Orijinalini görmek için tıklayınız : Siyah bir martı düşle...


Siya Saperen
14.08.2006, 02:12
Bir imge düşerse içine,
siyah bir martının peşine takılırsan,
düşlerinden kumral bir kız geçerse,
ve yanındayken bile,
uzaksan sevgiline,
ellerin yaşlanıyorsa senin dışında,
bir şairi tanıyorsan kendi evinde,
özgürsen...

sadece ölebilmek için bile,
yaşamış olması gerekir insanın.
bu yüzden ölen bebekler bile şanslıdır
ki onlar kısacık yaşamlarına
ne düşler sığdırırlar kimbilir
ağızlarında anne tadıyla.

ve şimdi oturmuş masa başında
bir bardak suda dalgalar yaratıyorum
parmaklarımla,
suya dokunmak sana dokunmaktır aslında.
kabullenmek seni, kabullenmek sevgili,
orada olduğunu ve beni sevmediğini bilerek,
beklemek, avuçlarına bir geminin demirleyişini.

varlığın yüzümde kolonya ferahlığı
yokluğunu tariflemişti ahmed arif
uzun yıllar önce,
ve nicedir o mısralar içimde
ve nicedir özlediğim görmediğim, özlediğim, gözlerini,
“yokluğun cehennemin öbür adıdır
üşüyorum kapama gözlerini”

üşüyorsam ve bebek ellerinin kokusu
içimdeyse hala
ve bir imge düştüğünde içime
aklımda siyah martının çığlıkları
ben takılıp gidiyorsam bu şehirden
düşlerimden kumral bir kız geçiyorsa
her gün yeniden özgürsem
ve bu değiştirmiyorsa hiçbir şeyi
söyle bana;
çocukluğum mu daha güzeldi
yoksa annem mi...

söyle bana;
her gün yeniden koşacaksam umuda
ve akşam yatağımı ıslatacaksam
gözyaşlarımla
söyle bana nedir geçmişi şimdiden ayıran
aklımdan çıkaramadığım
kumral gözlerin mi...

Siya Saperen
14.08.2006, 02:35
Sivas dağlarında uçmaktadır kendisi.
Sivas adı gibi gözyaşı bir şehir.
Madımak otelini her görüşünde içinde birşeyler yanan.
Konuşuyor martı teyzelerle, martıca.
Oğlum bizim bir suçumuz yok diyor içlerinden biri.
Anlıyor siyah martı.
Martıların kovulduğu kentlerden biriymiş burası.
Siyah martı çokça mecburen burda, dağın başından haftada bir gün şehire iniyor geceleri.
Tuzlu su bulur muyum umuduyla...

MetinK
14.08.2006, 02:45
aklımdan çıkaramadığım
kumral gözlerin mi...
suya dokunmak sana dokunmaktır aslında.
kabullenmek seni, kabullenmek sevgili,
orada olduğunu ve beni sevmediğini bilerek,
beklemek, avuçlarına bir geminin demirleyişini

Bu harika madenlerin magmasinda ne volkanlar patliyordur kimbilir?
Nereden sizip geliyor bu lavlar?
Hep sol yanimizdir yarali olan...

Güzel paylasimlarindan dolayi seni kutluyorum.Emegine saglik...
Bu arada "Siya Seperen" in hayirli olsun...

Siya Saperen
14.08.2006, 02:56
Bu harika madenlerin magmasinda ne volkanlar patliyordur kimbilir?
Nereden sizip geliyor bu lavlar?
Hep sol yanimizdir yarali olan...

Güzel paylasimlarindan dolayi seni kutluyorum.Emegine saglik...
Bu arada "Siya Seperen" in hayirli olsun...



Teşekkürler abim. Varolasın...

reyhan22
14.08.2006, 09:26
bu bu harika devrim bilmiyorum ama beni mest etti bu tutku bu duygu bunları yazdırabilmek şanlısın devrim çok şanslısın biliyorumki yüreğinde fırtınalar kopuyo belkide hiç olmadığın kadar mutlu ve hiç olmadığın kadar rahatsın hayata karşı şuan ve umarım bu mutluluğun hiçbir zaman sona ermez seni seviyoruz dostum unutma bunu ve eminimki birsen'ini de çok seveceğiz.........

