alabdul
11.10.2005, 22:38
Önceki dinlerde oldugu gibi islamiyet de kendi icinde ayrintilar´´da celisen pek cok fikraya bölündü.
Islamin baslangicin´da meydana gelen facialar. O cahiliye döneminin nefretlik bir miras olarak biraktigi acikli facialar ,bu ayrismanin baslica sebeplerinden biri oldu .bu islamin baslangicinda yasanan kinler. Cahiliye dönemi kinlerinin cocugu daha dogrusu adi görünüsü ve künyesi degisse de aynisiydi. Müslümanlardan bir kesimin Ali´ye , bir digerinin Muaviye´ye bagnazlikla yandas olmasi. Aslinda islam öncesi Arap tarihin´de önemli rol oynayan ve islam taihinin cogu sayfasini siilik ve sunnilik adi altinda dolduran bildik Hasimi-Emevi davasiydi. Öyleyse bu bölünmenin tam olarak bilinmesi alevilerin tarihinin anlasilmasi ve onlara diger islam mezhepleri arasinda bir konum belirlenmesinin temelini olusturacak.
Dinler bir acidan üc bölüme ayrilir:
1:-ibadetler ve dualardan ibaret dinler
2-Birtakim hükümler iceren ve kendini önceleyen dine bütünüyle uyan dinler.
3-Azim sahibi (Ulü´l-azm) peygamberlerin getirdigi ibadetler birtakim kurallar toplumsalve siyasalhükümler iceren kendinden önceki dinlerinbazi hükümleri alikoyan bazilarini yürürlükten kaldiran dinler
Müsamahakar islam seriati ücüncü bölümdendir Emir ve yasaklarini iyice incelemis biri icin siyasal toplumsal ve medeni olmak üzere hak hükümlericerdigi bunlarin icinde erdem ve atilganlik ruhunun yenilik sevgisinin ve miskinligi terketmenin özendirikdigi ve daha baska mucizelerin oldugu aciklik
Kazanacaktir Bütün bu düstür düzenleme ve yasalar büyügü ve kücügüyle Kur´än-i Serif´in icinde duruyor böylece yönetsel toplumsal ve siyasal hükümler dinin diger hükümleri arasinda yerini almis olur
Ancak bu konudaki anlasmazlik yani dinsel yetkilerle siyasal olanlarin tek elde birletirilmesinin
Mi ayrilmasinin gerektigi sorunu Allah´in salavati üzerine olsun peygamberin vefatindan sonra ortaya cikti insanlar acaba dinsel ve siyasal yetkiler müslümanlardan belirli bir kisiye ait haklardan midir yoksa islam ümmetinden herhangi birine devredileek bir hak midir eger müslümanlardan belirli bir zümreye verilmisse bu kureyslilere mi hasimilere mi münhasirlardir ya da yalnizca peygamber in ehlibeytine mi özel bir haktir birbaska deyisle halifelik hem imamligi hem yönetsel erki mi kapsar yoksa halifelikten ayrilmis imamlik ehibeyt te olmak üzere dünyevi islerle mi sinirli dir diye tartistilar
Bu konudaki ihtilaf islandaki ilk ayrismaya yol acti Ali b Ebi Talibi diger sahabeye üstün tutup imamlik ve halifelige yalnizca ona bir hak olarak görenler Allah ona ve ailesine salät aylesin Peygamberin gadir Humm´da ve vedä haccindaki vasiyetlerini kanit gösterecek söyle derler
Velayet ve vesäyet yalnizca Allahin selami üzerine olsun Ali ve en büyük islahatcinin parcasi Seyyide Zehra dan olma Peygamber sülalesine özgüdür bu vasiyetlerin tümü bu hakkinAli ve cocuklarina ait oldugunu ispatlar ve bu hakki tanimanin da dinin temel hükümlerinden biri oldugunu ortaya koyar
