RaİNbow
13.08.2006, 15:52
çoğu insan yaptığı işten şikayet ediyor :no: benim gibi:biggrin:
|
Orijinalini görmek için tıklayınız : İcra EttİĞİnİz MesleĞİnİzden Memnunmusunuz? RaİNbow 13.08.2006, 15:52 çoğu insan yaptığı işten şikayet ediyor :no: benim gibi:biggrin: aspolin 13.08.2006, 18:05 Sabah 8 akşam 5 olmasa, ast üst kavramını yaşamasam, tabi birde 740 ytl maaşla yetinebilsem çok severdim herhalde:garibbak: Naz 13.08.2006, 18:37 Ben henuz meslegimin egitimini bitirmedim, ama icra etmeye basladim :) gerci sinema yonetmenligi okusamda, su an tiyatro oyunlari yazip yonetiyorum :) bos zamanlarimin hepsi hafta sonlarim olmak uzere tiyatroya gidiyor, tek kurus almiyorum, hatta dekoru cebimden hazirliyorum :D gece gunduz bir birine karisiyor bazen oyunun sergilenmesine yakin ama ben COK AMA COK MEMNUNUM... benim tutkum yaptigim ve daha iyi yapmak istedigim is. bu yuzden hic birsey bana eksi gelmiyor yukardakilerin, severen ve icten yapiyorum. KızılBant 13.08.2006, 19:25 gelecekten endişeliyim iş bulursun maaşı az olur. Çalışmazsın bu seferde kendini kötü hissedersin. çalışmayı emek harcamayı seven bir insanım ama gelecek korkusu ve çalışılan yerde düşük ücret olunca insan sisteme isyan ediyor seheryeli 13.08.2006, 19:59 İktisat bölümü mezunuyum.diplomamda ekonomist yazıyor,ama nerdeee:)ekonomi üzerine master yapmayı çok isterdim,olmadı,artık sınavlara girecek gücü bulamıyorum kendimde.Şu anda Mali müşavirim.Üniversitedeyken sevmezdim muhasebe derslerini.arkadaşımın ısrarları üzerine girdim sınava,kazandım.20 Ocak 2006 itibariyle belgemi aldım.Yeni yeni sevmeye başlıyorum Muhasebeyi.Evrak işleme veya beyannameleri hazırlama gibi rutin işlerden çok danışmanlık kısmı hoşuma gidiyor.Raporlama,bütçeleme,Kar-Zarar durumunu çıkarma gibi işin finans kısmı zevkli geliyor. Anadolu Ateşi Dans grubuna başvuru yapmıştım,görüşmeye çağırdılar,olumlu sonuçlandı ama bunun olması için mesleğimden vazgeçmeliydim.İkisinin bir arada olması imkansız.Yurtdışı turneleri çok fazla,eğitimleri sıkı,çalışma saatleri esnek.Müşavirlik için çok emek verdim.Gerçi ben bütün o yoğunluğa razıydım aslında,yapacağın işi sevdikten sonra ...ama... Her tercih bir vazgeçiştir... gönlüm,aklım orda kaldı:pisman emekci82 13.08.2006, 21:00 ben bilgisayar mühendisliğinde okuyorum,daha bitirmedım ama son sınıfa geçtim,stajlarımda işin zorluklarını gördüm,öss'ye girmeden önce herşey toz pembe geldiği için bilgisayar mühendisi olmayı çok istiyordum fakat şimdi gerçeklerle yüz yüze geldim,iş bulamama korkusu pek çoğumuz gibi beni de sardı,iş bulursam,yeterli derecede maaş alırsam patronum tarafından sömürülmezsem mesleğimi severim tabi:) puduhepa 13.08.2006, 21:55 üniversitede bitirdiğim bölüm müze araştırmacılığıydı.bir yıl işsiz gezdim.sonrs bakanlık sınavlarına girip memur oldum.8 ile 5 arası yarı robotum yani.bazen işyerinin balkonundan izliyorum dışardaki hayatı.kitaplarla dolu bir salonda çalışıyorum ve işimi çok seviyorum,arkadaşlarımı da cabası... Azrail 13.08.2006, 22:34 bu konuda ne sen sor ne ben söyleyim :) Kartopu86 14.08.2006, 00:49 Mesleğim muhesebeci.. En büyük hayalimdi Edebiyat bölümünü okuyup öğretmenlik yapmak olmadı işte.....Daha doğrusu beni kendime bırakmadılar bu kararı alırken ailem üniversite okumassan en azından mesleğin olsun diye ama ben üniversitede okudum..Saolsunlar kendileri okuttular ama içimde kaldı işte kendime büyük bir ders çıkardım kendi çocuğum olursa ona ne işi yapmak istediğini sorup bu konuda en büyük destekçi çıkmak..Eğerki sevdiğiniz işi yaparsanız hayatta kendinizi çalışmış hissetmessiniz bu söz çok doğru arkadaşlar... lucy 14.08.2006, 01:47 Maliye mezunuyum. Önce özel sektörde muhasebe