seheryeli
14.08.2006, 09:26
yüreğine sağlık Devrim...Duygularını çok güzel ifade etmişsin.
Evet,biri yorganını yastığını alır gelir yatağının başucuna. Almak istemezsin,ama sana gülümser samimidir , yavaş yavaş çöreklenir yüreğine. Çok mutlu olursun , mutlusundur. Önceleri acımaz fark etmezsin , zamanla ırmaklar taşar umutsuz virane bir evin üstüne. Aldırmaz görünürsün,güçlüsündür , sağlam durmak zorundasındır. Çoğalmaya başlar gözyaşların damlaların farkına varamazsın. Herkes gülümseme çok yakışır der nazarların gölgesinde.Gece herkes mışıl mışıl uyuduğunu zanneder. Açık kapıdan sızan ışık gibi gözkapaklarından damlalar kaçar oysa...

Senin için seçtim bu şiiri,umarım beğenirsin...

SON

Bu sözcükleri kanımla yarattım,
Evet, acılarımla yarattım bu sözcükleri!
Anlıyorum sizi dostlar, her şeyi anlıyorum.
Benim olmayan sözcükler girdi araya,
Anlıyorum sizi dostlar!
Havalanmak istiyormuşum gibi
Kuşların kanatları, bütün kanatlar
İmdadıma yetişti,
İşte benim olmayan bu sözcükler
Ruhumun bu karanlık esrikliğini kurtarmaya geldi.

Şafak,
Sıkıntı düğümlerini boğazımda hiç
Bu kadar sıkmadı sanki.
Yine de
Kanımla yarattım, evet, acılarımla
Bu sözcükleri. Yarattım onları!

Neşe için sözcükler yarattım
Alev alev bir taçken yüreğim;
Çivileyen acının sözcüklerini,
Sizi kemiren içgüdüleri,
Tehdit eden atılımları,
Sonsuz istekleri,
Acı kaygıları,
Ak şemsiye çiçekleriyle dolu kırmızı bir toprak gibi
Çiçeklenen ömrümü örten aşk sözcüklerini.
İçimden taşıyorlardı. Hep taşmışlardır.
Çocuk, acım çığlıktır
Ve sevincimdir sessizliğim.

Daha sonra unuttular gözler
Herkesin yüreğinin rüzgarıyla
Süpürülen gözyaşlarını.

Şimdi söyleyin bana dostlar
Nereye saklandığını
Hıçkırıkların bu buruk öfkesinin.

Dostlar, nereye saklandığını sessizliğin,
Hiçbir kulak, hiçbir bakış
Kendisini suçüstü yakalamasın diye.

Sözcükler geldi ve bir şafak gibi
Bastırılamaz yüreğim parçalandı onlar arasında,
Asılarak uçuşlarına,
Sürüklenip, çekilip kahramanca kaçışlarında,
Terkedilmiş ve çılgın ve onlar altında unutulmuş yüreğim
Ölü bir kuş gibi, kanatlarının gölgesinde.

Pablo Neruda

Zahir
14.08.2006, 09:34
Harika. Paylaşım için teşekkürler. Özel şiirler listesine aldım....

Iso_SaH
14.08.2006, 11:55
siyah marti...çok güzel bir şiiir..yüreğine sağlık.

yusufçukgecegez
14.08.2006, 13:17
martılar,
ak ak kanatları.
uçuyorlar gururla daireler çizerek gök yüzünde,
sanki bir deniz kızı geçecek oradan,
dönüp dönüp saygıyla ve hürmetle selamlıyorlar.
fakat oda ne,
sim siyah,karadan daha kara,
sanki incilerden yapılmış,ama inci değil,
sadece siyah bir martı.
bütün ilgi onaymış meger.
buyüzdenmiş gökte çizilen pervaneler.
aslında çirkin bir ördek yavrusuymuş bu martı.
küçükken rengide kirli sarı.
dalga geçmişler hep,nedir bu ucube.
ne zamanki büyüyüp sepilmiş,
tüm beyaz martılar aşka gelmiş.
kabe sanmışlar başlamışlar tavafa,
buda yetmemiş dönmüşler semaha,
aşk ile ,
sevda ile,
bir sevda olmuş siyah martı,
yada kara sevda.
hemde kapkara.


konuyu başşalyttığ ve paylaşımı için siyah martıya teşekkürler.yüreğine sağlık

Erkan Sevgi
14.08.2006, 14:28
Bu güzel paylaşım için teşekkürler...



sadece ölebilmek için bile,
yaşamış olması gerekir insanın.
bu yüzden ölen bebekler bile şanslıdır
ki onlar kısacık yaşamlarına
ne düşler sığdırırlar kimbilir
ağızlarında anne tadıyla.