Ebu Bekir, Ömer ve Osmanin halifeliklerini dini ve dünyevi imamligin niteliklerini haiz ve sahih sayanlara gelince onlar da derler ki imamlik niteligi geregi halifelikten ayrilamaz ve bu yalnizca Hasimogullari ya da Ehlibeyt´e taninmis devredilemez bir hak olmayip bütün kureyslilere taninmis bir haktir
Ancak yine de bu anlasmazliklar Hulefä-i Räsidin zamaninda yaygin bir fitneye yol acmadi cünkü Emirilmüminin Ali (emirü´lmü´minin inananlarin emiri bey peygamberin ali´ye verdigi bu lakabi
Alevilere göre Ali den baska hic kimsenin kullanmaya hakki yoktur c.n.) alti ay direndikten sonra Ebu Bekr´in halifelige biat etmis ve bu konudaki haklarini talep etmkten vazgecmisti böylece islamdaki bölünme atesi ancak emevi devletinin kurulusundan sonra bu atesi tutusturan Muaviye b.Ebi Süfyan zamaninda yayilmisti
Ali´nin ebü Bekr´e biati hususunuysa aleviler imamliktan ayri düsen bir halifelige yani dünyevi egemenlige biat olarak görür Emirümümin´in imamlik ve vesäyet hakkini kendine ve züriyetine sakli tuttuguna inanirlar cünkü bu özel bir hak ve temel dini bir emir dir
Ali´nin Ebu Bekr´e biatinin üzerinden otuz yil gectikten Osman´in öldürülmesinin ve Müslümanlarin bir kargasaya düsmelerinin ardindan halifelik Ali´ye geri döndü Bunun üzerine Emeviler panige kapilir Cahiliye döneminden beri sürekli Hasimogullari nin elinden almaya calistiklari baskanligin bugün yine onlara gectigini görünce Hasimilere yönelik eski düsmanliklari harekete gecirmek icin Osman b. Afän öldürülmesi bahane ederek Ali´ye düsmanca davranmaya basladilar dinin insanlar üzerindeki büyük etkisini kullanarak Emirülmüminin Ali´ye –kerremallahu vecheh- länetlenmeyi dini akäitten saydilar her namazda ona söver oldular aleyhine isyanlar düzenlediler ve ona yönelik sövgüye -sövgüye namazin sartlarindan sayarak – Allah ikisinden razi olsun Peygarber´in iki cicegi Hasan ve Hüseyn ve bazi büyük Alevi sahabeye de sövmeyi eklediler
Bu utanc onu ortadan kaldiran Emevi islahatci Ömer b. Abdülaziz´in halifeligine kadar sürdü Aleviler de bu yüzkizartici gelenege karsilik olarak Ali´ye muhalif olan hizbe sövmeyi sonsuza dek korunmasi gereken dini bir vecibe saydilar
Islamin baslangicin´da meydana gelen facialar. O cahiliye döneminin nefretlik bir miras olarak biraktigi acikli facialar ,bu ayrismanin baslica sebeplerinden biri oldu .bu islamin baslangicinda yasanan kinler. Cahiliye dönemi kinlerinin cocugu daha dogrusu adi görünüsü ve künyesi degisse de aynisiydi. Müslümanlardan bir kesimin Ali´ye , bir digerinin Muaviye´ye bagnazlikla yandas olmasi. Aslinda islam öncesi Arap tarihin´de önemli rol oynayan ve islam taihinin cogu sayfasini siilik ve sunnilik adi altinda dolduran bildik Hasimi-Emevi davasiydi. Öyleyse bu bölünmenin tam olarak bilinmesi alevilerin tarihinin anlasilmasi ve onlara diger islam mezhepleri arasinda bir konum belirlenmesinin temelini olusturacak.
Dinler bir acidan üc bölüme ayrilir:
1:-ibadetler ve dualardan ibaret dinler
2-Birtakim hükümler iceren ve kendini önceleyen dine bütünüyle uyan dinler.