dpt.larında çalıştım sonunda da sınava girip devlet memuru oldum. Müfettişlik sınavlarına girip duruyorum yani hala elimden ders kitapları, vergi yasaları vs düşmüyor. Seviyor muyum? Hayır.. Benim Sanat ile ilgili bir dalda okumam gerekiyordu ama hayat şartları işte.. Resmim iyiydi köreldim... :( Naz 14.08.2006, 05:27 ya cidden gerek gundelik yasamda gerekse forumda dikkatimi birsey cekti, sanat ve edebiyat dallarina gonul veripte sayisal yapan cok arkadasimiz var... galiba hala ailelerimiz bu dallari ciddiye almiyor ve geleceklerimiz hakkinda kaygilaniyor, ayni durumu bende yasamistim, daha dogrusu annemle uzunca bu konu hakkinda durmustuk, baska bir bolumde kazancin ikiye katlanabilir ama belkide omrun boyunca sevmedigin bir isi yaparsin demisti, bu yuzdende iyi dusunmemi tavsiye etmisti. Evet belki maddi kazanc olarak getirisi diger revacta olan mesleklere gore daha dusuktur, ama manevi kazanci hic birseye degisemem... gonlumde edebiyat sanat gecenler tum arkadaslar icinde uzuldum dogrusu, umarim en azindan su an yaptiginiz isten mutlusunuzdur, ve gonul verdiginiz dallarida en azindan bir hobby olarak surdurursunuz. ZülfüKakul 14.08.2006, 12:54 Bende memnunum mesleğimden.... Mimarlık-İnşaat... Artık çizimler projeler benim hayatımda her an olucak:) kurtuluş yok:D:D:D mesleğimi çok seviyorum... sadece mimarlıkla kalmak istemiyorum... yan dallarıda çok güzel... mesela Restorasyon,Şehir Planlama,Dekorasyon... Seviyorum bu işi yaa... Ama gün gelirde bağlama sevdasına mesleğimi değilde, bağlama çalarsam biyerlerde hiç şaşırmam:):) pastoralsenfoni 14.08.2006, 13:54 kpss yi kaznabilirsem ki umarım kazanırım,öğretmen olacağım.bence dünyanın en güzel mesleği insanlarla iç içe ve verdiğn emeklerin çoğaldığını birebir görebileceğin bir meslek. mercan 14.08.2006, 14:17 kocaman bi hayır:pisman meslegimden memnun değilim hiçbizamanda olmıcam:uhhm: puduhepa 14.08.2006, 14:28 bugün itibariyle acayip bir yoğunluk var işyerinde.okuyucu akını gibi.her gelen 3 kitap alıp gidiyor ve ben mutluyum,"kitap"okuyorlar.işimi sevmeye devam... Siya Saperen 14.08.2006, 20:20 bugün itibariyle acayip bir yoğunluk var işyerinde.okuyucu akını gibi.her gelen 3 kitap alıp gidiyor ve ben mutluyum,"kitap"okuyorlar.işimi sevmeye devam... Can ne mutlu size. Benim de (belki de) kimi dostlardan etkilenerek kurduğum bir hayal daha doğrusu bir hedefim var. Şimdilik ulaşmış değilim. Zaten böylesine büyük bir hedef için oldukça çok vaktim var... Bir soru vardı aklımda sonunda cevapladım. Sahaflar okumadığı kitabı satabilir mi? Hayır... En büyük isteğim ve desteğim zaman... Yaptığınız iş bana göre mesleklerin en güzellerinden biri. Umarım sizi de benim kadar mutlu ediyordur... student 14.08.2006, 20:26 Ben daha okuyorum ama okul zamanıda hafta sonları babamın yanına şantiyeye giderdim hep şimdi stajdayım daha başka oluyor farklı sorumluluklarımız var mesleğimi seviyorum inşaat mühendisliğini istiyordum zaten tercihlerimin hepsi bu yöndeydi kazndım şimdide büyük bir zevkle okuyorum benim yerim şantiyelermiş :p can85 14.08.2006, 20:50 benmii..işim gereği okuduğum bölüm sağlık yönetimi...sevdiğim sağlık sektörünün içinde idari kadrolarda çalışmaktayım..takii kendi ayrıl dalda işimi buldum onu sürdürmekteyim..demekki üniversitede okuduğun bölümden illa iş yapacan diye bi kural yok..yeni işimi seviyorum konuyudağıtmayım..aslında okuduğum sağlık yönetimi bölümünüde seviyorum..inşallah hastane müdürü olurum veya ileride sağlık müfettişi :p :p :p ama inanıyorum inşallah bi gün türkiyenin iyi bir hastanesinde kavuşacağım bu ünüme :p :p Rose 14.08.2006, 23:13 benim okulum bu yıl bitti. sınıf öğretmenliğinden mezun oldum inşallah tayinimde