Orijinalini görmek için tıklayınız : şiilik ve alevilik hakkında


murat eliaçık
14.08.2006, 13:37
Şia, taraftar, özel olarak Ali taraftarı anlamına gelirken, Alevi de Ali’ye bağlı olanlar, Ali’den yana olanlar anlamına gelir ki anlam olarak arada bir farklılık yoktur.

Her iki terim de özellikle belirli terimsel dönemeçlerden sonra özgün tarihsel ve ideolojik anlamlar kazanmışlardır.

Şah İsmail Tebriz’de 1501’de iktidara geldikten sonra ezanların ‘Ali’nin onun velisi olduğuna şahitlik ederim’ ekiyle okunmasını emrediyor. Yazar, Anadolu Alevilik’i ile İran Şiiliği arasında keskin çizgilerin oluştuğu tarih olarak bu tarihi görüyor.

Alevilik’e göre Tasavvuf’un özü devlet düşüncesi ile çelişir. Tasavvuf devlete gerek duyulmayacak bir düzen peşindedir.

Şah İsmali son Erdebil Sufisi olurken, ilk İsna-Aşeriyye Hükümdarı da oluyordu.

Şah İsmail’in iktidarı olarak içine düştüğü açmaz buradadır. İsna-Aşeriyye Şiiliği ise bu temelden kalkarak ve sürekli tasavvuftan uzaklaşarak bugün İran’da resmi ideoloji haline gelen Şiiliğe dönmüştür.

Şiiliğin, Alevilikten Bazı Temel Farklılıkları

1-Şeriat anlayışı (oruç, hac, namaz, cami) Şia’da var.

2-Şiilerde’ Kur’an’ın ancak gizli hükümlerini sadece müctehidler yorumlayabiliyor. Alevilik’de açık insan yorumlama hakkına sahip.

3-Şia’da İmamet, Ayetullah makamı var; Alevilik’de Allah ile doğrudan ilişki kurabilme imkanı(!) var.

4-Her iki inançta da On İki İmam olan Mehdi gaybettedir ve bir gün geri dönerek insanlığı selamete ulaştıracaktır. Bektaşilik’de mürşidler olmasıyla Mehdi’yi bekleme ruh hali yoktur.

Ortodoksi, ‘esas’ olmanın gücünü ve güvenini hissederek Aleviler’e soruyor: ‘Niçin camiye gitmiyorsunuz?’ oysa onlara ‘Niçin camiye gidiyorsunuz? Niçin semah dönmüyorsunuz?’ diye sorulmuyor.

Yazar, bazı Alevilerin ‘Alevi camilerde Hz. Ali ve Ehl-i Beyt Sevgisi dile getirilirse, onların camilere gitmesini Süngüyle dahi engelleyemezsiniz’ demelerini eleştiriyor.

Alevilik ile Sünnilik ve Şiilik arasındaki fark, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt’e duyulan muhabbeten ibaret olarak görülüyorsa, böyle düşünenler hiç Alevilik hakkında zahmette bulunmasınlar, Alevilik yok olmuş demektir. ‘Fark budur’ diyenler, aslında ‘Fark yoktur’ demiş olurlar.

Alevilik, Tanrı’yı evrenin her yerinde gören bir inanca sahiptir. Öte yandan, kişinin Tanrı ile ilişkisi -ki Alevilikde ibadetin tek mümkün anlamı bu olabilir- tüm diğer ilişkilerinde süre gitmektedir.

Böyle bir ibadet anlayışı, Alevilik’in ibadetini belirli zaman ve mekanlara sıkıştırmayı ortadan kaldırır.

Aleviler, cem evine Ortodoks Müslümanların camiye, Hıristiyanların kiliseye gittikleri gibi gitmezler. Nietze şöyle der: ‘Tanrı’nın mezarları ve türbelerinden başka nedir ki bu kiliseler?’

Alevi, cem evine rahatlamak için değil, vicdanı rahatlarken bu şekilde cem ayinine katılmak ve semah dönmek için gider.

Cem evi ibadetin yapıldığı yer değildir. İbadet hayatın tümüdür.

Cem evlerinin size Tanrıya yükseldiğiniz zannını verecek yüksek minareleri ya da çanları yoktur, onlar sade ve basit yapılardır.

Kutsal olan, cem ayinidir, semahtır; fakat esas olarak niyazdır, kısacası aşktır.
__________________
YA ALLAH YA MUHHAMMED YA ALİ

duman76
14.08.2006, 13:43
arkadaşım forumdaki bilgilendirmeler güzel ama artıkkk harekete geçmeliyiz.

AleviGenç
14.08.2006, 13:56
Sélamun Aléyküm

Şii'lik Hakkında bir çok topik zaten mevcut buraya yazabilirsin.

http://www.aleviforum.com/showthread.php?t=12740

Serkan_Devrim
14.08.2006, 20:49
topik açmadan önce mutlaka arama butonundan sorgulatın. alevigençin söylediği gibi bu konuda topik mevcut. kazan.