Ama burası üzerinde biraz düşünücem...(daha doğrusu düşünmek gerekir okunup geçilecek bir mısra değil en azından benim için...

Dostça Kal...

Tolgamanco
14.08.2006, 14:51
sadece ölebilmek için bile,
yaşamış olması gerekir insanın.
bu yüzden ölen bebekler bile şanslıdır
ki onlar kısacık yaşamlarına
ne düşler sığdırırlar kimbilir
ağızlarında anne tadıyla.

ve şimdi oturmuş masa başında
bir bardak suda dalgalar yaratıyorum
parmaklarımla,
suya dokunmak sana dokunmaktır aslında.
kabullenmek seni, kabullenmek sevgili,
orada olduğunu ve beni sevmediğini bilerek,
beklemek, avuçlarına bir geminin demirleyişini.

Dostum bunlar nasıl dizelerdir böyle bu nasıl bir yürek. içim parcalandı donup dolasıp okuyorum. harıka dızeler yuregıne ruhuna saglık can.
Umarım hakettıgın yerlere gelırsın saır ruhlu ınsan.

ZülfüKakul
14.08.2006, 15:07
Bu şiir için çok güzel demek yetmez bence....

İnsan nasıl duygular içindedir, nasıl bi sevdadadır, nasıl bi hüzündedir ki bu sözleri yazabiliyor....

Tebrik ediyorum....

Canan58
14.08.2006, 15:16
Sivas dağlarında uçmaktadır kendisi.
Sivas adı gibi gözyaşı bir şehir.
Madımak otelini her görüşünde içinde birşeyler yanan.
Konuşuyor martı teyzelerle, martıca.
Oğlum bizim bir suçumuz yok diyor içlerinden biri.
Anlıyor siyah martı.
Martıların kovulduğu kentlerden biriymiş burası.
Siyah martı çokça mecburen burda, dağın başından haftada bir gün şehire iniyor geceleri.
Tuzlu su bulur muyum umuduyla...


Yüreğindekileri bu denli duygulu bu denli ustaca dizeler aktarmak ne büyük marifet...Kutluyorum seni canım kardeşim .Özellikle bu şiiri alıntı yaptım Sivaslı olduğumdan yaralıyım ellerine sağlık canım

reel_el
14.08.2006, 15:41
Arkadaşım gerçekten çok güzel bir şiir,yüregine saglık...

adem_58
14.08.2006, 19:07
Bir imge düşerse içine,
siyah bir martının peşine takılırsan,
düşlerinden kumral bir kız geçerse,
ve yanındayken bile,
uzaksan sevgiline,
ellerin yaşlanıyorsa senin dışında,
bir şairi tanıyorsan kendi evinde,
özgürsen...

sadece ölebilmek için bile,
yaşamış olması gerekir insanın.
bu yüzden ölen bebekler bile şanslıdır
ki onlar kısacık yaşamlarına
ne düşler sığdırırlar kimbilir
ağızlarında anne tadıyla.

ve şimdi oturmuş masa başında
bir bardak suda dalgalar yaratıyorum
parmaklarımla,
suya dokunmak sana dokunmaktır aslında.
kabullenmek seni, kabullenmek sevgili,
orada olduğunu ve beni sevmediğini bilerek,
beklemek, avuçlarına bir geminin demirleyişini.

varlığın yüzümde kolonya ferahlığı
yokluğunu tariflemişti ahmed arif
uzun yıllar önce,
ve nicedir o mısralar içimde
ve nicedir özlediğim görmediğim, özlediğim, gözlerini,
“yokluğun cehennemin öbür adıdır
üşüyorum kapama gözlerini”

üşüyorsam ve bebek ellerinin kokusu
içimdeyse hala
ve bir imge düştüğünde içime
aklımda siyah martının çığlıkları
ben takılıp gidiyorsam bu şehirden
düşlerimden kumral bir kız geçiyorsa
her gün yeniden özgürsem
ve bu değiştirmiyorsa hiçbir şeyi
söyle bana;
çocukluğum mu daha güzeldi
yoksa annem mi...

söyle bana;
her gün yeniden koşacaksam umuda
ve akşam yatağımı ıslatacaksam
gözyaşlarımla
söyle bana nedir geçmişi şimdiden ayıran
aklımdan çıkaramadığım
kumral gözlerin mi...