çıkar. aslında ben bu bölümü mecburiyetten yazmıştım hayallerimde başka meslek vardı ama olmadı. ama okuduğum bu bölümüde zaman geçtikçe sevmeye başladım gerçekten öğretmenliğin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu anladım.Ulu Önder ATATÜRK'ün dediği gibi " Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakarlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır." Bende eserin kıymetli olması için kendimi alanımda geliştirerek ATATÜRK'ümüzün istediği nesli yetiştireceğim. karyatit 19.08.2006, 22:19 evet menmunum balasu 19.08.2006, 22:56 Hep öğretmen olup fakir cocuklarını bide alevi cocuklarını okutup başarılı olmalarını saglamak isterdim. Türkçe öğretmenliğini bitirdim.Ama sanırım hayalim bu degilmiş.. Ama yakın zamanda bir büro açıp şu fakir alevi çocuklarına ücretsiz özel ders vermek istiyorum. Umarım aranızda böyle yardım edenler vardır. Bazı forumlarda neden birlik degiliz diyor arkadaşlar degiliz çünkü her şey burdan atıp tutmakla olmuyor icraat lazım balasu 20.08.2006, 22:58 Pastoralsenfoni mesajın için tesekkur ederım umarım hazır bir yerlere gelmişken birilerinin elinden tutabiliriz. :) sevilkipirti 20.08.2006, 23:16 Okulda tek hedefim "insan kaynakları" ydı. Okul bitti, çok şanslıyım şimdi istediğim işi yapıyorum, insan kaynaklarında çalışıyorum. Bazen kötü yönleri olsa da seviyorum işimi. Siemens beni işe alınca daha çok seveceğim :p drtuncay 20.08.2006, 23:36 Aslında pek memnun olmaz kimse işinden.kimi maaşını az bulur kimi tatilini kimide kendine göre bulmaz mesleğini.ben 10 ay sonra tıp fakültesini bitiriyorum ve mesleğimden şimdiden bana göre olmadığından memnun değilim. şöyle bir matematik öğretmeni olsaydım ne güzel olurdu okul kokusunu hep ciğerime çekmek ...ama umarım bu memnuniyetsizlikler bizi hayatta mutsuzluk noktasına getirmez... srvtdl 20.08.2006, 23:39 ben bilgisayar öğretmenliği 2. sınıftayım bilgisayarı ve çocukları seviyorum. Karşımdaki birinin benden bişeyler öğrenmesi beni çok sevindirdiğinden dolayı öğretmenliği seveceğimi düşünüyorum her ne kadar öğretmen olmamış olsamda. Pastoralsenfoni ve balasu öğretmenlerime düşüncelerinden dolayı katılıyorum... izmirksk 21.08.2006, 01:53 ben hayatım boyunca hangi meslek olursa olsun memnunsuzluk içinde olacağım.. çünkü benim (özellikle son 6-7 yıldaki ) en büyük hayalim ;matematik,genetik,bilgisayar,insan kaynakları,felsefe,sosyoloji,elektrik-elektronik mühendisliği,edebiyat,ingiliz dili ve edebiyatı,fizik,uzay bilimleri alanlarında (lisans yada lisanüstü )şeklinde.. hem bu dalların hepsinde akademik eğitim almak hemde bu alanlarda işe yarar sonuçlar(yani buluşlar) yapmak isterdim.. ahhh ahhh..herkes istediği şeyi olamıyor.. belki kendimi biraz sıkarsam tüm bu alanlarda eğitim almış biri olarak üniversitelerden mezun olacağım ama bu alanların hepsinde aynı anda çalışmak mümkün değil... halbuki sözde çeşitli dallarda buluş yapacaktım..birilerinin yaptıklarını tekrar etmeyip insanlığa orjinal ve işe yarar fikirler sunacaktım.. ahhhh ahah her ne işle uğraşırsam uğraşayım hiç mutlu olamayacağım..hiiiiçççç ZülfüKakul 21.08.2006, 11:05 ben hayatım boyunca hangi meslek olursa olsun memnunsuzluk içinde olacağım.. çünkü benim (özellikle son 6-7 yıldaki ) en büyük hayalim ;matematik,genetik,bilgisayar,insan kaynakları,felsefe,sosyoloji,elektrik-elektronik mühendisliği,edebiyat,ingiliz dili ve edebiyatı,fizik,uzay bilimleri alanlarında (lisans yada lisanüstü )şeklinde.. hem bu dalların hepsinde akademik eğitim almak hemde bu alanlarda işe yarar sonuçlar(yani buluşlar) yapmak isterdim.. ahhh ahhh..herkes istediği şeyi olamıyor.. belki kendimi biraz sıkarsam tüm bu alanlarda eğitim almış biri olarak