3-Azim sahibi (Ulü´l-azm) peygamberlerin getirdigi ibadetler birtakim kurallar toplumsalve siyasalhükümler iceren kendinden önceki dinlerinbazi hükümleri alikoyan bazilarini yürürlükten kaldiran dinler
Müsamahakar islam seriati ücüncü bölümdendir Emir ve yasaklarini iyice incelemis biri icin siyasal toplumsal ve medeni olmak üzere hak hükümlericerdigi bunlarin icinde erdem ve atilganlik ruhunun yenilik sevgisinin ve miskinligi terketmenin özendirikdigi ve daha baska mucizelerin oldugu aciklik
Kazanacaktir Bütün bu düstür düzenleme ve yasalar büyügü ve kücügüyle Kur´än-i Serif´in icinde duruyor böylece yönetsel toplumsal ve siyasal hükümler dinin diger hükümleri arasinda yerini almis olur
Ancak bu konudaki anlasmazlik yani dinsel yetkilerle siyasal olanlarin tek elde birletirilmesinin
Mi ayrilmasinin gerektigi sorunu Allah´in salavati üzerine olsun peygamberin vefatindan sonra ortaya cikti insanlar acaba dinsel ve siyasal yetkiler müslümanlardan belirli bir kisiye ait haklardan midir yoksa islam ümmetinden herhangi birine devredileek bir hak midir eger müslümanlardan belirli bir zümreye verilmisse bu kureyslilere mi hasimilere mi münhasirlardir ya da yalnizca peygamber in ehlibeytine mi özel bir haktir birbaska deyisle halifelik hem imamligi hem yönetsel erki mi kapsar yoksa halifelikten ayrilmis imamlik ehibeyt te olmak üzere dünyevi islerle mi sinirli dir diye tartistilar
Bu konudaki ihtilaf islandaki ilk ayrismaya yol acti Ali b Ebi Talibi diger sahabeye üstün tutup imamlik ve halifelige yalnizca ona bir hak olarak görenler Allah ona ve ailesine salät aylesin Peygamberin gadir Humm´da ve vedä haccindaki vasiyetlerini kanit gösterecek söyle derler
Velayet ve vesäyet yalnizca Allahin selami üzerine olsun Ali ve en büyük islahatcinin parcasi Seyyide Zehra dan olma Peygamber sülalesine özgüdür bu vasiyetlerin tümü bu hakkinAli ve cocuklarina ait oldugunu ispatlar ve bu hakki tanimanin da dinin temel hükümlerinden biri oldugunu ortaya koyar
Ebu Bekir, Ömer ve Osmanin halifeliklerini dini ve dünyevi imamligin niteliklerini haiz ve sahih sayanlara gelince onlar da derler ki imamlik niteligi geregi halifelikten ayrilamaz ve bu yalnizca Hasimogullari ya da Ehlibeyt´e taninmis devredilemez bir hak olmayip bütün kureyslilere taninmis bir haktir
Ancak yine de bu anlasmazliklar Hulefä-i Räsidin zamaninda yaygin bir fitneye yol acmadi cünkü Emirilmüminin Ali (emirü´lmü´minin inananlarin emiri bey peygamberin ali´ye verdigi bu lakabi
Alevilere göre Ali den baska hic kimsenin kullanmaya hakki yoktur c.n.) alti ay direndikten sonra Ebu Bekr´in halifelige biat etmis ve bu konudaki haklarini talep etmkten vazgecmisti böylece islamdaki bölünme atesi ancak emevi devletinin kurulusundan sonra bu atesi tutusturan Muaviye b.Ebi Süfyan zamaninda yayilmisti
Ali´nin ebü Bekr´e biati hususunuysa aleviler imamliktan ayri düsen bir halifelige yani dünyevi egemenlige biat olarak görür Emirümümin´in imamlik ve vesäyet hakkini kendine ve züriyetine sakli tuttuguna inanirlar cünkü bu özel bir hak ve temel dini bir emir dir
Ali´nin Ebu Bekr´e biatinin üzerinden otuz yil gectikten Osman´in öldürülmesinin ve Müslümanlarin bir kargasaya düsmelerinin ardindan halifelik Ali´ye geri döndü Bunun üzerine Emeviler panige kapilir Cahiliye döneminden beri sürekli Hasimogullari nin elinden almaya calistiklari baskanligin bugün yine onlara gectigini görünce Hasimilere yönelik eski düsmanliklari harekete gecirmek icin Osman b. Afän öldürülmesi bahane ederek Ali´ye düsmanca davranmaya basladilar dinin insanlar üzerindeki büyük etkisini kullanarak Emirülmüminin Ali´ye –kerremallahu vecheh- länetlenmeyi dini akäitten saydilar her namazda ona söver oldular aleyhine isyanlar düzenlediler ve ona yönelik sövgüye -sövgüye namazin sartlarindan sayarak – Allah ikisinden razi olsun Peygarber´in iki cicegi Hasan ve Hüseyn ve bazi büyük Alevi sahabeye de sövmeyi eklediler
Bu utanc onu ortadan kaldiran Emevi islahatci Ömer b. Abdülaziz´in halifeligine kadar sürdü Aleviler de bu yüzkizartici gelenege karsilik olarak Ali´ye muhalif olan hizbe sövmeyi sonsuza dek korunmasi gereken dini bir vecibe saydilar