FaLLeN
08.08.2006, 12:17
Radikal'de şöyle (http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=174312) bir haber var.
Özetlemek gerekirse, Türkiye'den AB 6. Çerçeve Programı'na yaklaşık 170-200 milyon avroluk bir katkı yapıldığı halde, sadece 20 - 50 milyon avroluk kısmı kullanılmış. Haberin sonuna doğru bazı istatistikler vermişler ama bunlar haberi desteklemiyorlar. Ama bunlardan sonra yaptıkları yorum gerçekten insanı rahatsız ediyor...
Verilen rakamlara göre, 6. Çerçeve Programı'na yapılan 2174 proje başvurusundan, 323'ü kabul edilmiş; %15'lik başarı, bu oran Avrupa ortalamasıyla aynı. Aynı şekilde, Koordinasyon birimi proje başvurusu konusunda %18'lik kabul oranıyla Avrupa ortalamasının üzerine çıkmış. Devam edersek, Almanya'da her 23 araştırmacıdan biri 6. çerçeveye dahil olurken, biz de her 22.1 araştırmacıdan biri dahil olmuş...
Buraya kadar her şey gayet iyi, peki sorun nerede diye düşünürken öğreniyoruz ki Almanya'da 480 bin küsur araştırmacı varken bizde bu rakam 27 bin civarında. Doğal olarak adamlar bütçeden daha çok pay alıyorlar. Sorun basitçe bizdeki araştırmacı sayısının az olmasından kaynaklanıyor. Ama bununla yetinilmemiş, bunun diğer bir nedeni daha varmış: Acemilik. Bizim bilimadamlarımız proje hazırlamak konusunda, birçok uluslararası projeye katılmış Avrupalı meslektaşlarının gerisinde kalıyormuş...
Neden, neden ve neden? Nedir bu kendimizi başkalarından küçük görme isteğimiz? Öyle bir hal aldı ki artık, durumumuzu küçültmek için resmen mevcut hali zorluyor, kelime oyunları yapıyoruz...
Bir defa buradaki konu bütçeden pay alma konusu, ki oransal olarak Avrupa'dan geri değiliz. En kötü olduğumuz oran onların ortalama seviyesi. Hatta çoğu durumda oransal olarak ortalamayı geçmişiz bile. Bütçe verilen projenizi sonlandıramazsanız ya da uluslararası standartlarda başarılı bir şey çıkaratamazsanız, işte o zaman belki "acemilik" ya da ona benzer şeylerden bahsedilebilir...
Ama yok, illa geri olmalıyız; adamlar kaç senedir bu işlerle uğraşıyor bir anda onlarla aynı seviyede olabilir miyiz? Tabii ki olamayız, önce bir acemiliğimizi atmamız gerekli, değil mi?
Sorunu böyle yanlış tespit edersek, konunun gerçek çözümü olan araştırmacı sayısını artırma işiyle uğraşmak yerine, mevcut bir şeyler üreten araştırmacılarımıza niye başarısızsınız, kendinize gelin şeklinde yüklenirsek onların varolan motivasyonlarını da yıpratmaz mıyız? Sonra da diyoruz, neden beyin göçü var?
Özetlemek gerekirse, Türkiye'den AB 6. Çerçeve Programı'na yaklaşık 170-200 milyon avroluk bir katkı yapıldığı halde, sadece 20 - 50 milyon avroluk kısmı kullanılmış. Haberin sonuna doğru bazı istatistikler vermişler ama bunlar haberi desteklemiyorlar. Ama bunlardan sonra yaptıkları yorum gerçekten insanı rahatsız ediyor...
Verilen rakamlara göre, 6. Çerçeve Programı'na yapılan 2174 proje başvurusundan, 323'ü kabul edilmiş; %15'lik başarı, bu oran Avrupa ortalamasıyla aynı. Aynı şekilde, Koordinasyon birimi proje başvurusu konusunda %18'lik kabul oranıyla Avrupa ortalamasının üzerine çıkmış. Devam edersek, Almanya'da her 23 araştırmacıdan biri 6. çerçeveye dahil olurken, biz de her 22.1 araştırmacıdan biri dahil olmuş...
Buraya kadar her şey gayet iyi, peki sorun nerede diye düşünürken öğreniyoruz ki Almanya'da 480 bin küsur araştırmacı varken bizde bu rakam 27 bin civarında. Doğal olarak adamlar bütçeden daha çok pay alıyorlar. Sorun basitçe bizdeki araştırmacı sayısının az olmasından kaynaklanıyor. Ama bununla yetinilmemiş, bunun diğer bir nedeni daha varmış: Acemilik. Bizim bilimadamlarımız proje hazırlamak konusunda, birçok uluslararası projeye katılmış Avrupalı meslektaşlarının gerisinde kalıyormuş...
Neden, neden ve neden? Nedir bu kendimizi başkalarından küçük görme isteğimiz? Öyle bir hal aldı ki artık, durumumuzu küçültmek için resmen mevcut hali zorluyor, kelime oyunları yapıyoruz...
Bir defa buradaki konu bütçeden pay alma konusu, ki oransal olarak Avrupa'dan geri değiliz. En kötü olduğumuz oran onların ortalama seviyesi. Hatta çoğu durumda oransal olarak ortalamayı geçmişiz bile. Bütçe verilen projenizi sonlandıramazsanız ya da uluslararası standartlarda başarılı bir şey çıkaratamazsanız, işte o zaman belki "acemilik" ya da ona benzer şeylerden bahsedilebilir...
Ama yok, illa geri olmalıyız; adamlar kaç senedir bu işlerle uğraşıyor bir anda onlarla aynı seviyede olabilir miyiz? Tabii ki olamayız, önce bir acemiliğimizi atmamız gerekli, değil mi?
Sorunu böyle yanlış tespit edersek, konunun gerçek çözümü olan araştırmacı sayısını artırma işiyle uğraşmak yerine, mevcut bir şeyler üreten araştırmacılarımıza niye başarısızsınız, kendinize gelin şeklinde yüklenirsek onların varolan motivasyonlarını da yıpratmaz mıyız? Sonra da diyoruz, neden beyin göçü var?