üniversitelerden mezun olacağım ama bu alanların hepsinde aynı anda çalışmak mümkün değil... halbuki sözde çeşitli dallarda buluş yapacaktım..birilerinin yaptıklarını tekrar etmeyip insanlığa orjinal ve işe yarar fikirler sunacaktım.. ahhhh ahah her ne işle uğraşırsam uğraşayım hiç mutlu olamayacağım..hiiiiçççç Siz böyle yazınca bende düşündüm birden şuanki işimden memnunum ama ben ajan olmak istiyodum yaaa:sad: Aziz 21.08.2006, 11:24 bende elektronik okuyorum bakalım şimdilik bölumumu sevıyorum ilerısı neyı gösterırı bellı olmaz CananYildiz 21.08.2006, 11:39 hayatimdaki en dogru karari vermisim diyebilirim,cok memmunum. Iki isimde öyle. umarim herkes dogru olani bulur sevgiler reyhan22 21.08.2006, 11:52 bende arkadaşlar tekstille ugrasıyorum modelistlik yapıyorum...valla mesleğim inanılmaz stresli ve yoğun hergün ayrı bir sorun ve ayrı bir problemle karşılıyoruz...hem öle devlet memuru gibi sabah 8 akşam 5 te yok ne yazıkki sabahtan bi giriyoruz bazen gece yarısı 12 1 hiç belli olmuyo yani...bu meslekte olunca aile hayatı sosyal hayat hiçbişey kalmıyo geriye hatta bazen doktorlar bu mesleği yapan yani tekstilde çalışanların kalp krizi riskinin fazla olduğunu söylüyolarmış :p ve hatta erken yaşlanıyosunuz valla ben henüz seçimini yapmamış arkadaşlara hiç bulaşmamalarını öneriyorum...:D ama tüm bunlara rağmen ben işimi mesleğimi ve dalımı çok seviyorum ve şunu söylemeden yapamıycam bu meslek ve stres bağımlılık yapıyor.... elanehir 21.08.2006, 11:57 Bende işletme mezunuyum. Seheryeli arkadaşın mali müşavir olma desteği veren arkadaşı benim. Bende mali müşavirlik sınavına girdim ama kazanamadım. Zatende muhasebe işini pek tutmadım. Şu an ISO 9001:2000 kalite yönetim temsilcisi olarak çalışıyorum. Piyasada pek kaliteci olmadığından saygın bir meslek. Maaş olarakta profesyoneller için 7-8 YTL civarında .. Tabi ben bu kadar almıyorum :) Ama işimi çooookkk seviyorum... Sürekli başarıyı odaklı bir iş diyebilirim. aksakal 21.08.2006, 12:13 Ben teknik eleman olarak 657 ye tabiyim. 657 ne kadar memnunsa bende o kadar memnunum izmirksk 21.08.2006, 12:49 Siz böyle yazınca bende düşündüm birden şuanki işimden memnunum ama ben ajan olmak istiyodum yaaa:sad: aslında 5-6 yıllık sürede bunları halledebilirm.. zaten en az 8 yılım üniversitelerde geçti..bundan sonrasında mesela ,4 yıllık sürede 1 doktora ,4 master,1 lisans eğitimi alınabilir..zaten o saydığım 11 bilim dalını seviyorum..sadece 4 yılda 6 tanesi daha okunabilir. fakat asıl sorun şu..örneğin fizik masterı yaptıktan sonra buluş yapabilecekmiyim..yada elektrik-elektronik mühendisliğinde o alanda icat yapabilecekmiyim..bunları yapamadıktan sonra diplomanın önemi yok.benim için kriter buluş yapmaktır..bu yüzden tüm bu dediklerimi yapıp toplam 11 daldada üniversite okuyup hayallerimi gerçekleştirim ama yeni ve orjinal fikirler olmadıktan sonra neye yarar ki..bakalım zaman ne gösterecek):okuyacağım galiba hepsini..bütün bunları engelleyecek tek şey sevdiğim kişi ile evlenmem olur ancak..başka bir şey bunun önüne geçemez yalnız merak ettiğim benim bunları yazmam senin ajan olmanı neden gerektirdi.içindeki gizli bir aşkımı ortaya çıkardım:) ZülfüKakul 21.08.2006, 12:50 :D:D:D hayır o hep bende vardı zaten aklıma geldi birden işte :) izmirksk 21.08.2006, 13:00 her kadın iyi kötü ajandır zaten...malum dedikodu:) ZülfüKakul 21.08.2006, 13:03 Bence o dedikodu ile alakalı değil zeka ile alakalı :) izmirksk 21.08.2006, 13:07 yani her kadın zaten, az yada çok zekidir diyerek konuyu bağlayayım:) gelecek tepkileri aza indirmek lazım:) ZülfüKakul 21.08.2006, 13:11 :D:D:D:D:D:D haklısın elanehir 21.08.2006, 13:23 Sayın İzmirli arkadaşım çok fazla alanla