çok güzel valla emegine saglık kardeşim paylaşım için saol valla :thumbup1: numarasın







Nerede Bir Türkü Söyleyen Görürsen Korkma Yanına Otur,

Cünkü Kötü İnsanların Türküleri Yoktur.!

Nesimi
14.08.2006, 19:18
güzel şiir dostum güzel anlamlar çıkarılabilen bir şiir yüreğine sağlık

Aydın.
14.08.2006, 19:32
cok güzel can emegine ve yüregine sağlık

Rose
14.08.2006, 19:35
çok güzel yazmışsın devrim yüreğine sağlık.

Son Yaprağıydı
14.08.2006, 21:05
canım,Kara Martı'm yüreğine sağlık...çok güzel,devamını bekliyoruz:thumbup1:

rinda
14.08.2006, 21:54
ne güzel formumuzdaki şairlerimiz gün geçtikçe çoğalıyor ve çok güzel şiirler okuyoruz.bu bizim insanlarımızın nede çok duygu yüklü olduğunu gösteriyor..bu güzel paylaşım için sağol siyah martı.pardon öyleya artık
Siya Seperen demeliyim..

privacy
14.08.2006, 23:52
gercekten kim yazmıssa muthiş olmuş:thumbup1: :thumbup1:
daha anlatmaya kalksam satırlar yetmez heralde
neyse tekrar cokkii olmus saolsın can..:lol: :lol: :lol:

Lamekan
15.08.2006, 00:21
Sewgili Kara Kanatların Gölgesinde ,,, şiiir gerçekden güzel olmuş...

sanırım biraz da acı, hüzün ve özlem eklersen kendi yüreğine baka o zaman daha neler çıkıyor:)

Bence sen birsenle evenmeden yaz yazabildiğin tüm şiirleri.. ::)

Yüreğine sağlık...

Siya Saperen
15.08.2006, 00:30
Sewgili Kara Kanatların Gölgesinde ,,, şiiir gerçekden güzel olmuş...

sanırım biraz da acı, hüzün ve özlem eklersen kendi yüreğine baka o zaman daha neler çıkıyor:)

Bence sen birsenle evenmeden yaz yazabildiğin tüm şiirleri.. ::)

Teşekkürler abi varolasınız...

Bazen, kimi duygular kontrolden çıkıyor. Bir an hakim olamadığını hissediyorsun kelimelere. Sonra bir bakmışsın bütün acılarını ele vermiş. Şiirin bu yanı insanın sırlarını deşifre etmeye yetiyor...

Gizli kalmalı dediğin duygular belki de direnerek artıyor... Neyse...

Yorumda bulunan bütün arkadaşa çok teşekkür ederim. Şiirlerin güzelliğinden çok onları olmasını istedikleri şekilde gören yüreklerin de önemi bulunmakta. Yüreğiniz güzel ki güzel görebiliyorsunuz. Varolun...

pastoralsenfoni
15.08.2006, 00:35
insanın yüreğinden geçenleri bu kadar engin anlatması ne hoş.göğsünün kafesine derince sinmiş sevda galiba.

Siya Saperen
15.08.2006, 01:42
Güneşe dönmüş yüzünü.
Livingston epeydir kayıp.
Bach artık alkolik.
Artık haftanın hangi günü bilmiyor, on iki en sevdiği sayı.
Bir arkadaşı var, beyaz.
Beyaz dişleri var, ne çok sevdiği.
Şimdi yuvasını yapan kuş.
Martı şehre iniyor.
Daha fazla kirlenmesin diye gözyaşları…

siyah marti,

FaLLeN
15.08.2006, 02:08
Güneşe dönmüş yüzünü.
Livingston epeydir kayıp.
Bach artık alkolik.
Artık haftanın hangi günü bilmiyor, on iki en sevdiği sayı.
Bir arkadaşı var, beyaz.
Beyaz dişleri var, ne çok sevdiği.
Şimdi yuvasını yapan kuş.
Martı şehre iniyor.
Daha fazla kirlenmesin diye gözyaşları…

siyah marti,


roki...Dostum mükemmel olmuş...

şiirlerin yansıması dir söyleyemedin,tonunu veremedin seslerin
Mükemmler olmuş tonları şiirin..şimdi bir şarap kokusu üstüne
Ne güzel bir mısra gider,hafif darbe isteyen kendi yüreğine

Siya Saperen
15.08.2006, 02:16
roki...Dostum mükemmel olmuş...

