Orijinalini görmek için tıklayınız : kısaslılara duyuru


pastoralsenfoni
01.08.2006, 21:12
DERTLİ DİVANİ hakkında çıkan haksız eleştirilere en güzel cevabı onun yanıtından dinleyebilirsiniz.bu eleştirilerde"kısasta olan etkinliklere para kaygısı yüzünden katılmadığı..." yazılmış.Tüm bu yazılanlarla ilgili SERÇEŞME adlı dergide yayınlanan bir yazıyı burada sizlere aktarmak istiyorum.

Serçeşme Dergisi-Cem Vakfı adına, vakfın kurucu üyelerinden Doğan Bermek tarafından hazırlanmış ve yürütülmekte olan “Kısas Kültürel Mirası Geliştirme Projesi” üzerine süren tartışmalar konusunda size sorularımız olacak. Önce bu projeden nasıl bilgilendiğinizi bize anlatır mısınız?

Dertli Divani-Daha önce Sn. Doğan Bermek’i tanımazdım. Şubat 2005’te Mersin Cemevi’nin açılışında sahneye çıkacağım sırada telefonum çaldı. “Merhaba Veli Bey” diye söze başlayan biri, “ben Doğan Bermek” diye kendini tanıttı. Bu projeden bahsetti. İlk kez bu projeyle ilgili böyle bilgi sahibi oldum.

Bu konuşmada bir sürü şey arasında, bu projeyle Kısas’a çok yararlı şeyler yapacaklarını; onu dünyaya tanıtacaklarını; Kısas Belediye Başkanı Ziya Demir, sosyal hizmet uzmanı, şair Aşır Kayabaşı ve Âşık Sefai ile de görüştüğünü belirtti. “Seni de çok önemsiyoruz, bu konuda mutlak görüşmemiz gerek, yardımlarınızı bekliyoruz” dedi.

Ben de doğru yapılan yararlı bir işe itirazımın olmayacağını, ancak tanımadığım bir kişiyle ayrıntılı bir görüşme yapmadan, projenin amacını öğrenmeden, kapsamını bilmeden telefonda “tamam” diyemeyeceğimi belirttim. Ayrıca Kısas’ta sorumlu babaların, başka âşıkların ve en önemlisi halkın olduğunu, böyle bir çalışmanın onların vereceği karara bağlı olduğunu belirttim. Kendisi, “sizi daha sonra tekrar arayacağım” dedi ve kapattık.

Bir iki ay geçmeden bir telefon daha geldi. “Projeyi size göndermek istiyoruz” dediler ve adresime posta ile yolladılar.

Proje metnini inceledikten sonra İnternet sitelerinden de Avrupa Birliği’nin GAP bölgesi için 12 milyon Avro para ayırdığını öğrendim. Bu paradan faydalanmak için başvuran 102 proje arasından 32 projenin kabul edildiğini ve kabul edilmiş projelerden birinin de “Kısas Kültürel Mirası Geliştirme” Projesi olduğunu öğrenmiş oldum.

Serçeşme Dergisi-Divani Baba, inancımızın ve kültürümüzün tanıtılması için devletten, örneğin Kültür Bakanlığından ya da Diyanet İşlerinden ve Avrupa Birliği gibi uluslararası bir yapıdan para alınması hakkında ne düşünüyorsunuz? Böyle para alan projelerin gerçekten hizmet edeceğine inanıyor musunuz?

Dertli Divani-Böyle kuruluşların kimseye babasının hayrına para vermediği bilinen bir gerçektir. İnanç ve ibadetlere siyasi iradelerin ve devletlerin el atmasının, destek olmasının altında daima asimile etmeye yönelik politikaların var olduğunu düşünüyorum.

Bir tek Sünni ailenin olmadığı köye devlet tarafından cami yaptırılması nasıl asimile etmeye yönelik bir politikaysa, Alevi-Bektaşi kültür ve inancına hizmet etmek, tanıtmak adına devlet ya da Avrupa Birliği’nin para vermesi de bu politikanın bir başka biçimidir.

Ben kendi inanç ve ibadetimin devlet ya da Avrupa Birliği bürokratları tarafından belirlenmesine karşıyım. Bu tür projelerde “kültüre hizmet” amacı göstermelik bir kılıf olarak kullanılmaktadır. Böyle projelere akıtılan paraların asıl amacı Alevi-Bektaşiliğin çeşitli zenginliğini ortadan kaldırmak, kendi istedikleri gibi bir Alevi-Bektaşilik yaratmaktır.

Ayrıca dünyanın dört bir yanında insanlar açlıktan ölürken, “kültürel değerleri yaşatmak ve tanıtmak” adına Avrupa Birliği’nin milyonlar akıtması ozan yüreğimin kabul edebileceği birşey değildir.

Bu gibi projeleri yapanların amaçlarının hizmet etmekten çok kendi maddi ve manevi çıkarlarını gözetmek olduğunu düşünüyorum.