meşkul olmaktan paramparça olmuşsunuz zaten . Bir alanda uzmanlaşmak için daha fazla dağılmayın bence.. Yani bir şeyleri ortaya atmak için farklı bakış açılarıyla yaklaşmanız elbetteki fayda sağlar ama bu seferde bakaçak bir bakış açınız olmaz. Selamlar.. izmirksk 21.08.2006, 13:43 Sayın İzmirli arkadaşım çok fazla alanla meşkul olmaktan paramparça olmuşsunuz zaten . Bir alanda uzmanlaşmak için daha fazla dağılmayın bence.... yani sorun şuki..herşey olmak isterken hiçbir şey olamamak gibi durumda var:) Yani bir şeyleri ortaya atmak için farklı bakış açılarıyla yaklaşmanız elbetteki fayda sağlar ama bu seferde bakaçak bir bakış açınız olmaz. Selamlar.. aslında sorun şu.. kendimde eksiklik hissediyorum..örneğin matematik bilmezsem (yani çok iyi bilmezsem) kendimde eksiklik hissediyorum..o yüzden matematikle ilgili ehrşeye burnumu sokmaya çalışıyorum.. fizik bilmezsem sanki evrende bir şeyleri tam olarak anlamıyormuşum gibi hissediyorum.(matematik,fizik,uzay bilimleri bilinmeden evren anlaşılmaz ..ve ben evreni çok iyi anlamak istiyorum..bu yüzdende yıllardır bu alanda yoğunlaşıp kendimce araştırmalar yapıyorum) zaten yukarıda saydığım tüm bilim dalları ile hergün saatlerce uğraşan okuyup araştıran bir insanım..hiçbirine yabancı değilim.. ama onlardan birindeki eksiklik hayatı algılamamamda eksikliğe yol açar diye korkuyorum. ve o dallarda en azından bir kaçında işe yarar bir buluş yapmazsam kendimi ot gibi hissederim(sadece kendime atfen bir söz) yani birilerinin yaptıklarını tekrar etmemeliyim ... yani uzun lafın kısası tek bir bilim dalı ve ona yoğunlaşmak bana göre değil..tüm bu sevdalarımdan ancak sevdiğim kız için vazgeçerim..yani onunla beraber olmak ve vakit geçirmek için bunları bir yana iterim..başka türlü ölene kadar araştırma,ölene kadar mücadele... (konuyu açan arkadaştanda özür dilerim.konu nerelerden nerelere geldi:)) Umudum_Sende 21.08.2006, 16:45 ben muhasebeciyim ama hiç sevmiyorum muhasebeyi de şirketleride benim zengin olup dünyayı dolaşmam lazım yada evlenmem lazım ya... ne bu hep aynı işe gel eve git işe gel eve git... sıkıldım vaalla elanehir 24.08.2006, 13:34 izmirksk üyeden alıntıdır. 'yani uzun lafın kısası tek bir bilim dalı ve ona yoğunlaşmak bana göre değil..tüm bu sevdalarımdan ancak sevdiğim kız için vazgeçerim..yani onunla beraber olmak ve vakit geçirmek için bunları bir yana iterim..başka türlü ölene kadar araştırma,ölene kadar mücadele...' Ne diyelim .. Umarım o sevdiğin kızla karşılaşırsın... Umarım seni duyuyordur.. Sevdiğinizi kendi uydunuz haline getirmeyin. Onun yörüngesinden çıktığınız zaman darma dağan olursunuz. Yani vazgecmek bir yandan tüketir sizi. Vazvecmekte yok olmak gibi bir şey zaten... Selamlar izmirden 24.08.2006, 14:36 tıp okuyorum öss de 6 tercşh yaptım hepsi tıp tı lisede tıpı kazanmak tek hedefimdi bu yzudne çok mutluyum Bella 24.08.2006, 15:31 1 yıl sonra peyzaj mimarı olacagım ama sevdigimden emindegilim yani 1 meslekle sınırlı kalmak çok sıkıcı..şarkı söylemek..entruman çalmak...vb eglenceli işler tam benlik ama sistem sagolsun ): aleyna08 24.08.2006, 16:03 Merdivenin İlk Basamağında (Genç Elemana Mektup) Okulu bitirdin ve bir işe girdin. Sana bir masa verdiler. Bir bilgisayarın bile var. Öğrencilik yıllarının avare havası geri gelmemek üzere geçti gitti. Daha yirmilerindesin. Kariyer merdivenin henüz ilk basamağına adım attın ama “gerçek” hayat tüm sorunları ve stresi ile omuzlarına bindi bile. Yükselmek, daha fazla para kazanmak istiyorsun. Ancak hayat o kadar zor ki... Belirsizliğin Sisi Yeni bir işe girdiğinde önce belirsizlik bulutları üzerine çöker.”Yukarısı”nın senden tam ne istediğini bir türlü belirleyemezsin. Öncelikler