şiirlerin yansıması dir söyleyemedin,tonunu veremedin seslerin
Mükemmler olmuş tonları şiirin..şimdi bir şarap kokusu üstüne
Ne güzel bir mısra gider,hafif darbe isteyen kendine yüreğine

Teşekkürler dostum,

Biliyorsun sende, bu martı artık intiharları değil;
Huzurlu bir yuvayı düşlemek istiyor...

hümanist_24
15.08.2006, 18:32
ZAMAN II

Yitirilen zamandır aslında
boşu boşuna geçen onca zaman
Dolu geçtğini zannettiğimiz
ancak boşa harcanan onca zaman

Ne olursa olsun koşuşturuyoruz
yaşamın devinimliliğinde peşinden zamanın
Sanki geçen onca zaman
hep kendi lehimize işleyecekmiş gibi

Ama olmuyor,
olmuyor işte ne yapalım
Aksilikler yüzünden
yenişemiyoruz zamana

Ah şu aksilikler yıldırır
adamı yaşmaktan
Zehir eder adama
bu güzelim yaşamı

Aynı zamanda olgunlaştırır
adamı farkına bile varmadan
Şanssızlıklarla başa çıkmanın yolu
sabretmektir çünkü

Ve inadına savaş vermektir yaşama
göğüs gerebilmektir hertürlü zorluğa
Öğrettiği şeyler de vardır
yani zamanın

Her ne kadar da
öfkelensek de zamana
Uydurmaktan başka çare yok
kendimizi zamana

17-09-2005

Bu kendi yazmış olduğum şiiri umarım beğenirsiniz dostlarım.

Naz
16.08.2006, 01:32
üşüyorsam ve bebek ellerinin kokusu
içimdeyse hala
ve bir imge düştüğünde içime
aklımda siyah martının çığlıkları
ben takılıp gidiyorsam bu şehirden
düşlerimden kumral bir kız geçiyorsa
her gün yeniden özgürsem
ve bu değiştirmiyorsa hiçbir şeyi
söyle bana;
çocukluğum mu daha güzeldi
yoksa annem mi...

ya roki alacagin olsun...

biliyorsun bazen kendi yazdiklarimi bile unutuyorum bu aralar... niye bana bu hazineden bahs etmedin...

inan hepside cok ama cok guzeller sen gibi... yuregin gibi... icinde ne kadar gizli kalmis paslanmis duygu varsa... tipki icindekiler gibi...

canim bitanem, hep boyle yurekli, hep boyle icten kal... siir tadinda kal...

Siya Saperen
16.08.2006, 01:49
Teşekkürler cano,

Sabit fikrim değişmiyor. Güzel yürekler etrafındakileri de güzel görmeye mahkumdur. Yüreğinin güzelliği hep aynı kalsın...

Sevgilerle...

Hümanist can;

Şiirin için teşekkürler can. Umarım yazmaya devam edersin. Çünkü şiir katı yanımızı belkide taşlaşmış duygularımızı yumuşatmak için bulunmaz bir nimet...

reyhan22
16.08.2006, 20:59
Güneşe dönmüş yüzünü.
Livingston epeydir kayıp.
Bach artık alkolik.
Artık haftanın hangi günü bilmiyor, on iki en sevdiği sayı.
Bir arkadaşı var, beyaz.
Beyaz dişleri var, ne çok sevdiği.
Şimdi yuvasını yapan kuş.
Martı şehre iniyor.
Daha fazla kirlenmesin diye gözyaşları…

siyah marti,


canımm beyaz keklikim abim benim çok ama çok güzel olmuş yüreğinden ve aklından bu heyecan bu düş bu istek hiç gitmesin...

deryaa
17.08.2006, 08:37
Tebrik ediyorum Devrim, bu ne güzel bir şiir böyle, yüreğine sağlık....

efekaya
17.08.2006, 12:33
<< söyle bana;
her gün yeniden koşacaksam umuda
ve akşam yatağımı ıslatacaksam
gözyaşlarımla
söyle bana nedir geçmişi şimdiden ayıran
aklımdan çıkaramadığım
kumral gözlerin mi...>>


harikasın çok güzel olmuş.Yüreğin dert görmesi siya saperen

Siya Saperen
17.08.2006, 12:59
Söylenecek tek şey var karanlıkta yolunu kaybeden martılar için; sağlam bir pusula...
Zaten rüzgarı sınırlı , özgürlüğü risksiz yaşamanın hiçbir keyfi yoktur.
Karanlıkların ötesindeki aydınlığa , başarının zirvesine ve gökmavinin arşına
kanatlardaki azim ve kararlılık taşımıyormu bizleri?
Uçmaktan korkmak yaşamaktan korkmaktan da beterdir.
Rüzgarın kızları martılar ; hadi açın kanatlarınızı ve süzülün uçsuz bucaksız özgürlüğe...