Serçeşme Dergisi-Kısas projesini de bu çerçevede mi görüyorsunuz?

Dertli Divani-Evet, ne yazık ki, Kısas projesi de bu durumdadır. Bu nedenle, daha baştan bu projeye ihtiyatlı yaklaşmıştım.

Aradan bir süre geçtikten sonra Doğan Bermek beni ikna etmek için telefon açtı, Kendisine, Kısas’ın inanç olarak Hacı Bektaş Dergâhı’na bağlı olduğunu; Alevi-Bektaşi inancını özümsemiş, kendi kültürel değerlerinin bilincinde olduğunu vurguladım. Ayrıca Kısas için yapmak istedikleri tarama ve tanıtım çalışmalarını Kısas’ın çoktan aşmış olduğunu belirttim. Bu nedenlerle, “Bu konuda size yardımcı olmayacağım. Bu proje para alma projesidir. Kısas için yapmayı düşündüklerinize Kısas’ın ihtiyacı yoktur. Kimlerle ne yaparsanız yapın” diye net ve açık konuştum.

Daha sonra Kısas’a gitmişler. Ayrıca Pir Hacı Bektaş Veli Postnişini Veliyettin Ulusoy ile görüşmüşler. Projeyi elden vermişler. O da, benim de baştan dediğim gibi, “iyi niyetle doğru yapılan ve Kısas’a gerçekten yararı olan bir şeyi kim yaparsa destekleriz” demiş. Ancak kendisine anlatılan projeyi yetersiz bulduğunu belirtmiş ve daha kapsamlı çalışmalar yapılabileceğini söylemiş.

Doğan Bermek benimle ve Veliyettin Efendimle görüştüğünü anlatırken Kısas halkına sanki ben projeye olumlu bakıyormuşum ve Veliyettin Efendim de onaylıyormuş, destek veriyormuş gibi anlatıyor.

Gerçeği doğru yansıtmayan bu tutum ve davranışlar Kısas halkını yanıltmaktan başka bir amaca hizmet etmez.

Serçeşme Dergisi-Doğan Bermek ile daha sonra görüştünüz mü?

Dertli Divani-Doğan Bermek ile Eylül 2005 tarihinde Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi’nde düzenlenen Uluslararası Alevilik-Bektaşilik Sempozyumunda karşılaştık. “Nihayet yüz yüze görüştük” diyerek yanıma geldi, ayaküstü konuştuk. Yine aynı şeyleri söyledi. Birçok bilim adamı ve araştırmacının da projeye destek verdiğini; Kısas’ı dünyaya tanıtıp “inanç turizmi merkezlerinden biri” haline getireceklerini ifade etti. “Senden de destek bekliyoruz, birikimlerinden yararlanmak istiyoruz” diye ekledi.

Yanıtım şu oldu: “En başta şeffaf değilsiniz” dedim ve sordum: “Nereden, ne kadar para aldınız? Bu parayı nereye, ne için harcayacaksınız? Amaç nedir?” Sonra GAP bölgesinde bulunan ve yolunu, kültürünü yitirmiş bir dizi köy saydım, “Projeyi yürütme yetkisi verdiğiniz Vakfınızın Adıyaman-Gölbaşı Şube Başkanının köyü olan Besni-Beşkoz’da en az 20 yıldır Görgü cemleri yapılmamakta. Oralara gidin, kültürel faaliyet yapın, hizmet edin. Kısas’ın yapacaklarınıza ihtiyacı yok” dedim.

Bundan sonra da bir daha beni aramadılar.

Serçeşme Dergisi-Projenin bundan sonraki gelişiminden bilginiz oldu mu?

Dertli Divani-Tabii, daha önce 2005’in Nisan ya da Mayıs ayında Veliyettin Efendim Kısas’a gittiğinde , halka ve âşıklara “bu projeyi kabul edip etmemek sizin bileceğiniz bir konudur” dediğini biliyorum. Buna olumlu bakanlar olduğu gibi karşı çıkanlar da olmuş.

Bu projenin hazırlanmasına aslında 2004 yılında başlanmış. Kısas halkının bundan hiç haberi olmamış. Proje onaylandıktan sonra 2005 başlarında Belediye Başkanı ve anılan kişilerle irtibata geçilmiş. Belediye bir protokol imzalayarak projeye ortak olmuş.

Ağustos 2005’de Kısas’da araştırma çalışmalarına başlamak üzere iki bayan göndermişler. Adıyaman, Gölbaşı ilçesi Cem Vakfı Şube Başkanı da arada bir gidip geliyor. Bildiğimiz “Babalara-Dedelere devletten maaş bağlatma politikası” halka aktarılmaya başlıyor. Sanki Kısas’ı birileri talan etmiş; Kısas donanımsız, bilinçsiz! Onlar Kısas’a sahip çıkacak ve bilinçlendireceklermiş! Cemde okunan deyişleri, duaz-ı imamları ve semahları kayıt altına alacaklar; kitap, CD, vb. yapacaklarmış.

saygılarımla canlar.