ve önemli görülen şeyler sık sık değişir. Sorular çok cevaplar azdır. Her yaptığında eksik bulurlar. Bunalır gibi olur, afilerin özlemini çekersin. Ayağının altındaki zeminin kaydığı duygusu yalnız sende değil genel müdürde bile var. Belirsizlikten ürkme. Öndeki otomobilin stop lambasını görebiliyorsan, yoluna devam et sisten korkma… Kırılganlığa Gerek Yok İşteki ilk sorun ve aksaklık seni can evinden vurabilir. Değerinin bilinmediğini düşünebilirsin. Ailesinin ve arkadaş çevresinin prensi-prensesi artık işyerinde “herhangi” bir eleman olmuştur. Her sözden alınır, her davranış altında bir hor görme ararsın. Suratın asılır, uykuların kaçar. Yeni işe girdiğinde kırılganlığın pençesine düşmekten sakın. Müdürünün eleştirisi biraz sert yapılmış olabilir. Sana soğuk davranan arkadaşının aklı belki kendi sorunlarındadır. Drencini artırmaya bak. Kalbinde her “çıt” sesi duyduğunda iş değiştirmeye kalkma. Gerilimi üç aşağı beş yukarı, her işyerinde aynıdır. Strese dayanıklılığını artırmaya çalış. Çok sık iş değiştirdiğinde, değerli yılların ve en yaratıcı dönemlerin, hep stajyer statüsünde geçer. Öğrenmeye Övgü İşe biraz ısındığında ise okulda öğrendiklerinin pratikle pek alakasının bulunmadığını görürsün. Bir şey sormak istediğinde yardımcı olan çıkmaz. Çaresizlik etrafını sardığında, herkesin gözgü sendeymiş gibi gelir. Kendini yetersiz hissedersin. Okulda öğretilenler, bilgi yolculuğuna çıkmak için yalnız bir vize niteliği taşır. Okuyacak araştıracaksın. Her geçen gün yeni bir şeyler öğrenmeye gayret et. Dokuz-Beş Sendromu Zaman geçtikçe işini, işyerini sevmeye başlarsın. Senden beklenen işi tam olarak yerine getirdiğinde içine huzur dolar. Bu huzur seni rahatlatır ve kendini günlerin akışına bırakırsın. Kıdem süren arttıkça kendine güven duyarsın. Bu monotonluk zamanla yeteneklerini geliştirmeni önler. Bu sendromlardan ancak araştırarak, yeni çözümler bularak kurtulabilirsin. Kariyer merdiveninde yükselmen bu tür bir çalışma ile mümkün olabilir. Farklı olduğunu, işyerinin sorunları üzerinde kafa yorduğunu çevrene göster. O zaman kimse seni seni kaybetmek istemez. Sen Bir Tanesin Öğrenmek, araştırmak kabul ama koşullar o kadar hızlı değişiyor ki izlemekte zorlanıyorsun. Dün açılan pazar bugün kapanıyor. İki yıl önce peynir-ekmek gibi satılan malın bugün kimse yüzüne bakmıyor. Yeniliklere uyum çabası zaten seni yorarken, Müdür bey gelecek ile ilgili tahmin ve projeksiyon yapmanı da istiyor. Şirketin müşterileri ile konuştuğunda, sokaktaki insanın davranışlarına baktığında, hedef kitleni büyüteç altına aldığında, sır gibi görünen olayların perdesi kalkar. Yeter ki sen kendine güven ve beceri düzeyini sürekli yükselt. Hiçbir kimsenin aklına gelmeyen çözümü sen bulabilirisin. Sen bir beyninin teri, göz nurun ve karşındakilere göstereceğin saygıdır. PirO_62 24.08.2006, 16:17 hayır hasret_eylul 24.08.2006, 16:55 Merdivenin İlk Basamağında (Genç Elemana Mektup) Okulu bitirdin ve bir işe girdin. Sana bir masa verdiler. Bir bilgisayarın bile var. Öğrencilik yıllarının avare havası geri gelmemek üzere geçti gitti. Daha yirmilerindesin. Kariyer merdivenin henüz ilk basamağına adım attın ama “gerçek” hayat tüm sorunları ve stresi ile omuzlarına bindi bile. Yükselmek, daha fazla para kazanmak istiyorsun. Ancak hayat o kadar zor ki... Belirsizliğin Sisi Yeni bir işe girdiğinde önce belirsizlik bulutları üzerine çöker.”Yukarısı”nın senden tam ne istediğini bir türlü belirleyemezsin. Öncelikler ve önemli görülen şeyler sık sık değişir. Sorular çok cevaplar azdır. Her yaptığında eksik bulurlar. Bunalır gibi olur, afilerin özlemini çekersin. Ayağının altındaki zeminin kaydığı duygusu yalnız sende değil