Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilgelik


Seyduna
05.08.2006, 16:47
Ölmek üzere olan yaşlı bir baba, yatağının başına üç oğlunu çağırarak, onlara
kalıtını açıklar:
" - Oğullarım, ben ölünce, birbirinize düşmemeniz için, size sahibi olduğum 17
deveyi paylaştırmak istiyorum.
Develerin yarısını büyük oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük
oğluma bırakıyorum." der

Babalarının ölümünden sonra, kalıtı babalarının arzusu uyarınca paylaşmak üzere
kardeşler biraraya gelirler.
Fakat bir türlü işin içinden çıkamazlar.
Develeri bir türlü babalarının istediği gibi pay edemezler.
Çünkü 17 sayısı ne 2' ye, ne 3' e, ne de 9' a tam olarak bölünebilmektedir.
"- Bu işin üstesinden ancak köyün deneyimli, yaşlı bilgesi gelir! " diye
düşünür, gidip ona danışırlar.

Bilge kişi:
"- Benim bir devem var, onu da alıp, yeniden hesap yapın!" bakalım der.
Bu cömertliğe çok şaşıran oğullar, 18 deveyi pay etmeye girişirler.
Önce ikiye bölerler, büyük oğul 9 develik payını alır.
Sonra üçe bölerler, çıkan 6 deveyi de ortanca oğul alır.
Daha sonra dokuza böldüklerinde 2 deveyi de küçük oğul alır.
Ama, bütün develeri paylaştıktan sonra ortada fazladan bir deve kalır yine!

Oğullar bu duruma da bir çözüm getirmesi için yaşlı bilgeye yeniden başvururlar.
Bilge kişi güler ve:
"- İyi öyleyse!" der.
"- Sorununuz çözümlendiğine göre, ben de devemi geri alayım."

Bilge kişi tıpkı bilgi gibi katalizör olarak olaya girer, çözümü sağladıktan
sonra olaydan çıkar.
Sorunu çözümlemede insanlara yardımcı olur, ama kendinden de bir şey eksilmez.
İşte bilgelik ve bilge kişi budur.

boranjudge
29.08.2006, 10:29
erik ağacına çıktım üzüm yedim ağacın sahibi geldi ceviz ağacımda ne işin var dedi.
saygılar

mezopotamyali
07.12.2006, 15:42
paylaşimin için tesekürler ama bu hikayeyyi daha once okumustum