Teşekkürler arkadaşlar. Varolun...

PirO_62
18.08.2006, 01:53
hımm ne denılırkı hazıne ortaya cıkmıs :D:D

Yüregıne saglık siyah marti gercek hepsı bırbırınden guzel

Güzel yürekli arkadasım boyle devam et ben nasıl atladım bunu yorum yazmamısım hıhıhı

Paylasım için teşekkürler

reyhan22
18.08.2006, 13:41
hayret piro sen kacırmazdın ama

Siya Saperen
28.08.2006, 10:55
Hatırladım sonra,
Lumumba’yı.
Elleri cılız,
Yüreği toprak misali çatlak,
Kongo…
Bırakma ellerimi…

Şimdi, siyah tenli çocuklar
Martıların havalanışını seyre daldılar.
Ne garip...



(heviznur arkadaşa teşekkürler)

Bir Zeynep
28.08.2006, 11:46
ayyy devrim can, marti can, siyah marti can, yeni nickine henüz alisamadim. marti geldin marti kalacan gözümde :)
yüregine saglik can, ne diyim. paylasimin icin tsk ler.

Siya Saperen
30.08.2006, 01:20
EDİT: Gereksiz...

denizçokuzak
30.08.2006, 01:25
yeni bir üye olarak ilk kez okuyorum şiirlerini,türküler kadar güzel türküler kadar içten,nasıl yükleyiverdin onca duyguyu bu dizelere nasıl?Teşekkür ederim.

yoldas
30.08.2006, 02:13
yazilcak cok sey var belki, belkimi daha baslamadikki, ama gönüllerden tasip gelen bu cosku selini gögüslemek mümkünmü tessekkürler hepinize

Tolgamanco
31.08.2006, 20:54
-yara-

çocukluğumdan iz kalsın diye
durmadan kanatıyorum dizimi...

Devrim hatırlarsın belki bu konuyu uzunca tartıştık yaklaşık 5 sene evvel. O zaman da ortak bir noktada buluşamadık. Şimide buluşamayacagız. Sen yaralarını kanattıgın surece unutamazsın. biliyorum unutamayacaksında.

Ayrıca düğün hazırlıkları tam gaz devam ediyormuş. desene martı kanatlandı. Sana sonsuz mutluluklar dostum. Unutmadan nargile borcunu hatırlatmak ısterim. yengeyle gelin ısmarlayın artık :p

Siya Saperen
01.09.2006, 19:51
Devrim hatırlarsın belki bu konuyu uzunca tartıştık yaklaşık 5 sene evvel. O zaman da ortak bir noktada buluşamadık. Şimide buluşamayacagız. Sen yaralarını kanattıgın surece unutamazsın. biliyorum unutamayacaksında.

Söylenecek çok şey var aslında fakat bilesin ki yaraların kalmasını istemek acı ile kendimi pişirmek değil onları da sevmekle alakalı...

Her zaman bu açıdan bakmaya çalıştım olaylara. Bu yüzden bırakalım mısralar konuşsun sakince...

Seslerin kırık ezgisiyle kırık, kırık yüreği, emanet sesi hüzzam makamı bir şarkıya,
İs tutmuş duvarlar, ölümleri martıların, deniz çığlıkçığa.
Yakası kirli, yaralı diz(e)leri ile utangaç bir çocukluk getirdim sana,
Aldatılmışlığın şiirini sonra,
Hani bilirsin o al yanaklı çocuklar her ömrün ilk eşkıyasıdır ya...

Mesafenin meskeni uzak yolculuklardan terk olunmuş,
Apaydınlık bir mısranın içinden çıkıp geldiğin bu
Recim edilmiş,
Talan edilmiş yarım akıllılar coğrafyasında,
Issız bir deniz, tüketemediğin düş acısı çocukluğunla, gençliğin asılı kalmış, her şey yalanmış, hep bir sonrasına kanayarak geçen bir uzun yolculukta...

(Bu arada diğer konuları yüz yüze konuşmak isterim. Sağlıcakla kal dostum.)