundandır. Annem her zaman Yörük Türk’ü olmakla övünürdü. Bir gün Atatürk'e "Yörük nedir?" diye sordum. Ağabeyim de bana 'Yürüyen Türkler' dedi." Yine 2apolyo'nun Ruşen Eşref Ünaydın'dan aktardığına göre, "Atatürk çok kez benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenlerindendir" derlerdi.

Atatürk'ün baba soyuyla ilgili önemli bilgileri verenlerden biri de Atatürk’ün Selanik'ten mahalle ve okul arkadaşı, eski milletvekillerinden Hacı Mehmet Somer Bey'dir. Somer'e göre; "Atatürk'ün atalarına ilişkin benim bildiğim şunlar: Atatürk'ün ataları Anadolu'dan gelerek Manastır ilinin Debre-i Bala Sancağı'na bağlı Kocacık bucağına yerleşmişlerdir. Bunları ben Selanik'in yaşlılarından duymuştum. Kocacıklıların hepsi öz Türkçe konuşurlar. İri yapılı adamlardır. Bunların hepsi yörüktür. Hayvancılıkla geçinirler, sürüleri vardır. Bir kısmı da kerestecilik ederler. Bunların giysileri Anadolu Türklerine benzer. Yaşayışları, hatta lehçeleri de aynıdır."

Atatürk'ün babasını ve büyükbabası "Kızıl Hafız Ahmet"i tanıyan eski Aydın Milletvekili Tahsin San Bey ve Eski Genel Müfettiş ve Milletvekili Tahsin Uzer'den Kılıç Ali'nin ve Tahsin San Bey'den E.B. 2apolyo'nun aktardığı bilgiler de Atatürk'ün baba soyunun "Anadolu'dan Rumeli'ye geçmiş olan Yörüklerden" olduğunu göstermektedir.

Atatürk'ün baba soyu, Konya/Karaman'dan gelerek Manastır ilinin Debre-i Bala Sancağı'na bağlı Kocacık'a yerleşti. Aile sonradan Selanik'e göçtü. Atatürk’ün büyükbabası Ahmet ve onun kardeşi Hafız Mehmet'in taşıdığı "kızıl" lakabı ve yerleştikleri nahiyenin adı olan "Kocacık"ın da gösterdiği üzere; Mustafa Kemal'in baba tarafından soyu Anadolu'nun da Türkleşmesinde önemli roller oynayan "Kızıl-Oğuz" öbür adıyla da "Kocacık Yörükleri Türkmenleri"nden gelmektedir.

Bugün nüfusu yaklaşık 2.100.000 olan Makedonya Cumhuriyeti içerisinde bir kısmı hâlâ konar-göçer yaşamı sürdüren Yörüklerle birlikte yaklaşık 200.000 dolayında Türk yaşamaktadır. Makedonya'nın her yanında dağınık olarak yaşayan Türklerin en yoğun olarak bulundukları yerler, Gostivar ve Üsküp gibi kentleriyle Makedonya’nın batısıdır. Bu kentlerden başka Kalkandelen, Ohri, Struga ve Debre, Jupa; Makedonya’nın doğusundaysa Manastır, Pirlepe, İştip, Ustrumca ve Kanatlar önemli Türk yerleşim birimleridir.

Sofya Bilimkenti (üniversitesi) profesörlerinden J. İvanof 1920'de Paris'te yayımlanan yapıtında, Türklerin Makedonya'ya yerleşimlerine ilişkin şu bilgileri vermektedir: "Türkler, 14. yüzyıldan itibaren ve Çirmen zaferinin ardından Makedonya'ya yerleşmeye başladırlar. Üsküp, Pirlepe, Köstendil, Drama gibi kentler bir ara tümüyle Türklerin yaşadığı kentler olur. Türk ordusunun fethettiği stratejik noktalar çevresinde hızla Türk kasabaları oluşturulur. Bunlar Anadolu'dan göçen Türklerdir. Göçen Türklerden kurulu yepyeni kentler oluşur: Yenice, Vardar.

Kentlerdeki Türk nüfusu zamanla karışık bir manzara sergiler. Fethin ardından, Hıristiyan yerliler İslam dinini benimserler. Hemen fetihten sonra göçmüş temiz Türk topluluğu çevresinde toplanırlar. Kentlerin dışında köyler çevresinde de Türk toplulukları oluşur. Bunlar Anadolu'dan göçmüş büyük kümelerdir. Onlara Yörük ve Konyar adını vermelerinin nedeni bu göçmenlerin Konya'dan gelmiş olmalarıdır. Yörükler ve Konyarlar Türkler gibi giyinip konuşan yerlilere (İslam’ı benimseyen Hıristiyanlara) karışmazlar. Bu Türk göçmen toplulukları üç büyük küme durumundadır:

1. Ege Denizi Kıyı Bölgesi: Rodoplardan denize dek iner. Selanik bölgesi dahil buraları tümüyle Türk'tür.
2. Sarıgöl Bölgesi: Burada Sarıgöl (Kayalar) Cuma gibi varsıl (zengin) Türk kasabaları vardır. Bu bölgelerdeki köylerin sayısı 130'dur.
3. Vardar Bölgesi: 240 Türk kasaba ve köyü vardır. Vardar ırmağının genellikle doğu kıyılarındadır.

Bu üç büyük göç kümesinden başka, daha ufak göç kümeleri de vardır ve bunlarsa dağınık yerleşmişlerdir: Vardar ırmağının aşağı kesimlerinde, Maya Dağı dolayındakiler, - Manastır Ovası'nda Kanatlı’da oturanlar, -Debre güneyinde, Kara Drin ırmağı geçitlerini tutanlar.

İşte Atatürk'ün dedelerinin Anadolu'dan gelerek yerleştikleri Osmanlı Devleti Döneminde Manastır iline bağlı dört sancaktan biri olan "Debre-i Bala"nın merkezi, bugün Makedonya'nın batısındaki Debre kentidir. Babası Ali Rıza Bey’in doğduğu "Kocacık" bucağ