genel müdürde bile var. Belirsizlikten ürkme. Öndeki otomobilin stop lambasını görebiliyorsan, yoluna devam et sisten korkma… Kırılganlığa Gerek Yok İşteki ilk sorun ve aksaklık seni can evinden vurabilir. Değerinin bilinmediğini düşünebilirsin. Ailesinin ve arkadaş çevresinin prensi-prensesi artık işyerinde “herhangi” bir eleman olmuştur. Her sözden alınır, her davranış altında bir hor görme ararsın. Suratın asılır, uykuların kaçar. Yeni işe girdiğinde kırılganlığın pençesine düşmekten sakın. Müdürünün eleştirisi biraz sert yapılmış olabilir. Sana soğuk davranan arkadaşının aklı belki kendi sorunlarındadır. Drencini artırmaya bak. Kalbinde her “çıt” sesi duyduğunda iş değiştirmeye kalkma. Gerilimi üç aşağı beş yukarı, her işyerinde aynıdır. Strese dayanıklılığını artırmaya çalış. Çok sık iş değiştirdiğinde, değerli yılların ve en yaratıcı dönemlerin, hep stajyer statüsünde geçer. Öğrenmeye Övgü İşe biraz ısındığında ise okulda öğrendiklerinin pratikle pek alakasının bulunmadığını görürsün. Bir şey sormak istediğinde yardımcı olan çıkmaz. Çaresizlik etrafını sardığında, herkesin gözgü sendeymiş gibi gelir. Kendini yetersiz hissedersin. Okulda öğretilenler, bilgi yolculuğuna çıkmak için yalnız bir vize niteliği taşır. Okuyacak araştıracaksın. Her geçen gün yeni bir şeyler öğrenmeye gayret et. Dokuz-Beş Sendromu Zaman geçtikçe işini, işyerini sevmeye başlarsın. Senden beklenen işi tam olarak yerine getirdiğinde içine huzur dolar. Bu huzur seni rahatlatır ve kendini günlerin akışına bırakırsın. Kıdem süren arttıkça kendine güven duyarsın. Bu monotonluk zamanla yeteneklerini geliştirmeni önler. Bu sendromlardan ancak araştırarak, yeni çözümler bularak kurtulabilirsin. Kariyer merdiveninde yükselmen bu tür bir çalışma ile mümkün olabilir. Farklı olduğunu, işyerinin sorunları üzerinde kafa yorduğunu çevrene göster. O zaman kimse seni seni kaybetmek istemez. Sen Bir Tanesin Öğrenmek, araştırmak kabul ama koşullar o kadar hızlı değişiyor ki izlemekte zorlanıyorsun. Dün açılan pazar bugün kapanıyor. İki yıl önce peynir-ekmek gibi satılan malın bugün kimse yüzüne bakmıyor. Yeniliklere uyum çabası zaten seni yorarken, Müdür bey gelecek ile ilgili tahmin ve projeksiyon yapmanı da istiyor. Şirketin müşterileri ile konuştuğunda, sokaktaki insanın davranışlarına baktığında, hedef kitleni büyüteç altına aldığında, sır gibi görünen olayların perdesi kalkar. Yeter ki sen kendine güven ve beceri düzeyini sürekli yükselt. Hiçbir kimsenin aklına gelmeyen çözümü sen bulabilirisin. Sen bir beyninin teri, göz nurun ve karşındakilere göstereceğin saygıdır. sevgili aleyna söylediklerine kesinlikle katılmıyorum çünkü burdaki asıl anafikir şudur bence kendini daha iyi nasıl pazarlayabilirsin bu sisteme.. tamda sistem ve düzenin istediği insan modeli çok güzel anlatmışın... aleyna08 24.08.2006, 17:01 sevgili aleyna söylediklerine kesinlikle katılmıyorum çünkü burdaki asıl anafikir şudur bence kendini daha iyi nasıl pazarlayabilirsin bu sisteme.. tamda sistem ve düzenin istediği insan modeli çok güzel anlatmışın... benim iş hayatımda öğrendiklerim bununla aynı seninkini bilemem :yaw gülsün 24.08.2006, 17:20 ben öyle memnunum hiç soramyın ziraat mühendisi Seyduna 25.08.2006, 12:10 liseden sonra sekiz tercih yapmistim. Sekizi de bilgisayar Muhendisligiydi. Okuldaykn biraz zordu ama bir senedir is hayatindayim. Iyiki de olmusum. seviyorum cok seviyorum isimi :-) cenkdogan 25.08.2006, 15:05 Ben Cografya öğretmenliğini bitirdim.Özelde çalıştım sonra devlete geçtim sınıf öğretmenliği yapmaya başladım.Bu yıl devlette 4.yılıma başlayacagım önceleri pek sevmedim çocuklar çok yoruyordu dogrusu sonra alıştım mesleğimi çok seviyorum belki de çocukları annelik ve babalık yapmak onların okuma yazmaya geçmelerini görmek insanımutlu ediyor DiLkeT-CeZaM 25.08.2006, 15:55 Benim işimde gün o kadar çabuk geçiyor ki günler çok kısa geliyor bana :) hem işimi seviyorum, hem insanları, hiçbirşeyden ümidimi kesmiyorum bende elbet çalışarak mucadele ederek istedğim yere gelecem. muhasebe işiyle uğraşıyorum yeminli mali müşavir olmak istiyorum, ekonomist olmak istiyorum, para politikasinda etkin olmak istiyorum. ne demiş napolyon para para para :))) sen nelere kadir para :)). her ne kadar olumsuz şeyler yaşasamda işimide yaşantımıda seviyorum mutlu ve huzurlu hissediyorum kendimi. Sevgi Erkan 25.08.2006, 17:22 Merhabalar, Bu konuda şanslı insanlardan biriyim sanırım. Öğretmenim ve işimi severek yapıyorum. Balta 25.08.2006, 17:49 Karnımı doyurmak için Mühendislik yapıyorum Ruhumu doyurmak için Resim ve Tiyatro ile uğraşıyorum. Ama hala öğrenciyim...... Ezo 25.08.2006, 18:50 Bende meslegini severek yapanlardan yani sansli olanlardanim...hemsirelik yapiyorum... severek yapiyorum içten yapiyorum bu nedenle herhalde çogu insanin zorlandigi seyi rahatlik yapiyorum.. igne yapmasinida çok seviyorum:))) Insan okudukca doymuyorki biri bitiriyor digeri basliyor hala okuyorum yüksek bir mevki icin:))... saygilar ezo sertur 25.08.2006, 19:10 Karnımı doyurmak için Mühendislik yapıyorum Ruhumu doyurmak için Resim ve Tiyatro ile uğraşıyorum. Ama hala öğrenciyim...... muhteşem bir cevap olmuş sayın balta tebrikler.. bende toptan gıda kuruyemiş baharat kahve işiyle uğraşıyorum işimden gayet memnunum ama işin finansal kısmı insanı erken yaşlandırıyor, nesslimm 25.08.2006, 20:04 şimdilik öğrenciyim ve dünyanın en güzel mesleği olduğunu düşünüyorum .okuduğum bölümü çok seviyorum tüm tercihlerimde uluslararsı ilişkilerdi zaten umarım mesleğimide severek yaparım şaheser 25.08.2006, 23:59 Ben matematik öğretmeniyim..Meslek seçimini doğru yaptığıma inanıyorum ve işimi gerçekten sewiyorum..Güzel yurdumda hergün biraz daha kötüye giden eğitim sistemini görüp acılar çeksem de içerde,,çocukların gözlerine bakmak çok güzel diye düşünüyorum..Eğitimde okuyan arkadaşlara kolay gelsin şimdiden,,malum okul bittikten sonra da seçiliyoruz ki bu başka bir trajedi........... ''seni saksıda gül yetiştirir gibi yetiştirmedik tek başına bir limonlukta büyütmedik seni Kırağı çalmaz diye acı patlıcanı salıverdik sokağa.'' RIFAT ILGAZ eyhayat 26.08.2006, 12:18 Bende öğretmenim Şu an Merkezi bir okulda yöneticiyim .İşimi seviyorum ancak yöneticilik kısmı gerçekten yıpratıcı ,akranlarıma bakarak yıprandığımı farkettim. zynp 27.08.2006, 13:49 ben gelecekten pek umutlu değilim ve hala okuyorum biterse bakıcaz artık. Yep yeni bir grafiker karşınızda:) tabii şu tek dönemi verdikten sonra:) munzurkizim 27.08.2006, 22:22 yaptıgım işi seviyorum Gülseren58 27.08.2006, 22:33 Bir kamu kurumunda görevliyim. Açıkçası yaptığım işi sevmiyorum ama elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Ortaokuldayken film işiyle uğraşmayı çok istemiştim. Hala böyle bir olanak bulsam, balıklama atlarım. delican 27.08.2006, 22:55 herkes hayaller kuruyor... umut ediyor.... ama tesadüfler ve rastlantılar bütünü olan hayat kimseye istedğni vermiyor.... herkes yapmakta mecbur olduğu işi yapıyor..istediği işi değil...sevmek zorunda kalıyor istemesede... ve sonra da kendisinin isteyip te olamadığı mesleği çocuklarndan istior !!!!! çocuklarnın ne istediğni önemsemeden, kendi isteklerni yaprtmaya çalışıyorlar.... bu da çocuun üzerndeki baskıyı artryor tabi.... sonuç olarak çocuk ne kendi istediği mesleği elde ediyor ne de ailesinin istediği mesleği... bizde bu çocuklardan biriyiz... |